11 Şubat 2026
24 Şaban 1447
halveti
MENÜ
SOHBETLER HAZRET-İ MUHAMMED'IN
(S.A.V) HAYATI
SEVGİLİ PEYGAMBERİM KUR'AN-I KERİM İLMİHAL İSLAM VE TOPLUM 40 HADİS HADİS-İ ŞERİFLER OSMANLICA SÖZLÜK RÜYA TABİRLERİ BEBEK İSİMLERİ ABDÜLKADİR BİLGİLİ
(SEBATİ) DİVANI
NİYAZİ MISRİ DİVANI HİKMETLİ SÖZLER KUR'AN-I KERİM ÖĞRENİYORUM KUR'AN-I KERİM (SESLİ ve YAZILI) SESLİ ARŞİV İLAHİLER KVKK ve GİZLİLİK POLİTİKASI
İSLAM ve TASAVVUF
TASAVVUFUN TARİFLERİ TASAVVUFUN DOĞUŞU TASAVVUFUN ANADOLU'YA GİRİŞİ HALVETİLİĞİN TARİHİ HALVETİLİĞİN TARİHİ GELİŞİMİ HALVETİLİĞİN TÜRK TOPLUMUNDAKİ YERİ HALVETİYYE SİLSİLESİ PİRLERİMİZİN HAYATLARI MEHMET ALİ İŞTİP (VAHDETİ) ABDÜLKADİR BİLGİLİ (SEBATİ) İBRAHİM GÜLMEZ(KANÂATÎ)
EHLİ - BEYT
EHL-İ BEYT KİMDİR? EHL-İ BEYTİ SEVMEK
RESÛLULLAH'I SEVMEKTİR
EHL-İ BEYT EMANETİ RESÛLULLAH'TIR EHL-İ BEYTİN HALİ NUH'UN GEMİSİ GİBİDİR EHL-İ BEYT OLMAK HEM NESEBİ HEMDE MEZHEBİDİR
ONİKİ İMAMLAR
HZ. İMAM ALİ K.A.V RA HZ. İMAM HASAN-I (MÜCTEBA) HZ. İMAM HÜSEYİN-İ (KERBELA) HZ. İMAM ZEYNEL ABİDİN HZ. İMAM MUHAMMED BAKIR HZ. İMAM CAFER-İ SADIK HZ. İMAM MUSA-İ KAZIM HZ. İMAM ALİYYUL RIZA HZ. İMAM MUHAMMED CEVAD (TAKİ) HZ. İMAM ALİ HADİ (NAKİ) HZ. İMAM HASAN’UL ASKERİ HZ. İMAM MUHAMMED MEHDİ






URUC'TAN MİRAÇ'A


​İslam düşünce atlasında her şey Tevhid ile başlar ve O’na rücu eder. Tevhid, sadece Allah’ın bir olduğunu dille ikrar etmek değil; tüm varlığı O’nun nuruyla görmek ve her hadisenin arkasındaki tek kudreti müşahede etmektir. İşte Miraç, bu Tevhid hakikatinin kulun kalbinde bir "bilgi" olmaktan çıkıp bizzat yaşanılan bir "hâl" ve "şuhud" (görüş) mertebesine yükselmesidir.

Miraç yolculuğu, ​Tevhid’in Üç Mertebesini,​ müminin Tevhid akidesinde derinleşme sürecini ifade eder. Bir salik (yolcu), Miraç sırrına ererken Tevhid’in şu üç batınî kapısından geçer:

​Ef’al Tevhidi: Evrendeki tüm hareketlerin ve olayların gerçek failinin Allah olduğunu kavramak.

​Sıfat Tevhidi: Görülen her ilmin, kudretin ve hayatın Allah’ın sıfatlarının birer tecellisi olduğunu idrak etmek.

​Zat Tevhidi: Mutlak varlığın sadece O olduğunu, kulun kendi "ben"liğini Hakk'ın varlığında eritmesini (Fenâfillah) temsil eder.

​Miraç, Kelime-i Tevhid'in başındaki "Lâ" ile nefsi ve dünyevi sahte ilahları reddetmek; sonundaki "İllâ" ile de mutlak vuslata ermektir.

​Uruç, İnsanın nefsi arzularından, dünyevi bağlarından ve yaratılmışların (masiva) çekiminden sıyrılarak yukarıya, yani aslına doğru yönelmesidir. Bu süreçte kul, nefsin süfli arzularından sıyrıldıkça Tevhid nuru kalbinde parlamaya başlar. Uruç ve Miraç arasındaki ilişki , kulun Allah ile olan bağının ve "Bir"e ulaşma çabasının özeti niteliğindedir.Uruç, tevhidi hakikate giden yolun kendisidir; Miraç ise o yolda perdelerin kalkıp Hakikat ile yüzleşilmesidir. Biri çaba ve arınmayı, diğeri ise bu arınmanın ödülü olan "Birlik" şuurunu temsil eder.

​Şakk-ı Sadr (Kalbin Tasfiyesi): Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) göğsünün yarılıp kalbinin temizlenmesi, "Lâ" kılıcıyla kalpteki masivayı (Allah dışındaki her şeyi) kesip atmayı temsil eder. Gönül tahtı temizlenmeden, Sultan’ın Tevhid nuru oraya tecelli etmez.

