Çerezler, içeriği ve reklamları kişiselleştirmek, sosyal medya özellikleri sağlamak ve trafiğimizi analiz etmek için kullanılmaktadır. “Kabul Et” seçeneği ile tüm çerezleri kabul edebilirsiniz veya “Çerez Ayarları” seçeneği ile ayarları düzenleyebilirsiniz.Çerez Politikası

16 Temmuz 2024
10 Muharrem 1446
halveti
MENÜ
SOHBETLER HAZRET-İ MUHAMMED'IN
(S.A.V) HAYATI
SEVGİLİ PEYGAMBERİM KUR'AN-I KERİM İLMİHAL İSLAM VE TOPLUM 40 HADİS HADİS-İ ŞERİFLER OSMANLICA SÖZLÜK RÜYA TABİRLERİ BEBEK İSİMLERİ ABDÜLKADİR BİLGİLİ
(SEBATİ) DİVANI
NİYAZİ MISRİ DİVANI HİKMETLİ SÖZLER KUR'AN-I KERİM ÖĞRENİYORUM KUR'AN-I KERİM (SESLİ ve YAZILI) SESLİ ARŞİV İLAHİLER KVKK ve GİZLİLİK POLİTİKASI
İSLAM ve TASAVVUF
TASAVVUFUN TARİFLERİ TASAVVUFUN DOĞUŞU TASAVVUFUN ANADOLU'YA GİRİŞİ HALVETİLİĞİN TARİHİ HALVETİLİĞİN TARİHİ GELİŞİMİ HALVETİLİĞİN TÜRK TOPLUMUNDAKİ YERİ HALVETİYYE SİLSİLESİ PİRLERİMİZİN HAYATLARI MEHMET ALİ İŞTİP (VAHDETİ) ABDÜLKADİR BİLGİLİ (SEBATİ) İBRAHİM GÜLMEZ(KANÂATÎ)
EHLİ - BEYT
EHL-İ BEYT KİMDİR? EHL-İ BEYTİ SEVMEK
RESÛLULLAH'I SEVMEKTİR
EHL-İ BEYT EMANETİ RESÛLULLAH'TIR EHL-İ BEYTİN HALİ NUH'UN GEMİSİ GİBİDİR EHL-İ BEYT OLMAK HEM NESEBİ HEMDE MEZHEBİDİR
ONİKİ İMAMLAR
HZ. İMAM ALİ K.A.V RA HZ. İMAM HASAN-I (MÜCTEBA) HZ. İMAM HÜSEYİN-İ (KERBELA) HZ. İMAM ZEYNEL ABİDİN HZ. İMAM MUHAMMED BAKIR HZ. İMAM CAFER-İ SADIK HZ. İMAM MUSA-İ KAZIM HZ. İMAM ALİYYUL RIZA HZ. İMAM MUHAMMED CEVAD (TAKİ) HZ. İMAM ALİ HADİ (NAKİ) HZ. İMAM HASAN’UL ASKERİ HZ. İMAM MUHAMMED MEHDİ






ÇAKIL TAŞI


Peygamber (sav.) Efendimiz bir hadis-i şeriflerinde çok manidar bir cümle ifade buyururlar: “Bir kişi güzelce abdest alır, cuma namazına gider, hutbeyi ses çıkarmadan dinlerse, iki cuma arasındaki ve fazla olarak üç günlük daha günahları bağışlanır. Kim hutbe okunurken çakıl taşlarıyla oynarsa, abesle iştiğal etmiş olur.” Peki bu hadis-i şerif bizlere ne anlatmak istiyor? Bu hadis-i şerifi iki yönlü olarak; şeriat ve hakikat boyutunda ele almanın faydalı olacağını mülahaza ediyorum. 

