İki cihan güneşi Cenabı Resulullah Efendimiz bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuşlardır: "Ticaretle uğraşın, dürüst olun; çünkü rızkın onda dokuzu ticarettedir." Bu hadis-i şerif çok kapsamlı manalar ifade etmektedir; ticaret sadece mal alıp satma ile değil, insan hayatının tamamı bir şekilde ticari hayattır.
Rabbimiz Kur'an'ı Keriminde "Kim Allah'a güzel (karşılık beklemeden) bir borç verirse Allah da bunu kat kat fazlasıyla öder. Daraltan da, genişleten de Allah'tır ve O'na döndürüleceksiniz." (Bakara 245) buyurmaktadır.
Burada 'Allah'a borç vermekten murat, O'nun hasta kullarını ziyaret etmek, borçluların borçlarını ödemelerinde onlara kolaylıklar sağlayıp yardımcı olmak, dertlilerin dertlerine çare olmak, yetimleri sevindirmek hep bunlar Allah'ın kullarından yapmalarını istedikleri hallerdir, Rabbimiz böyle davranan kullarını Allah'a borç verir gibi kabul eder, mükafatını da hem dünyada, hem de ahirette ihsanından lütfeder.
"Kim Allah'a borç verir" ayeti kerimesini bir başka mana ile ifade edecek olursak; aslında olmayan bu vücudumuzda, bizde mevcut olan Allah, bizde mev suf olan Allah, bizde fail olan Allah, bizim kendimize ait hiçbir şeyimizin olmadığını zaten biliyoruz, fakat biz bunları bizim zannediyoruz. Eğer bunu hâlâ anlayamadıysak, günü ve zamanı gelince zaten hepsini bizden alacaklar; ozaman da eyvah demenin bir anlamı kalmayacak.
Henüz vakit varken, bu emanetleri (tüm varlık vücudunu) bir an önce sahibine nisbet edelim ki bu varlık şirkinden kurtulmuş olalım. Ancak bu varlık şirkinden kurtulduktan sonra biz ait olduğumuz yere döneceğiz. (Bakara 156)
Bu vücut anasırımızda bize ait hiçbir şey olmadığına göre, sıfır sermaye ile ticaret yapıyoruz; bu ömrümüzü O'nu tanımak ve bilmek için (Zariyat 56) sarf edersek, olmayan sermayemiz ile çok kâr ederiz dostlar. Şayet bunları bile bile sermayemizi (ömür) boş yerlerde harcayıp, har vurup harman savurursak işte o zaman da "esfele safilin" denilen aşağıların aşağısına düşen müflislerden oluruz ki mazallah!
İşte bu manada ben tüccarım; Bana verilen bu ömür sermayesi ile, irfan mekteplerine gider, ariflerin ilmini ehlinen talim ederim. (Nahl-43) Onların ilimlerinden faydalanır, gerek kendi hayatıma rehber, gerekse de etrafıma bu ilim leri (karşılık beklemeden) satarım.
Bazen ehli zikir olanlarla beraber olur, Hakk'ın zikrini onlarla bile talim ederim. Cehri zikirden, kalbi zikre erinceye kadar. Her azamdan Hakk'ın sesini duyuncaya, ta ki benden zikredenin Hakk olduğunun arifi oluncaya kadar zikri talim ederim. (Bakara 152)
Bazen de Hakk aşıklarının yanına gider, onlarla Hakk sevgisini doya doya (gerçi doyulmuyor) yaşamaya çalışırım. Her şeyde sevgiliden bir iz, her zerrede sevgiliyi görmeye çalışırım. Aşkı onlardan öğrenip, talim ederim. Kâinata aşkla, sevgiyle muhabbetle bakarım. Yunus'un deyimiyle "Yaradılanı severim, Yaratanın hürmetine." Kâinatı severim, cümle mahlukatı severim. Sıfır sermaye ile kâinata sevgi sunar, onlardan da bol ganimetle sevgi toplarım.
En çok da salihlerle beraber olurum. Onlar Allah'ın has veli kullarıdır. Sevgilerinde menfeat olmayan, sadakatlerinde riya olmayan, İyiliklerinde, hayır hasenatlarında karşılık beklemeyan, kâinata sevgi ile bakkan, sevgi veren, sevgi ile güleryüz ile muamele eden Allah'ın has veli, ihlaslı kullarıdır onlar.
Allah Kur'an'ı Kerimde birçok ayetlerde salih kullarını övüyor. Bizleri de salih kullar ile olmamızı istiyor. Salih kullar ile yakın olan kişilerinde salihlerden sayılır müjdesine mazhar olmaya çalışırım. Salih kulların hallerini, yaşam tarzları nı sıfır sermaye ile kendime örnek alırım. Aynı muamele ile onların yaptıklarını ben de yapmaya çalışırım.
Bazen de sadıklarla beraber olur, onlardan "ahde vefayı", dostlukta sadakati, verilen sözün önemini, sevgili uğruna can feda olmayı sadıklardan öğrenirim. Yeri ve zamanı gelince de bunları hayatıma uygular, dostlarımın sevgisini kazanırım.
İyi bir tüccar bir malı alırken de kâr eder, satarken de. Benim beğenmediğim bir sürü hallerim var, kin, kibir, hasetlit, fesatlık, dedikodu, gıybet, iftira vs. hazır bunlara talip varken, (talip Allah) bunları satar, karşılığında Allah'ın hoşnutluğunu, rızasını ve müjdesini alırım. O'nun rızasını almak, salih kulları ile birlikte olup Allah'ın cenetine girme imkânım olur. Hazır ömrümüz varken bu ticareti herkese tavsiye ederim. Sıfır kazanç ile bol mükâfat elde edebilirsiniz.
Dedim ya kardeşim ben tüccarım, benim işim bu; çocuklara şeker verir, bunun karşılığında çocuklardan bol bol gülücük alırım. Yetimleri sever sevindirir, onlarla güler, onlarla oynarım. Bunun mutluluğu her şeye değer.
Allah'ın dertli kullarını görürsem dertlerine ortak olmaya çalışırım. Onlarla ilgilenir, dertlerini derdim bilir çare arar, derman olmaya çalışırım. Bazen bir tatlı söz bile çok şey ifade edebiliyor. Bunun karşılığında ise onların gönüllerini alırım. Bu ticaratten hem onlar mutlu, hem ben mutlu olurum.
Bazen de ihtiyarların yanına giderim. Onlarla söyleşir, konuşur, tecrübe lerinden istifade ederim. Onlara yalnızlıklarını unutturur, onlarla ilgilenirim. Onlarla ne zaman oturup konuşsam, yüzlerindeki heyecan ile tekrar hayata sarıldık larını fark ederim. Suskunluklarını gidermek, tecrübelerini anlatıp aktarmak için onlara fırsat doğar; onlara verdiğim keyif ve mutluluk karşısında, sıfır sermaye ile bol bol hayır dualarını alırım. Çok kârlı bir ticarettir tavsiye ederim. Dedim ya kardeşim ben tüccarım...
Henüz ömür tamam olmadan, alıcısı, satıcısı varken, piyasa kapanmamışken unutmayalım hâlâ şansımız var demektir. Selam ve dua ile kalınız.
Enver EFE
İstanbul, 13 2026