04 Aralık 2021
29 Rebiü'l-Ahir 1443
MENÜ
SOHBETLER HAZRET-İ MUHAMMED'IN
(S.A.V) HAYATI
SEVGİLİ PEYGAMBERİM KUR'AN-I KERİM İLMİHAL İSLAM VE TOPLUM 40 HADİS HADİS-İ ŞERİFLER OSMANLICA SÖZLÜK RÜYA TABİRLERİ BEBEK İSİMLERİ ABDÜLKADİR BİLGİLİ
(SEBATİ) DİVANI
NİYAZİ MISRİ DİVANI HİKMETLİ SÖZLER KUR'AN-I KERİM ÖĞRENİYORUM KUR'AN-I KERİM (SESLİ ve YAZILI) SESLİ ARŞİV İLAHİLER
İSLAM ve TASAVVUF
TASAVVUFUN TARİFLERİ TASAVVUFUN DOĞUŞU TASAVVUFUN ANADOLU'YA GİRİŞİ HALVETİLİĞİN TARİHİ HALVETİLİĞİN TARİHİ GELİŞİMİ HALVETİLİĞİN TÜRK TOPLUMUNDAKİ YERİ HALVETİYYE SİLSİLESİ PİRLERİMİZİN HAYATLARI MEHMET ALİ İŞTİP (VAHDETİ) ABDÜLKADİR BİLGİLİ (SEBATİ) İBRAHİM GÜLMEZ(KANÂATÎ)
EHLİ - BEYT
EHL-İ BEYT KİMDİR? EHL-İ BEYTİ SEVMEK
RESÛLULLAH'I SEVMEKTİR
EHL-İ BEYT EMANETİ RESÛLULLAH'TIR EHL-İ BEYTİN HALİ NUH'UN GEMİSİ GİBİDİR EHL-İ BEYT OLMAK HEM NESEBİ HEMDE MEZHEBİDİR
ONİKİ İMAMLAR
HZ. İMAM ALİ K.A.V RA HZ. İMAM HASAN-I (MÜCTEBA) HZ. İMAM HÜSEYİN-İ (KERBELA) HZ. İMAM ZEYNEL ABİDİN HZ. İMAM MUHAMMED BAKIR HZ. İMAM CAFER-İ SADIK HZ. İMAM MUSA-İ KAZIM HZ. İMAM ALİYYUL RIZA HZ. İMAM MUHAMMED CEVAD (TAKİ) HZ. İMAM ALİ HADİ (NAKİ) HZ. İMAM HASAN’UL ASKERİ HZ. İMAM MUHAMMED MEHDİ






N harfiyle başlayan bebek isimleri


KIZ BEBEK İSİMLERİ ERKEK BEBEK İSİMLERİ

A B C D E F G H I J K L M N O P R S T U V Y Z

İsimKökeniCinsiyetAnlamı
Nuh :ArapçaErkek1. Ağlama.
2. İnanışa göre, üçüncü peygamber olup tufanda bütün canlılardan birer çift alarak bir gemide kurtulmuştur.
Nehir :ArapçaKız1. Akarsu, ırmak.
2. Çok, bol, fazla.
Nariye :ArapçaKız1. Ateşle ilgili.
2. Cin, peri.
Niran :FarsçaKız1. Ateşler.
2. Cehennem.
Nur :ArapçaErkek1. Aydınlık, ışık, parıltı.
2. Tanrısal bir güç tarafından gönderildiğine inanılan parlaklık.
3. Kur´an-ı Kerim.
Nadiye :ArapçaKız1. Bağıran, bağırıp çağıran, seslenen.
2. Toplantı, meclis.
Nazır :ArapçaErkek1. Bakan, gören.
2. Bakan, vekil.
Nazar :ArapçaErkek1. Bakma, göz atma.
2. Düşünme.
3. Göz değme.
4. İtibar, saygı.
Noyan :Moğ.Erkek1. Başkomutan.
2. Bey.
Nefer :ArapçaErkek1. Bir adam, tek kişi.
2. Er, asker.
Nakip :ArapçaErkek1. Bir kavim veya kabilenin başkanı.
2. Bir tekkede, şeyhin yardımcısı olan en eski derviş veya dede
Nasıf :ArapçaErkek1. Bir şeyi iki eşit parçaya bölen.
2. Ekmek.
Naip :ArapçaErkek1. Birinin yerine geçen.
2. Kadı.
3. Nöbet bekleyen.
Naim :ArapçaErkek1. Bolluk, varlık içinde yaşayış.
2. Cennetin bir bölümü.
Nergis :FarsçaKız1. Çiçekleri ayrı ayrı veya bir kök sap üzerinde şemsiye durumunda, beyaz veya sarı renkte soğanlı bir süs bitkisi.
2. Güzelin gözü.
Nazenin :FarsçaKız1. Cilveli, nazlı, hoş.
2. Nazlı büyütülmüş, şımarık.
3. Yapısı ince, narin.
Neclâ :ArapçaKız1. Çocuk, evlat.
2. Kuşak, soy, nesil.
3. Güzel gözlü kadın.
Nehip :ArapçaErkek1. Dehşet, korku.
2. Yağmacı, çapulcu.
Nafiz :ArapçaErkek1. Delip geçen.
2. İçe işleyen, giren.
3. Etkili, sözü geçen.
Nevfel :ArapçaErkek1. Deniz.
2. Leyla ile Mecnun hikâyesindeki Mecnun'un adı.
Necmettin :ArapçaErkek1. Dinin yıldızı.
2. Erkek adı.
Neccar :ArapçaErkek1. Dülger.
2. Marangoz.
Nazım :ArapçaErkek1. Düzenleyen, tanzim eden.
2. Manzum yazan.
Nüzhet :ArapçaKız1. Eğlence, neşe.
2. Ferahlık, sevinç.
Nihal :FarsçaKız1. Fidan, taze sürgün.
2. İnce ve düzgün vücutlu sevgili.
Nevber :FarsçaKız1. Genç, yeni yetme kız.
2. Turfanda meyve veya sebze.
Nihan :FarsçaKız1. Gizli, saklı.
2. Sır, giz.
Nabi :ArapçaErkek1. Haberci, haber veren.
2. Yerden çıkıp fışkıran, kaynayan, akan.
3. Yüksek, yüce.
Nebi :ArapçaErkek1. Haberci.
2. Peygamber.
Nadi :ArapçaErkek1. Haykıran, çağıran.
2. Meclis, toplantı.
Nefaset :ArapçaKız1. Hoşluk, güzellik.
2. Değerlilik.
Nafile :ArapçaKız1. İşe yaramayan, boş.
2. Fazladan kılınan namaz veya tutulan oruç.
Nevra :ArapçaKız1. Işıklı olma, parlaklık.
2. Çiçek, özellikle beyaz çiçek.
Nurlu :Arapça+TürkçeKız1. Işıklı, aydınlık, parlak.
2. Saygı uyandıran, temiz.
Neyyire :ArapçaKız1. Işıklı, aydınlık.
2. Işık veren cisim, cisme dönüşmüş, cisimleşmiş nur.
3. Güneş.
Nurani :ArapçaErkek1. Işıklı, ışık saçan.
2. Saygı uyandıran, nurlu.
Nimet :ArapçaKız1. İyilik, bağış, lütuf.
2. Mutluluk, saadet.
3. Yiyecek, içecek, azık.
Nisa :ArapçaKız1. Kadın.
2. Kur'an-ı Kerim'de IV. sure.
Numan :ArapçaErkek1. Kan.
2. Gelincik.
Nezir :ArapçaErkek1. Kendini Tanrı'ya ve ibadete adayan.
2. Bir dilekte bulunan, adak adayan.
Nogay :Moğ.Erkek1. Köpek.
