04 Aralık 2021
29 Rebiü'l-Ahir 1443
MENÜ
SOHBETLER HAZRET-İ MUHAMMED'IN
(S.A.V) HAYATI
SEVGİLİ PEYGAMBERİM KUR'AN-I KERİM İLMİHAL İSLAM VE TOPLUM 40 HADİS HADİS-İ ŞERİFLER OSMANLICA SÖZLÜK RÜYA TABİRLERİ BEBEK İSİMLERİ ABDÜLKADİR BİLGİLİ
(SEBATİ) DİVANI
NİYAZİ MISRİ DİVANI HİKMETLİ SÖZLER KUR'AN-I KERİM ÖĞRENİYORUM KUR'AN-I KERİM (SESLİ ve YAZILI) SESLİ ARŞİV İLAHİLER
İSLAM ve TASAVVUF
TASAVVUFUN TARİFLERİ TASAVVUFUN DOĞUŞU TASAVVUFUN ANADOLU'YA GİRİŞİ HALVETİLİĞİN TARİHİ HALVETİLİĞİN TARİHİ GELİŞİMİ HALVETİLİĞİN TÜRK TOPLUMUNDAKİ YERİ HALVETİYYE SİLSİLESİ PİRLERİMİZİN HAYATLARI MEHMET ALİ İŞTİP (VAHDETİ) ABDÜLKADİR BİLGİLİ (SEBATİ) İBRAHİM GÜLMEZ(KANÂATÎ)
EHLİ - BEYT
EHL-İ BEYT KİMDİR? EHL-İ BEYTİ SEVMEK
RESÛLULLAH'I SEVMEKTİR
EHL-İ BEYT EMANETİ RESÛLULLAH'TIR EHL-İ BEYTİN HALİ NUH'UN GEMİSİ GİBİDİR EHL-İ BEYT OLMAK HEM NESEBİ HEMDE MEZHEBİDİR
ONİKİ İMAMLAR
HZ. İMAM ALİ K.A.V RA HZ. İMAM HASAN-I (MÜCTEBA) HZ. İMAM HÜSEYİN-İ (KERBELA) HZ. İMAM ZEYNEL ABİDİN HZ. İMAM MUHAMMED BAKIR HZ. İMAM CAFER-İ SADIK HZ. İMAM MUSA-İ KAZIM HZ. İMAM ALİYYUL RIZA HZ. İMAM MUHAMMED CEVAD (TAKİ) HZ. İMAM ALİ HADİ (NAKİ) HZ. İMAM HASAN’UL ASKERİ HZ. İMAM MUHAMMED MEHDİ






E harfiyle başlayan bebek isimleri


KIZ BEBEK İSİMLERİ ERKEK BEBEK İSİMLERİ

A B C D E F G H I J K L M N O P R S T U V Y Z

İsimKökeniCinsiyetAnlamı
Engin :TürkçeKız1. Açık deniz.
2. Çok geniş.
3. İyi, güzel, temiz, sağlam.
Engin :TürkçeErkek1. Açık deniz.
2. Ucu bucağı görünmeyecek kadar çok geniş.
3. İyi, güzel, temiz, sağlam.
Erdi :TürkçeKız1. Amacına ulaşan, erişen.
2. Olgun.
3. Ermiş, veli.
Elif :ArapçaKız1. Arap alfabesinin ilk harfi.
2. İnce uzun boylu kız.
3. Alışmış, alışkın.
Emre :TürkçeErkek1. Âşık, tutkun.
2. Halk şairi.
3. Kardeş.
4. Arkadaş
Ede :TürkçeErkek1. Ata, dede.
2. Büyük erkek kardeş.
3. Kendisine saygı gösterilen kimse.
Eti :TürkçeErkek1. Baba.
2. Küçük kardeş.
Ece :TürkçeErkek1. Başkan, ulu, ileri gelen.
2. Ak sakallı ihtiyar.
3. Arkadaş, dost.
Efe :TürkçeErkek1. Batı Anadolu köy yiğidi.
2. Ağabey.
3. Kabadayı.
Erenler :TürkçeErkek1. Benliğinden sıyrılmış, öz varlığından geçmiş, kendini Allah'a adamış kimseler.
2. Gönül gözüyle birtakım gerçekleri gördüğüne inanılan kimseler.
3. Allah yolunda sırlara ermiş tarikat uluları.
4. Erkekler.
Eke :TürkçeErkek1. Bilgili, deneyli, olgun, yetişkin.
2. Kurnaz, açıkgöz kimse.
3. Bilmiş çocuk.
4. Dâhi.
Ekemen :TürkçeErkek1. Bilgili, görgülü, olgun kimse.
2. Kibirli, kurumlu kimse.
Ege :TürkçeErkek1. Bir çocuğu koruyan, işlerine bakan ve her hâlinden sorumlu olan kimse.
2. Yaşça büyük.
3. Sahip
Ege :TürkçeKız1. Bir çocuğu koruyan, işlerine bakan ve her hâlinden sorumlu olan kimse.
2. Yaşça büyük.
3. Sahip.
Elçi :TürkçeErkek1. Bir devleti başka bir devlet katında temsil eden kimse.
2. Bir uzlaşma sağlamak için birinin yanına gönderilen kimse.
3. Peygamber.
Ecir :ArapçaErkek1. Bir iş veya emek karşılığı verilen şey.
2. Sevap.
3. Aziz, sevgili.
Erk :TürkçeErkek1. Bir işi yapabilme gücü, kudret.
2. İstediğini yaptırabilme gücü, nüfuz.
3. Naz.
4. Sevgi.
5. İçtenlik.
Erim :TürkçeKız1. Bir şeyin erebileceği uzaklık.
2. İyi bir şeye işaret olan durum.
3. Sevgi.
4. Müjde.
Evin :TürkçeKız1. Bir şeyin içindeki öz, cevher.
2. Buğday tanesinin olgunlaşmış içi, özü.
3. Çok taneli başak.
4. Tohum, tane.
Efendi :Yun.Erkek1. Buyruğu yürüyen, sözü geçen kimse.
2. Görgülü, nazik, kibar kimse.
Emir :ArapçaErkek1. Buyruk, komut.
2. Bir kavim, aşiret veya ülkenin başı.
3. Prens, şehzade.
Ejder :FarsçaErkek1. Büyük yılan.
2. Türlü biçimlerde tasarlanan korkunç biçimli masal canavarı.
3. Hiddetli, korkusuz, acımasız.
Ecevit :TürkçeErkek1. Çevik, çalışkan, açık fikirli.
2. Açıkgöz.
3. Sinirli.
Ekrem :ArapçaErkek1. Çok cömert, eli çok açık.
2. Çok onurlu.
Efdal :ArapçaErkek1. Çok erdemli, çok faziletli.
2. En iyi, üstün.
Eyüp :ArapçaErkek1. Çok ıstırap çeken kimse.
2. Kuran’da adı geçen ve “sabırlı insan“ örneği olarak gösterilen peygamber.
Evran :TürkçeErkek1. Çok uzun boylu insan.
2. Kasırga, hortum.
3. Evren.
Eymen :ArapçaErkek1. Daha uğurlu, daha bereketli.
2. Sağ tarafta olan.
Eda :ArapçaKız1. Davranış, tavır.
2. Naz, işve.
Eğrek :TürkçeErkek1. Dede Korkut'ta Serek'in kardeşi.
2. Dinlenme yeri.
Engiz :TürkçeErkek1. Derelerde sık ağaçlardan oluşan karanlık.
2. Ağaç filizi.
3. Çukur ve karanlık yer.
Elçin :TürkçeKız1. Deste, tutam.
2. Daha çok yaz gecelerinde öten bir böcek türü, ağustos böceği.
3. Bulmaca, bilmece.
Efkâr :ArapçaErkek1. Düşünceler.
2. Tasa, kaygı, kuruntu, üzüntü.
Ekin :TürkçeKız1. Ekilmiş tahılın filiz vermiş biçimi, tarlada bitmiş tahıl.
2. Buğday.
3. Kültür.
Erce :TürkçeErkek1. Er gibi, ere yakışır biçimde.
2. Erken, erken olarak.
Evliya :ArapçaErkek1. Erenler, ermişler.
2. Koruyanlar, himaye edenler.
3. Allah’a yakın olanlar.
Ergen :TürkçeErkek1. Ergenlik çağında olan.
2. Henüz evlenmemiş.
Er :TürkçeErkek1. Erkek.
2. Kahraman, yiğit.
3. Aşamasız asker.
Eren :TürkçeErkek1. Erkek.
2. Olağanüstü sezgileriyle birtakım gerçekleri gördüğüne inanılan kimse.
3. Deneyimli, akıllı kimseler.
4. Dost.
5. Hayırlı çocuk.
Erik :TürkçeErkek1. Erkli, güçlü, kuvvetli, yürekli.
2. Olgun.
Esin :TürkçeKız1. Esinti, rüzgâr, sabah rüzgârı.
2. Etkilenme, çağrışım veya içe doğma ile akla gelen yaratıcı duygu, ilham.
Emsal :ArapçaKız1. Eşler, benzerler, yaşıtlar.
2. Örnek.
Eşkin :TürkçeErkek1. Filiz, sürgün.
2. Açık adımlarla, hızlı yürüyen at.
Erte :TürkçeErkek1. Gelecek şafak, şafak sökme zamanı.