Şeriat-ı ahkam yönünden değerlendirdiğimizde; hadis-i şerifte bahse konu olduğu üzere “Camide çakıl taşlarıyla oynamak” bize garip gelebilir. Zira memleketimizde genellikle cami ve mescidlerin zemini tahta veya beton olup halı-kilim vs. ile kaplıdır. Ancak Resulullah (sav.) Efendimiz  devrindeki mescidlerin zeminlerinin kum ve çakıl taşları ile kaplı olduğu Mütefekkirlerimizce ifade buyurulmaktadır.

Çakıl taşından maksat; hutbeyi dinlemenin farz olması sebebiyle, hutbe okunurken, sohbet veya vaaz edilirken, mescidin tabanındaki taş-toprak, halı, kilim, hasır vs. ile oynamak, onlarla meşgul olmak, yanımızdaki insanların dikkatini çekeceği için bu meşgale hutbe veya sohbet dinlemeyi ihlal edecektir. Bunun adına çakıl taşları ile oynamak denir. Böyle bir halle meşgul olan bir kimsenin hali, Cuma’nın sevabından mahrum kalmaya vesile olabilecek bir lüzumsuzluk ve bir abesle iştigal halidir. Zira unutulmamalıdır ki paragrafın başında da arz ettiğimiz gibi, hutbeyi dinlemek farzdır. Hutbe okunurken yapılacak yegâne iş, susup hatibi dinlemektir. Güzel olan budur. Hutbe esnasında başka şeylerle meşgul olmak demek, hutbeye saygı ve itibar etmemektir. Şu ayet-i kerimede bunu ifade ediyor. “Kafirler; ‘Bu Kur’an’ı dinlemeyin, okunurken gürültü yapın, belki bastırırsınız!’ dediler.’’  diye buyurur Allah ( cc.) (Fussilet sûresi-26).

Hadis-i şerifte de buyurulduğu üzere; güzel bir şekilde abdest alıp camiye Cuma namazını eda etmek üzere gelen ve ilahi emre uyarak hutbeyi dinleyen bir kimse, üç gün fazlasıyla iki cuma arasındaki hatalarından kurtulur. 

Yukarıda arz ettiğimiz hadis-i şerif, aşağıda maddelendirdiğimiz hususları şeriat-ı ahkamda icra etmemizin gerekliliğini vurgulanmaktadır. 

1. Cuma günü yıkanmak farz değil, fazilettir.

2. Abdesti tastamam, güzelce almak müstehabdır.

3. Hutbe okunurken hiçbir şeyle meşgul olmadan ve konuşmadan dinlemek gerekir.

4. Hutbe esnasında bir başka şeyle meşgul olmak, abesle iştigaldir ve yasaktır.

Cuma’nın fazilet ve sevabından mahrum kalmaya sebeptir.

5. Hutbeyi can kulağıyla dinlemek gereklidir.

6. Hatibi duymayacak kadar uzakta veya cami dışında olanlar da susmalı,

konuşmamalıdırlar.

7. İbadetleri, şartlarına uygun biçimde, en güzel şekilde yerine getirmek ayrıca bir

hayır ve iyiliktir. 

 

Hakikat-i asliye yönünden değerlendirdiğimizde ise şeriat-ı ahkamı yaşamadan hakikati asliyemize ulaşmak asla mümkün değildir. Mümkün de olmayacaktır. Hakikat yolculuğuna çıkmak veya hakikat-i asliyemize vusul etmek için Sultanımızın himmet ve dualarıyla belirlediği gün ve zamanda haftada bir gün yol ve erkanımıza mahsus planlanmış sohbet günlerimiz planlandığı şekilde devam eder gider.

Planlanan bu sohbetlerimizde, hakikat-i asliyemize ulaşmaya mani teşkil edecek çakıl taşları neler olabilir acaba? diye bir düşünce geliyor aklımıza. Bu nedenle de “Çakıl Taşı” ile alakalı bir yazı kaleme almayı uygun mütalaa ettim.

