Çerezler, içeriği ve reklamları kişiselleştirmek, sosyal medya özellikleri sağlamak ve trafiğimizi analiz etmek için kullanılmaktadır. “Kabul Et” seçeneği ile tüm çerezleri kabul edebilirsiniz veya “Çerez Ayarları” seçeneği ile ayarları düzenleyebilirsiniz.Çerez Politikası

12 Nisan 2024
3 Sevval 1445
halveti
MENÜ
SOHBETLER HAZRET-İ MUHAMMED'IN
(S.A.V) HAYATI
SEVGİLİ PEYGAMBERİM KUR'AN-I KERİM İLMİHAL İSLAM VE TOPLUM 40 HADİS HADİS-İ ŞERİFLER OSMANLICA SÖZLÜK RÜYA TABİRLERİ BEBEK İSİMLERİ ABDÜLKADİR BİLGİLİ
(SEBATİ) DİVANI
NİYAZİ MISRİ DİVANI HİKMETLİ SÖZLER KUR'AN-I KERİM ÖĞRENİYORUM KUR'AN-I KERİM (SESLİ ve YAZILI) SESLİ ARŞİV İLAHİLER KVKK ve GİZLİLİK POLİTİKASI
İSLAM ve TASAVVUF
TASAVVUFUN TARİFLERİ TASAVVUFUN DOĞUŞU TASAVVUFUN ANADOLU'YA GİRİŞİ HALVETİLİĞİN TARİHİ HALVETİLİĞİN TARİHİ GELİŞİMİ HALVETİLİĞİN TÜRK TOPLUMUNDAKİ YERİ HALVETİYYE SİLSİLESİ PİRLERİMİZİN HAYATLARI MEHMET ALİ İŞTİP (VAHDETİ) ABDÜLKADİR BİLGİLİ (SEBATİ) İBRAHİM GÜLMEZ(KANÂATÎ)
EHLİ - BEYT
EHL-İ BEYT KİMDİR? EHL-İ BEYTİ SEVMEK
RESÛLULLAH'I SEVMEKTİR
EHL-İ BEYT EMANETİ RESÛLULLAH'TIR EHL-İ BEYTİN HALİ NUH'UN GEMİSİ GİBİDİR EHL-İ BEYT OLMAK HEM NESEBİ HEMDE MEZHEBİDİR
ONİKİ İMAMLAR
HZ. İMAM ALİ K.A.V RA HZ. İMAM HASAN-I (MÜCTEBA) HZ. İMAM HÜSEYİN-İ (KERBELA) HZ. İMAM ZEYNEL ABİDİN HZ. İMAM MUHAMMED BAKIR HZ. İMAM CAFER-İ SADIK HZ. İMAM MUSA-İ KAZIM HZ. İMAM ALİYYUL RIZA HZ. İMAM MUHAMMED CEVAD (TAKİ) HZ. İMAM ALİ HADİ (NAKİ) HZ. İMAM HASAN’UL ASKERİ HZ. İMAM MUHAMMED MEHDİ






D harfiyle başlayan bebek isimleri


KIZ BEBEK İSİMLERİ ERKEK BEBEK İSİMLERİ

A B C D E F G H I J K L M N O P R S T U V Y Z

İsimKökeniCinsiyetAnlamı
Dal :TürkçeKız1. Ağacın gövdesinden ayrılan kollardan her biri.
2. Arka, sırt.
3. Kol.
Dölek :TürkçeErkek1. Ağırbaşlı, sakin, terbiyeli kimse.
2. Uyanık, dikkatli kimse.
3. Eli işe yatkın, becerikli kimse.
4. Dürüst, mert kimse.
5. Güzel, iyi.
Denktaş :TürkçeErkek1. Akran, aynı yaşta bulunan kimse, yaşıt.
2. Haktan yana olan, adil.
Dayı :TürkçeErkek1. Annenin erkek kardeşi.
2. Birini kayırıp koruyan saygın kimse.
3. Kabadayı, külhanbeyi.
4. Güzel, iyi.
Denk :TürkçeErkek1. Aynı yaş ve değerde olan.
2. Uygun, nitelik yönünden eşit.
Dede :TürkçeErkek1. Babanın veya ananın babası.
2. Ata.
3. Mevlevi tarikatında çile doldurmuş dervişlere verilen san.
Dalan :TürkçeErkek1. Biçim, şekil.
2. İnce, narin, zarif.
Danışman :TürkçeErkek1. Bilgili ve düşüncesinden yararlanmak için danışılan kimse.
2. Bilgin.
Derviş :FarsçaErkek1. Bir tarikata girmiş, onun yasa ve törelerine bağlı kimse.
2. Alçak gönüllü, hoşgörülü kimse.
Demet :Yun.Kız1. Bitki veya çiçek destesi.
