04 Aralık 2021
29 Rebiü'l-Ahir 1443
MENÜ
SOHBETLER HAZRET-İ MUHAMMED'IN
(S.A.V) HAYATI
SEVGİLİ PEYGAMBERİM KUR'AN-I KERİM İLMİHAL İSLAM VE TOPLUM 40 HADİS HADİS-İ ŞERİFLER OSMANLICA SÖZLÜK RÜYA TABİRLERİ BEBEK İSİMLERİ ABDÜLKADİR BİLGİLİ
(SEBATİ) DİVANI
NİYAZİ MISRİ DİVANI HİKMETLİ SÖZLER KUR'AN-I KERİM ÖĞRENİYORUM KUR'AN-I KERİM (SESLİ ve YAZILI) SESLİ ARŞİV İLAHİLER
İSLAM ve TASAVVUF
TASAVVUFUN TARİFLERİ TASAVVUFUN DOĞUŞU TASAVVUFUN ANADOLU'YA GİRİŞİ HALVETİLİĞİN TARİHİ HALVETİLİĞİN TARİHİ GELİŞİMİ HALVETİLİĞİN TÜRK TOPLUMUNDAKİ YERİ HALVETİYYE SİLSİLESİ PİRLERİMİZİN HAYATLARI MEHMET ALİ İŞTİP (VAHDETİ) ABDÜLKADİR BİLGİLİ (SEBATİ) İBRAHİM GÜLMEZ(KANÂATÎ)
EHLİ - BEYT
EHL-İ BEYT KİMDİR? EHL-İ BEYTİ SEVMEK
RESÛLULLAH'I SEVMEKTİR
EHL-İ BEYT EMANETİ RESÛLULLAH'TIR EHL-İ BEYTİN HALİ NUH'UN GEMİSİ GİBİDİR EHL-İ BEYT OLMAK HEM NESEBİ HEMDE MEZHEBİDİR
ONİKİ İMAMLAR
HZ. İMAM ALİ K.A.V RA HZ. İMAM HASAN-I (MÜCTEBA) HZ. İMAM HÜSEYİN-İ (KERBELA) HZ. İMAM ZEYNEL ABİDİN HZ. İMAM MUHAMMED BAKIR HZ. İMAM CAFER-İ SADIK HZ. İMAM MUSA-İ KAZIM HZ. İMAM ALİYYUL RIZA HZ. İMAM MUHAMMED CEVAD (TAKİ) HZ. İMAM ALİ HADİ (NAKİ) HZ. İMAM HASAN’UL ASKERİ HZ. İMAM MUHAMMED MEHDİ






B harfiyle başlayan bebek isimleri


KIZ BEBEK İSİMLERİ ERKEK BEBEK İSİMLERİ

A B C D E F G H I J K L M N O P R S T U V Y Z

İsimKökeniCinsiyetAnlamı
Beylem :ArapçaKız1. Açılmamış pamuk kozası.
2. Çiçek buketi.
Büğdüz :TürkçeErkek1. Ağacın budak yeri.
2. Çam ağacının özü.
Baylan :TürkçeErkek1. Ağırbaşlı, uslu, kibar.
2. Şımarık nazlı, yaramaz.
3. Sebatsız, tembel.
Baylan :TürkçeKız1. Ağırbaşlı, uslu, kibar.
2. Şımarık, nazlı, yaramaz.
3. Sebatsız, tembel.
Bektaş :TürkçeErkek1. Akran, eş, yaşıt.
2. Eşit, denk.
Baha :Erkek1. Ar. Güzellik, zariflik.
2. Ar. Parıltı.
3. Far. Kıymet, değer, paha.
Başak :Kız1. Arpa, buğday, yulaf vb. ekinlerin tanelerini taşıyan kılçıklı başı.
2. Zodyak üzerinde Aslan ile Terazi arasında bulunan takımyıldızın adı.
Bakiye :ArapçaKız1. Artık, artan, kalan, geri kalan.
2. Kalıntı.
Burkay :TürkçeErkek1. Ay, hilal.
2. Gücenmiş, kırılmış kimse.
Bent :FarsçaErkek1. Bağ.
2. Zincir.
3. Düğüm.
4. Tutsak, esir.
Bahti :FarsçaErkek1. Bahtla, kaderle ilgili olan.
2. Bazı divan şairlerinin ortak mahlası.
Barış :TürkçeErkek1. Barışma işi.
2. Savaşın bittiğinin bir antlaşmayla belirtilmesinden sonraki durum.
3. Böyle bir antlaşmadan sonra insanlık tarihindeki süreç.
4. Uyum, karşılıklı anlayış ve hoşgörü ile oluşturulan ortam.
Bürgü :TürkçeKız1. Baş örtüsü.
2. Çarşaf, atkı.
3. İnce perde.
Bedihe :ArapçaKız1. Başlangıç.
2. Güzel söz.
Bumin :TürkçeErkek1. Baykuş.
2. Tümen.
Bedia :ArapçaKız1. Beğenilen, değeri bilinen yeni şey.
2. Estetik değeri yüksek olan sanat eseri.
Buyruk :TürkçeErkek1. Belirli bir davranışta bulunmaya zorlayıcı söz, emir.
2. Egemenlik.
Beyzade :Türkçe+FarsçaErkek1. Bey oğlu.
2. Soylu.
3. Nazlı, şımarık yetiştirilmiş.
Beydağ :TürkçeErkek1. Beyin gezip dolaştığı dağ.
2. Anadolu'nun çeşitli yerlerinde dağların ortak adı.
Bilgiç :TürkçeErkek1. Bilgili kimse, her şeyi bilen, anlayan.
2. Bilmediği hâlde bilir gibi görünen, bilgili geçinen.
Bahşı :TürkçeErkek1. Bilgin, öğretmen.
2. Saz şairi, âşık.
3. Hekim.
Biliş :TürkçeKız1. Bilme, anlama, kavrama.
2. Tanıdık.
Boy :TürkçeErkek1. Bir aşiretin kollarından her biri.
2. Uzunluk.
Beste :FarsçaKız1. Bir müzik eserini oluşturan ezgilerin tümü.
2. Bağlanmış, bitiştirilmiş.
Belgi :TürkçeKız1. Bir şeyi benzerlerinden ayıran özellik, alamet, nişan.
2. Duyuş, düşünüş ve inanıştaki ayırıcı özellik.
Betim :TürkçeErkek1. Bir şeyi, bir kimseyi, bir olay veya duyguyu betimleyen söz veya yazı.
2. Herhangi bir şeyin resmi veya heykeli.
Başkan :TürkçeErkek1. Bir topluluğun, bir toplantının veya bir derneğin başında bulunan kimse.
2. Bazı ülkelerde devletin ve hükûmetin başı.
Boğaç :TürkçeErkek1. Boğan.
2. Boğaya benzeyen.
3. Dede Korkut hikâyelerinde geçen bir kahraman adı. Küçük yaşta bir boğayı öldürdüğü için bu ad verilmiştir.
Bereket :ArapçaErkek1. Bolluk, gürlük, ongunluk.
2. Yağmur.
Boran :TürkçeErkek1. Bora.
2. Sis, duman.
3. İç sıkıntısı.
4. Yaban güvercini.
Bulgu :TürkçeErkek1. Bulunan şey, keşif.
2. Anlayış.
3. İlham.
Barın :TürkçeErkek1. Bütün, hep.
2. Güç, kuvvet.
3. Göğüs.
Balı :TürkçeErkek1. Büyük kardeş.
2. Sevgi gösterilen kimse.
3. Veli, ermiş.
Bacı :TürkçeKız1. Büyük kız kardeş, abla.
2. Kız kardeş.
3. Bir evde uzun zaman çalışmış yaşlı kadınlara verilen unvan.
4. Tarikat şeyhlerinin karısı.
5. Kadınlara söylenen bir seslenme sözü.
Battal :ArapçaErkek1. Cesur, kahraman.
2. Pek büyük, iri.
Behlül :ArapçaErkek1. Çok güldüren, şakacı.
2. Hayırsever, iyi adam.
Beyrek :TürkçeErkek1. Çok nazik, efendi, bey.
2. Hüzünlü.
Bandak :TürkçeErkek1. Dağlardan inen suların dağ eteğinde oluşturduğu bataklık.
2. Uç taraflarından bağlanmış ot demeti.
Belen :TürkçeErkek1. Dağlık, sarp yer.
2. Sırt, bayır, yamaç, dağ eteği.
3. Yüksek, dağlık yerlerde görülen düzlük.
4. Issız yer.
Boğa :TürkçeErkek1. Damızlık erkek sığır.
2. Bal yapan dişi arı.
Bedel :ArapçaErkek1. Değer, fiyat, kıymet.
2. Bir şeyin yerini tutabilen karşılık.
3. Eşit, denk.
Bahri :ArapçaErkek1. Denizle ilgili olan.
2. Bir tür deniz ördeği.
Bayık :TürkçeErkek1. Doğru, gerçek (söz).
2. Açık, belli.
Billûr :ArapçaKız1. Duru, temiz, saydam, tanınmış ve değerli kesme cam, kristal.
2. Parlak, ışıklı.
3. Duru.
Beliğ :ArapçaErkek1. Düzgün söz söyleyen.
2. Düzgün, güzel söz.
Büke :TürkçeErkek1. Ejderha, büyük yılan.
2. Akılı, bilgili.
Büke :TürkçeKız1. Ejderha, büyük yılan.
