Çerezler, içeriği ve reklamları kişiselleştirmek, sosyal medya özellikleri sağlamak ve trafiğimizi analiz etmek için kullanılmaktadır. “Kabul Et” seçeneği ile tüm çerezleri kabul edebilirsiniz veya “Çerez Ayarları” seçeneği ile ayarları düzenleyebilirsiniz.Çerez Politikası

24 Nisan 2024
15 Sevval 1445
halveti
MENÜ
SOHBETLER HAZRET-İ MUHAMMED'IN
(S.A.V) HAYATI
SEVGİLİ PEYGAMBERİM KUR'AN-I KERİM İLMİHAL İSLAM VE TOPLUM 40 HADİS HADİS-İ ŞERİFLER OSMANLICA SÖZLÜK RÜYA TABİRLERİ BEBEK İSİMLERİ ABDÜLKADİR BİLGİLİ
(SEBATİ) DİVANI
NİYAZİ MISRİ DİVANI HİKMETLİ SÖZLER KUR'AN-I KERİM ÖĞRENİYORUM KUR'AN-I KERİM (SESLİ ve YAZILI) SESLİ ARŞİV İLAHİLER KVKK ve GİZLİLİK POLİTİKASI
İSLAM ve TASAVVUF
TASAVVUFUN TARİFLERİ TASAVVUFUN DOĞUŞU TASAVVUFUN ANADOLU'YA GİRİŞİ HALVETİLİĞİN TARİHİ HALVETİLİĞİN TARİHİ GELİŞİMİ HALVETİLİĞİN TÜRK TOPLUMUNDAKİ YERİ HALVETİYYE SİLSİLESİ PİRLERİMİZİN HAYATLARI MEHMET ALİ İŞTİP (VAHDETİ) ABDÜLKADİR BİLGİLİ (SEBATİ) İBRAHİM GÜLMEZ(KANÂATÎ)
EHLİ - BEYT
EHL-İ BEYT KİMDİR? EHL-İ BEYTİ SEVMEK
RESÛLULLAH'I SEVMEKTİR
EHL-İ BEYT EMANETİ RESÛLULLAH'TIR EHL-İ BEYTİN HALİ NUH'UN GEMİSİ GİBİDİR EHL-İ BEYT OLMAK HEM NESEBİ HEMDE MEZHEBİDİR
ONİKİ İMAMLAR
HZ. İMAM ALİ K.A.V RA HZ. İMAM HASAN-I (MÜCTEBA) HZ. İMAM HÜSEYİN-İ (KERBELA) HZ. İMAM ZEYNEL ABİDİN HZ. İMAM MUHAMMED BAKIR HZ. İMAM CAFER-İ SADIK HZ. İMAM MUSA-İ KAZIM HZ. İMAM ALİYYUL RIZA HZ. İMAM MUHAMMED CEVAD (TAKİ) HZ. İMAM ALİ HADİ (NAKİ) HZ. İMAM HASAN’UL ASKERİ HZ. İMAM MUHAMMED MEHDİ






İNSAN VARLIĞININ HAKİKATİ; GÖNÜL


Bektaşi Ozanlarından Derviş Ali’nin bir dörtlüğü ile sohbetimize devam edelim.


Gönül gel seninle muhabbet edelim,
Araya kimseyi alma sevdiğim.
Ya benim kimim var kime yalvarayım,
Kaldır kalbindeki karayı gönül.

Nefs-i Mutmainneye eren bir gönlün Arş-ı Ekber olduğu Sultanlarımızca ifade edilmiştir, edilmektedir. İlahi nurun tecelligahı olarak bildirilen ve Arş-ı Ekber olarak nitelenen gönül, sıradan bir insanın gönlü olmayıp, Allah (c.c.)’un dışındaki her şeyden temizlenerek ayna haline gelmiş ve zerre-i miskal kadar bir tozun dahi bulunamayacağı kamil bir insanın gönlünden bahsediyoruz. (Arş-ı Ekber; ’’ Yüce olan Allah’ın hüküm ve hâkimiyetini sağlayan makamdır’’ anlamındadır.) Allah (c.c) Hadid Suresi Ayet 4’de; ‘’O’dur ki gökleri ve yeri altı günde yarattı. Sonra arş üzerine istiva etti (hükümran oldu). Yere gireni, ondan çıkanı, gökten ineni, ona çıkanı bilir. Nerede olsanız o sizinle bereberdir. Allah yaptıklarınızı görmektedir.’’ Diye buyurmaktadır. İşte Arş-ı Ekber’i en iyi anlayabileceğimiz ayetlerden birisi…

