30 Ocak 2023
8 Recep 1444
MENÜ
SOHBETLER HAZRET-İ MUHAMMED'IN
(S.A.V) HAYATI
SEVGİLİ PEYGAMBERİM KUR'AN-I KERİM İLMİHAL İSLAM VE TOPLUM 40 HADİS HADİS-İ ŞERİFLER OSMANLICA SÖZLÜK RÜYA TABİRLERİ BEBEK İSİMLERİ POSTA KODLARI ABDÜLKADİR BİLGİLİ
(SEBATİ) DİVANI
NİYAZİ MISRİ DİVANI HİKMETLİ SÖZLER KUR'AN-I KERİM ÖĞRENİYORUM KUR'AN-I KERİM (SESLİ ve YAZILI) SESLİ ARŞİV İLAHİLER
İSLAM ve TASAVVUF
TASAVVUFUN TARİFLERİ TASAVVUFUN DOĞUŞU TASAVVUFUN ANADOLU'YA GİRİŞİ HALVETİLİĞİN TARİHİ HALVETİLİĞİN TARİHİ GELİŞİMİ HALVETİLİĞİN TÜRK TOPLUMUNDAKİ YERİ HALVETİYYE SİLSİLESİ PİRLERİMİZİN HAYATLARI MEHMET ALİ İŞTİP (VAHDETİ) ABDÜLKADİR BİLGİLİ (SEBATİ) İBRAHİM GÜLMEZ(KANÂATÎ)
EHLİ - BEYT
EHL-İ BEYT KİMDİR? EHL-İ BEYTİ SEVMEK
RESÛLULLAH'I SEVMEKTİR
EHL-İ BEYT EMANETİ RESÛLULLAH'TIR EHL-İ BEYTİN HALİ NUH'UN GEMİSİ GİBİDİR EHL-İ BEYT OLMAK HEM NESEBİ HEMDE MEZHEBİDİR
ONİKİ İMAMLAR
HZ. İMAM ALİ K.A.V RA HZ. İMAM HASAN-I (MÜCTEBA) HZ. İMAM HÜSEYİN-İ (KERBELA) HZ. İMAM ZEYNEL ABİDİN HZ. İMAM MUHAMMED BAKIR HZ. İMAM CAFER-İ SADIK HZ. İMAM MUSA-İ KAZIM HZ. İMAM ALİYYUL RIZA HZ. İMAM MUHAMMED CEVAD (TAKİ) HZ. İMAM ALİ HADİ (NAKİ) HZ. İMAM HASAN’UL ASKERİ HZ. İMAM MUHAMMED MEHDİ






Rüyada Gemi İle Karşıya Geçmek Görmek



A B C D E F G H İ J K L M N O P R S T U V W X Y Z




  • Rüyada gemi ile karşıya geçmek görmek tabiri

    Rüyada gemi ile karşıya geçmek görmek yıllardan beri çok istediği ve arzuladığı şeylere kavuşacağına, alınan borçların ve çekilen kredilerin kısa sürede ödeneceğine, epey bir zamandan beri uzakta olan ve çok büyük bir özlem duyulan kişinin yakında döneceğine, yatırımlarından istediği kazancı elde edemeyeceğine, kalbini sıkan durumların ortadan kalkacağına, bu sayede sabit gelire sahip olup, çalışmaların ve projelerin yeni iş kapıları açacağına, tabir olur.

    Ayrıca rüyada gemi ile karşıya geçmek görmek bağının ve bahçesinin de artacağına, engellerin aşılacağına, hem zafer ve mutluluk hem de kazanç elde edeceğine, rüya sahibinin kendisini kötü hissetmesine sebep olan bu olayın ardından zamanla daha güzel işler başaracağına, ekonomik olarak bolluk içinde geçen bir döneme girileceğine, her geçen gün daha güzel zamanlar geçireceğine, yorumlanır.

    • sorunları tabir edilir.
    • bereketli günler geçirileceğine delalet eder.
    • mevcut aile ve iş yaşantısının çalkantılara sahne olacağına alamet eder.
    • ileride yaşanabilecek sağlık sorunları için çeşitli kontrollerden geçileceğine yorulur.

    Dini olarak rüyada gemi ile karşıya geçmek görmek tabiri

    Dini olarak rüyada gemi ile karşıya geçmek görmek uzun bir süre boyunca mutlu olan rüya sahibinin, rızkın artmasına, evlatlarının hayrını göreceğine, sorunlara daha akıllı başlı bir şekilde bakacağına, tam aksine rızkının sürekli olarak genişleyeceğine, günlerini hastanede geçireceğine, işlerin yarattığı stresten ve gerginlikten kurtulmak için kısa süreli de olsa bir tatile çıkılacağına ve kurulan hayallerin gerçeğe dönüştürüleceğine, şu anki maddi durumunun ilerleyen yıllarda katlanarak artacağına, delalet eder.

    Psikolojik olarak rüyada gemi ile karşıya geçmek görmek yorumu

    Psikolojik olarak rüyada gemi ile karşıya geçmek görmek çok büyük bir gayretle çok büyük kazanç sağlayacak duruma geleceğine, gözü kara davranarak önemli ve büyük kararlar alarak böyle adımlar atacağına, ancak daha sonra ihanet eden bu kişi ile çok iyi bir dostluk ilişkisi kurulacağına, üzüntülerinden ve endişelerinden kurtulacağına ve hastalığından tamamen kurtulup rahata ereceğine, aile bireylerinin arasının açılacağına ve  maddi ve manevi açıdan zarar görüleceğine, büyük kazançlar sağlanılacağına, sevdiği kişilerin sorunlarının zaman içinde sona ereceğine, yorumlanır.