2. Akıllı, bilgili.
Başkurt :TürkçeErkek1. En önemli kimse.
2. Ural Dağları bölgesinde yaşayan ve Türklerin Kıpçak kolundan olan bir boy.
Berin :FarsçaErkek1. En yüksek, çok yüce.
2. Soylu.
Buğrahan :TürkçeErkek1. Erkek deve gibi korkusuz olan hükümdar.
2. X. yüzyılın başlarında Orta Asya´daki Yağma boyundan çıkan ve ilk İslam devletini kuran Türk hükümdarlarının birçoğuna verilen san.
Bedi :ArapçaErkek1. Eşi ve benzeri olmayan, eşsiz.
2. Yeni, görülmemiş.
Baray :TürkçeErkek1. Ezelî, öncesiz, öncesi olmayan.
2. Yeni ay, ay başı.
Basa :TürkçeErkek1. Fazla, üstün, baskın.
2. Arka.
Bucak :TürkçeErkek1. Gizli veya uzak bir köşe, kuytu yer.
2. Irmak kıyılarındaki kumluk, çalılık yerler.
3. Dağ tepesi.
Bağır :TürkçeErkek1. Göğüs.
2. Ok yayı ve dağda orta bölüm.
Basıra :ArapçaKız1. Gören, görücü.
2. Görme gücü, görüş.
3. Göz.
Basir :ArapçaErkek1. Görüp anlayan.
2. Zeki.
3. Her şeyi görüp anlayan Allah.
Bilik :TürkçeErkek1. Güçlü bir seziş ve görgüden doğan ruh uyanıklığı ve zevk olgunluğu.
2. Akıl, us, hikmet, bilgi.
Beren :TürkçeErkek1. Güçlü, kuvvetli.
2. Akıllı.
3. Tanınmış.
4. Kadife kumaş.
Burcu :TürkçeKız1. Güzel koku, ıtır.
2. Sakız ağacının tomurcuğu.
Begüm :TürkçeKız1. Hanım, hanımefendi.
2. Hint prenseslerine verilen unvan.
Böget :TürkçeErkek1. Havuz.
2. Gölün derin yeri.
3. Su birikintisi.
Behire :ArapçaKız1. Hayırlı ve iyiliksever, soylu kadın.
2. Şişmanlık yüzünden yürürken soluyan kadın.
Bangu :TürkçeErkek1. Haykırış, bağırış.
2. Gök gürültüsü.
3. Yankı.
Belek :TürkçeErkek1. Hediye, armağan.
2. Alacalı, karışık renkli.
3. Nişan, iz.
Benek :TürkçeKız1. Herhangi bir şey üzerindeki ufak leke, nokta.
2. Güneş lekeleri yöresinde görülen, parlak taneciklerden ve parlak damarlardan oluşmuş bölüm.
Budak :TürkçeErkek1. İnce ve küçük dal.
2. Ağaç gövdesinde tomurcuk çıkacak yuvarlak boğum.
Balaban :TürkçeErkek1. İri, büyük.
2. Şişman, gürbüz kimse.
2. Atmaca, doğan vb. yırtıcı bir kuş.
Barika :ArapçaKız1. Işık, parıltı,
2. Şimşek, yıldırım parıltısı.
Bâhir :ArapçaErkek1. Işıklı, parlak, güzel.
2. Belli, açık, apaçık.
Bâhire :ArapçaKız1. Işıklı, parlak, güzel.
2. Belli, besbelli, açık.
Bor :TürkçeErkek1. İşlenmemiş, ekilmemiş toprak.
2. Fr. Doğada bor asidi veya boratlar durumunda bulunan bir element.
Behnane :ArapçaKız1. İyi huylu kadın.
2. Güler yüzlü kdaın.
Behnan :ArapçaErkek1. İyi huylu kimse.
2. Güler yüzlü kimse.
Bercis :ArapçaKız1. Jüpiter gezegeni.
2. Çok süt veren deve.
Banu :FarsçaKız1. Kadın, hatun, hanım.
2. Prenses.
3. Hanımefendi.
4. Gelin.
Böke :TürkçeErkek1. Kahraman, güçlü kimse.
2. Önder, başkan, reis.
3. Kabadayı, cesur, efe.
4. Güreşçi, pehlivan.
Burç :ArapçaErkek1. Kale duvarlarından daha yüksek, yuvarlak, dört köşe veya çok köşeli kale çıkıntısı.
2. Zodyak üzerinde yer alan on iki takımyıldıza verilen ortak ad.
3. Ökse otu.
Birgi :TürkçeErkek1. Kamçı.
2. Birlikte, beraber.
Birge :TürkçeErkek1. Kamçı.
2. Birlikte, beraber.
3. Kuma, ortak.
Beyaz :ArapçaKız1. Kar rengi, ak.
2. Temiz, lekesiz.
Baskın :TürkçeErkek1. Kısa süreli beklenmedik saldırı.
2. Üstün.
Baytal :TürkçeErkek1. Kısrak.
2. Bayır, yokuş.
Belin :TürkçeKız1. Korku, ürkü.
2. Şaşkınlık, hayret.
Börü :TürkçeErkek1. Kurt.
2. Yiğit, bahadır, cesur.
Bahar :FarsçaKız1. Kuzey yarım kürede 21 Martta gündüz gece eşitliğiyle başlayarak 22 Haziranda gün dönümü ile biten, kış ve yaz arasındaki mevsim.
2. Bu mevsimde açan çiçekler ve yapraklar.
3. Gençlik çağı.
Benevşe :FarsçaKız1. Menekşe.
2. Mor renk.
Behram :FarsçaErkek1. Merih yıldızı.
2. Eski İran dininde yolcuları korumakla görevli olduğuna inanılan melek.
Beşir :ArapçaErkek1. Müjde getiren, müjdeci.
2. Güler yüzlü, güleç.
Buyan :TürkçeErkek1. Mutluluk, uğur, talih.
2. İyi iş, sevap.
Benam :FarsçaErkek1. Namlı, ünlü, meşhur.
2. Güzel, iyi.
3. Az bulunan.
Betül :ArapçaKız1. Namuslu, temiz kadın.
2. Allah'ın emri.
3. Hazreti Meryem'in ve Hazreti Fatma'nın lakapları.
4. Ana ağaçtan ayrılıp, ayrı kök salan fidan.
Berat :ArapçaErkek1. Nişan, rütbe.
2. Bir buluştan, bir haktan yararlanmak için devletçe verilen belge, patent.
3. Osmanlı İmparatorluğu'nda bir göreve atanan, aylık bağlanan, san, nişan veya ayrıcalık verilen kimseler için çıkarılan padişah buyruğu.
Berat :ArapçaKız1. Nişan, rütbe.
2. Bir buluştan, bir haktan yararlanmak için devletçe verilen belge, patent.
3. Osmanlı İmparatorluğu'nda bir göreve atanan, aylık bağlanan, san, nişan veya ayrıcalık verilen kimseler için çıkarılan padişah buyruğu.
Bük :TürkçeErkek1. Ova ve dere kıyılarındaki çalı ve diken topluluğu.
2. Böğürtlen.
3. Akarsu kıyılarındaki verimli tarlalar.
4. Dönemeç.
5. Sık ağaçlık, orman.Balkı :TürkçeErkek1. Parıltı, ışık.
2. Güzel, parlak, süslü kimse.
3. Şimşek.Balkır :TürkçeErkek1. Parıltı, ışıltı, ışık.
2. Şimşek.Benan :ArapçaKız1. Parmaklar, parmak uçları,
2. Parmakla gösterilen, ünlü, tanınmış.Bürge :TürkçeErkek1. Pire.
2. Bir yerde duramayan canlı, taşkın kimse.
3. Keklik.
4. Bahşiş, armağan.Baysal :TürkçeErkek1. Rahat ve dingin.
2. Gürültüsüz, huzurlu.Baysal :TürkçeKız1. Rahat, dingin.
2. Gürültüsüz, huzurlu.Belik :TürkçeKız1. Saç örgüsü.
2. İşaret, iz, nişan,
3. Çok, fazla.
4. Tepe, doruk.Berk :TürkçeErkek1. Sağlam, kuvvetli.
2. Katı, sert.
3. Şiddetli.
4. Hızlı.
5. Orman.
6. Ar. Şimşek.
7. Yaprak.Bek :TürkçeErkek1. Sağlam, sert, katı.
2. Bey.
3. İleri gelen, sözü geçen, saygın, zengin kişi.Beri :ArapçaErkek1. Salim, kurtulmuş.
2. Temiz.Berceste :FarsçaKız1. Seçilmiş, beğenilmiş.
2. Sanat değeri yüksek anlamlar taşıyan dize.Bülbül :FarsçaKız1. Sesinin güzelliğiyle tanınan, Akdeniz ülkelerinde, orman ve bahçelerde yaşayan ötücü kuş.
2. Sesi çok güzel olan kimse.Balkan :TürkçeErkek1. Sık ormanla kaplı dağ.
2. Yığın, küme.
3. Sazlık, bataklık.Balk :TürkçeErkek1. Şimşek.
2. Parıltı, parlayış.Bitim :TürkçeErkek1. Son, sonuç.
2. Yapı, kuruluş.
3. Ekinin yerden bitmesi, çimlenme.Bilâl :ArapçaErkek1. Su gibi ıslatan.
2. Islaklık.Baki :ArapçaErkek1. Sürekli.
2. Bir şeyden artan miktar.
3. Öteki.Bediz :TürkçeErkek1. Süs, bezek, nakış.
