Çerezler, içeriği ve reklamları kişiselleştirmek, sosyal medya özellikleri sağlamak ve trafiğimizi analiz etmek için kullanılmaktadır. “Kabul Et” seçeneği ile tüm çerezleri kabul edebilirsiniz veya “Çerez Ayarları” seçeneği ile ayarları düzenleyebilirsiniz.Çerez Politikası

19 Temmuz 2024
13 Muharrem 1446
halveti
MENÜ
SOHBETLER HAZRET-İ MUHAMMED'IN
(S.A.V) HAYATI
SEVGİLİ PEYGAMBERİM KUR'AN-I KERİM İLMİHAL İSLAM VE TOPLUM 40 HADİS HADİS-İ ŞERİFLER OSMANLICA SÖZLÜK RÜYA TABİRLERİ BEBEK İSİMLERİ ABDÜLKADİR BİLGİLİ
(SEBATİ) DİVANI
NİYAZİ MISRİ DİVANI HİKMETLİ SÖZLER KUR'AN-I KERİM ÖĞRENİYORUM KUR'AN-I KERİM (SESLİ ve YAZILI) SESLİ ARŞİV İLAHİLER KVKK ve GİZLİLİK POLİTİKASI
İSLAM ve TASAVVUF
TASAVVUFUN TARİFLERİ TASAVVUFUN DOĞUŞU TASAVVUFUN ANADOLU'YA GİRİŞİ HALVETİLİĞİN TARİHİ HALVETİLİĞİN TARİHİ GELİŞİMİ HALVETİLİĞİN TÜRK TOPLUMUNDAKİ YERİ HALVETİYYE SİLSİLESİ PİRLERİMİZİN HAYATLARI MEHMET ALİ İŞTİP (VAHDETİ) ABDÜLKADİR BİLGİLİ (SEBATİ) İBRAHİM GÜLMEZ(KANÂATÎ)
EHLİ - BEYT
EHL-İ BEYT KİMDİR? EHL-İ BEYTİ SEVMEK
RESÛLULLAH'I SEVMEKTİR
EHL-İ BEYT EMANETİ RESÛLULLAH'TIR EHL-İ BEYTİN HALİ NUH'UN GEMİSİ GİBİDİR EHL-İ BEYT OLMAK HEM NESEBİ HEMDE MEZHEBİDİR
ONİKİ İMAMLAR
HZ. İMAM ALİ K.A.V RA HZ. İMAM HASAN-I (MÜCTEBA) HZ. İMAM HÜSEYİN-İ (KERBELA) HZ. İMAM ZEYNEL ABİDİN HZ. İMAM MUHAMMED BAKIR HZ. İMAM CAFER-İ SADIK HZ. İMAM MUSA-İ KAZIM HZ. İMAM ALİYYUL RIZA HZ. İMAM MUHAMMED CEVAD (TAKİ) HZ. İMAM ALİ HADİ (NAKİ) HZ. İMAM HASAN’UL ASKERİ HZ. İMAM MUHAMMED MEHDİ






ZUHURATA TABİ OLMAK


Değerli gönül dostu kardeşlerim, bu seferki yazımızı zuhurata tabi olarak arz etmeyi uygun mütalaa ettim. Umarım ilginizi çekecek konulara parmak basmış olurum.

Yazımıza başlamadan evvel, zuhur-zuhurat kelimelerinin manalarını açıklayarak, Rabbimin himmetleriyle esas konumuza girmek istiyorum. Tasavvuf Terimleri sözlüğünden bahse konu kelimeleri araştırdığımızda; Arapça bir terim olan bu sözcüklerden “ZUHUR” kelimesinin “ortaya çıkma” anlamına geldiğini görüyoruz. ZUHURAT ise; tasavvufi manada, salikin kendi katkısı olmadan ortaya çıkan olaylar demektedir. Bu tür zuhuratlar, tevekkül erbabı için, mutlaka uyulması gereken uyarılar olarak değerlendirilmelidir, diye açıklanmaktadır.

Esas konumuzun içeriğini teşkil edecek bir ayet-i kerime ile yazımıza başlayalım inşallah. Allah (cc.) Zariyat Suresi Ayet 56’da “Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.” diye buyurmaktadır.

