Allah, bu alemde kendisini Muhammed-i ayna ile perdeledi, bir başka ifade ile Allah, bu alemde Muhammed (s.a.v) Efendimizden Kendisini zahir etti. Malumunuz; Cenabı Resulullah Efendimiz miraç dönüşünde ashabı sorar : "Ya Resulallah, bizde O'nu görebilecekmiyiz" diye? Efendimiz şöyle buyurmuşlardır: "Beni gören Hakk'ı görmüştür" diyerek aslında "Benden zahir olan (görünen) Hak'tır buyurmuşlardır. Siz bu "varlık" ile Hakk'ı göremezsiniz. Bundan dolayıdır ki Allah. "Siz Âdem'e secde edin" buyurmuşlardır. Yani Ben kendimi Âdem'de gizledim siz beni ancak bu suretten seyredebilirsiniz.
Âlem anın hüsnünün şerhinde olmuş bir kitab
Metnin istersen Niyazi sûret-i insana bak
Niyazi Mısri
Allah'ı bu alemde hiç bir göz göremez. İşin Uluhiyetinde (teklik) Allah'tan gayrı hiçbir varlık yoktur. O, ancak kendi Zat'ını, kendi Zat'ından, kendi Zat'ı ile görür. Allah, Kur'an'ı Kerim'de : "Kendisinden başka ilah olmadığına Allah tanık tır." Buyurmaktadır. (Âli-İmran 18)
İşin ubudiyet yönü (kulluk,kesret, çokluk) ise O, her an ayrı bir şe'ende dir. O, bütün vücutlarda var olandır. O, bütün sıfatlardan görünendir. O, bütün fiillerde (işlerde) fail olandır. Kul ancak Rabbini kendiüzerinde, kendi vūcudu, kendi sıfatları ve kendi fiilleri ile müşahede edebilir. Bunu da agâh olan, arif olan mukarrab olan Hakk dostları tanık olurlar ki kelime-i şehadette geçen "eşhedü" (ben şahidim) sözü ancak burada geçerlilik kazanır.
Dost göründü bana ayan kalmadı bir şey nihan
Tufan olsada cihan bir katre tufan bana
Niyazi Misri
Koca Yunus'un buyurduğu gibi: "Bir ben vardır benden içeru" sırrının şuhuduna erdiği zaman, asıl gerçek manada "kulluk" ondan sonra başlar. Bu kulluk öyle bir kulluk olur ki, o kul Hakk ile miracını tamamlamış, artık dönüş yolculuğuna başlamıştır. Herkesin ulaşmak istediği yola gidiş yolu, menzile varıp geri dönenlerin ise dönüş yolculuğudur.
Bu minvalde kulluk, ibadet adına belli hareketleri tekrarlamaktan ibaret değildir. Kul olmanın birinci esası Allah'ı tanımak, ve gerçek manada Allah'a kul olduktan sonra kulluk yapmaktır. Kelime-i şehadette söylediğimiz "Eşhedü" (Ben şahidim) sözü de bu manayı ifade etmektedir.
Kul seyr-ü sûlükünde Hak'ta "Bekabillah" mertebesine ulaşmıştır ki, bundan sonra kulun lisanından söyleyen, gözünden gören. Kulağından duyan olur. Yani kul, Hakk ile Hakk olmuştur.
Ariflik, insanın basiretinin açılmasıyla yani gönül seyrinin açılıp Rabbini görmesiyle yaşanılır. Eğer bu dünyada kişi Rabbini bilmediyse, Rabbini görmediyse bu aleme kördür ve bu alemden de kör gidecektir. Ebediyyette de kör olarak haşrolacaktır. Bu dünyada amâ olanlar ahirettede amâ olacaklar. (İsra - 72)
Gaye bu dünyada bir an önce uyanmak, yöneldiğin kıbleni, dua ettiğin Yaradanını merak edip ona doğru say ve gayret etmen; kulluk ve şehadet istidadında sabit kadem durmaktır. Bu gayretimizde Rabbim cümlemizin yar ve yareni olsun.
Dua ve selam ile...
Enver EFE
İstanbul, 23 Ekim 2025