2. Resim, heykel, şekil.Beder :TürkçeKız1. Süs, bezek.
2. Nakış, kumaş nakışı.Bediz :TürkçeKız1. Süs, bezek; nakış.
2. Resim, heykel, şekil.Bezek :TürkçeKız1. Süs, ziynet.
2. Bir yapıtı süsleyen motiflerden her biri.Buruk :TürkçeErkek1. Tadı kekre olan.
2. Alınmış, kırılmış, gücenmiş.
3. Aksak, topal, eğri basan.
4. Kapalı havuz.
5. Hortum, kasırga.Boz :TürkçeErkek1. Toprak rengi.
2. Yiğit.
3. Kin, düşmanlık.Bayram :TürkçeErkek1. Ulusal veya dinsel bakımdan önemi olan, kutlanan gün.
2. Sevinç, neşe.Basiret :ArapçaKız1. Uzağı görme, seziş, sezgi, uyanıklık.
2. Anlayış, kavrayış.Boysan :TürkçeErkek1. Uzun boylu, yakışıklı delikanlı.
2. Serbest.Baran :TürkçeErkek1. Varan, ulaşan.
2. Yüce, ulu.Barım :TürkçeErkek1. Varlık, servet, zenginlik.
2. İktidar.Bartu :TürkçeErkek1. Varlık, servet.
2. Varılacak yer, mesafe.Baykal :TürkçeErkek1. Yabani at.
2. Deniz.Basut :TürkçeErkek1. Yardım, arka.
2. Yardımcı.Bayezit :ArapçaErkek1. Yezit'in babası.
2. Çeşitli dönemlerde yaşamış Osmanlı şehzadelerinin ortak adı.Barkın :TürkçeErkek1. Yolculuk eden, yolcu, gezgin.
2. Kendisini yolundan hiçbir şeyin alıkoymadığı yolcu.Babayiğit :TürkçeErkek1. Yürekli kimse.
2. Bir girişimde kendine güvenebilecek durumda olan kimse.
3. Güçlü kuvvetli, korkusuz kimse.Behmen :FarsçaErkek1. Zeki, anlayışlı.
2. Tedbirli.Baybars :Türkçe+FarsçaErkek1. Zengin ve korkusuz kimse.
2. Bir tür kaplan.Bellek :TürkçeErkek1. Zihnin belleme ve anımsama yeteneği, gücü.
2. Bellenerek öğrenilen şey.
3. İşaret, iz.Baydu :TürkçeErkek1. “Zengindi, varlıklıydı“ anlamında kullanılan bir ad.
2. İlhanlı Devletinin hükümdarı.Bozok :TürkçeErkek24 Oğuz boyundan on ikisine verilen ad. Osmanoğulları bu boydan gelmiştir.Bedih :ArapçaErkekAçık, anlaşılır, ilk göze çarpan, ilk akla gelen.Bariz :ArapçaErkekAçık, gözle görülür, belirgin.Bitengül :Türkçe+FarsçaKızAçılmış gül gibi güzel olan.Beydaş :TürkçeErkekAdil, doğru.Balaz :TürkçeErkekAğaç, asma filizi, sürgün.Bozkır :TürkçeErkekAğaçsız ve susuz ova.Bilger :TürkçeErkekAkıllı, bilgili, bilge, bilgin.Bukay :TürkçeErkekAlçak, aşağı, kısa.Beytullah :ArapçaErkekAllah’ın evi, Kâbe.Bekâm :FarsçaErkekAmacına, isteğine kavuşmuş, erişmiş olan kimse.Baranbilge :TürkçeErkekAmacını elde eden bilge.Bulgunoyan :Türkçe+Moğ.ErkekAnlayışlı bey.Bulgucan :Türkçe+FarsçaErkekAnlayışlı kimse.Bulgubay :TürkçeErkekAnlayışlı zengin.Bergüzar :FarsçaKızAnmak için verilen armağan, hatıra, yadigâr.Bölükbaşı :TürkçeErkekAskerlikte takımlardan oluşan, üçü veya dördü bir tabur oluşturan ve öbür birliklerin temeli sayılan birliğin başı.Bekata :TürkçeErkekAtası bey olan kimse.Bulut :TürkçeErkekAtmosferdeki su damlacıkları ve buz taneciklerinin görülebilir yoğunluk kazanmasıyla oluşan, biçimleri, yükseklikleri ve yol açtıkları hava olaylarıyla birbirinden ayrılan yığınlar.Bakanay :TürkçeErkekAy gibi aydınlık saçan.Bedirnisa :ArapçaKızAy gibi güzel kadın.Benay :TürkçeKızAy gibi parlak olan kız.Biray :TürkçeErkekAy gibi tek, eşsiz.Baykır :TürkçeErkekAy ışığı.Başaydın :TürkçeErkekAydınların önde geleni.Bedir :ArapçaErkekAyın on dördüncü gecesi, dolunay.Boydaş :TürkçeErkekAynı boyda olan.Birsoy :TürkçeErkekAynı soydan olan kimse.Birkan :TürkçeErkekAynı soydan olan.Bağdagül :Farsça+TürkçeKızBağda olan gül.Bağışhan :TürkçeErkekBağışı seven hükümdar.Bağış :TürkçeErkekBağışlanan şey, yardım.Bahai :ArapçaErkekBahailik yanlısı kimse.Böğürtlen :TürkçeKızBahçe çitlerinde, yol kıyılarında kendiliğinden yetişen dikenli bir çalı ve bunun tadı mayhoş meyvesi.Bakırhan :TürkçeErkekBakır gibi işe yarayan hükümdar.Burçak :TürkçeErkekBaklagillerden, taneleri yem olarak kullanılan bir bitki.Balcan :Türkçe+FarsçaErkekBal gibi sevimli ve tatlı olan.Balbey :TürkçeErkekBal gibi tatlı olan bey.Balşeker :Türkçe+FarsçaKızBal gibi tatlı olan.Balhan :TürkçeErkekBal gibi tatlı ve cana yakın hükümdar.Baldemir :TürkçeErkekBal gibi tatlı ve sevimli olan yiğit.Balkoç :TürkçeErkekBal gibi tatlı ve sevimli yiğit.Balca :TürkçeKızBal gibi tatlı, sevimli olan.Baldan :TürkçeKızBal gibi tatlı, şirin ve güzel olan.Balbay :TürkçeErkekBal-bay.Banuhan :Farsça+TürkçeKızBanu-han.Barışcan :Türkçe+FarsçaErkekBarıştan yana olan kimse.Başman :TürkçeErkekBaş olan, ileri gelen, saygın, önemli kimse.Başel :TürkçeErkekBaş ve el.Başargan :TürkçeErkekBaşarılı olan.Bozay :TürkçeErkekBaşkalarına yararı az olan kimse.Bidayet :ArapçaKızBaşlama, başlangıç.Bayraktar :Türkçe+FarsçaErkekBayrağı taşıyan, bayrak taşımakla görevli kimse.Beşgül :Türkçe+FarsçaKızBeş tane gül.Beycan :Türkçe+FarsçaErkekBey gibi olan kimse.Beysan :TürkçeErkekBey gibi tanınmış olan.Beyhatun :TürkçeKızBey hanımı.Beykan :TürkçeErkekBey soylu olan kimse.Bilmen :TürkçeErkekBilen, anlayan, bilgili.Bilgehan :TürkçeErkekBilgili hükümdar.Bilgecan :Türkçe+FarsçaKızBilgili kimse.Bilgetürk :TürkçeErkekBilgili Türk.Bilgenur :Türkçe+ArapçaKızBilgili ve aydın kimse.Bilgekut :TürkçeErkekBilgili ve kutlu kimse.Bilgealp :TürkçeErkekBilgili yiğit.Bilgivar :TürkçeKızBilgili, bilen.Bilgen :TürkçeErkekBilgili, çok bilen.Bilen :TürkçeErkekBilgili, görgülü, anlayışlı.Bilir :TürkçeErkekBilgili, her şeyi bilen, anlayan, görgülü, kültürlü.Bilge :TürkçeErkekBilgili, iyi ahlaklı, olgun ve örnek kimse.Bilgebay :TürkçeErkekBilgili, varlıklı kimse.Bilgütay :TürkçeErkekBilgili.Bilgekan :TürkçeErkekBilgin soydan gelen kimse.Bilginur :Türkçe+ArapçaKızBilginin ışığı, bilginin aydınlığı.Bilginer :TürkçeErkekBilimsel bir konuda derin bilgisi olan kimse.Bilgin :TürkçeErkekBilimsel bir konuda derin bilgisi olan, âlim.Bindal :TürkçeErkekBin