| İsim | Kökeni | Cinsiyet | Anlamı |
|---|---|---|---|
| Cabbar : | Arapça | Erkek | 1. Zorlayan, cebreden. 2. Kuvvet ve kudret sahibi (Allah.) 3. Gökyüzünün güneyinde bulunan bir yıldız kümesi. |
| Cabir : | Arapça | Erkek | Zorlayan, cebreden. |
| Cafer : | Arapça | Erkek | 1. Küçük akarsu. 2. Caferî mezhebinin kurucusu. 3. Hz. Ali'nin Mute Savaşı´nda ölen kardeşinin adı. |
| Cahide : | Arapça | Kız | Çok çalışan, çaba gösteren kimse. |
| Caize : | Arapça | Kız | 1. Armağan, hediye. 2. Yol yiyeceği, azık. 3. Eski şairlere yazdıkları methiyeler için verilen bahşiş. |
| Calibe : | Arapça | Kız | Kendine çeken, celbeden, çekici. |
| Calp : | Türkçe | Erkek | Güçlü, kuvvetli, gayretli. |
| Can : | Farsça | Kız | 1. Ruh. 2. Güç, dirilik, 3. İnsanın kendi varlığı, özü, 4. Gönül. 5. Çok içten, sevimli, şirin kimse. |
| Can : | Farsça | Erkek | 1. Ruh. 2. Güç, dirilik. 3. İnsanın kendi varlığı, özü. 4. Gönül. 5. Çok içten, sevimli, şirin kimse. |
| Cana : | Farsça | Kız | “Ey can, ey sevgili!“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Canal : | Farsça +Türkçe | Kız | “Gönül al, kendini sevdir, sevilen biri ol“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Canalp : | Farsça +Türkçe | Erkek | Özünde yiğitlik, güçlülük olan kimse. |
| Canaltay : | Farsça +Türkçe | Erkek | Özü, ruhu yüce olan kimse. |
| Canan : | Farsça | Erkek | Sevgili, gönül verilen, âşık olunan. |
| Canaş : | Türkçe | Kız | Sevgili, dost, arkadaş. |
| Canat : | Farsça +Türkçe | Erkek | “Şiddetle iste“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Canay : | Farsça +Türkçe | Kız | Şirin, tatlı kimse. |
| Canaydın : | Farsça +Türkçe | Erkek | Özü temiz, aydınlık ruhlu kimse. |
| Canbay : | Farsça +Türkçe | Erkek | Özü zengin, gönlü tok olan kimse. |
| Canbek : | Farsça +Türkçe | Erkek | Özü pek, güçlü kişilikli kimse. |
| Canberk : | Farsça +Türkçe | Erkek | Güçlü, sağlam kişilikli kimse. |
| Canbey : | Farsça +Türkçe | Erkek | Şirin, tatlı bey. |
| Canbolat : | Farsça | Erkek | bk. Canpolat |
| Canda : | Farsça +Türkçe | Erkek | İçte, özde, yürekte olan kimse. |
| Candan : | Farsça +Türkçe | Kız | İçten, yürekten, samimi. |
| Candaner : | Far +Türkçe | Erkek | İçten, samimi, dost kimse. |
| Candar : | Farsça | Erkek | 1. Canlı, diri. 2. Koruyucu, muhafız. |
| Candaş : | Farsça +Türkçe | Kız | Dost, arkadaş, yoldaş. |
| Candeğer : | Farsça +Türkçe | Kız | Uğrunda can verilecek kadar güzel, değerli, sevilen. |
| Candemir : | Farsça +Türkçe | Erkek | Özü güçlü, demir gibi sağlam ve kişilikli kimse. |
| Candoğan : | Farsça +Türkçe | Erkek | Yaradılıştan samimi, dost olan kimse. |
| Canel : | Farsça +Türkçe | Kız | İçten, candan uzatılan el, dostluk eli. |
| Caner : | Farsça +Türkçe | Erkek | Çok içten, sevilen, sevimli kimse. |
| Canfeda : | Farsça +Arapça | Kız | Canını veren, özverili kimse. |
| Canfer : | Farsça | Erkek | 1. Aydın, bilgili kimse. 2. Güçlü, saygın kimse. |
| Canfes : | Farsça | Kız | Üzerinde desen bulunmayan, ince dokunmuş, parlak, tok, ipekli kumaş. |
| Canfeza : | Farsça | Kız | Can artıran, gönle ferahlık veren. |
| Canfidan : | Farsça +Yun. | Kız | Özü fidan gibi düzgün olan kimse. |
| Canfide : | Farsça +Yun. | Kız | Özü çiçek fidesi gibi temiz ve güzel olan kimse. |
| Cangiray : | Farsça +Moğ. | Erkek | Dürüst, samimi hükümdar. |
| Cangül : | Farsça | Kız | Özü gül gibi sar ve temiz olan kimse. |
| Cangün : | Farsça +Türkçe | Kız | Mutlu, sevimli gün. |
| Cangür : | Farsça +Türkçe | Erkek | Canlı, neşeli kimse. |
| Canhanım : | Farsça +Türkçe | Kız | Sevimli, cana yakın kadın. |
| Canıpek : | Türkçe | Kız | Acıya, sıkıntıya karşı dayanıklı olan kimse. |
| Canik : | Türkçe | Kız | 1. Atik, çevik. 2. Gözü açık ve becerikli. |
| Canip : | Arapça | Erkek | Yan, taraf, cihet, yön. |