Değerli dostlar; ayet-i kerime’den de anlaşılacağı üzere var oluşumuzun ve bu aleme gelişimizin ana gayesi Hakk’a kul olmak, Hakk’ı hakkıyla bilmek ve Rabbine vuslat etmektir. Ayrıca hadis-i kutside de buyurulduğu gibi, gizli bir hazine olduğunu beyan buyuran Allah (cc.)’ın bilinmekliğine ve muradına nail olabilmek için bu alemde varız. O halde soralım kendimize ‘bizler, Rabbimizin arzu ettiği murad üzere miyiz yoksa egomuzun arzu ettiği murad üzere mi?’ Bu ve buna benzer suallerin daima muhatabı olmalıyız. “Ben neden yaratıldım, niçin yaratıldım, bu alemde var oluşumuzun esas gayesi nedir?” sorularına vereceğimiz cevaplar elbette bizim yaşantımız olacaktır. Yukarıda arz ettiğimiz ayet-i kerime bize bunu anlatıyor. Ayette geçen “ANCAK” sözcüğü mutlakiyeti yani başka seçeneğimizin olmadığını, yalnız Allah var gayrisinin yok olduğunu anlatıyor.

Malumunuz olduğu üzere; Allah (cc.) bizleri hem bilinmekliği için, hem O’na tabi olmamız için, hem de O’nda ifna olmamız için yaratmıştır. Bununla beraber; kaldı ki İNSAN Hakk’ı temsil eden Halifetullah’tır. (Bakınız Bakara-30 ve En’am-165).

İnsan, eşref-i mahluk olarak, varlıkların ve yaratılmışların en seçkini, en şereflisidir. (Bkz. Tin-4) Yaşantımıza baktığımız zaman, bazen zorluklar, bazen hoşnutluklar, bazen de tecelliler bizleri gayri işlerde oyalayarak yaratılış gayemizden uzaklaştırmaktadır. Bunlar bizim için birer imtihandır, dostlar.

“Sizin mallarınız, evlatlarınız, eşiniz ve işiniz sizin için birer fitne dirayetidir.”(Tegabin-15) Esasında bizlere çok şeyler anlatıyor. Uğruna ömrümüzü verdiğimiz ve bizim için çok önemli olduğunu zannettiğimiz şeylerin, bizleri Rabbimizden uzaklaştırdığını hiç düşündük mü acaba dostlar. Bize düşen görev, eşyanın hakikatine arif olmaktır. Çünkü yaşantımızda karşılaşacağımız her türlü tecellinin, kulluğumuzun ispatı ve ruhaniyetimizin kemalatı için olduğunun arifi olursak karşılaştığımız veya karşılaşacağımız her tecelliden kendi gerçeğimize istikamet buluruz ve bu tecelliler bizlerin istikametine vesile olur. Tecelliyatların arifi olamadan enemizin esaretinde seyredersek tecellilerin kancasına takılır, yaratılış gayemizden uzaklaşmış oluruz.

 

devamı için tıklayınız



Mustafa AYALTI
İstanbul, 25 Aralık 2019




Derneğimiz
Mekke Canlı Yayın
Medine Canlı Yayın
Eserlerimiz
İlahiler
Sure ve Namaz
Namaz Kılmayı Öğreniyorum
Tecvid Dersleri
SON EKLENENLER
GÜNÜN AYETİ
De ki: "Eğer Allah'ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah çok affedici, çok merhametlidir."
(Bkz. Ali İmran, 31)
ÖZLÜ SÖZLER
  • Ezeli ervahta nur-u Muhammedi ile beraber olmaya halvetilik denir.
  • Adem "ben hata yaptım beni bağışla " dedi, İblis ise" beni sen azdırdın" dedi ya sen!... sen ne diyorsun?
  • Edep, söz dinlemek ve gönle sahip olmaktır.
  • Güzelliğin zekatı iffet ve edeptir. (Hz. Ali)
  • Zeynel Abidin oğlu Muhammed Bakır'a "Ey oğul, fasıklarla cimrilerle yalancılarla sıla-i rahimi terk edenlerle arkadaşlık etme." diye buyurmuştur.
  • Kemalatın bir ölçüsü de halden şikayet etmemektir.
  • En güzel keramet gönlü masivadan arındırmaktır.
  • Alem-i Berzah insanın kendisidir.
  • Zahir ve batının karşılığı aşk-ı sübhandır.
  • Mutaşabih ayetler ledünidir.
NAMAZ VAKİTLERİ