  • Rüyada görmek
  • Rüyada Gemi görmek:


    Her türlü olumsuzluktan kurtulmaya, İyi insanlarla birlikte gemiye binmek ilahi mağfirete, gemiden salimen karaya inmek sıkıntı vve ıstırabın sona ermesine, Geminin batması salimen yapılacak yolculuğa, Batan gemiden bir kalas, can simidi gibi şeylere tuttunarak kurtulmak verilen sadakaların kabulüne, Gemiyi meydana getiren unsurların parçalanması aile fertlerinde meydana gelecek üzücü duruma, Denizde güzel bir şekilde seyreden gemiyi seyretmek herkes için hayır ve iyiliğe, Gemi İslama ve esenliğe çıkmay yahut insan vücuduna, Gemiyi limana çekmek hayra, karanın içlerine doğru sürüklemek batıl bir yol tutmaya, Savaş gemileri büyüklük ve küçüklüklerine göre ordu komuta heyetinin üyelerine yahut devletin üst düzey yöneticilerine delalet eder.Rüyada gemi görmek, tasa, hastalık ve mali sıkıntıdan kurtuluşa işarettir. Geminin karaya oturması, o kimsenin arsız ve namussuz olmasına, dininde ayrılık göstereceğine işarettir. Gemi içinde birşey görmesi, onun servet sahibi olmasına; bekarsa evlenmeye işarettir. Rüyada geminin batması görmek iyi ve karlı bir işe başlanacağı şeklinde yorumlanır. Gemi batarken düdük sesi işitilmişse kar çok fazla olacak demektir. İçi aydınlık temiz bir gemi, iş yaşamında başarı demektir. Pis ve bakımsız gemi işlerin kötü olacağına işaret eder.bozulacağına işaret eder. Böyle bir gemiye binen kadının adı bir maceradan dolayı dedikoduya karışır. Bir erkekler ilgili bu rüya işle ilgili güçlüktür. Batan bir gemiden çıktığını gören kimse bir darlıktan kurtulur. Seyahatlere çıkacağınız anlamına gelir. Bir geminin fırtınalı bir denizde mücadele vermesi veya batması, büyük sorunlarla karşılaşacağınızın işaretidir.Gemi aydınlık ve güzel ise başarıdır. Değilse tam tersidir. Masmavi suyun üzerindeki gemiye binen kişinin hayatında çok güzel değişiklikler olacak demektir.Danyal Aleyhisselama göre; rüyada büyük ve küçük gemi gam, zindan, karli is, melamet ile yorumlanir. Rüyasinda bir gemiye bindigini ve bundan bir daha çikmadigini gören, büyük bir kedere ve sikintiya düser. Ve halk arasinda ölünceye kadar fena gözle bakilir. Gemiden çiktigini görmek, feraha kavusmaktir. Ge-mide öldügünü görmek, halkin elinde hayatini kaybetmesi de-mektir. Bindigi geminin kuru bir yer üzerinde durdugunu gör-mek, bela ve kederin gelecegine delalet eder. Bindigi geminin bat-tigini görenin ticaretteki kari kesilir, içinde bulundugu geminin battigini ve esyasindan bir kisminin su yüzüne çiktigini görmek, malinin bir kisminin zayi olacagina, bütün esyasinin battigini gör-mek, bütün malinin elinden gidip fakir olacagina isarettir. Bindigi geminin parçalandigini gören, biri tarafindan büyük bir musibete ugrar. Gemi yüksek bir yerde iken bindigini ve sonra deniz üzerinde yürümege basladigini gören, devlet büyüklerinden biri tarafindan saygiya mazhar olur. Geminin denizde dosdogru gittigini görmek, yolculuga çikacagina isarettir. Kirmani'ye göre; bindigi geminin deniz sahilinde durdugunu gören yolculuga çikacaksa çikamaz. Geminin gittigini ve kendisi arkasindan takip edip ona ulasamadigini görmek, islerinin pek zor olacagina, fakat sonunda maksadina ulasacagina isarettir. Geminin yaninda yürüdügünü gören, yolculuga gider ve eline hay-li mal geçer ve hayir görür. Bir çok gemilerin seyir halinde oldugunu görmek, hükümet adamlarinin seyahate çikacaklarina delildir. Gemide olup gemi-nin yüzdügünü ve kendisinin de korktugunu gören, büyük adamlara ve devlet reisine yakin olur. Çok büyük ve süslü bir gemide bulundugunu ve süslü elbiseler giyinmis oldugunu gören, zenginlige yaklasmis olur. Bindigi geminin delindigini görmek, yasadigi za-manda bir felaket olacagina delildir. Zirhli bir gemide oldugunu gören devletten kuvvet alir. Kendisinin bir gemide kaptan olup onu idare ettigini gören yolculuga gider. Bindigi geminin karada yürüdügünü gören faydasiz bir yolculuga çikar. Gemisinin karada kirildigini gören büyük bir kisi tarafindan bir musibete ugrar. Geminin tahtalarini rüzgarin alip götürdügünü görmek, mali-nin hükümet tarafindan elinden alinacagina delalettir. Cafer'i Sadik'a (RA) göre; rüyada gemi görmek sekiz sekilde tabir edilir: Evlat, baba, es, binmek, ferah, emniyet, içki, sarki söylemek. Eger rüya gören gemiden selametle çikarsa, bu sekiz se-yin iyi olmasi ile, eger gemi batip ölür veya gemide kalirsa, bunla-rin fenaligi ile yorumlanir. Gemiye kaptan olup gemiyi idare etti-gini gören, halk arasinda iyi karsilanir ve sözü dinlenir. Eger dü-meni iyi kullanmadigini görse, bu bir rivayete göre, zarar, ziyan ve tehlikeye yorumlanir. Rüyasinda kendisini bir gemide görmek kedere, dava ve düs-manliga, yahut tutuklu olmaya veya muradinin olmamasina isa-rettir. Bir rivayete göre, gemiye binmek, korkulan ve çekinilen seylerden kurtulmaktir. Bekar ise evlenir. Rüyasinda bir gemi yaptigini veya satin aldigini veyahut kendisine bagislandigini gö-ren evlenir veya bir sevgili bulur. Gemide iken karaya çiktigini gö-ren sikintidan ve kederden kurtulur. Geminin su üzerinde zorla yararak gittigini görmek, içinde bulundugu kederden güç kurtulacagina