| İsim | Kökeni | Cinsiyet | Anlamı |
|---|---|---|---|
| Zabit : | Arapça | Erkek | Subay. |
| Zade : | Farsça | Erkek | 1. Evlat, oğul. 2. Dürüst, doğru adam. |
| Zafer : | Arapça | Kız | 1. Amaca ulaşma, başarma. 2. Düşmanı yenme, üstün gelme, utku. |
| Zafer : | Arapça | Erkek | 1. Amaca ulaşma, başarı. 2. Düşmanı yenme, üstün gelme, utku. |
| Zafir : | Arapça | Erkek | Zafer kazanan, üstün gelen. |
| Zağnos : | Türkçe | Erkek | Bir tür doğan kuşu. |
| Zahide : | Arapça | Kız | Dinin buyruklarını yerine getiren, haramdan kaçınan kimse, sofu. |
| Zahir : | Arapça | Erkek | 1. Parlak, açık, belli. 2. Dış görünüş, dış yüz. 3. Coşmuş, taşkın. |
| Zaide : | Arapça | Kız | Artan, artıran. |
| Zaik : | Arapça | Erkek | Tadıcı, tadan, tat alan. |
| Zaika : | Arapça | Kız | Tat alan, tadıcı, tat alan. |
| Zaim : | Arapça | Erkek | Kefil. |
| Zaki : | Arapça | Erkek | Saf, katışıksız, temiz, pak. |
| Zakir : | Arapça | Erkek | Zikreden, anan. |
| Zaman : | Arapça | Erkek | Vakit, çağ. |
| Zambak : | Arapça | Kız | Güzel ve iri çiçekli bir süs bitkisi. |
| Zamir : | Arapça | Erkek | 1. İç, iç yüz. 2. Yürek, vicdan. 3. Gönülde gizli olan sır. 4. Adın yerini tutan sözcük. |
| Zamire : | Arapça | Kız | 1. İç, iç yüz. 2. Yürek, vicdan. 3. Gönülde gizli olan sır. |
| Zarif : | Arapça | Kız | 1. Güzel, şık, ince,kibar tavırlı. 2. İnce esprili, esprilerle konuşan. |
| Zarife : | Arapça | Kız | Güzel, şık, ince. |
| Zati : | Arapça | Erkek | 1. Kendiyle ilgili, kendine ait, özel. 2. Özle ilgili. |
| Zatinur : | Arapça | Kız | Aydınlık, nurlu kişi. |
| Zatiye : | Arapça | Kız | Kendiyle ilgili, kendine ait, özel. |
| Zebercet : | Arapça | Kız | Zümrütten daha açık yeşil olan, zümrüt kadar değerli olmayan bir süs taşı. |
| Zehra : | Arapça | Kız | Yüzü pek beyaz ve parlak olan kimse. |
| Zekâi : | Arapça | Erkek | Zekâyla ilgili, zekâya ait. |
| Zekâvet : | Arapça | Kız | Zekâ, zekilik. |
| Zekeriya : | Arapça | Erkek | Erkek. |
| Zeki : | Arapça | Erkek | Anlayışlı, kavrayışlı, zekâ sahibi. |
| Zekire : | Arapça | Kız | Belleği güçlü olan, unutmayan. |
| Zeliha : | Arapça | Kız | bk. Züleyha |
| Zemin : | Farsça | Erkek | 1. Yer, yeryüzü. 2. Temel, dayanak. 3. Konu, tema. |
| Zemzem : | Arapça | Kız | Kâbe çevresindeki ünlü kuyu ve bu kuyunun Müslümanlarca kutsal sayılan suyu. |
| Zengin : | Farsça | Erkek | 1. Parası, malı çok olan, varlıklı. 2. Verimli. 3. Gösterişli. |
| Zennişan : | Farsça +Arapça | Kız | Ünlü, tanınmış kadın. |
| Zennur : | Arapça | Kız | bk. Zinnur |
| Zerafet : | Arapça | Kız | İncelik, güzellik, zariflik. |
| Zerefşan : | Farsça | Kız | 1. Altın saçan, altın saçıcı. 2. Altın kakmalı. 3. Bir lale türü. |
| Zeren : | Türkçe | Erkek | Anlayışlı, kavrayışlı, zeki. |
| Zergûn : | Farsça | Kız | Altın renkli. |
| Zeria : | Arapça | Kız | Vesile, bahane, sebep, fırsat. |
| Zerin : | Farsça | Erkek | bk. Zerrin |
| Zernişan : | Farsça | Kız | Kılıç, kalemtıraş gibi şeylerin üzerine kakma altınla yapılan işleme süs. |
| Zerrin : | Farsça | Kız | 1. Altından yapılmış. 2. Altın gibi sarı, parlak. 3. Fulya. |
| Zerrinkâr : | Farsça | Kız | Altınla süslenmiş. |
| Zerrintaç : | Farsça +Arapça | Kız | Altın taç. |
| Zerrişte : | Farsça | Kız | Altın tel, sırma. |
| Zeycan : | Farsça | Erkek | Candan, cana yakın. |
| Zeyneddin : | Arapça | Erkek | Dinin ziyneti, süsü. |