tane dal.Bingöl :TürkçeErkekBin tane göl.Bingül :Türkçe+FarsçaKızBin tane gül.Bingün :TürkçeKızBin tane gün.Binhan :TürkçeKızBin tane han.Binalp :TürkçeErkekBin yiğit.Biniz :TürkçeKızBinlerce iz.Belge :TürkçeErkekBir gerçeğe tanıklık eden yazı, fotoğraf, resim, film vb. vesika, doküman.Birgün :TürkçeKızBir gün.Bozdoğan :TürkçeErkekBir şahin türü.Barçın :TürkçeErkekBir tür ipekli kumaş.Bayrak :TürkçeErkekBir ulusun, bir topluluğun veya örgütün simgesi olarak kullanılan, belli bir rengi ve biçimi olan, genellikle dikdörtgen biçiminde kumaş.Birgül :Türkçe+FarsçaKızBiricik.Birgit :TürkçeErkekBirleşik, birleşmiş, birlik olmuş.Bağdaç :TürkçeErkekbk. BağdaşBağatur :TürkçeErkekbk. BahadırBaksı :TürkçeErkekbk. BahşıBalaman :TürkçeErkekbk. BalabanBarçak :TürkçeErkekbk. BalçakBalibey :TürkçeErkekbk. Balıbey.Barsbay :Farsça+TürkçeErkekbk. BarsbeyBaştemir :TürkçeErkekbk. BaşdemirBatıhan :TürkçeErkekbk. BatuhanBatır :TürkçeErkekbk. BaturBatıray :TürkçeErkekbk. BaturayBeybars :Türkçe+FarsçaErkekbk. BaybarsBeytemir :TürkçeErkekbk. BaydemirBeyazıt :ArapçaErkekbk. BayezitBayuk :TürkçeErkekbk. BayıkBeykara :TürkçeErkekbk. BaykaraBayın :TürkçeErkekbk. BaylanBayru :TürkçeErkekbk. BayrıBeytekin :TürkçeErkekbk. BaytekinBedis :TürkçeKızbk. BedizBegim :TürkçeKızbk. BegümBengü :TürkçeErkekbk. BengiBensu :TürkçeKızbk. BengisuBergin :TürkçeErkekbk. BerkinBerkmen :TürkçeErkekbk. BerkmanBetil :ArapçaKızbk. BetülBöğrek :TürkçeErkekbk. BeyrekBike :TürkçeKızbk. BigeBehin :FarsçaKızbk. BihinBeleda :TürkçeErkekbk. BiledaBilgü :TürkçeErkekbk. BilgiBilgün :TürkçeKızbk. BilginBirke :TürkçeKızbk. BirgeBoğaçhan :TürkçeErkekbk. BoğaçBüget :TürkçeErkekbk. BögetBöken :TürkçeErkekbk. BökeBolhan :TürkçeErkekbk. BolganBoray :TürkçeErkekbk. BorayBoztimur :TürkçeErkekbk. BozdemirBuminhan :TürkçeErkekbk. BuminBorakhan :Arapça+TürkçeErkekbk. BurakBürçin :TürkçeKızbk. BurçinBerran :ArapçaErkekbk. BürranBaşay :TürkçeErkekbk. İlkayBesen :TürkçeErkekbk. PesenBolat :FarsçaErkekbk. PolatBoyraz :Yun.Erkekbk. PoyrazBaysu :TürkçeErkekBol, bereketli, gür su.Berksu :TürkçeErkekBol, gür akan su.Borakan :TürkçeErkekBora-kan.Boynak :TürkçeErkekBoynu eğri.Boylu :TürkçeErkekBoyu uzun olan kimse.Bozat :TürkçeErkekBoz donlu at.Bozca :TürkçeErkekBoza benzeyen.Boztepe :TürkçeErkekBozkır olan yer.Bozokay :TürkçeErkekBozoklardan olan kimse.Büklüm :TürkçeErkekBükülmüş, kıvrılmış şeylerin oluşturduğu kat.Buluç :TürkçeErkekBulunan şey, buluş.Buluttekin :TürkçeErkekBulut gibi her yeri kaplayan bey.Bulutay :TürkçeErkekBulut ve ay.Başeğmez :TürkçeErkekBuyruk altına girmeyen.Buyrukata :TürkçeErkekBuyruk veren ata.Buyrukhan :TürkçeErkekBuyruk veren hükümdar.Buyrukalp :TürkçeErkekBuyruk veren yiğit.Buyrukbay :TürkçeErkekBuyruk veren zengin.Buyrukçu :TürkçeErkekBuyruk veren, emreden.Barbaros :TürkçeErkekBüyük Türk denizcisi, Barbaros Hayrettin Paşa'ya. (1467-1546) Avrupalılar tarafından verilen ve “Kızıl sakal“ anlamına gelen bir ad.Bedük :TürkçeErkekBüyük, yüce, gösterişli, önemli.Büte :FarsçaKızÇalılık.Boncuk :TürkçeKızCam, taş, sedef, tahta gibi şeylerden yapılan yuvarlak ve renkli süs tanesi.Babacan :Türkçe+FarsçaErkekCana yakın, olgun, güvenilir kimse.Bolcan :Türkçe+FarsçaErkekCanlı, hareketli, neşeli.Bican :FarsçaErkekCansız.Beybolat :Türkçe+FarsçaErkekÇelik gibi güçlü, saygın kimse.Bozer :TürkçeErkekCesur ve yiğit kimse.Boranalp :TürkçeErkekCesur, çevik yiğit.Bekbars :Türkçe+FarsçaErkekCesur, yiğit bey.Bozkan :TürkçeErkekCesur, yiğit, güçlü kimse.Baskak :TürkçeErkekCesur, yürekli.Buket :Fr.KızÇiçek demeti.Başçık :TürkçeKızÇiçeklerin erkek organlarında çiçek tozunu taşıyan torbacık.Binyaşar :TürkçeErkekÇocuğun uzun yaşaması dileğiyle verilen adlardandır.Beyza :ArapçaKızÇok beyaz, daha ak; çok temiz, lekesiz.Bilhan :TürkçeErkekÇok bilgili, çok bilen.Bozyiğit :TürkçeErkekÇok cesur ve yürekli olan yiğit.Bayrı :TürkçeErkekÇok eski zamanda var olmuş veya eskiden beri var olan, kadim.Belmen :TürkçeKızÇok güzel kadın.Binnaz :Türkçe+FarsçaKızÇok nazlı, cilveli.Binnur :Türkçe+ArapçaErkekÇok nurlu.Binışık :TürkçeErkekÇok parlak.Bircan :Türkçe+FarsçaErkekÇok sevimli, cana yakın.Binbay :TürkçeErkekÇok zengin kimse.Boranbay :TürkçeErkekÇok zengin, varlıklı.Badiye :ArapçaKızÇöl.Barkan :TürkçeErkekÇöllerde rüzgârın esme yönüne dikey doğrultuda oluşan, ay biçimindeki küçük kum kitlesi.Bihter :FarsçaKızDaha iyi, en iyi, pek iyi.Bozdeniz :TürkçeErkekDalgalı deniz.Beken :TürkçeKızDayanıklı, güçlü.Balıbey :TürkçeErkekDeğer verilen olgun bey.Bekdemir :TürkçeErkekDemir gibi sağlam ve güçlü olan kimse.Bozdemir :TürkçeErkekDemir gibi sağlam ve kuvvetli olan kimse.Bahir :ArapçaErkekDeniz.Bahriye :ArapçaKızDenizle ilgili olan.Bedrettin :ArapçaErkekDinin dolunayı.Bahattin :ArapçaErkekDinin güzelliği.Burhanettin :ArapçaErkekDinin kanıtı, ispatı.Beşarettin :ArapçaErkekDinin müjdesi.Bozçin :TürkçeKızDişi geyik.Bakır :TürkçeErkekDoğada serbest ve birleşik olarak bulunan kızıl renkli, kolay işlenir bir maden.Baykara :TürkçeErkekDoğan cinsinden bir kuş türü.Bekdil :TürkçeErkekDoğru sözlü, mert kimse.Beyzat :Türkçe+FarsçaErkekDoğuştan bey olan, soylu, asilzade.Baykam :TürkçeErkekDoktor, hekim.Bedirhan :Arapça+TürkçeErkekDolunay gibi güzel olan hükümdar.Bedri :ArapçaErkekDolunayla, ayın on dördü ile ilgili olan.Bezmiâlem :Farsça+ArapçaKızDünya meclisi, sohbet toplantısı.Baydoğan :TürkçeErkekDünyaya zengin olarak gelen, zengin doğan.Berrak :ArapçaKızDuru, temiz, aydınlık, açık.Besat :ArapçaErkekDüz yer, düzlük.Bengisu :TürkçeErkekEfsanelere göre içen kimseye