Yalçın Başar
20.01.2015 14:26
|
Dine ait bütün ritüelleri yapmakla insan mutmain olabilirmi? Zandan kurtarmak ve hakikata vakıf olabilmek için şeriatın değişmez Nas'larını eksiksiz uygulamaya çalışmak lazım. Tabi bunlar yeterlimi?
İnsanoğlu yaratılış gereği islam fıtratı üzerine kodlanmıştır. Bu nedenle her varlığın asli gayesi Rabbini zikretmek olduğu gibi insanın da Rabbini bilip ona ibadet etmesi gerekir. Bizler Rabbi bilenmiyiz? İbadetlerimizi ne maksatla yapıyoruz? Bu soruları kişi kendisinde sorgulaması, ne yaşadığını öğrenmesi ve doğru bildikleri yanlışları görmesi için, islam ehli kişiler ile birlikte vakit geçirmesi gerekmetedir. Zira insan kendi kendine yeten varlık değildir. İşin özünü anlaması için ehlinden talim ile mümkündür.
Her tecellide anlık mutluluklar yada üzüntüler yaşayıp zamanı heba etmek, istedikleri olunca sevinen, istemedikleri başına geldiğinde asi olan bir hal üzere yaşayıp da kendimizi kurtarabilirmiyiz?
İnsanın ömür olarak bildiği zaman tükendiğinde ne olacak? Herkeste bir cennet ve cehennem anlayışı mevcut. Tarif edenin hep kendine göre yorumlayıp kendisinin cehennemden uzak cennetlik olduğunu düşündüren bir yapıda, doğrusunu yapan ve kabul ettiren bir anlayışda olmamız bizi hüsrana sürüklemektedir. Varsa bildiğimiz görüp netleştiğimiz bir cennet, insanlara faydalı olup, yol gösterelim. Yoksa böyle bir bilgimiz ve netliğimiz işte orda kulluğumuzu sorgulayalım.
Allah'u Teala Kuran-ı Kerimde bize yol göstermekte peki biz okuyormuz? İlk ayet ikra iken biz hiç sayfalarında ne yazdığını merak ettikmi? Rabbim her konuda cömertliğini sergilemekte. Bizleri olgunlaştırmak kamil bir imana kavuşturmak için herşeyi insana hizmet ettirmekte. Niğmetleri, zamanı, dostları, sağlık ve tecellileri ile hep bizleri daha güzelini yaşamamız ve bütün bu oluşumların ondan olduğunu bilmemiz ona ibadet etmemiz içindir.
Kuran-ı Kerimi manasından okumak yeterlimi? Kuran-ı Kerimi okumaktan maksat kişinin kendi üzerinde yaşadığı ve yaşayacağı halleri tespit ettirmesi için islamın yol haritasıdır. İşte büyük bir yanılgıdan anlayıştan zan ile hüküm vermekten kendimizi sakındıralım. Zira anlatılanları hikaye gibi dinleyip üzerimize almadığımız hiçbir ayet bize yol katettirmez. Bazı değişmez hüküm ve kurallar kati herkesin yapması gereken, bazıda kişinin bulunduğu halden nasıl bir yol izlemesi gerektiğini anlatan şahsa münhasırdır. Bazen toplumsal, bazen münferit, bazen aile yaşantısını anlatmaktadır. Aslında kişinin bulunduğu hali, geçirdiği ve geçireceği evreleri daha önce yaşayan kavim ve peygamberlerden misallerle anlatır. Geneline baktığımız zaman Cenab-ı Resullullahın yaşadığı güzel Ahlak-ın tarifidir.
