Yaşar Kaya
16.03.2022 10:42
|
Para kalbdeyse, isterse beş kuruş olsun, felakettir. Eğer para cepteyse, kalbde sevgisi yoksa, isterse trilyon olsun, hiç zararı olmaz. Bütün mesele, parayı yerine koymaktır. Yoksa bu, fakirlik zenginlik değil, doğrudan doğruya kalb meselesidir. Kalbi ne ile meşgul, o önemlidir. Şah-ı Nakşibend hazretleri buyuruyor ki: Hayatımda en garibime giden olay şu olmuştur. Bir gün ak sakallı bir ihtiyar, Kâbenin örtüsüne sarılmış, öpüyor, yüzüne sürüyor. Gözlerinden yaşlar boşalıyordu. Onun bu hâline gıpta ettim. (Sen onun kalbine bak!) diye ilham geldi. Kalbine nazar ettim. Köydeki iki keçi ve birkaç koyunu düşünüyor. Hayret ettim. Oradan Mina pazarına geldim. Baktım bir genç, 50 bin altın değerinde alışveriş yapıyor, hep ticaretle meşgul. (Eyvah!) dedim, bu genç yandı. Bu kadar para pul içerisinde battı. Yine (Sen onun kalbine bak!) diye ilham geldi. Bir de kalbine baktım, her an kalbi (Allah) diyor. (Aman hak hukuk geçmesin, dinime zarar gelmesin) diye tir tir titriyor. (Sübhanallah) dedim. Ya Rabbî, bu kadar varlık içinde, bu, (Allah) diyor. Öteki ise, yokluk içinde, Kâbe'nin önünde (Keçilerim) diyor.
|