​Vuslatın ve Sırrın Zirvesi: Kâbe Kavseyn

​Miraç yolculuğunun en mahrem noktası olan Kâbe Kavseyn (İki yay mesafesi), Tevhid’in "Mutlak Birlik" makamıdır. Necm Suresi’nde beyan buyurulan "Göz ne kaydı ne de aştı" (17. ayet) hakikati, kulun kendi iradesini Küllî İrade’de yok etmesidir. Burada ne melek ne de akıl kalır; sadece Aşk ve Tevhid’in mutlak sessizliği hakimdir.

​Eşref-i Mahlukat: İbadetten Ahlaka Bir Tekâmül

​İnsanın "Eşref-i Mahlukat" olması, onun ilahi sıfatları yansıtabilecek bir istidatta yaratılmasından ileri gelir. Ancak bu şeref, durağan bir rütbe değil; ibadetlerle beslenen ve ahlakla kemale eren sürekli bir uruç halidir. Bu noktada farz ibadetler ve onlardan neşet eden ahlakî vasıflar, bir bütünün ayrılmaz parçalarıdır:

​İbadetlerin Ruhu: Oruç, bedensel arzuları dizginleyerek ruhu "şehvet yerçekiminden" kurtarır; Zekat, "Mülk Allah’ındır" hakikatini yaşatarak kalbi mülkiyet davasından arındırır; Hac ise kesretten sıyrılıp "Bir" olanın etrafında pervane olmanın, yani vahdete rücu etmenin toplumsal bir provasıdır.

​Ahlakî Miraç (Sabır, Şükür, Merhamet): İbadetle saflaşan ruh, en nihayetinde Tevhid’in meyvesi olan yüce bir ahlaka bürünür. Sabır, her hadisenin arkasındaki Fail-i Mutlak'ı bilip şikayeti terk etmektir. Şükür, nimete takılıp kalmadan bizzat Nimeti Veren’e (Mün’im) odaklanmaktır. Huşû ise, Tevhid’in azameti karşısında duyulan derin edep ve hayret halidir.

Miracın Rahmeti ile Uruç edip Hakk ile vuslata eren İnsan-ı Kâmil, o yüce makamda kalmaz; Peygamberî bir mirasla halkın arasına bir "merhamet ve hizmet" pınarı olarak döner. Eşref-i mahlukat olmanın asıl nişanı, tüm mahlukata Halık'ın nazarıyla şefkatle bakabilmektir.

​"Ey göklerin ve yerin nuru olan Allah’ım! Efendimiz Muhammed Mustafa’nın (s.a.v) Miracı ve Tevhid’in mutlak sırrı hürmetine; bizim gönül dünyamızdaki perdeleri kaldır. Ruhumuzu süfli arzuların yerçekiminden kurtarıp, Senin rızana doğru uruç ettir.

​Ya Rabbi! Kalbimizi 'Lâ' kılıcıyla masivadan temizle, 'İllâ' nuruyla Seninle doldur. Namazlarımızı sadece birer şekil olmaktan çıkar; ruhumuzu huzuruna yükselten gerçek birer Miraç kıl. Secdelerimizi Sana en yakın olduğumuz, benliğimizi Sende yok ettiğimiz Tevhid anları eyle. Sabrımızı azık, şükrümüzü basamak, ahlakımızı ise Senin rızana vesile kıl. Bizleri 'Eşref-i Mahlukat' kıldığın o asil fıtrata eriştir. Amin."



Safiye TURAN
Altınoluk, 14 Ocak 2026




Derneğimiz
Mekke Canlı Yayın
Medine Canlı Yayın
Eserlerimiz
İlahiler
Sure ve Namaz
Namaz Kılmayı Öğreniyorum
Tecvid Dersleri
SON EKLENENLER
GÜNÜN AYETİ
Şu bir gerçek ki, biz her şeyi bir ölçüye göre/bir kaderle yarattık.
(KAMER - 49)
ÖZLÜ SÖZLER
  • Ezeli ervahta nur-u Muhammedi ile beraber olmaya halvetilik denir.
  • Adem "ben hata yaptım beni bağışla " dedi, İblis ise" beni sen azdırdın" dedi ya sen!... sen ne diyorsun?
  • Edep, söz dinlemek ve gönle sahip olmaktır.
  • Güzelliğin zekatı iffet ve edeptir. (Hz. Ali)
  • Zeynel Abidin oğlu Muhammed Bakır'a "Ey oğul, fasıklarla cimrilerle yalancılarla sıla-i rahimi terk edenlerle arkadaşlık etme." diye buyurmuştur.
  • Kemalatın bir ölçüsü de halden şikayet etmemektir.
  • En güzel keramet gönlü masivadan arındırmaktır.
  • Alem-i Berzah insanın kendisidir.
  • Zahir ve batının karşılığı aşk-ı sübhandır.
  • Mutaşabih ayetler ledünidir.
NAMAZ VAKİTLERİ