04 Aralık 2021
29 Rebiü'l-Ahir 1443
MENÜ
SOHBETLER HAZRET-İ MUHAMMED'IN
(S.A.V) HAYATI
SEVGİLİ PEYGAMBERİM KUR'AN-I KERİM İLMİHAL İSLAM VE TOPLUM 40 HADİS HADİS-İ ŞERİFLER OSMANLICA SÖZLÜK RÜYA TABİRLERİ BEBEK İSİMLERİ ABDÜLKADİR BİLGİLİ
(SEBATİ) DİVANI
NİYAZİ MISRİ DİVANI HİKMETLİ SÖZLER KUR'AN-I KERİM ÖĞRENİYORUM KUR'AN-I KERİM (SESLİ ve YAZILI) SESLİ ARŞİV İLAHİLER
İSLAM ve TASAVVUF
TASAVVUFUN TARİFLERİ TASAVVUFUN DOĞUŞU TASAVVUFUN ANADOLU'YA GİRİŞİ HALVETİLİĞİN TARİHİ HALVETİLİĞİN TARİHİ GELİŞİMİ HALVETİLİĞİN TÜRK TOPLUMUNDAKİ YERİ HALVETİYYE SİLSİLESİ PİRLERİMİZİN HAYATLARI MEHMET ALİ İŞTİP (VAHDETİ) ABDÜLKADİR BİLGİLİ (SEBATİ) İBRAHİM GÜLMEZ(KANÂATÎ)
EHLİ - BEYT
EHL-İ BEYT KİMDİR? EHL-İ BEYTİ SEVMEK
RESÛLULLAH'I SEVMEKTİR
EHL-İ BEYT EMANETİ RESÛLULLAH'TIR EHL-İ BEYTİN HALİ NUH'UN GEMİSİ GİBİDİR EHL-İ BEYT OLMAK HEM NESEBİ HEMDE MEZHEBİDİR
ONİKİ İMAMLAR
HZ. İMAM ALİ K.A.V RA HZ. İMAM HASAN-I (MÜCTEBA) HZ. İMAM HÜSEYİN-İ (KERBELA) HZ. İMAM ZEYNEL ABİDİN HZ. İMAM MUHAMMED BAKIR HZ. İMAM CAFER-İ SADIK HZ. İMAM MUSA-İ KAZIM HZ. İMAM ALİYYUL RIZA HZ. İMAM MUHAMMED CEVAD (TAKİ) HZ. İMAM ALİ HADİ (NAKİ) HZ. İMAM HASAN’UL ASKERİ HZ. İMAM MUHAMMED MEHDİ






Rüyada Dağ Çiçeği Toplamak
Dağ Çiçeği Toplamak ile ilgili rüya tabirleri



A B C D E F G H İ J K L M N O P R S T U V W X Y Z




  • Rüyada dağ çiçeği toplamak tabiri

    Rüyada dağ çiçeği toplamak işyerinde kıskanç bir kişinin yol açacağı bir sorun yüzünden üzüntü duyulacağına, yapacağı atılımlar sayesinde çok büyük kazançlar elde edeceğine, kendisine yardın etmedikleri için en yakın arkadaşlarına bile küseceğine ve artık sadece kendisine uygun bir hayat yaşayacağına, hayatının ve düzenin bu nedenlerden ötürü adeta alt üst olacağına, kaybedilen bir şansın tekrar elde edileceğine, üzeceğine, aklındaki şeytanı yenmeyi başaramayarak ona uyacağına, tabir edilir.

    Ayrıca rüyada dağ çiçeği toplamak görmek evdeki birinin yolculuk yapacağına, hayırlı bir yoldan gidilmesi ile zor gibi görünen bir işin hızlı bir şekilde yapılacağına, hayırlı bir kişi ile bir birliktelik yaşanacağına, evde dinlenmek zorunda olacağına, uzun zaman önce ortaklık kurulmuş birinden çok büyük bir ihanet görerek çok yüklü miktarda maddi ve manevi zarar uğranacağına, eşi ile dargın olmanın üzüntüsü ile rüyayı gören kişinin kendisini başka işlere vereceğine ancak hiçbir şekilde verimli olamayacağına, yorumlanır.

    • verilen sözlerin teker teker yerine getirileceğine tabir edilir.
    • sıkıntılarının ve sorunlarının yakın zaman içinde sona ereceğine delalet eder.
    • heyecanını azaltan alamet eder.
    • ağız tadının yerine geleceğine yorulur.

    Dini olarak Rüyada dağ çiçeği toplamak tabiri

    Dini olarak rüyada dağ çiçeği toplamak hem rahat hem de huzurlu bir yaşam geçireceğine, en yüksek makamlara oturacağına, aile hayatında ters giden şeylerin düzeleceğine, elindeki malların bir hiç uğruna satılacağına, sorunların ve yaşanan sıkıntıların çok daha iyi bir şekilde sona erdirileceğine, hayır duaları aldığı için çok zor işlerin altından rahatlıkla kalkacağına, sevdikleri ile çok güzel bir hayat yaşayacağına, İslami olarak da allah katında sevilen ve sevapları çok olan bir kul olunacağına, alım gücüne, çok hayırlı şeylere imza atacağına, delalet eder.

    Psikolojik olarak Rüyada dağ çiçeği toplamak yorumu

    Psikolojik olarak rüyada dağ çiçeği toplamak uzun zamandan beri yapılmak istenen bir çalışmanın gerçekleştirileceğine, gerçek mutluluğu tadacağına, kötü ve hasta günler geçireceğine, yakın bir kişi ile girilen yolda büyük bir borcun altına girileceğine, sıkıntısı olanın ferahlığa çıkacağına, ortaklık yaptığı kişilerden çok büyük fayda sağlayacağına, hasta kişilerin eskisi gibi sıhhatlerinin iyi olacağına, sevilen kişileri mutlu edecek bir haber alınacağına, işaret eder.

  • Rüyada Dağ görmek:


    Dağ görmek yöneticilik, mülk ve önder, zafer bulma ve rahata erme ile tabir edilir Dağın üzerinde bulunmak kadri yüce birine yakın olmaya, Dağı çıkarak tepesine ulaşmak yüksek bir idarecinin himayesine yahut büyük bir memuriyete, Dağdan inmek makam ve rüütbe kaybetmeye, Dağdan düşmek halk içinde değer yitirmeye ve dince eksikliğe, düşerek bir yerini incitmek yahut kırmak meydana gelecek zarara, Dağın yerinden kopması bir devletin yahut zihniyetin çökmesine ve halkının dağılmasına, Dağın titremesi milletin uyanmasına, titremeyle birlikte çatlaklar oluşması yönetim zaafiyetine, Dağın yanması devlet başkanını vefatına, Dağda görülen yeşil ağaçlar ve her türlü güzellik yönetimdekilerin iyi niyetli gayretlerine yahut kişiye devletten ulaşacak ihsan ve ilgiye, Dağı çıplak ve sadece toprak olarak görmek yöneticilerin topluma faydası olmadığına, Dağın diken ve çalılarla kaplı olduğunu görmek ısırıcı ve kopluma ancak zararı dokunan yönetime, Dağda vahşi hayvanları görmek, devlet kademesinde zararlı iş gören yahut kamu malına zarar veren yöneticilere, Dağda gezinmek, bulunduğu ülkenin güzellik ve nimetlerinden istifade etmeye yahut yönetim ve devlet hakkında bilgi sahibi olmaya, Dağın fare vs. doğurması umulan şeylerin boşü çokmüsonü, Dağın oğlan doğurması o ülke için hayırlı ve dirayetli bir yöneticinin geleceğine, Kız doğurması, ülkenin bolluk ve bereket görmesine, Dağa kar yahut yağmur yağması devlet ve millet için hayra; taş, çamur vs. yağması devlet ve milletin karşı karşıya kalacağı musibetlere, Dağda bRüyada dağ görmek kötü şans ve monoton bir iş hayatını simgeler. Rüyada dağ genelde hayra yorulur. Bir dağa tırmandığını gören kimse, çok büyük emek vererek, kendi gücüyle hedeflediği şeylere ulaşacak demektir. Dağdan yuvarlanmak veya düşmek kendi gayretiyle çıktığı mertebeden yine kendi hataları yüzünden ayrılmak anlamındadır. Dağları seyretmek, üstesinden gelmesi zor olan bazı işleri çözdüğünüz için ödüllendirileceğiniz anlamına gelir. Dağ görmek veya dağa tırmanmak, yükselip çok büyük başarılara imza atacağınızın işaretidir. İtibar ve para sahibi olacak, herkesin takdirini kazanacaksınız.Önemli, üstün kimse, büyük iş, eşsiz, ideal olarak yorumlanır. Kişi doruğa çıkarsa başarısı fevkalade olacaktır.Dag rüyada zorlukla tabir edilir. Rüyasinda büyük bir daga tirmandigini görmek, eger zirveye ulasmis ise, hayatinda bütün zorluklari yenecegine isarettir. Daga tirmanirken, birçok zorluklara ugradigini, bazi yerlerde ayagi kayarak bir iki metre asagi düstügünü veya tamamen dagdan yuvarlanmak tehlikesinde kaldigini görmek, hayatinda birçok zorluklara rastlayacagindan, zorlukla geçimini temin edecegine isarettir. Dagin orta yerinde daha fazla tirmanamayacagini hissederek geri dönmek istemesi, gerek ticaretinde, gerekse memuriyetinde veya esnaf ise bir isinde basarili olamadigi için durmadan meslek degistirdigine isa-rettir. Rüyada bir dagdan asagiya yuvarlanmak, beklemedigi bir sürpriz ile karsilasip kötü bir durumda kalacagina delalet eder. Danyal Aleyhisselama göre; bir dagin üzerinde olup bunu kendi mali zannettigini gören, büyük bir kimseye siginir. Bir rivayete göre adil bir baskanin emrine girer. Bir daga çikarak tepesine ulastigini gören, bir devlet büyügünden fayda görür. Bir dagin yerinden koptugunu veya parça ,parça oldugunu görmek, büyük bir devletin yikilisina ve halkinin dagilmasina delalet eder. Bir dagda kendisi için yatip kalkacak yer hazirladigini gören, büyük bir dev-let makaminda is bulur. Bir dagdan indigini gören, isinden olur, itibari sarsilir. Bir rivayete göre yüksek daglardan inmek, yap-mak istedigi bir isten vazgeçmektir. Cabir'ül-Magribi'ye göre; bir daga veya yüksek bir yere çik-tigini görmek, muradinin olmasina ve istegini elde etmesine delalet eder. Bir dagdan düstügünü görmek, din ve dünyasinda noksanliga delildir. Bir dagin yesillendigini ve güzellestigini görmek, o yeri yöne-tenlerin mülkü iyi idare ettiklerini gösterir. Dagda yirtici bir hay-van görmek, dinsiz ve vicdansiz bir devlet adami ile tabir olunur. Dagin yalniz topraktan ibaret oldugunu görmek faydasiz, cimri bir devlet baskaninin bulunduguna isarettir. Dagin dikenler ve çalilar ile kaplandigini görmek, halki yaptiklari ile rahatsiz eden bir devlet baskanina delalet eder. Cudi dagina çiktigini gören, hayir ve fayda görür. Arafat daginda bulundugunu gören, tövbe eder ve tövbesi kabul olunur. Cebel-i Lübnan'a çiktigini gören, ilim adamlari ile bulusur ve onlardan fayda görür. Karanlik ve korkunç görünüslü bir dagda bulundugunu gören ölür veya bir musibete ugrar. Dagda güzel bir manzara görmek, büyük bir kimseden bir hayir ve menfaat görecegine isa-rettir. Bir daga çiktigini ve orada gördügü bir magaraya girdigini görmek, bazi kisilerin sirlarina ortak olacagina delildir. Oradan bir sey alip çiktigini gören, o sirri ögrendiginden dolayi menfaat görür. Bir dagi uzaktan gören, önemli bir konuyu düsünür ve yapmaya karar verir. Dagda merdiven gibi yapilmis bir yoldan çiktigini gören, muradina erer. Cafer'i Sadik (RA)'a göre; dag görmek bir devlet baskani, devlet büyügü ve rahata ulasmakla tabir olunur. Kirmani'ye göre; bir dagin kendisine ait oldugunu gören, iyi kalpli ve itibari büyük bir kimseye arkadas olur. Dagin etrafinda dolastigini gören, büyük bir kimseyle tanisir ve fayda görür. Bir daga dayandigini gören, büyük bir kimseye siginir. Dagin üzerin-de kendisine saglam bir yer hazirlayan, devlet büyügü tarafindan büyük bir memuriyete geçirilir. Zengin ise daha çok zenginlesir. Fakir ise zengin olur, korkusu varsa kalmaz, bir dagi yiktigini gö-ren, ömrünü ziyan eder. Kendisini dagdan asagiya atip kendisine bir zarar gelmedigini gören, eline geçecek bir büyük is veya memuriyet dolayisiyla sözü geçer olur. Dagdan düstügünü ve hemen ayaga kalktigini görenin isi tamamlanmaz. Bir dagda silahli olarak bulundugunu veya bir baska arkadasi ile birlikte bulundugunu görmek, hayir ve büyümege delalet eder. Bir daga çikmak istedigini gören, kati kalpli bir kimseye giderek ondan bir isi hakkinda yardim ister. Bu rüyada pek hayir yoktur. Daga ne kadar kolaylikla çikarsa, maksadina da o kadar kolaylikla ulasir. Daga çikarken hiç ayagi kaymadigini ve çok rahat tirmandigini görmek, acele bir hayra ulasacagina delalet eder. Zorlukla daga çikmaya basladigini ve tepesine ulastigini görenin, ömrü dolmus ve eceli yaklasmistir. Abdulgani Nablusi'ye göre: rüyada büyük bir dag görmek, yüksek bir mevkie, tedbire, oyu isabetli kimseye, hatirli bir büyüge, babaya, büyük bir tüccara, dagin tepesi yuvarlak ve yassi ise, zengin fakat kati yürekli bir kadina, keder ve sikintiya, zahmetli yolculuga, hayal ve düsünceye tabir olunur. Rüyada bir daga çikip orda oturan, suyundan içen, halk için çalisan bir devlet baskani tarafindan büyük bir bidelalet getirilir, yahut bir ticarete atilarak para kazanir. Salimi'ye göre ; dag görmek büyük bir kismete delalet eder. Rüyasinda bir daga tirmandigini görmek, karli bir is için bir uzak yolculuga çikacagina, dagdan indigini görmek, karli bir ticaretten eline büyük miktarda para geçecegine, bir dag eteginde oturup dinlendigini görmek, kendisine teklif edilen karli bir ise girip girmeyecegine karar vermek için düsündügüne, bir dagin eteginde bir dag evinde bulundugunu görmek, bir is için çagrildigi bir yere gidecegine, dagda çiçek topladigini ve bir demet yaptigini görmek, eline geçen parayi hayir islerinde harcayacagina delalet eder. Dagda çimenlerin üzerinde ibadet ettigini görmek Cenabi hak (C.C.) Hazretlerinin rizasini aldigina, dag eteginde sudan abdest alip namaz kildigini görmek, günahlarindan kurtulduguna, üzerinde yesillik olmayan çiplak bir daga tirmandigini görmek, tesebbüs ettigi isten hayir gelmeyecegine delalet eder. Dagin küçülerek yok oldugunu görmek bekledigi seylerin elde edilemeyecegine , dagin oldugundan daha fazla büyüdügünü görmek, bir devlet dairesinden bekledigi bir haberi alacagina, dagin üzeri çiçekle dolu oldugunu görmek, her durumda hayir ve menfaate isarettir.
