04 Aralık 2021
29 Rebiü'l-Ahir 1443
MENÜ
SOHBETLER HAZRET-İ MUHAMMED'IN
(S.A.V) HAYATI
SEVGİLİ PEYGAMBERİM KUR'AN-I KERİM İLMİHAL İSLAM VE TOPLUM 40 HADİS HADİS-İ ŞERİFLER OSMANLICA SÖZLÜK RÜYA TABİRLERİ BEBEK İSİMLERİ ABDÜLKADİR BİLGİLİ
(SEBATİ) DİVANI
NİYAZİ MISRİ DİVANI HİKMETLİ SÖZLER KUR'AN-I KERİM ÖĞRENİYORUM KUR'AN-I KERİM (SESLİ ve YAZILI) SESLİ ARŞİV İLAHİLER
İSLAM ve TASAVVUF
TASAVVUFUN TARİFLERİ TASAVVUFUN DOĞUŞU TASAVVUFUN ANADOLU'YA GİRİŞİ HALVETİLİĞİN TARİHİ HALVETİLİĞİN TARİHİ GELİŞİMİ HALVETİLİĞİN TÜRK TOPLUMUNDAKİ YERİ HALVETİYYE SİLSİLESİ PİRLERİMİZİN HAYATLARI MEHMET ALİ İŞTİP (VAHDETİ) ABDÜLKADİR BİLGİLİ (SEBATİ) İBRAHİM GÜLMEZ(KANÂATÎ)
EHLİ - BEYT
EHL-İ BEYT KİMDİR? EHL-İ BEYTİ SEVMEK
RESÛLULLAH'I SEVMEKTİR
EHL-İ BEYT EMANETİ RESÛLULLAH'TIR EHL-İ BEYTİN HALİ NUH'UN GEMİSİ GİBİDİR EHL-İ BEYT OLMAK HEM NESEBİ HEMDE MEZHEBİDİR
ONİKİ İMAMLAR
HZ. İMAM ALİ K.A.V RA HZ. İMAM HASAN-I (MÜCTEBA) HZ. İMAM HÜSEYİN-İ (KERBELA) HZ. İMAM ZEYNEL ABİDİN HZ. İMAM MUHAMMED BAKIR HZ. İMAM CAFER-İ SADIK HZ. İMAM MUSA-İ KAZIM HZ. İMAM ALİYYUL RIZA HZ. İMAM MUHAMMED CEVAD (TAKİ) HZ. İMAM ALİ HADİ (NAKİ) HZ. İMAM HASAN’UL ASKERİ HZ. İMAM MUHAMMED MEHDİ






H harfiyle başlayan bebek isimleri


KIZ BEBEK İSİMLERİ ERKEK BEBEK İSİMLERİ

A B C D E F G H I J K L M N O P R S T U V Y Z

İsimKökeniCinsiyetAnlamı
Hudavent :FarsçaErkek1. Allah, Tanrı.
2. Efendi, sahip.
3. Hükümdar.
Halilullah :ArapçaErkek1. Allah’ın sadık dostu.
2. Hz. İbrahim’e verilen san.
Hazine :ArapçaKız1. Altın, gümüş, mücevher gibi değerli eşya, servet.
2. Büyük bağlılık duyulan, değer verilen kimse.
Hudavendigâr :FarsçaErkek1. Amir, hâkim.
2. Osmanlı Padişahı I. Murat’ın sanı.
Heves :ArapçaKız1. Arzu, istek.
2. Gelip geçici istek.
Hamza :ArapçaErkek1. Aslan, güçlü adam.
2. İslam tarihinde Hz. Muhammed'in amcası.
Haydar :ArapçaErkek1. Aslan.
2. Cesur, yiğit kimse.
3. Hz.Ali’nin lakabı.
Hüma :FarsçaKız1. Başına konduğu kimseye mutluluk getirdiğine inanılan devlet kuşu, talih kuşu.
2. Mutluluk, saadet.
Hüner :FarsçaErkek1. Beceri, marifet.
2. Ustalık.
Hatıra :ArapçaKız1. Bellekte yaşamaya devam eden geçmiş izlenim, duygu veya olay.
2. Bir kimse veya olayı hatırlatan nesne, yadigâr.
Hikmet :ArapçaKız1. Bilgelik.
2. Neden, gizli neden.
3. Allah'ın insanlarca anlaşılamayan amacı.
4. Özlü söz, vecize.
Hikmet :ArapçaErkek1. Bilgelik.
2. Neden, gizli neden.
3. Allah’ın insanlarca anlaşılamayan amacı.
4. Özlü söz, vecize.
Hicret :ArapçaKız1. Bir ülkeden başka bir ülkeye göç etme.
2. Hz. Muhammed'in Mekke'den Medine'ye göç etmesi.
Hicret :ArapçaErkek1. Bir ülkeden başka bir ülkeye göç etme.
2. Hz. Muhammed’in Mekke’den Medine’ye göç etmesi.
Hicran :ArapçaKız1. Bir yerden veya bir kimseden ayrılma.
2. Ayrılığın verdiği büyük üzüntü, keder.
Halef :ArapçaErkek1. Birinden sonra gelip onun yerine geçen kimse, sonradan gelen.
2. Soy.
Halife :ArapçaErkek1. Birinin yerine geçen kimse.
2. Hz. Muhammed'in vekili ve dünyadaki Müslümanların başı olan kimse.
Haşmet :ArapçaErkek1. Büyüklük, görkem.
2. Kibarlık, nezaket.
3. Alçak gönüllülük.
Huri :ArapçaKız1. Cennet kızı.
2. Sevgili.
3. Çok güzel kadın.
Hadra :ArapçaKız1. Çok yeşil, en yeşil.
2. Yeşillik.
Hasip :ArapçaErkek1. Değerli, saygın, soyu temiz kimse.
2. Muhasebeci.
Hadiye :ArapçaKız1. Doğru yolu gösteren, kılavuz, rehber.
2. Önde giden.
Hâkime :ArapçaKız1. Egemen, hükmeden, hüküm süren.
2. Başta olan, üstün gelen.
Han :TürkçeErkek1. Eski Türklerde kağana bağlı veya kendi başına buyruk, ikinci derecede bir devlet başkanı.
2. Osmanlı Padişahlarının adlarının sonuna getirilen san.
Hanüman :FarsçaKız1. Ev bark, ocak, yuva.
2. Ev halkı, çoluk çocuk.
Himmet :ArapçaErkek1. Gayret, emek, çaba.
2. Yüksek irade.
3. Yardım, kayırma.
4. Kutsal sayılan bir kişi tarafından yapılan etki.
Hakikat :ArapçaKız1. Gerçek, doğru.
2. Gerçek olan şey, gerçeklik.
Hatip :ArapçaErkek1. Güzel, düzgün.
2. Bir topluluk karşısında etkili konuşan kimse.
3. Camide hutbe okuyan kimse.
Hüsün :ArapçaKız1. Güzel, iyi.