ölümsüzlük sağladığına inanılan bir su, abıhayat.Bütün :TürkçeKızEksiksiz, tam.Bütün :TürkçeErkekEksiksiz, tüm.Berkel :TürkçeErkekEli güçlü olam kimse.Başağa :TürkçeErkekEn büyük ağa.Bihin :FarsçaKızEn iyi, çok iyi, seçkin.Bihterin :FarsçaKızEn iyi, pek iyi.Başkaynak :TürkçeErkekEn önemli kaynak, ilk kaynak.Başer :TürkçeErkekEn önemli kimse.Başhan :TürkçeErkekEn önemli, ileri gelen hükümdar.Buğra :TürkçeErkekErkek deve.Balıbaş :TürkçeErkekErmiş kimse.Bendeş :TürkçeErkekEş, benzer.Birtek :TürkçeKızEşi olmayan, çok sevilen, yegâne.Balamir :Türkçe+FarsçaErkekEski bir Türk kağanı.Börteçin :TürkçeErkekEski tarihçilere göre Türkleri Ergenekondan kurtaran demircinin adı.Başbuğ :TürkçeErkekEski Türklerde baş, başkan, komutan.Balbal :TürkçeErkekEski Türklerde kişinin anılması için mezarının veya bazı kurganların etrafına dikilen taş.Bayruhan :TürkçeErkekEskiden beri hükümdar olan kimse.Bayrubay :TürkçeErkekEskiden beri varlıklı olan kimse.Bayrualp :TürkçeErkekEskiden beri yiğit olan kimse.Börk :TürkçeErkekEskiden kullanılan, genellikle hayvan postundan yapılan başlık.Boyar :TürkçeErkekEskiden Tuna bölgesinde, Transilvanya’da ve Rusya’da soylulardan olan kimselere verilen unvan.Benazir :Farsça+ArapçaErkekEşsiz, tek olan.Bige :TürkçeKızEvlenmemiş, çocuğu olmamış kadın.Boransü :TürkçeErkekFırtına gibi asker.Boratav :Türkçe+FarsçaErkekFırtına gibi hızlı olan kimse.Boratay :TürkçeErkekFırtına gibi olan kimse.Bozbora :TürkçeErkekFırtına gibi sert ve kuvvetli olan.Borahan :TürkçeErkekFırtına gini hükümdar.Baybora :TürkçeErkekFırtına.Bayındır :TürkçeErkekGelişip güzelleşmesi, hayat şartlarının uygun duruma getirilmesi için üzerinde çalışılmış olan, bakımlı.Berna :FarsçaErkekGenç, körpe.Bora :TürkçeErkekGenellikle arkasından yağmur getiren sert ve şiddetli fırtına.Burçin :ErkekGeyik, dişi geyik.Bozkurt :TürkçeErkekGöktürk efsanelerinde yer alan kutsal hayvan.Basri :ArapçaErkekGörme ile ilgili olan.Babaç :TürkçeErkekGösterişli, heybetli.Basım :TürkçeErkekGüç, kuvvet.Buruktekin :TürkçeErkekGücenmiş, kırılmış şehzade.Burukbay :TürkçeErkekGücenmiş, kırılmış zengin kimse.Berkkan :TürkçeErkekGüçlü soydan gelen kimse.Berksan :TürkçeErkekGüçlü tanınan kimse.Bektürk :TürkçeErkekGüçlü Türk.Boğataş :TürkçeErkekGüçlü ve kuvvetli kimse.Bekbay :TürkçeErkekGüçlü ve varlıklı olan kimse.Baygüç :TürkçeErkekGüçlü ve zengin kimse.Berkant :TürkçeErkekGüçlü, bozulmaz yemin.Bektöre :TürkçeErkekGüçlü, değişmez töreleri olan, törelerine bağlıkimse.Binkan :TürkçeErkekGüçlü, kuvvetliBörübey :TürkçeErkekGüçlü, kuvvetli bey.Börükan :TürkçeErkekGüçlü, kuvvetli bir soydan gelem kimse.Börühan :TürkçeErkekGüçlü, kuvvetli hükümdar.Berksal :TürkçeErkekGüçlü, kuvvetli kimse.Boğatekin :TürkçeErkekGüçlü, kuvvetli şehzade.Bayduralp :TürkçeErkekGüçlü, kuvvetli, cesur olan yiğit.Baydur :TürkçeErkekGüçlü, kuvvetli, cesur.Boğatimur :TürkçeErkekGüçlü, kuvvetli.Berker :TürkçeErkekGüçlü, sağlam kişilikli kimse.Beker :TürkçeErkekGüçlü, yiğit kimse.Bestegül :FarsçaKızGül demeti.Badegül :FarsçaKızGül renkli şarap.Betigül :Türkçe+FarsçaKızGül yüzlü güzel.Besim :ArapçaErkekGüler yüzlü, güleç adam.Besime :ArapçaKızGüler yüzlü, güleç, neşeli kız.Besamet :ArapçaKızGüler yüzlülük, şenlik.Batı :TürkçeErkekGüneşin battığı yön.Birbenek :TürkçeKızGüzel kadın.Beğenç :TürkçeErkekGüzel veya çirkin yargısını verdiren duygu, beğenme.Baria :ArapçaKızGüzel, tam, mükemmel, üstün.Binzet :TürkçeKızGüzel, zarif.Behiye :ArapçaKızGüzel.Budun :TürkçeErkekHalk, kavim, ulus.Bürümcek :TürkçeKızHam ipekten dokunmuş ince bez.Birsel :Türkçe+ArapçaErkekHareketli, canlı.Baransel :Türkçe+ArapçaErkekHedefine ulaşan sel gibi olan.Baranalp :TürkçeErkekHedefine ulaşan yiğit.Berşe :TürkçeKızHep, bütün, çok.Barça :TürkçeErkekHepsi, tamamı.Başöz :TürkçeErkekHer şeyin en önemli olanı.Bükay :TürkçeErkekHilal.Bengühan :TürkçeKızHükümdarlığı sürekli olan.Binali :ArapçaErkekHz. Ali'nin oğlu.Burak :ArapçaErkekHz. Muhammed'in Miraç Gecesi'ndeki biniti.Başdemir :TürkçeErkekİleri gelen, saygın kimse.Buluş :TürkçeErkekİlk kez yeni bir şey yaratma, icat.Berge :TürkçeErkekİm, iz, eser.Beşer :ArapçaErkekİnsan, insanoğlu.Beliz :TürkçeKızİşaret, im, iz.Barik :ArapçaErkekIşıklı, parıltılı, parlak, parlayan.Bihan :FarsçaKızİyiler, iyi olanlar.Barlas :TürkçeErkekKahraman, savaşçı.Batırhan :TürkçeErkekKahraman, yiğit, cesur, bahadır hükümdar.Baturalp :TürkçeErkekKahraman, yiğit, cesur, bahadır kimse.Batur :TürkçeErkekKahraman, yiğit, cesur, bahadır.Börçek :TürkçeErkekKâkül, perçem, pürçek.Berke :TürkçeErkekKamçı.Bolkan :TürkçeErkekKanı bol, hareketli, yerinde duramayan.Burhan :ArapçaErkekKanıt, delil, ispat.Borkan :TürkçeErkekKanlı, canlı kimse.Babürşah :FarsçaErkekKaplan gibi şah.Babür :FarsçaErkekKaplan.Berfu :FarsçaKızKar tanesi.Berrin :ArapçaKızKarada yaşayan.Berfin :FarsçaErkekKardan, kar ile ilgili.Bürküt :TürkçeErkekKartal.Bulak :TürkçeErkekKaynak, pınar, çeşme.Bars :FarsçaErkekKedigillerden, genellikle Asya ve Afrika'nın sıcak bölgelerinde yaşayan, postu benekli, bazen de düz siyah, çevik, yırtıcı, etçil, memeli hayvan.Büran :FarsçaErkekKeskin, kesici.Boylan :TürkçeErkekKibirli, mağrur.Bedreka :FarsçaKızKılavuz, yol gösterici.Birten :Türkçe+FarsçaErkekKimseye bağımlı olmayan.Besalet :ArapçaErkekKorkusuzluk, yüreklilik; yararlılık.Baltaş :TürkçeErkekKüçük balta.Bürçe :TürkçeErkekKurt yavrusu.Başkut :TürkçeErkekKutlu, talihli kimse.Bozkaya :TürkçeErkekKuvetli, cesur, yürekli kimse.Boğahan :TürkçeErkekKuvvetli, cesur hükümdar.Bereket :ArapçaKızl. Bolluk, gürlük, ongunluk.