| Canipek : | Farsça +Türkçe | Kız | Özü ipek gibi tertemiz olan kimse. |
| Cankan : | Farsça +Türkçe | Erkek | Özü hareketli olan kimse. |
| Cankat : | Farsça +Türkçe | Kız | “Yaşama gücü ver, neşe ve mutluluk saç“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Cankaya : | Farsça +Türkçe | Erkek | Özü sağlam olan kimse. |
| Cankılıç : | Farsça +Türkçe | Erkek | Özü klıç gibi keskin olan kimse. |
| Cankız : | Farsça +Türkçe | Kız | Sevilen, sevimli, şirin kız. |
| Cankoç : | Farsça +Türkçe | Erkek | Sevimli, cana yakın kimse. |
| Cankorur : | Farsça +Türkçe | Erkek | Canı koruyan kimse. |
| Cankurt : | Farsça +Türkçe | Erkek | Özü kurt gibi olan kimse. |
| Cankut : | Farsça +Türkçe | Erkek | Kişinin mutluluğu, talihi, şansı, uğuru. |
| Cannur : | Farsça +Arapça | Kız | Nurlu olan kimse. |
| Canol : | Farsça +Türkçe | Erkek | “Candan dost ol, gerçek dost ol“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Canören : | Farsça +Türkçe | Erkek | Gerçek dost olan. |
| Canöz : | Farsça +Türkçe | Kız | Kişinin özü. |
| Canözen : | Farsça +Türkçe | Kız | Gerçek dost olan kimse. |
| Canözlem : | Farsça +Türkçe | Kız | Gerçekten özlenen kimse. |
| Canperver : | Farsça | Kız | Gönül açan, iç açan, ruhu besleyen. |
| Canpolat : | Farsça | Erkek | Canı, özü çelik gibi güçlü kimse. |
| Canrüba : | Farsça | Kız | Gönül kapan, gönül alan sevgili. |
| Cansal : | Farsça +Türkçe | Erkek | “Özünü bırak, terket“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Cansay : | Farsça +Türkçe | Erkek | “Şirin, sevimli, cana yakın olarak kabul et“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Cansel : | Farsça +Arapça | Kız | Özü taşkın olan kimse. |
| Cansen : | Farsça +Türkçe | Kız | “Sen cansın, sevilensin, sevimlisin“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Canser : | Farsça +Türkçe | Kız | “Canını, özünü ortaya koy“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Canses : | Farsça +Türkçe | Kız | Samimi, içten ses. |
| Cansev : | Farsça +Türkçe | Kız | “İnsanları sev“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Canseven : | Farsça +Türkçe | Kız | “İnsanı seven“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Cansın : | Farsça +Türkçe | Kız | “Sevgi dolusun, sevilmeye değersin, dostsun, sevgilisin“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Cansoy : | Farsça +Türkçe | Kız | Tatlı ve içten olan kimse. |
| Cansu : | Farsça +Türkçe | Kız | Can suyu, yaşam veren su. |
| Cansun : | Farsça +Türkçe | Kız | “Kendini göster“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Cansunar : | Farsça +Türkçe | Kız | “Canını feda eder“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Cansunay : | Farsça +Türkçe | Erkek | Canını feda eden kimse. |
| Cantaş : | Farsça +Türkçe | Erkek | bk. Candaş |
| Cantekin : | Farsça +Türkçe | Erkek | Samimi, içten hükümdar. |
| Canten : | Farsça | Kız | Ruh ve beden. |
| Cantez : | Farsça | Erkek | Tez canlı, aceleci, hareketli kimse. |
| Cantürk : | Farsça +Türkçe | Erkek | Türk'ün dostu, arkadaşı. |
| Canyurt : | Farsça +Türkçe | Erkek | Gerçek yurt. |
| Caran : | Türkçe | Erkek | Güzel kokan bir tür çiçek. |
| Carim : | Arapça | Erkek | Suçlu. |
| Carullah : | Arapça | Erkek | 1. Allah'a komşu olan. 2. Mekke'ye gidip orada oturan kimse. |
| Cavidan : | Farsça | Kız | Sonrasız, sürekli kalacak olan, sonsuz. |
| Cavit : | Farsça | Erkek | Sonrasız, sürekli kalacak olan, sonsuz, ebedî. |
| Cavlı : | Türkçe | Erkek | bk. Çavlı |
| Cavuldur : | Türkçe | Erkek | bk. Çavuldur |
| Caymaz : | Türkçe | Erkek | Sözünü tutan, sözünden dönmeyen kimse. |
| Cazibe : | Arapça | Kız | 1. Çekici, alımlı, sevimli. 2. Alım, alımlılık, çekicilik. 3. Yer çekimi, yıldızların birbirini çekmesi. |
| Cazim : | Arapça | Erkek | Karar veren, kesen, kestirip atan. |