2. Yarın.
3. Herhangi bir işte ilk başarı.
Evren :TürkçeErkek1. Gök varlıklarının tümü, kâinat.
2. Ejder, ejderha.
3. Boylu boslu, yakışıklı.
4. Kahraman, yiğit.
5. Zaman.
Eyyam :ArapçaErkek1. Günler, gündüzler.
2. Zaman.
3. Sözü geçerlik, nüfuz.
Emeç :TürkçeErkek1. Hedef.
2. Yamaç.
3. Henüz memeden kesilmemiş buzağı.
4. Su ve kara yosunlarının kökü andıran tutunma organı.
Ergun :Moğ.Erkek1. Hızlı, çevik.
2. İlhanlı padişahlarından birisinin adı.
Emin :ArapçaErkek1. İnanılır, güvenilir.
2. Sakıncasız, tehlikesiz.
3. Kuşkusu olmayan.
Emine :ArapçaKız1. İnanılır, güvenilir.
2. Sakıncasız, tehlikesiz.
3. Yüreğinde korku olmayan, korkusuz.
Efrasiyap :FarsçaErkek1. İranlı olmayan yiğit.
2. Ünlü Türk büyüğü Alp Er Tunga’ya İranlılarca verilen ad.
Erke :TürkçeKız1. İş başarma gücü.
2. Nazlı, serbest büyütülmüş çocuk.
Ermiş :TürkçeErkek1. İsteğine erişmiş.
2. Olgunlaşmış.
3. Evliya, eren.
Elife :ArapçaKız1. İstenilen, alışılan şey.
2. Alışılmış, alışkın.
Ebru :FarsçaKız1. Kaş.
2. Kâğıt süslemeciliğinde kullanılan, mottifli boyama yöntemi.
Emanet :ArapçaErkek1. Korunmak için birine veya bir yere bırakılan kimse.
2. Can.
Emanet :ArapçaKız1. Korunmak için birine veya bir yere bırakılan şey.
2. mec. Can.
Ece :TürkçeKız1. Kraliçe.
2. Güzel kadın.
3. Büyük kardeş.
4. Ana.
Enfal :ArapçaErkek1. Kur'an-ı Kerim'de bir surenin adı.
2. Düşmandan alınan mallar, ganimetler.
Elmas :Yun.Kız1. Mücevher olarak kullanılan saydam, değerli taş.
2. Çok sevgili ve değerli.
Eşit :TürkçeErkek1. Niteliği, değeri, biçimi, görünüşü bir olan.
2. Aynı düzeyde olan.
Eren :TürkçeKız1. Olağanüstü sezgileriyle birtakım gerçekleri gördüğüne inanılan kimse.
2. Deneyimli, akıllı kimseler.
3. Dost.
4. Hayırlı çocuk.
Elvan :ArapçaKız1. Renkler, çeşitler.
2. Rengârenk.
Eskin :TürkçeErkek1. Rüzgâr.
2. Fırtına.
3. Karla dolan ve düz yerden ayırt edilemeyen çukur.
Erten :TürkçeKız1. Sabah güneşinin doğduğu zaman.
2. Gün.
Erten :TürkçeErkek1. Sabah, güneşin doğduğu zaman.
2. Gün.
Ehil :ArapçaKız1. Sahip, malik.
2. Becerikli, yetenekli.
3. Bir yerde oturan.
Emrah :ArapçaErkek1. Saz çalıp oynayan.
2. Erzurum'da doğmuş ünlü bir halk ozanı.
Eneç :TürkçeErkek1. Sel yarıntısı.
2. Dağlarda kışın akıp, yazın kesilen kaynağın yatağı.
3. İki sırt arasındaki düz alan.
4. Ufak tepe.
5. Eğilim.
Ervin :FarsçaKız1. Şeref, saygınlık.
2. Barış.
3. Rüzgâr.
4. Veda.
Eşraf :ArapçaErkek1. Şerefli, saygın kimseler.
2. Bir yerin zenginleri, sözü geçenler.
Erge :TürkçeKız1. Şımarık.
2. Nazlı.
Eser :TürkçeKız1. Soğuk.
2. Sert esen rüzgâr.
3. Belirti, iz.
4. Ar. Yapıt.
Edibe :ArapçaKız1. Terbiyeli, saygılı, nazik kimse.
2. Edebiyatla ilgilenen kimse.
Edip :ArapçaErkek1. Terbiyeli, saygılı, nazik kimse.
2. Edebiyatla uğraşan kimse.
Ekim :TürkçeKız1. Toprağa ürün ekme işi.
2. Yılın onuncu ayı.
Evrensel :TürkçeErkek1. Tüm insanlığı ilgilendiren.
2. Dünya ölçüsünde, dünya çapında.
Erzan :FarsçaErkek1. Uygun,layık, yerinde
2. Ucuz.
Erciyes :Yun.Erkek1. Uzaktan parlayan.
2. Kayseri’de bulunan dağın adı.
Emek :TürkçeKız1. Uzun, yorucu ve özenli çalışma.
2. Bir işin yapılması için harcanan beden ve kafa gücü.
Ertunga :TürkçeErkek1. Yiğit hakan.
2. Uygur yazıtlarında geçen Türk adlarından.
Erdoğan :TürkçeErkek1. Yiğit olarak doğan kimse.
2. Erken doğan kimse.
Eldem :TürkçeKız1. Yumuşak başlı, uyumlu.
2. Cana yakın.
Ersin :TürkçeErkek1. “Amacına ulaşsın, kavuşsun“ anlamında kullanılan bir ad.
2. “Sen yiğitsin, kahramansın“ anlamında kullanılan bir ad.
Erdin :TürkçeErkek1. “Amacına ulaştın, kavuştun“ anlamında kullanılan bir ad.
2. “Olgunlaştın“ anlamında kullanılan bir ad.
Evcan :TürkçeKızAceleci kimse.
Evgin :TürkçeErkekAceleci, telaşlı.
Enginsu :TürkçeKızAçık deniz.
Eflâtun :ArapçaKızAçık mor renk.
Erbelgin :TürkçeErkekAçık yürekli erkek.
Ertüze :TürkçeErkekAdaletli kimse.
Esma :ArapçaKızAdlar, isimler.
Evrimer :TürkçeErkekAğır ağır ve kendiliğinden oluşan değişen kimse.
Evrim :TürkçeKızAğır ağır ve kendiliğinden oluşan değişim.
Erdem :TürkçeErkekAhlakın övdüğü iyilikçilik, acıma, alçak gönüllülük, yiğitlik, doğruluk gibi niteliklerin genel adı, fazilet.
Ebecen :TürkçeErkekAkıllı çocuk.
Eribe :ArapçaKızAkıllı, zeki kadın
Erip :ArapçaErkekAkıllı, zeki kimse.
Ertün :TürkçeErkekAkşam, gecenin başlangıcı.
Emrullah :ArapçaErkekAllah buyruğu
Emetullah :ArapçaKızAllah'ın kulu (kadınlar için kullanılır).
Esedullah :ArapçaErkekAllah´ın aslanı. (Hz. Ali´nin lakabı).
Emanullah :ArapçaErkekAllah’ın güvendiği kişi.
Erakalın :TürkçeErkekAlnı ak, dürüst erkek.
Erişen :TürkçeKızAmacına ulaşan, istediğini elde eden.
Ergümen :TürkçeErkekAmacına ulaşan, isteğine kavuşan kimse.
Erensü :TürkçeErkekAmacına ulaşmış asker.
Erimşah :Türkçe+FarsçaErkekAmacına ulaşmış hükümdar.
Erimel :TürkçeErkekAmacına ulaşmış kimse.
Erentürk :TürkçeErkekAmacına ulaşmış Türk.
Erenuluğ :TürkçeErkekAmacına ulaşmış yüce kimse.
Erkarslan :TürkçeErkekArslan gibi güçlü, kuvvetli olan kimse.
Efza :FarsçaKızArtıran, çoğaltan.
Eraslan :TürkçeErkekAslan gibi güçlü erkek.
Eşay :TürkçeKızAy gibi, ay kadar güzel olan.
Erdenay :TürkçeErkekAy kadar temiz, el değmemiş.
Erdenay :TürkçeKızAy kadar temiz.
Eraydın :TürkçeErkekAydın insan.
Erışık :TürkçeErkekAydın, aydınlık kimse.
Egenur :Türkçe+ArapçaKızAydınlık saçan kimse.
Ernur :Türkçe+ArapçaErkekAYdınlık saçan, başkalarına yararlı olan kimse.
Eray :TürkçeKızAyın hilal durumu, yeni ay.
Erkinel :TürkçeErkekBağımsız davranan kimse.
Erkiner :TürkçeErkekBağımsız, özgür insan.
Eliüstün :TürkçeErkekBaşkalarından üstün olan kimse.
Eğilmez :TürkçeErkekBaşkasının baskısını ve üstünlüğünü kabul etmeyen, baş eğmeyen
Ezelhan :Arapça+TürkçeErkekBaşlangıcı, öncesi olmayan geçmiş zaman hükümdarı.
Ezel :ArapçaErkekBaşlangıcı, öncesi olmayan geçmiş zaman, öncesizlik.
Eracar :TürkçeErkekBecerikli erkek.
Eliuz :TürkçeErkekBecerikli, mahir kimse.