    Bir baska rivayete görede: Rüyada dag görmek, sani yüce, dehsetli ve söhretli, emrini yerine getiren iktidarli ve sebatli bir amire yahut siyaset sahibine, bir çocuk ve tüccara isarettir. Dag yayilip açildigi degirmilestigi zaman, çetin ve kalbi kati bir kadindir. Üzerinde nebatat ve su olmayan bir dag inançsiz ve azgin bir amirdir. Çünkü o dag Allah'i tesbih etmeyen ve insanlann faydalanmadigi ölü gibidir. Dagin üzerine çikip ondan su içtigini gören kimse, velayete ehilse heybetli ve kalbi kati ve menfaatli bir amir tarafindan bir vilayete vali tayin edilir ve içtigi su, gördügü nebatat miktarinca mala sahip ve istegine nail, isi yüksek vali olur ve orada bulunan zalim kimseler onun emrine itaat ve inkiyad ederler. Dag üzerinde "Elhamdülillah" diyerek Allah'a hamd ettigini gören kimse J adil bir devlet baskani olur. Dag üzerinde azginlik, isyan ve haddi tecavüa ettigini gören zalim olur. Dagin üzerinde secde ettigini veya ezan okuduguj nü görse, bir vilayete vali olur ve düsmanlarina galip gelir. Dagdan indigin^ gören kimsenin mülkü elinden gider. Vali ise isinden alinir. Tüccarsa zara eder. Nebatat olmayan bir daga çiktigini gören, inançsiz baskanin hizmetine girerek is görür, bunda da kendisine kaygi ve endise gelir. Dag içinde olan yol ve yokus azaptir. Bundan dolayi yokus bir yoldan indigini gören kimse azabindan kurtulur. Yokusu çiktigini görse, zahmet ve mesakkatla beraber, degeri yüksek olur. Dagin etraf inda olan büyük taslarla agaçlar devlet baskaninin, yaveri ve düsmanidirlar. Bundan dolayi bir kimse dagin etrafinda taslar görse baskanliga isarettir. Dagdan düstügünü görenin hata ve günahi meydana gelerek kendisine zarar verir. Dagdan düserek ayaginin kinidigini gören kimse baskanin nazarinda düser ve malina zarar gelir. Dagin yandigini veya düstügünü görmek, sanli, yüksek ve makam sahibi birisinin vefatina veya devlet baskaninin o kimseye galip gelip kahretmesine isarettir. Çünkü ates, devlet baskanidir. Bir dagin sallandigim, fakat yine durdugunu görmek, o yerin devlet baskan7ina bir musibet ve siddet isabet edecegine isarettir. Çikmakta oldugu dagin yarisma geldiginde yukan çikmasi ve asagi inmesi mümkün olmayan kimse, ömrünün yansinda vefat eder. Ömrü ise kirk senedir. Daga çikip üzerinde oturan kimsenin çirkin bir çocugu olur. Daga çikmak yükseklik, asagi inmek zillettir. Yukan çikmak valilige isaret ettiginde, asagi inmek de görevden alinmaya isarettir. Daga yaslandigini gören, kuvvetli bir devlet baskanina dagin gölgesinde oturdugunu gören, bir devlet baskaninin himayesine siginarak rahatça yasar. Dagi yüklenip ondan agirlik ve güçlük hissettigini gören kimse, büyük bir adamin veya tüccarin islerini üzerine alir, fakat bundan zahmet çeker, dag kendisine hafif gelirse o isleri de güçlük çekmeden idare eder. Gökten, sehir üzerine bir dagin indigini görmek, o sehire bir valinin gelecegine isarettir. Bir sehirden bir dagin göge dogru çiktigini görmek, o sehrin vahsinin alinmasina isarettir. Dagin tepesinden bir sey ittigini gören kimse, birisinin hakkinda bir söz söyler. Eger dagin tepesinde iken üzerinde bir elbise oldugunu veya güzel bir halde bulundugunu görse, onun gücü ve otoritesi, dagin tepesinden attigi seyin kiymeti miktannca kuvvetli olur. Çikmayi arzu ettigi bir dagin tepesine çiktigini gören kimse, dagin üzerine çikip orada oturuncaya degin gördügü seylerin kolaylik ve zorlugu nisbetinde arzu ve isteklerine kavusur. Bir tepeden yahut bir köskten ya da bir dagdan indirildigim gören kimsenin arzu ettigi seyi meydana gelmez. Dagi uzak bir yerden gören yolculuk yapar yahut ona üzüntü ve keder gelir. Bazilari da, dag, söz vermekle tabir edilir, demislerdir. tbni Sirin (R.A.) demistir ki bir kimse kendisinl bir daG üzerinde görse, anne babasina asi olur ve eceli yaklasmistir. Dag üzerinde otunnasi onun ölümüdür. Dag eteginde olmasi hayat ve yasayisinin müddetidir. Bir kimse daga çiktigini görse devlet ve yükseklige isarettir dediler. Daglarin canlandigini sonradan eski hallerine döndüklerim görmek, o sehir halkina gelecek siddetli bir korkudur. Ancak Cenabi Hakk o korkuyu sonradan onlardan kaldirir. Dag üzerinde agaç gören kimse makarna, yükseklige, halk arasinda güzel isimle anilmaya ve söhrete isarettir. Bir kimse birtakim liderlerin bir dagin kule veya tepesinde toplandiklarim görse, o sehir halkinin veya bir mahallenin baskaninin ölmesine isaret eder, yahut Allah'tan istenmeyen bir seyi talep ettiklerinden dolayi mezkur muhtarlar gam ve kedere düserler. Rüyada görülen daglar ve yüksek tepeler, siddetli üzüntüye, baginp feryad etmeye, istirap ve issizlige de isarettir. Bir magaraya girdigini gören, yakinda, emniyet, istikrar ve vakara erisir ve ancak Allah'a tevekkül eder. Bazen, dag, gemilerin demirleyip bekledikleri limana, Bazen de, efendi ve anne gibi, insanin kendisine sigimp himayesine girdigi kimseye isarettir. Dagda bulunan su, agaç ve meyve ile dagin yüksekligi ve faydasizligi insanin hayir ve serrine isarettir. Dag, vaad'e isarettir. Rüyada dag ve dagin yürümesi siddet ve korkuya Bazen de yolcu için denizde bogulmaya isarettir. Dagin yükselip gökte bir bulut gibi oldugunu görmek, azabi mucip olan bir seyin meydana çikmasina isarettir. Bir daga gelip orada tatli su, meyve veya insanlarin yiyeceklerinden bir seyler buldugunu gören hayirli bir hanima siginir, yahut kendisini cehaletten kurtaracak bir ilim ögrenir. Ya da geçimini temin edebilecegi bir meslegi ögrenir veya bir rütbeye isarettir. Yahut faydali bir yolculuk yapar, yahut devlet baskaninin hizmetine girer, veya neticesi hayir olan bir seyle vaad olunur. Daga düzgün bir yoldan geldigim gören, maksad ve arzusuna mesru yoldan vasil olur. Tabirde, kendisine gelinen dagi da muteber tutmak lazimdir. Söyle ki Kendisine gelinen dag, Arafat, Kat, Cudi, Lübnan, Uhud, Kasyan, Tur, Mukattem v.s. gibi serefli daglar olursa, o kimse alimler ve sulahadan bulunan kimselerin hizmetinde bulunur. Bazen de o kimse bu daglarin bulunduklari yerlere yolculuk yapar ve maksadina kavusur. Dagin yerle bir oldugunu gören kimse ölür. Bazen de rüyayi gören ibadet , ve taata isarettir. Daglar, melikler, amirlerde, salihlere ve alimlere isarettir. Bazen de dag, din ve dünya sahibine isarettir. Bir dagda kuyu kazdigini yahut taslari bir dagdan diger bir daga naklettigini gören kimse, kalbi kati birisiyle tartisir ve bunda güçlük çeker. Bir kimse rüyada gögsünde iki dag bulundugunu görse halka iki sene valilik Dag çocuk dogurmaga ve kisiye üzüntü ve aa verecek söze de isarettir. Dagin kendisiyle beraber yürüdügünü görmek, bir savasin çikmasiyla bir devletin diger bir devletin üzerine yürümesi yahut umum insanlann yok olmasina sebep olacak bir fitne ve siddetin çikmasiyla, alimler arasinda ihtilaf ve istirabin çikmasina isarettir. Bazen de o yerde adalet meydana gelir. Bir kimse gemiden daga indigini görse, Nuh Aleyhisselamin oglunun hikayesine binaen o kimsenin yok olmasi yahut bütün insanlara muhalif hareket etmesine, nefsinin isteklerim yerine getirmede yalniz kalmasina isarettir. Bazen degdan vahsi hayvanlar, fareler ve pisliklerin yanina düstügünü gören, isyana, günaha, fitne ve kötülüge düser. Bazen de bu rüya, günahlari terk etmeye ve bidaüardan temizlenmeye isarettir. Dagin göge yükselerek insanlann baslari üzerinde oldugunu görmek, insanlari kaplayacak bir korku ve siddete isarettir. Çünkü, Allah tarafindan korkutmak ve günahkarlari tehdit için Tur dagi Beni israil'in basma gölge gibi kaldirilmisti. Dagin yürümesi, bazi kere de veba hastaligina isarettir. Dagi devirdigim gören kimse dagin büyüklügü nisbetinde bir adami helak eder. Bazilari da, ömrü biter demistir. Daga çikmayi murad ettigini gören kimse, kalbi kab ve düsüncesiz birisine yaltaklik etmeyi arzu eder. Dagin yere battigini görmek, o yerin devlet baskani veya büyüklerinden birinin ölmesine isarettir. Rüyasında dağ gören genel olarak önemli, üstün kimse, büyük iş, eşsiz, ideal olarak yorumlanır. Bir dağa tırmandığını gören kimse, kendi gücü ve gayretiyle amacına ulaşacaktır.