2. Güzellik
Hasene :ArapçaKız1. Güzel, iyi.
2. İyi, hayırlı iş, iyilik.
Hasan :ArapçaErkek1. Güzel.
2. İyi ve hayırlı iş.
Hidayet :ArapçaErkek1. Hak yolunu, doğru yolu gösterme.
2. Hak yolu, doğru yol.
Hayalî :ArapçaErkek1. Hayal niteliğinde veya hayal ürünü olan, düşsel, imgesel.
2. Karagöz oynatan kimse, karagözcü.
Hayran :ArapçaErkek1. Hayranlık duyan, hayrette kalan.
2. Son derece beğenen, tutkun.
Hamiye :ArapçaKız1. Himaye eden, koruyan, koruyucu.
2. Kayıran, kayıncı.
Hanif :ArapçaErkek1. İslam dinine sımsıkı bağlı olan kimse.
2. İslamiyetten önce tek Tanrı'ya inanan.
Hüsam :ArapçaErkek1. İyi bilenmiş, keskin kılıç.
2. Hüsamettin adının kısa söylenişi.
Hatun :TürkçeKız1. Kadın.
2. Bayan, hanım.
3. Eş, zevce.
4. Eskiden yüksek kişilikli kadınlara veya hakan eşlerine verilen san.
Hanım :TürkçeKız1. Kadınlığın bütün iyi niteliklerini taşıyan kadın.
2. Kız ve kadınlara verilen bir san.
3. Eş, karı.
Halis :ArapçaErkek1. Karışık olmayan, saf, katışıksız.
2. İçten, samimi.
Haşim :ArapçaErkek1. Kıran, ezen, parçalayan.
2. Ekmek doğrayan.
Hami :ArapçaErkek1. Koruyan, koruyucu, himaye eden.
2. Kayıran, kayırıcı.
Hisar :ArapçaErkek1. Küçük kale.
2. Kuşatma, etrafını çevirme.
Hulagu :Moğ.Erkek1. Kula tüylü at.
2. İlhanlılar Devletinin kurucusu olan hükümdar.
Hafıza :ArapçaKız1. Kur’an-ı Kerim'ibaşından sonuna kadar ezberlemiş olan kadın.
2. Yaşantıları, öğrenilen konuları bilinçli olarak akılda tutma, saklama gücü, bellek.
Hümayun :FarsçaErkek1. Kutlu, kutsal.
2. Padişaha özgü, hükümdarla ilgili.
Havva :ArapçaKız1. Kutsal kitaplara göre yaratılan ilk kadın.
2. Esmer kadın.
Hatem :ArapçaErkek1. Mühür.
2. Cömert.
3. Son, en son, sonuncu.
Hatemî :ArapçaErkek1. Mühürle ilgili olan.
2. Mühür yapan.
3. Cömertlik.
4. Sonuncu.
Hamit :ArapçaErkek1. Övülmeye değer.
2. Allah'ın adlarındandır.
3. Hamdeden, şükreden.
Hamide :ArapçaKız1. Övülmeye değer.
2. Hamdeden, şükreden
Harun :İbr.Erkek1. Parlayan.
2. Hz. Musa'nın ağabeyi.
Hulûsi :ArapçaErkek1. Saf halis, içi temiz.
2. İçten, candan.
Hıfzı :ArapçaErkek1. Saklama, koruma ile ilgili.
2. Ezberleme, akılda tutma.
Hüccet :ArapçaErkek1. Seçkin âlimlere verilen san.
2. Delil, kanıt.
Hatife :ArapçaKız1. Sesi işitilip de kendisi görünmeyen kimse.
2. Çağıran, seslenen.
Hatif :ArapçaErkek1. Sesi işitilip kendisi görülmeyen kimse.
2. Çağıran, seslenen.
3. Gaipten seslenir gibi haber veren melek.
Hürrem :FarsçaKız1. Sevinçli, şen, güler yüzlü, gönül açan.
2. Taze, körpe.
Hitam :ArapçaErkek1. Son, nihayet.
2. Bitme, tükenme.
Hatim :ArapçaErkek1. Sona erdiren, bitiren.
2. Mühürleyen, mühürleyici.
3. Sonuncu.
Hacer :ArapçaKız1. Taş, kaya.
2. İsmail Peygamber’in annesinin adı.
Hamil :ArapçaErkek1. Taşıyan, taşıyıcı.
2. Sahip olan.
3. Destek.
Hülya :ArapçaKız1. Tatlı düş.
2. Kuruntu, vehim, hayal.
Hakan :FarsçaErkek1. Türk, Moğol ve Tatar hanları için “hükümdarlar hükümdarı“ anlamında kullanılan bir unvan.
2. Osmanlı padişahlarına verilen unvan.
Hamiyet :ArapçaKız1. Ulusseverlik, yurdunu, ulusunu ve ailesini koruma çabası.
2. İnsanlık, fazilet.
Hilkat :ArapçaKız1. Yaradılış, yaratılma.
2. Huy güzelliği.
Hilkat :ArapçaErkek1. Yaradılış, yaratılma.
2. Huy özelliği.
Hulki :ArapçaErkek1. Yaradılışla ilgili.
2. İyi yaradılışlı, iyi ahlaklı.
Hayat :ArapçaKız1. Yaşam, dirim.
2. Canlılarda, doğumdan ölüme kadar geçen süre.
3. Yaşama, yaşayış.
Hayati :ArapçaErkek1. Yaşamla ilgili, yaşamsal.
2. Büyük önem taşıyan, önemli.
Hilâlî :ArapçaErkek1. Yeni ay biçiminde olan.
2. Yeni ay ile ilgili.
Hazret :ArapçaErkek1. Yüce kabul edilen kimselerin adlarının başına saygı, övme, yüceltme amacıyla getirilen unvan.
2. Adı söylenmeyen bir kimseden söz edilirken kullanılan bir söz.
3. Genellikle erkekler arasında senli benli konuşmada kullanılan bir seslenme sözü.
Halim :ArapçaErkek1. Yumuşak huylu, sert olmayan.
2. Allah’ın adlarındandır.
Hürmüz :FarsçaKız1. Zerdüştlerin hayır Tanrısının adı.
2. Eski İran takviminde güneş yılının ilk günü.
3. Jüpiter gezegeni.
Hayal :ArapçaKız1. Zihinde tasarlanan, canlandırılan ve gerçekleşmesi özlenen şey.
2. Gölge.
Hanımkız :TürkçeKızAğırbaşlı kız.
Haktan :Arapça+TürkçeKızAllah'tan gelen, Allah'ın verdiği.
Hamdi :ArapçaErkekAllah’ı övmeyle, Allah’a şükretmekle ilgili.
Hamdiye :ArapçaKızAllah’ı övmeyle, Allah’a şükretmeyle ilgili.
Hayrullah :ArapçaErkekAllah’ın hayırlı kıldığı.
Hikmetullah :ArapçaErkekAllah’ın hikmeti.
Hamdullah :ArapçaErkekAllah’ın övgüsü.