| Zeynel : | Arapça | Erkek | bk. Zeynelabidin |
| Zeynelabidin : | Arapça | Erkek | İbadet edenlerin süsü. |
| Zeynep : | Arapça | Kız | Değerli taşlar, mücevherler. |
| Zeyni : | Arapça | Erkek | Süslü. |
| Zeyno : | Türkçe | Kız | Zeynep adının bozulmuş biçimi. |
| Zeynullah : | Arapça | Erkek | Allah'ın süsü. |
| Zeyrek : | Farsça | Erkek | 1. İlgi çekici. 2. Eli uz, usta. 3. Akıllı, zeki. |
| Zeyyat : | Arapça | Erkek | Yağ yapan, zeytinyağı yapan kimse. |
| Ziba : | Farsça | Kız | Güzel. |
| Zican : | Arapça +Farsça | Kız | Canlı, cana yakın, candan. |
| Zihni : | Arapça | Erkek | Zihinle, akılla ilgili. |
| Zikir : | Arapça | Erkek | 1. Anma, anılma. 2. Bildirme. 3. Kur'an-ı Kerim. |
| Zikri : | Arapça | Erkek | Anma ile ilgili. |
| Zikrullah : | Arapça | Erkek | Allah'ın anılması. |
| Zinet : | Arapça | Kız | Süs, bezek. |
| Zinnur : | Arapça | Erkek | Nurlu, ışıklı, aydınlık. |
| Zişan : | Arapça | Kız | 1. Canlı. 2. Onurlu, şerefli. 3. Bir tür lale. |
| Ziya : | Arapça | Erkek | Işık, aydınlık. |
| Ziyaeddin : | Arapça | Erkek | bk. Ziyaettin |
| Ziyaettin : | Arapça | Erkek | Dinin ışığı, aydınlığı. |
| Ziyafet : | Arapça | Kız | Yemekli toplantı. |
| Ziyat : | Arapça | Erkek | Fazlalık, çokluk. |
| Ziynet : | Arapça | Kız | bk. Zinet |
| Ziynetullah : | Arapça | Erkek | Allah´ın süsü, bezeği |
| Zobu : | Türkçe | Erkek | 1. İri yarı, kalın, kaba. 2. Delikanlı. 3. Zor, sıkıntılı. 4. Eski vezir konaklarındaki hizmetli. |
| Zoral : | Farsça +Türkçe | Erkek | “Zoru başar“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Zorbey : | Farsça +Türkçe | Erkek | Güçlü bey. |
| Zorlu : | Türkçe | Erkek | 1. Güzel, çok güzel, iyi. 2. Yakışıklı. 3. Güçlü, dayanıklı. 4. Sert, keskin. 5. Yürekli, cesur. 6. Girgin, girişken. |
| Zuhal : | Arapça | Kız | bk. Zühal |
| Zuhur : | Arapça | Erkek | Görünme, meydana çıkma, baş gösterme. |
| Zuhuri : | Arapça | Erkek | Orta oyununda komik rolü yapan kimse. |
| Zübeyde : | Arapça | Kız | Öz, asıl, cevher. |
| Zübeyr : | Arapça | Erkek | Yazılı küçük şey. |
| Zühal : | Arapça | Kız | Satürn gezegeni, Sekendiz. |
| Zühdi : | Arapça | Erkek | bk. Zühtü |
| Züheyr : | Arapça | Erkek | Çiçekçik, küçük çiçek. |
| Zühre : | Arapça | Kız | Çulpan, Çoban yıldızı, Venüs. |
| Zühtiye : | Arapça | Kız | Her türlü zevke karşı koyarak kendini ibadete veren. |
| Zülâl : | Arapça | Kız | Saf, tatlı, hafif, güzel, soğuk su. |
| Züleyha : | Arapça | Kız | Su perisi. |
| Zülfi : | Farsça | Erkek | bk. Zülfü |
| Zülfibar : | Farsça | Kız | bk. Zülfübar |
| Zülfikar : | Arapça | Erkek | Iki parçalı. |
| Zülfiyar : | Farsça | Kız | bk. Zülfüyar |
| Zülfiye : | Farsça | Kız | bk. Zülfüye |
| Zülfizar : | Farsça | Kız | bk. Zülfüzar |
| Zülfü : | Farsça | Erkek | Saç ile, lüle ile ilgili, saça ait. |
| Zülfübar : | Farsça | Kız | Dağılmış, saçılmış saç. |
| Zülfüyar : | Farsça | Kız | Sevgilinin zülfü, saçı. |
| Zülfüye : | Farsça | Kız | Sevgilinin saçı. |
| Zülfüzar : | Farsça | Kız | Saçı gür, bol saçlı. |
| Zülkarneyn : | Arapça | Erkek | İki boynuzlu. |
| Zülkif : | Arapça | Erkek | bk. Zülküf |
| Zülküf : | Arapça | Erkek | Yüce, makam sahibi. |
| Zümrüt : | Arapça | Kız | Cam parlaklığında, yeşil renkte, saydam, değerli bir süs taşı. |
| Zürriyet : | Arapça | Erkek | Soy, bir soydan gelenler. |