delildir. Geminin kolay yürüdügünü görmek, bunun ak-siyle tabir edilir. Denizin ortasinda gemiye bindigini ve bogularak ölümden kurtuldugunu gören eger günahkar ise tövbe eder, eger fakir ise zengin olur, hasta ise iyilesir, zengin ise mali artar, tüccar ise kazanir. Eger ögrenci ise okulunda basarili olur. Bindigi geminin battigini, fakat kendisinin kurtuldugunu gö-ren, dünya islerinde ki isi bozulmus olsa bile, sonu hayirli olur. Geminin battigi zaman esyasinin zayi oldugunu gören, mallarini kaybeder. Geminin parçalanip, tahtalarinin ayrildigini ve dagildi-gini gören, musibete ugrar. Bindigi geminin delindigini gören, yol-culuktan kazançli döner, îki gemisi olup bunlardan birinin delindigini görmek o geminin kurtulacagina, daha dogrusu kendi zararlarinin azalacagina isarettir. Gemi içinde kayboldugunu gören, düsmaninin serrinden kurtulur. Geminin yagmur birikintisi veya küçük bir su içinde yüzdügünü gören dünya malindan yok-sun olur. içinde bulundugu geminin bir tarafa egrilmis oldugunu gören, geminin egilme derecesine göre kedere ve sikintiya düser. Bu rüya genellikle iyiye yorumlanmaz. Bir gemide olup karada yürüdügünü görmek, isinde ayrilik, nikahta haram, faydasiz yolculuk veya hastaliktir. Bindigi geminin havada uçtugunu gören ölüme yaklasmis demektir. Bir geminin kan içinde oldugunu ve kendisinin de o gemide bulundugunu gö-ren bir hastaliga tutulur. Bazilarina göre; geminin çesidine ve cinsine göre yorumlari vardir. Genellikle gemi cesur ve kahraman bir kadin ve bazen bü-yük bir erkek ile kiyaslanir. Büyük gemiler, ticaret ve yolcu gemi-leri görmek hayirdir. Küçük gemiler eskiya, yol kesici, savas ve fit-ne, yatlar zevk ve eglence, üç direkli gemiler ticaret ve çikar, iki di-rekli gemiler az kazanan tüccar, mavnalar, memur ve isçiler, zirh-lilar devlet reisi ve basbakan, eski gemiler evlenme, parçalanmis gemiler keder; batik gemiler ise kurtulus ile yorumlanir. Ebu Said El-Vaiz'e göre: Rüyada gemiye binmek istege kavusmaktir. Eger gemi küçük olursa istenilen de küçük; büyük olursa büyük olur. Batan bir gemiden denize düsen bir adamin bir tahta parçasina sarilarak karaya çikmasi, eger tüccar ise önce za-rar edip sonra kazanacagina, memur ise önce isinden ayrilip sonra yine isîne girecegine, ölüm derecesinde hasta ise iyilesecegine zen-gin ise malini kaybedip sonra tekrar elde edecegine, fakir ise daha fakir olup sonra yeniden halinin iyilesecegine delalet eder. Gemi-de yalniz basina kaldigini gören evlenir. Bir gemiyi denizden karaya çektigini gören devlet isinden uzaklasir. Bir gemiyi gemilerin çikmasi imkani olmayan bir yere çikardigini gören kimsenin halk arasinda ünü artar, isleri yolunda gider. Pazar kayigi gibi, mavna gibi halki bir iskeleden baska bir iskeleye tasiyan seyleri rüyasinda gören için dört sekilde yo-rumlanir: Selamet, tehlikeli bir is, kadin, tabut. Böyle bir kayiga binmek kayigin saglamligina, çabuk gidip gitmedigine, süratine göre selametle tehlikeli isten kurtulma ile, evlenme ile yorumla-nir. Kayik eski ve deniz dalgali ve bulanik ise, tabuta ve rüya sahibinin ölümüne isarettir. Bir baska rivayete görede: Rüyada gemi görmek, üzüntü, keder, sikinti, hastalik, darlik veya kitlik içinde bulunan kimse için, kurtulustur. Geminin karada görülmesi kurtulusa yaklasmaktir. Rüyada gemiyi karaya çeken kimse, namussuz olur ve dinde nifak çikanr. Salih kimselerle gemiye bindigim gören kimse, hidayete uyar ve Allah (C.C.) onu affeder. Gemiden çiksa, o kimse saadete erer ve düsmanindan kurtulur. Bazilari da geminin battiginin görülmesi, selametle yapilan yolculuktur dedtler. Bos gemi ticaret yönünden kazanç ve faydadir. Bir kimsenin yolcularla dolu olan bir gemi görmesi, onun selamet içerisinde yolculuk yapmasina isaret eder. Kendisini demirlemis bir gemide görmek, hapiste yatacagina isarettir. Ailesi ve dostlariyla gemiye bindigini gören kimse izzet, güzellik, hayir ve berekete isarettir ve düsmanlarin elinden kurtulur. Bir yelkenle denizi geçtigini gören kimse, üzüntü ve keder isabet edecek tehlikeli bir is yapar. Gemide mutedil bir sekilde gittigini görmek, bütün insanlar hakkinda hayira delildir. Eger sikintili ve izdirapli bir sekilde giderse, ona gelecek üzüntü ve sikintiya isaret eder. Geminin parçalandigini ve içinde bulunanlann da perisan oldugunu görse, bu rüya bütün insanlar için iyi sayilmaz. Gemi ile denizde gitmeye kadir olamadigini görse, bir topluluk tarafindan onun hapis edilmesine, islerinin durgunluguna, müskülata düsmesine isaret eder, Bir kimse geminin kan üzerinde gittigini görse, zinaya isaret eder. Geminin parçalandigini gören kimsenin, annesi ölür. Bekar olan birisi bir gemi satin aldigini görse, evlenir. Geminin dümeni, onu elinde gören kimse için ilme isaret eder. Havada giden gemiye bindiginl gören kimsenin, ölümüne isaret eder. Gemide öldügünü gören kimse, ahiret azabi ve dünya korkusundan kurtulur. Bir kimse deniz kenarinda oldugunu ve denizde bir geminin gayet hos ve güzel bir sekilde gittigini görse, bu rüya bütün insanlar için hayir ve yolculuga, yolcu olan birisinin de yolculuktan dönmesine isaret eder. Bazen bu