  • BENZER KONULARDA RÜYA TABİRLERİ


  • Rüyada açelya çiçeği görmek
  • Rüyada açelya çiçeği görmek
  • Rüyada ağaç çiçeği görmek
  • Rüyada ağaç çiçeği toplamak görmek
  • Rüyada ağaçlı dağ görmek
  • Rüyada ağaçsız dağ görmek
  • Rüyada akasya çiçeği görmek
  • Rüyada akasya çiçeği koklamak
  • Rüyada akasya çiçeği yemek
  • Rüyada akşam sefası çiçeği görmek
  • Rüyada alic çiçeği görmek
  • Rüyada altın dağ görmek
  • Rüyada altından dağ görmek
  • Rüyada antoryum çiçeği görmek
  • Rüyada arabayla dağ yolunda gitmek görmek
  • Rüyada arap saçı çiçeği görmek
  • Rüyada armut ağacı çiçeği görmek
  • Rüyada armut çiçeği görmek
  • Rüyada arpa çiçeği görmek
  • Rüyada aşk çiçeği görmek
  • Rüyada aşk merdiveni çiçeği görmek
  • Rüyada aslanağzı çiçeği görmek
  • Rüyada atatürk çiçeği görmek
  • Rüyada ayva çiçeği görmek
  • Rüyada badem ağacı çiçeği görmek
  • Rüyada badem çiçeği görmek
  • Rüyada bahar çiçeği görmek
  • Rüyada bahçe çiçeği görmek
  • Rüyada bakla çiçeği görmek
  • Rüyada bal kabağı çiçeği görmek
  • Rüyada barış çiçeği görmek
  • Rüyada başı dumanlı dağ görmek
  • Rüyada başkasının su çiçeği çıkardığını görmek
  • Rüyada bebeğin su çiçeği çıkardığını görmek
  • Rüyada benjamin çiçeği görmek
  • Rüyada beyaz ağaç çiçeği görmek
  • Rüyada beyaz akasya çiçeği görmek
  • Rüyada beyaz antoryum çiçeği görmek
  • Rüyada beyaz dağ görmek
  • Rüyada beyaz gelin çiçeği görmek
  • Rüyada beyaz kır çiçeği görmek
  • Rüyada beyaz kiraz çiçeği görmek
  • Rüyada beyaz nilüfer çiçeği görmek
  • Rüyada beyaz papatya çiçeği görmek
  • Rüyada beyaz petunya çiçeği görmek
  • Rüyada beyaz saksı çiçeği görmek
  • Rüyada beyaz salkım çiçeği görmek
  • Rüyada beyaz sardunya çiçeği görmek
  • Rüyada beyaz yasemin çiçeği görmek
  • Rüyada biber çiçeği görmek