Hakverdi :Arapça+TürkçeErkekAllah’ın verdiği kimse.
Hudayi :FarsçaErkekAllah’ın yarattığı.
Hasay :Arapça+TürkçeKızAy gbi özel olan.
Hilâl :ArapçaKızAyın ilk günlerdeki durumu, yeni ay, ayça.
Hazar :ArapçaErkekBarış ve güven.
Huzur :ArapçaErkekBaş dinçliği, gönül rahatlığı, dirlik, erinç.
Hale :ArapçaKızBazen güneşin ve ayın çevresinde görülen ışıklı daire, ayla.
Halenur :ArapçaKızBazen güneşin ve ayın çevresinde görülen ışıklı daire.
Hüveyda :FarsçaKızBelirgin, apaçık, ortada, belli.
Hemta :FarsçaKızBenzer, denk, eşit.
Hamis :ArapçaErkekBeşinci.
Hediye :ArapçaKızBirini sevindirmek, mutlu etmek için verilen şey, armağan.
Hemdem :FarsçaErkekBirlikte yaşayan, arkadaş.
Hanbiken :TürkçeKızbk. Hanbike
Hasane :ArapçaErkekbk. Hasene
Hazel :TürkçeKızbk. Hazal
Hıdır :ArapçaErkekbk. Hızır
Hüceste :FarsçaKızbk. Huceste
Hüdavendigâr :FarsçaErkekbk. Hudavendigâr
Hüdavent :FarsçaErkekbk. Hudavent
Hüdaverdi :Farsça+TürkçeErkekbk. Hudaverdi
Hüdayi :FarsçaErkekbk. Hudayi
Hülâgü :Moğ.Erkekbk. Hulagu
Hulya :ArapçaKızbk. Hülya
Hurrem :FarsçaKızbk. Hürrem
Hüsmen :TürkçeErkekbk. Hüsamettin
Hüsne :ArapçaKızbk. Hüsna
Hüsnüye :ArapçaKızbk. Hüsniye
Hızlıer :TürkçeErkekÇabuk, süratli kimse.
Hızlı :TürkçeErkekÇabuk, süratli.
Hare :FarsçaKızCam, göz vb.nde dalgalanır gibi görünen parlak çizgiler, meneviş.
Hüsnügüzel :Arapça+TürkçeKızCamekânlarda yetiştirilen, sarı çiçekli, güzel yapraklı bir süs bitkisi.
Hamaset :ArapçaErkekCesaret, kahramanlık, yiğitlik.
Hezarfen :Farsça+ArapçaErkekÇok bilen, elinden çok iş gelen.
Hurican :Arapça+FarsçaKızÇok güzel kadın.
Hamra :ArapçaKızÇok kırmızı, kızıl.
Hüsna :ArapçaKızÇok, en çok, pek çok güzel.
Hürsel :ArapçaErkekCoşkuda özgür olan.
Hüsnühâl :ArapçaKızDavranış güzelliği.
Hasibe :ArapçaKızDeğerli, saygın, soyu temiz.
Hatunana :TürkçeKızDeneyimli, yaşlı, saygı gösterilen kadın.
Haşmettin :ArapçaErkekDinin büyüklüğü, ihtişamı.
Hidayettin :ArapçaErkekDinin gösterdiği doğru yol.
Hayrettin :ArapçaErkekDinin hayırlısı.
Hikmettin :ArapçaErkekDinin hikmeti.
Hüsamettin :ArapçaErkekDinin keskin kılıcı.
Halittin :ArapçaErkekDinin sonsuzluğu, ölümsüzlüğü.
Hakkı :ArapçaErkekDoğrulukla, hakla ve adaletle ilgili.
Hekim :ArapçaErkekDoktor, tabip, bilge kişi, filozof.
Heyecan :ArapçaErkekDuygularda meydana gelen coşma, coşkunluk.
Huriser :Arapça+FarsçaKızEn güzel kadın.
Haticenur :ArapçaKızErken doğan güzel kız çocuğu.
Hatice :ArapçaKızErken doğan kız çocuğu.
Hava :ArapçaKızGökyüzü.
Hanbek :TürkçeErkekGüçlü, kuvvetli hükümdar.
Hüsnügül :Arapça+FarsçaKızGül gibi güzel olan.
Handan :FarsçaKızGülen, gülücü, güleç, sevinçli.
Hande :FarsçaKızGülüş, gülme.
Hurşide :FarsçaKızGüneş.
Haver :FarsçaKızGüneşin doğduğu yön, doğu.
Hazan :FarsçaKızGüz, yaprak dökümü mevsimi, sonbahar.
Hoşkadem :Farsça+ArapçaKızGüzel ayaklı, uğurlu, kutlu.
Hattat :ArapçaErkekGüzel el yazıları yazan ve mesleği hattatlık olan kimse.
Hoşfidan :Farsça+Rum.KızGüzel endamlı, boylu boslu kadın.
Hoşnur :Farsça+ArapçaKızGüzel ışık.
Hasna :ArapçaKızGüzel ve namuslu kadın.
Hasanalp :Arapça+TürkçeErkekGüzel yiğit.
Hurisel :ArapçaKızGüzel, coşkulu kadın.
Hoşnigâr :FarsçaKızGüzel, hoş sevgili.
Hüsniye :ArapçaKızGüzel.
Huban :FarsçaKızGüzeller, sevgililer.
Hacıgül :Arapça+FarsçaKızHacca gitmiş gül gibi güzel kadın.
Hacıhanım :Arapça+TürkçeKızHacca gitmiş kadın.
Hâlet :ArapçaKızHal, durum.
Hızır :ArapçaErkekHalk inanışlarına göre ölümsüzlüğe kavuşmuş olduğuna inanılan ulu kimse.
Hankan :TürkçeErkekHan soyundan gelen kimse.
Hanefi :ArapçaErkekHanefi mezhebinden olan kimse.
Hanbegüm :TürkçeKızHanın karısı, hükümdar eşi
Hoşeda :FarsçaKızHareketi, davranışı hoş, güzel olan.
Hayri :ArapçaErkekHayır ve iyilikle ilgili, uğurlu ve kutlu.
Hayrani :ArapçaErkekHayranlık, şaşkınlık.
Hepgül :Türkçe+FarsçaKızHer zaman güzel olan kimse.
Hepşen :TürkçeKızHer zaman neşeli ve mutlu olan.
Hepyener :TürkçeErkekHer zaman üstün gelen, yenen kimse.
Heper :TürkçeErkekHer zaman yiğit, yürekli olan kimse.
Hiçsönmez :Farsça+TürkçeErkekHiç sönmeyen, her zaman ışık ve aydınlık saçan.
Hiçyılmaz :Farsça+TürkçeErkekHiç yılmayan, bıkmayan.
Hanzade :Türkçe+FarsçaErkekHükümdar çocuğu.
Hanbike :TürkçeKızHükümdar karısı.
Hankız :TürkçeKızHükümdar kızı.
Hanbey :TürkçeErkekHükümdar ve bey.