| Cazip : | Arapça | Erkek | Çekici, ilgi uyandırıcı, albenili olan. |
| Cebbar : | Arapça | Erkek | bk. Cabbar |
| Cebe : | Moğ. | Erkek | 1. Zırh, zırhlı giysi. 2. Savaşla ilgili silah ve araçlar. |
| Cebealp : | Moğ. +Türkçe | Erkek | Zırh gibi sağlam ve dayanıklı yiğit. |
| Ceben : | Türkçe | Erkek | Oğuzların yirmi dört boyundan birinin adı. |
| Cebesoy : | Moğ. +Türkçe | Erkek | Soyu dayanıklı ve sağlam insanlara dayanan kimse. |
| Cebrail : | Arapça | Erkek | 1. İş yapabilen melek. 2. Allah'a en yakın olan dört melekten, peygamberlere buyruk ve vahiy getirmekle görevli olanı. |
| Cedide : | Arapça | Kız | 1. Yeni, kullanılmamış. 2. Pek az zamandan beri bilenen veya mevcut olan. |
| Cefa : | Arapça | Erkek | Eziyet, sıkıntı, çile. |
| Celâdet : | Arapça | Erkek | Kahramanlık, yiğitlik. |
| Celâl : | Arapça | Erkek | Yücelik, ululuk, değer. |
| Celâlettin : | Arapça | Erkek | Dinin ululuğu, yüceliği, büyüklüğü. |
| Celâli : | Arapça | Erkek | Yüceliğe mensup. |
| Celâsun : | Moğ. | Erkek | 1. Kahraman, cesur, atak delikanlı, yiğit. 2. Genç ve sağlıklı, gürbüz kimse. |
| Celâyir : | Moğ. | Erkek | Moğol ırkının büyük kollarından biri. |
| Celil : | Arapça | Erkek | Ulu, büyük, yüce. |
| Celilay : | Arapça +Türkçe | Erkek | Ulu, yüce ay. |
| Cem : | Farsça | Erkek | 1. Hükümdar, şah. 2. İran mitolojisinde şarabı bulan. 3. Ar. Toparlanma, bir araya gelme. |
| Cemal : | Arapça | Erkek | 1. Yüz güzelliği, güzellik. 2. Güzel yüz. |
| Cemaleddin : | Arapça | Erkek | bk. Cemalettin |
| Cemalettin : | Arapça | Erkek | Dinin güzelliği. |
| Cemalullah : | Arapça | Erkek | Allah'ın lütfu. |
| Cemi : | Arapça | Erkek | Toplanmış, bütün, hep. |
| Cemil : | Arapça | Erkek | 1. Güzel. 2. Allah’ın sıfatlarından biri. |
| Cemile : | Arapça | Kız | 1. Güzel. 2. Hoşa gitmek için yaranma. |
| Ceminur : | Arapça | Kız | Çok nurlu, aydınlık kimse. |
| Cemre : | Arapça | Erkek | Şubat ayında birer hafta aralıklarla önce havada, sonra suda ve en son toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi. |
| Cemre : | Arapça | Kız | Şubat ayında birer hafta aralıklarla önce havada, sonra suda en son toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi. |
| Cemşah : | Farsça | Erkek | Şah olan Cem. |
| Cemşir : | Arapça +Farsça | Erkek | Arslan gibi yürekli olan hükümdar. |
| Cemşit : | Farsça | Erkek | 1. Mitolojide, İran’ın efsanevi dördüncü şahı. 2. Bu şah görünüşünde olan. |
| Cenan : | Arapça | Erkek | Yürek, gönül. |
| Cenani : | Arapça | Erkek | Yürekle, gönülle ilgili. |
| Cenap : | Arapça | Erkek | Şeref, onur ve büyüklük. |
| Cengâver : | Farsça | Erkek | 1. Savaşçı, silâhşor. 2. Savaşı seven, savaşkan,dövüşken. |
| Cenger : | Farsça +Türkçe | Erkek | bk. Cenker |
| Cengiz : | Türkçe | Erkek | 1. Güçlü, yılmaz, gözü pek kimse. 2. Tarihte Büyük Moğol İmparatorluğu´nu kuran Türk hükümdarı. |
| Cengizhan : | Türkçe | Erkek | Güçlü hükümdar. |
| Cenk : | Farsça | Erkek | Savaş. |
| Cenker : | Farsça +Türkçe | Erkek | Savaş eri, savaşçı kimse. |
| Cennet : | Arapça | Kız | 1. Dinî inanışına göre, iyilik yapanların, günahsızların, öldükten sonra sonsuz mutluluğa kavuşacakları yer, uçmak. 2. Çok güzel, ferah yer, bahçe. |
| Ceren : | Moğ. | Kız | Ceylan. |
| Cerit : | Arapça | Erkek | 1. Verimsiz, çorak yer. 2. Bekâr. 3. Tarihte bir Türk oymağının adı. |
| Cerullah : | Arapça | Erkek | bk. Carullah |
| Cesim : | Arapça | Erkek | İri, büyük. |
| Cesur : | Arapça | Erkek | Yürekli, korkusuz, yiğit. |
| Cevahir : | Arapça | Erkek | 1. Cevherler, elmaslar, değerli taşlar. 2. Özler, mayalar. |
| Cevat : | Arapça | Erkek | Cömert, eli açık. |
| Cevdet : | Arapça | Erkek | 1. İyilik, güzellik. 2. Olgunluk, büyüklük. 3. Kusursuzluk. |
| Cevher : | Arapça | Erkek | 1. Bir şeyin esası, öz, maya. 2. Güç, enerji. 3. Değerli süs taşı, mücevher. |