  • ESERLERİMİZ

    
    SON EKLENENLER
    GÜNÜN AYETİ
    "Oysaki sizi de yaptığınız şeyleri de Allah yaratmıştır."
    (SÂFFÂT - 96)
    ÖZLÜ SÖZLER
    • Ezeli ervahta nur-u Muhammedi ile beraber olmaya halvetilik denir.
    • Adem "ben hata yaptım beni bağışla " dedi, İblis ise" beni sen azdırdın" dedi ya sen!... sen ne diyorsun?
    • Edep, söz dinlemek ve gönle sahip olmaktır.
    • Güzelliğin zekatı iffet ve edeptir. (Hz. Ali)
    • Zeynel Abidin oğlu Muhammed Bakır'a "Ey oğul, fasıklarla cimrilerle yalancılarla sıla-i rahimi terk edenlerle arkadaşlık etme." diye buyurmuştur.
    • Kemalatın bir ölçüsü de halden şikayet etmemektir.
    • En güzel keramet gönlü masivadan arındırmaktır.
    • Alem-i Berzah insanın kendisidir.
    • Zahir ve batının karşılığı aşk-ı sübhandır.
    • Mutaşabih ayetler ledünidir.
    • Ölüm ve cehennem korkusu Hak'ka dost olmayanlar içindir.
    • Şartlanmalardan ve önyargılardan arınmadan kimse masum olamaz.
    • Uzlaşmak için bahane arayan düşman zıtlaşmak için bahane arayan dosttan daha iyidir.
    • Baki hakikatler fani merkezli inşa edilemez.
    • Her zorluğun çözümü sevgidir.
    • Allah var gayrı yok sevgi var dert yok.
    • Allah de ötesini bırak.
    • Sorunları erteleyen ve örten değil çözüm üretip sorunları çözen olmalıyız.
    • Kişinin irfanı kemalatı nispetinde şeytanı da nefsinin şiddetinde olur.
    • Kötü huylardan kurtulmanın en keskin yolu ilahi aşka yanmaktır.
    • Mücevherden sarraf olan anlar, başkası bilemez. Ne fark eder kör için elmas da bir, cam da bir. Eğer sana bakan kör ise sakın sen kendini cam sanma.(Mevlana)
    • Kendini oldum ve doğru zannedenler kendileri gibi düşünmeyenlerden rahatsız olurlar.
    • Eflatun'a dediler ki "Ne kadar çok çalışıyorsun". O da dedi ki "hayır ben sevdiğim işi yapıyorum"
    • Allah kuluna sevdirdiği her işi kuluna kolaylaştırır.
    • Kurtuluş hidayete tabi olanlar içindir. Selam olsun hidayete tabi olanlara.
    • Tevhid-i Ef-al meratibi ihvanın kendi gerçeğine seyir haritasıdır.
    • Kişi ilk önce kendisinin arifi olacak ki Rabbinin arifi olabilsin.
    • İnanmak başka şey, teslim ve tabii olmak başka şeydir.
    • Kalıcı dostluklar edinin.
    • İhvan gibi yaşa, gerisine karışma.
    • Mutlu insan başkalarının mutluluğu için yaşayandır.
    • İslam dini istişare esaslıdır.
    • Allah için affet, Allah için paylaş.
    • İhvanlığını işine göre değil, işini ihvanlığına göre ayarlayacaksın.
    • Kul, iradesini Allah’a teslim edendir.
    • Hakk'ı hatırladığımız unuttuğumuzdan fazla olsun.
    • "Olacağım" diyene engel yok, "olmayacağım" diyene bahane çok.
    • Ben merkezli değil, biz merkezli olun.
    • Dervişçe yaşamak, tevhitçe yaşamaktır.
    • Yaptığınızı azimle yapın, hırs ile yapmayın.
    • Kullukta devamlılık esastır.
    • Önce emin insan olmalıyız.
    • Derviş, halinden belli olmalıdır.
    • Beşeriyet kemalâtın hammaddesidir.
    • Mükemmeliyet istikamette daim olmaktır.
    • İnsanın cismi arza, ruhaniyeti semaya mensuptur.
    • Yaradılış farziyetimiz hakkı bilmektir.
    • Hakk'ı tanımanın ön şartı Resulûllah’ı tanımaktır.
    • İnsanın sırrında Allah’ın sonsuzluğu vardır.
    • Kulluğa bahane yok değer üreteceksiniz.
    • Şikayet, Mevla’ya hürmetsizliktir.
    • Kulluk adına yapmadıklarımıza hiçbir bahane geçerli olmayacak.
    • Bu âleme kavga için gelmedik.
    • Telkin öncelikle bizim nefsimize olmalıdır.
    • İnsan, Allah’ın sırrı Allah da insanın sırrıdır.
    • Varlığımızın sebebi zuhuru, Cenab-ı Resulûllah’tır.
    • Kullukta teslimiyet “Rağmen” olmalıdır.
    • Kazası olmayan tek şey hayatımızdır.
    • Sevgi dışındaki bütün hallerde zorluk vardır.
    • Nefsinde mevsimi hazan olanın, gönül mevsimi bahar, Ahireti bayram olur.
    • Hayat yaşamak, yaşamaksa sevmektir.
    • En güzel keramet istikamet üzere olmaktır.
    • Kişinin Rabbini tanıması için kendini tanıması lazım.
    • Hakk’ı ancak Mirat-ı Muhammet’ten görebiliriz.
    • İnsanı Hakk’ta sonsuzlaştıran ve yaşatan, sevgidir.
    • Sevgi bütün yaratılanların varoluş mayasıdır.
    • Sevgisiz olan her mekân ve mahâl mundardır.
    • Sevgi Allah için yanmak ve olmaktır.
    • Allah’ın ve Resulullah’ın sevgisi ile yanmayan gönül hamdır, ahlâttır.
    • Hakikat ehlinin sermayesi aşk-ı sübhandır.
    • Talepte kararlılık, kararlılıkta da sabır esastır.
    • Sabır, sadrın genişliği kadardır. Sadır genişliği ise; kabulümüz, sevgimiz kadardır.
    • Kamil insan demek;Bütün duygularda,düşüncede ruhta olgunlaşmış insan demektir.,
    • Dervişân, Mürşidinin eşiğinde sadık olduğu sürece, farkında olsa da olmasa da tekamül halindedir.
    • Kim ki Allah’ı ciddiye almaz ise; Allah o kimseyi ciddiye almaz.
    • Hakkı görmeyen gözler amadır.
    • Gayret olmadan kişinin ulaşacağı hiçbir âliyet olamaz.
    • Kendi gerçeğimize yol bulmak için arz üzerinde var olan bütün mevcudiyetten istifade edeceğiz.
    • Bu fırsat âleminin bir tekrarı daha yoktur.
    • Hiçbir oluşum kendi halinde, kendi başına müstakil değildir.
    • İhvan isek bir iddianın sahibiyiz demektir.