2. Kafkasya'da yaşayan bir Türk kavmi.
Nizam :ArapçaErkek1. Kural.
2. Düzen, tertip, sıra.
3. Kanun.
Naci :ArapçaErkek1. Kurtulan, selamete kavuşan.
2. Cehennemden kurtulmuş, cennetlik.
Nil :FarsçaKız1. Mavi, lacivert.
2. Mısır’dan geçip Akdeniz’e dökülen nehir.
Name :FarsçaKız1. Mektup.
2. Aşk mektubu.
3. Kitap, dergi.
Nardan :FarsçaKız1. Nar taneleri.
2. Gözyaşı damlası.
Nazende :FarsçaKız1. Naz eden, nazlanan, nazlı.
2. Sevgili.
Nazmi :ArapçaErkek1. Nazımla, sözle, şiirle ilgili.
2. Sıralı, tertipli.
Nüzhet :ArapçaErkek1. Neşe, eğlence.
2. Ferahlık, sevinç
Neyyiri :ArapçaErkek1. Nurlu, parlak.
2. Işıklı cisim.
3. Güneş
Nasuh :ArapçaErkek1. Öğütçü, öğüt veren.
2. Temiz, saf.
Nevir :ArapçaKız1. Parlaklık.
2. Ağaç çiçeği.
Nasip :ArapçaKız1. Pay, hisse.
2. Allah’ın kısmet ettiği şey.
Nasibe :ArapçaKız1. Pay, hisse.
2. Allah’ın kısmet ettiği şey.
3. Yollara nişan için dikilen tas.
Nasip :ArapçaErkek1. Pay, hisse.
2. Tanrı´nın kısmet ettiği şey.
Nigâr :FarsçaKız1. Resim gibi güzel, sevgili.
2. Put.
3. Resim.
Nazik :FarsçaErkek1. Saygılı davranan.
2. İnce yapılı, narin.
Nayman :Moğ.Erkek1. Sekiz.
2. Batı Moğolistan'da yaşayan sekiz kabileden oluşan topluluk.
Neva :FarsçaKız1. Ses, ahenk, nağme.
2. Refah, mutluluk.
Neşide :ArapçaKız1. Şiir, manzume.
2. Atasözü durumuna gelmiş olan dize veya beyit.
Nedime :ArapçaKız1. Sohbet arkadaşı.
2. Güzel öykü anlatan, güzel konuşan.
3. Kadın arkadaş.
Nedim :ArapçaErkek1. Sohbet arkadaşı.
2. Güzel öykü anlatan, tatlı konuşan.
Nejat :FarsçaErkek1. Soy, nesil.
2. Doğa, yaradılış, yapı.
Natık :ArapçaErkek1. Söyleyen, konuşan.
2. Düşünen.
3. Bildiren, bildirici.
Natıka :ArapçaKız1. Söz söyleyen, konuşan.
2. Düşünen.
3. Bildiren, bildirici.
Neval :ArapçaKız1. Talih, kader.
2. Bağış, ihsan.
Nevale :ArapçaKız1. Talih, kısmet.
2. Bağış, ihsan.
3. Yiyecek, içecek şey, azık.
Nezih :ArapçaErkek1. Temiz, lekesiz, masum.
2. Rahat ve huzur veren.
3. Güzel, kibar.
Naki :ArapçaErkek1. Temiz, pak.
2. Çok ince, çok güzel, arif.
Nakiye :ArapçaKız1. Temiz, pak.
2. Çok ince, çok güzel, zarif.
Nazife :ArapçaKız1. Temiz, pak.
2. Zarif, kibar.
Niyaz :FarsçaKız1. Yalvarma, yakarma.
2. İstek, arzu.
3. Dua.
Nafi :ArapçaErkek1. Yararlı, kârlı.
2. Tanrı adlarındandır.
3. Yok eden, ortadan kaldıran, süren.
Nusret :ArapçaErkek1. Yardım.
2. Allah’ın yardımı.
3. Üstünlük, başarı.
Naşir :ArapçaErkek1. Yayan, dağıtan, saçan.
2. Kitap vb. yayımlayan, çıkaran.
Nasir :ArapçaErkek1. Yayan, saçan.
2. Nesir yazan.
Nevruz :FarsçaKız1. Yeni gün.
2. Eski İran takvimine göre yeni yılın ve baharın başlangıç günü.
3. Güneşin Koç burcuna girdiği gün.
Nevruz :FarsçaErkek1. Yeni gün.
2. Eski İran takvimine göre yeni yılın ve ilkbaharın başlangıç günü.
3. Güneşin koç burcuna girdiği gün.
Namiye :ArapçaKız1. Yetişen, büyüyen, artan.
2. Güç kazanma.
Nebil :ArapçaErkek1. Yüksek nitelikli ve onurlu.
2. Akıllı, anlayışlı.
3. Bilgili ve erdemli.
Nebile :ArapçaKız1. Yüksek nitelikli ve onurlu.
2. Akıllı, anlayışlı.
3. Bilgili, erdemli.
Nesim :ArapçaErkek1. Yumuşak esinti, yel.
2. Yumuşak huylu.
Natuvan :FarsçaErkek1. Zayıf, güçsüz.
2. Beceriksiz.
Nahit :FarsçaErkek1. Zühre, Venüs gezegeni.
2. Ar. Ergenliğe erişmiş
Nevvare :ArapçaKızAğaç çiçeği.
Nevnihal :FarsçaKızAğacın taze sürgünü, yeni, körpe fidan.
Nesteren :FarsçaKızAğustos gülü, yaban gülü.
Nasrullah :ArapçaErkekAllah'ın yardımı.
Nurzer :Arapça+FarsçaKızAltın gibi parlak ve değerli olan.
Nagehan :FarsçaKızAnsızın, birdenbire, vakitsiz.
Nargül :Arapça+FarsçaKızAteş renginde, kırmızı gül.
Naire :ArapçaKızAteş, alev, sıcaklık.
Nurmah :Arapça+FarsçaKızAy gibi güzel ve nurlu.
Nurhilâl :ArapçaKızAy ışığı, parlaklığı.
Nurfide :Arapça+Rum.KızAydın, ışıklı genç.
Nurkadın :Arapça+TürkçeKızAydın, parlak kadın.
Nurgül :Arapça+FarsçaKızAydınlı, ışık saçan güzel.
Nurdağ :Arapça+TürkçeKızAydınlığı dağlara vuran.
Nurseven :Arapça+TürkçeKızAydınlığı, ışığı seven.
Nursim :Arapça+FarsçaKızAydınlık ve gümüş gibi parlak.
Nurhanım :Arapça+TürkçeKızAydınlık, ışık saçan hanım.
Nuraydın :Arapça+TürkçeErkekAydınlık, ışık, parlaklık.
Nurşen :Arapça+TürkçeKızAydınlık, ışıklı ve mutlu, neşeli kimse.
Nurşah :Arapça+FarsçaErkekAydınlık, parak şah.
Nurdal :Arapça+TürkçeErkekAydınlık, parlak bir soydan gelen.
Nursan :Arapça+TürkçeErkekAydınlık, temiz adı olan.
Nahire :ArapçaKızAyın ilk günü veya son gecesi.
Nuray :Arapça+TürkçeKızAyın parlaklığı, ay ışığı.
Nilay :Farsça+TürkçeKızAyın parlaklığı.
Nesil :ArapçaErkekAynı çağda yaşayan ve hemen hemen aynı yaşta bulunan kimselerin tümü, kuşak.
Nedret :ArapçaErkekAzlık, seyreklik, az bulunma.
Nidai :ArapçaErkekBağıran, seslenen.
Nida :ArapçaErkekBağırma, seslenme.
Nafia :ArapçaKızBayındırlık, bir yeri güzelleştirmek için yapılan çalışmaların tümü.
