| İsim | Kökeni | Cinsiyet | Anlamı |
|---|---|---|---|
| Yabalak : | Türkçe | Erkek | 1. Yabancı. 2. Issız kır,ova. 3. Dışan, başka ülke, gurbet. 4. Ekin Tarlası. |
| Yaban : | Türkçe | Erkek | 1. Yabancı. 2. Issız kır,ova. 3. Dışarı, başka ülke, gurbet. 4. Ekin tarlası. |
| Yabar : | Türkçe | Erkek | Güzel koku, misk. |
| Yabgu : | Türkçe | Erkek | Yol gösterici, kılavuz. |
| Yabız : | Türkçe | Erkek | bk. Yavuz |
| Yada : | Türkçe | Kız | 1. Büyü,sihir, afsun. 2. Kutsal. 3. Türklerde geçmişte büyü yapımında kullanılan yeşim taşı. |
| Yadacı : | Türkçe | Erkek | 1. Büyücü, sihirbaz. 2. Hekim. |
| Yadigâr : | Farsça | Kız | Hatıra, bir kimseyi veya bir olayı anımsatan şey veya kimse. |
| Yadigâr : | Farsça | Erkek | Bir kimseyi ya da bir olayı anımsatan kimse. |
| Yafes : | Arapça | Erkek | Hz. Nuh'un üçüncü oğlu. |
| Yağan : | Türkçe | Kız | Yağmur, kar. |
| Yağan : | Türkçe | Erkek | Yağmur, kar |
| Yağın : | Türkçe | Erkek | Yağmur. |
| Yağınalp : | Türkçe | Erkek | Hareketli yiğit. |
| Yağısıyan : | Türkçe | Erkek | Düşmanı yenen, zafer kazanan. |
| Yağış : | Türkçe | Kız | Yağmur, kar, dolunun yağması. |
| Yağız : | Türkçe | Erkek | 1. Esmer. 2. Doru. 3. Yiğit. 4. Bakımlı hayvan. |
| Yağızalp : | Türkçe | Erkek | Esmer, güçlü yiğit. |
| Yağızbay : | Türkçe | Erkek | Esmer kimse. |
| Yağızboğa : | Türkçe | Erkek | Güçlü, esmer kimse. |
| Yağızhan : | Türkçe | Erkek | Esmer hükümdar. |
| Yağızkan : | Türkçe | Erkek | Esmer bir soydan gelen kimse. |
| Yağızkurt : | Türkçe | Erkek | Esmer, güçlü kimse. |
| Yağmanaz : | Farsça | Kız | Gönülleri çalan, yağma eden güzel. |
| Yağmur : | Türkçe | Erkek | Havadaki su buğusu-nun yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne düşen yağışın sıvı durumunda olanı. |
| Yağmurca : | Türkçe | Erkek | 1. Bir tür geyik. 2. Dağ keçisi. |
| Yahşi : | Türkçe | Kız | İyi, güzel, çok güzel. |
| Yahşibay : | Türkçe | Erkek | İyi tanınan, saygın kimse. |
| Yahşiboğa : | Türkçe | Erkek | İyi, güzel, güçlü kimse. |
| Yahşihan : | Türkçe | Erkek | İyi, güzel hükümdar. |
| Yahşikan : | Türkçe | Erkek | İyi, soylu bir sülaleden gelen kimse. |
| Yahşitay : | Türkçe | Erkek | İyi, güzel kimse. |
| Yahya : | İbr. | Erkek | “Tanrı lütufkârdır“ anlamında bir söz. |
| Yakup : | Arapça | Erkek | 1. Erkek keklik. 2. İbr. Takip eden, izleyen. |
| Yakut : | Arapça | Erkek | Pembe veya kırmızı renkte değerli bir süs taşı. |
| Yalabuk : | Türkçe | Erkek | 1. Güzel, yakışıklı, sevimli. 2. Parlak, ışıltılı. 3. Şimşek. 4. Çevik, atik, işgüzar. 5. Kavgada üstün gelen. |
| Yalap : | Türkçe | Erkek | 1. Parıltı. 2. İvedi, hızlı, çabuk. 3. Sarı renkli bir kuş. |
| Yalav : | Türkçe | Kız | Alev, ateş. |
| Yalavaç : | Türkçe | Erkek | Peygamber,elçi. |
| Yalaz : | Türkçe | Erkek | Alev. |
| Yalazabay : | Türkçe | Erkek | Alevli, coşkun kimse. |
| Yalazahan : | Türkçe | Erkek | Alevli, coşkulu hükümdar. |