    • İhvanın kemâlâtı, olgunluğu, karşılaşmış olduğu olumsuz tecellilere verdiği tepkilerle ölçülür.
    • Kişi muhatabı ve müdahili olmadığı hiçbir meselenin şahidi olamaz.
    • Herkes kazanımlarını kayıplarını tespit etsin ki şuurlu bir hayat yaşayabilsin.
    • Birebir uyarılar insanı daha çok uyandırır.
    • Bütün canlılara dostça yakın olmalıyız.
    • Tekâmül için her anı yeniden yaşamak , her anın yeniden talibi olmak zorundayız.
    • Gayret etmeyen kişiden Kâmil insan olmaz.
    • Ehl-i talip bu Kâinatın özelidir, özetidir.
    • Kul, hizmeti kadardır. Kul, sevgisi kadardır, Kul hoş görebildiği kadardır. Kul feragat edebildiği kadardır. Kul paylaşabildiği kadardır.
    • Ehl-i ihvan’ın sevgisi Rabbi’nin sevgisi, meşguliyeti Rabbi’nin meşguliyeti olmalıdır.
    • Her an Rabbi ile meşgul olanın, muhatabı Rabbi olur.
    • Güzel bakmalı, güzel konuşmalı, güzel dinlemeliyiz.
    • Hayırları geciktirdiğimiz zaman şerre dönüşür. Şerleri geciktirdiğimiz zaman hayra dönüşür.
    • İhvanın irşad olmasının ön şartı teslimiyattır.
    • İlmen yâkinlik; bilmek ve kabul etmektir.
    • İhvan telkin edileni yaşadıktan sonra Hakkel yâkina ulaşır.
    • Kul, Rabbini ne kadar ciddiye alırsa, Rabbi’de onu o kadar ciddiye alır.
    • Rahman’ın sevgilisi olmak gönlü cenab-ı Resulullah’a yönetmek ve tabi olmakla orantılıdır.
    • İhvan, kendi özünde kâmil duruşa ulaşırsa, onda bir değil de nice esmanın açılımı, nice sıfatın inkişaf ve izhariyeti yaşanacaktır.
    • Dünkü gibi konuşan, dünkü gibi anlayan, dünkü gibi yaşayanın anı ve akibeti hüsrandır.
    • Ehli gönül olan, ,Resulullah’a ve Ehli Beyt’egönül veren Ehl-i İhvan’ın seyr-i sülüğü nefis merkezli akıl ile değil gönül merkezli akıl iledir.
    • İhvan, hayırda ve şerde damlayı derya mesafesinde görecek kadar Rabbini önemseyen olmalıdır.
    • Hakka vuslat, ancak aşk- sübhân ile olur.
    • Aşığın, sevgisinin sancısıyla uykularının kaçması lazım ki, orada aşktan söz edilebilsin.
    • Hayatla zıtlaşan değil hayatla uzlaşan olmalıyız.
    • Eğer kişi yarışacaksa hayırda yarışsın selâmda, yarışsın, paylaşmada hoş görüde affetmede yarışsın.
    • Kişi tercihinin neticesini yaşar.
    • İnsan, sevebildiği kadar, değer üretebildiği kadar insandır.
    • İhvan, arif olmalı ve gönlünü bütün olumsuzluklardan arındırmalıdır.
    • Herkes yaptıklarının neticesini yaşayacak.
    • Biz kulluğumuzu her gün yeniden yenilemeliyiz.
    • Üstünlük ancak takva ile sevgi iledir.
    • Allah hiçbir zaman abes ile iştigal etmez.
    • Her işte bizim için hikmet ve hayır vardır.
    • Ehl-i ihvan hiçbir zaman olumsuzluk adına hesap yapmamalıdır.
    • Herkesin şeytanı, Cebrail’i, Mikail’i, İsrafil’i ve Azrail’i kendisiyle beraberdir.
    • Ehl-i ihvan demek arif olan, Hakk'a eren demektir.
    • Sevginin tezahürü ibadettir.
    • Eğer inanıyor, iman ediyor, seviyorsanız, yap denileni yapacak ve aksatmayacaksınız.
    • Sevenin ne gecesi ne gündüzü ne yorgunluğu ne bahanesi ne de mazereti olur.
    • Karşılaştığımız zorlukların tamamı tekâmül için ikrarımızı ispat içindir.
    • Bu âlem teşbih, tespit, tenzih, takdis ve şahadet âlemidir.
    • İnsanın Hak katında kadri, kıymeti sevgisi kadardır.
    • İnsan, yaşadığı zorluklar aşabildiği engeller kadar insandır.
    • Hiç zorluk, acı çekmeden, uğraş ve çaba sarf etmeden kimsenin başarıya ulaştığı görülmemiştir.
    • Hepimiz Allah’ın Resulûllah’ın ve Ehlibeyt’in aşkından muhabbetinden istifade edip Hakk’ta bakileşebilecek yetilere sahibiz.
    • İnsan, asliyeti kendisine unutturulmuş varlıktır.
    • Müsemmâ ehli olan için, isimler değişşe de asliyet değişmez.
    • Hiçbir güzelliği kendimize mal etmeden, bütün güzellikleri Rabbimizden bilmeliyiz.
    • Herkesin imtihanı iddiası kadar olur. Yani iddiası büyük olanın, imtihanı da büyük olur.
    • Kâinat, insan için, insana hizmet için halk edilmiştir.
    • Hayatın tamamı, kulluğun ve dostluğun talimidir.
    • Kişi bilgisinde değil yaşantısında kâmil insan olur.
    • Bizim yaşadıklarımız; tercihlerimizin, taleplerimizin ve dualarımızın neticesidir.
    • Mezheplerin farklı olması, dünya iklimlerinin, ırkların ve kültürlerin farklı olmasındandır.
    • İrfan mekteplerinin temelde aynı, detaylarda farklı farklı olması insanların, meşreplerinin farklı farklı olmasındandır.
    • Kimi takva ile kimi zikrullah ile, kimi hizmet ile, kimi de ibadet ile Hak rızasına ulaşmak ve kâmil insan olmak arzusundadır.
    • Din adına zıtlaşmalar, taraflaşmalar ve tefrikalar çıkarmak Rahman’ın ve Kuran’ın reddettiği duruşlardır.
    • Elin eksiğiyle uğraşan, kendi eksiğini hiçbir zaman göremez.
    • Biz bu âleme eksik tespit zabıtalığına gönderilmedik.
    • Âşık; mâşûkunu hususiyetle geceleyin, en çok yalnızlık halindeyken düşünür.
    • Geceleri ve seher vakti çok özeldir.
    • Dostluğun ilk şartı sevmektir. Fakat çıkarsız beklentisiz sevmektir.
    • Dost olmak, dostun her türlü yüküne katlanmaktır.
    • Bizim için yaşamak bir gündür, o da bugündür.
    • Kulluk adına yapmamız gereken ne varsa sabırla ve ihlâsla yapmalıyız.
    • Hak katında gıdalanmanın birinci esası, âdab-ı Muhammediye ve hakıkati Mahmudiye ile kıyam durmaktır.