2. Bağlanarak oluşturulmuş deste.
Dündar :Arapça +FarsçaErkek1. bk. Dindar
2. T. Eski ordu düzeninde artçı birlik.
Dadak :TürkçeErkek1. Büyük kardeş, ağabey.
2. Bebek.
3. Bir yiyeceğin tadına bakmak için yenilen parçası, tadımlık.
4. Şeker, akide şekeri.
Devlet :ArapçaKız1. Büyük mutluluk.
2. Kut talih.
3. Büyük aşama, orun, mevki.
4. Toprak bütünlüğü ve siyasal örgütü olan bir ulusun oluşturduğu hukuksal varlık.
Devlet :ArapçaErkek1. Büyük mutluluk.
2. Kut, talih.
3. Büyük aşama, orun, mevki.
4. Toprak bütünlüğü ve siyasal örgütü olan bir ulusun oluşturduğu hukuksal varlık.
Damar :TürkçeErkek1. Canlı varlıklarda kan dolaşımına yarayan kanal.
2. Yer altında belli bir maden alanı.
3. Huy, yaradılış.
4. Tür.
Delikanlı :TürkçeErkek1. Çocukluk çağından çıkmış genç erkek.
2. Sözünün eri, dürüst, namuslu kimse.
Derin :TürkçeKız1. Çok gelişmiş, çok ilerlemiş.
2. Yoğun.
3. İçten gelen.
Dora :TürkçeErkek1. Dağ doruğu.
2. Bir şeyin üst kısmı, yukarısı, tepe.
3. En yüksek yer, uç.
Delice :TürkçeErkek1. Delişmen, çılgın, coşkun.
2. Şahin, atmaca türünden kuş.
3. Buğdaygillerden bir bitki.
Dalyan :TürkçeErkek1. Deniz, göl ve nehirlerde kıyılara yakın kurulan büyük balık avlama yeri.
2. Denizde yüzeye yakın yosunlu kaya.
3. Deniz kıyılarında ve denizin dibinde dalgalı biçimde görülen kum.
Derya :FarsçaErkek1. Deniz.
2. Çok bilgili, engin kimse.
3. Çok, pek çok.
Dikeç :TürkçeErkek1. Dikey.
2. Bağ çubuğu dikmek için delik açmaya yarayan demir.
Durgun :TürkçeErkek1. Dingin, sakin.
2. Canlı olmayan, hareketsiz
Dündaralp :Arapça +Farsça +TürkçeErkek1. Dinine bağlı yiğit.
2. T. Eski ordu düzenindeki artçı birlikte yer alan yiğit.
Doğanay :TürkçeErkek1. Doğan, dünyaya gelen güzel.
2. Ayın ilk günleri.
Doğanay :TürkçeKız1. Doğan, dünyaya gelen kimse
2. Ayın ilk günleri.
Doğan :TürkçeErkek1. Doğan, dünyaya gelen.
2. Kartalgillerden, alıştırılarak kuş avında kullanılan, yırtıcı bir kuş.
Doğuş :TürkçeErkek1. Doğum, doğma.
2. Bir gök cisminin gözlem yerinin ufuk düzlemi üzerinde görünmesi.
Dai :ArapçaErkek1. Dua eden, duacı.
2. Davet eden, çağıran.
Devran :ArapçaErkek1. Dünya, felek.
2. Zaman.
3. Talih, yazgı.
Dehri :ArapçaErkek1. Dünyanın sonsuzluğuna, ruhun bedenle birlikte öldüğüne inanan kimse.
2. Çok bilgili kimse.
Duruk :TürkçeErkek1. Durulmuş, duru, berrak.
2. Doruk.
3. Belli bir süre değişmeyen, olduğu gibi kalan.
Düzgün :TürkçeErkek1. Düzenli, doğru.
2. Eksiksiz, kusursuz.
Dadaş :TürkçeErkek1. Erkek kardeş.
2. Yiğit, delikanlı, babayiğit kimse.
3. Mert, cesur.
4. Arkadaş, dost.
Doğru_ :TürkçeErkek1. Gerçek, yalan olmayan.
2. Akla, mantığa uygun.
3. Dürüst, namuslu, ahlaklı.
Doru :TürkçeErkek1. Gövdesi kızıl, ayakları ve yelesi kara olan at.
2. Doruk.
Dilbaz :Türkçe +FarsçaKız1. Güzel söz söyleyen, göze hoş görünen.
2. Konuşmasıyla kandıran.
Daver :FarsçaErkek1. Hakem, hâkim.
2. Adil padişah veya yönetici.
3. Yüce Tanrı.
Dudu :FarsçaKız1. Hanım.
2. Abla.
3. Küçük kardeş.
Devin :TürkçeKız1. Hareket, kımıldanış.