Eriker :TürkçeErkekBecerikli, yürekli adam.
Ebubekir :ArapçaErkekBekir'in babası.
Ezgi :TürkçeKızBelli bir kurala göre oluşturulan ve kulakta haz uyandıran ses dizisi, nağme.
Emsal :ArapçaErkekBenzer, eş, yaşıt.
Emirşah :Arapça+FarsçaErkekBey ve şah.
Emirhan :Arapça+TürkçeErkekBey.
Elçibey :TürkçeErkekBeyin elçiliğini yapan kimse.
Elveda :ArapçaKızBir daha kavuşulamayacağı düşünülen bir şeyden ayrılırken kullanılan bir söz.
Eylem :TürkçeErkekBir durumu değiştirmek için gösterilen çaba.
Erem :TürkçeKızBir işe gönüllü, istekli olma.
Elbirlik :TürkçeKızBir işi yapmak için birleşme, beraberlik, dayanışma
Ehed :ArapçaErkekbk. Ahat
Eşe :TürkçeKızbk. Ayşe
Ebed :ArapçaErkekbk. Ebet
Ezgü :TürkçeErkekbk. Edgü
Ezgüer :TürkçeErkekbk. Edgüer
Ethem :ArapçaErkekbk. Edhem
Edis :TürkçeKızbk. Ediz
Elçim :TürkçeKızbk. Elçin
Emoş :TürkçeKızbk. Emine
Embiya :ArapçaErkekbk. Enbiya
Ertem :TürkçeErkekbk. Erdem
Erturan :TürkçeErkekbk. Erduran
Esentimur :TürkçeErkekbk. Esendemir
Erboğa :TürkçeErkekBoğa gibi güçlü erkek.
Egemen :TürkçeKızBuyruk ve hüküm sahibi, buyruğunu yürüten, bağımlı olmayan.
Efsun :FarsçaKızBüyü, sihir.
Engintalay :TürkçeErkekBüyük deniz, okyanus.
Evecen :TürkçeKızÇabuk hareket eden, canlı, ivecen.
Erkınay :TürkçeErkekÇalışkan erkek.
Erkın :TürkçeErkekÇalışkan kimse.
Erçelik :TürkçeErkekÇelik gibi güçlü erkek.
Erkurt :TürkçeErkekCesur ve yiğit kimse.
Erdeşir :FarsçaErkekCesur, kahraman, aslan yürekli kimse.
Erçevik :TürkçeErkekÇevik, hızlı erkek.
Elik :TürkçeKızCeylan.
Ercihan :Türkçe+FarsçaErkekCihanın tanıdığı erkek.
Ender :ArapçaErkekÇok az, çok seyrek, az bulunan.
Ecemiş :TürkçeErkekÇok bilmiş, olgun.
Engür :TürkçeErkekÇok gür.
Erna :ArapçaKızÇok güzel ve cilveli sevgili.
Enfes :ArapçaKızÇok güzel, en güzel.
Ecmel :ArapçaErkekÇok güzel, yakışıklı.
Ecmel :ArapçaKızÇok güzel.
Esat :ArapçaErkekÇok mesut, çok mutlu.
Enmutlu :TürkçeErkekÇok mutlu.
Eşref :ArapçaErkekÇok onurlu, çok şerefli kimse.
Ebrak :ArapçaErkekÇok parlak olan.
Eşfak :ArapçaErkekÇok şefkatli, çok sevecen kimse.
Emcet :ArapçaErkekÇok şerefli, onurlu.
Ergenekon :TürkçeErkekDağın en yüksek noktası, doruğu.
Eldemir :TürkçeErkekDemir gibi güçlü eli olan kimse.
Erdemir :TürkçeErkekDemir gibi güçlü erkek.
Erengül :Türkçe+FarsçaKızDeneyimli, akıllı güzel kadın..
Erenalp :TürkçeErkekDeneyimli, akıllı kimse.
Erendemir :TürkçeErkekDeneyimli, akıllı, güçlü kimse.
Erenkara :TürkçeErkekDeneyimli, akıllı, siyah tenli kimse.
Erdeniz :TürkçeErkekDeniz gibi coşkulu kimse.
Erdinç :TürkçeErkekDinç, güçlü kimse.
Erzi :TürkçeErkekDinin buyruklarını yerine getiren kimse, veli
Erinç :TürkçeKızDirlik, rahat, huzur.
Erşet :ArapçaErkekDoğru yolda olan kimse.
Erçil :TürkçeKızDoğru, sözüne güvenilir kişi.
Erdoğmuş :TürkçeErkekDoğuştan yiğit olan kimse.
Ermiye :ArapçaKızDolu yağdıran kasırga bulutları.
Enise :ArapçaKızDost, arkadaş, yâr, sevgili.
Enis :ArapçaErkekDost, arkadaş.
Ertuğrul :TürkçeErkekDürüst, doğru, yiğit kimse.
Eronat :TürkçeErkekDürüst, güvenilir, iyi erkek.
Efgen :FarsçaErkekDüşüren, yıkan, yıkıcı.
Efekan :TürkçeErkekEfe soyundan gelen kimse.
Erguvan :FarsçaKızEflatunla kırmızı arası renkte çiçek açan, güze1 bir süs ağacı.
Egesel :TürkçeErkekEgeyle ilgili olan.
Ekinci :TürkçeErkekEkin ekip biçmekle uğraşan kimse, çiftçi.
Ekmel :ArapçaErkekEksiksiz, olgun, en uygun.
Elbirle :TürkçeKızEl birliği ile.
Erden :TürkçeKızEl değmemiş, bakire.
Elbek :TürkçeErkekEli güçlü olan kimse.
Erel :TürkçeKızEli güçlü olan.
Erenel :TürkçeErkekEli her şeye ulaşan kimse.
Elitaş :TürkçeErkekEli taş gibi ağır ve güçlü olan kimse.
Elibol :TürkçeErkekEliaçık, cömert.
Emri :ArapçaErkekEmirle ilgili.
Emriye :ArapçaKızEmirle, buyrukla ilgili.
Ekber :ArapçaErkekEn büyük, çok büyük.
Esra :ArapçaKızEn çabuk, pek çabuk.
Ecvet :ArapçaErkekEn iyi olan.
Energin :TürkçeErkekEn olgun, çok olgun kimse.
Ener :TürkçeErkekEn yiğit, en kahraman kişi.
Ergil :TürkçeErkekEr kişi, sözüne güvenilir kişi.
Ertunca :TürkçeErkekEr ve tunca.
Ertugay :TürkçeErkekEr-tugay.
Erdemay :TürkçeKızErdemli güzel.
Erdemer :TürkçeErkekErdemli kimse.
Erdemli :TürkçeErkekErdemli olan, faziletli.
Erdemalp :TürkçeErkekErdemli yiğit.
Eneren :TürkçeErkekErenlerin en üstünü, değerlisi.
Erin :TürkçeErkekErginleşmiş kimse.
Erdilek :TürkçeErkekErin dileği, isteği.
Erdur :TürkçeErkekErkek çocuğun uzun ömürlü olmasını dilemek amacıyla kullanılan bir ad.
Eroğul :TürkçeErkekErkek evlat.
Ergüç :TürkçeErkekErkek gücü.
Ersagun :TürkçeErkekErkek hekim.
Erkul :TürkçeErkekErkek kimse.
Erozan :TürkçeErkekErkek ozan, şair.
Erkış :TürkçeErkekErken gelen kış.
Ereken :TürkçeErkekErkenden ekim yapan kimse.
Erensoy :TürkçeErkekErmişlerin soyundan gelen kimse.
Ersalmış :TürkçeErkekErYiğitliğiyle tanınmış kimse.
Eşmen :TürkçeKızEş, arkadaş, yaşıt.
Erşat :Türkçe+FarsçaErkekESevinçli, mutlu erkek.
Esiner :TürkçeErkekEsinlenen kimse.
Evdegül :Türkçe+FarsçaKızEvde olan güzel.
Evnur :Türkçe+ArapçaKızEve aydınlık veren.
Evşen :TürkçeErkekEve mutluluk ve şenlik getiren kimse..
Evcil :TürkçeKızEvine düşkün kimse.
Evcimen :TürkçeErkekEvine, ailesine çok bağlı kimse,
Evcimen :TürkçeKızEvine, ailesine çok bağlı kimse.
Evrenata :TürkçeErkekEvrene nam salmış ata.
Eskinalp :TürkçeErkekFırtına gibi yiğit.
Elgin :TürkçeKızGarip, yabancı, gurbette yaşayan.
Ergenç :TürkçeErkekGenç erkek.
Erdal :TürkçeErkekGenç kimse.
Ercivan :Türkçe+FarsçaErkekGenç yiğit.
Ergener :TürkçeErkekGenç, ergenlik çağında erkek.
Erek :TürkçeErkekGerçekleştirilmek için tasarlanan ve erişmek istenilen şey, amaç, gaye, hedef.
Emel :ArapçaKızGerçekleştirilmesi zamana bağlı istek.
Erendiz :TürkçeErkekGezegenlerin en büyüğü ve güneşe yakınlık bakımından beşincisi, Jüpiter.
Erendiz :TürkçeKızGezegenlerin en büyüğü ve güneşe yakınlık bakımından beşinisi, Jüpiter.
Ergönül :TürkçeErkekGönül eri, iyi insan.
Ertuna :TürkçeErkekGösterişli kimse.