Nazir :ArapçaErkekBenzer, eş, örnek.
Nazire :ArapçaKızBenzer, örnek, eş.
Niyet :ArapçaKızBir şeyi yapmayı önceden isteyip düşünme, maksat.
Nesrin :FarsçaKızBir tür yaban gülü.
Nakıp :ArapçaErkekbk. Nakip
Narkadın :Farsça+TürkçeKızbk. Narhanım
Nejlâ :ArapçaKızbk. Neclâ
Necmeddin :ArapçaErkekbk. Necmettin
Neşve :ArapçaKızbk. Neşe
Neyire :ArapçaKızbk. Neyyire
Nezahat :ArapçaKızbk. Nezahet
Nilgûn :FarsçaKızbk. Nilgün
Neyran :ArapçaKızbk. Niran
Nuyan :Moğ.Erkekbk. Noyan
Nurseli :Arapça+TürkçeKızbk. Nursel
Nasuhi :ArapçaErkekBozulmaz biçimde tövbe eden.
Narter :TürkçeErkekCesur, yürekli kimse.
Nurtop :Arapça+TürkçeKızÇok güzel, ışıktan bir top kadar güzel olan.
Nurdanay :Arapça+TürkçeKızÇok ışıklı, çok parlak.
Nehire :ArapçaKızÇok, bol, fazla.
Nurselen :Arapça+TürkçeKızÇokça aydınlık, parlaklık.
Naşire :ArapçaKızDağıtan, yayan, saçan.
Nasrettin :ArapçaErkekDine yardımı dokunan kimse, yardımcı.
Nevrettin :ArapçaErkekDinin ışığı, aydınlığı.
Nurettin :ArapçaErkekDinin ışığı, nuru.
Nizamettin :ArapçaErkekDinin nizamı, düzeni.
Nebahattin :ArapçaErkekDinin şanı ve şerefi.
Necabettin :ArapçaErkekDinin soyluluğu.
Nezahattin :ArapçaErkekDinin temizliği.
Nusrettin :ArapçaErkekDinin üstünlüğü.
Nihat :FarsçaErkekDoğa, huy, yaradılış.
Nurcihan :Arapça+FarsçaKızDünyayı aydınlatan nur, âlemin, dünyanın ışığı.
Nurâlem :ArapçaKızEvreni, âlemi aydınlatan ışık.
Nergise :FarsçaKızFil dişi veya kemikten nergis biçiminde oyulmuş tavan süsü.
Nevcivan :FarsçaErkekGenç, delikanlı.
Nevsale :FarsçaKızGenç, taze, küçük.
Nevcivan :FarsçaKızGenç, yeni yetişen.
Nurgök :Arapça+FarsçaKızGöğün aydınlığı, parlaklığı.
Nazıdil :FarsçaKızGönül nazı, gönül cilvesi.
Nakşıdil :Arapça+FarsçaKızGönül resmi, gönül süsü.
Nadide :FarsçaKızGörülmemiş, az bulunan, değerli.
Nurdide :Arapça+FarsçaKızGöz nuru, göz ışığı.
Nehar :ArapçaErkekGündüz.
Nurgün :Arapça+TürkçeKızGüneş ışığı, aydınlığı.
Neptün :Fr.KızGüneşe yakınlığı bakımından sekizinci olan gezegen.
Nükhet :ArapçaKızGüzel koku.
Nağme :ArapçaKızGüzel ve uyumlu ses, ezgi.
Natuk :ArapçaErkekGüzel, düzgün konuşan, söz söyleyen.
Nurbige :Arapça+TürkçeKızGüzel, parlak kadın.
Nebiye :ArapçaKızHaberci, haber veren, elçi.
Nabiye :ArapçaKızHaberci, haber veren.
Neslihan :Arapça+Türkçe+FarsçaKızHan soyundan gelen, soylu.
Nurhayal :ArapçaKızHayalleri süsleyen aydınlık, ışık.
Nurhayat :ArapçaKızHayat veren ışık, aydınlık.
Nuhbe :ArapçaKızHer şeyin iyisi, seçkini.
Nefis :ArapçaErkekHerkes tarafından beğenilen, çok güzel.
Nuşabe :FarsçaKızİçene ölümsüzlük vereceğine inanılan su, bengi su, hayat suyu.
Nevbahar :FarsçaKızİlkbahar.
Nişan :FarsçaErkekİm, iz, belirti.
Narin :FarsçaKızİnce yapılı, zarif.
Nezaket :ArapçaKızİncelik, kibarlık.
Nalân :FarsçaKızİnleyen, inleyici.
Nasfet :ArapçaKızİnsaf, adaletli olma.
Nas :ArapçaErkekİnsanlar, halk, herkes.
Nurfeza :Arapça+FarsçaKızIşığı artıran, ışık saçan.
Nurper :Arapça+FarsçaKızIşık kanatlı.
Nurhan :Arapça+TürkçeErkekIşık saçan hükümdar.
Nurbanu :Arapça+TürkçeKızIşık saçan, aydınlık yüzlü, nur yüzlü kadın, hanım.
Nurefşan :Arapça+FarsçaKızIşık saçan, çevresini aydınlatan.
Nursel :ArapçaErkekIşık seli, aydınlık seli.
Nurseren :Arapça+TürkçeKızIşık seren, aydınlık saçan.
Nursevim :Arapça+TürkçeKızIşık, aydınlık sevgisi.
Nurışık :Arapça+TürkçeKızIşık, aydınlık, parlaklık.
Nurfer :Arapça+FarsçaKızIşık, aydınlık.
Nurveren :Arapça+TürkçeKızIşık, parlaklık, aydınlık veren.
Nursine :Arapça+FarsçaKızIşıklı, aydınlık göğsü olan.
Nursema :ArapçaKızIşıklı, aydınlık gökyüzü.
Nursabah :ArapçaKızIşıklı, aydınlık sabah.
Nurnigâr :Arapça+FarsçaKızIşıklı, aydınlık sevgili.
Nurtan :Arapça+TürkçeKızIşıklı, aydınlık tan.
Nursima :Arapça+FarsçaKızIşıklı, aydınlık yüz.
Nurkut :Arapça+TürkçeKızIşıklı, aydınlık, kutlu, uğurlu kimse.
Nurperi :Arapça+FarsçaKızIşıklı, aydınlık, peri kadar güzel.
Nuri :ArapçaErkekIşıklı, aydınlık.
Nevri :ArapçaErkekIşıklı, parlak.
Nurdan :Arapça+TürkçeKızIşıktan oluşmuş, nurlu, ışıklı, parlak.
Nemutlu :TürkçeErkekİyi bir olay, mutlu bir durum karşısında söylenen bir söz.
Nevide :FarsçaKızİyi, sevinçli haber, müjde.
Nisvan :ArapçaKızKadınlar.
Nurinisa :ArapçaKızKadınlığın nuru, ışığı.
Necdet :ArapçaErkekKahramanlık, yiğitlik, kuvvetli ve gözü pek olma.
Naz :FarsçaKızKendini beğendirmek için yapılan davranış, cilve.
Nihade :FarsçaKızKonulmuş, bırakılmış.
Nahide :ArapçaKızKörpe, genç kız.
Nilgün :FarsçaKızKoyu mavi renkli, çivit renginde olan.
Necati :ArapçaErkekKurtulmuş.
Necat :ArapçaErkekKurtuluş, kurtulma.
Nili :FarsçaKızLacivert renkli.
Nurmelek :ArapçaKızMelek gibi saf ve temiz güzel.
Neşet :ArapçaErkekMeydana gelme, oluşma.
Nüvide :FarsçaKızMüjde, hayırlı haber.
Nüvit :FarsçaErkekMüjde, iyi haber.
