Rahman ve Rahim olan, her türlü eksik ve noksandan münezzeh Allah’ın adıyla…
Öncelikle bizleri kendi varlığından halk eyleyen, varlığından haberdar edip, kulluğu ile şereflendiren ve kendisine muhatap kılan Rabbimize varlığının sınırsız ve sonsuzluğunca hamt ve şükreyleriz. O’na sonsuz şükranlarımızı sunarız. O’nun çok sevdiği, nurundan yarattığı, Habibi edibi Resulü peygamberimiz Sav. Efendimize ve onun ehlibeytine, ashabına ebeden sala-tu selam ederiz. Pirlerimize, Sultanlarımıza, efendilerimize ve gönül dostu kardeşlerimize sala-tu selam ederiz.
Değerli gönül dostu kardeşlerim, asliyetine kavuşma gayretinde olan İlmi hakikat yolcusuna yön verenlerden biride, yazımızın da başlığından da anlaşılacağı üzere; “YARATILMIŞI HOŞ GÖR, YARATAN'DAN ÖTÜRÜ” adlı yazımızı, dilimin döndüğü kadarı ile, Efendimin himmet ve duaları ile sizlerle paylaşmayı uygun mütalaa ettim inşallah.
İlmi hakikat bağlamında, hakikati asliyesine kavuşma gayretinde olan bir ehli hakikat yolcusu "Yaratılmışı hoş gör, Yaratan’dan ötürü" veya "Yaratılmışı sev, Yaratan’dan ötürü" ifadelerini kendisine rehber edinmelidir. Bu veciz sözleri kendisine rehber edinmiş-edinen ehli Hak yolcuları hem kendisine, hem de diğer yaratıklara nasıl yaklaşması gerektiği konusunda önemli bir yol kat etmiş olacaktır.
Hakikat yoluna intisap eden bir kimse, yaratılışındaki mükemmelliği ve kainatta var olan zerreden kürreye her varlığın bir amaca hizmet ettiğini tefekkür eder. Her varlık, Cenabı Hakk’ın bir yansıması, bir tecellisi olduğunu temaşa eder. Bu nedenle de, her ehli Hak yolcusu; Kainat üzerinde var olan, görünen-görünmeyen zerreden küreye canlı-cansız her varlık, hepsi de Allah cc. nun iradesinin bir sonucudur. Demek oluyor ki; Hakikat anlayışımıza göre, her insanın her zerreye hoşgörü ile davranması her daim önceliği olmalıdır. Asıl mesele şudur dostlar; yaratanı tanımak ve her varlıkta O’nun varlığının idraki ile yaşamak, yaşam tabelamız olmalıdır.
"YARATILMIŞI HOŞ GÖR" ifadesi, yukarı paragrafta da arz ettiğimiz üzere; yalnızca insanlar arasında değil, tüm yaratılanlar arasında geçerlidir. Hakikat ehli bir kimse, bir hayvan ya da bir doğa parçasına karşı duyduğu sevgi ve saygı, aslında Yaratan'a duyduğu sevgi ve saygının bir yansımasıdır, tezahürüdür. Bu anlayış, insanın her türlü negatif yargısından arınmasına ve evrensel bir sevgi ile her şeye yaklaşmasına olanak tanır. Söz konusu bu yaklaşım, bizleri daha huzurlu bir hale getirmekle kalmaz, aynı zamanda insanın manevi gelişimini pozitif yönde yükseltir.
Tasavvufi düşüncede "Yaratandan ötürü" yaklaşımı, hoşgörünün sadece bir sosyal gereklilik olmadığını, aynı zamanda bir manevi gereklilik olduğu bilinci ile, asliyetine rücu etmiş her ehli Hak yolcusu, Allah cc. nun varlığını her şeyde fark ettiğinde, her varlığa sevgi ile, saygı ile yaklaşmalıdır. O zaman ne olur biliyormusunuz dostlar? Söz konusu bu anlayış; Rabbine ve aleme saygı duymayı, sevgi göstermeyi gerektiren kutsal bir sorumluluk olduğunu bilmeli ve bizden zahir olmalıdır.
Bu bakış açısı, bir insanın zor durumda olan bir kardeşine yardım etmesini, acıyı, tatlıyı, eksiklikleri ve hataları affetmesinin gerekliliğinin bilincine varmalıdır. Çünkü her şey, Allah’tan gelir ve tekrar O’na döner. O’nun yarattığı her şeye, her amaca hizmet etmek bizlerin birinci önceliği olmalıdır.
"Yaratılmışı hoş gör, Yaratan’dan ötürü" ilkesinin günlük hayatımızdaki uygulama alanları oldukça geniştir. Günümüzde; beşeri ilişkilerimizde, hoşgörü ve saygı gösterme gerekliliği çok önemlidir. Bu müsbet yaklaşımları kendilerine düstur edinen ve hatta görev addeden kimseler, kırgınlıklardan ve nefret duygularından nedamet duymak hakikat yolcusunun temel prensiplerinden biri olmalıdır.
Ehli hakikat yolcusu bir ehli dost, doğaya, hatta kendisine ve etrafına hoşgörülü davrandığında, içsel bir barış ve huzur kazanır. Söz konusu huzur ve barış, fani alemdeki tüm zorluklara karşı bir koruma duvarı, koruma kalkanı olur. Hoşgörü, insanı kibirden, öfkeden ve diğer olumsuz duygulardan arındırır. Sonunda; söz konusu huzurla, manevi bir yolculuğa çıkar ve sonunda Rabbine vuslat eder.
Netice olarak; "Yaratılmışı hoş gör, Yaratan’dan ötürü" söz konusu bu cümle, insanın sadece başkalarına karşı değil, tüm yaratılmışlara karşı sevgi ve saygı ile yaklaşmasını sağlar. Her şeyin bir yaratıcıya, bir kaynağa dayandığını kabul etmek, insanın hem içsel huzurunu hem de dış dünyayla olan ilişkisini derinleştirir. Hoşgörü, sadece sosyal bir erdemlilik değil, aynı zamanda manevi bir yolculuğun temel taşlarından birisidir. Bu anlayış, insanı Rabbine daha da yakınlaştırır ve evrensel bir bakış açısı ile, sevgi ile dünyaya bakmasını sağlar.
Yazımızı şu cümle ile sonlandırmak istiyorum. Allah cc., saygı ve hürmet duyulmayacak hiçbir canlı ve cansız varlık yaratmamıştır. Allah cc. nun, etini yemekten men ettiği hayvana bile bu gözle bakmak durumundayız dostlar.
Rabbim, yarattığın bütün varlıkları sevmeyi olumlu-olumsuz her şeyi hoş görmeyi o bilinçle yaşamayı bizlere nasip et.
Rabbim razı ve hoşnut olsun.
Kalın sağlıcakla.
Mustafa AYALTI
İstanbul, 16 2026