2. Yağmur.Budunalp :TürkçeErkekMilletin yiğidi.Beşaret :ArapçaErkekMüjde, muştu, iyi haber.Büşra :ArapçaKızMüjde, sevinçli haber.Bahtışen :Farsça+TürkçeKızMutlu, neşeli, talihli kimse.Bahtiyar :FarsçaKızMutlu.Betülay :Arapça+TürkçeKızNamuslu, iffetli, ay gibi güzel kadun.Birnaz :Türkçe+FarsçaKızNazlı, cilveli.Bermude :FarsçaKızNesne, şey.Benzer :TürkçeErkekNitelik, görünüş bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan.Bilgi :TürkçeErkekÖğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek.Berkok :TürkçeErkekOk gibi çevik ve güçlü olan kimse.Başok :TürkçeErkekOk gibi sivri olan, her işte ön plana çıkan kimse.Bolgan :TürkçeErkekOlan, bulunan.Bulgan :TürkçeErkekOlgun, bilgili, görgülü, hoşgörülü kimse.Beria :ArapçaKızOlgunluk ve güzelliğiyle akranlarından üstün olan sevgili, kadın.Bengisan :TürkçeErkekÖlümsüz adı olan.Başdoğan :TürkçeErkekÖnce doğan.Baştugay :TürkçeErkekÖnemli olan tugay.Başkara :TürkçeErkekÖnemli, saygın kimse.Buse :FarsçaKızÖpücük, öpme, öpüş.Bengitaş :TürkçeErkekOrhun anıtları.Bozlak :TürkçeErkekOrta ve Güney Anadolu'nun bazı bölgelerinde bir türkü ezgisi.Boydak :TürkçeErkekÖzgür, serbest.Berköz :TürkçeErkekÖzü güçlü kimse.Berktin :TürkçeErkekÖzü güçlü, sağlam olan kimse.Balkın :TürkçeKızParıldayan, parlak.Birnur :Türkçe+ArapçaKızParlak, güzel.Balatekin :TürkçeErkekPrens, şehzade çocuğu.Birtan :TürkçeErkekSabahın ilk aydınlığı gibi yakışıklı olan.Berktan :Türkçe+ArapçaErkekSabahın parlaklığı.Bekir :ArapçaErkekSabahları erken kalkmayı alışkanlık edinen kimse.Birçek :TürkçeKızSaç, kâkül, zülüf.Bertan :Farsça+TürkçeErkekŞafak yemişi.Berkay :TürkçeErkekSağlam ve güçlü kimse.Boztaş :TürkçeErkekSağlam ve kuvvetli olan kimse.Bekem :TürkçeErkekSağlam, dayanıklı, güçlü kimse.Basak :TürkçeErkekSağlam, dayanıklı.Berkün :TürkçeErkekSağlam, güçlü tanınmış kimse.Berkin :TürkçeErkekSağlam, güçlü, kuvvetli.Borataş :TürkçeErkekSağlam, kuvvetli ve fırtına gibi olan kimse.Bozerk :TürkçeErkekSağlamlık, kuvvetlilik.Baysungur :TürkçeErkekŞahin türünden yırtıcı bir kuş.Beyda :ArapçaErkekSahra, çöl.Beriye :ArapçaKızSalim, kurtulmuş, aklanmış, arı, temiz.Bade :FarsçaKızŞarap, içki.Balsarı :TürkçeKızSarışın.Bintuğ :TürkçeErkekSavaşçı, dövüşken.Bahadırhan :TürkçeErkekSavaşlarda gücü ve yılmazlığıyla üstünlük kazanan veya yiğitlik gösteren hükümdar.Bahadır :FarsçaErkekSavaşlarda gücü ve yılmazlığıyla üstünlük kazanan veya yiğitlik gösteren kimse.Birhan :TürkçeErkekSeçkin kimse.Behiç :ArapçaErkekŞen, güzel yüzlü kimse.Behice :ArapçaKızŞen, güzel, güler yüzlü ve şirin.Birşen :TürkçeErkekŞen, şakrak, mutlu.Başat :TürkçeErkekSertlik, zorluk bakımından üstün olan.Balın :TürkçeKızSevgili, sevilen.Behçet :ArapçaErkekSevinç.Berki :ArapçaErkekŞimşek gibi, parlak.Balkış :TürkçeErkekŞimşek.Beyhan :ArapçaErkekSır saklamayan, aklındakini ve yüreğindekini hemen söyleyen.Ballı :TürkçeKızŞirin, güzel, tatlı dilli.Balkız :TürkçeKızŞirin, tatlı, hoş kız.Benice :TürkçeKızSonsuz, ebedî.Bengigül :Türkçe+FarsçaKızSonsuza dek güzel olarak kalacak olan.Bengibay :TürkçeErkekSonsuza dek varlıklı olarak kalacak olan.Bengialp :TürkçeErkekSonsuza dek yiğit olarak kalacak olan.Bengi :TürkçeErkekSonu olmayan, hep kalacak olan, sonsuz, ebedî.Baytüzün :TürkçeErkekSoylu kişi.Başsoy :TürkçeErkekSoyu asil olan kimse.Bengisoy :TürkçeErkekSoyu sonsuza dek sürecek olan.Behzat :FarsçaErkekSoyu sopu temiz, doğuştan iyi, temiz kimse.Bahise :ArapçaKızSöz eden, bahseden.Büge :TürkçeErkekSu bendi, bent.Belkıs :ArapçaKızSüleyman Peygamber zamanındaki Saba melikesinin adı.Bakinaz :Arapça+FarsçaKızSürekli nazlanan, çok nazlı.Bozan :TürkçeErkekSürülmemiş tarla.Bilan :TürkçeErkekSüslü ve işlemeli kılıç kemeri.Bahtıser :Farsça+TürkçeKızTalihli, şanslı, iyi yazgılı olan.Bahtınur :Farsça+Türkçe+ArapçaKızTalihli, şanslı, yazgısı parlak olan.Belgin :TürkçeKızTam ve kesin olarak belirlenmiş olan, açık, anlaşılır, belirgin.Bellisan :TürkçeErkekTanınmış, ünlü kimse.Beksan :TürkçeErkekTanınmış, ünlü, saygın kimse.Bileda :TürkçeErkekTarihte, Atillâ'nın kardeşi. (434-445) yıllarında saltanat süren Hun Hükümdarı.Baler :TürkçeErkekTatlı dilli, cana yakın kimse.Birmen :TürkçeErkekTek olan, benzeri olmayan kimse.Birce :TürkçeErkekTek, eşsiz, biricik.Biricik :TürkçeKızTek, eşsiz, çok sevilen, benzeri olmayan.Bozkara :TürkçeErkekTeni esmer olan yiğit.Bozdağ :TürkçeErkekTepeleri dumanla kaplı olan dağ.Bender :FarsçaErkekTicaret limanı, iskele.Buğday :TürkçeKızTohumu ekmek yapımında kullanılan bitki ve aynı bitkinin başaktan ayrılmış tanesi.Beytöre :TürkçeErkekTörelere göre bey olmuş kimse.Başkur :TürkçeErkekTürk çadırlarının çevresindeki kanatları örten bölümlerin üst tarafına bağlanan ve 18 cm. kadar eni olan kuşak.Balatürk :TürkçeErkekTürk çocuğu.Baştürk :TürkçeErkekTürklerin önderi, lideri.Barak :TürkçeErkekTüylü, kıllı çuha, kebe.Büldan :ArapçaKızÜlkeler, şehirler, iller.Bayar :TürkçeErkekUlu, yüce, saygın, soylu kimse.Birsan :TürkçeErkekÜnlü, tanınmış.Batıbey :TürkçeErkekÜstün gelen, gücü yeten, galip olan bey.Batucem :Türkçe+FarsçaErkekÜstün gelen, gücü yeten, galip olan hükümdar.Batıcan :Türkçe+FarsçaErkekÜstün gelen, gücü yeten, galip olan kimse.Batıbay :TürkçeErkekÜstün gelen, gücü yeten, galip olan zengin.Batu :TürkçeErkekÜstün gelen, gücü yeten, galip.Baskan :TürkçeErkekÜstün gelme, yenme, zafer.Berter :FarsçaErkekÜstün, yüksek, nitelikli, değerli.Bidar :FarsçaKızUyanık, uyumayan, uykusuz.Boyer :TürkçeErkekUzun boylu olan kimse.Barlık :TürkçeErkekVarlık, zenginlik.Baysoy :TürkçeErkekVarlıklı soydan gelen kimse.Baykoca :TürkçeErkekVarlıklı, saygın kimse.Bitek :TürkçeErkekVerimli.Bulunç :TürkçeErkekVicdan.Bürkan :ArapçaErkekVolkan, yanardağ.Benli :TürkçeKızVücudunda ben bulunan.Benligül :Türkçe+FarsçaKızVücudunda ben olan güzel.Bozyel :TürkçeErkekYağmur getiren lodos rüzgârı.Borak :TürkçeErkekYağmurdan sonra toprağın üstünde oluşan tuzlu beyaz katman.Bağdaş :TürkçeErkekYakın arkadaş, dost.Bünyamin :İbr.ErkekYakup Peygamber'in en küçük oğlunun adı.Birgen :TürkçeKızYalnızlığa alışmış.Başarman :TürkçeErkekYaptığı işleri başarıyla sonuçlandıran kimse.Birdal :TürkçeErkekYardımsever.Baştaş :TürkçeErkekYaşıt, akran, kafadar, benzer.Bala :TürkçeErkekYavru, çocuk.Betik :TürkçeErkekYazılı olan şey, yazılmış, yapıt.Bozbala :TürkçeErkekYiğit delikanlı.Bozhan :TürkçeErkekYiğit hükümdar.Bozbey :TürkçeErkekYiğit ve cesur olan bey.Bozbay :TürkçeErkekYiğit ve delikanlı olan zengin kimse.Barsbey :Farsça+TürkçeErkekYiğit, cesur bey.Beygu :TürkçeErkekYırtıcı bir kuş.Balâbey :Farsça+TürkçeErkekYüce bey.Burçhan :Arapça+TürkçeErkekYüce, ulu, saygın hükümdar.Bayülken :TürkçeErkekYüce, yüksek, ulu zengin kişi.Balâ :FarsçaErkekYüksek, üst, yüce.Bülent :FarsçaErkekYüksek, yüce, ulu.Belma :FarsçaKızYumuşak, sakin, telaşsız kimse.Benal :TürkçeErkekYüzünde kırmızı benleri olan kimse.Baybek :TürkçeErkekZengin bey.Baykan :TürkçeErkekZengin bir soydan gelen kimse.Bayhun :TürkçeErkekZengin kimse.Baytekin :TürkçeErkekZengin prens, şehzade.Baytüze :TürkçeErkekZengin ve adaletli kimse.Baytimur :TürkçeErkekZengin ve güçlü kimse.Baysan :TürkçeErkekZengin ve tanınmış kimse.Baytok :TürkçeErkekZengin ve tok olan kimse.Bayhan :TürkçeErkekZengin ve varlıklı hükümdar.Baytugay :TürkçeErkekZengin ve varlıklı kimse.Baytaş :TürkçeErkekZengin ve varlıklı olan kimse.Baybörü :TürkçeErkekZengin ve yiğit olan kimse.Bayyiğit :TürkçeErkekZengin yiğit.Baybaş :TürkçeErkekZengin, ileri gelen, saygın kimse.Bayırhan :TürkçeErkekZengin, varlıklı hükümdar.Baycan :Türkçe+FarsçaErkekZengin, varlıklı kimse.Baykul :TürkçeErkekZengin, varlıklı kul.Baykurt :TürkçeErkekZengin, varlıklı saygın kimse.Bayça :TürkçeErkekZengin, varlıklı.Baykutay :TürkçeErkekZengin. talihli kimse.Başbay :TürkçeErkekZenginlerin önde geleni.Birant :TürkçeErkek“Ant iç, yemin et“ anlamında kullanılan bir ad.Binat :TürkçeErkek“Ata bin“ anlamında kullanılan bir ad.Bozbağ :Türkçe+FarsçaErkek“Bağı boz“ anlamında kullanılan bir ad.Balsan :TürkçeErkek“Bal gibi tatlısın“ anlamında kullanılan bir ad.Balım :TürkçeErkek“Balım, tatlım, güzelim“ anlamında kullanılan bir ad.Benol :TürkçeErkek“Ben işte oyum“ anlamında kullanılan bir ad.Bennur :Türkçe+ArapçaKız“Ben nur gibi parlak ve güzelim“ anlamında kullanılan bir ad.Bener :TürkçeErkek“Ben yiğitim“ anlamında kullanılan bir ad.Benian :TürkçeKız“Beni anımsa“ anlamında kullanılan bir ad.Beykal :TürkçeErkek“Beyliğini sürüdür“ anlamında kullanılan bir ad.Bilbaşar :TürkçeErkek“Bil ve başar“ anlamında kullanılan bir ad.Biltaş :TürkçeErkek“Bil ve coşkunluk yap“ anlamında kullanılan bir ad.Bilsay :TürkçeErkek“Bil ve say“ anlamında kullanılan bir ad.Bilsev :TürkçeKız“Bil ve sev“ anlamında kullanılan bir ad.Bilyap :TürkçeErkek“Bilerek yap“ anlamında kullanılan bir ad.Bilgiser :TürkçeKız“Bilgi ortaya koy“ anlamında kullanılan bir ad.Bilsin :TürkçeKız“Bilsin, tanısın“ anlamında kullanılan bir ad.Binay :TürkçeErkek“Bin ay“ “ anlamında kullanılan bir ad.Biner :TürkçeErkek“Bin tane erkek“ anlamında kullanılan bir ad.Binan :TürkçeErkek“Bin ve an“ “ anlamında kullanılan bir ad.Binbaşar :TürkçeErkek“Bin ve başar“ anlamında kullanılan bir ad.Binal :TürkçeErkek“Bindikten sonra al“ anlamında kullanılan bir ad.Başar :TürkçeErkek“Bir işi istenilen biçimde bitir“ anlamında kullanılan bir ad.Biran :TürkçeErkek“Bir kez olsun hatırla“ anlamında kullanılan bir ad.Birim :TürkçeKız“Bir tanem, sevdiğim, biriciğim“ anlamında kullanılan bir ad.Biriz :TürkçeErkek“Birlikteyiz, beraberiz“ anlamında kullanılan bir ad.Bentürk :TürkçeErkek“Bm Türküm“ anlamında kullanılan mi ad.Boysal :TürkçeErkek“Boyun uzasın, uzun boylu ol“ anlamında kullanılan bir ad.Bugül :Türkçe+FarsçaKız“Bu, gül kadar güzeldir“ anlamında kullanılan bir ad.Biltay :TürkçeErkek“Bunu bil“ anlamında kullanılan bir ad.Başal :TürkçeErkek“En yükseğe çık, yüksel“ anlamında kullanılan bir ad.Bilay :TürkçeErkek“Ey ay gibi güzel ve parlak olan, bunu bil!“ anlamında kullanılan bir ad.Bilnur :Türkçe+ArapçaErkek“Ey aydın kimse, bunu bil!“ anlamında kullanılan bir ad.Bilbay :TürkçeErkek“Ey varlıklı kimse, bunu bil!“ anlamında kullanılan bir ad.Berksay :TürkçeErkek“Güçlü olarak kabul et“ anlamında kullanılan bir ad.Berkol :TürkçeErkek“Güçlü, dayanıklı ol“ anlamında kullanılan bir ad.Bengül :Türkçe+FarsçaKız“Gül gibi güzelim“ anlamında kullanılan bir ad.Başkal :TürkçeErkek“Her zaman önder ol, önderliğin sürsün“ anlamında kullanılan bir ad.Berkan :TürkçeErkek“İyice hatırla“ anlamında kullanılan bir ad.Beysun :TürkçeKız“Kendini bey olarak göster“ anlamında kullanılan bir ad.Berksun :TürkçeErkek“Kendini sağlam ve güçlü olarak göster“ anlamında kullanılan bir ad.Budunal :TürkçeErkek“Milletini sev“ anlamında kullanılan bir ad.Benşen :TürkçeErkek“Mutluyum, şenim“ anlamında kullanılan bir ad.Başol :TürkçeErkek“Önder ol, lider ol“ anlamında kullanılan bir ad.Berkal :TürkçeErkek“Sağlam, güçlü ol“ anlamında kullanılan bir ad.Bilsen :TürkçeErkek“Sen bil“ anlamında kullanılan bir ad.Bağlan :TürkçeKız“Sev, sevdiğine bağlı kal“ anlamında kullanılan bir ad.Bilender :TürkçeErkek“Seyrek olarak bil“ anlamında kullanılan bir ad.Bezen :TürkçeKız“Süslen, ziynetlen“ anlamında kullanılan bir ad.Birol :TürkçeErkek“Tek ol, biricik ol“ anlamına kullanılan bir ad.Birsen :TürkçeErkek“Teksin, biriciksin“ anlamında kullanılan bir ad.Birsin :TürkçeErkek“Teksin, eşsizsin“ anlamında kullanılan bir ad.Birben :TürkçeKız“Yalnızca ben“ anlamında kullanılan bir ad.Bayol :TürkçeErkek“Zengin ve varlıklı ol“ anlamında kullanılan bir ad.Baykor :TürkçeErkek“Zengin, varlıklı bir duruma getirir“ anlamında kullanılan bir ad.

SON EKLENENLER
GÜNÜN AYETİ
"Oysaki sizi de yaptığınız şeyleri de Allah yaratmıştır."
(SÂFFÂT - 96)
ÖZLÜ SÖZLER
  • Ezeli ervahta nur-u Muhammedi ile beraber olmaya halvetilik denir.
  • Adem "ben hata yaptım beni bağışla " dedi, İblis ise" beni sen azdırdın" dedi ya sen!... sen ne diyorsun?
  • Edep, söz dinlemek ve gönle sahip olmaktır.
  • Güzelliğin zekatı iffet ve edeptir. (Hz. Ali)
  • Zeynel Abidin oğlu Muhammed Bakır'a "Ey oğul, fasıklarla cimrilerle yalancılarla sıla-i rahimi terk edenlerle arkadaşlık etme." diye buyurmuştur.
  • Kemalatın bir ölçüsü de halden şikayet etmemektir.
  • En güzel keramet gönlü masivadan arındırmaktır.
  • Alem-i Berzah insanın kendisidir.
  • Zahir ve batının karşılığı aşk-ı sübhandır.
  • Mutaşabih ayetler ledünidir.
  • Ölüm ve cehennem korkusu Hak'ka dost olmayanlar içindir.
  • Şartlanmalardan ve önyargılardan arınmadan kimse masum olamaz.
  • Uzlaşmak için bahane arayan düşman zıtlaşmak için bahane arayan dosttan daha iyidir.
  • Baki hakikatler fani merkezli inşa edilemez.
  • Her zorluğun çözümü sevgidir.
  • Allah var gayrı yok sevgi var dert yok.
  • Allah de ötesini bırak.
  • Sorunları erteleyen ve örten değil çözüm üretip sorunları çözen olmalıyız.
  • Kişinin irfanı kemalatı nispetinde şeytanı da nefsinin şiddetinde olur.
  • Kötü huylardan kurtulmanın en keskin yolu ilahi aşka yanmaktır.
  • Mücevherden sarraf olan anlar, başkası bilemez. Ne fark eder kör için elmas da bir, cam da bir. Eğer sana bakan kör ise sakın sen kendini cam sanma.(Mevlana)
  • Kendini oldum ve doğru zannedenler kendileri gibi düşünmeyenlerden rahatsız olurlar.
  • Eflatun'a dediler ki "Ne kadar çok çalışıyorsun". O da dedi ki "hayır ben sevdiğim işi yapıyorum"
  • Allah kuluna sevdirdiği her işi kuluna kolaylaştırır.
  • Kurtuluş hidayete tabi olanlar içindir. Selam olsun hidayete tabi olanlara.
  • Tevhid-i Ef-al meratibi ihvanın kendi gerçeğine seyir haritasıdır.
  • Kişi ilk önce kendisinin arifi olacak ki Rabbinin arifi olabilsin.
  • İnanmak başka şey, teslim ve tabii olmak başka şeydir.
  • Kalıcı dostluklar edinin.
  • İhvan gibi yaşa, gerisine karışma.
  • Mutlu insan başkalarının mutluluğu için yaşayandır.
  • İslam dini istişare esaslıdır.
  • Allah için affet, Allah için paylaş.
  • İhvanlığını işine göre değil, işini ihvanlığına göre ayarlayacaksın.
  • Kul, iradesini Allah’a teslim edendir.
  • Hakk'ı hatırladığımız unuttuğumuzdan fazla olsun.
  • "Olacağım" diyene engel yok, "olmayacağım" diyene bahane çok.
  • Ben merkezli değil, biz merkezli olun.
  • Dervişçe yaşamak, tevhitçe yaşamaktır.
  • Yaptığınızı azimle yapın, hırs ile yapmayın.
  • Kullukta devamlılık esastır.
  • Önce emin insan olmalıyız.
  • Derviş, halinden belli olmalıdır.
  • Beşeriyet kemalâtın hammaddesidir.
  • Mükemmeliyet istikamette daim olmaktır.