    • Biz eyvallah tacını, ‘sensin’ tacını başımızdan, hiçlik hırkasını da eğnimizden hiçbir zaman çıkartmayacağız.
    • Bir damlanın hiçliğe ulaşması, onun deryaya düşmesiyle olur.
    • Bize ulaşan her tecellinin, Mevlâ'dan olduğunun bilincinde olalım ve rıza gösterelim.
    • Sakın tecellilerden kahreden, kederlenen olmayalım.
    • Tecellilerden şikayetçi olmak, kulun Rabbine olan saygısızlığıdır.
    • İhvan, hangi tecelli içinde olursa olsun, mutlaka güzel düşünmeli ve güzel değerlendirmelidir.
    • Edep ve âdap dışında nefes almayalım.
    • Biz, Cenâb-ı Resûlullah’ın vitrini olmalıyız.
    • Bütün nimetler ve âliyetler, gayret ve hizmet iledir.
    • Biz hangi hali yaşıyorsak bizim için hayırdır ve hikmetlidir.
    • Hikmete tabi olanlar hikmet ehli olurlar.
    • "Senin için Ya Rabbi" zevkiyle hayatı yaşayalım.
    • Huzur, ancak tevhid ile aşk ile sevgi ile Allah’a ve Resûlun’e yönelmek iledir.
    • Güzel ahlâk ve sevgi insanlığın omurgasıdır.
    • Her gününü son gün, her namazını son namaz, her muhabbetini son muhabbet gibi kabul eden kişinin yaşantısı Ehl-i ihvanca olur.
    • Büyük laf etmemeye çalışalım.Tevazu sahibi olalım.
    • Ehl-i Beyt olmak, hem nesebi hem de mezhebidir.
    • Ehl-i Beyt, Kur’an’ın ete kemiğe bürünmüş halidir.
    • Yaptığımız her şey kulluğumuzu ispat edercesine olmalıdır.
    • Halkı memnun etmek için Hakk'ı incitmeyelim.
    • Kemalat, hissedilen ilk nefesten son nefese kadar sadece Allah ve Resûl’u için say ve gayret etmektir.
    • Tevhid-i Ef-al hakikatin zübdesi, tevhidin nüvesidir.
    • Kullukta edebi olmayanın Hak’ta izzet bulması mümkün olamaz.
    • Hikmetleri seyretmenin tek şartı, tecellilere karşı sabırlı olmaktır.
    • Kişi yaşamış olduğu imtihanları aşabildiği kadar tekâmül etmiş olur.
    • Aslında bize zor gelen tecelliler, bizim için ikramdır.
    • Kulluğun esasında yap denileni yapıp sonucuna da razı olmak vardır.
    • Bütün kâinat, kişinin kendi hakikatine misaldir.
    • Öncelediğimiz Allah ve Resûl’u olmalı. Ertelediğimiz ise nefsimizin arzu ve istekleri olmalıdır..
    • Dervişi tekâmül ettirecek olan iştiyakı, kendine olan telkini, ve gayretindeki kararlılığıdır.
    • Her günü yaşamak, her günü diğer günden farklı bir alana taşımak için biz bugünün talebesiyiz.
    • Hatasını kabul edip hatasından dönen kul hayırlı kuldur.
    • Hedefi olmayanın istikameti de olmaz.
    • İhvan ne dünle ne de yarınla zaman kaybedecek sadece anını ve gününü değerlendirecek.
    • İhvanlık, halde örnek olmaktır.
    • Aile yaşantımızla, tecellilere olan tepkilerimizle, kişilerle olan ünsiyetimizle, her halimizle hele hele de ibadete olan düşkünlüğümüzle fark edilmeliyiz.
    • Cenab-ı Resûlullah’ın tezahür etmediği hiçbir mekân, Hak katında şerefli olamaz.
    • İbadet etmenin hoşnutluğunu yaşarken bu hoşnutluğu, ibadet etmeyenlere karşı bir üstünlük saymadan fail Allah'tır zevkiyle yaşamalıyız.
    • Kıyas, şeytani sıfatlardandır.
    • Karşımızda gördüğümüz eksikliği önce kendimizde tetkik etmeliyiz.
    • Hiç kimse kendi gerçeğine olan seyrine mürşitsiz yol bulamaz.
    • Baki olabilmenin, sonsuzluğa ulaşabilmenin tek şartı; Hak ile Hak olmak Hak’ta ölüp Hak’ta dirilmektir.
    • Hayata ders veren değil de hayattan ders alan talip olmalıyız.
    • Anlayan ve öğrenen olmalıyız.
    • Anladığını genişleten, hayatına uyarlayan olmalıyız.
    • Tasavvuf önce şeriat-ı Muhammediye ile yaşanır.Sonra hakikat-ı Mahmûdiye ile hikmetler talim edilir.
    • Bir meselenin görevlisi olmak ayrı şeydir, gönüllüsü olmak ayrı şeydir.
    • Ehl-i ihvanla konuşularak halledilmeyecek hiçbir mesele olmamalıdır.
    • Hak dostları bir araya geldikleri zaman bakışmaları bile muhabbettir.
    • İhvanlığın dört ana esası vardır; ihlas, şecaat, cesaret ve cömertliktir.
    • Hayatın tamamında, her adımda, her bir nefeste; bir tuzak, bir imtihan vardır.
    • Gönül, Rahman ile coşarsa; kişi karşılaştığı her türlü tecelliye sabır ve tefekkür ile mukavemet gösterir.
    • İhvan, ne Dünya ne de ahiret beklentisi olmaksızın kulluğunu fi-sebilillah yaşamalıdır.
    • Kur’ân'ı öğrenmeye, okumaya, okutmaya, anlamaya ve yaşamaya çalışalım.
    • İslam, yap denileni yapmak; yapma denilenden uzak durmaktır.
    • Kulluğunu yarına erteleyenin Allah sevgisi yeterli değildir.
    • Tekâmül etmek için sürekli gayret halinde olmalıyız.
    • İnsana olan sevgisizlik Allah’a olan sevgisizliktir.
    • Allah’a vuslat ancak Aşk-ı sübhan ile olur.
    • Hak’ta bâki olabilmek için kayıtsız şartsız teslim olmalıyız.
    • Dilimizde zikrullah ile gönlümüzde her daim muhabbetullah ile inşa olmaya çalışmalıyız.
    • Şeriatın ihlâl olduğu yerde hakikat olmaz.
    • Her türlü tecelliden istifade edecek kadar arif,hiçbir zorluktan yılmayacak kadar da dirayetli olalım.
    • Arif olan baktığı her zerreden, karşılaştığı her tecelliden kendisine istikamet arar.
    • Ehl-i ihvan hatasında ve günahında ısrar etmeyen ve tövbesinde aceleci davranandır.
    • Âşık maşukundan gelen cefalardan haz duymazsa gerçek aşık olamaz.