| Cevheri : | Arapça | Erkek | Özle, yaradılışla ilgili. |
| Cevri : | Arapça | Erkek | Eziyet, sıkıntıyla ilgili olan. |
| Cevval : | Arapça | Erkek | Koşan, dolaşan, hareket eden, hareketli. |
| Cevval : | Arapça | Kız | Koşan, dolaşan, hareket eden, canlı. |
| Cevza : | Arapça | Kız | İkizler burcu, gökyüzünün kuzey yarım küresinde görünen iki parlak yıldızlı burç. |
| Ceyda : | Arapça | Kız | Uzun boyunlu ve güzel kadın. |
| Ceyhan : | İbr. | Kız | Türkiye'nin Akdeniz bölgesinde, uzunluğu 576 km. olan bir nehir. |
| Ceyhun : | İbr. | Kız | Tevrat'a göre cennetin dört nehrinden biri. |
| Ceylân : | Moğ. | Kız | Gözlerinin güzelliğiyle ünlü, ince bacaklı, hızlı koşan, zarif, memeli hayvan. |
| Cezayir : | Arapça | Erkek | Adalar. |
| Cezlân : | Arapça | Erkek | Mutlu. |
| Cezmi : | Arapça | Erkek | Kesin karar veren, kararlı kimse. |
| Cihan : | Farsça | Erkek | 1. Evren, âlem. 2. Dünya. |
| Cihanbanu : | Farsça | Kız | Dünyanın hanımefendisi. |
| Cihandar : | Farsça | Erkek | Dünyaya egemen olan hükümdar. |
| Cihandide : | Farsça | Erkek | Dünyayı gezip görmüş, deneyimli kimse. |
| Cihanefruz : | Farsça | Erkek | Dünyayı parlatan, aydınlatan kimse. |
| Cihaner : | Farsça +Türkçe | Erkek | Dünyanın yiğidi. |
| Cihanfer : | Farsça | Kız | Cihanı, dünyayı aydınlatan, dünyanın ışığı. |
| Cihangir : | Farsça | Erkek | Dünyaya egemen olan, dünyayı zapt eden kimse. |
| Cihangül : | Farsça | Kız | Dünyanın gülü. |
| Cihani : | Farsça | Erkek | Dünyalı, insan. |
| Cihanmert : | Farsça | Erkek | Dünyanın en cömert insanı. |
| Cihannur : | Farsça +Arapça | Erkek | Dünyayı aydınlatan, nurlu, ışıklı. |
| Cihanşah : | Farsça | Erkek | Dünyanın şahı, hükümdarı. |
| Cihat : | Arapça | Erkek | Din uğrunda düşmanla savaşma. |
| Cilvekâr : | Farsça | Kız | Cilveli, cilve yapan. |
| Cilvenaz : | Farsça | Kız | Cilveli, nazlı. |
| Cilvesaz : | Farsça | Kız | Cilve yapan, cilveli. |
| Cimşit : | Farsça | Erkek | bk. Cemşit |
| Cindoruk : | Türkçe | Erkek | En yüksek yer, zirve. |
| Civan : | Farsça | Erkek | Taze, genç delikanlı. |
| Civanbaht : | Farsça | Erkek | Mutlu, şanslı kimse. |
| Civanmert : | Farsça | Erkek | Cömert, eli açık kimse. |
| Civanşir : | Farsça | Erkek | Genç aslan. |
| Coşan : | Türkçe | Erkek | Coşku duyan, heyecanlı kimse. |
| Coşar : | Türkçe | Erkek | Coşkulu, heyecanlı. |
| Coşku : | Türkçe | Erkek | 1. Genellikle büyük bir istekle ortaya çıkan geçici hayranlık veya heyecan durumu. 2. Sevinç gösterileriyle beliren güçlü heyecan. |
| Coşkun : | Türkçe | Erkek | Coşan, coşkulu, heyecanlı kimse. |
| Cömert : | Farsça | Erkek | 1. Eli açık. 2. Verimli. |
| Cuci : | Türkçe | Erkek | 1. Konuk. 2. Sevgili. 3. Cengiz Han'ın dört oğlundan en büyüğü ve Altınordu devletinin kurucusu. |
| Culduz : | Türkçe | Erkek | bk. Yıldız |
| Cuma : | Arapça | Erkek | 1. Toplanma. 2. Perşembeden sonra gelen gün. |
| Cumali : | Arapça | Erkek | Değerli, yüce bir biçimde bir araya getirilmiş olan. |
| Cumhur : | Arapça | Erkek | Topluluk, kalabalık, halk. |
| Cumhuriyet : | Arapça | Erkek | Halkın egemenliği kendi elinde tuttuğu devlet biçimi. |
| Cura : | Türkçe | Erkek | 1. Dost, arkadaş, sevgili. 2. Güzel, ahenkli ses. 3. Ufak tefek, çelimsiz. 4. Küçük zurna. 5. Atmaca, doğan. |
| Cündi : | Arapça | Erkek | 1. Ata iyi binen, binici, süvari. 2. Asker. |
| Cündullah : | Arapça | Erkek | Allah’ın askerleri. |
| Cüneyt : | Arapça | Erkek | 1. Küçük asker, askercik. 2. Beylikler döneminde Aydınoğulları soyunun en son temsilcisi olan beyin adı. |
| Çaba : | Türkçe | Erkek | Herhangi bir işi yapmak için harcanan güç, zorlu, sürekli çalışma. |
| Çabar : | Türkçe | Erkek | bk. Çapar |
| Çadır : | Farsça | Erkek | 1. Çadır. 2. Kadınların baş örtüsü. |
| Çağ : | Türkçe | Erkek | 1. Dönem, mevsim, zaman. 2. Yaş. 3. Yüzyıl, asır. 4. Çağlayan. |
