11 Nisan 2026
24 Sevval 1447
halveti
MENÜ
SOHBETLER HAZRET-İ MUHAMMED'IN
(S.A.V) HAYATI
SEVGİLİ PEYGAMBERİM KUR'AN-I KERİM İLMİHAL İSLAM VE TOPLUM 40 HADİS HADİS-İ ŞERİFLER OSMANLICA SÖZLÜK RÜYA TABİRLERİ BEBEK İSİMLERİ ABDÜLKADİR BİLGİLİ
(SEBATİ) DİVANI
NİYAZİ MISRİ DİVANI HİKMETLİ SÖZLER KUR'AN-I KERİM ÖĞRENİYORUM KUR'AN-I KERİM (SESLİ ve YAZILI) SESLİ ARŞİV İLAHİLER KVKK ve GİZLİLİK POLİTİKASI
İSLAM ve TASAVVUF
TASAVVUFUN TARİFLERİ TASAVVUFUN DOĞUŞU TASAVVUFUN ANADOLU'YA GİRİŞİ HALVETİLİĞİN TARİHİ HALVETİLİĞİN TARİHİ GELİŞİMİ HALVETİLİĞİN TÜRK TOPLUMUNDAKİ YERİ HALVETİYYE SİLSİLESİ PİRLERİMİZİN HAYATLARI MEHMET ALİ İŞTİP (VAHDETİ) ABDÜLKADİR BİLGİLİ (SEBATİ) İBRAHİM GÜLMEZ(KANÂATÎ)
EHLİ - BEYT
EHL-İ BEYT KİMDİR? EHL-İ BEYTİ SEVMEK
RESÛLULLAH'I SEVMEKTİR
EHL-İ BEYT EMANETİ RESÛLULLAH'TIR EHL-İ BEYTİN HALİ NUH'UN GEMİSİ GİBİDİR EHL-İ BEYT OLMAK HEM NESEBİ HEMDE MEZHEBİDİR
ONİKİ İMAMLAR
HZ. İMAM ALİ K.A.V RA HZ. İMAM HASAN-I (MÜCTEBA) HZ. İMAM HÜSEYİN-İ (KERBELA) HZ. İMAM ZEYNEL ABİDİN HZ. İMAM MUHAMMED BAKIR HZ. İMAM CAFER-İ SADIK HZ. İMAM MUSA-İ KAZIM HZ. İMAM ALİYYUL RIZA HZ. İMAM MUHAMMED CEVAD (TAKİ) HZ. İMAM ALİ HADİ (NAKİ) HZ. İMAM HASAN’UL ASKERİ HZ. İMAM MUHAMMED MEHDİ

ZİYARETÇİ DEFTERİ
Yeni Mesaj Yaz

Şifremi Unuttum



Tüm Mesajlar



Enver Efe  10.04.2026 05:06   İstanbul

Tasavvufta en büyük tehlike "BEN" liktir. Putu kırmak kolay fakat "BEN" i kırmak bir ömür ister.
Hayırlı cumalar dostlar...
Enver Efe  08.04.2026 17:29   İstanbul

Her sorulana cevap veren, her gördüğünü anlatan ve her bildiğini söyleyeni görürsen bil ki o cahildir.
Açıklama: Yüce Mevlâ, "İnsanlara ilimden pek az bir şey verildiğini" (İsra 85) bildirmiştir.
Her soruya cevap veren tekellüfe (yani kendini zorlamaya) düşer. Tekellüfe düşen ise insanlara yapmacık davranır ve kendini güzel gösterir. Bu ise Allah'ı bilmemenin sonucudur. Çünkü Allah'ı bilseydi O'nun ilmiyle yetinirdi.
"Faydalı ilim nedir?" sualine bir arif cevaben, "Haddini bilmen ve tavrını değiştirmemendir." demiştir. (alıntı)
Enver Efe  07.04.2026 20:17   İstanbul

Nurlar, kalp ve sırların bineğidir.
Açıklama: Kalp, mefhum ve manaları kabul eden hakikattir. Sır ise tecelliyatı kabul eden hakikattir. Sır kalpten daha ince ve daha parlaktır.
Denilmiştir ki: Her ikisi de ruh için kullanılan bir isimdir. Ruh günahlarla şehvetlerle ve gafletle kirlendiği müddetçe ona "nefis" denilir. Biraz akıllanıp, kendini bazı günahlardan men ettikçe "akıl" denilir. Gafletten kurtulup huzura yönelince "kalp" denilir. Beşeri alâkalardan kurtulup mutmain olduğu zaman (tamamen huzura kavuştuğunda) ise "ruh" denilir. His karanlığından tamamen sıyrılıp, saf hale geldiğinde ona "sır" denilir. Yani bunların hepsi aslında aynı mahiyettir ve nurani bir lâtifedir. Hâl ve makamına göre ismi değişir.
Allah Tealâ bir insanı huzuruna erdirmek istediğinde ona nurlarını göndererek yardınm eder. Tâ ki o nurlar bir binek gibi insanı kolaylıkla maksuda taşısın ve huzura ulaştırsın...
Yani kalpler ve sırlar nur bineğine binerek maksuda ulaşır. Nurlar onlara yol gösterir. (alıntı)
Enver Efe  06.04.2026 18:05   İstanbul