    • Kendisindeki gayrilikten arınan insan için dışarıda ve içeride gayri olan hiçbir şey kalmaz.
    • Kişinin samimiyeti, sadakati ve sevgisi ona istikamet verir.
    • Bizden istenilen öncelikle safiyet, samimiyet ve sadakattir.
    • Ehl-i ihvan öyle bir kristalize olacak, safiyet kazanacak, kendi benliğinden öyle bir sıyrılıp latifleşecek, şeffaflaşacak, kendine ait bir renk zan düşünce ve duygu kalmayacak ki Allah’ın boyasıyla boyansın yani Resûlullah’ın haliyle hallenmiş olsun.
    • Gayret, kulluğun esasıdır.
    • Biz bildiklerimizle amel edelim. Bilmediklerimiz, bize bildirilecektir.
    • Her Ehl-i ihvan bulunduğu cemiyette fark edilmelidir.
    • Bizim sabrımıza, bize kötülük yapanların şahitlik etmesi lazım.
    • Asli maksadımız, nefsimizi ve Rabbimizi tanımaktır.
    • Gayret etmeyen kişiden kâmil insan olmaz.
    • İhvan, kendi hakikatine seyri sülük ederken hem dünyasını hem de ukbâsını saadete erdirmiş olur.
    • Muhabbetimiz Resûlullah’ın ve Ehl-i Beyt’in muhabbeti, davamız Hak davası olsun.
    • Eğer insan Rahman’ın aynası olacaksa yansıtıcılığının çok net,arı ve duru olması lazımdır.
    • Eğer bir olumsuzlukla, zorlukla karşılaşıyorsak, bu bizim olumsuzluluğumuzdandır.
    • Arz ve semada her ne olursa insan ile ilişkilidir.
    • Sözümüzün ilk müşterisi kendi kulağımız olmalıdır.
    • İslâm şahitlik ile başlar, şuhut ile yaşanır. Ve yine şahitlik ile kemal bulur.
    • Hangi başarı vardır ki uğraşsız gayretsiz ve gönülsüz zuhura gelsin.
    • Aşığın ölümü Hakk’ta vuslat, sonsuzluğa uyanmak ve sonsuzluğu yaşamak olur.
    • Artık etrafımızla ve kendimizle olan kavgamızı bitirip, sevgiyle nefes almanın gayretinde olmalıyız.
    • Kişinin kararlılığı tecellilere gösterdiği mukavemeti kadardır.
    • Aşık hep maşukundan söz etsinler, hep ondan konuşsunlar ister; zaten gayrı şeyler aşığı rahatsız eder.
    • Kişi mutmain olmadıkça kulluğunda, dostluğunda hep hüsrandadır.
    • Cemal aşıkları için gayri olan her şey haramdır.
    • Zikrin esası namazdır, muhabbetullahdır.
    • İhvan, hayatın tamamında Rahman’ın iradesi altında yaşamaya dikkat ve özen göstermelidir.
    • Her şeye rağmen seveceğiz
    • Her şeye rağmen hizmette gayretli olacağız
    • Kulluk, içinde Rabbi'nden başkasını bulundurmayan, gayrilerden boşalmış hiçlik makamıdır.
    • Hayatın ve kulluğun emanetçisi olduğumuzu, bu emaneti taşımamız ve ehline teslim etmemiz gerektiğini hatırdan çıkartmamalıyız.
    • Hayatı hep Hakkça yaşamanın gayretinde olmalıyız.
    • Hayat, bizi kullukta belirli bir kıvama taşımak içindir.
    • Kendine gafil olan, Allah’a arif olamaz.
    • Her varlık Hakk'tandır ve Hak ile kaimdir.
    • Bütün masivalardan arınmak, “ölmezden önce ölmek” Hak’ta ebed olmak; olağanüstü bir azim ve gayret ister.
    • Kişinin kararlılığı, cesareti, azmi ve sevgisi bir arada tekmil olursa; kişinin önünde aşamayacağı engel ve mâni olmaz.
    • Talibin âli ve en yüce değerlere ulaşabilmesi, Allah ve Resûlu’ne olan muhabbeti, sevgisi ile orantılıdır.
    • Hedefimiz ve gayemiz, bugün tevhid noktasında Allah’ı Resulullah’ı ve Ehl-i Beyt’i dünden daha farklı idrak etmek ve yaşamaktır.
    • Tevhid adına bize yapılan teklifatın tamamını yaşamak, bizi kendimize döndürmek ve kendi hakikatimizle tanıştırmak içindir.
    • Tevhid meratiplerindeki yaşam talimlerinin tamamı, bizi kendi ruh derinliğimizdeki iç potansiyelimizden istifade ettirmek adınadır.
    • İhvanın bilip, yapmak isteyip de yapamamasının sebebi kendisinde yetersiz olan kararlılığı, gayreti ve talebidir.
    • Cenab-ı Resûlullah’ın tezahür etmediği hiçbir mekân, mükerrem ve münevver olamaz.
    • Hiç kimse kendi gerçeğine olan seyrinde mürşitsiz yol kat edemez.
    • Kulluk adına yaşanılacak ne kadar âli değerler varsa, bunların tamamı ancak mürşid-i kâmilin nezaretinde ve refakatinde yaşanılabilir.
    • Bâki olabilmenin, sonsuzluğa ulaşabilmenin tek şartı; Hak ile Hak olmak, Hakk’ta ölüp Hakk’ta dirilmektir.
    • Yaşadığımız ne tür olumsuzluk olursa olsun, bizim hedefimize olan iştiyâkımızı arttırmalıdır.
    • Her türlü olumluluk ve olumsuzluktan istifade eden olalım.
    • Ehl-i ihvan hiçbir zaman olumsuzluk adına hesap yapmamalıdır.
    • İhvan, kendisini yargılayan, kendisini öz eleştiriye açık tutan ve kendini kemâle taşıyan olmalıdır.
    • İhvan, ancak telkin edilen hikmetli sözleri, hadisleri ve ayetleri yaşantısına uyarlayarak gayretinde istikamet bulabilir.
    • Kim hidayeti dilerse hidayete ulaşacak; kim hidayete ulaşmak istemezse Rahmân da ona hidayet etmeyecek.
    • İnancı olmayanın istikameti olmaz.
    • İnsan-ı asli Allah’ın aynasıdır.
    • Nurun olduğu yerde zulüm, dinin olduğu yerde kin, sevginin olduğu yerde nefret olmaz.
    • Ehl-i ihvan demek arif olan gerçeklere eren demektir.
    • Herkes tercihinden yönelişinden meyil ve rızasından sorumludur.
    • Nimete ulaşmak için mutlaka hizmete talip olmalıyız.
    • İhvan düşünmekle, keşfetmekle ve gayret ile kemâlat bulur.
    • “Rabbim” diyen için zaten zorluk yoktur.
    • Hedefi olmayanın istikameti de olmaz.
    • İslam, aslen teslim olmak ve selamet bulmaktır.
    NAMAZ VAKİTLERİ