2. Çaba, gayret.
Dara :FarsçaErkek1. Hükümdar.
2. Tanrı adlarından.
3. Eski İran hükümdarlarından dokuzuncusu.
Dirlik :TürkçeKız1. Huzur, erinç.
2. Yaşayış, sağlık, geçim.
Derman :FarsçaErkek1. İlaç.
2. Çare.
3. Güç, kuvvet.
Dürefşan :Arapça +FarsçaKız1. İnci serpen.
2. İnci gibi söz söyleyeni
Deha :ArapçaKız1. İnsan zekâsının ulaşabileceği en yüksek aşama.
2. Dâhi.
Dalkılıç :TürkçeErkek1. Kılıcını çekmiş olan.
2. Gönüllü, fedai.
Dikmen :TürkçeKız1. Koni biçiminde sivri tepe.
2. Dağların en yüksek yeri.
3. Yayla.
Demir :TürkçeErkek1. Koyu renkli, kolay işlenen, dayanıklı, kullanılış yerleri çok maden.
2. Güçlü, kuvvetli, sert kimse.
Duhan :ArapçaKız1. Kur'an-ı Kerim'de bir sure adı.
2. Duman.
Danyal :İbr.Erkek1. Kutsal kitapta adı geçen İsrail peygamberi.
2. İbranice de bu ad “Tanrı benim yargıcımdır” anlamındadır.
Dayanç :TürkçeErkek1. Sabır, katlanma gücü.
2. Dayanıklılık, sağlamlık.
Daylak :TürkçeErkek1. Sakalı, bıyığı çıkmamış delikanlı.
2. İnce uzun boylu kimse.
Davut :İbr.Erkek1. Sevgili, aziz.
2. İsraillilerin, sesinin güzelliği ve şairliği ile tanınan hükümdar ve peygamberi.
Dil :TürkçeErkek1. Tat alma organı.
2. İnsanların düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek için sözcüklerle veya işaretlerle yaptıkları anlaşma.
3. Tutsak, esir.
4. Körfez, koy.
Doruk :TürkçeErkek1. Tepe, en yüksek yer, uç, zirve.
2. En üstün başarı düzeyi.
3. Kibirli.
Define :ArapçaKız1. Toprak altına gömülerek saklanmış para veya değerli şeyler.
2. Değerli, önemli, az bulunur nitelikte kimse.
Durak :TürkçeErkek1. Tren, tramvay, otobüs, minibüs vb. genel taşıtların durmak zorunda olduğu veya durabileceği yer.
2. Hece ölçüsüyle yazılmış şiirlerde ölçü kalıpları içindeki durma yerleri.
Dumrul :TürkçeErkek1. Tuğrul kuşu.
2. Dede Korkut hikâyelerinde geçen bir kahramanın adı.
Domaniç :TürkçeErkek1. Tümsek, yokuş.
2. Kambur.
Dicle :ArapçaKız1. Ulu ırmak.
2. Anadolu'dan doğarak Irak'tan geçen, Fırat ile birleşerek Şattülarap adıyla Basra körfezine dökülen nehir.
Doğa :TürkçeErkek1. Var olan her şeyin, canlı ve nesnelerin tümü.
2. Deniz, dağ, ova, orman vb.nin oluşturduğu fiziksel dünya.
3. Yaradılış ve yapı özelliklerinin tümü.
Dirim :TürkçeErkek1. Yaşama, hayat.
2. Yaşama gücü.
Diri :TürkçeErkek1. Yaşamakta olan, canlı.
2. Taze.
3. Güçlü, zinde.
4. Zengin, varlıklı.
Duran :TürkçeErkek1. Yaşayan, varlığını sürdüren.
2. Dağ yolu.
3. Kalan.
4. Dingin, sakin, huzurlu.
Dik :TürkçeErkek1. Yatay bir düzleme göre yerçekimi doğrultusunda bulunan, eğik olmayan.
2. Sert, aksi.
3. Sert, kalın, tok
Deniz :TürkçeKız1. Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu, büyük su kütlesi.
2. Çok bol.
Deniz :TürkçeErkek1. Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu, büyük su kütlesi.
2. Çok, bol.
Değer :TürkçeKız1. Yüksek nitelik.
2. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse.
3. Bir şeyin önemini belirten ölçü, karşılık.
Döne :TürkçeKız1. “Bundan sonraki çocuklar erkek olsun“ anlamında kullanılan bir ad.
2. Karşı ziyarette bulunma.
Davran :TürkçeErkek1. “Hazır ol, hazırlan“ anlamında kullanılan bir ad.
2. “İşe giriş, el at, başla“ anlamında kullanılan bir ad.
3. Hazırlık.
Duduhan :Farsça +TürkçeKızAbla, kardeş.