Nail :ArapçaErkekMuradına eren, kazanmış, ele geçirmiş.
Nebih :ArapçaErkekNamlı, ünlü, şerefli.
Namdar :FarsçaErkekNamlı, ünlü.
Narhanım :Farsça+TürkçeKızNar tanesi gibi kırmızı yüzlü kadın.
Nardane :FarsçaKızNar tanesi.
Nazlı :Farsça+TürkçeKızNaz yapan, kendini ağıra satan, işveli, edalı.
Nazan :FarsçaKızNazlanan, nazlı, cilveli.
Naime :ArapçaKızNazlı büyütülmüş, güzel ve zarif.
Nazlıgül :Farsça+TürkçeKızNazlı güzel.
Nazlıhan :Farsça+TürkçeKızNazlı hükümdar.
Nazlıcan :Farsça+TürkçeKızNazlı kimse.
Nazbike :Farsça+TürkçeKızNazlı kız.
Nehri :ArapçaErkekNehirle ilgili olan.
Neşegül :Arapça+FarsçaKızNeşeli, sevinçli güzel.
Neşecan :Arapça+FarsçaKızNeşeli, sevinçli kimse.
Nesli :Arapça+TürkçeKızNesligül, Neslihan, Neslişah adlarının kısaltılmış biçimi.
Neyzen :FarsçaErkekNey çalan kimse.
Nilhan :Farsça+TürkçeErkekNil ve han.
Nilsu :Farsça+TürkçeKızNil ve su.
Nisani :ArapçaErkekNisan ayında doğan.
Nuhcan :Arapça+FarsçaErkekNuh Peygamber gibi uzun ömürlü olması istenilen.
Nuhkan :Arapça+TürkçeErkekNuh Peygamber soyundan olan.
Nurtek :Arapça+TürkçeKızNur gibi parlak ve aydınlık olan.
Nurdane :Arapça+FarsçaKızNur tanesi.
Nurçin :Arapça+FarsçaKızNur toplayan, ışık derleyen.
Nuriş :TürkçeKızNuriye adının halk dilinde bozulmuş biçimi.
Nurdil :Arapça+FarsçaKızNurlu gönül, ışıklı gönül.
Nurfidan :Arapça+Rum.KızNurlu, aydınlık genç.
Nurtekin :Arapça+TürkçeErkekNurlu, aydınlık hükümdar.
Nurbay :Arapça+TürkçeErkekNurlu, aydınlık kimse.
Nurzat :ArapçaErkekNurlu, aydınlık kişi.
Nurer :Arapça+TürkçeErkekNurlu, aydınlık, ışık saçan kimse.
Nurel :Arapça+TürkçeErkekNurlu, ışık saçan kimse.
Nuratay :Arapça+TürkçeErkekNurlu, ışık saçan tanınmış kimse.
Nurzen :Arapça+FarsçaKızNurlu, ışıklı kadın.
Nurtaç :ArapçaErkekNurlu, ışıklı taç giymiş olan.
Nurcan :Arapça+FarsçaErkekNurlu, ışıklı, aydın kimse.
Nuran :ArapçaKızNurlu, ışıklı, aydınlık.
Nurdoğan :Arapça+TürkçeErkekNurlu, parlak biri biçimde doğan.
Nasih :ArapçaErkekÖğüt veren.
Nuröz :Arapça+TürkçeErkekÖzü, içi aydınlık, nurlu olan.
Nilberk :Farsça+ArapçaKızParıltı, ışık.
Nursu :Arapça+TürkçeKızParlak ve berrak su gibi temiz ve saf olan.
Nurtane :Arapça+FarsçaKızParlak ve ışıklı olan.
Nuralp :Arapça+TürkçeErkekParlak, ışıklı, aydınlık yiğit.
Neriman :FarsçaKızPehlivan, yiğit, cesur.
Nerim :FarsçaErkekPehlivan, yiğit.
Nadime :ArapçaKızPişmanlık duyan, pişman olan.
Nadim :ArapçaErkekPişmanlık duyan, pişman.
Nevinur :ArapçaKızRenk renk ışık.
Neslişah :Arapça+Türkçe+FarsçaKızŞah soyundan gelen.
Nebahat :ArapçaKızŞan, şeref, onur.
Neşat :ArapçaKızSevinç, keyif, neşe, şenlik.
Neşe :ArapçaKızSevinç, mutluluk.
Neşit :ArapçaErkekSevinçli, neşeli, şenlikli.
Nadir :ArapçaErkekSeyrek, az bulunur.
Naşide :ArapçaKızŞiir okuyan, şiir söyleyen, şiir yazan.
Nihayet :ArapçaErkekSon, bitim, uç.
Netice :ArapçaKızSonuç.
Nihai :ArapçaErkekSonuncu.
Necabet :ArapçaErkekSoy temizliği, soyluluk.
Nesibe :ArapçaKızSoylu, soyu temiz.
Nesligül :Arapça+Türkçe+FarsçaKızSoyu gül gibi güzel olan.
Nacil :ArapçaErkekSoyu sopu temiz olan kimse..
Necibe :ArapçaKızSoyu temiz, soylu.
Nurbaki :ArapçaErkekSürekli aydınlık, nurlu, parlak olan.
Nasri :ArapçaErkekTanrı yardımıyla, üstünlük ve ülke almakla ilgili.
Nurullah :ArapçaErkekTanrı'nın nuru.
Nurihak :ArapçaErkekTanrının ışığı, nuru.
Nimetullah :ArapçaErkekTanrının verdiği nimet.
Nuşin :FarsçaKızTatlı, lezzetli.
Nurkan :Arapça+TürkçeKızTemiz, aydınlık soydan gelen kimse.
Nazif :ArapçaErkekTemiz, pak.
Nezihi :ArapçaErkekTemiz, saf, ince.
Nezahet :ArapçaKızTemizlik, ahlak temizliği.
Nezafet :ArapçaKızTemizlik, paklık.
Nurten :Arapça+FarsçaKızTeni berrak, ışıklı, aydınlık olan.
Nizami :ArapçaErkekTertipli, düzenli.
Necve :ArapçaKızTümsek ve yüksek yer
Neveser :Farsça+ArapçaKızTürk müziğinde eski bileşik bir makam.
Nişanbay :Farsça+TürkçeErkekÜnlü, meşhur, tanınmış kimse.
Nami :FarsçaErkekÜnlü, namlı, şöhretli.
Nasiye :ArapçaKızUnutan, unutmuş olan.
Naibe :ArapçaKızVekil, birinin yerine geçen.
Niyazi :FarsçaErkekYalvaran, niyaz eden.
Nilüfer :FarsçaKızYaprakları uzun saplı, çiçekleri büyük, beyaz, su yüzeyinde açan, göl ve su birikintilerinde yetişen su bitkisi
Nefi :ArapçaErkekYararlı.
Nasır :ArapçaErkekYardımcı, yardım eden.
Namık :ArapçaErkekYazıcı, yazar, kâtip.
Namıka :ArapçaKızYazıcı, yazar.
Nevgül :FarsçaKızYeni açmış gül, gonca.
Nevcan :FarsçaKızYeni doğmuş, küçük, genç.
Nevzat :FarsçaErkekYeni doğmuş, yeni doğan çocuk.
Neveda :Farsça+ArapçaKızYeni tarz, yeni biçim.
Nevres :FarsçaKızYeni yetişen, genç, körpe.
Nevreste :FarsçaKızYeni yetişmiş, genç, taze.
Nevhiz :FarsçaKızYeni yetişmiş, taze, körpe.
Nevsal :FarsçaErkekYeni yıl.
Nevin :FarsçaKızYeni, çok yeni.
Nabia :ArapçaKızYerden çıkıp fışkıran, kaynayan, akan.