| Yalazakan : | Türkçe | Erkek | Alevli, coşkulu bir soydan gelen kimse. |
| Yalazalp : | Türkçe | Erkek | Alev gibi parlak yiğit. |
| Yalazan : | Türkçe | Erkek | Şimşek. |
| Yalazay : | Türkçe | Erkek | Alev gibi parlak olan. |
| Yalçın : | Türkçe | Erkek | 1. Dik, sarp. 2. Düz, kaygan. 3. Parlak, cilalı. |
| Yalçıner : | Türkçe | Erkek | Sert kimse. |
| Yalçınkaya : | Türkçe | Erkek | Sert, güçlü kimse. |
| Yalçuk : | Türkçe | Erkek | 1. Parlak, parlayan. 2. Elçi. |
| Yaldırak : | Türkçe | Erkek | bk. Yaltırak |
| Yaldırım : | Türkçe | Erkek | bk. Yıldırım |
| Yaldız : | Türkçe | Kız | Bir şeye altın veya gümüş görünümü vermek için kullanılan sıvı veya yaprak durumundaki altın, gümüş veya bunların benzeri madde. |
| Yalgı : | Türkçe | Erkek | 1. Büyü, sihir. 2. Yalnız. |
| Yalgın : | Türkçe | Erkek | 1. Serap, ılgın. 2. Alev. |
| Yalgınay : | Türkçe | Erkek | Alev gibi parlayan kimse. |
| Yalım : | Türkçe | Erkek | 1. Alev, ateş. 2. Kılıç, bıçak vb.nin kesici yüzü. 3. Kaya. 4. Sarp yer, uçurum. 5. Şimşek. 6. Kuvvet, kudret. 7. Orun, derece. 8. Çalım, gurur; onur. |
| Yalın : | Türkçe | Kız | 1. Gösterişsiz, süssüz, sade. 2. Alev, ateş. 3. Taş, büyük kaya. 4. Çıplak, örtüsüz. |
| Yalınalp : | Türkçe | Erkek | Gösterişsiz, sade yiğit. |
| Yalınay : | Türkçe | Erkek | Gösterişsiz, sade kimse. |
| Yalkı : | Türkçe | Erkek | 1. Yalın, tek. 2. Işın |
| Yalkın : | Türkçe | Erkek | bk. Yalgın |
| Yalmaç : | Türkçe | Erkek | Karışık olmayan, sade, yalın, yapılması ve anlaşılması kolay olan. |
| Yalman : | Türkçe | Erkek | 1. Kılıç, kama, bıçak, mızrak vb.nin ağzı veya ucu. 2. Sarp, dik. 3. Eğik, eğinik. |
| Yalt : | Türkçe | Erkek | Yalçın, sert. |
| Yaltır : | Türkçe | Erkek | Parlak, parlayan. |
| Yaltırak : | Türkçe | Erkek | 1. Işık, parıltı. 2. Kuyruklu yıldız. |
| Yaltıray : | Türkçe | Erkek | Ay gibi parlak olan. |
| Yalvaç : | Türkçe | Erkek | bk. Yalavaç |
| Yamaç : | Türkçe | Erkek | 1. Dağın veya tepenin herhangi bir yanı. 2. Karşı. 3. Yan, yakın. |
| Yaman : | Türkçe | Erkek | 1. Kötü, korkulan, şiddetli. 2. Cesur, güçlü. 3. Kurnaz, becerikli. |
| Yamaner : | Türkçe | Erkek | Cesur, güçlü kimse. |
| Yamanöz : | Türkçe | Erkek | Özü güçlü olan. |
| Yamansoy : | Türkçe | Erkek | Güçlü soydan gelen kimse. |
| Yamantürk : | Türkçe | Erkek | Güçlü Türk. |
| Yamanyiğit : | Türkçe | Erkek | Cesur, güçlü yiğit. |
| Yamçı : | Türkçe | Erkek | 1. Sürücü. 2. Bir yüzü uzun tüylü, kalın yün dokumadan yağmurluk. |
| Yanaç : | Türkçe | Erkek | Yön, taraf. |
| Yanal : | Türkçe | Erkek | 1. Yanda olan, yana düşen. 2. Alaca, değişik renkli. 3. Kırmızı, pembe. 4. Nehir yatağı. |
| Yanar : | Türkçe | Erkek | 1. Parlayan, parıldayan. 2. Kaplıca. 3. Aralık ve ocak ayı. |
| Yanbek : | Türkçe | Erkek | Arkadaşları sağlam olan kimse. |
| Yanbey : | Türkçe | Erkek | Arkadaşı bey olan kimse. |
| Yandil : | Farsça | Erkek | Gönül arkadaşı, sevgili. |