Elâ :FarsçaKızGözde sarıya çalan kestane rengi.
Ertok :TürkçeErkekGözü gönlü tok yiğit.
Elânur :Farsça+ArapçaKızGözü sarıya çalan kestane rengi olan güzel.
Erkuş :TürkçeErkekGözü yükseklerde olan kimse.
Eryaman :TürkçeErkekGüçlü becerikli yiğit.
Eroğan :TürkçeErkekGüçlü erkek.
Erktin :TürkçeErkekGüçlü kuvvetli bir ruh yapısı olan kimse.
Esentürk :TürkçeErkekGüçlü kuvvetli, sağlıklı Türk.
Erksoy :TürkçeErkekGüçlü soydan gelen kimse.
Erbilek :TürkçeErkekGüçlü ve sağlam bilekleri olan kimse.
Erkunt :TürkçeErkekGüçlü, dayanıklı erkek.
Erksan :TürkçeErkekGüçlü, etkili san, tanınmış ad.
Erkman :TürkçeErkekGüçlü, etkili, sözü geçer kimse.
Erkoç :TürkçeErkekGüçlü, iri yarı erkek.
Erkel :TürkçeErkekGüçlü, kudretli el sahibi olan kimse.
Erker :TürkçeErkekGüçlü, kudretli erkek.
Eroğuz :TürkçeErkekGüçlü, kuvvetli kimse.
Ecegül :Türkçe+FarsçaKızGül gibi güzel kız.
Ergüleç :TürkçeErkekGüler yüzlü erkek.
Ergüneş :TürkçeErkekGüneş gibi ışık saçan, yararlı olan kimse.
Ergüney :TürkçeErkekGüneyde bulunan kimse.
Ergüvenç :TürkçeErkekGüven duyulan kimse.
Eminel :Arapça+TürkçeErkekGüvenilir kimse.
Erdölek :TürkçeErkekGüzel, iyi, akıllı kimse.
Evsen :TürkçeErkekHafif, az, yavaş.
Ergülen :TürkçeKızHep gülen, güler yüzlü kimse.
Erkin :TürkçeErkekHiçbir koşula bağlı olmayan, istediği gibi davranabilen, özgür.
Ejderhan :Farsça+TürkçeErkekHiddetli, korkusuz, acımasız kimse.
Erguner :Farsça+TürkçeErkekHızlı, çevik erkek.
Ergunalp :Farsça+TürkçeErkekHızlı, çevik yiğit.
Esmahan :Arapça+TürkçeKızHükümdar adları.
Erinçer :TürkçeErkekHuzur veren kimse.
Erbaş :TürkçeErkekİhtiyaçları devletçe karşılanan onbaşı ve çavuş rütbesindeki asker.
Ecebay :TürkçeErkekİleri gelen, saygın, zengin kimse.
Ehlimen :ArapçaErkekİnançlı, inanan kimse.
Erden :TürkçeErkekİnsan eli değmemiş.
Erseven :TürkçeErkekİnsanları seven kimse.
Enhar :ArapçaErkekIrmaklar, çaylar.
Evirgen :TürkçeErkekİşini bilen, tedbirli kimse.
Elitez :TürkçeErkekİşlerini acele ile yapan kimse.
Efgan :FarsçaErkekIstırap ile haykırma, bağırıp çağırma.
Ezgütekin :TürkçeErkekİyi hükümdar.
Edgüer :TürkçeErkekİyi kimse.
Edgükan :TürkçeErkekİyi soydan gelen kimse.
Edgüalp :TürkçeErkekİyi yiğit.
Edgübay :TürkçeErkekİyi zengin.
Ergi :TürkçeErkekİyi, güzel bir şeye erişme.
Enginalp :TürkçeErkekİyi, güzel, değerli, yiğit.
Enginsoy :TürkçeErkekİyi, güzel, temiz, sağlam bir soydan gelen kimse.
Enginay :TürkçeKızİyi, güzel, temiz, sağlam kimse.
Edgü :TürkçeErkekİyi.
Enginiz :TürkçeKızİz bırakacak kadar değerli insan.
Erbatur :TürkçeErkekKahraman, yiğit, cesur, bahadır kimse.
Edhem :ArapçaErkekKarayağız at.
Erkaş :TürkçeErkekKaşları gür ve sık olan kimse.
Ersezen :TürkçeErkekKavrayışı güçlü erkek.
Erkaya :TürkçeErkekKaya gibi güçlü erkek.
Ergüven :TürkçeErkekKendine güveni olan kimse.
Erkılıç :TürkçeErkekKılıç gibi keskin, güçlü yiğit.
Emran :ArapçaErkekKürkler, hayvan derileri.
Erkut :TürkçeErkekKutlu, uğurlu erkek.
Erkutlu :TürkçeErkekKutlu, uğurlu insan.
Eslek :TürkçeErkekl. Çalışkan, gayretli.
2. Yumuşak başlı, uysal.
Ergök :TürkçeErkekMavi gözlü, sarışın kimse.
Elbeyi :TürkçeErkekMemleketin beyi.
Ermutlu :TürkçeErkekMutlu erkek.
Erşen :TürkçeErkekMutlu, neşeli erkek.
Elhan :ArapçaErkekNağmeler, ezgiler.
Edadil :Arapça+FarsçaKızNazlanan.
Edagül :Arapça+FarsçaKızNazlı güzel.
Ecenur :Türkçe+ArapçaKızNur gibi parlak ve güzel kız.
Enver :ArapçaErkekNurlu, çok parlak, çok güzel.
Etike :TürkçeKızÖğretmen, eğitici.
Ertingü :TürkçeErkekOlağanüstü, görülmemiş.
Erginsoy :TürkçeErkekOlgun kişilerin soyundan gelen kimse.
Ergincan :Türkçe+FarsçaErkekOlgun ruhlu kimse.
Erginbay :TürkçeErkekOlgun ve saygıdeğer kimse.
Erginalp :TürkçeErkekOlgun yiğit.
Erdibek :TürkçeErkekOlgun, ermiş, saygın bey.
Erdibay :TürkçeErkekOlgun, ermiş, saygın kimse.
Erişkin :TürkçeErkekOlgun, gelişmiş, büyümesi sona ermiş kimse.
Ergin :TürkçeErkekOlgunlaşmış, yetişmiş kimse.
Erdibike :TürkçeKızOlgunluğa erişmiş, deneyimli kadın.
Ezelî :ArapçaKızÖncesiz, başlangıçsız.
Ercüment :FarsçaErkekOnurlu, şerefli, saygın kimse.
Elöve :TürkçeErkekÖvülen, beğenilen kişi.
Eröz :TürkçeErkekÖzü erkek, yiğit olan kimse.
Erenöz :TürkçeErkekÖzü ermiş kimse.
Eliaçık :TürkçeErkekParasını ve malını esirgemeyen, cömert.
Efruz :FarsçaErkekParlatan, tutuşturan.
Ertim :TürkçeErkekPeçeneklerin üç asıl boyundan biri.
Enbiya :ArapçaErkekPeygamberler.
Ertepınar :TürkçeErkekPınar gibi saf ve temiz olan.
Enç :TürkçeErkekRahat, huzur, erinç.
Ese :TürkçeErkekRüzgâr.
Esim :TürkçeKızRüzgârın esişi.
Erserim :TürkçeErkekSabırılı kimse.
Erduru :TürkçeErkekSaf, temiz yürekli yiğit.
Ertin :TürkçeErkekSağlam bir ruh yapısı olan kimse.
Ertop :TürkçeErkekSağlam ve güçlü kimse.
Esergül :Türkçe+FarsçaKızSağlıklı kimse.
Esertaş :TürkçeErkekSağlıklı, güçlü kimse.
Esenbay :TürkçeErkekSağlıklı, rahat kimse.
Esen :TürkçeKızSağlıklı, sağlam, rahat.
Esendağ :TürkçeErkekSağlıklı, salim, rahat kimse.
Esenboğa :TürkçeErkekSağlıklı, salim, rahat, güçlü kimse.
Esen :TürkçeErkekSağlıklı, salim, rahat.
Erşahan :Türkçe+FarsçaErkekŞahin gibi güçlü yiğit.
Ertuğ :TürkçeErkekSavaşçı kimse.
Ersavaş :TürkçeErkekSavaşmayı seven kimse.
Erhun :Türkçe+FarsçaErkekSavaşmayı, kan dökmeyi seven kimse.
Ersayın :TürkçeErkekSaygıdeğer kimse.
Ecekan :TürkçeErkekSaygın bir soydan gelen kimse.
Ecehan :TürkçeErkekSaygın hükümdar.
Ecebey :TürkçeErkekSaygın, ileri gelen bey.
Ecehan :TürkçeKızSaygın, özel kadın.
Erbay :TürkçeKızSaygın, zengin kimse.
Erokay :TürkçeErkekSeçkin, beğenilen erkek.
Erçetin :TürkçeErkekSert, güçlü erkek.
Eryalçın :TürkçeErkekSert, güçlü, boyun eğmez yiğit
Erbaşat :TürkçeErkekSertlik, zorluk bakımından üstün olan kimse.
Ersevinç :TürkçeErkekSevinen kimse.
Erberk :Türkçe+ArapçaErkekŞimşek gibi yiğit.
Esvet :ArapçaErkekSiyah, kara.
Emet :ArapçaErkekSon, sonuç.