Hansultan :Türkçe+ArapçaKızHükümdar vr sultan.
Hüsrev :FarsçaErkekHükümdar, padişah.
Hükmiye :ArapçaKızHükümle ilgili, hükme ait, bir karara dayanan.
Hürdoğan :Arapça+TürkçeErkekHür, özgür olarak doğan.
Hüray :Arapça+TürkçeErkekHür-ay. Ay gibi özgür, ay kadar bağımsız.
Hazin :ArapçaKızHüzünlü, kederli.
Havi :ArapçaErkekİçine alan, kaplayan.
Hazime :ArapçaKızİhtiyatlı, akıllı kadın.
Haslet :ArapçaErkekİnsanın yaradılışındaki huyu, doğası.
Heybet :ArapçaErkekİnsanlara korku ile birlikte saygı uyandıran görünüş, büyüklük, ululuk.
Hâlinur :ArapçaKızIşıklı, aydınlık.
Hasbi :ArapçaErkekİsteyerek ve karşılık beklemeksizin yapılan.
Halûk :ArapçaErkekİyi ahlak sahibi, iyi huylu, geçimli kimse.
Haskız :Arapça+TürkçeKızİyi nitelikleri kendinde toplamış kız.
Hasbek :Arapça+TürkçeErkekİyi, dürüst, saf insan.
Hayırgül :Arapça+FarsçaKızİyiliği seven güzel kimse.
Hayır :ArapçaErkekİyilik, karşılık beklemeden yapılan yardım.
Hayrünnisa :ArapçaKızKadınların hayırlısı, uğurlusu.
Haspolat :Arapça+FarsçaErkekKatışıksız, saf, çelik gibi kimse.
Hafide :ArapçaKızKız torun.
Hümeyra :ArapçaKızKızıllık, pembelik.
Hafize :ArapçaKızKoruyan, saklayan.
Hüseyin :ArapçaErkekKüçük sevgili.
Halâskâr :Arapça+FarsçaErkekKurtarıcı.
Halâs :ArapçaErkekKurtuluş, kurtulma.
Hazal :TürkçeKızKuruyup dökülen ağaç yaprakları.
Hoşnut :FarsçaKızMemnun, kıvançlı.
Hıfzırrahman :ArapçaErkekMerhamet eden, acıyan Allah’ın koruyuculuğu.
Hürnaz :Arapça+FarsçaKızNazlanmakta özgür olan.
Hükminaz :Arapça+FarsçaKızNazlı, edalı.
Halile :ArapçaKızNikâhlı kadın, karı, eş.
Harika :ArapçaKızNitelikleriyle hayranlık uyandıran, eksiksiz, kusursuz.
Hürbey :Arapça+TürkçeErkekÖzgür, bağımsız bey.
Hürgül :Arapça+FarsçaKızÖzgür, bağımsız güzel.
Hürcan :Arapça+FarsçaErkekÖzgür, bağımsız kimse.
Hür :ArapçaErkekÖzgür, bağımsız.
Hüryaşar :Arapça+TürkçeErkekÖzgür, serbest yaşayan.
Hürkan :Arapça+TürkçeErkekÖzgürlüğü, bağımsızlığı seven, özgür soydan gelen.
Hürriyet :ArapçaKızÖzgürlük, bağımsızlık, serbestlik.
Hasret :ArapçaErkekÖzlem, özleyiş.
Hükümdar :Arapça+FarsçaErkekPadişah, kral, hakan gibi taht sahibi devlet başkanı.
Hünkâr :FarsçaErkekPadişah, sultan, hükümdar.
Hanedan :FarsçaErkekPeygamber, hükümdar veya devlet büyüğü gibi bir kimseye dayanan soy, büyük aile.
Halil :ArapçaErkekSadık, samimi, dost.
Hıraman :FarsçaKızSalına salına, naz ve eda ile yürüyen.
Hayret :ArapçaErkekŞaşkınlık, şaşma.
Hunalp :Farsça+TürkçeErkekSavaşçı yiğit.
Harbiye :ArapçaKızSavaşla ilgili.
Hürmet :ArapçaErkekSaygı.
Hasgül :Arapça+FarsçaKızSeçkin gül.
Hasefe :Arapça+TürkçeErkekSeçkin kabadayı.
Hoşsel :Farsça+ArapçaKızSel gibi çağlayan güzel.
Hoşses :Farsça+TürkçeKızSesi güzel olan.
Hürşen :Arapça+TürkçeKızSevinçli olan özgür kimse.
Hazım :ArapçaErkekSindiren, sindirici kimse.
Hatime :ArapçaKızSon, nihayet.
Haldun :ArapçaErkekSonsuz olan, ebedî olan.
Halide :ArapçaKızSürekli, sonsuz, ebedî.
Hacergül :Arapça+FarsçaKızTaşlar arasında yetişen gül.
Halâvet :ArapçaKızTatlılık, şirinlik.
Hüzzam :FarsçaKızTürk müziğinin en eski birleşik makamlarından biri.
Huceste :FarsçaKızUğurlu, hayırlı, kutlu, mutlu.
Hazık :ArapçaErkekUsta, mahir, becerikli.
Hicap :ArapçaErkekUtanma, sıkılma.
Hicabi :ArapçaErkekUtanmayla ilgili.
Hoşten :FarsçaKızVücudu güzel olan.
Hanalp :TürkçeErkekYiğit, cesur hükümdar.
Hilmiye :ArapçaKızYumuşak huylu, ince nazik kimse.
Hilmi :ArapçaErkekYumuşak huylu, nazik, ince kimse.
Halime :ArapçaKızYumuşak huylu, sert olmayan.
Hoşgör :Farsça+TürkçeErkek“Anlayışlı, görgülü ol“ anlamında kullanılan bir ad.
Hoşsun :Farsça+TürkçeKız“Güzelsin, beğenilensin, sevilensin“ anlamında kullanılan bir ad.
Hoşsen :Farsça+TürkçeKız“Güzelsin, hoşsun“ anlamında kullanılan bir ad.
Hanbeğendi :TürkçeKız“Hanın hoşuna gitti anlamında kullanılan bir ad.
Hepyüksel :TürkçeErkek“Her zaman gözün yükseklerde olsun, yüksel“ anlamında kullanılan bir ad.
Hıncal :TürkçeErkek“Hıncını al“ anlamnda kullanılan bir ad.
Hızlan :TürkçeErkek“Hız kazan, hızını artır“ anlamında kullanılan bir ad.
Hürkal :Arapça+TürkçeErkek“Özgür, bağımsız yaşa“ nalamında kullanılan bir ad.
Hürsev :Arapça+TürkçeErkek“Özgür, serbest olanı sev“ anlamında kullanılan bir ad.
Hürol :Arapça+TürkçeErkek“Özgür, serbest ol“ anlamında kullanılan bir ad.
Hürsen :Arapça+TürkçeKız“Özgürsün, serbestsin“ anlamında kullanılan bir ad.
Hudaverdi :Farsça+TürkçeErkek“Tanrı verdi, bağışladı“ anlamında kullanılan bir ad.