Zikirde kalbin huzurlu değil diye tamamen zikri terketme. Çünkü hiç zikirsiz gafil olmak, zikrin içinde gafil olmaktan daha kötüdür. Umulur ki Allah seni gafleti zikirden, uyanık zikre, uyanık zikirden, huzurlu zikre ve ondan da masivadan gaybet zikrine yükseltebilir. "Bu Allah için hiç de zor değildir" (İbrahim 20)
Açıklama: Zikir tasavvuf yolunun en kuvvetli rüknü ve Allah indinde amellerin en efdalidir. Allah: "Beni zikredin, ben de sizi zikredeyim" (Bakara 152)
"Ey iman edenler, Allah'ı çokça zikredin" (Ahzab 41) buyurmuştur.
Allah'ı çokça zikretmek demek, O'nu hiç unutmamak demektir. (alıntı)
Enver Efe  06.04.2026 03:18   İstanbul

Hz. Ali bir gün Cenabı Resulallah Efendimize sorar, "Allah'ı nasıl zikredeyim ya Resulallah?"
"Gözlerini kapat. Üç sefer benden dinle. Sonra aynısın tekrar, dinleyeyim" dedi ve gözlerini
kapatarak üç sefer "lâ ilahe illallah " dedi. Sonra Hz. Ali aynısını tekrar etti.
Bu zikri Hz. Ali (r.a) Hasan-ı Basri'ye, o Ma'ruf-i Kerhi'ye, o Seri-i Sakati'ye, ve o da Cüneyd-i Bağdadi'ye telkin etti. Böylece silsile yoluyla tarikat meşayihine ulaştı. Rabbım hepsinden razı olsun. (alıntı)
Enver Efe  03.04.2026 19:51   İstanbul

Güzel ameller güzel hallerin neticesidir. Güzel haller ise kalplere inen makamların tahakkukundandır.
Açıklama: Ameller mücahede sonucu oluşan cismin hareketleri, haller ise kalbin hareketleridir. Makamlar ise kalbin bir halde mutmain olması, sükun bulmasıdır.
Meselâ; zühdü ele aldığımızda insan evvelâ cehd ve gayretini gösterir. Dünya ve ziynetini terk eder, sonra zorluklara sabrederek zühdü kendine hâl edinir. Daha sonra Allah'ın ihsanı kalbe iner ve insan o halde mutmain olur. O halin tadını ve zevkini alır. İşte o zaman o hâl makam olur.
Demek ki makamın oluşması halin güzelliğini, halin güzelliği de amellerin güzelliğini gerektirir. Yani güzel ameller, güzel hallerin, onlarda makamların gerçekleşmesinin neticesidir. (alıntı)
<< < 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 > >>

Derneğimiz
Mekke Canlı Yayın
Medine Canlı Yayın
Eserlerimiz
İlahiler
Sure ve Namaz
Namaz Kılmayı Öğreniyorum
Tecvid Dersleri
SON EKLENENLER
GÜNÜN AYETİ
De ki: "Eğer Allah'ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah çok affedici, çok merhametlidir."
(Bkz. Ali İmran, 31)
ÖZLÜ SÖZLER
  • Ezeli ervahta nur-u Muhammedi ile beraber olmaya halvetilik denir.
  • Adem "ben hata yaptım beni bağışla " dedi, İblis ise" beni sen azdırdın" dedi ya sen!... sen ne diyorsun?
  • Edep, söz dinlemek ve gönle sahip olmaktır.
  • Güzelliğin zekatı iffet ve edeptir. (Hz. Ali)
  • Zeynel Abidin oğlu Muhammed Bakır'a "Ey oğul, fasıklarla cimrilerle yalancılarla sıla-i rahimi terk edenlerle arkadaşlık etme." diye buyurmuştur.
  • Kemalatın bir ölçüsü de halden şikayet etmemektir.
  • En güzel keramet gönlü masivadan arındırmaktır.
  • Alem-i Berzah insanın kendisidir.
  • Zahir ve batının karşılığı aşk-ı sübhandır.
  • Mutaşabih ayetler ledünidir.
NAMAZ VAKİTLERİ