06 Aralık 2025
16 Cemaziye'l-Ahir 1447
halveti
MENÜ
SOHBETLER HAZRET-İ MUHAMMED'IN
(S.A.V) HAYATI
SEVGİLİ PEYGAMBERİM KUR'AN-I KERİM İLMİHAL İSLAM VE TOPLUM 40 HADİS HADİS-İ ŞERİFLER OSMANLICA SÖZLÜK RÜYA TABİRLERİ BEBEK İSİMLERİ ABDÜLKADİR BİLGİLİ
(SEBATİ) DİVANI
NİYAZİ MISRİ DİVANI HİKMETLİ SÖZLER KUR'AN-I KERİM ÖĞRENİYORUM KUR'AN-I KERİM (SESLİ ve YAZILI) SESLİ ARŞİV İLAHİLER KVKK ve GİZLİLİK POLİTİKASI
İSLAM ve TASAVVUF
TASAVVUFUN TARİFLERİ TASAVVUFUN DOĞUŞU TASAVVUFUN ANADOLU'YA GİRİŞİ HALVETİLİĞİN TARİHİ HALVETİLİĞİN TARİHİ GELİŞİMİ HALVETİLİĞİN TÜRK TOPLUMUNDAKİ YERİ HALVETİYYE SİLSİLESİ PİRLERİMİZİN HAYATLARI MEHMET ALİ İŞTİP (VAHDETİ) ABDÜLKADİR BİLGİLİ (SEBATİ) İBRAHİM GÜLMEZ(KANÂATÎ)
EHLİ - BEYT
EHL-İ BEYT KİMDİR? EHL-İ BEYTİ SEVMEK
RESÛLULLAH'I SEVMEKTİR
EHL-İ BEYT EMANETİ RESÛLULLAH'TIR EHL-İ BEYTİN HALİ NUH'UN GEMİSİ GİBİDİR EHL-İ BEYT OLMAK HEM NESEBİ HEMDE MEZHEBİDİR
ONİKİ İMAMLAR
HZ. İMAM ALİ K.A.V RA HZ. İMAM HASAN-I (MÜCTEBA) HZ. İMAM HÜSEYİN-İ (KERBELA) HZ. İMAM ZEYNEL ABİDİN HZ. İMAM MUHAMMED BAKIR HZ. İMAM CAFER-İ SADIK HZ. İMAM MUSA-İ KAZIM HZ. İMAM ALİYYUL RIZA HZ. İMAM MUHAMMED CEVAD (TAKİ) HZ. İMAM ALİ HADİ (NAKİ) HZ. İMAM HASAN’UL ASKERİ HZ. İMAM MUHAMMED MEHDİ






ULUHİYET’ TEN RUBUBİYET’ E YOLCULUK


Yazımıza konu olan Uluhiyet, Rububiyet ve Ruh terimlerini, Tasavvuf Terimleri Sözlüğünden istifade ile anlam ve manalarını arz ettikten sonra, yazımızın ana temasına Sultanımın himmet ve dualarıyla başlayalım inşallah.  

İlahlık anlamına gelen ve bütün isim ve sıfatları kendinde cem eden isim mertebesine, ULUHİYYET mertebesi denir.  

RUBUBİYYET; RABB isminin tecellisi olup, RABB; terbiye eden ve bu konuda yetki sahibi anlamında ilahi bir isimdir. Aynı zamanda ıslah edici olmakla birlikte, kemale erdirmek, efendi olmak, sorumluluk taşımaktır, diye tarif etmemiz mümkündür. Rab, sadece terbiye eden yani mürebbi anlamında olmayıp, yardım etmek, yol göstermek, korumak, her şeye hakim olmak, emretmek ve yasaklamak, sakındırmak gibi terbiyenin bütün gerekliliklerine sahip olmayı da ifade eder.  