Kainattaki her şey kendi çekirdeği etrafında şekillenir. Dolayısıle her ağaç kendi meyvesinin çekirdeğinde gizli olduğu gibi, çekirdekte, ağacın fiziksel varlığını kendinde barındırır. İnsan varlığının hakikatini barındıran gönül latifesini insan varlığının çekirdeği mesabesinde görebiliriz. (mesabe; derece, rütbe, değer anlamındadır.) Bu çekirdek, her insanın oluşturulmayı bekleyen potansiyelini ifade eder. Her insan bu potansiyele yaşamı boyunca icraatları ile şekil verir. Peygamberimiz Sallallahu Aleyhi Vesellem Efendimiz bir Hadis-i şeriflerinde; ‘’Dikkat ediniz bedende bir et parçası vardır; o iyi olunca insan sâlih olur; o fesâda uğrayıp bozulunca insan da bozulur. Bu et parçası insanın kalbidir." şeklinde ifade buyurmaktadır.

Hakk'ın dışındaki her şeyden temizlenen gönül ayna haline gelince ilahi tecellileri yansıtan varlık alemindeki en mükemmel mazhar ve tecelligah olur. Zira bir hadis-i şerifte ifade edildiği üzere; ‘’İşlenen her kötülük kalpte siyah bir leke bırakır. Her bir leke kendisine uygun temizleyici ile temizlenmez.’’ Ki bu temizlenmenin din literatüründe karşılığı tövbedir. Lekeler artmaya devam ederse gönül kararır ve Işık alan, bütün pencereleri kapatılan bir mahzene ve karanlık bir mağaraya dönüşür. Böyle bir yere sahip olabilenler ancak nefsi emaresinin esareti altında yaşamlarını sürdüren ve yerleri esfeli safilin olan insanlar gibi, bayağı yaratıkların mesken tuttukları yerleridir.

Mevlana Celaleddin-i Rumi hazretleri, gönlü insan varlığının kıblesi olarak tanımlamıştır. Ayrıca Gönül; ‘’Tüm beden, tüm duyu ve insani yeteneklerin secdegahı, gönül kıblesidir’’ diye buyurmaktadır. Muhammedi kalbe yönelen her insan, kendi tecellisine mazhar olan Muhammedi gönül aynasına akseden nurları, kendi gönüllerine diğer bir ifadeyle kendi beytlerine yansıtabilirlerse, o kişinin Muhammed-i Kalbi kendi beytini Kabe’ye çevirir. Ki gerçek beytullah da, böyle bir kalp sahibinin gönlü olsa gerek.

Hülasa olarak; Allah (c.c) Bir hadis-i Kutsilerinde "Ben yere göğe sığmam, mümin kulumun kalbine sığarım" diye işaret buyurduğu kalp, Beytullah haline gelen ehli ihvanın gönlüdür. Bu bağlamda Hz. Mevlânâ, "Kabe, Azer oğlu İbrahim'in binasıdır. Gönül ise Celil ve Ekber olan Allah (c.c) nazargahıdır. " diye buyurmaktadır.

Mevlana Celalettin-i Rumi Hazretlerinin bir dörtlüğü ile sohbetimizi tamamlayalım, İnşallah.


Gönüldeki kabeyi tavaf et sen gönülden,
Gönül mana kabesi, onu çamur sanma sen.
Kabe'yi sen binlerce kez yaya tavaf etsen,
Bil ki kabul olunmaz tek gönül incitirsen.

Rabbim cümlemizin gönlünü, Rabbine mihman olabilecek gönüllerden eylesin.

Rabbim cümlemizin yar ve ayanı olsun.



Mustafa AYALTI
15 Haziran 2016, Akçay




Derneğimiz
Mekke Canlı Yayın
Medine Canlı Yayın
Eserlerimiz
İlahiler
Sure ve Namaz
Namaz Kılmayı Öğreniyorum
Tecvid Dersleri
SON EKLENENLER
GÜNÜN AYETİ
(Önce) en yakın akrabanı uyar.
(ŞUARÂ - 214)
ÖZLÜ SÖZLER
  • Ezeli ervahta nur-u Muhammedi ile beraber olmaya halvetilik denir.
  • Adem "ben hata yaptım beni bağışla " dedi, İblis ise" beni sen azdırdın" dedi ya sen!... sen ne diyorsun?
  • Edep, söz dinlemek ve gönle sahip olmaktır.
  • Güzelliğin zekatı iffet ve edeptir. (Hz. Ali)
  • Zeynel Abidin oğlu Muhammed Bakır'a "Ey oğul, fasıklarla cimrilerle yalancılarla sıla-i rahimi terk edenlerle arkadaşlık etme." diye buyurmuştur.
  • Kemalatın bir ölçüsü de halden şikayet etmemektir.
  • En güzel keramet gönlü masivadan arındırmaktır.
  • Alem-i Berzah insanın kendisidir.
  • Zahir ve batının karşılığı aşk-ı sübhandır.
  • Mutaşabih ayetler ledünidir.
NAMAZ VAKİTLERİ