| Yangâr : | Farsça | Erkek | Çok vefalı arkadaş. |
| Yanık : | Türkçe | Erkek | 1. Yanmış olan. 2. Duygulu, dokunaklı. 3. Kavruk, gelişmemiş. 4. Âşık. |
| Yanıker : | Türkçe | Erkek | Âşık, vurgun kimse. |
| Yankı : | Türkçe | Kız | Sesin bir yere çarpıp geri dönmesiyle duyulan ikinci ses, ses yansıması. |
| Yapalak : | Türkçe | Erkek | 1. Gürbüz, güçlü. 2. Sevimli, şirin 3. Baykuş, puhu kuşu. |
| Yapıncak : | Türkçe | Kız | Seyrek taneli, kırmızı benekli bir tür üzüm. |
| Yaprak : | Türkçe | Kız | Bitkilerin solunumunu sağlayan, çoğunlukla yeşil ve türlü biçimlerdeki bölümü. |
| Yâr : | Farsça | Kız | 1. Sevilen, sevgili. 2. Dost, arkadaş. 3. Yardım eden, destekleyen. |
| Yararer : | Türkçe | Erkek | Faydalı kimse. |
| Yaraşık : | Türkçe | Kız | 1. Yakışır, uygun, layık. 2. Yakışıklı. 3. Süs, ziynet, güzellik. |
| Yârcan : | Farsça | Kız | Çok sevilen, sevgili. |
| Yardak : | Türkçe | Erkek | Yardımcı, arkadaş. |
| Yâren : | Farsça | Erkek | Arkadaş, yakın dost. |
| Yargan : | Türkçe | Erkek | bk. Yarkan |
| Yargı : | Türkçe | Erkek | 1. Hüküm, muhakeme. 2. Adalet. |
| Yârıdil : | Farsça | Kız | Gönül dostu, sevgili. |
| Yarkan : | Türkçe | Erkek | Yüksek devlet mahkemesi. |
| Yarkaya : | Türkçe | Erkek | Sarp, uçurumlu kaya. |
| Yarkın : | Türkçe | Kız | 1. Şimşek, ışık 2. Işıklı. |
| Yarlık : | Türkçe | Erkek | 1. Buyruk, ferman. 2. Yasa, kanun. 3. Yoksul. 4. Bağış, lütuf. |
| Yarluk : | Türkçe | Erkek | bk. Yarlık |
| Yarpuz : | Türkçe | Kız | Nane türünden, güzel kokulu bir bitki. |
| Yaruk : | Türkçe | Erkek | Işık, aydınlık, parlaklık, parıltı. |
| Yasa : | Türkçe | Erkek | Kanun, düzen, töre. |
| Yasan : | Türkçe | Erkek | 1. Tertip, düzen. 2. İm, belirti. 3. Bir işi yapma isteği, karar. 4. Öngörü. |
| Yasavul : | Türkçe | Erkek | 1. Koruyucu, muhafız. 2. İlhanlılar devrinde ordu müfettişliği görevini yapan kimse. |
| Yasemin : | Farsça | Kız | Beyaz, kırmızı veya sarı renkli, kokulu çiçekler açan bir ağaççık. |
| Yaser : | Arapça | Erkek | Bolluk, varlık, zenginlik, varsıllık. |
| Yasin : | Arapça | Erkek | Kur'an surelerinden biri. |
| Yasun : | Türkçe | Erkek | 1. Tarz, üslup. 2. Töre 2. Doğa, tabiat. |
| Yaşa : | Türkçe | Erkek | “Sağlıklı ol, varlığını sürdür, rahat bir yaşamın olsun“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Yaşam : | Türkçe | Kız | Doğumdan ölüme kadar geçen süre, hayat. |
| Yaşanur : | Türkçe +Arapça | Erkek | “Aydınlık ve huzur içinde yaşamını sürdür“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Yaşar : | Türkçe | Erkek | 1. Doğan çocuğun uzun ömürlü olması dileğiyle konulan bir ad. 2. Yaşında. |
| Yaşartürk : | Türkçe | Erkek | Yaşayan Türk. |
| Yaşdaş : | Türkçe | Erkek | Yaşıt, akran. |
| Yaşık : | Türkçe | Kız | Işık, parıltı, parlaklık. |
| Yaşıl : | Türkçe | Kız | Yeşil. |
| Yaşın : | Türkçe | Kız | 1. Işık, parlaklık. 2. Şimşek. 3. Gizli. |