Hüdaver :Farsça+TürkçeErkek“Tanrı'm! Bana uzun ömürlü bir çocuk ver“ anlamında kullanılan bir ad.

SON EKLENENLER
GÜNÜN AYETİ
"Oysaki sizi de yaptığınız şeyleri de Allah yaratmıştır."
(SÂFFÂT - 96)
ÖZLÜ SÖZLER
  • Ezeli ervahta nur-u Muhammedi ile beraber olmaya halvetilik denir.
  • Adem "ben hata yaptım beni bağışla " dedi, İblis ise" beni sen azdırdın" dedi ya sen!... sen ne diyorsun?
  • Edep, söz dinlemek ve gönle sahip olmaktır.
  • Güzelliğin zekatı iffet ve edeptir. (Hz. Ali)
  • Zeynel Abidin oğlu Muhammed Bakır'a "Ey oğul, fasıklarla cimrilerle yalancılarla sıla-i rahimi terk edenlerle arkadaşlık etme." diye buyurmuştur.
  • Kemalatın bir ölçüsü de halden şikayet etmemektir.
  • En güzel keramet gönlü masivadan arındırmaktır.
  • Alem-i Berzah insanın kendisidir.
  • Zahir ve batının karşılığı aşk-ı sübhandır.
  • Mutaşabih ayetler ledünidir.
  • Ölüm ve cehennem korkusu Hak'ka dost olmayanlar içindir.
  • Şartlanmalardan ve önyargılardan arınmadan kimse masum olamaz.
  • Uzlaşmak için bahane arayan düşman zıtlaşmak için bahane arayan dosttan daha iyidir.
  • Baki hakikatler fani merkezli inşa edilemez.
  • Her zorluğun çözümü sevgidir.
  • Allah var gayrı yok sevgi var dert yok.
  • Allah de ötesini bırak.
  • Sorunları erteleyen ve örten değil çözüm üretip sorunları çözen olmalıyız.
  • Kişinin irfanı kemalatı nispetinde şeytanı da nefsinin şiddetinde olur.
  • Kötü huylardan kurtulmanın en keskin yolu ilahi aşka yanmaktır.
  • Mücevherden sarraf olan anlar, başkası bilemez. Ne fark eder kör için elmas da bir, cam da bir. Eğer sana bakan kör ise sakın sen kendini cam sanma.(Mevlana)
  • Kendini oldum ve doğru zannedenler kendileri gibi düşünmeyenlerden rahatsız olurlar.
  • Eflatun'a dediler ki "Ne kadar çok çalışıyorsun". O da dedi ki "hayır ben sevdiğim işi yapıyorum"
  • Allah kuluna sevdirdiği her işi kuluna kolaylaştırır.
  • Kurtuluş hidayete tabi olanlar içindir. Selam olsun hidayete tabi olanlara.
  • Tevhid-i Ef-al meratibi ihvanın kendi gerçeğine seyir haritasıdır.
  • Kişi ilk önce kendisinin arifi olacak ki Rabbinin arifi olabilsin.
  • İnanmak başka şey, teslim ve tabii olmak başka şeydir.
  • Kalıcı dostluklar edinin.
  • İhvan gibi yaşa, gerisine karışma.
  • Mutlu insan başkalarının mutluluğu için yaşayandır.
  • İslam dini istişare esaslıdır.
  • Allah için affet, Allah için paylaş.
  • İhvanlığını işine göre değil, işini ihvanlığına göre ayarlayacaksın.
  • Kul, iradesini Allah’a teslim edendir.
  • Hakk'ı hatırladığımız unuttuğumuzdan fazla olsun.
  • "Olacağım" diyene engel yok, "olmayacağım" diyene bahane çok.
  • Ben merkezli değil, biz merkezli olun.
  • Dervişçe yaşamak, tevhitçe yaşamaktır.
  • Yaptığınızı azimle yapın, hırs ile yapmayın.
  • Kullukta devamlılık esastır.
  • Önce emin insan olmalıyız.
  • Derviş, halinden belli olmalıdır.
  • Beşeriyet kemalâtın hammaddesidir.
  • Mükemmeliyet istikamette daim olmaktır.
  • İnsanın cismi arza, ruhaniyeti semaya mensuptur.
  • Yaradılış farziyetimiz hakkı bilmektir.
  • Hakk'ı tanımanın ön şartı Resulûllah’ı tanımaktır.
  • İnsanın sırrında Allah’ın sonsuzluğu vardır.
  • Kulluğa bahane yok değer üreteceksiniz.
  • Şikayet, Mevla’ya hürmetsizliktir.
  • Kulluk adına yapmadıklarımıza hiçbir bahane geçerli olmayacak.
  • Bu âleme kavga için gelmedik.
  • Telkin öncelikle bizim nefsimize olmalıdır.
  • İnsan, Allah’ın sırrı Allah da insanın sırrıdır.
  • Varlığımızın sebebi zuhuru, Cenab-ı Resulûllah’tır.
  • Kullukta teslimiyet “Rağmen” olmalıdır.
  • Kazası olmayan tek şey hayatımızdır.
  • Sevgi dışındaki bütün hallerde zorluk vardır.
  • Nefsinde mevsimi hazan olanın, gönül mevsimi bahar, Ahireti bayram olur.
  • Hayat yaşamak, yaşamaksa sevmektir.
  • En güzel keramet istikamet üzere olmaktır.
  • Kişinin Rabbini tanıması için kendini tanıması lazım.
  • Hakk’ı ancak Mirat-ı Muhammet’ten görebiliriz.
  • İnsanı Hakk’ta sonsuzlaştıran ve yaşatan, sevgidir.
  • Sevgi bütün yaratılanların varoluş mayasıdır.
  • Sevgisiz olan her mekân ve mahâl mundardır.
  • Sevgi Allah için yanmak ve olmaktır.
  • Allah’ın ve Resulullah’ın sevgisi ile yanmayan gönül hamdır, ahlâttır.
  • Hakikat ehlinin sermayesi aşk-ı sübhandır.
  • Talepte kararlılık, kararlılıkta da sabır esastır.
  • Sabır, sadrın genişliği kadardır. Sadır genişliği ise; kabulümüz, sevgimiz kadardır.
  • Kamil insan demek;Bütün duygularda,düşüncede ruhta olgunlaşmış insan demektir.,
  • Dervişân, Mürşidinin eşiğinde sadık olduğu sürece, farkında olsa da olmasa da tekamül halindedir.
  • Kim ki Allah’ı ciddiye almaz ise; Allah o kimseyi ciddiye almaz.
  • Hakkı görmeyen gözler amadır.
  • Gayret olmadan kişinin ulaşacağı hiçbir âliyet olamaz.
  • Kendi gerçeğimize yol bulmak için arz üzerinde var olan bütün mevcudiyetten istifade edeceğiz.
  • Bu fırsat âleminin bir tekrarı daha yoktur.
  • Hiçbir oluşum kendi halinde, kendi başına müstakil değildir.