rüya, deniz tarafindan gelecek haberiere isaret eder. Gemilerin yukari dogru çiktiklanm görse, geç olarak meydana gelecek hayra isaret eder. Eger asagi inerlerse hayrin çabucak meydana gelecegine isaret eder. Geminin halatlari borç sahiplerine, islerin dügümlenmesine, esya ve yeminli delil getirmeye isaret eder. Geminin ön tarafi da gemi sahibine isaret eder. Bazilari da gemiye binen kimseye aniden zarar isabet eder, dediler. Bir kimse gemi içinde bir sey bulsa, mal isteyen için servete, bekar için evlenmeye, isaret eder. Firtinali bir zamanda gemide bulundugunu ve bu izdirap ve sikintiyi teskin ve izale ettigini gören kimse, bütün askerlerin itaat edecegi bir güce isarettir. Gemi, helak olmaktan kurtaran salih amellere, mesleginde irtikap ettigi seye isaret eder. Gemi, ölünün tabutuna, meslegim degistirmege, bayram ve cuma namazi gibi farz ve sünnet namazlari terk ekmege isaret eder. Gemi görmek, korku ve ümide de isaret eder. Gemi bazen de mescide, halkin toplandigi çarsi ve pazara isaret eder. Rüyada görülen gemiler, Hz. Peygamberin (S.A.V.) ailesine sevgi duymaya isarettir. Gemi ayik olarak girip, sarhos olarak çiktigi meyhaneye de isaret eder. Gemi, sohbet esnasinda ecdadi ayiplamaya, çok ilme, düsmandan kurtul, maga ve fakirin zengin olmasina isaret eder. Geminin daga oturmasi, düsmandan kurtulmaga, karaya oturmasi ise, kavusulmasi mümkün olmayan seyi istemeye isaret eder. Bazen de bu rüya sikinti ve tehlikelerden kurtulmaya isaret eder. Bir kimsenin rüyada gemi ile beraber havada uçmasi, ölümüne ve naasini el ve omuzlar üzerinde tasinmasina isaret eder. Gemi ile beraber denizde battiginin görülmesi cehennem ehlinden olduguni isaret eder. Vazifesinden alinmis bir kimse gemiye bindiginl görse, denizin miktanna göre bir vilayete tayin edilir ve onun memuriyetteki yeri geminin saglamligi ve genisligi kadardir. Geminin karadan uzakligi onun vazifeden geç alinacagina isarettir. Veya o kimse, yolculuga çikarak üzüntü ve kedere düser. Geminin sahilden uzakligi, o kimsenin kurtulacagi veya helak olacagi tehlikeli bir is yapar. Bu rüyayi memurluga ehil olmayan birisi görse, kurtulacagi bir korku içinde bulunur. Helak olmaga yaklasan bir kimse, rüyada gemiye bindigini görse, kurtulusa erisir, veya kadri yüce birisine iltica eder. Eger gemiden harice çiksa, günahkar olur ve devleti dinden gider. Kazanci duran bir tacirin rüyada gemiye binmesi, onun ticaretinin canlanmasina isaret eder. Eger gemi memuriyetle tabir edilirse, rüya sahibinin rüyada gemiden çikmasi, onun ölümüyle veya hayatta olmasiyla beraber devletinin gitmesine isaret eder. Eger gemi, üzüntü ve kedere nispet edilirse, onun gemiden çikmasi, dua, sadaka, hastalik veya baska bir sey sebebiyle onun kurtulacagina isaret eder. Gemi battiginda bir agaç parçasina yapistigini gören kimse vali ise, devlet buyugunun gazabina ugrar ve görevden alinmak derecesine gelir. Sonra korktugu seyden kurtularak tekrar vali olur. Eger tacir ise mali eksilir. Gemide öldügünü gören kimse halkin ellerinde ölür. Onun bu sekilde ölmesi ahirette korktugu kötü halden kurtulusuna sebep olur. Bazilari da gemi, üzüntü, keder, hastalik veya hapisliktir, dediler. Geminin demirden veya bakirdan olmasi, geminin isaret ettigi kimsenin ömrünün uzun olmasina veya rahatliginin devam etmesine isaret eder. Bazisinin demirden ve bazisinin da agaçtan olmasi, geminin isaret ettigi kimsenin süpheli olmasina isaret eder. Rüyada gemiyi yedigini veya yuttugunu gören kimse, geminin kazancim yer veya faydali bir mirasa kavusur. Rüyada Nuh (A.S.)'un gemisini görmek, ferahlik, sürür ve yagmurun yagmasina isaret eder. Ancak rüyayi görenler zalim iseler, kitlik ve belaya isaret eder. Nuh (A.S.)'un gemisini görmek, siddetlerden kurtulmaya veya bekar ise evlenmesine, rütbeye ve düsmana galip gelmeye isaret eder. Gemi cehalet ve fitneden kurtaran Islama isaret eder. Bazen de gemi imanli kimseleri cehennemden kurtaran dogru yola isaret eder. Hasta olan bir kimse ölü ile beraber gemiye bindigini görse, o sahis dünya fitnelerinden kurtulur. Talebe olan bir sahis hasta oldugu halde gemiye bindigini görse, bir alimle sohbet eder ve kendisini cehaletten kurtaracak bir mi ondan ögrenir. Borçlu bir kimse bu rüyayi görse, borcu ödenir, üzüntü ve kederi gider. Eger geçimi dar bir kimse görse, Allah (C.C.) hatirina gelmedigi bir yerden ona rizik ihsan eder. Havada görülen gemi diger binekler gibi bir binektir ve tabiri de o sekildedir. Geminin ipini tutmak, dinin güzelligine ve aynimaksizin salih kimselerle sohbet etmege isaret eder.Gemi rüyaları birkaç şekilde yorumlanır. İçi aydınlık temiz bir gemi, işlerde başarıdır. Pis ve bakımsızsa işlerin bozulacağına delalet eder. Böyle bir gemiye binen kadının adı bir maceradan dolayı dedikoduya karışır. Bir erkekler ilgili bu rüya işle ilgili güçlüktür. Batan bir gemiden çıktığını gören kimse bir darlıktan kurtulur.Gemi rüyaları birkaç şekilde yorumlanır. İçi aydınlık temiz bir gemi, işlerde başarıdır. Pis ve bakımsızsa işlerin bozulacağına delalet eder. Böyle bir gemiye binen kadının adı bir maceradan dolayı dedikoduya karışır.