| Çağa : | Türkçe | Erkek | 1. Bebek, çocuk. 2. Küçük kuş yavrusu. |
| Çağaçan : | Türkçe | Erkek | Yeni bir dönem başlatan kimse. |
| Çağaçar : | Türkçe | Erkek | bk. Çağaçan |
| Çağakan : | Türkçe | Erkek | Çağ değiştiren kimse. |
| Çağan : | Türkçe | Erkek | 1. Bayram. 2. Kalın ve kuvvetli deve kösteği. 3. Doğan kuşu. |
| Çağanak : | Türkçe | Erkek | Körfez, liman. |
| Çağatay : | Türkçe | Erkek | 1. Yavru at, tay. 2. Cengiz Hanın oğlu. |
| Çağay : | Türkçe | Erkek | Çağın parlak ve aydın bireyi. |
| Çağbay : | Türkçe | Erkek | Çağın zengini olan kimse. |
| Çağdaş : | Türkçe | Kız | 1. Aynı çağda yaşayan. 2. Bulunulan çağın koşullarına uygun olan. 3. Yaşıt. |
| Çağıl : | Türkçe | Kız | 1. Çağla ilgili. 2. Çakıl. 3. Çağla. |
| Çağıltı : | Türkçe | Erkek | Suyun akarken, taşlara, kayalara çarparak çıkardığı ses. |
| Çağın : | Türkçe | Kız | Yıldırım, şimşek. |
| Çağır : | Türkçe | Erkek | 1. Şıra. 2. Çakır. 3. Dar yol, küçük yol. |
| Çağkan : | Türkçe | Erkek | Canlı, dinamik, çalışkan kimse. |
| Çağla : | Türkçe | Kız | 1. Badem, kayısı, erik gibi çekirdekli yemişlerin ham durumu. 2. “Coşkulu ol“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Çağlak : | Türkçe | Kız | 1. Şelale, çağlayan. 2. Yırtıcı kuş, çaylak. |
| Çağlam : | Türkçe | Erkek | Çağlayan. |
| Çağlan : | Türkçe | Erkek | Bir ırmağın denize kavuştuğu yer. |
| Çağlar : | Türkçe | Kız | 1. Çağlayan. 2. Coşkulu, canlı kimse. |
| Çağlasın : | Türkçe | Erkek | “Coşsun, çağlasın“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Çağlayan : | Türkçe | Erkek | Küçük bir akarsuyun, çok yüksek olmayan bir yerden dökülüp aktığı yer. |
| Çağlayan : | Türkçe | Kız | Küçük bir akarsuyun çok yüksek olmayan bir yerden dökülüp aktığı yer. |
| Çağlayangil : | Türkçe | Erkek | Çağlayan ailesine mensup olan kimse. |
| Çağlayantürk : | Türkçe | Erkek | Çağlayan Türk. |
| Çağlı : | Türkçe | Erkek | 1. Kuvvetli. 2. Namuslu. |
| Çağman : | Türkçe | Erkek | Çağın insanı. |
| Çağnur : | Türkçe +Arapça | Kız | Çağın ışık saçan bireyi. |
| Çağrı : | Türkçe | Kız | 1. Birini çağırma, davet. 2. Doğan, çakır kuşu. 3. Rütbe, unvan, san. |
| Çağrıbey : | Türkçe | Erkek | 1. Çağıran bey. 2. Selçuklu Devleti´nin kurucularından Horasan Meliki. |
| Çağrınur : | Türkçe +Arapça | Kız | Aydınlığa, ışığa davet eden kimse. |
| Çağveren : | Türkçe | Erkek | Yeni bir çağ açan kimse. |
| Çakan : | Türkçe | Erkek | Parıldayan, ışık veren. |
| Çakar : | Türkçe | Erkek | 1. Kıvılcım. 2. Şimşek. 3. Yaman, görmüş geçirmiş kimse. |
| Çakıl : | Türkçe | Erkek | Küçük veya orta boyda taş parçası. |
| Çakım : | Türkçe | Erkek | 1. Şimşek, kıvılcım 2. Yığın. |
| Çakın : | Türkçe | Erkek | 1. Şimşek, kıvılcım. 2. Mavi gözlü. |
| Çakır : | Türkçe | Kız | 1. Mavimsi, mavi benekli, gri göz rengi. 2. Bir doğan cinsi. 3. Gönül, iç, can. |
| Çakırbey : | Türkçe | Erkek | Yiğit, cesur, gözü pek bey. |
| Çakırca : | Türkçe | Erkek | Çakıra benzeyen. |
| Çakırer : | Türkçe | Erkek | Cesur, yiğit kimse. |
| Çakmak : | Türkçe | Erkek | 1. Taşa vurulup kıvılcım çıkaran çelik parçası. 2. Tutuşturma aygıtı. |
| Çakman : | Türkçe | Erkek | Amacına erişen, ulaşan kimse |
| Çakmur : | Türkçe | Erkek | 1. Yarı uykulu bakış. 2. Sert taş 3. Pinti. |
| Çalapkulu : | Türkçe | Erkek | Tanrı kulu. |
| Çalapöver : | Türkçe | Erkek | Tanrı över. |
| Çalapverdi : | Türkçe | Erkek | Tanrı verdi. |
| Çalgan : | Türkçe | Erkek | Yatağı taşlık olan ve gürültüyle akan su. |
| Çalıkbey : | Türkçe | Erkek | Sağlığı yerinde olmayan bey. |
| Çalıkuşu : | Türkçe | Kız | Serçegillerden, başı koyu kırmızı, çalılık yerleri seven, ötücü bir kuş. |
| Çalım : | Türkçe | Kız | 1. Gösterişli tavır, kurulma. 2. Kılıcın keskin tarafı. 3. İlgi. 4. Vuruş. |