  • İhvan isek bir iddianın sahibiyiz demektir.
  • İhvanın kemâlâtı, olgunluğu, karşılaşmış olduğu olumsuz tecellilere verdiği tepkilerle ölçülür.
  • Kişi muhatabı ve müdahili olmadığı hiçbir meselenin şahidi olamaz.
  • Herkes kazanımlarını kayıplarını tespit etsin ki şuurlu bir hayat yaşayabilsin.
  • Birebir uyarılar insanı daha çok uyandırır.
  • Bütün canlılara dostça yakın olmalıyız.
  • Tekâmül için her anı yeniden yaşamak , her anın yeniden talibi olmak zorundayız.
  • Gayret etmeyen kişiden Kâmil insan olmaz.
  • Ehl-i talip bu Kâinatın özelidir, özetidir.
  • Kul, hizmeti kadardır. Kul, sevgisi kadardır, Kul hoş görebildiği kadardır. Kul feragat edebildiği kadardır. Kul paylaşabildiği kadardır.
  • Ehl-i ihvan’ın sevgisi Rabbi’nin sevgisi, meşguliyeti Rabbi’nin meşguliyeti olmalıdır.
  • Her an Rabbi ile meşgul olanın, muhatabı Rabbi olur.
  • Güzel bakmalı, güzel konuşmalı, güzel dinlemeliyiz.
  • Hayırları geciktirdiğimiz zaman şerre dönüşür. Şerleri geciktirdiğimiz zaman hayra dönüşür.
  • İhvanın irşad olmasının ön şartı teslimiyattır.
  • İlmen yâkinlik; bilmek ve kabul etmektir.
  • İhvan telkin edileni yaşadıktan sonra Hakkel yâkina ulaşır.
  • Kul, Rabbini ne kadar ciddiye alırsa, Rabbi’de onu o kadar ciddiye alır.
  • Rahman’ın sevgilisi olmak gönlü cenab-ı Resulullah’a yönetmek ve tabi olmakla orantılıdır.
  • İhvan, kendi özünde kâmil duruşa ulaşırsa, onda bir değil de nice esmanın açılımı, nice sıfatın inkişaf ve izhariyeti yaşanacaktır.
  • Dünkü gibi konuşan, dünkü gibi anlayan, dünkü gibi yaşayanın anı ve akibeti hüsrandır.
  • Ehli gönül olan, ,Resulullah’a ve Ehli Beyt’egönül veren Ehl-i İhvan’ın seyr-i sülüğü nefis merkezli akıl ile değil gönül merkezli akıl iledir.
  • İhvan, hayırda ve şerde damlayı derya mesafesinde görecek kadar Rabbini önemseyen olmalıdır.
  • Hakka vuslat, ancak aşk- sübhân ile olur.
  • Aşığın, sevgisinin sancısıyla uykularının kaçması lazım ki, orada aşktan söz edilebilsin.
  • Hayatla zıtlaşan değil hayatla uzlaşan olmalıyız.
  • Eğer kişi yarışacaksa hayırda yarışsın selâmda, yarışsın, paylaşmada hoş görüde affetmede yarışsın.
  • Kişi tercihinin neticesini yaşar.
  • İnsan, sevebildiği kadar, değer üretebildiği kadar insandır.
  • İhvan, arif olmalı ve gönlünü bütün olumsuzluklardan arındırmalıdır.
  • Herkes yaptıklarının neticesini yaşayacak.
  • Biz kulluğumuzu her gün yeniden yenilemeliyiz.
  • Üstünlük ancak takva ile sevgi iledir.
  • Allah hiçbir zaman abes ile iştigal etmez.
  • Her işte bizim için hikmet ve hayır vardır.
  • Ehl-i ihvan hiçbir zaman olumsuzluk adına hesap yapmamalıdır.
  • Herkesin şeytanı, Cebrail’i, Mikail’i, İsrafil’i ve Azrail’i kendisiyle beraberdir.
  • Ehl-i ihvan demek arif olan, Hakk'a eren demektir.
  • Sevginin tezahürü ibadettir.
  • Eğer inanıyor, iman ediyor, seviyorsanız, yap denileni yapacak ve aksatmayacaksınız.
  • Sevenin ne gecesi ne gündüzü ne yorgunluğu ne bahanesi ne de mazereti olur.
  • Karşılaştığımız zorlukların tamamı tekâmül için ikrarımızı ispat içindir.
  • Bu âlem teşbih, tespit, tenzih, takdis ve şahadet âlemidir.
  • İnsanın Hak katında kadri, kıymeti sevgisi kadardır.
  • İnsan, yaşadığı zorluklar aşabildiği engeller kadar insandır.
  • Hiç zorluk, acı çekmeden, uğraş ve çaba sarf etmeden kimsenin başarıya ulaştığı görülmemiştir.
  • Hepimiz Allah’ın Resulûllah’ın ve Ehlibeyt’in aşkından muhabbetinden istifade edip Hakk’ta bakileşebilecek yetilere sahibiz.
  • İnsan, asliyeti kendisine unutturulmuş varlıktır.
  • Müsemmâ ehli olan için, isimler değişşe de asliyet değişmez.
  • Hiçbir güzelliği kendimize mal etmeden, bütün güzellikleri Rabbimizden bilmeliyiz.
  • Herkesin imtihanı iddiası kadar olur. Yani iddiası büyük olanın, imtihanı da büyük olur.
  • Kâinat, insan için, insana hizmet için halk edilmiştir.
  • Hayatın tamamı, kulluğun ve dostluğun talimidir.
  • Kişi bilgisinde değil yaşantısında kâmil insan olur.
  • Bizim yaşadıklarımız; tercihlerimizin, taleplerimizin ve dualarımızın neticesidir.
  • Mezheplerin farklı olması, dünya iklimlerinin, ırkların ve kültürlerin farklı olmasındandır.
  • İrfan mekteplerinin temelde aynı, detaylarda farklı farklı olması insanların, meşreplerinin farklı farklı olmasındandır.
  • Kimi takva ile kimi zikrullah ile, kimi hizmet ile, kimi de ibadet ile Hak rızasına ulaşmak ve kâmil insan olmak arzusundadır.
  • Din adına zıtlaşmalar, taraflaşmalar ve tefrikalar çıkarmak Rahman’ın ve Kuran’ın reddettiği duruşlardır.
  • Elin eksiğiyle uğraşan, kendi eksiğini hiçbir zaman göremez.
  • Biz bu âleme eksik tespit zabıtalığına gönderilmedik.
  • Âşık; mâşûkunu hususiyetle geceleyin, en çok yalnızlık halindeyken düşünür.
  • Geceleri ve seher vakti çok özeldir.
  • Dostluğun ilk şartı sevmektir. Fakat çıkarsız beklentisiz sevmektir.
  • Dost olmak, dostun her türlü yüküne katlanmaktır.
  • Bizim için yaşamak bir gündür, o da bugündür.
  • Kulluk adına yapmamız gereken ne varsa sabırla ve ihlâsla yapmalıyız.