  • Rüyada Gemi İle Karşıya Geçmek Görmek konusuna benzer rüya tabirleri




  • Türkiye posta kodları


    ESERLERİMİZ

    
    SON EKLENENLER
    GÜNÜN AYETİ
    İyilik/güzellik getirene ondan daha hayırlısı var. Kötülük getirenlere gelince, kötülükleri yapanlar yapmış olduklarından fazlasıyla cezalandırılmayacaklardır.
    (KASAS -84)
    ÖZLÜ SÖZLER
    • Ezeli ervahta nur-u Muhammedi ile beraber olmaya halvetilik denir.
    • Adem "ben hata yaptım beni bağışla " dedi, İblis ise" beni sen azdırdın" dedi ya sen!... sen ne diyorsun?
    • Edep, söz dinlemek ve gönle sahip olmaktır.
    • Güzelliğin zekatı iffet ve edeptir. (Hz. Ali)
    • Zeynel Abidin oğlu Muhammed Bakır'a "Ey oğul, fasıklarla cimrilerle yalancılarla sıla-i rahimi terk edenlerle arkadaşlık etme." diye buyurmuştur.
    • Kemalatın bir ölçüsü de halden şikayet etmemektir.
    • En güzel keramet gönlü masivadan arındırmaktır.
    • Alem-i Berzah insanın kendisidir.
    • Zahir ve batının karşılığı aşk-ı sübhandır.
    • Mutaşabih ayetler ledünidir.
    • Ölüm ve cehennem korkusu Hak'ka dost olmayanlar içindir.
    • Şartlanmalardan ve önyargılardan arınmadan kimse masum olamaz.
    • Uzlaşmak için bahane arayan düşman zıtlaşmak için bahane arayan dosttan daha iyidir.
    • Baki hakikatler fani merkezli inşa edilemez.
    • Her zorluğun çözümü sevgidir.
    • Allah var gayrı yok sevgi var dert yok.
    • Allah de ötesini bırak.
    • Sorunları erteleyen ve örten değil çözüm üretip sorunları çözen olmalıyız.
    • Kişinin irfanı kemalatı nispetinde şeytanı da nefsinin şiddetinde olur.
    • Kötü huylardan kurtulmanın en keskin yolu ilahi aşka yanmaktır.
    • Mücevherden sarraf olan anlar, başkası bilemez. Ne fark eder kör için elmas da bir, cam da bir. Eğer sana bakan kör ise sakın sen kendini cam sanma.(Mevlana)
    • Kendini oldum ve doğru zannedenler kendileri gibi düşünmeyenlerden rahatsız olurlar.
    • Eflatun'a dediler ki "Ne kadar çok çalışıyorsun". O da dedi ki "hayır ben sevdiğim işi yapıyorum"
    • Allah kuluna sevdirdiği her işi kuluna kolaylaştırır.
    • Kurtuluş hidayete tabi olanlar içindir. Selam olsun hidayete tabi olanlara.
    • Tevhid-i Ef-al meratibi ihvanın kendi gerçeğine seyir haritasıdır.
    • Kişi ilk önce kendisinin arifi olacak ki Rabbinin arifi olabilsin.
    • İnanmak başka şey, teslim ve tabii olmak başka şeydir.
    • Kalıcı dostluklar edinin.
    • İhvan gibi yaşa, gerisine karışma.
    • Mutlu insan başkalarının mutluluğu için yaşayandır.
    • İslam dini istişare esaslıdır.
    • Allah için affet, Allah için paylaş.
    • İhvanlığını işine göre değil, işini ihvanlığına göre ayarlayacaksın.
    • Kul, iradesini Allah’a teslim edendir.
    • Hakk'ı hatırladığımız unuttuğumuzdan fazla olsun.
    • "Olacağım" diyene engel yok, "olmayacağım" diyene bahane çok.
    • Ben merkezli değil, biz merkezli olun.
    • Dervişçe yaşamak, tevhitçe yaşamaktır.
    • Yaptığınızı azimle yapın, hırs ile yapmayın.
    • Kullukta devamlılık esastır.
    • Önce emin insan olmalıyız.
    • Derviş, halinden belli olmalıdır.
    • Beşeriyet kemalâtın hammaddesidir.
    • Mükemmeliyet istikamette daim olmaktır.
    • İnsanın cismi arza, ruhaniyeti semaya mensuptur.
    • Yaradılış farziyetimiz hakkı bilmektir.
    • Hakk'ı tanımanın ön şartı Resulûllah’ı tanımaktır.
    • İnsanın sırrında Allah’ın sonsuzluğu vardır.
    • Kulluğa bahane yok değer üreteceksiniz.
    • Şikayet, Mevla’ya hürmetsizliktir.
    • Kulluk adına yapmadıklarımıza hiçbir bahane geçerli olmayacak.
    • Bu âleme kavga için gelmedik.
    • Telkin öncelikle bizim nefsimize olmalıdır.
    • İnsan, Allah’ın sırrı Allah da insanın sırrıdır.
    • Varlığımızın sebebi zuhuru, Cenab-ı Resulûllah’tır.
    • Kullukta teslimiyet “Rağmen” olmalıdır.
    • Kazası olmayan tek şey hayatımızdır.
    • Sevgi dışındaki bütün hallerde zorluk vardır.
    • Nefsinde mevsimi hazan olanın, gönül mevsimi bahar, Ahireti bayram olur.
    • Hayat yaşamak, yaşamaksa sevmektir.
    • En güzel keramet istikamet üzere olmaktır.
    • Kişinin Rabbini tanıması için kendini tanıması lazım.
    • Hakk’ı ancak Mirat-ı Muhammet’ten görebiliriz.
    • İnsanı Hakk’ta sonsuzlaştıran ve yaşatan, sevgidir.
    • Sevgi bütün yaratılanların varoluş mayasıdır.
    • Sevgisiz olan her mekân ve mahâl mundardır.
    • Sevgi Allah için yanmak ve olmaktır.
    • Allah’ın ve Resulullah’ın sevgisi ile yanmayan gönül hamdır, ahlâttır.
    • Hakikat ehlinin sermayesi aşk-ı sübhandır.
    • Talepte kararlılık, kararlılıkta da sabır esastır.
    • Sabır, sadrın genişliği kadardır. Sadır genişliği ise; kabulümüz, sevgimiz kadardır.
    • Kamil insan demek;Bütün duygularda,düşüncede ruhta olgunlaşmış insan demektir.,
    • Dervişân, Mürşidinin eşiğinde sadık olduğu sürece, farkında olsa da olmasa da tekamül halindedir.
    • Kim ki Allah’ı ciddiye almaz ise; Allah o kimseyi ciddiye almaz.
    • Hakkı görmeyen gözler amadır.
    • Gayret olmadan kişinin ulaşacağı hiçbir âliyet olamaz.
    • Kendi gerçeğimize yol bulmak için arz üzerinde var olan bütün mevcudiyetten istifade edeceğiz.
    • Bu fırsat âleminin bir tekrarı daha yoktur.