| Yaşıyan : | Türkçe | Kız | Işıldayan, parlayan. |
| Yaşlak : | Türkçe | Erkek | 1. Yaşlı, ömürlü, ihtiyar. 2. Gizli. |
| Yatman : | Türkçe | Erkek | Boyun eğen, uysal, yumuşak başlı kimse. |
| Yatuk : | Türkçe | Erkek | 1. Kanun, santur vb. sazların genel adı. 2. Saklanan, kullanılmayan şey. 3. Tembel. |
| Yavaş : | Türkçe | Erkek | 1. Ağırbaşlı, yumuşak huylu, sakin. 2. Şefkatli, sevecen. |
| Yaver : | Farsça | Erkek | Yardımcı. |
| Yavuz : | Türkçe | Erkek | 1. İyi, güzel. 2. Mert, cesur. 3. Becerikli, hamarat. 4. Yumuşak huylu. |
| Yavuzcan : | Türkçe +Farsça | Erkek | Güçlü kişiliği olan kimse. |
| Yavuzer : | Türkçe | Erkek | Cesur, güçlü erkek. |
| Yavuzhan : | Türkçe | Erkek | Cesur, güçlü hükümdar. |
| Yavuzsoy : | Türkçe | Erkek | Cesur, güçlü soydan gelen kimse. |
| Yay : | Türkçe | Erkek | 1. Ok atmaya yarayan, iki ucunun arasına kiriş gerilmiş eğri ağaç veya metal çubuk. 2. Yaz, sıcak mevsim. |
| Yayak : | Türkçe | Erkek | Yürüyerek giden, yaya, piyade, binitsiz. |
| Yayalp : | Türkçe | Erkek | Sert, kuvvetli yiğit. |
| Yaybörü : | Türkçe | Erkek | Sert, güçlü, kuvvetli kimse. |
| Yaybüke : | Türkçe | Erkek | Güçlü kimse. |
| Yaygır : | Türkçe | Erkek | Gök kuşağı. |
| Yayla : | Türkçe | Kız | Deniz yüzeyinden yüksek, yaz mevsiminde oturulan serin ve yüksek yerler. |
| Yaylagül : | Türkçe +Farsça | Kız | Yaylada oturan güzel. |
| Yaylak : | Türkçe | Erkek | bk. Yayla |
| Yazan : | Türkçe | Erkek | Yazar. |
| Yazar : | Türkçe | Erkek | Yazın, bilim veya sanat alanında yapıt veren kimse. |
| Yazgan : | Türkçe | Erkek | Yazan, yazar. |
| Yazganalp : | Türkçe | Erkek | Yazarlık yapan yiğit. |
| Yazgı : | Türkçe | Erkek | Kader, talih, alın yazısı. |
| Yazgül : | Türkçe +Farsça | Kız | bk. Yazgülü |
| Yazgülü : | Türkçe +Farsça | Kız | Baharın ilk günlerinde doğan kız çocuğuna verilen bir ad. |
| Yazık : | Türkçe | Erkek | Günah. |
| Yazır : | Türkçe | Erkek | Oğuzların Bozok kolunun Ayhan soyundan gelen bir Türkmen boyunun adı. |
| Yedier : | Türkçe | Erkek | bk. Yediger |
| Yediger : | Türkçe | Erkek | Büyükayı takımyıldızı. |
| Yediveren : | Türkçe | Kız | Yılda birkaç kez çiçek açan gül. |
| Yegâh : | Farsça | Kız | 1. Bir, tek. 2. Türk müziğinde makam adı. |
| Yegân : | Farsça | Erkek | Bir, tek. |
| Yegâne : | Farsça | Kız | Biricik, tek. |
| Yeğin : | Türkçe | Erkek | 1. Zorlu, katı, şiddetli 2. Baskın, üstün. 3. Yiğit, güçlü, çalışkan. 4. Bereketli, bol. 5. İyiliği seven. 6. Yakışıklı, güzel, ince. |
| Yeğiner : | Türkçe | Erkek | Güçlü, kuvvetli kimse. |
| Yeğrek : | Türkçe | Erkek | 1. İyiliksever, hayırlı. 2. Güzel. 3. Fazla, çok. |
| Yekta : | Farsça | Erkek | Tek, eşsiz, benzersiz. |
| Yel : | Türkçe | Erkek | Esinti, rüzgâr. |
| Yelal : | Türkçe | Erkek | “Rüzgâra karşı dur, serinle“ anlamında bir ad. |
| Yelbay : | Türkçe | Erkek | Rüzgârlı havayı seven kimse. |