Darcan :Türkçe +FarsçaErkekAceleci, sıkıntılı.
Diribaş :TürkçeErkekAçıkgöz, kurnaz.
Daldiken :TürkçeErkekAğaç yetiştiren kimse.
Dehan :FarsçaKızAğız.
Diker :TürkçeErkekAksi, ters kimse
Dikel :TürkçeErkekAksi, ters kimse.
Dervişhan :Farsça +TürkçeErkekAlçak gönüllü hükümdar.
Duyu :TürkçeErkekAlgılama yeteneği.
Dindar :Arapça +FarsçaErkekAllah'a inanmış ve bağlanmış kimse.
Dilemre :TürkçeErkekAna diline tutkun, dilini çok seven kimse.
Demokan :TürkçeErkekAnlayışlı kimse.
Dölaslan :TürkçeErkekAslan gibi güçlü soydan gelen kimse.
Dolunay :TürkçeKızAyın bütün olarak ve parlak göründüğü dönemi.
Dorukhan :TürkçeErkekBaşarılı, üstün nitelikli hükümdar.
Dorukkan :TürkçeErkekBaşarılı, üstün nitelikli kimse.
Dorukkut :TürkçeErkekBaşarılı, üstün nitelikli, saygın kimse.
Demirbaş :TürkçeErkekBaşı demir gibi sağlam olan kimse.
Darga :TürkçeErkekBaşkan, lider.
Dânâ :FarsçaErkekBilen, bilgili, zeki kimse.
Daniş :FarsçaErkekBilgi, bilim.
Danişment :FarsçaErkekBilgin, bilgili.
Düzey :TürkçeErkekBir kimsenin başkalarına göre değer ve yücelik derecesi.
Duman :TürkçeErkekBir maddenin yanmasıyla çıkan kara ve esmer renkli gaz.
Diba :FarsçaKızBir tür süslü ipek kumaş.
Dildar :FarsçaKızBirinin gönlünü almış, sevgili.
Daye :FarsçaKızbk. Daya
Dengiz :TürkçeErkekbk. Deniz
Dengizer :TürkçeErkekbk. Denizer
Denizmen :TürkçeErkekbk. Denizman
Dilman :TürkçeKızbk. Dilmen.
Düri :ArapçaKızbk. Düriye
Demren :TürkçeErkekbk. Temren
Dolun :TürkçeKızbk. Tolun
Duru :TürkçeKızBulanık olmayan, temiz, berrak, saf.
Diclehan :Arapça +TürkçeKızBüyük ırmak gibi çağlayan, çalışıp çaba gösteren hükümdar.
Dikçam :TürkçeErkekÇam gibi uzun olan kimse.
Dilmaç :TürkçeErkekÇevirmen, tercüman.
Dağ :TürkçeErkekÇevresindeki araziye göre çok yüksek olan toprak, kaya
Daya :FarsçaKızÇocuğa bakan dadı, sütnine, taya.
Dalokay :TürkçeErkekÇok beğenilen kimse.
Deryanur :Farsça +ArapçaKızÇok güzel, çok parlak olan.
Delikan :TürkçeErkekCoşkulu, hareketli, kabına sığmaz kimse.
Dağtekin :TürkçeErkekDağlara hükmeden hükümdar.
Dağaşan :TürkçeErkekDağları aşan, korkusuzca dolaşan kimse.
Dağdelen :TürkçeErkekDağları delen, çok kararlı ve çalışkan kimse.
Direnç :TürkçeErkekDayanma, karşı koyma gücü.
Dirsehan :TürkçeErkekDede Korkut Hikâyelerinde çocuğu olmadığı için hor görülen kahramanın adı.
Defne :Yun.KızDefnegillerden, yaprakları güzel kokulu, kış yaz yeşil kalan bir ağaç.
Deste :FarsçaKızDemet, tutam, bağlam.
Demirgüç :TürkçeErkekDemir gibi güçlü kimse.
Demirkol :TürkçeErkekDemir gibi güçlü kolu olan kimse.
Demirman :TürkçeErkekDemir gibi güçlü, sağlam kimse.
Demirtürk :TürkçeErkekDemir gibi güçlü, sağlam Türk.
Demirbüken :TürkçeErkekDemiri bükecek güçte olan kimse.
Demirdelen :TürkçeErkekDemiri delecek güçte olan kimse.
Demirezen :TürkçeErkekDemiri ezecek kadar güçlü olan kimse.
Demirdöven :TürkçeErkekDemiri işleyen, güçlü kimse.
Demirkıran :TürkçeErkekDemiri kıracak kadar güçlü olan kimse.
Denizcan :Türkçe +FarsçaErkekDeniz adamı, denizci.
Dalayer :TürkçeErkekDeniz adamı.
Dalay :TürkçeErkekDeniz.