| Çalın : | Türkçe | Erkek | 1. Ateş çakmağı. 2. Çiy, kırağı. |
| Çalış : | Türkçe | Erkek | 1. Çelme, güreş. 2. Çarpışma, cenk, savaş. |
| Çalışkan : | Türkçe | Kız | Çok çalışan, çalışmayı seven. |
| Çalkan : | Türkçe | Erkek | Su birikintisi. |
| Çalkara : | Türkçe | Erkek | Doğan türünden bir kuş. |
| Çalkın : | Türkçe | Erkek | Alev. |
| Çaltı : | Türkçe | Erkek | 1. Diken, çalı. 2. Küçük ve dikenli orman. 3. Akasya. 4. Engel. 5. Kuytu yer. 6. Hızlı, çevik. |
| Çam : | Türkçe | Erkek | İğne yapraklı, kozalaklı, reçineli ağaç. |
| Çamak : | Türkçe | Erkek | Kendini beğenen. |
| Çambel : | Türkçe | Erkek | Güçlü, kuvvetli kimse. |
| Çandar : | Türkçe | Erkek | 1. Kadınhanı ve Konya taraflarında yetişen, Karaman ile dağlıcın birleşmesinden meydana delen bir koyun türü. 2. Osmanlı İmparatorluğu zamanında sadrazamlar ve kazaskerler yetiştirmiş büyük bir ailenin adı. |
| Çandarlı : | Türkçe | Erkek | Osmanlı İmparatorluğu zamanında sadrazamlar ve kazaskerler yetiştirmiş büyük bir ailenin adı. |
| Çanga : | Türkçe | Erkek | Soylu. |
| Çangal : | Türkçe | Erkek | 1. Dallı budaklı, eğri ağaç. 2. Çok zayıf. 3. Dere dibi. |
| Çankara : | Türkçe | Erkek | Çan ve kara. |
| Çankaya : | Türkçe | Erkek | Taşları katmer katmer kalkan kaya. |
| Çapan : | Türkçe | Erkek | 1. Ceket. 2. Engelli, tehlikeli. 3. Düğün yemeği yapan aşçı. 4. Alkış, el çırpma. |
| Çapaner : | Türkçe | Erkek | 1. Saldıran, atılan, hücum eden kimse. 2. Koşan, hızlı hareket eden kimse. |
| Çapar : | Türkçe | Erkek | 1. Sarışın, mavi gözlü, çilli, insan. 2. Kula renkli hayvan. 3. Çiçek bozuğu yüz. 4. Huysuz, ters adam. 5. Cesur. |
| Çapın : | Türkçe | Erkek | Saldırı, hücum. |
| Çapkan : | Türkçe | Erkek | 1. Saldıran, atılan, hücum eden. 2. Koşan, hızlı hareket eden. |
| Çarlan : | Türkçe | Erkek | Güçlü akan su. |
| Çarman : | Türkçe | Erkek | Neşeli. |
| Çav : | Türkçe | Erkek | 1. Ün, şöhret, şan. 2. İz, eser. 3. Güneşin buluttan sıyrılmış durumu. 4. Yüksek ses. |
| Çavaş : | Türkçe | Erkek | 1. Güneş. 2. Güneşli yer, güney. |
| Çavdar : | Türkçe | Erkek | Buğdaygillerden, birçok türü bulunan, yıllık, boylu bir bitki. |
| Çavdur : | Türkçe | Erkek | Ünlü, şöhretli. |
| Çavlan : | Türkçe | Erkek | Büyük çağlayan. |
| Çavlı : | Türkçe | Erkek | 1. Ünlü, şanlı. 2. Henüz ava alıştırılmamış doğan yavrusu. |
| Çavuldur : | Türkçe | Erkek | Oğuzların Üçok kolundan bir Türk boyunun adı. |
| Çavuş : | Türkçe | Erkek | 1. Orduda onbaşıdan sonra gelen, görevi manga komutanlığı olan erbaş. 2. Kılavuz. |
| Çaydam : | Türkçe | Erkek | Yatağa doldurulan veya yağmurluk yapılan ince keçe. |
| Çaydamar : | Türkçe | Erkek | Çay gibi akıp giden. |
| Çayhan : | Türkçe | Erkek | Adı çay olan hükümdar. |
| Çaykara : | Türkçe | Erkek | 1. Çay kıyılarında çıkan kaynak, pınar. 2. Kumsal, nehir yatağı. |
| Çaylak : | Türkçe | Erkek | 1. Irmağın geçit yeri, geçit. 2. Sözünde durmayan kimse. 3. Yırtıcılardan uzun kanatlı, çengel gagalı, küçük kuşları avlayan bir kuş. |
| Çaylan : | Türkçe | Kız | 1. Çay ve ırmağın geçit yeri. 2. Kumsal, kumlu yer. 3. Çakıllı yer. |
| Çaynak : | Türkçe | Erkek | 1. Tırnak, pençe. 2. Eli kolu tutmayan, sakat. |
| Çeber : | Türkçe | Erkek | 1. El işlerinde usta, dikkatli, becerikli kimse. 2. Açıkgöz, cesur. |
| Çeçen : | Türkçe | Erkek | 1. Kafkasya'nın kuzeydoğusunda yaşayan bir halkın adı. 2. Akıllı. 3. Söz ustası, hatip. 4. Yakışıklı. |
| Çekik : | Türkçe | Erkek | 1. Tarla kuşu. 2. Çekilmiş olan. |
| Çekim : | Türkçe | Erkek | 1. Güzel ve muntazam görünüş. 2. Güç, takat. 3. Çam yaprağı. 4. Çam kozalağı. |
| Çekin : | Türkçe | Erkek | 1. Meşe ağaçlarında olan iri bir çeşit meyve. 2. Bağ çubuklarının açılmak üzere bulunan gözlerini bitten korumak için kullanılan ökse. |
| Çelebi : | Türkçe | Erkek | 1. Görgülü, terbiyeli, olgun kimse. 2. Bektaşi ve Mevlevi pirlerinin en büyüklerine verilen san. 3. Kayınbirader. |