| Yelboğa : | Türkçe | Erkek | Rüzgâr gibi hareketli ve güçlü kimse. |
| Yelda : | Farsça | Kız | Yılın en uzun gecesi. |
| Yeldan : | Türkçe | Erkek | Hızlı, süratli. |
| Yelen : | Türkçe | Erkek | 1. Arzu, istek. 2. Fırtına. |
| Yeler : | Türkçe | Erkek | Yel gibi hızlı, çabuk kimse. |
| Yeliz : | Türkçe | Kız | Güzel, aydınlık, havadar. |
| Yemen : | Arapça | Erkek | 1. Sağ, sağ taraf. 2. Mutluluk. |
| Yenal : | Arapça | Erkek | Amacına ulaşan kimse. |
| Yenay : | Türkçe | Erkek | Yeni ay, hilal, ayça. |
| Yenel : | Arapça | Erkek | bk. Yenal |
| Yenen : | Türkçe | Erkek | Üstün gelen, kazanan. |
| Yeneral : | Türkçe | Erkek | Yenen, kazanan, üstün gelen kimse. |
| Yenerol : | Türkçe | Erkek | “Her zaman kazan, üstün ol“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Yengi : | Türkçe | Erkek | Yenme, alt etme, zafer, utku. |
| Yenigül : | Türkçe +Farsça | Kız | Yeni açan gül. |
| Yenin : | Türkçe | Erkek | Üstün gelen, galip. |
| Yenisu : | Türkçe | Erkek | Yeni su. |
| Yenisü : | Türkçe | Erkek | Yeni asjer, ordu. |
| Yepelek : | Türkçe | Kız | İnce yapılı, zarif, narin. |
| Yerel : | Türkçe | Erkek | Belirli bir yer ile ilgili olan. |
| Yergin : | Türkçe | Erkek | Hüzünlü, tasalı, kaygılı. |
| Yerik : | Türkçe | Erkek | Uygun, elverişli, yaraşan. |
| Yersel : | Türkçe | Erkek | Yerle ilgili, yere ait. |
| Yertan : | Türkçe | Erkek | Şaşılacak kadar güzel olan yer. |
| Yesari : | Arapça | Erkek | 1. Sol, solla ilgili, sol tarafa ait. 2. Zenginlikle ilgili. |
| Yesügey : | Türkçe | Erkek | Cengiz Han´ın babası. Kubilay Han´ın kardeşi olan Türk-Moğol hükümdarı. |
| Yeşil : | Türkçe | Kız | 1. Sarı ile mavinin karışmasından oluşan, çoğu bitki yapraklarında görülen renk. 2. Genç, taze. |
| Yeşil : | Türkçe | Erkek | 1. San ile mavinin karışımından oluşan, çoğu bitki yapraklarında görülen renk. 2. Genç, taze. |
| Yeşim : | Arapça | Kız | Açık yeşil ve pembe renkli, kolay işlenen, değerli bir taş. |
| Yeşne : | Türkçe | Kız | Şimşek, yıldırım. |
| Yeten : | Türkçe | Erkek | 1. Yetişen, ulaşan. 2. Olgun, olgunlaşan 3. Süresi dolan, günü gelen. 4. Tüm canlılar, herkes. |
| Yetener : | Türkçe | Erkek | Olgun erkek. |
| Yeter : | Türkçe | Erkek | Sonuncu olması istenen çocuklara verilen bir ad. |
| Yeterkız : | Türkçe | Kız | Arka arkaya doğan kız çocuklarından sonra erkek çocuk olması dileğiyle verilen bir ad. |
| Yetik : | Türkçe | Erkek | 1. Yetişmiş, erginleşmiş, büyümüş. 2. Bilgili, olgun. 3. Güç işleri başaran, becerikli. 4. Delikanlı. 5. İri, büyük. |
| Yetim : | Arapça | Erkek | 1. Babası ölmüş çocuk. 2. Yalnız, tek, eşsiz. |
| Yetiş : | Türkçe | Erkek | “Amacına ulaş, isteğine kavuş“ anlamında kullanılan bir ad.. |
| Yetişal : | Türkçe | Erkek | “Yetiş de al“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Yetişen : | Türkçe | Erkek | Ulaşan, kavuşan. |
| Yetkin : | Türkçe | Erkek | Gerekli olgunluğa erişmiş, olgun, ergin. |