Ebet :ArapçaErkekSonu olmayan zaman, sonsuzluk.
Erson :TürkçeErkekSonuncu doğan erkek çocuk.
Enes :ArapçaErkekSoylu Arap atı, küheylan.
Elfaz :ArapçaErkekSözcükler, sözler.
Erdönmez :TürkçeErkekSözünden dönmeyen, doğru sözlü yiğit.
Ersav :TürkçeErkekSözüne güvenilir kimse.
Ersöz :TürkçeErkekSözüne güvenilir, dürüst sözlü kimse.
Erteke :TürkçeErkekSözünün eri olan kimse.
Etik :TürkçeKızSüs, bezek.
Ertaç :Türkçe+ArapçaErkekTaç takınmış kimse.
Efser :FarsçaErkekTaç.
Ertan :TürkçeErkekTan vakti, sabahın ilk vakitleri.
Ertek :TürkçeErkekTek olan, eşsiz yiğit.
Evhat :ArapçaErkekTek, yegâne, biricik.
Erincik :TürkçeErkekTembel, üşenen kimse.
Eraksan :TürkçeErkekTemiz adlı yiğit.
Erdenalp :TürkçeErkekTemiz, doğru yiğit.
Erdener :TürkçeErkekTemiz, dürüst kimse.
Esmeray :Arapça+TürkçeKızTeni ve saçları karaya çalan, koyu buğday rengi olan kadın.
Esmer :ArapçaKızTeni ve saçları karaya çalan, koyu buğday rengi olan, yağız kimse.
Eken :TürkçeErkekToprakla uğraşan kimse.
Ertüre :TürkçeErkekTörelere bağlı kimse.
Ertöre :TürkçeErkekTöreleri olan yiğit.
Ertunç :TürkçeErkekTunç gibi sağlam erkek.
Ertuncay :TürkçeErkekTunç renginde olan, şişman kimse.
Efnan :ArapçaErkekTürler, çeşitler.
Erkutay :TürkçeErkekUğurlu ayda doğan erkek.
Ediz :TürkçeKızUlu, yüce, değerli kimse.
Erandaç :TürkçeErkekÜnlü, tanınmış kimse.
Erün :TürkçeErkekÜnlü, tanınmış yiğit.
Erincek :TürkçeErkekÜşengeç, tembel kimse.
Erüstün :TürkçeErkekÜstün erkek.
Ergalip :Türkçe+ArapçaErkekÜstün, yenen kimse.
Ertaylan :TürkçeErkekUzun boylu, yakışıklı erkek.
Eralkan :TürkçeErkekVatanı uğrunda canını feda edebilecek yiğit.
Ergazi :Türkçe+ArapçaErkekVatanı uğrunda savaırken gazi olmuş kimse.
Elveren :TürkçeErkekYardım eden, yardımcı olan.
Ensar :ArapçaErkekYardımcılar, koruyucular.
Ensari :ArapçaErkekYardımcılardan olan kimse.
Ergül :Türkçe+FarsçaKızYeni açan gül.
Ecer :TürkçeKızYeni, güzel, iyi.
Erakıncı :TürkçeErkekYiğit akıncı.
Ersü :TürkçeErkekYiğit asker, yiğit subay.
Ernoyan :Türkçe+Moğ.ErkekYiğit başkomutan.
Eriz :TürkçeErkekYiğit bir soydan gelen kimse.
Eralp :TürkçeErkekYiğit erkek.
Erhan :TürkçeErkekYiğit hükümdar.
Eroğlu :TürkçeErkekYiğit oğlu.
Eratlı :TürkçeErkekYiğit olarak tanınmış kimse.
Erboy :TürkçeErkekYiğit soydan gelen kimse.
Ertürk :TürkçeErkekYiğit Türk.
Erdoğ :TürkçeErkekYiğit ve cesur kimse.
Erbilen :TürkçeErkekYiğit ve yürekliyi tanıyan kimse.
Ercan :Türkçe+FarsçaErkekYiğit, canlı, cesur kimse.
Erbey :TürkçeErkekYiğit, cesur hükümdar, bey.
Erkan :TürkçeErkekYiğit, erkek soydan gelen kimse.
Erkoçak :TürkçeErkekYiğit, güçlü kimse.
Erman :TürkçeErkekYiğit, kahraman, yürekli kimse.
Eryiğit :TürkçeErkekYiğit, korkusuz erkek.
Ersu :TürkçeErkekYiğitlerin soyundan gelen kimse.
Ersan :TürkçeErkekYiğitliğiyle ad yapmış kimse.
Erşan :Türkçe+ArapçaErkekYiğitliğiyle tanınmış, ünlenmiş erkek.
Erlik :TürkçeErkekYiğitlik, erkeklik.
Ersel :TürkçeErkekYiğitlikle ilgili olan.
Erbilir :TürkçeErkekYiğt ve yürekli olanı tanıyan kimse.
Efgende :FarsçaErkekYıkılmış, yıkık, düşürülmüş.
Eryıldız :TürkçeErkekYıldız gibi parlak yiğit.
Eylül :ArapçaErkekYılın dokuzuncu ayı.
Eryılmaz :TürkçeErkekYılmayan, cesur yiğit.
Erdağ :TürkçeErkekYüce, saygın kimse.
Eraltay :TürkçeErkekYüce, yüksek değerli kimse.
Erülgen :TürkçeErkekYüce, yüksek, ulu kimse.
Esna :ArapçaKızYüksek, yüce.
Ertüzün :TürkçeErkekYumuşak huylu sakin, soylu, asil kimse.
Ergüner :TürkçeErkekYumuşak huylu, uysal erkek.
Ergün :TürkçeKızYumuşak, uysal kimse.
Erdil :Türkçe+FarsçaErkekYürekli, cesur kimse.
Eryavuz :TürkçeErkekYürekli, korkusuz yiğit.
Erünal :TürkçeErkek“Adın duyulsun, tanın, ün kazan“ anlamında kullanılan bir ad.
Eriş :TürkçeKız“Amacına ulaş, isteğin olsun“ anlamında kullanılan bir ad.
Elaldı :TürkçeKız“Becerisini büyüklerinden edindi“ anlamında kullanılan bir ad.
Erben :TürkçeErkek“Ben yiğit ve cesurum“ anlamında kullanılan bir ad.
Erkıral :TürkçeErkek“Çalışkan, gayretli ol“ anlamında kullanılan bir ad.
Eşim :TürkçeKız“Dostum, arkadaşım“ anlamında kullanılan bir ad.
Eşin :TürkçeKız“Dostun, arkadaşın“ anlamında kullanılan bir ad.
Eröge :TürkçeErkek“Erkekler övsünler“ anlamında kullanılan bir ad.
Eral :TürkçeErkek“Erken davran“ anlamında kullanılan bir ad.
Eryetiş :TürkçeErkek“Erken gel“ anlamında kullanılan bir ad.
Erkol :TürkçeErkek“Güçlü ol“ anlamında kullanılan bir ad.
Erkmenol :TürkçeErkek“Güçlü, etkili ol“ anlamında kullanılan bir ad.
Erksal :TürkçeErkek“Güçlü, kuvvetli ol“ anlamında kullanılan bir ad.
Erksun :TürkçeErkek“Gücünü, kudretini göster anlamında kullanılan bir ad.
Erkal :TürkçeErkek“Her zaman yiğit kal“ anlamında kullanılan bir ad.
Ersevin :TürkçeErkek“İnsanları sevin“ anlamında kullanılan bir ad.
Ersev :TürkçeErkek“İnsanları sev“ anlamında kullanılan bir ad.
Ergem :TürkçeKız“Nazlım, canım“ anlamında kullanılan bir ad.
Erginal :TürkçeErkek“Olgunlaşmış, yetişmiş kimselerle arkadaşlık yap“ anlamında kullanılan bir ad.
Erdibikem :TürkçeKız“Olgunluğa erişmiş, deneyimli kadınım“ anlamında kullanılan bir ad.
Esenkal :TürkçeErkek“Sağlıklı, salim, rahat olarak kal“ anlamında kullanılan bir ad.
Ezgin :TürkçeKız“Senin ezgin, nağmen“ anlamında kullanılan bir ad.
Erer :TürkçeErkek“Ulaşır, kavuşur, amaçlarına erer anlamında kullanılan bir ad.
Elverdi :TürkçeErkek“Yardım etti, yardımcı oldu“ anlamında kullanılan bir ad.
Elver :TürkçeErkek“Yardımcı ol“ anlamında kullanılan bir ad.
Erol :TürkçeErkek“Yiğit ol, doğru ol“ anlamında kullanılan bir ad.
Ergör :TürkçeErkek“Yiğit olarak benimse“ anlamında kullanılan bir ad.
Erdoğdu :TürkçeErkek“Yiğit olarak doğdu“ anlamında kullanılan bir ad.
Ersay :TürkçeErkek“Yiğit olarak kabul et“ anlamında kullanılan bir ad.
Ergönen :TürkçeErkek“Yiğit olarak mutlu ol, refaha kavuş, rahat et, sevin anlamında kullanılan bir ad.
Erseç :TürkçeErkek“Yiğit seç“ anlamında kullanılan bir ad.
Ersun :TürkçeErkek“Yiğitliğini göster“ anlamında kullanılan bir ad.