Necmi :ArapçaErkekYıldızlarla ilgili, yıldızlara ait.
Nisan :ArapçaErkekYılın dördüncü ayı.
Nafiye :ArapçaKızYok eden, ortadan kaldıran, süren.
Nesimi :ArapçaErkekYumuşak huylu.
Nermin :FarsçaKızYumuşak, nazik, ince.
Nermi :FarsçaErkekYumuşaklık, gevşeklik.
Nart :TürkçeErkekYürekli, yiğit.
Nizar :FarsçaErkekZayıf.
Namal :Farsça+TürkçeErkek“Adın duyulsun, ün kazan“ anlamında kullanılan bir ad.
Nursevin :Arapça+TürkçeKız“Aydınlığı, ışığı, parlaklığı sevin“ anlamında kullanılan bir ad.
Nurol :Arapça+TürkçeKız“Aydınlık ol, ışık saç“ anlamında kullanılan bir ad.
Nural :Arapça+TürkçeErkek“Aydınlık, ışık al“ anlamında kullanılan bir ad.
Nursenin :Arapça+TürkçeKız“Aydınlık, parlaklık, ışık senindir“ anlamında kullanılan bir ad.
Nursev :Arapça+TürkçeKız“Işığı, aydınlığı, parlaklığı sev“ anlamında kullanılan bir ad.
Nursaç :Arapça+TürkçeKız“Işık saç, aydınlat“ anlamında kullanılan bir ad.
Nursal :Arapça+TürkçeKız“Işık saç, çevreni aydınlat“ anlamında kullanılan bir ad.
Nurser :Arapça+TürkçeKız“Işık ser, çevreni aydınlat“ anlamında kullanılan bir ad.
Nurver :Arapça+TürkçeErkek“Işık, aydınlık ver“ anlamında kullanılan bir ad.
Nurlan :Arapça+TürkçeKız“Işıklan, ışık saç“ anlamında kullanılan bir ad.
Neşever :Arapça+TürkçeKız“Mutluluk, sevinç ver“ anlamında kullanılan bir ad.
Nazlan :Farsça+TürkçeKız“Naz yap, kendini beğendir, nazlı, cilveli ol“ anlamında kullanılan bir ad.
Nurdoğdu :Arapça+TürkçeKız“Nur topu gibi bir çocuk dünyaya geldi“ anlamında kullanılan bir ad.
Nurben :Arapça+TürkçeKız“Nurluyum, ışık saçıyorum“ anlamında kullanılan bir ad.
Nursevil :Arapça+TürkçeKız“Parlak, aydın güzelller tarafından sevil“ anlamında kullanılan bir ad.
Nurersin :Arapça+TürkçeErkek“Sana nur, aydınlık, ışık ulaşsın“ anlamında kullanılan bir ad.
Nursun :Arapça+TürkçeKız“Sen ışıksın, nur gibi aydınlıksın“ anlamında kullanılan bir ad.
Nursen :Arapça+TürkçeKız“Sen nur gibi aydınlık, ışıklı, güzelsin anlamında kullanılan bir ad.
Nazlım :Farsça+TürkçeKız“Sevdiğim, değer verdiğim, üstüne titrediğim, edalım“ anlamında kullanılan bir ad.
Neşem :Farsça+TürkçeKız“Sevincim, mutluluğum“ anlamında kullanılan bir ad.

SON EKLENENLER
GÜNÜN AYETİ
"Oysaki sizi de yaptığınız şeyleri de Allah yaratmıştır."
(SÂFFÂT - 96)
ÖZLÜ SÖZLER
  • Ezeli ervahta nur-u Muhammedi ile beraber olmaya halvetilik denir.
  • Adem "ben hata yaptım beni bağışla " dedi, İblis ise" beni sen azdırdın" dedi ya sen!... sen ne diyorsun?
  • Edep, söz dinlemek ve gönle sahip olmaktır.
  • Güzelliğin zekatı iffet ve edeptir. (Hz. Ali)
  • Zeynel Abidin oğlu Muhammed Bakır'a "Ey oğul, fasıklarla cimrilerle yalancılarla sıla-i rahimi terk edenlerle arkadaşlık etme." diye buyurmuştur.
  • Kemalatın bir ölçüsü de halden şikayet etmemektir.
  • En güzel keramet gönlü masivadan arındırmaktır.
  • Alem-i Berzah insanın kendisidir.
  • Zahir ve batının karşılığı aşk-ı sübhandır.
  • Mutaşabih ayetler ledünidir.
  • Ölüm ve cehennem korkusu Hak'ka dost olmayanlar içindir.
  • Şartlanmalardan ve önyargılardan arınmadan kimse masum olamaz.
  • Uzlaşmak için bahane arayan düşman zıtlaşmak için bahane arayan dosttan daha iyidir.
  • Baki hakikatler fani merkezli inşa edilemez.
  • Her zorluğun çözümü sevgidir.
  • Allah var gayrı yok sevgi var dert yok.
  • Allah de ötesini bırak.
  • Sorunları erteleyen ve örten değil çözüm üretip sorunları çözen olmalıyız.
  • Kişinin irfanı kemalatı nispetinde şeytanı da nefsinin şiddetinde olur.
  • Kötü huylardan kurtulmanın en keskin yolu ilahi aşka yanmaktır.
  • Mücevherden sarraf olan anlar, başkası bilemez. Ne fark eder kör için elmas da bir, cam da bir. Eğer sana bakan kör ise sakın sen kendini cam sanma.(Mevlana)
  • Kendini oldum ve doğru zannedenler kendileri gibi düşünmeyenlerden rahatsız olurlar.
  • Eflatun'a dediler ki "Ne kadar çok çalışıyorsun". O da dedi ki "hayır ben sevdiğim işi yapıyorum"
  • Allah kuluna sevdirdiği her işi kuluna kolaylaştırır.
  • Kurtuluş hidayete tabi olanlar içindir. Selam olsun hidayete tabi olanlara.
  • Tevhid-i Ef-al meratibi ihvanın kendi gerçeğine seyir haritasıdır.
  • Kişi ilk önce kendisinin arifi olacak ki Rabbinin arifi olabilsin.
  • İnanmak başka şey, teslim ve tabii olmak başka şeydir.
  • Kalıcı dostluklar edinin.
  • İhvan gibi yaşa, gerisine karışma.
  • Mutlu insan başkalarının mutluluğu için yaşayandır.
  • İslam dini istişare esaslıdır.
  • Allah için affet, Allah için paylaş.
  • İhvanlığını işine göre değil, işini ihvanlığına göre ayarlayacaksın.
  • Kul, iradesini Allah’a teslim edendir.
  • Hakk'ı hatırladığımız unuttuğumuzdan fazla olsun.
  • "Olacağım" diyene engel yok, "olmayacağım" diyene bahane çok.
  • Ben merkezli değil, biz merkezli olun.
  • Dervişçe yaşamak, tevhitçe yaşamaktır.
  • Yaptığınızı azimle yapın, hırs ile yapmayın.
  • Kullukta devamlılık esastır.
  • Önce emin insan olmalıyız.
  • Derviş, halinden belli olmalıdır.
  • Beşeriyet kemalâtın hammaddesidir.
  • Mükemmeliyet istikamette daim olmaktır.
  • İnsanın cismi arza, ruhaniyeti semaya mensuptur.
  • Yaradılış farziyetimiz hakkı bilmektir.
  • Hakk'ı tanımanın ön şartı Resulûllah’ı tanımaktır.
  • İnsanın sırrında Allah’ın sonsuzluğu vardır.
  • Kulluğa bahane yok değer üreteceksiniz.
  • Şikayet, Mevla’ya hürmetsizliktir.
  • Kulluk adına yapmadıklarımıza hiçbir bahane geçerli olmayacak.