Denizman :TürkçeErkekDenizci.
Deren :TürkçeErkekDerleyen, toplayan.
Dervişani :FarsçaErkekDervişlere ait.
Dülge :TürkçeErkekDeste.
Demiryürek :TürkçeErkekDGüçlü, yürekli kimse.
Dikey :TürkçeErkekDik olarak.
Dilmen :TürkçeKızDil bilen, güzel söz söyleyen.
Dilyâr :ErkekDil-yâr.
Dilek :TürkçeKızDilenen, istenen şey.
Durgunsu :TürkçeErkekDingin, sakin akan suya benzeyen kimse.
Durguner :TürkçeErkekDingin, sakin kimse.
Durantekin :TürkçeErkekDingin, sakin, huzurlu bir biçimde yaşamını sürdüren hükümdar.
Duranay :TürkçeErkekDingin, sakin, huzurlu bir biçimde yaşamını sürdüren kimse.
Duransoy :TürkçeErkekDingin, sakin, huzurlu bir biçimde yaşamını sürdürmüş soydan gelen kimse.
Devlettin :ArapçaErkekDinin mutluluğu, uğuru, büyüklüğü.
Dirik :TürkçeErkekDiri, canlı, yaşayan, sağlıklı.
Doğangün :TürkçeErkekDoğan güneş gibi parlak olan.
Doğanbey :TürkçeErkekDoğan, dünyaya gelen bey.
Doğantimur :TürkçeErkekDoğan, dünyaya gelen güçlü kimse.
Doğanhan :TürkçeErkekDoğan, dünyaya gelen hükümdar.
Doğanbike :TürkçeKızDoğan, dünyaya gelen ız.
Doğanbaş :TürkçeErkekDoğan, dünyaya gelen kimse.
Doğaner :TürkçeErkekDoğan, dünyaya gelen kişi.
Doğanalp :TürkçeErkekDoğan, dünyaya gelen yiğit.
Doğruer :TürkçeErkekDoğruluğuyla tanınan kimse.
Doğudan :TürkçeErkekDoğu yönünden.
Doğuhan :TürkçeErkekDoğuda bulunan hükümdar.
Doğuer :TürkçeErkekDoğuda bulunan kimse.
Doğukan :TürkçeErkekDoğudan olan kimse.
Dolan :TürkçeErkekDolgun olan.
Dönüş :TürkçeKızDönme işi, dönme.
Devrim :TürkçeKızDünya görüşünde, felsefede, bilimde, sanatta veya toplumsal düzende birdenbire olan niteliksel değişme.
Devrimer :TürkçeErkekDünya görüşünde, felsefede, bilimde, sanatta veya toplumsal düzende birdenbire olan niteliksel değişmeden yana olan kimse.
Düşün :TürkçeErkekDüşünce, fikir.
Düşünsel :TürkçeErkekDüşünceyle ilgili, düşünceye dayanan.
Duygun :TürkçeKızDuygulu, hassas.
Duysal :TürkçeKızDuymakla, hissetmekle ilgili olan.
Duşize :FarsçaKızEl değmemiş kız.
Demirel :TürkçeErkekEli demir gibi güçlü olan.
Düzel :TürkçeErkekEline ayağına düzgün kimse.
Doğruel :TürkçeErkekEline ayağına düzgün olan kimse.
Dağhan :TürkçeErkekEski Türklerde dağ Tanrısı.
Denizhan :TürkçeKızEski Türklerde deniz Tanrısı.
Dirin :FarsçaErkekEski.
Dolaner :TürkçeErkekEtine dolgun olan kimse.
Dolay :TürkçeErkekEtraf, çevre.
Dila :FarsçaKızEy gönül!
Dilâ :FarsçaKızEy gönül.
Dalgıç :TürkçeErkekGenellikle özel donanımla su yüzeyi altında çalışmayı meslek edinen kimse.
Dilfiruz :FarsçaKızGönle ferahlık veren, sevindiren.
Dilber :FarsçaKızGönlü alıp götüren güzel.
Dilay :Farsça +TürkçeKızGönlü aydınlatan ay gibi güzel.
Dilferah :FarsçaKızGönlü ferah, sevinçli.
Deryadil :FarsçaErkekGönlü geniş, her şeyi hoş gören kimse.
Dilfeza :FarsçaKızGönlü genişleten, gönlü artıran.
Dilşat :FarsçaKızGönlü hoş, sevinçli.
Dilhuş :FarsçaKızGönlü hoş, yüreği rahat.
Dilâşup :FarsçaKızGönlü karıştıran, gönül çalan güzel.
Dilnur :Farsça +ArapçaKızGönlü nurlu.
Dilsafa :Farsça +ArapçaKızGönlü şen, rahat, dertsiz.