Kısaca arz edecek olursak, ULUHİYET’in şemsiyesi altındaki tüm ilahi isim ve sıfatların nefsteki tecellilerine RUBUBİYET’tir diye buyuruyor Sultanlarımız. Hiçbir nefis Rububiyetin içindeki ilahi isimleri yaşamadan diğer bir manada şeriatı ahkamı yaşamadan, Uluhiyetin hakikatine ulaşması mümkün değildir. Özetleyecek olursak;  HER BİR NEFSİN YAŞANDIĞI ZAMAN DİLİMİNDE, O NEFS’E TECELLİ EDEN İSİMLER, KİŞİNİN RABB’İDİR. İlk üç nefsin şeytani nefs olduğunu, geriye kalan dört nefsin ise Rahmani olduğunu unutmayalım. 

“ULUHİYET” ve “ALLAH” ın  hakikatine ulaşmanın yolu, RUBUBİYET‘ten geçmektedir. Çünkü; RUBUBİYET, Uluhiyetin nefs-i Rahmaniye bakan yüzüdür diye buyuruyor, büyüklerimiz. Rububiyetin amacı hakikat ehlini Uluhiyete ulaştırmaktır. Bu mertebede;  Celal ve Cemal bir aradadır. Hem Celal’e hem Cemal’e “EYVALLAH” diyebilmek KEMAL’dir. Bir manada Uluhiyeti tasdik’tir dostlar. 

Cenab-ı Hakk bizi Uluhiyete yani vechullah sırrına davet ettiğini şu ayeti kerimeden anlıyoruz. “Nereye dönerseniz Allah’ın vechi (zatı-nefsi-yüzü hakikati) oradadır” diye buyuruyor Allah cc. (Bakara/115), ve bir diğer ayette ise  “Rabbine dön“ diye buyurmaktadır Allah cc. (Fecr/27 ). Bu ayetlerden, Rububiyet sırrıyla ULUHİYET’e davet olduğunu anlıyoruz.  

Bu iki temaya istikamet veren RUH’ tan bir şeyler söylememiz gerekirse;  Allah cc. İsra Suresi Ayet 85’de “Sana ruh hakkında soru sorarlar. De ki, Ruh rabbimin emrindendir ve size pek az bilgi verilmiştir” diye buyurmuştur. O halde, şu kadarını bilelim yeter. Bizzat Allah cc. tarafından üflenen ruh, diğer bir ifadeyle ölümle maddi bedenden ayrılan ruh,  kendi aslına yani Rabbine dönecek, ruhun kafesi olan beden ise; kendi aslına diğer bir ifade ile toprağa dönecektir. 

Biraz da, Rububiyetin zuhur mekanı olan ubudiyetten bahsetmek istiyorum dostlar. Allah cc.  Kulluk anlamına gelen UBUDİYYET’i, Mütefekkirlerimiz ahidlere vefalı olmak,  İslam'ın çizdiği sınırları muhafaza etmek, mevcud olana razı olmak, elden çıkana da sabretmektir, diye tarif buyuruyorlar.  

Bir başka Mütefekkirimiz ubudiyeti iki başlık altında sunmuşlardır. Bunlardan birisi “UBÛDİYYE Lİ'L-HÂSSA” Havassa yani seçkin kişilere mahsus kulluk anlamında Arapça bir kelime olup, hakikat yolunda; niyetlerinin halis bir niyet olduğunu bilen kişilerin kulluğudur. Diğeri ise; “UBÛDİYYE Lİ'L HÂSSATİ'L-HÂSSA” Havassü'l-Havas grubuna mensup olan kimselerin kulluğu anlamında Arapça bir kelimedir. Bu halle hallenen kimseler fark ehli olduklarından dolayı, ehadiyyetü'l-cem makamında kulluk eden kullar olup, bir başka ifade ile Marifetullah’a eren kullardır.   