  • Bu âleme kavga için gelmedik.
  • Telkin öncelikle bizim nefsimize olmalıdır.
  • İnsan, Allah’ın sırrı Allah da insanın sırrıdır.
  • Varlığımızın sebebi zuhuru, Cenab-ı Resulûllah’tır.
  • Kullukta teslimiyet “Rağmen” olmalıdır.
  • Kazası olmayan tek şey hayatımızdır.
  • Sevgi dışındaki bütün hallerde zorluk vardır.
  • Nefsinde mevsimi hazan olanın, gönül mevsimi bahar, Ahireti bayram olur.
  • Hayat yaşamak, yaşamaksa sevmektir.
  • En güzel keramet istikamet üzere olmaktır.
  • Kişinin Rabbini tanıması için kendini tanıması lazım.
  • Hakk’ı ancak Mirat-ı Muhammet’ten görebiliriz.
  • İnsanı Hakk’ta sonsuzlaştıran ve yaşatan, sevgidir.
  • Sevgi bütün yaratılanların varoluş mayasıdır.
  • Sevgisiz olan her mekân ve mahâl mundardır.
  • Sevgi Allah için yanmak ve olmaktır.
  • Allah’ın ve Resulullah’ın sevgisi ile yanmayan gönül hamdır, ahlâttır.
  • Hakikat ehlinin sermayesi aşk-ı sübhandır.
  • Talepte kararlılık, kararlılıkta da sabır esastır.
  • Sabır, sadrın genişliği kadardır. Sadır genişliği ise; kabulümüz, sevgimiz kadardır.
  • Kamil insan demek;Bütün duygularda,düşüncede ruhta olgunlaşmış insan demektir.,
  • Dervişân, Mürşidinin eşiğinde sadık olduğu sürece, farkında olsa da olmasa da tekamül halindedir.
  • Kim ki Allah’ı ciddiye almaz ise; Allah o kimseyi ciddiye almaz.
  • Hakkı görmeyen gözler amadır.
  • Gayret olmadan kişinin ulaşacağı hiçbir âliyet olamaz.
  • Kendi gerçeğimize yol bulmak için arz üzerinde var olan bütün mevcudiyetten istifade edeceğiz.
  • Bu fırsat âleminin bir tekrarı daha yoktur.
  • Hiçbir oluşum kendi halinde, kendi başına müstakil değildir.
  • İhvan isek bir iddianın sahibiyiz demektir.
  • İhvanın kemâlâtı, olgunluğu, karşılaşmış olduğu olumsuz tecellilere verdiği tepkilerle ölçülür.
  • Kişi muhatabı ve müdahili olmadığı hiçbir meselenin şahidi olamaz.
  • Herkes kazanımlarını kayıplarını tespit etsin ki şuurlu bir hayat yaşayabilsin.
  • Birebir uyarılar insanı daha çok uyandırır.
  • Bütün canlılara dostça yakın olmalıyız.
  • Tekâmül için her anı yeniden yaşamak , her anın yeniden talibi olmak zorundayız.
  • Gayret etmeyen kişiden Kâmil insan olmaz.
  • Ehl-i talip bu Kâinatın özelidir, özetidir.
  • Kul, hizmeti kadardır. Kul, sevgisi kadardır, Kul hoş görebildiği kadardır. Kul feragat edebildiği kadardır. Kul paylaşabildiği kadardır.
  • Ehl-i ihvan’ın sevgisi Rabbi’nin sevgisi, meşguliyeti Rabbi’nin meşguliyeti olmalıdır.
  • Her an Rabbi ile meşgul olanın, muhatabı Rabbi olur.
  • Güzel bakmalı, güzel konuşmalı, güzel dinlemeliyiz.
  • Hayırları geciktirdiğimiz zaman şerre dönüşür. Şerleri geciktirdiğimiz zaman hayra dönüşür.
  • İhvanın irşad olmasının ön şartı teslimiyattır.
  • İlmen yâkinlik; bilmek ve kabul etmektir.
  • İhvan telkin edileni yaşadıktan sonra Hakkel yâkina ulaşır.
  • Kul, Rabbini ne kadar ciddiye alırsa, Rabbi’de onu o kadar ciddiye alır.
  • Rahman’ın sevgilisi olmak gönlü cenab-ı Resulullah’a yönetmek ve tabi olmakla orantılıdır.
  • İhvan, kendi özünde kâmil duruşa ulaşırsa, onda bir değil de nice esmanın açılımı, nice sıfatın inkişaf ve izhariyeti yaşanacaktır.
  • Dünkü gibi konuşan, dünkü gibi anlayan, dünkü gibi yaşayanın anı ve akibeti hüsrandır.
  • Ehli gönül olan, ,Resulullah’a ve Ehli Beyt’egönül veren Ehl-i İhvan’ın seyr-i sülüğü nefis merkezli akıl ile değil gönül merkezli akıl iledir.
  • İhvan, hayırda ve şerde damlayı derya mesafesinde görecek kadar Rabbini önemseyen olmalıdır.
  • Hakka vuslat, ancak aşk- sübhân ile olur.
  • Aşığın, sevgisinin sancısıyla uykularının kaçması lazım ki, orada aşktan söz edilebilsin.
  • Hayatla zıtlaşan değil hayatla uzlaşan olmalıyız.
  • Eğer kişi yarışacaksa hayırda yarışsın selâmda, yarışsın, paylaşmada hoş görüde affetmede yarışsın.
  • Kişi tercihinin neticesini yaşar.
  • İnsan, sevebildiği kadar, değer üretebildiği kadar insandır.
  • İhvan, arif olmalı ve gönlünü bütün olumsuzluklardan arındırmalıdır.
  • Herkes yaptıklarının neticesini yaşayacak.
  • Biz kulluğumuzu her gün yeniden yenilemeliyiz.
  • Üstünlük ancak takva ile sevgi iledir.
  • Allah hiçbir zaman abes ile iştigal etmez.
  • Her işte bizim için hikmet ve hayır vardır.
  • Ehl-i ihvan hiçbir zaman olumsuzluk adına hesap yapmamalıdır.
  • Herkesin şeytanı, Cebrail’i, Mikail’i, İsrafil’i ve Azrail’i kendisiyle beraberdir.
  • Ehl-i ihvan demek arif olan, Hakk'a eren demektir.
  • Sevginin tezahürü ibadettir.
  • Eğer inanıyor, iman ediyor, seviyorsanız, yap denileni yapacak ve aksatmayacaksınız.
  • Sevenin ne gecesi ne gündüzü ne yorgunluğu ne bahanesi ne de mazereti olur.
  • Karşılaştığımız zorlukların tamamı tekâmül için ikrarımızı ispat içindir.
  • Bu âlem teşbih, tespit, tenzih, takdis ve şahadet âlemidir.
  • İnsanın Hak katında kadri, kıymeti sevgisi kadardır.
  • İnsan, yaşadığı zorluklar aşabildiği engeller kadar insandır.
  • Hiç zorluk, acı çekmeden, uğraş ve çaba sarf etmeden kimsenin başarıya ulaştığı görülmemiştir.
  • Hepimiz Allah’ın Resulûllah’ın ve Ehlibeyt’in aşkından muhabbetinden istifade edip Hakk’ta bakileşebilecek yetilere sahibiz.
  • İnsan, asliyeti kendisine unutturulmuş varlıktır.
  • Müsemmâ ehli olan için, isimler değişşe de asliyet değişmez.
  • Hiçbir güzelliği kendimize mal etmeden, bütün güzellikleri Rabbimizden bilmeliyiz.
  • Herkesin imtihanı iddiası kadar olur. Yani iddiası büyük olanın, imtihanı da büyük olur.
  • Kâinat, insan için, insana hizmet için halk edilmiştir.