Dilşen :Farsça +TürkçeKızGönlü şen, sevinçli.
Dilfigâr :FarsçaKızGönlü yaralı olan, âşık.
Dilsitan :FarsçaKızGönül alan güzel.
Dilâra :FarsçaKızGönül alan, gönül okşayan, gönlü dinlendiren.
Dilşikâr :FarsçaKızGönül avlayan.
Dilbent :FarsçaKızGönül bağı, gönül bağlayan.
Dilbeste :FarsçaKızGönül bağlamış, âşık.
Dilhayat :Farsça +ArapçaKızGönül canlılığı.
Dilbaz :FarsçaKızGönül çeken.
Dilem :Farsça +TürkçeKızGönül ilacı.
Dilrüba :FarsçaKızGönül kapan.
Dilbu :FarsçaKızGönül kokusu.
Dilşah :FarsçaKızGönül şahı, sevgili.
Dildade :FarsçaKızGönül vermiş, âşık.
Dilsuz :FarsçaKızGönül yakan, yürek yakan.
Dilsaz :FarsçaKızGönül yapan, tatlı davranan.
Dil :FarsçaErkekGönül, yürek, kalp.
Dilnişin :FarsçaKızGönülde yer tutan, hoş, güzel.
Dilhan :FarsçaKızGönülden söyleyen, içten konuşan kimse.
Dilân :FarsçaKızGönüller, yürekler.
Dinçsel :TürkçeErkekGüç ve sağlıkla ilgili olan.
Düşvar :FarsçaErkekGüç, zor.
Demirhan :TürkçeErkekGüçlü hükümdar.
Demirkan :TürkçeErkekGüçlü soydan gelen kimse.
Dirican :Türkçe +FarsçaErkekGüçlü, canlı kimse.
Demirşah :Türkçe +FarsçaErkekGüçlü, kuvvetli, sert hükümdar.
Demirağ :TürkçeErkekGüçlü, kuvvetli, sert kimse.
Demiralp :TürkçeErkekGüçlü, kuvvetli, sert, yiğit kimse.
Dinçsü :TürkçeErkekGüçlü, sağlıklı asker.
Dinç :TürkçeErkekGücü ve sağlık durumu yerinde olan kimse.
Dinçkök :TürkçeErkekGücü ve sağlık durumu yerinde olan soydan gelen kimse.
Dinçalp :TürkçeErkekGücü ve sağlık durumu yerinde olan yiğit.
Dinçsan :TürkçeErkekGücü ve sağlık durumu yerinde olarak tanınan kimse.
Destegül :FarsçaKızGül demeti.
Doğu :ErkekGüneşin doğduğu yön, gündoğusu.
Dilge :TürkçeKızGüzel konuşan, hoşsohbet kimse.
Dilege :TürkçeKızGüzel ve düzgün konuşan.
Deviner :TürkçeErkekHareketli, gayretli kimse.
Dayar :TürkçeErkekHazır, hazırlanmış.
Dural :TürkçeErkekHep aynı durumda olan, değişmeden kalan, sakin.
Dilhun :FarsçaKızİçi kan ağlayan.
Dikbaş :TürkçeErkekİnatçı, dik kafalı, direngen, gururlu kimse.
Düriye :ArapçaKızİnci gibi parlayan, parlak.
Dürdane :Arapça +FarsçaKızİnci tanesi.
Delâl :ArapçaErkekİnsana hoş, sevimli görünen hâl, naz, işve.
Dilercan :Türkçe +FarsçaErkekİsteyen, dilekte bulunan, dileyen kimse.
Diler :TürkçeKızİsteyen, dilekte bulunan, dileyen.
Daldal :TürkçeErkekKahraman, yiğit.
Dizdar :FarsçaErkekKale muhafızı.
Dumanbey :TürkçeErkekKara ve esmer renkli bey.
Diken :TürkçeErkekKimi bitkilerin dal, yaprak, meyve kabuğu gibi bölümlerinde ve kimi hayvanların derisinde bulunan sert, sivri çıkıntı.
Duygu :TürkçeErkekKimi nesne, olay veya kişilerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim, his.
Duygu :TürkçeKızKimi nesne, olay ya da kişilerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim, his.
Duhter :FarsçaKızKız.
Dalboğa :TürkçeErkekKoruyucu yürekli kimse.
Dalkoç :TürkçeErkekKoruyucu, arka çıkıcı kimse.
Daltekin :TürkçeErkekKoruyucu, kayırıcı hükümdar.
Dalbaş :TürkçeErkekKoruyucu.
Dalda :TürkçeErkekKuytu yer, barınak.
Döndü :TürkçeKızl. Henüz evlenmemiş kız.
2. Gittiği yerden geri gelen.
Doğannur :Türkçe +ArapçaKızNur gibi parlak olarak doğan.