  • Hak katında gıdalanmanın birinci esası, âdab-ı Muhammediye ve hakıkati Mahmudiye ile kıyam durmaktır.
  • Biz eyvallah tacını, ‘sensin’ tacını başımızdan, hiçlik hırkasını da eğnimizden hiçbir zaman çıkartmayacağız.
  • Bir damlanın hiçliğe ulaşması, onun deryaya düşmesiyle olur.
  • Bize ulaşan her tecellinin, Mevlâ'dan olduğunun bilincinde olalım ve rıza gösterelim.
  • Sakın tecellilerden kahreden, kederlenen olmayalım.
  • Tecellilerden şikayetçi olmak, kulun Rabbine olan saygısızlığıdır.
  • İhvan, hangi tecelli içinde olursa olsun, mutlaka güzel düşünmeli ve güzel değerlendirmelidir.
  • Edep ve âdap dışında nefes almayalım.
  • Biz, Cenâb-ı Resûlullah’ın vitrini olmalıyız.
  • Bütün nimetler ve âliyetler, gayret ve hizmet iledir.
  • Biz hangi hali yaşıyorsak bizim için hayırdır ve hikmetlidir.
  • Hikmete tabi olanlar hikmet ehli olurlar.
  • "Senin için Ya Rabbi" zevkiyle hayatı yaşayalım.
  • Huzur, ancak tevhid ile aşk ile sevgi ile Allah’a ve Resûlun’e yönelmek iledir.
  • Güzel ahlâk ve sevgi insanlığın omurgasıdır.
  • Her gününü son gün, her namazını son namaz, her muhabbetini son muhabbet gibi kabul eden kişinin yaşantısı Ehl-i ihvanca olur.
  • Büyük laf etmemeye çalışalım.Tevazu sahibi olalım.
  • Ehl-i Beyt olmak, hem nesebi hem de mezhebidir.
  • Ehl-i Beyt, Kur’an’ın ete kemiğe bürünmüş halidir.
  • Yaptığımız her şey kulluğumuzu ispat edercesine olmalıdır.
  • Halkı memnun etmek için Hakk'ı incitmeyelim.
  • Kemalat, hissedilen ilk nefesten son nefese kadar sadece Allah ve Resûl’u için say ve gayret etmektir.
  • Tevhid-i Ef-al hakikatin zübdesi, tevhidin nüvesidir.
  • Kullukta edebi olmayanın Hak’ta izzet bulması mümkün olamaz.
  • Hikmetleri seyretmenin tek şartı, tecellilere karşı sabırlı olmaktır.
  • Kişi yaşamış olduğu imtihanları aşabildiği kadar tekâmül etmiş olur.
  • Aslında bize zor gelen tecelliler, bizim için ikramdır.
  • Kulluğun esasında yap denileni yapıp sonucuna da razı olmak vardır.
  • Bütün kâinat, kişinin kendi hakikatine misaldir.
  • Öncelediğimiz Allah ve Resûl’u olmalı. Ertelediğimiz ise nefsimizin arzu ve istekleri olmalıdır..
  • Dervişi tekâmül ettirecek olan iştiyakı, kendine olan telkini, ve gayretindeki kararlılığıdır.
  • Her günü yaşamak, her günü diğer günden farklı bir alana taşımak için biz bugünün talebesiyiz.
  • Hatasını kabul edip hatasından dönen kul hayırlı kuldur.
  • Hedefi olmayanın istikameti de olmaz.
  • İhvan ne dünle ne de yarınla zaman kaybedecek sadece anını ve gününü değerlendirecek.
  • İhvanlık, halde örnek olmaktır.
  • Aile yaşantımızla, tecellilere olan tepkilerimizle, kişilerle olan ünsiyetimizle, her halimizle hele hele de ibadete olan düşkünlüğümüzle fark edilmeliyiz.
  • Cenab-ı Resûlullah’ın tezahür etmediği hiçbir mekân, Hak katında şerefli olamaz.
  • İbadet etmenin hoşnutluğunu yaşarken bu hoşnutluğu, ibadet etmeyenlere karşı bir üstünlük saymadan fail Allah'tır zevkiyle yaşamalıyız.
  • Kıyas, şeytani sıfatlardandır.
  • Karşımızda gördüğümüz eksikliği önce kendimizde tetkik etmeliyiz.
  • Hiç kimse kendi gerçeğine olan seyrine mürşitsiz yol bulamaz.
  • Baki olabilmenin, sonsuzluğa ulaşabilmenin tek şartı; Hak ile Hak olmak Hak’ta ölüp Hak’ta dirilmektir.
  • Hayata ders veren değil de hayattan ders alan talip olmalıyız.
  • Anlayan ve öğrenen olmalıyız.
  • Anladığını genişleten, hayatına uyarlayan olmalıyız.
  • Tasavvuf önce şeriat-ı Muhammediye ile yaşanır.Sonra hakikat-ı Mahmûdiye ile hikmetler talim edilir.
  • Bir meselenin görevlisi olmak ayrı şeydir, gönüllüsü olmak ayrı şeydir.
  • Ehl-i ihvanla konuşularak halledilmeyecek hiçbir mesele olmamalıdır.
  • Hak dostları bir araya geldikleri zaman bakışmaları bile muhabbettir.
  • İhvanlığın dört ana esası vardır; ihlas, şecaat, cesaret ve cömertliktir.
  • Hayatın tamamında, her adımda, her bir nefeste; bir tuzak, bir imtihan vardır.
  • Gönül, Rahman ile coşarsa; kişi karşılaştığı her türlü tecelliye sabır ve tefekkür ile mukavemet gösterir.
  • İhvan, ne Dünya ne de ahiret beklentisi olmaksızın kulluğunu fi-sebilillah yaşamalıdır.
  • Kur’ân'ı öğrenmeye, okumaya, okutmaya, anlamaya ve yaşamaya çalışalım.
  • İslam, yap denileni yapmak; yapma denilenden uzak durmaktır.
  • Kulluğunu yarına erteleyenin Allah sevgisi yeterli değildir.
  • Tekâmül etmek için sürekli gayret halinde olmalıyız.
  • İnsana olan sevgisizlik Allah’a olan sevgisizliktir.
  • Allah’a vuslat ancak Aşk-ı sübhan ile olur.
  • Hak’ta bâki olabilmek için kayıtsız şartsız teslim olmalıyız.
  • Dilimizde zikrullah ile gönlümüzde her daim muhabbetullah ile inşa olmaya çalışmalıyız.
  • Şeriatın ihlâl olduğu yerde hakikat olmaz.
  • Her türlü tecelliden istifade edecek kadar arif,hiçbir zorluktan yılmayacak kadar da dirayetli olalım.
  • Arif olan baktığı her zerreden, karşılaştığı her tecelliden kendisine istikamet arar.
  • Ehl-i ihvan hatasında ve günahında ısrar etmeyen ve tövbesinde aceleci davranandır.
  • Âşık maşukundan gelen cefalardan haz duymazsa gerçek aşık olamaz.