Namaz kılmak, oruç tutmak dini ritülleri yerine getirmek yeterlimi? Sizler ne dediğinizi bilinceye kadar namaza yaklaşmayın hitabı insanı bilmeye taşımalıdır. Vay o namaz kılanların haline hitabı ilede namazın nasıl kılınması gerektiğini öğrenmek gerekmektedir. Dini ibadetlerin her birinin daha derin incelemek ve altbaşlıklarını doldurmak gerekir. Bizden bu ibadetleri isteyenin bizden ne beklentisi var? Bizler niçin namaz kılıyoruz? Namaz amaçmıdır yoksa araçmıdır? Diyerek bütün yaptığımız ibadetleri sorgulamamız gerekmektedir. Sadece uygulamak ile istenilen neticeye ulaşılmayacağını kişide yorgunluktan başaka getirisi de olmayacağını bilmeliyiz. Zira uyguladıklarımızın bizi istenilen hedefe doğru yaklaştırması gerekmektedir.
Rabbim insan ile bu kadar uğraşmakla birlikte kimseyi zorlamamış, taşıyamayacağı bir yük yüklememiştir. Herkesi kendi öz iradesi ile tercihlerine göre şekillendirmiştir yaşantısını.
Yani Allah kendini isteyen ve talep edenlerle muhattap olurken, kullukta gözü olmayan, ibadet ve benliklen arınmayanları da boş bırakmayıp anlaması için sürekli oluşumlar içindedir. Rızk ve niğmetlerinden yoksun bırakmaz. Tabii bu ömür içerisinde anlayabilmek yine kulun tercihiyle olacaktır. Dünya ahiretin tarlasıdır burda ne ekersen hasatı hem bu alemde hemde ahirettedir.
Rabbimizin rağmetinin ve affediciliğinin yüceliği olmasa azabı hakedene hemen verse yerde sürünen bir tane varlık bile göremezsiniz diye buyurarak bizlerin ne kadar değerli olduğunu anlatmaktadır. Bizlere Keremi ile Lütfundan ikram etmekte ve Rahmetini her varlığa göstermektedir. Tabii birde Rahim yönü var işte burda özel olarak ilgilendiği kullar var. İşte burda taleb edenler ve gayret gösterenler ön plandadır. Çoban sürüsünden bazılarını çıkınından, kendi yiyeceğinden eliyle besler. Çobanın etrafında olursan yakın durursan senide besler. Sürünün geri kalanı da çobanın himayesindedir fakat o eliyle beslediklerine ayrı bir sevgiside vardır. Burda çobanın uzaklığı değil sürüdekilerin çobana olan yakınlığı bu rahmete nail eder. Rabbimin Bazılarınızı bazılarınıza üstün kılmışızdır diye buyurmasındaki gaye bizlerdeki takvadan dolayıdır. Yoksa yarattığı hiçbir şeyi şeklinden dolayı hüküm vermez. Bizlerinde kulluğundaki ihlas ve samimiyeti, gayreti, cömertliği, edebi ve yap denilenleri yapması, gönüllü ve adanmış olarak dini hükümleri yerine getirmemiz Rabbimin katında yakınlığımızı oluşturur.
Bize anlatılan herşey bize aslımızı öğretmek, kendi gerçeğimize yol buldurmak içindir. Tüm yaşam faktörleri, tabiat şartları, aile, akraba, arkadaş ve iş çevremiz bize gıda olması içindir. Bu anlayış ve yaşayışa ulaşabilmek için, onlar Rablerinden razı Rableride onlardan razı ayetine mazhar olabilmek için bize bizi bildirecek biri gerekir. Rabbimize nasıl yöneleceğimizi, imanın, islamın ve dinin nasıl yaşanacağını, edeb ve adabın nasıl olması gerektiğini bildiren bir Mürşidi Kamile bağlanmak çok hızlı netice verecektir. Tecellileri kendi başımıza yorumlamaya kalkarsak hüsranımız artar, ben bilirim anlayışıyla devam edersek Rabbimizin bizden istediklerini anlayamayız.
Rabbimize bunca çaba ve niğmetine karşılık bizler nasıl kulluk yapıyoruz? İslamı ve dini nasıl yaşıyoruz? Bu soruları önce kendimize soralım, hali güzel dostlarımıza danışalım. Ne yapmamız gerektiğini hepimiz biliryoruz aslında sadece o cesareti o ölü toprağını üzerimizden atamıyoruz. Bunun için kişinin bir an önce harekete geçmesi lazım zaman geçiyor.
|