Dâhi :ArapçaErkekOlağanüstü zeki ve yetenekli kimse.
Denkel :TürkçeErkekÖlçülü, uyumlu kimse.
Danış :TürkçeKızÖnemli bir konuda birkaç kişinin konuşması.
Demiröz :TürkçeErkekÖzü demir gibi güçlü olan kimse.
Doğruöz :TürkçeErkekÖzü dürüst ve namuslu olan kimse.
Dinçöz :TürkçeErkekÖzü güçlü ve sağlam olan kimse.
Durugül :Türkçe +FarsçaKızÖzü temiz güzel kadın.
Duruhan :TürkçeErkekÖzü temiz hükümdar.
Durukadın :TürkçeKızÖzü temiz kadın.
Duruiz :TürkçeErkekÖzü temiz kimse.
Durucan :Türkçe +FarsçaErkekÖzü temiz kişi.
Durutekin :TürkçeErkekÖzü temiz olan hükümdar.
Durualp :TürkçeErkekÖzü temiz yiğit.
Durubay :TürkçeErkekÖzü temiz zengin kişi.
Derinöz :TürkçeErkekÖzünde yücelik olan kimse.
Dürrüşehvar :Arapça +FarsçaKızPadişahlara yaraşır değerde inci.
Dürri :ArapçaErkekParlak, parlayan, inci gibi parlayan.
Dirahşan :FarsçaKızParlak, parlayan.
Diril :TürkçeErkekRuh.
Durusel :Türkçe +ArapçaErkekSaf ve berrak akan sel.
Doğantan :TürkçeErkekŞafak vakti.
Dinçkol :TürkçeErkekSağlam ve güçlü kolu olan kimse.
Dinçtürk :TürkçeErkekSağlam ve güçlü Türk.
Dirikök :TürkçeErkekSağlıklı bir soydan gelen kimse.
Diriker :TürkçeErkekSağlıklı, canlı kimse.
Durusu :TürkçeErkekSakin akan saf ve berrak su.
Dölensoy :TürkçeErkekSakin, huzurlu bir soydan gelen kimse.
Dölen :TürkçeKızSakin, huzurlu, rahat kimse.
Değmeer :TürkçeErkekSeçkin, nitelikli kimse.
Dikboğa :TürkçeErkekSert ve aksi kimse.
Dikay :TürkçeErkekSert, aksi kimse.
Dikalp :TürkçeErkekSert, aksi yiğit.
Dikbay :TürkçeErkekSert, aksi zengin kimse
Dilderen :Farsça +TürkçeKızSevgi toplayan, gönül alan, beğenilen.
Dost :FarsçaErkekSevilen, güvenilen yakın arkadaş.
Demhoş :FarsçaKızSoluğu güzel kokan, hoş kokulu.
Dursune :TürkçeKızSon olması istenen kız çocuklarına verilen adlardandır.
Durusoy :TürkçeErkekSoylu, temiz aileden gelen kimse.
Derinkök :TürkçeErkekSoyu çok eskilere giden kimse.
Diksoy :TürkçeErkekSoyu ters ve inatçı kimselere dayanan.
Dönmezsoy :TürkçeErkekSözünden dönmeyen, dediğini yapan, azimli, kişilikli bir soydan gelen kimse.
Dönmeztekin :TürkçeErkekSözünden dönmeyen, dediğini yapan, azimli, kişilikli hükümdar.
Dönmezcan :Türkçe +FarsçaErkekSözünden dönmeyen, dediğini yapan, azimli, kişilikli kimse.
Dönmez :TürkçeErkekSözünden dönmeyen, dediğini yapan, azimli, kişilikli.
Daim :ArapçaErkekSürekli, sonsuz.
Didim :TürkçeErkekTaç.
Dumlu :TürkçeErkekTek namlulu ve içine bir fişek konulabilen tüfek.
Durusan :TürkçeErkekTemiz tanınmış kimse.
Durutürk :TürkçeErkekTemiz, dürüst Türk.
Dorak :TürkçeErkekTepe, en yüksek yer, doruk.
Denli :TürkçeErkekTerbiyeli, saygılı, ölçülü kimse.
Denlisoy :TürkçeErkekTerbiyeli, saygılı, ölçülü soydan gelen kimse.
Domurcuk :TürkçeKızTomurcuk.
Derenel :TürkçeErkekToplayan, bir araya getiren kimse.
Diren :TürkçeErkekToplayan.
Dönü :TürkçeErkekTövbe.
Durmuş :TürkçeErkekUzun ömürlü olması, çok yaşaması istenen çocuklara verilen ad.
Durdu :TürkçeKızUzun ömürlü olması, yaşaması istenen çocuklara verilen bir ad.
Dülger :FarsçaErkekYapıların tahta işlerini yapan kimse.