    • Hiçbir oluşum kendi halinde, kendi başına müstakil değildir.
    • İhvan isek bir iddianın sahibiyiz demektir.
    • İhvanın kemâlâtı, olgunluğu, karşılaşmış olduğu olumsuz tecellilere verdiği tepkilerle ölçülür.
    • Kişi muhatabı ve müdahili olmadığı hiçbir meselenin şahidi olamaz.
    • Herkes kazanımlarını kayıplarını tespit etsin ki şuurlu bir hayat yaşayabilsin.
    • Birebir uyarılar insanı daha çok uyandırır.
    • Bütün canlılara dostça yakın olmalıyız.
    • Tekâmül için her anı yeniden yaşamak , her anın yeniden talibi olmak zorundayız.
    • Gayret etmeyen kişiden Kâmil insan olmaz.
    • Ehl-i talip bu Kâinatın özelidir, özetidir.
    • Kul, hizmeti kadardır. Kul, sevgisi kadardır, Kul hoş görebildiği kadardır. Kul feragat edebildiği kadardır. Kul paylaşabildiği kadardır.
    • Ehl-i ihvan’ın sevgisi Rabbi’nin sevgisi, meşguliyeti Rabbi’nin meşguliyeti olmalıdır.
    • Her an Rabbi ile meşgul olanın, muhatabı Rabbi olur.
    • Güzel bakmalı, güzel konuşmalı, güzel dinlemeliyiz.
    • Hayırları geciktirdiğimiz zaman şerre dönüşür. Şerleri geciktirdiğimiz zaman hayra dönüşür.
    • İhvanın irşad olmasının ön şartı teslimiyattır.
    • İlmen yâkinlik; bilmek ve kabul etmektir.
    • İhvan telkin edileni yaşadıktan sonra Hakkel yâkina ulaşır.
    • Kul, Rabbini ne kadar ciddiye alırsa, Rabbi’de onu o kadar ciddiye alır.
    • Rahman’ın sevgilisi olmak gönlü cenab-ı Resulullah’a yönetmek ve tabi olmakla orantılıdır.
    • İhvan, kendi özünde kâmil duruşa ulaşırsa, onda bir değil de nice esmanın açılımı, nice sıfatın inkişaf ve izhariyeti yaşanacaktır.
    • Dünkü gibi konuşan, dünkü gibi anlayan, dünkü gibi yaşayanın anı ve akibeti hüsrandır.
    • Ehli gönül olan, ,Resulullah’a ve Ehli Beyt’egönül veren Ehl-i İhvan’ın seyr-i sülüğü nefis merkezli akıl ile değil gönül merkezli akıl iledir.
    • İhvan, hayırda ve şerde damlayı derya mesafesinde görecek kadar Rabbini önemseyen olmalıdır.
    • Hakka vuslat, ancak aşk- sübhân ile olur.
    • Aşığın, sevgisinin sancısıyla uykularının kaçması lazım ki, orada aşktan söz edilebilsin.
    • Hayatla zıtlaşan değil hayatla uzlaşan olmalıyız.
    • Eğer kişi yarışacaksa hayırda yarışsın selâmda, yarışsın, paylaşmada hoş görüde affetmede yarışsın.
    • Kişi tercihinin neticesini yaşar.
    • İnsan, sevebildiği kadar, değer üretebildiği kadar insandır.
    • İhvan, arif olmalı ve gönlünü bütün olumsuzluklardan arındırmalıdır.
    • Herkes yaptıklarının neticesini yaşayacak.
    • Biz kulluğumuzu her gün yeniden yenilemeliyiz.
    • Üstünlük ancak takva ile sevgi iledir.
    • Allah hiçbir zaman abes ile iştigal etmez.
    • Her işte bizim için hikmet ve hayır vardır.
    • Ehl-i ihvan hiçbir zaman olumsuzluk adına hesap yapmamalıdır.
    • Herkesin şeytanı, Cebrail’i, Mikail’i, İsrafil’i ve Azrail’i kendisiyle beraberdir.
    • Ehl-i ihvan demek arif olan, Hakk'a eren demektir.
    • Sevginin tezahürü ibadettir.
    • Eğer inanıyor, iman ediyor, seviyorsanız, yap denileni yapacak ve aksatmayacaksınız.
    • Sevenin ne gecesi ne gündüzü ne yorgunluğu ne bahanesi ne de mazereti olur.
    • Karşılaştığımız zorlukların tamamı tekâmül için ikrarımızı ispat içindir.
    • Bu âlem teşbih, tespit, tenzih, takdis ve şahadet âlemidir.
    • İnsanın Hak katında kadri, kıymeti sevgisi kadardır.
    • İnsan, yaşadığı zorluklar aşabildiği engeller kadar insandır.
    • Hiç zorluk, acı çekmeden, uğraş ve çaba sarf etmeden kimsenin başarıya ulaştığı görülmemiştir.
    • Hepimiz Allah’ın Resulûllah’ın ve Ehlibeyt’in aşkından muhabbetinden istifade edip Hakk’ta bakileşebilecek yetilere sahibiz.
    • İnsan, asliyeti kendisine unutturulmuş varlıktır.
    • Müsemmâ ehli olan için, isimler değişşe de asliyet değişmez.
    • Hiçbir güzelliği kendimize mal etmeden, bütün güzellikleri Rabbimizden bilmeliyiz.
    • Herkesin imtihanı iddiası kadar olur. Yani iddiası büyük olanın, imtihanı da büyük olur.
    • Kâinat, insan için, insana hizmet için halk edilmiştir.
    • Hayatın tamamı, kulluğun ve dostluğun talimidir.
    • Kişi bilgisinde değil yaşantısında kâmil insan olur.
    • Bizim yaşadıklarımız; tercihlerimizin, taleplerimizin ve dualarımızın neticesidir.
    • Mezheplerin farklı olması, dünya iklimlerinin, ırkların ve kültürlerin farklı olmasındandır.
    • İrfan mekteplerinin temelde aynı, detaylarda farklı farklı olması insanların, meşreplerinin farklı farklı olmasındandır.
    • Kimi takva ile kimi zikrullah ile, kimi hizmet ile, kimi de ibadet ile Hak rızasına ulaşmak ve kâmil insan olmak arzusundadır.
    • Din adına zıtlaşmalar, taraflaşmalar ve tefrikalar çıkarmak Rahman’ın ve Kuran’ın reddettiği duruşlardır.
    • Elin eksiğiyle uğraşan, kendi eksiğini hiçbir zaman göremez.
    • Biz bu âleme eksik tespit zabıtalığına gönderilmedik.
    • Âşık; mâşûkunu hususiyetle geceleyin, en çok yalnızlık halindeyken düşünür.
    • Geceleri ve seher vakti çok özeldir.
    • Dostluğun ilk şartı sevmektir. Fakat çıkarsız beklentisiz sevmektir.
    • Dost olmak, dostun her türlü yüküne katlanmaktır.
    • Bizim için yaşamak bir gündür, o da bugündür.
    • Kulluk adına yapmamız gereken ne varsa sabırla ve ihlâsla yapmalıyız.