Eranıl :TürkçeErkek“Yiğitliğinle anıl, tanın“ anlamında kullanılan bi ad.
Ersal :TürkçeErkek“Yiğitliğinle tanın“ anlamında kullanılan bir ad.
Ersen :TürkçeErkek“Yiğitsin, erkeksin“ anlamında kullanılan bir ad.
Erbil :TürkçeKız“Yürekli, cesur olarak kabullen“ anlamında kullanılan bir ad.

SON EKLENENLER
GÜNÜN AYETİ
"Oysaki sizi de yaptığınız şeyleri de Allah yaratmıştır."
(SÂFFÂT - 96)
ÖZLÜ SÖZLER
  • Ezeli ervahta nur-u Muhammedi ile beraber olmaya halvetilik denir.
  • Adem "ben hata yaptım beni bağışla " dedi, İblis ise" beni sen azdırdın" dedi ya sen!... sen ne diyorsun?
  • Edep, söz dinlemek ve gönle sahip olmaktır.
  • Güzelliğin zekatı iffet ve edeptir. (Hz. Ali)
  • Zeynel Abidin oğlu Muhammed Bakır'a "Ey oğul, fasıklarla cimrilerle yalancılarla sıla-i rahimi terk edenlerle arkadaşlık etme." diye buyurmuştur.
  • Kemalatın bir ölçüsü de halden şikayet etmemektir.
  • En güzel keramet gönlü masivadan arındırmaktır.
  • Alem-i Berzah insanın kendisidir.
  • Zahir ve batının karşılığı aşk-ı sübhandır.
  • Mutaşabih ayetler ledünidir.
  • Ölüm ve cehennem korkusu Hak'ka dost olmayanlar içindir.
  • Şartlanmalardan ve önyargılardan arınmadan kimse masum olamaz.
  • Uzlaşmak için bahane arayan düşman zıtlaşmak için bahane arayan dosttan daha iyidir.
  • Baki hakikatler fani merkezli inşa edilemez.
  • Her zorluğun çözümü sevgidir.
  • Allah var gayrı yok sevgi var dert yok.
  • Allah de ötesini bırak.
  • Sorunları erteleyen ve örten değil çözüm üretip sorunları çözen olmalıyız.
  • Kişinin irfanı kemalatı nispetinde şeytanı da nefsinin şiddetinde olur.
  • Kötü huylardan kurtulmanın en keskin yolu ilahi aşka yanmaktır.
  • Mücevherden sarraf olan anlar, başkası bilemez. Ne fark eder kör için elmas da bir, cam da bir. Eğer sana bakan kör ise sakın sen kendini cam sanma.(Mevlana)
  • Kendini oldum ve doğru zannedenler kendileri gibi düşünmeyenlerden rahatsız olurlar.
  • Eflatun'a dediler ki "Ne kadar çok çalışıyorsun". O da dedi ki "hayır ben sevdiğim işi yapıyorum"
  • Allah kuluna sevdirdiği her işi kuluna kolaylaştırır.
  • Kurtuluş hidayete tabi olanlar içindir. Selam olsun hidayete tabi olanlara.
  • Tevhid-i Ef-al meratibi ihvanın kendi gerçeğine seyir haritasıdır.
  • Kişi ilk önce kendisinin arifi olacak ki Rabbinin arifi olabilsin.
  • İnanmak başka şey, teslim ve tabii olmak başka şeydir.
  • Kalıcı dostluklar edinin.
  • İhvan gibi yaşa, gerisine karışma.
  • Mutlu insan başkalarının mutluluğu için yaşayandır.
  • İslam dini istişare esaslıdır.
  • Allah için affet, Allah için paylaş.
  • İhvanlığını işine göre değil, işini ihvanlığına göre ayarlayacaksın.
  • Kul, iradesini Allah’a teslim edendir.
  • Hakk'ı hatırladığımız unuttuğumuzdan fazla olsun.
  • "Olacağım" diyene engel yok, "olmayacağım" diyene bahane çok.
  • Ben merkezli değil, biz merkezli olun.
  • Dervişçe yaşamak, tevhitçe yaşamaktır.
  • Yaptığınızı azimle yapın, hırs ile yapmayın.
  • Kullukta devamlılık esastır.
  • Önce emin insan olmalıyız.
  • Derviş, halinden belli olmalıdır.
  • Beşeriyet kemalâtın hammaddesidir.
  • Mükemmeliyet istikamette daim olmaktır.
  • İnsanın cismi arza, ruhaniyeti semaya mensuptur.
  • Yaradılış farziyetimiz hakkı bilmektir.
  • Hakk'ı tanımanın ön şartı Resulûllah’ı tanımaktır.
  • İnsanın sırrında Allah’ın sonsuzluğu vardır.
  • Kulluğa bahane yok değer üreteceksiniz.
  • Şikayet, Mevla’ya hürmetsizliktir.
  • Kulluk adına yapmadıklarımıza hiçbir bahane geçerli olmayacak.
  • Bu âleme kavga için gelmedik.
  • Telkin öncelikle bizim nefsimize olmalıdır.
  • İnsan, Allah’ın sırrı Allah da insanın sırrıdır.
  • Varlığımızın sebebi zuhuru, Cenab-ı Resulûllah’tır.
  • Kullukta teslimiyet “Rağmen” olmalıdır.
  • Kazası olmayan tek şey hayatımızdır.
  • Sevgi dışındaki bütün hallerde zorluk vardır.
  • Nefsinde mevsimi hazan olanın, gönül mevsimi bahar, Ahireti bayram olur.
  • Hayat yaşamak, yaşamaksa sevmektir.
  • En güzel keramet istikamet üzere olmaktır.
  • Kişinin Rabbini tanıması için kendini tanıması lazım.
  • Hakk’ı ancak Mirat-ı Muhammet’ten görebiliriz.
  • İnsanı Hakk’ta sonsuzlaştıran ve yaşatan, sevgidir.
  • Sevgi bütün yaratılanların varoluş mayasıdır.
  • Sevgisiz olan her mekân ve mahâl mundardır.
  • Sevgi Allah için yanmak ve olmaktır.
  • Allah’ın ve Resulullah’ın sevgisi ile yanmayan gönül hamdır, ahlâttır.
  • Hakikat ehlinin sermayesi aşk-ı sübhandır.
  • Talepte kararlılık, kararlılıkta da sabır esastır.
  • Sabır, sadrın genişliği kadardır. Sadır genişliği ise; kabulümüz, sevgimiz kadardır.
  • Kamil insan demek;Bütün duygularda,düşüncede ruhta olgunlaşmış insan demektir.,
  • Dervişân, Mürşidinin eşiğinde sadık olduğu sürece, farkında olsa da olmasa da tekamül halindedir.
  • Kim ki Allah’ı ciddiye almaz ise; Allah o kimseyi ciddiye almaz.
  • Hakkı görmeyen gözler amadır.
  • Gayret olmadan kişinin ulaşacağı hiçbir âliyet olamaz.
  • Kendi gerçeğimize yol bulmak için arz üzerinde var olan bütün mevcudiyetten istifade edeceğiz.
  • Bu fırsat âleminin bir tekrarı daha yoktur.
  • Hiçbir oluşum kendi halinde, kendi başına müstakil değildir.
  • İhvan isek bir iddianın sahibiyiz demektir.
  • İhvanın kemâlâtı, olgunluğu, karşılaşmış olduğu olumsuz tecellilere verdiği tepkilerle ölçülür.
  • Kişi muhatabı ve müdahili olmadığı hiçbir meselenin şahidi olamaz.
  • Herkes kazanımlarını kayıplarını tespit etsin ki şuurlu bir hayat yaşayabilsin.
  • Birebir uyarılar insanı daha çok uyandırır.
  • Bütün canlılara dostça yakın olmalıyız.
  • Tekâmül için her anı yeniden yaşamak , her anın yeniden talibi olmak zorundayız.
  • Gayret etmeyen kişiden Kâmil insan olmaz.
  • Ehl-i talip bu Kâinatın özelidir, özetidir.
  • Kul, hizmeti kadardır. Kul, sevgisi kadardır, Kul hoş görebildiği kadardır. Kul feragat edebildiği kadardır. Kul paylaşabildiği kadardır.
  • Ehl-i ihvan’ın sevgisi Rabbi’nin sevgisi, meşguliyeti Rabbi’nin meşguliyeti olmalıdır.
  • Her an Rabbi ile meşgul olanın, muhatabı Rabbi olur.
  • Güzel bakmalı, güzel konuşmalı, güzel dinlemeliyiz.
  • Hayırları geciktirdiğimiz zaman şerre dönüşür. Şerleri geciktirdiğimiz zaman hayra dönüşür.
  • İhvanın irşad olmasının ön şartı teslimiyattır.
  • İlmen yâkinlik; bilmek ve kabul etmektir.
  • İhvan telkin edileni yaşadıktan sonra Hakkel yâkina ulaşır.
  • Kul, Rabbini ne kadar ciddiye alırsa, Rabbi’de onu o kadar ciddiye alır.
  • Rahman’ın sevgilisi olmak gönlü cenab-ı Resulullah’a yönetmek ve tabi olmakla orantılıdır.
  • İhvan, kendi özünde kâmil duruşa ulaşırsa, onda bir değil de nice esmanın açılımı, nice sıfatın inkişaf ve izhariyeti yaşanacaktır.