| Çelem : | Türkçe | Erkek | 1. Yiğit. 2. Şalgam. |
| Çelen : | Türkçe | Erkek | 1. Yakışıklı delikanlı. 2. Tepelerin kar tutmayan kuytu yeri. 3. Açıkgöz, becerikli, kurnaz. 4. Evlerin dışında bulunan saçak. 5. Akıllı. |
| Çelenk : | Türkçe | Erkek | 1. Çiçek, dal ve yapraklarla yapılmış halka. 2. Uzun kuş tüyü. 3. Gümüş veya altın taç. |
| Çelik : | Türkçe | Erkek | 1. Su verilip sertleştirilen demir. 2. Çok güçlü, kuvvetli. 3. Kısa kesilmiş dal. |
| Çelikhan : | Türkçe | Erkek | Güçlü, kuvvetli hükümdar. |
| Çelikkan : | Türkçe | Erkek | Güçlü soydan gelen kimse. |
| Çelikten : | Türkçe +Farsça | Erkek | Çelik gibi güçlü, sağlam, dayanıklı kimse. |
| Çeliktürk : | Türkçe | Erkek | Güçlü, kuvvetli Türk. |
| Çelikyürek : | Türkçe | Erkek | Cesur, soğukkanlı kimse. |
| Çelim : | Türkçe | Erkek | 1. Güç, kuvvet. 2. Tavır, çalım. |
| Çeltik : | Türkçe | Erkek | 1. Kabuğu ayıklanmış pirinç. 2. Dokunaklı söz. 3. Çoban yamağı. |
| Çender : | Türkçe | Erkek | bk. Çandar |
| Çengiz : | Türkçe | Erkek | bk. Cengiz |
| Çepni : | Türkçe | Erkek | 1. Dağ köylüsü. 2. Oğuzların Üçok koluna bağlı bir Türk Boyu. |
| Çerçi : | Türkçe | Erkek | Köylerde dolaşarak ufak tefek eşya satan gezgin satıcı. |
| Çeri : | Türkçe | Erkek | 1. Asker, ordu. 2. Savaş. |
| Çerkez : | Türkçe | Erkek | Kafkasya'nın yerli boylarından birinin adı ve bu boydan olan kimse. |
| Çerme : | Türkçe | Erkek | 1. Çay kıyılarında sulu ve yeşil yer. 2. Akarsuların topraktan çıkan sızıntısı. 3. Kaynak. |
| Çeşminaz : | Farsça | Kız | Nazlı, baygın bakışlı göz. |
| Çetik : | Türkçe | Erkek | 1. Yünden örülmüş terlik, mes. 2. Çarık. 3. Çocuk ayakkabısı. 4. Çekirge. 5. Fidan. |
| Çetin : | Türkçe | Erkek | 1. Sert, inatçı. 2. Sarp, engelli. 3. Çözümlenmesi güç. 4. Hayırsız. |
| Çetinalp : | Türkçe | Erkek | Sert, inatçı yiğit. |
| Çetinay : | Türkçe | Erkek | Sert, inatçı kimse. |
| Çetinsoy : | Türkçe | Erkek | Sert, inatçı bir soydan gelen kimse. |
| Çetintürk : | Türkçe | Erkek | Sert, inatçı Türk. |
| Çevik : | Türkçe | Erkek | Kolaylık ve çabuklukla davranan, kıvrak, hareketli kimse. |
| Çevrim : | Türkçe | Erkek | 1. Sınır. 2. Girdap. 3. Sürekli ve düzenli değişme. |
| Çeyiz : | Türkçe | Kız | Gelin için hazırlanan her tür eşya. |
| Çıda : | Türkçe | Erkek | Süngü, mızrak. |
| Çıdal : | Türkçe | Erkek | Sabır. |
| Çıdamlı : | Türkçe | Erkek | Sabırlı. |
| Çığ : | Türkçe | Erkek | 1. Dağdan yuvarlanan ve yuvarlandıkça büyüyen kar kümesi. 2. Sürü, kafile. 3. Çok, sık, fazla. |
| Çığa : | Türkçe | Erkek | 1. Horoz, cennet kuşu gibi kuşların kuyruğundaki tüylerden en gösterişlisi. 2. Yaramaz çocuk. 3. Karışık renkli bir tür kuş. |
| Çığal : | Türkçe | Erkek | bk. Çığa |
| Çığıl : | Türkçe | Erkek | 1. Çakıl ve taş yığını. 2. Kalabalık. 3. İri saman. |
| Çığır : | Türkçe | Kız | 1. Çığın kar üzerinde açtığı yol. 2. İz. 3. Taşlı yol, patika. 4. Yenilikçi akım. |
| Çınak : | Türkçe | Erkek | 1. Yırtıcı kuş pençesi. 2. Yağmurdan sonra açan hava. |
| Çınar : | Farsça | Erkek | 1. Boyu 30 m.ye ulaşabilen, kalın dallı, çok uzun ömürlü bir ağaç türü. 2. Dayanak, destek, güç alınan kimse. |
| Çınar : | Farsça | Kız | 1. Uzun boylu, kalın dallı, uzun ömürlü bir ağaç. 2. Dayanak, destek, güç alınan kimse, güçlü kimse. |
| Çınay : | Türkçe | Erkek | Etrafa gerçekten ışık saçan kimse. |
| Çıngı : | Türkçe | Erkek | 1. Kıvılcım. 2. Parça. |
| Çıray : | Türkçe | Erkek | 1. Yüz çizgileri, yüz güzelliği. 2. Beniz, yüz. 3. İnsan resmi. |
| Çıtak : | Türkçe | Erkek | 1. Dağlı, dağlarda yaşayan. 2. Köylü. 3. Yabancı, göçmen. 4. Kavgacı, inatçı, huysuz. 5. Açıkgöz, kurnaz. 6. İyi giyinmiş, yakışıklı delikanlı. |
| Çıtanak : | Türkçe | Erkek | 1. Bir dalda birkaç meyvenin bulunması. 2. Küçük dal. |