Değerli dostlar; dergaha giriş kapısının üstünde malumunuz olduğu üzere şu yazı gözümüze ilişir: “EDEP YA HU”. “Edep Ya Hu” hırkasını giyer, dergah selamı ile sultanımızın huzuruna gider ve yerimizi almamıza müteakip, Efendimin sohbetini huşu içerisinde dinleyip, bize anlatılanlarla heybemizi doldurup, yükünüzü aldıktan sonra, “HİÇ” olarak dergah selamı ile dışarı çıkarız. Buraya kadar her şey çok güzel. Sohbet dinlerken, acaba; bizde çakıl taşları ile oynamakta mıyız? Tabi ki günümüzdeki çakıl taşı nedir diye aklımıza bir soru gelebilir. En basiti, elimizdeki veya cebimizdeki akıllı dediğimiz telefonlarımız var ya… İşte o doğru yerde kullanılmadığı zaman, ÇAKIL TAŞI olur. Bunu asla göz ardı etmeyelim. Ya resim ya da video çekeriz. Beni arayan var mı diye düşünürüz. Veya da başka şeyler ile meşgul oluruz. Yanımızdaki ile konuşuyor oluruz. Ya da oturduğumuz yerde uyuruz. İşte günümüzde “ÇAKIL TAŞI” ile oynamak budur dostlar.

Nasıl şeriat-ı ahkamda hutbeyi dinlemek farz ise; hakikat-i asliyemize vuslat ettirecek sohbetleri dinlemek de farzdır. Bu konuyu önemle dikkatlerinize sunarım.

Sohbetlerdeki haimiz,l tarzımız ve sohbet adabımız ile ilgili birkaç şey söylemem gerekirse;

  1. Mümkün olduğunca sohbetlerimize temiz giysilerimizle ve yıkanarak gelmemiz farz değil, fazilettir.

  2. Abdestli olmak, müstehabdır.

  3. Sohbetin başlaması ile birlikte, hiçbir şeyle meşgul olmadan ve konuşmadan çakıl taşı ile oynamadan sohbeti dinlemek farzdır.

  4. Sohbet esnasında bir başka şeyle meşgul olmak, abesle iştigal olup, sohbetin fazilet ve sevabından mahrum kalmaya sebeptir ve adap dışıdır.

  5. Sohbetin feyzinden bereketinden istifade etmek için sohbeti can kulağıyla dinlemek ve tefekkür alemine dalmak gerekmektedir. 

Rabbim cümlemizi dergah adabına uygun, sohbetin farziyetine uyanlardan eylesin. 

Rabbim cümlemizden razı ve hoşnut olsun. 



Mustafa AYALTI
İstanbul, 15 Ekim 2019




Derneğimiz
Mekke Canlı Yayın
Medine Canlı Yayın
Eserlerimiz
İlahiler
Sure ve Namaz
Namaz Kılmayı Öğreniyorum
Tecvid Dersleri
SON EKLENENLER
GÜNÜN AYETİ
De ki: "Ben, yaptıklarıma karşılık sizden, yakın akrabamı/Ehlibeytimi sevmeniz dışında bir ücret istemiyorum."
(Bkz. Şura, 23)
ÖZLÜ SÖZLER
  • Ezeli ervahta nur-u Muhammedi ile beraber olmaya halvetilik denir.
  • Adem "ben hata yaptım beni bağışla " dedi, İblis ise" beni sen azdırdın" dedi ya sen!... sen ne diyorsun?
  • Edep, söz dinlemek ve gönle sahip olmaktır.
  • Güzelliğin zekatı iffet ve edeptir. (Hz. Ali)
  • Zeynel Abidin oğlu Muhammed Bakır'a "Ey oğul, fasıklarla cimrilerle yalancılarla sıla-i rahimi terk edenlerle arkadaşlık etme." diye buyurmuştur.
  • Kemalatın bir ölçüsü de halden şikayet etmemektir.
  • En güzel keramet gönlü masivadan arındırmaktır.
  • Alem-i Berzah insanın kendisidir.
  • Zahir ve batının karşılığı aşk-ı sübhandır.
  • Mutaşabih ayetler ledünidir.
NAMAZ VAKİTLERİ