  • Dünkü gibi konuşan, dünkü gibi anlayan, dünkü gibi yaşayanın anı ve akibeti hüsrandır.
  • Ehli gönül olan, ,Resulullah’a ve Ehli Beyt’egönül veren Ehl-i İhvan’ın seyr-i sülüğü nefis merkezli akıl ile değil gönül merkezli akıl iledir.
  • İhvan, hayırda ve şerde damlayı derya mesafesinde görecek kadar Rabbini önemseyen olmalıdır.
  • Hakka vuslat, ancak aşk- sübhân ile olur.
  • Aşığın, sevgisinin sancısıyla uykularının kaçması lazım ki, orada aşktan söz edilebilsin.
  • Hayatla zıtlaşan değil hayatla uzlaşan olmalıyız.
  • Eğer kişi yarışacaksa hayırda yarışsın selâmda, yarışsın, paylaşmada hoş görüde affetmede yarışsın.
  • Kişi tercihinin neticesini yaşar.
  • İnsan, sevebildiği kadar, değer üretebildiği kadar insandır.
  • İhvan, arif olmalı ve gönlünü bütün olumsuzluklardan arındırmalıdır.
  • Herkes yaptıklarının neticesini yaşayacak.
  • Biz kulluğumuzu her gün yeniden yenilemeliyiz.
  • Üstünlük ancak takva ile sevgi iledir.
  • Allah hiçbir zaman abes ile iştigal etmez.
  • Her işte bizim için hikmet ve hayır vardır.
  • Ehl-i ihvan hiçbir zaman olumsuzluk adına hesap yapmamalıdır.
  • Herkesin şeytanı, Cebrail’i, Mikail’i, İsrafil’i ve Azrail’i kendisiyle beraberdir.
  • Ehl-i ihvan demek arif olan, Hakk'a eren demektir.
  • Sevginin tezahürü ibadettir.
  • Eğer inanıyor, iman ediyor, seviyorsanız, yap denileni yapacak ve aksatmayacaksınız.
  • Sevenin ne gecesi ne gündüzü ne yorgunluğu ne bahanesi ne de mazereti olur.
  • Karşılaştığımız zorlukların tamamı tekâmül için ikrarımızı ispat içindir.
  • Bu âlem teşbih, tespit, tenzih, takdis ve şahadet âlemidir.
  • İnsanın Hak katında kadri, kıymeti sevgisi kadardır.
  • İnsan, yaşadığı zorluklar aşabildiği engeller kadar insandır.
  • Hiç zorluk, acı çekmeden, uğraş ve çaba sarf etmeden kimsenin başarıya ulaştığı görülmemiştir.
  • Hepimiz Allah’ın Resulûllah’ın ve Ehlibeyt’in aşkından muhabbetinden istifade edip Hakk’ta bakileşebilecek yetilere sahibiz.
  • İnsan, asliyeti kendisine unutturulmuş varlıktır.
  • Müsemmâ ehli olan için, isimler değişşe de asliyet değişmez.
  • Hiçbir güzelliği kendimize mal etmeden, bütün güzellikleri Rabbimizden bilmeliyiz.
  • Herkesin imtihanı iddiası kadar olur. Yani iddiası büyük olanın, imtihanı da büyük olur.
  • Kâinat, insan için, insana hizmet için halk edilmiştir.
  • Hayatın tamamı, kulluğun ve dostluğun talimidir.
  • Kişi bilgisinde değil yaşantısında kâmil insan olur.
  • Bizim yaşadıklarımız; tercihlerimizin, taleplerimizin ve dualarımızın neticesidir.
  • Mezheplerin farklı olması, dünya iklimlerinin, ırkların ve kültürlerin farklı olmasındandır.
  • İrfan mekteplerinin temelde aynı, detaylarda farklı farklı olması insanların, meşreplerinin farklı farklı olmasındandır.
  • Kimi takva ile kimi zikrullah ile, kimi hizmet ile, kimi de ibadet ile Hak rızasına ulaşmak ve kâmil insan olmak arzusundadır.
  • Din adına zıtlaşmalar, taraflaşmalar ve tefrikalar çıkarmak Rahman’ın ve Kuran’ın reddettiği duruşlardır.
  • Elin eksiğiyle uğraşan, kendi eksiğini hiçbir zaman göremez.
  • Biz bu âleme eksik tespit zabıtalığına gönderilmedik.
  • Âşık; mâşûkunu hususiyetle geceleyin, en çok yalnızlık halindeyken düşünür.
  • Geceleri ve seher vakti çok özeldir.
  • Dostluğun ilk şartı sevmektir. Fakat çıkarsız beklentisiz sevmektir.
  • Dost olmak, dostun her türlü yüküne katlanmaktır.
  • Bizim için yaşamak bir gündür, o da bugündür.
  • Kulluk adına yapmamız gereken ne varsa sabırla ve ihlâsla yapmalıyız.
  • Hak katında gıdalanmanın birinci esası, âdab-ı Muhammediye ve hakıkati Mahmudiye ile kıyam durmaktır.
  • Biz eyvallah tacını, ‘sensin’ tacını başımızdan, hiçlik hırkasını da eğnimizden hiçbir zaman çıkartmayacağız.
  • Bir damlanın hiçliğe ulaşması, onun deryaya düşmesiyle olur.
  • Bize ulaşan her tecellinin, Mevlâ'dan olduğunun bilincinde olalım ve rıza gösterelim.
  • Sakın tecellilerden kahreden, kederlenen olmayalım.
  • Tecellilerden şikayetçi olmak, kulun Rabbine olan saygısızlığıdır.
  • İhvan, hangi tecelli içinde olursa olsun, mutlaka güzel düşünmeli ve güzel değerlendirmelidir.
  • Edep ve âdap dışında nefes almayalım.
  • Biz, Cenâb-ı Resûlullah’ın vitrini olmalıyız.
  • Bütün nimetler ve âliyetler, gayret ve hizmet iledir.
  • Biz hangi hali yaşıyorsak bizim için hayırdır ve hikmetlidir.
  • Hikmete tabi olanlar hikmet ehli olurlar.
  • "Senin için Ya Rabbi" zevkiyle hayatı yaşayalım.
  • Huzur, ancak tevhid ile aşk ile sevgi ile Allah’a ve Resûlun’e yönelmek iledir.
  • Güzel ahlâk ve sevgi insanlığın omurgasıdır.
  • Her gününü son gün, her namazını son namaz, her muhabbetini son muhabbet gibi kabul eden kişinin yaşantısı Ehl-i ihvanca olur.
  • Büyük laf etmemeye çalışalım.Tevazu sahibi olalım.
  • Ehl-i Beyt olmak, hem nesebi hem de mezhebidir.
  • Ehl-i Beyt, Kur’an’ın ete kemiğe bürünmüş halidir.
  • Yaptığımız her şey kulluğumuzu ispat edercesine olmalıdır.
  • Halkı memnun etmek için Hakk'ı incitmeyelim.
  • Kemalat, hissedilen ilk nefesten son nefese kadar sadece Allah ve Resûl’u için say ve gayret etmektir.
  • Tevhid-i Ef-al hakikatin zübdesi, tevhidin nüvesidir.
  • Kullukta edebi olmayanın Hak’ta izzet bulması mümkün olamaz.
  • Hikmetleri seyretmenin tek şartı, tecellilere karşı sabırlı olmaktır.
  • Kişi yaşamış olduğu imtihanları aşabildiği kadar tekâmül etmiş olur.
  • Aslında bize zor gelen tecelliler, bizim için ikramdır.
  • Kulluğun esasında yap denileni yapıp sonucuna da razı olmak vardır.
  • Bütün kâinat, kişinin kendi hakikatine misaldir.
  • Öncelediğimiz Allah ve Resûl’u olmalı. Ertelediğimiz ise nefsimizin arzu ve istekleri olmalıdır..
  • Dervişi tekâmül ettirecek olan iştiyakı, kendine olan telkini, ve gayretindeki kararlılığıdır.
  • Her günü yaşamak, her günü diğer günden farklı bir alana taşımak için biz bugünün talebesiyiz.
  • Hatasını kabul edip hatasından dönen kul hayırlı kuldur.
  • Hedefi olmayanın istikameti de olmaz.
  • İhvan ne dünle ne de yarınla zaman kaybedecek sadece anını ve gününü değerlendirecek.
  • İhvanlık, halde örnek olmaktır.
  • Aile yaşantımızla, tecellilere olan tepkilerimizle, kişilerle olan ünsiyetimizle, her halimizle hele hele de ibadete olan düşkünlüğümüzle fark edilmeliyiz.
  • Cenab-ı Resûlullah’ın tezahür etmediği hiçbir mekân, Hak katında şerefli olamaz.
  • İbadet etmenin hoşnutluğunu yaşarken bu hoşnutluğu, ibadet etmeyenlere karşı bir üstünlük saymadan fail Allah'tır zevkiyle yaşamalıyız.
  • Kıyas, şeytani sıfatlardandır.
  • Karşımızda gördüğümüz eksikliği önce kendimizde tetkik etmeliyiz.
  • Hiç kimse kendi gerçeğine olan seyrine mürşitsiz yol bulamaz.
  • Baki olabilmenin, sonsuzluğa ulaşabilmenin tek şartı; Hak ile Hak olmak Hak’ta ölüp Hak’ta dirilmektir.
  • Hayata ders veren değil de hayattan ders alan talip olmalıyız.