| Çıvgın : | Türkçe | Erkek | 1. Rüzgâr ve karla karışık yağan yağmur. 2. Ağacın verdiği yeni sürgün, filiz. |
| Çiçek : | Türkçe | Kız | Bir bitkinin, üreme organlarını taşıyan, çoğu güzel kokulu, renkli bölümü. |
| Çiftçi : | Türkçe | Erkek | Geçimini toprağını ekerek sağlayan kimse. |
| Çiğdem : | Türkçe | Kız | Zambakgillerden, türlü renklerde çiçek açan, çok yıllık, yumrulu bir kır bitkisi. |
| Çiğil : | Türkçe | Erkek | 1. Omuz, omuz başı. 2. Bir Türk boyu. |
| Çiğlez : | Türkçe | Erkek | Yakışıklı, ince, uzun boylu. |
| Çilek : | Türkçe | Kız | Gülgillerden, sapları sürüngen, pembe kırmızı renkte meyvesi olan bir bitki. |
| Çilen : | Türkçe | Kız | 1. Hafif yağan yağmur, çisenti. 2. Suyun derin olmayan yeri. |
| Çilenti : | Türkçe | Kız | Çiy, jale. |
| Çiler : | Türkçe | Kız | Şarkı söyleyen, şakıyan, öten bülbül. |
| Çilhan : | Türkçe | Kız | Yüzü çil çil olan hükümdar. |
| Çilhanım : | Türkçe | Kız | Yüzü çil çin olan kadın. |
| Çiltay : | Türkçe | Erkek | Üzerinde benekler bulunan tay. |
| Çimen : | Türkçe | Kız | Kendiliğinden yetişmiş çim. |
| Çimnaz : | Türkçe +Farsça | Kız | Çok nazlı. |
| Çin : | Türkçe | Erkek | 1. Gerçek, gerçeklik, doğru. 2. Omuz. 3. Üzerinde çok meyve bulunan dal. 4. Soylu, öz, katıksız. |
| Çinel : | Türkçe | Kız | Doğru, dürüst, namuslu kimse. |
| Çinel : | Türkçe | Erkek | Doğru el, dürüst, namuslu. |
| Çinerk : | Türkçe | Erkek | Doğru yolda kullanılan güç. |
| Çinkılıç : | Türkçe | Erkek | Gerçek savaşçı. |
| Çintan : | Türkçe | Erkek | Sabah vakti. |
| Çintay : | Türkçe | Erkek | Soylu at. |
| Çinuçin : | Türkçe | Erkek | Üstün, galip, zafer kazanmış. |
| Çiray : | Türkçe | Erkek | Yüz, surat. |
| Çisen : | Türkçe | Kız | 1. Sisli ve kapalı havada ince ince yağan yağmur. 2. Çiy. |
| Çisil : | Türkçe | Kız | İnce yağmur. |
| Çitlembik : | Türkçe | Kız | 1. Mercimekten biraz büyük, buruk lezzette meyvesi olan bir ağaç. 2. Ufak tefek, esmer ve sevimli. |
| Çoban : | Farsça | Erkek | Koyun, keçi, inek gibi hayvanları güdüp otlatan kimse. |
| Çobanyıldızı : | Farsça +Türkçe | Kız | Venüs gezegeni. |
| Çoğa : | Türkçe | Erkek | 1. Çocuk. 2. Yavru. |
| Çoğahan : | Türkçe | Erkek | Küçük yaşta hükümdar olmuş kimse. |
| Çoğan : | Türkçe | Erkek | Kökü ve dalları sabun gibi köpüren bir bitki, çöven. |
| Çoğaş : | Türkçe | Erkek | Güneş. |
| Çoğay : | Türkçe | Erkek | bk. Çokay |
| Çokan : | Türkçe | Erkek | 1. Dağın doruğu. 2. Zirveye ulaşan. |
| Çokay : | Türkçe | Erkek | 1. Köy zengini, çiftlik sahibi. 2. Eşkıya. |
| Çoker : | Türkçe | Erkek | Gerçekten yiğit olan kimse. |
| Çokman : | Türkçe | Erkek | Topuz, gürz. |
| Çoku : | Türkçe | Erkek | bk. Çokan |
| Çolak : | Türkçe | Erkek | Eli veya kolu sakat kimse. |
| Çolpan : | Türkçe | Kız | Çoban yıldızı, Zühre, Venüs. |
| Çopar : | Türkçe | Erkek | Dikkatsiz. |
| Çopur : | Türkçe | Erkek | 1. Yüzü, çiçek hastalığından kalma küçük yara izleri taşıyan kimse. 2. Bir tür geyik. 3. Benekli antilop. |
| Çopuralp : | Türkçe | Erkek | Yüzü, çiçek hastalığından kalma küçük yara izleri taşıyan yiğit. |
| Çora : | Türkçe | Erkek | 1. Bir tür toprak. 2. Her türlü yemek. |
| Çorak : | Türkçe | Erkek | Verimsiz, bitek olmayan, kıraç toprak. |
| Çotuk : | Türkçe | Erkek | Ağaç kütüğü, asma kütüğü. |
| Çotur : | Türkçe | Erkek | 1. Kısa boylu, sağlam, güçlü kimse. 2. Yassı, buruşuk. 3. Fundalık. |
| Çoturay : | Türkçe | Erkek | Kısa boylu, sağlam, güçlü kimse. |
| Çökermiş : | Türkçe | Erkek | Yaşlı, yaşlanmış, ihtiyar kimse. |
| Çölbey : | Türkçe | Erkek | Çölde yaşayan bey. |
| Çöyür : | Türkçe | Erkek | Fidan. |
| Çuğa : | Türkçe | Erkek | Cesur, kahraman. |
| Çulpan : | Türkçe | Erkek | bk. Çolpan |
| Çuvaş : | Türkçe | Erkek | 1. Güneş. 2. Güneşli yer. 3. Açık hava. 4. Çadır. 5. Rusya'da yaşayan bir Türk kavminin adı. 6. Yoksul. |