| Yetkiner : | Türkçe | Erkek | Gerekli olgunluğa erişmiş, olgun, ergin kimse. |
| Yezdan : | Farsça | Erkek | 1. Zerdüştlerin iyilik Tanrısı. 2. Allah. |
| Yıbar : | Türkçe | Erkek | bk. Yıpar |
| Yılay : | Türkçe | Kız | Yıl ve ay. |
| Yılbay : | Türkçe | Erkek | Yılın zengini olan kimse. |
| Yıldanur : | Türkçe +Arapça | Kız | Yılın en parlak, güzel kızı. |
| Yıldıku : | Moğ. | Kız | Yıldız. |
| Yıldır : | Türkçe | Erkek | Parlak, parlayan, ışıklı, ışık. |
| Yıldıralp : | Türkçe | Erkek | Yıldız gibi parlayan yiğit. |
| Yıldıran : | Türkçe | Erkek | Parlayan, ışıldayan, ışık saçan. |
| Yıldıraner : | Türkçe | Erkek | Parlayan, ışıldayan, ışık saçan kimse. |
| Yıldıray : | Türkçe | Erkek | Parlak, ışık saçan ay. |
| Yıldırer : | Türkçe | Erkek | Parlak, ışık saçan kimse. |
| Yıldırım : | Türkçe | Erkek | 1. Gök gürültüsü ve şimşekle görülen, hava ile yer arasındaki elektrik boşalması. 2. Çok hızlı, canlı. |
| Yıldız : | Türkçe | Kız | 1. Gökyüzündeki ışıklı gök cisimlerinin her biri. 2. Baht, talih, yazı. |
| Yıldızhan : | Türkçe | Erkek | Talihi güzel olan hükümdar. |
| Yılgül : | Türkçe +Farsça | Kız | Yılın en güzel gülü. |
| Yılgün : | Türkçe | Kız | Yıl ve gün. |
| Yılhan : | Türkçe | Erkek | Yılın hükümdarı. |
| Yılkan : | Türkçe | Erkek | Yılan, çekinen kimse. |
| Yılma : | Türkçe | Erkek | “Vazgeçme, korkma, doğru bildiğin yoldan yürü“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Yılmaz : | Türkçe | Erkek | Yılmayan, bıkmayan, azimli, sebatlı. |
| Yılmazok : | Türkçe | Erkek | Yılmayan, bıkmayan, azimli, sebatlı kimse. |
| Yılşen : | Türkçe | Kız | Yılın en şen insanı. |
| Yıpar : | Türkçe | Kız | Misk, güzel koku. |
| Yiğit : | Türkçe | Erkek | 1. Güçlü, yürekli, kahraman, alp. 2. Delikanlı, genç erkek. 3. Gözü pek, düşüncelerini açıkça söylemekten çekinmeyen kimse. |
| Yiğitcan : | Türkçe +Farsça | Erkek | Güçlü, korkusuz, kahraman kimse. |
| Yiğithan : | Türkçe | Erkek | Güçlü, korkusuz, kahraman hükümdar. |
| Yiğitkan : | Türkçe | Erkek | Güçlü, korkusuz, kahraman bir soydan gelen kimse. |
| Yinanç : | Türkçe | Erkek | bk. İnanç |
| Yipek : | Türkçe | Kız | bk. İpek |
| Yoğun : | Türkçe | Erkek | 1. Oylumuna oranla ağırlığı çok olan. 2. Dolu, sık. 3. Kalabalık. 4. İri, kaba, kalın. |
| Yoğunay : | Türkçe | Erkek | İri yarı kimse. |
| Yola : | Türkçe | Erkek | Gelenek, örf, âdet. |
| Yolaç : | Türkçe | Erkek | Yol gösteren, kılavuz. |
| Yolal : | Türkçe | Erkek | “Mesafe katet, yüksel“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Yolbul : | Türkçe | Erkek | “Gideceğin yolu ara, bul“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Yoldaş : | Türkçe | Erkek | 1. Arkadaş, dost, yol arkadaşı. 2. Ortak bir görüşü benimseyenlerden her biri. |
| Yoma : | Türkçe | Erkek | Efsane. |
| Yomut : | Türkçe | Erkek | Yenen, üstün gelen. |
| Yonca : | Türkçe | Kız | Başak durumundaki çiçekleri kırmızı veya mor renkli, çayır bitkisi. |