  • Anlayan ve öğrenen olmalıyız.
  • Anladığını genişleten, hayatına uyarlayan olmalıyız.
  • Tasavvuf önce şeriat-ı Muhammediye ile yaşanır.Sonra hakikat-ı Mahmûdiye ile hikmetler talim edilir.
  • Bir meselenin görevlisi olmak ayrı şeydir, gönüllüsü olmak ayrı şeydir.
  • Ehl-i ihvanla konuşularak halledilmeyecek hiçbir mesele olmamalıdır.
  • Hak dostları bir araya geldikleri zaman bakışmaları bile muhabbettir.
  • İhvanlığın dört ana esası vardır; ihlas, şecaat, cesaret ve cömertliktir.
  • Hayatın tamamında, her adımda, her bir nefeste; bir tuzak, bir imtihan vardır.
  • Gönül, Rahman ile coşarsa; kişi karşılaştığı her türlü tecelliye sabır ve tefekkür ile mukavemet gösterir.
  • İhvan, ne Dünya ne de ahiret beklentisi olmaksızın kulluğunu fi-sebilillah yaşamalıdır.
  • Kur’ân'ı öğrenmeye, okumaya, okutmaya, anlamaya ve yaşamaya çalışalım.
  • İslam, yap denileni yapmak; yapma denilenden uzak durmaktır.
  • Kulluğunu yarına erteleyenin Allah sevgisi yeterli değildir.
  • Tekâmül etmek için sürekli gayret halinde olmalıyız.
  • İnsana olan sevgisizlik Allah’a olan sevgisizliktir.
  • Allah’a vuslat ancak Aşk-ı sübhan ile olur.
  • Hak’ta bâki olabilmek için kayıtsız şartsız teslim olmalıyız.
  • Dilimizde zikrullah ile gönlümüzde her daim muhabbetullah ile inşa olmaya çalışmalıyız.
  • Şeriatın ihlâl olduğu yerde hakikat olmaz.
  • Her türlü tecelliden istifade edecek kadar arif,hiçbir zorluktan yılmayacak kadar da dirayetli olalım.
  • Arif olan baktığı her zerreden, karşılaştığı her tecelliden kendisine istikamet arar.
  • Ehl-i ihvan hatasında ve günahında ısrar etmeyen ve tövbesinde aceleci davranandır.
  • Âşık maşukundan gelen cefalardan haz duymazsa gerçek aşık olamaz.
  • Kendisindeki gayrilikten arınan insan için dışarıda ve içeride gayri olan hiçbir şey kalmaz.
  • Kişinin samimiyeti, sadakati ve sevgisi ona istikamet verir.
  • Bizden istenilen öncelikle safiyet, samimiyet ve sadakattir.
  • Ehl-i ihvan öyle bir kristalize olacak, safiyet kazanacak, kendi benliğinden öyle bir sıyrılıp latifleşecek, şeffaflaşacak, kendine ait bir renk zan düşünce ve duygu kalmayacak ki Allah’ın boyasıyla boyansın yani Resûlullah’ın haliyle hallenmiş olsun.
  • Gayret, kulluğun esasıdır.
  • Biz bildiklerimizle amel edelim. Bilmediklerimiz, bize bildirilecektir.
  • Her Ehl-i ihvan bulunduğu cemiyette fark edilmelidir.
  • Bizim sabrımıza, bize kötülük yapanların şahitlik etmesi lazım.
  • Asli maksadımız, nefsimizi ve Rabbimizi tanımaktır.
  • Gayret etmeyen kişiden kâmil insan olmaz.
  • İhvan, kendi hakikatine seyri sülük ederken hem dünyasını hem de ukbâsını saadete erdirmiş olur.
  • Muhabbetimiz Resûlullah’ın ve Ehl-i Beyt’in muhabbeti, davamız Hak davası olsun.
  • Eğer insan Rahman’ın aynası olacaksa yansıtıcılığının çok net,arı ve duru olması lazımdır.
  • Eğer bir olumsuzlukla, zorlukla karşılaşıyorsak, bu bizim olumsuzluluğumuzdandır.
  • Arz ve semada her ne olursa insan ile ilişkilidir.
  • Sözümüzün ilk müşterisi kendi kulağımız olmalıdır.
  • İslâm şahitlik ile başlar, şuhut ile yaşanır. Ve yine şahitlik ile kemal bulur.
  • Hangi başarı vardır ki uğraşsız gayretsiz ve gönülsüz zuhura gelsin.
  • Aşığın ölümü Hakk’ta vuslat, sonsuzluğa uyanmak ve sonsuzluğu yaşamak olur.
  • Artık etrafımızla ve kendimizle olan kavgamızı bitirip, sevgiyle nefes almanın gayretinde olmalıyız.
  • Kişinin kararlılığı tecellilere gösterdiği mukavemeti kadardır.
  • Aşık hep maşukundan söz etsinler, hep ondan konuşsunlar ister; zaten gayrı şeyler aşığı rahatsız eder.
  • Kişi mutmain olmadıkça kulluğunda, dostluğunda hep hüsrandadır.
  • Cemal aşıkları için gayri olan her şey haramdır.
  • Zikrin esası namazdır, muhabbetullahdır.
  • İhvan, hayatın tamamında Rahman’ın iradesi altında yaşamaya dikkat ve özen göstermelidir.
  • Her şeye rağmen seveceğiz
  • Her şeye rağmen hizmette gayretli olacağız
  • Kulluk, içinde Rabbi'nden başkasını bulundurmayan, gayrilerden boşalmış hiçlik makamıdır.
  • Hayatın ve kulluğun emanetçisi olduğumuzu, bu emaneti taşımamız ve ehline teslim etmemiz gerektiğini hatırdan çıkartmamalıyız.
  • Hayatı hep Hakkça yaşamanın gayretinde olmalıyız.
  • Hayat, bizi kullukta belirli bir kıvama taşımak içindir.
  • Kendine gafil olan, Allah’a arif olamaz.
  • Her varlık Hakk'tandır ve Hak ile kaimdir.
  • Bütün masivalardan arınmak, “ölmezden önce ölmek” Hak’ta ebed olmak; olağanüstü bir azim ve gayret ister.
  • Kişinin kararlılığı, cesareti, azmi ve sevgisi bir arada tekmil olursa; kişinin önünde aşamayacağı engel ve mâni olmaz.
  • Talibin âli ve en yüce değerlere ulaşabilmesi, Allah ve Resûlu’ne olan muhabbeti, sevgisi ile orantılıdır.
  • Hedefimiz ve gayemiz, bugün tevhid noktasında Allah’ı Resulullah’ı ve Ehl-i Beyt’i dünden daha farklı idrak etmek ve yaşamaktır.
  • Tevhid adına bize yapılan teklifatın tamamını yaşamak, bizi kendimize döndürmek ve kendi hakikatimizle tanıştırmak içindir.
  • Tevhid meratiplerindeki yaşam talimlerinin tamamı, bizi kendi ruh derinliğimizdeki iç potansiyelimizden istifade ettirmek adınadır.
  • İhvanın bilip, yapmak isteyip de yapamamasının sebebi kendisinde yetersiz olan kararlılığı, gayreti ve talebidir.
  • Cenab-ı Resûlullah’ın tezahür etmediği hiçbir mekân, mükerrem ve münevver olamaz.
  • Hiç kimse kendi gerçeğine olan seyrinde mürşitsiz yol kat edemez.
  • Kulluk adına yaşanılacak ne kadar âli değerler varsa, bunların tamamı ancak mürşid-i kâmilin nezaretinde ve refakatinde yaşanılabilir.
  • Bâki olabilmenin, sonsuzluğa ulaşabilmenin tek şartı; Hak ile Hak olmak, Hakk’ta ölüp Hakk’ta dirilmektir.
  • Yaşadığımız ne tür olumsuzluk olursa olsun, bizim hedefimize olan iştiyâkımızı arttırmalıdır.
  • Her türlü olumluluk ve olumsuzluktan istifade eden olalım.
  • Ehl-i ihvan hiçbir zaman olumsuzluk adına hesap yapmamalıdır.
  • İhvan, kendisini yargılayan, kendisini öz eleştiriye açık tutan ve kendini kemâle taşıyan olmalıdır.
  • İhvan, ancak telkin edilen hikmetli sözleri, hadisleri ve ayetleri yaşantısına uyarlayarak gayretinde istikamet bulabilir.
  • Kim hidayeti dilerse hidayete ulaşacak; kim hidayete ulaşmak istemezse Rahmân da ona hidayet etmeyecek.
  • İnancı olmayanın istikameti olmaz.
  • İnsan-ı asli Allah’ın aynasıdır.
  • Nurun olduğu yerde zulüm, dinin olduğu yerde kin, sevginin olduğu yerde nefret olmaz.
  • Ehl-i ihvan demek arif olan gerçeklere eren demektir.
  • Herkes tercihinden yönelişinden meyil ve rızasından sorumludur.
  • Nimete ulaşmak için mutlaka hizmete talip olmalıyız.
  • İhvan düşünmekle, keşfetmekle ve gayret ile kemâlat bulur.
  • “Rabbim” diyen için zaten zorluk yoktur.
  • Hedefi olmayanın istikameti de olmaz.
  • İslam, aslen teslim olmak ve selamet bulmaktır.
NAMAZ VAKİTLERİ