  • Kendisindeki gayrilikten arınan insan için dışarıda ve içeride gayri olan hiçbir şey kalmaz.
  • Kişinin samimiyeti, sadakati ve sevgisi ona istikamet verir.
  • Bizden istenilen öncelikle safiyet, samimiyet ve sadakattir.
  • Ehl-i ihvan öyle bir kristalize olacak, safiyet kazanacak, kendi benliğinden öyle bir sıyrılıp latifleşecek, şeffaflaşacak, kendine ait bir renk zan düşünce ve duygu kalmayacak ki Allah’ın boyasıyla boyansın yani Resûlullah’ın haliyle hallenmiş olsun.
  • Gayret, kulluğun esasıdır.
  • Biz bildiklerimizle amel edelim. Bilmediklerimiz, bize bildirilecektir.
  • Her Ehl-i ihvan bulunduğu cemiyette fark edilmelidir.
  • Bizim sabrımıza, bize kötülük yapanların şahitlik etmesi lazım.
  • Asli maksadımız, nefsimizi ve Rabbimizi tanımaktır.
  • Gayret etmeyen kişiden kâmil insan olmaz.
  • İhvan, kendi hakikatine seyri sülük ederken hem dünyasını hem de ukbâsını saadete erdirmiş olur.
  • Muhabbetimiz Resûlullah’ın ve Ehl-i Beyt’in muhabbeti, davamız Hak davası olsun.
  • Eğer insan Rahman’ın aynası olacaksa yansıtıcılığının çok net,arı ve duru olması lazımdır.
  • Eğer bir olumsuzlukla, zorlukla karşılaşıyorsak, bu bizim olumsuzluluğumuzdandır.
  • Arz ve semada her ne olursa insan ile ilişkilidir.
  • Sözümüzün ilk müşterisi kendi kulağımız olmalıdır.
  • İslâm şahitlik ile başlar, şuhut ile yaşanır. Ve yine şahitlik ile kemal bulur.
  • Hangi başarı vardır ki uğraşsız gayretsiz ve gönülsüz zuhura gelsin.
  • Aşığın ölümü Hakk’ta vuslat, sonsuzluğa uyanmak ve sonsuzluğu yaşamak olur.
  • Artık etrafımızla ve kendimizle olan kavgamızı bitirip, sevgiyle nefes almanın gayretinde olmalıyız.
  • Kişinin kararlılığı tecellilere gösterdiği mukavemeti kadardır.
  • Aşık hep maşukundan söz etsinler, hep ondan konuşsunlar ister; zaten gayrı şeyler aşığı rahatsız eder.
  • Kişi mutmain olmadıkça kulluğunda, dostluğunda hep hüsrandadır.
  • Cemal aşıkları için gayri olan her şey haramdır.
  • Zikrin esası namazdır, muhabbetullahdır.
  • İhvan, hayatın tamamında Rahman’ın iradesi altında yaşamaya dikkat ve özen göstermelidir.
  • Her şeye rağmen seveceğiz
  • Her şeye rağmen hizmette gayretli olacağız
  • Kulluk, içinde Rabbi'nden başkasını bulundurmayan, gayrilerden boşalmış hiçlik makamıdır.
  • Hayatın ve kulluğun emanetçisi olduğumuzu, bu emaneti taşımamız ve ehline teslim etmemiz gerektiğini hatırdan çıkartmamalıyız.
  • Hayatı hep Hakkça yaşamanın gayretinde olmalıyız.
  • Hayat, bizi kullukta belirli bir kıvama taşımak içindir.
  • Kendine gafil olan, Allah’a arif olamaz.
  • Her varlık Hakk'tandır ve Hak ile kaimdir.
  • Bütün masivalardan arınmak, “ölmezden önce ölmek” Hak’ta ebed olmak; olağanüstü bir azim ve gayret ister.
  • Kişinin kararlılığı, cesareti, azmi ve sevgisi bir arada tekmil olursa; kişinin önünde aşamayacağı engel ve mâni olmaz.
  • Talibin âli ve en yüce değerlere ulaşabilmesi, Allah ve Resûlu’ne olan muhabbeti, sevgisi ile orantılıdır.
  • Hedefimiz ve gayemiz, bugün tevhid noktasında Allah’ı Resulullah’ı ve Ehl-i Beyt’i dünden daha farklı idrak etmek ve yaşamaktır.
  • Tevhid adına bize yapılan teklifatın tamamını yaşamak, bizi kendimize döndürmek ve kendi hakikatimizle tanıştırmak içindir.
  • Tevhid meratiplerindeki yaşam talimlerinin tamamı, bizi kendi ruh derinliğimizdeki iç potansiyelimizden istifade ettirmek adınadır.
  • İhvanın bilip, yapmak isteyip de yapamamasının sebebi kendisinde yetersiz olan kararlılığı, gayreti ve talebidir.
  • Cenab-ı Resûlullah’ın tezahür etmediği hiçbir mekân, mükerrem ve münevver olamaz.
  • Hiç kimse kendi gerçeğine olan seyrinde mürşitsiz yol kat edemez.
  • Kulluk adına yaşanılacak ne kadar âli değerler varsa, bunların tamamı ancak mürşid-i kâmilin nezaretinde ve refakatinde yaşanılabilir.
  • Bâki olabilmenin, sonsuzluğa ulaşabilmenin tek şartı; Hak ile Hak olmak, Hakk’ta ölüp Hakk’ta dirilmektir.
  • Yaşadığımız ne tür olumsuzluk olursa olsun, bizim hedefimize olan iştiyâkımızı arttırmalıdır.
  • Her türlü olumluluk ve olumsuzluktan istifade eden olalım.
  • Ehl-i ihvan hiçbir zaman olumsuzluk adına hesap yapmamalıdır.
  • İhvan, kendisini yargılayan, kendisini öz eleştiriye açık tutan ve kendini kemâle taşıyan olmalıdır.
  • İhvan, ancak telkin edilen hikmetli sözleri, hadisleri ve ayetleri yaşantısına uyarlayarak gayretinde istikamet bulabilir.
  • Kim hidayeti dilerse hidayete ulaşacak; kim hidayete ulaşmak istemezse Rahmân da ona hidayet etmeyecek.
  • İnancı olmayanın istikameti olmaz.
  • İnsan-ı asli Allah’ın aynasıdır.
  • Nurun olduğu yerde zulüm, dinin olduğu yerde kin, sevginin olduğu yerde nefret olmaz.
  • Ehl-i ihvan demek arif olan gerçeklere eren demektir.
  • Herkes tercihinden yönelişinden meyil ve rızasından sorumludur.
  • Nimete ulaşmak için mutlaka hizmete talip olmalıyız.
  • İhvan düşünmekle, keşfetmekle ve gayret ile kemâlat bulur.
  • “Rabbim” diyen için zaten zorluk yoktur.
  • Hedefi olmayanın istikameti de olmaz.
  • İslam, aslen teslim olmak ve selamet bulmaktır.
NAMAZ VAKİTLERİ