    • Hak katında gıdalanmanın birinci esası, âdab-ı Muhammediye ve hakıkati Mahmudiye ile kıyam durmaktır.
    • Biz eyvallah tacını, ‘sensin’ tacını başımızdan, hiçlik hırkasını da eğnimizden hiçbir zaman çıkartmayacağız.
    • Bir damlanın hiçliğe ulaşması, onun deryaya düşmesiyle olur.
    • Bize ulaşan her tecellinin, Mevlâ'dan olduğunun bilincinde olalım ve rıza gösterelim.
    • Sakın tecellilerden kahreden, kederlenen olmayalım.
    • Tecellilerden şikayetçi olmak, kulun Rabbine olan saygısızlığıdır.
    • İhvan, hangi tecelli içinde olursa olsun, mutlaka güzel düşünmeli ve güzel değerlendirmelidir.
    • Edep ve âdap dışında nefes almayalım.
    • Biz, Cenâb-ı Resûlullah’ın vitrini olmalıyız.
    • Bütün nimetler ve âliyetler, gayret ve hizmet iledir.
    • Biz hangi hali yaşıyorsak bizim için hayırdır ve hikmetlidir.
    • Hikmete tabi olanlar hikmet ehli olurlar.
    • "Senin için Ya Rabbi" zevkiyle hayatı yaşayalım.
    • Huzur, ancak tevhid ile aşk ile sevgi ile Allah’a ve Resûlun’e yönelmek iledir.
    • Güzel ahlâk ve sevgi insanlığın omurgasıdır.
    • Her gününü son gün, her namazını son namaz, her muhabbetini son muhabbet gibi kabul eden kişinin yaşantısı Ehl-i ihvanca olur.
    • Büyük laf etmemeye çalışalım.Tevazu sahibi olalım.
    • Ehl-i Beyt olmak, hem nesebi hem de mezhebidir.
    • Ehl-i Beyt, Kur’an’ın ete kemiğe bürünmüş halidir.
    • Yaptığımız her şey kulluğumuzu ispat edercesine olmalıdır.
    • Halkı memnun etmek için Hakk'ı incitmeyelim.
    • Kemalat, hissedilen ilk nefesten son nefese kadar sadece Allah ve Resûl’u için say ve gayret etmektir.
    • Tevhid-i Ef-al hakikatin zübdesi, tevhidin nüvesidir.
    • Kullukta edebi olmayanın Hak’ta izzet bulması mümkün olamaz.
    • Hikmetleri seyretmenin tek şartı, tecellilere karşı sabırlı olmaktır.
    • Kişi yaşamış olduğu imtihanları aşabildiği kadar tekâmül etmiş olur.
    • Aslında bize zor gelen tecelliler, bizim için ikramdır.
    • Kulluğun esasında yap denileni yapıp sonucuna da razı olmak vardır.
    • Bütün kâinat, kişinin kendi hakikatine misaldir.
    • Öncelediğimiz Allah ve Resûl’u olmalı. Ertelediğimiz ise nefsimizin arzu ve istekleri olmalıdır..
    • Dervişi tekâmül ettirecek olan iştiyakı, kendine olan telkini, ve gayretindeki kararlılığıdır.
    • Her günü yaşamak, her günü diğer günden farklı bir alana taşımak için biz bugünün talebesiyiz.
    • Hatasını kabul edip hatasından dönen kul hayırlı kuldur.
    • Hedefi olmayanın istikameti de olmaz.
    • İhvan ne dünle ne de yarınla zaman kaybedecek sadece anını ve gününü değerlendirecek.
    • İhvanlık, halde örnek olmaktır.
    • Aile yaşantımızla, tecellilere olan tepkilerimizle, kişilerle olan ünsiyetimizle, her halimizle hele hele de ibadete olan düşkünlüğümüzle fark edilmeliyiz.
    • Cenab-ı Resûlullah’ın tezahür etmediği hiçbir mekân, Hak katında şerefli olamaz.
    • İbadet etmenin hoşnutluğunu yaşarken bu hoşnutluğu, ibadet etmeyenlere karşı bir üstünlük saymadan fail Allah'tır zevkiyle yaşamalıyız.
    • Kıyas, şeytani sıfatlardandır.
    • Karşımızda gördüğümüz eksikliği önce kendimizde tetkik etmeliyiz.
    • Hiç kimse kendi gerçeğine olan seyrine mürşitsiz yol bulamaz.
    • Baki olabilmenin, sonsuzluğa ulaşabilmenin tek şartı; Hak ile Hak olmak Hak’ta ölüp Hak’ta dirilmektir.
    • Hayata ders veren değil de hayattan ders alan talip olmalıyız.
    • Anlayan ve öğrenen olmalıyız.
    • Anladığını genişleten, hayatına uyarlayan olmalıyız.
    • Tasavvuf önce şeriat-ı Muhammediye ile yaşanır.Sonra hakikat-ı Mahmûdiye ile hikmetler talim edilir.
    • Bir meselenin görevlisi olmak ayrı şeydir, gönüllüsü olmak ayrı şeydir.
    • Ehl-i ihvanla konuşularak halledilmeyecek hiçbir mesele olmamalıdır.
    • Hak dostları bir araya geldikleri zaman bakışmaları bile muhabbettir.
    • İhvanlığın dört ana esası vardır; ihlas, şecaat, cesaret ve cömertliktir.
    • Hayatın tamamında, her adımda, her bir nefeste; bir tuzak, bir imtihan vardır.
    • Gönül, Rahman ile coşarsa; kişi karşılaştığı her türlü tecelliye sabır ve tefekkür ile mukavemet gösterir.
    • İhvan, ne Dünya ne de ahiret beklentisi olmaksızın kulluğunu fi-sebilillah yaşamalıdır.
    • Kur’ân'ı öğrenmeye, okumaya, okutmaya, anlamaya ve yaşamaya çalışalım.
    • İslam, yap denileni yapmak; yapma denilenden uzak durmaktır.
    • Kulluğunu yarına erteleyenin Allah sevgisi yeterli değildir.
    • Tekâmül etmek için sürekli gayret halinde olmalıyız.
    • İnsana olan sevgisizlik Allah’a olan sevgisizliktir.
    • Allah’a vuslat ancak Aşk-ı sübhan ile olur.
    • Hak’ta bâki olabilmek için kayıtsız şartsız teslim olmalıyız.
    • Dilimizde zikrullah ile gönlümüzde her daim muhabbetullah ile inşa olmaya çalışmalıyız.
    • Şeriatın ihlâl olduğu yerde hakikat olmaz.
    • Her türlü tecelliden istifade edecek kadar arif,hiçbir zorluktan yılmayacak kadar da dirayetli olalım.
    • Arif olan baktığı her zerreden, karşılaştığı her tecelliden kendisine istikamet arar.
    • Ehl-i ihvan hatasında ve günahında ısrar etmeyen ve tövbesinde aceleci davranandır.
    • Âşık maşukundan gelen cefalardan haz duymazsa gerçek aşık olamaz.