  • Hayatın tamamı, kulluğun ve dostluğun talimidir.
  • Kişi bilgisinde değil yaşantısında kâmil insan olur.
  • Bizim yaşadıklarımız; tercihlerimizin, taleplerimizin ve dualarımızın neticesidir.
  • Mezheplerin farklı olması, dünya iklimlerinin, ırkların ve kültürlerin farklı olmasındandır.
  • İrfan mekteplerinin temelde aynı, detaylarda farklı farklı olması insanların, meşreplerinin farklı farklı olmasındandır.
  • Kimi takva ile kimi zikrullah ile, kimi hizmet ile, kimi de ibadet ile Hak rızasına ulaşmak ve kâmil insan olmak arzusundadır.
  • Din adına zıtlaşmalar, taraflaşmalar ve tefrikalar çıkarmak Rahman’ın ve Kuran’ın reddettiği duruşlardır.
  • Elin eksiğiyle uğraşan, kendi eksiğini hiçbir zaman göremez.
  • Biz bu âleme eksik tespit zabıtalığına gönderilmedik.
  • Âşık; mâşûkunu hususiyetle geceleyin, en çok yalnızlık halindeyken düşünür.
  • Geceleri ve seher vakti çok özeldir.
  • Dostluğun ilk şartı sevmektir. Fakat çıkarsız beklentisiz sevmektir.
  • Dost olmak, dostun her türlü yüküne katlanmaktır.
  • Bizim için yaşamak bir gündür, o da bugündür.
  • Kulluk adına yapmamız gereken ne varsa sabırla ve ihlâsla yapmalıyız.
  • Hak katında gıdalanmanın birinci esası, âdab-ı Muhammediye ve hakıkati Mahmudiye ile kıyam durmaktır.
  • Biz eyvallah tacını, ‘sensin’ tacını başımızdan, hiçlik hırkasını da eğnimizden hiçbir zaman çıkartmayacağız.
  • Bir damlanın hiçliğe ulaşması, onun deryaya düşmesiyle olur.
  • Bize ulaşan her tecellinin, Mevlâ'dan olduğunun bilincinde olalım ve rıza gösterelim.
  • Sakın tecellilerden kahreden, kederlenen olmayalım.
  • Tecellilerden şikayetçi olmak, kulun Rabbine olan saygısızlığıdır.
  • İhvan, hangi tecelli içinde olursa olsun, mutlaka güzel düşünmeli ve güzel değerlendirmelidir.
  • Edep ve âdap dışında nefes almayalım.
  • Biz, Cenâb-ı Resûlullah’ın vitrini olmalıyız.
  • Bütün nimetler ve âliyetler, gayret ve hizmet iledir.
  • Biz hangi hali yaşıyorsak bizim için hayırdır ve hikmetlidir.
  • Hikmete tabi olanlar hikmet ehli olurlar.
  • "Senin için Ya Rabbi" zevkiyle hayatı yaşayalım.
  • Huzur, ancak tevhid ile aşk ile sevgi ile Allah’a ve Resûlun’e yönelmek iledir.
  • Güzel ahlâk ve sevgi insanlığın omurgasıdır.
  • Her gününü son gün, her namazını son namaz, her muhabbetini son muhabbet gibi kabul eden kişinin yaşantısı Ehl-i ihvanca olur.
  • Büyük laf etmemeye çalışalım.Tevazu sahibi olalım.
  • Ehl-i Beyt olmak, hem nesebi hem de mezhebidir.
  • Ehl-i Beyt, Kur’an’ın ete kemiğe bürünmüş halidir.
  • Yaptığımız her şey kulluğumuzu ispat edercesine olmalıdır.
  • Halkı memnun etmek için Hakk'ı incitmeyelim.
  • Kemalat, hissedilen ilk nefesten son nefese kadar sadece Allah ve Resûl’u için say ve gayret etmektir.
  • Tevhid-i Ef-al hakikatin zübdesi, tevhidin nüvesidir.
  • Kullukta edebi olmayanın Hak’ta izzet bulması mümkün olamaz.
  • Hikmetleri seyretmenin tek şartı, tecellilere karşı sabırlı olmaktır.
  • Kişi yaşamış olduğu imtihanları aşabildiği kadar tekâmül etmiş olur.
  • Aslında bize zor gelen tecelliler, bizim için ikramdır.
  • Kulluğun esasında yap denileni yapıp sonucuna da razı olmak vardır.
  • Bütün kâinat, kişinin kendi hakikatine misaldir.
  • Öncelediğimiz Allah ve Resûl’u olmalı. Ertelediğimiz ise nefsimizin arzu ve istekleri olmalıdır..
  • Dervişi tekâmül ettirecek olan iştiyakı, kendine olan telkini, ve gayretindeki kararlılığıdır.
  • Her günü yaşamak, her günü diğer günden farklı bir alana taşımak için biz bugünün talebesiyiz.
  • Hatasını kabul edip hatasından dönen kul hayırlı kuldur.
  • Hedefi olmayanın istikameti de olmaz.
  • İhvan ne dünle ne de yarınla zaman kaybedecek sadece anını ve gününü değerlendirecek.
  • İhvanlık, halde örnek olmaktır.
  • Aile yaşantımızla, tecellilere olan tepkilerimizle, kişilerle olan ünsiyetimizle, her halimizle hele hele de ibadete olan düşkünlüğümüzle fark edilmeliyiz.
  • Cenab-ı Resûlullah’ın tezahür etmediği hiçbir mekân, Hak katında şerefli olamaz.
  • İbadet etmenin hoşnutluğunu yaşarken bu hoşnutluğu, ibadet etmeyenlere karşı bir üstünlük saymadan fail Allah'tır zevkiyle yaşamalıyız.
  • Kıyas, şeytani sıfatlardandır.
  • Karşımızda gördüğümüz eksikliği önce kendimizde tetkik etmeliyiz.
  • Hiç kimse kendi gerçeğine olan seyrine mürşitsiz yol bulamaz.
  • Baki olabilmenin, sonsuzluğa ulaşabilmenin tek şartı; Hak ile Hak olmak Hak’ta ölüp Hak’ta dirilmektir.
  • Hayata ders veren değil de hayattan ders alan talip olmalıyız.
  • Anlayan ve öğrenen olmalıyız.
  • Anladığını genişleten, hayatına uyarlayan olmalıyız.
  • Tasavvuf önce şeriat-ı Muhammediye ile yaşanır.Sonra hakikat-ı Mahmûdiye ile hikmetler talim edilir.
  • Bir meselenin görevlisi olmak ayrı şeydir, gönüllüsü olmak ayrı şeydir.
  • Ehl-i ihvanla konuşularak halledilmeyecek hiçbir mesele olmamalıdır.
  • Hak dostları bir araya geldikleri zaman bakışmaları bile muhabbettir.
  • İhvanlığın dört ana esası vardır; ihlas, şecaat, cesaret ve cömertliktir.
  • Hayatın tamamında, her adımda, her bir nefeste; bir tuzak, bir imtihan vardır.
  • Gönül, Rahman ile coşarsa; kişi karşılaştığı her türlü tecelliye sabır ve tefekkür ile mukavemet gösterir.
  • İhvan, ne Dünya ne de ahiret beklentisi olmaksızın kulluğunu fi-sebilillah yaşamalıdır.
  • Kur’ân'ı öğrenmeye, okumaya, okutmaya, anlamaya ve yaşamaya çalışalım.
  • İslam, yap denileni yapmak; yapma denilenden uzak durmaktır.
  • Kulluğunu yarına erteleyenin Allah sevgisi yeterli değildir.
  • Tekâmül etmek için sürekli gayret halinde olmalıyız.
  • İnsana olan sevgisizlik Allah’a olan sevgisizliktir.
  • Allah’a vuslat ancak Aşk-ı sübhan ile olur.