| Yordam : | Türkçe | Erkek | 1. Kılavuz, rehber. 2. Beceri, yatkınlık. 3. Gelenek, görenek. 4. Anlayış, yerinde davranış. 5. Kural, yöntem, düzen. |
| Yordamlı : | Türkçe | Erkek | 1. Yakışıklı, gösterişli. 2. Giyimli kuşamlı. 3. Eğitim görmüş, incelikli. 4. Becerikli. |
| Yoruç : | Türkçe | Erkek | Komutan, kumandan. |
| Yosma : | Türkçe | Kız | 1. Zarif, kıymetli. 2. Edalı, işveli. 3. Şen, güzel. |
| Yosun : | Türkçe | Kız | Çoğu sularda yetişen, ilkel yapıdaki bitkilerin genel adı. |
| Yön : | Türkçe | Erkek | 1. Yüz, cephe, taraf. 2. Neden, sebep. 3. İyi. |
| Yönal : | Türkçe | Kız | “Bir tarafa git“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Yöner : | Türkçe | Erkek | Bir tarafa yönelen kimse. |
| Yönet : | Türkçe | Erkek | 1. Uygun, doğru. 2. İyi, güzel. 3. Uysal. 4. Becerikli, yatkın. 5. Biçim, tarz, usul. |
| Yönetken : | Türkçe | Erkek | 1. Yönetme yeteneği olan, becekli. 2. Düzenli, tertipli. |
| Yönetmen : | Türkçe | Erkek | 1. İdareci, yönetici. 2. Bir kuruluşu yönetme yetkisi olan kimse. |
| Yöntem : | Türkçe | Erkek | 1. Yol, tarz, metot. 2. Yetenek. 3. Uygun, kolay. |
| Yörük : | Türkçe | Erkek | 1. Göçebe. 2. Çabuk yürüyen, hızlı. |
| Yula : | Türkçe | Erkek | Meşale. |
| Yuluğ : | Türkçe | Erkek | 1. Mutlu, mesut. 2. Hak, adalet. |
| Yumlu : | Türkçe | Erkek | 1. Uğurlu, kutlu. 2. Kutsal, mübarek. |
| Yumuk : | Türkçe | Kız | 1. Açılmamış çiçek, gül goncası. 2. Uysal, sessiz, ağırbaşlı. |
| Yumuş : | Türkçe | Erkek | İş, güç, çalışma. |
| Yunt : | Türkçe | Erkek | 1. At, kısrak. 2. At sürüsü. 3. Orman. |
| Yunus : | Arapça | Erkek | Ilık ve sıcak denizlerde yaşayan etçil memeli hayvan. |
| Yura : | Türkçe | Erkek | Dağ sırtı. |
| Yurdaal : | Türkçe | Kız | “Yurda kabul et“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Yurdaay : | Türkçe | Erkek | Yurdu aydınlatan kimse. |
| Yurdacan : | Türkçe +Farsça | Erkek | Yurda canlılık veren kimse. |
| Yurdaer : | Türkçe | Erkek | Yurdu için doğmuş kimse. |
| Yurdagül : | Türkçe +Farsça | Kız | Yurduna güzellik katan kimse. |
| Yurdakul : | Türkçe | Kız | Yurdu için canını veren kimse. |
| Yurdal : | Türkçe | Erkek | “Kendine yurt edin“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Yurdanur : | Türkçe +Arapça | Kız | Yurdun ışığı olan kimse. |
| Yurdaser : | Türkçe +Farsça | Kız | Vatana önder, lider olan kimse. |
| Yurdaşen : | Türkçe | Kız | Yurdu şenlendiren kimse. |
| Yurdatap : | Türkçe | Kız | “Yurduna hizmet et“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Yurday : | Türkçe | Kız | bk. Yurdaay |
| Yurdum : | Türkçe | Kız | “Ülkem, memleketim“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Yurdusev : | Türkçe | Kız | “Yurdunu sev“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Yurduşen : | Türkçe | Erkek | Ülkesi sevinçli olan kimse. |
| Yurt : | Türkçe | Erkek | 1. Oturulan yer, ev. 2. Ülke, vatan memleket. |