    • Kendisindeki gayrilikten arınan insan için dışarıda ve içeride gayri olan hiçbir şey kalmaz.
    • Kişinin samimiyeti, sadakati ve sevgisi ona istikamet verir.
    • Bizden istenilen öncelikle safiyet, samimiyet ve sadakattir.
    • Ehl-i ihvan öyle bir kristalize olacak, safiyet kazanacak, kendi benliğinden öyle bir sıyrılıp latifleşecek, şeffaflaşacak, kendine ait bir renk zan düşünce ve duygu kalmayacak ki Allah’ın boyasıyla boyansın yani Resûlullah’ın haliyle hallenmiş olsun.
    • Gayret, kulluğun esasıdır.
    • Biz bildiklerimizle amel edelim. Bilmediklerimiz, bize bildirilecektir.
    • Her Ehl-i ihvan bulunduğu cemiyette fark edilmelidir.
    • Bizim sabrımıza, bize kötülük yapanların şahitlik etmesi lazım.
    • Asli maksadımız, nefsimizi ve Rabbimizi tanımaktır.
    • Gayret etmeyen kişiden kâmil insan olmaz.
    • İhvan, kendi hakikatine seyri sülük ederken hem dünyasını hem de ukbâsını saadete erdirmiş olur.
    • Muhabbetimiz Resûlullah’ın ve Ehl-i Beyt’in muhabbeti, davamız Hak davası olsun.
    • Eğer insan Rahman’ın aynası olacaksa yansıtıcılığının çok net,arı ve duru olması lazımdır.
    • Eğer bir olumsuzlukla, zorlukla karşılaşıyorsak, bu bizim olumsuzluluğumuzdandır.
    • Arz ve semada her ne olursa insan ile ilişkilidir.
    • Sözümüzün ilk müşterisi kendi kulağımız olmalıdır.
    • İslâm şahitlik ile başlar, şuhut ile yaşanır. Ve yine şahitlik ile kemal bulur.
    • Hangi başarı vardır ki uğraşsız gayretsiz ve gönülsüz zuhura gelsin.
    • Aşığın ölümü Hakk’ta vuslat, sonsuzluğa uyanmak ve sonsuzluğu yaşamak olur.
    • Artık etrafımızla ve kendimizle olan kavgamızı bitirip, sevgiyle nefes almanın gayretinde olmalıyız.
    • Kişinin kararlılığı tecellilere gösterdiği mukavemeti kadardır.
    • Aşık hep maşukundan söz etsinler, hep ondan konuşsunlar ister; zaten gayrı şeyler aşığı rahatsız eder.
    • Kişi mutmain olmadıkça kulluğunda, dostluğunda hep hüsrandadır.
    • Cemal aşıkları için gayri olan her şey haramdır.
    • Zikrin esası namazdır, muhabbetullahdır.
    • İhvan, hayatın tamamında Rahman’ın iradesi altında yaşamaya dikkat ve özen göstermelidir.
    • Her şeye rağmen seveceğiz
    • Her şeye rağmen hizmette gayretli olacağız
    • Kulluk, içinde Rabbi'nden başkasını bulundurmayan, gayrilerden boşalmış hiçlik makamıdır.
    • Hayatın ve kulluğun emanetçisi olduğumuzu, bu emaneti taşımamız ve ehline teslim etmemiz gerektiğini hatırdan çıkartmamalıyız.
    • Hayatı hep Hakkça yaşamanın gayretinde olmalıyız.
    • Hayat, bizi kullukta belirli bir kıvama taşımak içindir.
    • Kendine gafil olan, Allah’a arif olamaz.
    • Her varlık Hakk'tandır ve Hak ile kaimdir.
    • Bütün masivalardan arınmak, “ölmezden önce ölmek” Hak’ta ebed olmak; olağanüstü bir azim ve gayret ister.
    • Kişinin kararlılığı, cesareti, azmi ve sevgisi bir arada tekmil olursa; kişinin önünde aşamayacağı engel ve mâni olmaz.
    • Talibin âli ve en yüce değerlere ulaşabilmesi, Allah ve Resûlu’ne olan muhabbeti, sevgisi ile orantılıdır.
    • Hedefimiz ve gayemiz, bugün tevhid noktasında Allah’ı Resulullah’ı ve Ehl-i Beyt’i dünden daha farklı idrak etmek ve yaşamaktır.
    • Tevhid adına bize yapılan teklifatın tamamını yaşamak, bizi kendimize döndürmek ve kendi hakikatimizle tanıştırmak içindir.
    • Tevhid meratiplerindeki yaşam talimlerinin tamamı, bizi kendi ruh derinliğimizdeki iç potansiyelimizden istifade ettirmek adınadır.
    • İhvanın bilip, yapmak isteyip de yapamamasının sebebi kendisinde yetersiz olan kararlılığı, gayreti ve talebidir.
    • Cenab-ı Resûlullah’ın tezahür etmediği hiçbir mekân, mükerrem ve münevver olamaz.
    • Hiç kimse kendi gerçeğine olan seyrinde mürşitsiz yol kat edemez.
    • Kulluk adına yaşanılacak ne kadar âli değerler varsa, bunların tamamı ancak mürşid-i kâmilin nezaretinde ve refakatinde yaşanılabilir.
    • Bâki olabilmenin, sonsuzluğa ulaşabilmenin tek şartı; Hak ile Hak olmak, Hakk’ta ölüp Hakk’ta dirilmektir.
    • Yaşadığımız ne tür olumsuzluk olursa olsun, bizim hedefimize olan iştiyâkımızı arttırmalıdır.
    • Her türlü olumluluk ve olumsuzluktan istifade eden olalım.
    • Ehl-i ihvan hiçbir zaman olumsuzluk adına hesap yapmamalıdır.
    • İhvan, kendisini yargılayan, kendisini öz eleştiriye açık tutan ve kendini kemâle taşıyan olmalıdır.
    • İhvan, ancak telkin edilen hikmetli sözleri, hadisleri ve ayetleri yaşantısına uyarlayarak gayretinde istikamet bulabilir.
    • Kim hidayeti dilerse hidayete ulaşacak; kim hidayete ulaşmak istemezse Rahmân da ona hidayet etmeyecek.
    • İnancı olmayanın istikameti olmaz.
    • İnsan-ı asli Allah’ın aynasıdır.
    • Nurun olduğu yerde zulüm, dinin olduğu yerde kin, sevginin olduğu yerde nefret olmaz.
    • Ehl-i ihvan demek arif olan gerçeklere eren demektir.
    • Herkes tercihinden yönelişinden meyil ve rızasından sorumludur.
    • Nimete ulaşmak için mutlaka hizmete talip olmalıyız.
    • İhvan düşünmekle, keşfetmekle ve gayret ile kemâlat bulur.
    • “Rabbim” diyen için zaten zorluk yoktur.
    • Hedefi olmayanın istikameti de olmaz.
    • İslam, aslen teslim olmak ve selamet bulmaktır.
    NAMAZ VAKİTLERİ