Dirimtekin :TürkçeErkekYaşama gücü olan hükümdar.
Diriner :Farsça +TürkçeErkekYaşlı, eski kimse.
Dağa :TürkçeErkekYayla, yüksek yer.
Dürnev :Arapça +FarsçaKızYeni inci.
Denizalp :TürkçeErkekYiğit denizci.
Dilâver :FarsçaErkekYiğit, yürekli.
Dilefruz :FarsçaKızYürek yandıran, sevimli.
Damla :TürkçeKızYuvarlak biçimde, çok küçük miktarda su vb. sıvı.
Didar :FarsçaKızYüz, çehre.
Dirayet :ArapçaKızZekâ, bilgi; kavrayış.
Durkaya :TürkçeErkek“Artık çocoğun olmasın“ anlamında kullanılan bir ad.
Durkadın :TürkçeKız“Artık çocuğun olmasın“ anlamında kullanılan bir ad.
Durul :TürkçeErkek“Berrak, saf duruma gel“ anlamında kullanılan bir ad.
Diktaş :TürkçeErkek“Bir taş olsun dik, bir eser bırak“ anlamında kullanılan bir ad.
Dursun :TürkçeErkek“Çok yaşasın, uzun ömürlü olsun“ anlamında kullanılan bir ad.
Demirol :TürkçeErkek“Demir gibi güçlü ol anlamında kullanılan bir ad.
Donat :TürkçeErkek“Donat, süsle“ anlamında kullanılan bir ad.
Doğruol :TürkçeErkek“Dürüst ve namuslu ol“ anlamında kullanılan bir ad.
Derlen :TürkçeErkek“Düzgün bir biçimde toplan, düzenli ol“ anlamında kullanılan bir söz.
Dudubikem :Farsça +TürkçeKız“Evlenmemiş ablam, kardeşim“ anlamında kullanılan bir ad.
Doğay :TürkçeKız“Ey ay, artık doğ, kendini göster“ anlamında kullanılan bir ad.
Didem :Farsça +TürkçeKız“Gözüm, gözüm gibi sevdiğim, sevgilim“ anlamında kullanılan bir ad.
Dinçkal :TürkçeErkek“Güçlü ve sağlam kal“ anlamında kullanlıan bir ad.
Dinçol :TürkçeErkek“Güçlü ve sağlam ol“ anlamında kullanılan bir ad.
Dinçsay :TürkçeErkek“Gücü ve sağlık durumu yerinde olarak kabul et“ anlamında kullanılan bir ad.
Dalım :TürkçeErkek“Gücüm, kuvvetim“ anlamında kullanılan bir ad.
Durşen :TürkçeErkek“Mutlu bir biçimde yaşa“ anlamında kullanılan bir ad.
Duray :TürkçeErkek“Yaşa, uzun ömürlü ol“ anlamında kullanılan bir ad.
Durukal :TürkçeErkek“Yaşamın boyunca özün temiz olsun“ anlamında kullanılan bir ad.
Dura :TürkçeErkek“Yaşasın, ölmesin“ anlamında kullanılan bir ad.
Duracan :Türkçe +FarsçaErkek“Yaşasın, uzun ömürlü olsun“ anlamında kullanılan bir ad.

Derneğimiz
Mekke Canlı Yayın
Medine Canlı Yayın
Eserlerimiz
İlahiler
Sure ve Namaz
Namaz Kılmayı Öğreniyorum
Tecvid Dersleri
SON EKLENENLER
GÜNÜN AYETİ
Şu bir gerçek ki, Allah ve melekleri, o Peygamber'e destek verirler/onun şanını yüceltirler. Ey inananlar! Siz de ona destek olun/onun şanını yüceltin ve ona içtenlikle selam verin.
(Bkz. Ahzab, 56)
ÖZLÜ SÖZLER
  • Ezeli ervahta nur-u Muhammedi ile beraber olmaya halvetilik denir.
  • Adem "ben hata yaptım beni bağışla " dedi, İblis ise" beni sen azdırdın" dedi ya sen!... sen ne diyorsun?
  • Edep, söz dinlemek ve gönle sahip olmaktır.
  • Güzelliğin zekatı iffet ve edeptir. (Hz. Ali)
  • Zeynel Abidin oğlu Muhammed Bakır'a "Ey oğul, fasıklarla cimrilerle yalancılarla sıla-i rahimi terk edenlerle arkadaşlık etme." diye buyurmuştur.
  • Kemalatın bir ölçüsü de halden şikayet etmemektir.
  • En güzel keramet gönlü masivadan arındırmaktır.
  • Alem-i Berzah insanın kendisidir.
  • Zahir ve batının karşılığı aşk-ı sübhandır.
  • Mutaşabih ayetler ledünidir.
NAMAZ VAKİTLERİ