| Yurtal : | Türkçe | Erkek | bk. Yurdal |
| Yurtbay : | Türkçe | Erkek | Ülkenin zengini olan kimse. |
| Yurtcan : | Türkçe +Farsça | Erkek | Ülkesine canlılık katan kimse. |
| Yurter : | Türkçe | Erkek | Ülkenin yiğit insanı. |
| Yurtgüven : | Türkçe | Erkek | “Ülkene güven“ anlamında kullanılan br ad. |
| Yurtkulu : | Türkçe | Erkek | Ülkesine hizmet eden kimse. |
| Yurtkuran : | Türkçe | Erkek | Ülkeyi yöneten kimse. |
| Yurtman : | Türkçe | Erkek | Yurdunu çok seven kimse. |
| Yurtsal : | Türkçe | Erkek | Yurtla ilgili, yurda ait. |
| Yurtsan : | Türkçe | Erkek | Ülkenin en tanınmış kimsesi. |
| Yurtsay : | Türkçe | Kız | “Yurduna değer ver“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Yurtsev : | Türkçe | Erkek | “Ülkeni sev“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Yurtseven : | Türkçe | Kız | Ülkesini seven kimse. |
| Yurtsevil : | Türkçe | Kız | “Ülkendekiler tarafından sevil“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Yurtsevin : | Türkçe | Kız | “Ülkenizi sevin“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Yurttaş : | Türkçe | Erkek | Yurtları veya yurt duyguları aynı olanlardan her biri. |
| Yusuf : | İbr. | Erkek | 1. İnleyen, ah eden. 2. İnilti. |
| Yüce : | Türkçe | Erkek | Yüksek, büyük, ulu. |
| Yücealp : | Türkçe | Erkek | Büyük, ulu yiğit. |
| Yücebaş : | Türkçe | Erkek | Yüksek, büyük, ulu kimse. |
| Yücel : | Türkçe | Erkek | “Yüksel, yüce bir duruma gel, başarı kazan, ilerle“ anlamında kullanılan br ad. |
| Yücelay : | Türkçe | Erkek | Yükselen, başarı kazanan kimse. |
| Yücelen : | Türkçe | Erkek | Yükselen, yüce bir duruma gelen. |
| Yücelt : | Türkçe | Erkek | “Yükselt, yüce bir duruma getir“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Yücelten : | Türkçe | Erkek | Yükselten, yüce bir duruma getiren. |
| Yücenur : | Türkçe +Arapça | Kız | Aydınlık saçan yüce kimse. |
| Yücesan : | Türkçe | Erkek | Saygın bir adı olan kimse. |
| Yücesoy : | Türkçe | Erkek | Saygın, ulu bir soydan gelen kimse. |
| Yücetekin : | Türkçe | Erkek | Kahraman, büyük, ulu hükümdar. |
| Yücetürk : | Türkçe | Erkek | Büyük, ulu, değerli Türk. |
| Yüğrük : | Türkçe | Erkek | Çevik, hızlı giden, koşan. |
| Yüksel : | Türkçe | Erkek | “Yükseklere çık, yücel, başarı kazan, ilerle“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Yükselen : | Türkçe | Kız | Yükseklere çıkan, yücelen, ilerleyen. |
| Yülük : | Türkçe | Erkek | Saygıyla eğilen, saygılı. |
| Yümni : | Arapça | Erkek | Uğurlu, kutlu. |
| Yümun : | Arapça | Erkek | 1. Uğur, mutluluk. 2. Bereket. |
| Yürekli : | Türkçe | Erkek | 1. Kostak, çalımlı, iyi giyinmiş, güzel, yakışıklı. 2. Kendini beğenen, onurlu. 3. Yiğit, kabadayı, |
| Yürük : | Türkçe | Erkek | bk. Yörük |
| Yürüker : | Türkçe | Erkek | Hızlı giden, koşan kimse. |
| Yüzüak : | Türkçe | Erkek | Dürüst, doğru, namuslu, suçsuz kimse. |