  • Hak’ta bâki olabilmek için kayıtsız şartsız teslim olmalıyız.
  • Dilimizde zikrullah ile gönlümüzde her daim muhabbetullah ile inşa olmaya çalışmalıyız.
  • Şeriatın ihlâl olduğu yerde hakikat olmaz.
  • Her türlü tecelliden istifade edecek kadar arif,hiçbir zorluktan yılmayacak kadar da dirayetli olalım.
  • Arif olan baktığı her zerreden, karşılaştığı her tecelliden kendisine istikamet arar.
  • Ehl-i ihvan hatasında ve günahında ısrar etmeyen ve tövbesinde aceleci davranandır.
  • Âşık maşukundan gelen cefalardan haz duymazsa gerçek aşık olamaz.
  • Kendisindeki gayrilikten arınan insan için dışarıda ve içeride gayri olan hiçbir şey kalmaz.
  • Kişinin samimiyeti, sadakati ve sevgisi ona istikamet verir.
  • Bizden istenilen öncelikle safiyet, samimiyet ve sadakattir.
  • Ehl-i ihvan öyle bir kristalize olacak, safiyet kazanacak, kendi benliğinden öyle bir sıyrılıp latifleşecek, şeffaflaşacak, kendine ait bir renk zan düşünce ve duygu kalmayacak ki Allah’ın boyasıyla boyansın yani Resûlullah’ın haliyle hallenmiş olsun.
  • Gayret, kulluğun esasıdır.
  • Biz bildiklerimizle amel edelim. Bilmediklerimiz, bize bildirilecektir.
  • Her Ehl-i ihvan bulunduğu cemiyette fark edilmelidir.
  • Bizim sabrımıza, bize kötülük yapanların şahitlik etmesi lazım.
  • Asli maksadımız, nefsimizi ve Rabbimizi tanımaktır.
  • Gayret etmeyen kişiden kâmil insan olmaz.
  • İhvan, kendi hakikatine seyri sülük ederken hem dünyasını hem de ukbâsını saadete erdirmiş olur.
  • Muhabbetimiz Resûlullah’ın ve Ehl-i Beyt’in muhabbeti, davamız Hak davası olsun.
  • Eğer insan Rahman’ın aynası olacaksa yansıtıcılığının çok net,arı ve duru olması lazımdır.
  • Eğer bir olumsuzlukla, zorlukla karşılaşıyorsak, bu bizim olumsuzluluğumuzdandır.
  • Arz ve semada her ne olursa insan ile ilişkilidir.
  • Sözümüzün ilk müşterisi kendi kulağımız olmalıdır.
  • İslâm şahitlik ile başlar, şuhut ile yaşanır. Ve yine şahitlik ile kemal bulur.
  • Hangi başarı vardır ki uğraşsız gayretsiz ve gönülsüz zuhura gelsin.
  • Aşığın ölümü Hakk’ta vuslat, sonsuzluğa uyanmak ve sonsuzluğu yaşamak olur.
  • Artık etrafımızla ve kendimizle olan kavgamızı bitirip, sevgiyle nefes almanın gayretinde olmalıyız.
  • Kişinin kararlılığı tecellilere gösterdiği mukavemeti kadardır.
  • Aşık hep maşukundan söz etsinler, hep ondan konuşsunlar ister; zaten gayrı şeyler aşığı rahatsız eder.
  • Kişi mutmain olmadıkça kulluğunda, dostluğunda hep hüsrandadır.
  • Cemal aşıkları için gayri olan her şey haramdır.
  • Zikrin esası namazdır, muhabbetullahdır.
  • İhvan, hayatın tamamında Rahman’ın iradesi altında yaşamaya dikkat ve özen göstermelidir.
  • Her şeye rağmen seveceğiz
  • Her şeye rağmen hizmette gayretli olacağız
  • Kulluk, içinde Rabbi'nden başkasını bulundurmayan, gayrilerden boşalmış hiçlik makamıdır.
  • Hayatın ve kulluğun emanetçisi olduğumuzu, bu emaneti taşımamız ve ehline teslim etmemiz gerektiğini hatırdan çıkartmamalıyız.
  • Hayatı hep Hakkça yaşamanın gayretinde olmalıyız.
  • Hayat, bizi kullukta belirli bir kıvama taşımak içindir.
  • Kendine gafil olan, Allah’a arif olamaz.
  • Her varlık Hakk'tandır ve Hak ile kaimdir.
  • Bütün masivalardan arınmak, “ölmezden önce ölmek” Hak’ta ebed olmak; olağanüstü bir azim ve gayret ister.
  • Kişinin kararlılığı, cesareti, azmi ve sevgisi bir arada tekmil olursa; kişinin önünde aşamayacağı engel ve mâni olmaz.
  • Talibin âli ve en yüce değerlere ulaşabilmesi, Allah ve Resûlu’ne olan muhabbeti, sevgisi ile orantılıdır.
  • Hedefimiz ve gayemiz, bugün tevhid noktasında Allah’ı Resulullah’ı ve Ehl-i Beyt’i dünden daha farklı idrak etmek ve yaşamaktır.
  • Tevhid adına bize yapılan teklifatın tamamını yaşamak, bizi kendimize döndürmek ve kendi hakikatimizle tanıştırmak içindir.
  • Tevhid meratiplerindeki yaşam talimlerinin tamamı, bizi kendi ruh derinliğimizdeki iç potansiyelimizden istifade ettirmek adınadır.
  • İhvanın bilip, yapmak isteyip de yapamamasının sebebi kendisinde yetersiz olan kararlılığı, gayreti ve talebidir.
  • Cenab-ı Resûlullah’ın tezahür etmediği hiçbir mekân, mükerrem ve münevver olamaz.
  • Hiç kimse kendi gerçeğine olan seyrinde mürşitsiz yol kat edemez.
  • Kulluk adına yaşanılacak ne kadar âli değerler varsa, bunların tamamı ancak mürşid-i kâmilin nezaretinde ve refakatinde yaşanılabilir.
  • Bâki olabilmenin, sonsuzluğa ulaşabilmenin tek şartı; Hak ile Hak olmak, Hakk’ta ölüp Hakk’ta dirilmektir.
  • Yaşadığımız ne tür olumsuzluk olursa olsun, bizim hedefimize olan iştiyâkımızı arttırmalıdır.
  • Her türlü olumluluk ve olumsuzluktan istifade eden olalım.
  • Ehl-i ihvan hiçbir zaman olumsuzluk adına hesap yapmamalıdır.
  • İhvan, kendisini yargılayan, kendisini öz eleştiriye açık tutan ve kendini kemâle taşıyan olmalıdır.
  • İhvan, ancak telkin edilen hikmetli sözleri, hadisleri ve ayetleri yaşantısına uyarlayarak gayretinde istikamet bulabilir.
  • Kim hidayeti dilerse hidayete ulaşacak; kim hidayete ulaşmak istemezse Rahmân da ona hidayet etmeyecek.
  • İnancı olmayanın istikameti olmaz.
  • İnsan-ı asli Allah’ın aynasıdır.
  • Nurun olduğu yerde zulüm, dinin olduğu yerde kin, sevginin olduğu yerde nefret olmaz.
  • Ehl-i ihvan demek arif olan gerçeklere eren demektir.
  • Herkes tercihinden yönelişinden meyil ve rızasından sorumludur.
  • Nimete ulaşmak için mutlaka hizmete talip olmalıyız.
  • İhvan düşünmekle, keşfetmekle ve gayret ile kemâlat bulur.
  • “Rabbim” diyen için zaten zorluk yoktur.
  • Hedefi olmayanın istikameti de olmaz.
  • İslam, aslen teslim olmak ve selamet bulmaktır.
NAMAZ VAKİTLERİ