Şimdi gelelim esas konumuza. ULUHİYET VE RUBUBİYET’in tevhidi olan “La ilahe illallah“ tevhidini kamil manada anlayabilmek için ULUHİYET’i, RUBUBİYET’in içinde idrak etmemiz gerekmektedir. Hakikat mertebesine ulaşmadan Kelime-i tevhid-i kamil manada idrak etmemiz mümkün değildir. ULUHİYET’in hakikatini idrak etmediğimiz zaman, “KELİME-İ TEVHİD’i” taklidi ve lafzi olarak ifade etmiş oluruz. O zaman da kalb ile tasdik etmemiş oluruz. 

Demek oluyor ki, HAKK ve HALK’ı bir arada cem eden mertebe “ULUHİYET’i ZAT “ mertebesidir. Ve bu mertebe “ALLAH” ismi camisi ile temsil edilir diye buyuruyor Allah dostları. ULUHİYET’in hakikati İdrak edilmediğinde ve “ALLAH” ismi camisi müşahede edilmediğinde, kelime-i tevhiddeki “ İLAH” zanni ve hayali bir Allah anlayışı olur. Kişi nefsindeki kurguladığı “İLAH” anlayışına “ ALLAH” diyerek onu kabul eder.   

Oysa ki; Efendimiz Sav. kanalıyla hepimize hitap eden ve bizlerde tesbihatlarımızda da arz ettiğimiz gibi, ”Falem ennehu la ilahe illallah” (Bil ki, Allah’tan başka tanrı yoktur.“ (Muhammed /19)  mealinde ki ayetiyle bu hakikati müşahede etmeyi bizlere farz kılmıştır.  

Yukarıdaki paragraflarda hepimizin istifadesine sunulan hakikat sırlarını bizlere sunan Sırr-ı Hilafet Makamı sahibi İNSAN-I KAMİL, “ALLAH” isminin mazharı olup, kıyamete kadar bu sırrı taşıyan Sultanlarımız elbette daim olacaktır. Himmetleri üzerimize daim olsun. Bu sıra vasıl olan kamil insanlar, Muhammed-i Varislerdir, Varis-i Nebilerdir. 

Yazımızı şu kudsi hadisle sonlandıralım inşallah; “Tam ihlasla “LA İLAHE İLLALLAH” şehadetini yapanlar olmasaydı Cehennemi dünya ehline musallat ederdim” diye buyuruyor Allah cc. Bu Kutsi Hadisten anladığımız, ULUHİYETİ idrak ve müşahedenin önemini ve gerekliliğini ifade ettiğini anlıyoruz.  

Rabbim bizleri Uluhiyetin hakikatine ulaşıp yaşayanlardan eylesin. 

Rabbim hepimizin yar ve yardımcısı olsun. 

Kalın sağlıcakla



Mustafa AYALTI
İstanbul, 04 Eylül 2024




Derneğimiz
Mekke Canlı Yayın
Medine Canlı Yayın
Eserlerimiz
İlahiler
Sure ve Namaz
Namaz Kılmayı Öğreniyorum
Tecvid Dersleri
SON EKLENENLER
GÜNÜN AYETİ
Bu dünyada kör olan kimse ahirette de kördür; üstelik iyice yolunu şaşırmıştır.
(İSRÂ - 72 )
ÖZLÜ SÖZLER
  • Ezeli ervahta nur-u Muhammedi ile beraber olmaya halvetilik denir.
  • Adem "ben hata yaptım beni bağışla " dedi, İblis ise" beni sen azdırdın" dedi ya sen!... sen ne diyorsun?
  • Edep, söz dinlemek ve gönle sahip olmaktır.
  • Güzelliğin zekatı iffet ve edeptir. (Hz. Ali)
  • Zeynel Abidin oğlu Muhammed Bakır'a "Ey oğul, fasıklarla cimrilerle yalancılarla sıla-i rahimi terk edenlerle arkadaşlık etme." diye buyurmuştur.
  • Kemalatın bir ölçüsü de halden şikayet etmemektir.
  • En güzel keramet gönlü masivadan arındırmaktır.
  • Alem-i Berzah insanın kendisidir.
  • Zahir ve batının karşılığı aşk-ı sübhandır.
  • Mutaşabih ayetler ledünidir.
NAMAZ VAKİTLERİ