  • İnsanın cismi arza, ruhaniyeti semaya mensuptur.
  • Yaradılış farziyetimiz hakkı bilmektir.
  • Hakk'ı tanımanın ön şartı Resulûllah’ı tanımaktır.
  • İnsanın sırrında Allah’ın sonsuzluğu vardır.
  • Kulluğa bahane yok değer üreteceksiniz.
  • Şikayet, Mevla’ya hürmetsizliktir.
  • Kulluk adına yapmadıklarımıza hiçbir bahane geçerli olmayacak.
  • Bu âleme kavga için gelmedik.
  • Telkin öncelikle bizim nefsimize olmalıdır.
  • İnsan, Allah’ın sırrı Allah da insanın sırrıdır.
  • Varlığımızın sebebi zuhuru, Cenab-ı Resulûllah’tır.
  • Kullukta teslimiyet “Rağmen” olmalıdır.
  • Kazası olmayan tek şey hayatımızdır.
  • Sevgi dışındaki bütün hallerde zorluk vardır.
  • Nefsinde mevsimi hazan olanın, gönül mevsimi bahar, Ahireti bayram olur.
  • Hayat yaşamak, yaşamaksa sevmektir.
  • En güzel keramet istikamet üzere olmaktır.
  • Kişinin Rabbini tanıması için kendini tanıması lazım.
  • Hakk’ı ancak Mirat-ı Muhammet’ten görebiliriz.
  • İnsanı Hakk’ta sonsuzlaştıran ve yaşatan, sevgidir.
  • Sevgi bütün yaratılanların varoluş mayasıdır.
  • Sevgisiz olan her mekân ve mahâl mundardır.
  • Sevgi Allah için yanmak ve olmaktır.
  • Allah’ın ve Resulullah’ın sevgisi ile yanmayan gönül hamdır, ahlâttır.
  • Hakikat ehlinin sermayesi aşk-ı sübhandır.
  • Talepte kararlılık, kararlılıkta da sabır esastır.
  • Sabır, sadrın genişliği kadardır. Sadır genişliği ise; kabulümüz, sevgimiz kadardır.
  • Kamil insan demek;Bütün duygularda,düşüncede ruhta olgunlaşmış insan demektir.,
  • Dervişân, Mürşidinin eşiğinde sadık olduğu sürece, farkında olsa da olmasa da tekamül halindedir.
  • Kim ki Allah’ı ciddiye almaz ise; Allah o kimseyi ciddiye almaz.
  • Hakkı görmeyen gözler amadır.
  • Gayret olmadan kişinin ulaşacağı hiçbir âliyet olamaz.
  • Kendi gerçeğimize yol bulmak için arz üzerinde var olan bütün mevcudiyetten istifade edeceğiz.
  • Bu fırsat âleminin bir tekrarı daha yoktur.
  • Hiçbir oluşum kendi halinde, kendi başına müstakil değildir.
  • İhvan isek bir iddianın sahibiyiz demektir.
  • İhvanın kemâlâtı, olgunluğu, karşılaşmış olduğu olumsuz tecellilere verdiği tepkilerle ölçülür.
  • Kişi muhatabı ve müdahili olmadığı hiçbir meselenin şahidi olamaz.
  • Herkes kazanımlarını kayıplarını tespit etsin ki şuurlu bir hayat yaşayabilsin.
  • Birebir uyarılar insanı daha çok uyandırır.
  • Bütün canlılara dostça yakın olmalıyız.
  • Tekâmül için her anı yeniden yaşamak , her anın yeniden talibi olmak zorundayız.
  • Gayret etmeyen kişiden Kâmil insan olmaz.
  • Ehl-i talip bu Kâinatın özelidir, özetidir.
  • Kul, hizmeti kadardır. Kul, sevgisi kadardır, Kul hoş görebildiği kadardır. Kul feragat edebildiği kadardır. Kul paylaşabildiği kadardır.
  • Ehl-i ihvan’ın sevgisi Rabbi’nin sevgisi, meşguliyeti Rabbi’nin meşguliyeti olmalıdır.
  • Her an Rabbi ile meşgul olanın, muhatabı Rabbi olur.
  • Güzel bakmalı, güzel konuşmalı, güzel dinlemeliyiz.
  • Hayırları geciktirdiğimiz zaman şerre dönüşür. Şerleri geciktirdiğimiz zaman hayra dönüşür.
  • İhvanın irşad olmasının ön şartı teslimiyattır.
  • İlmen yâkinlik; bilmek ve kabul etmektir.
  • İhvan telkin edileni yaşadıktan sonra Hakkel yâkina ulaşır.
  • Kul, Rabbini ne kadar ciddiye alırsa, Rabbi’de onu o kadar ciddiye alır.
  • Rahman’ın sevgilisi olmak gönlü cenab-ı Resulullah’a yönetmek ve tabi olmakla orantılıdır.
  • İhvan, kendi özünde kâmil duruşa ulaşırsa, onda bir değil de nice esmanın açılımı, nice sıfatın inkişaf ve izhariyeti yaşanacaktır.
  • Dünkü gibi konuşan, dünkü gibi anlayan, dünkü gibi yaşayanın anı ve akibeti hüsrandır.
  • Ehli gönül olan, ,Resulullah’a ve Ehli Beyt’egönül veren Ehl-i İhvan’ın seyr-i sülüğü nefis merkezli akıl ile değil gönül merkezli akıl iledir.
  • İhvan, hayırda ve şerde damlayı derya mesafesinde görecek kadar Rabbini önemseyen olmalıdır.
  • Hakka vuslat, ancak aşk- sübhân ile olur.
  • Aşığın, sevgisinin sancısıyla uykularının kaçması lazım ki, orada aşktan söz edilebilsin.
  • Hayatla zıtlaşan değil hayatla uzlaşan olmalıyız.
  • Eğer kişi yarışacaksa hayırda yarışsın selâmda, yarışsın, paylaşmada hoş görüde affetmede yarışsın.
  • Kişi tercihinin neticesini yaşar.
  • İnsan, sevebildiği kadar, değer üretebildiği kadar insandır.
  • İhvan, arif olmalı ve gönlünü bütün olumsuzluklardan arındırmalıdır.
  • Herkes yaptıklarının neticesini yaşayacak.
  • Biz kulluğumuzu her gün yeniden yenilemeliyiz.
  • Üstünlük ancak takva ile sevgi iledir.
  • Allah hiçbir zaman abes ile iştigal etmez.
  • Her işte bizim için hikmet ve hayır vardır.
  • Ehl-i ihvan hiçbir zaman olumsuzluk adına hesap yapmamalıdır.
  • Herkesin şeytanı, Cebrail’i, Mikail’i, İsrafil’i ve Azrail’i kendisiyle beraberdir.
  • Ehl-i ihvan demek arif olan, Hakk'a eren demektir.
  • Sevginin tezahürü ibadettir.
  • Eğer inanıyor, iman ediyor, seviyorsanız, yap denileni yapacak ve aksatmayacaksınız.
  • Sevenin ne gecesi ne gündüzü ne yorgunluğu ne bahanesi ne de mazereti olur.
  • Karşılaştığımız zorlukların tamamı tekâmül için ikrarımızı ispat içindir.
  • Bu âlem teşbih, tespit, tenzih, takdis ve şahadet âlemidir.
  • İnsanın Hak katında kadri, kıymeti sevgisi kadardır.
  • İnsan, yaşadığı zorluklar aşabildiği engeller kadar insandır.
  • Hiç zorluk, acı çekmeden, uğraş ve çaba sarf etmeden kimsenin başarıya ulaştığı görülmemiştir.
  • Hepimiz Allah’ın Resulûllah’ın ve Ehlibeyt’in aşkından muhabbetinden istifade edip Hakk’ta bakileşebilecek yetilere sahibiz.
  • İnsan, asliyeti kendisine unutturulmuş varlıktır.
  • Müsemmâ ehli olan için, isimler değişşe de asliyet değişmez.
  • Hiçbir güzelliği kendimize mal etmeden, bütün güzellikleri Rabbimizden bilmeliyiz.
  • Herkesin imtihanı iddiası kadar olur. Yani iddiası büyük olanın, imtihanı da büyük olur.
  • Kâinat, insan için, insana hizmet için halk edilmiştir.
  • Hayatın tamamı, kulluğun ve dostluğun talimidir.
  • Kişi bilgisinde değil yaşantısında kâmil insan olur.
  • Bizim yaşadıklarımız; tercihlerimizin, taleplerimizin ve dualarımızın neticesidir.
  • Mezheplerin farklı olması, dünya iklimlerinin, ırkların ve kültürlerin farklı olmasındandır.
  • İrfan mekteplerinin temelde aynı, detaylarda farklı farklı olması insanların, meşreplerinin farklı farklı olmasındandır.
  • Kimi takva ile kimi zikrullah ile, kimi hizmet ile, kimi de ibadet ile Hak rızasına ulaşmak ve kâmil insan olmak arzusundadır.
  • Din adına zıtlaşmalar, taraflaşmalar ve tefrikalar çıkarmak Rahman’ın ve Kuran’ın reddettiği duruşlardır.
  • Elin eksiğiyle uğraşan, kendi eksiğini hiçbir zaman göremez.
  • Biz bu âleme eksik tespit zabıtalığına gönderilmedik.
  • Âşık; mâşûkunu hususiyetle geceleyin, en çok yalnızlık halindeyken düşünür.
  • Geceleri ve seher vakti çok özeldir.
  • Dostluğun ilk şartı sevmektir. Fakat çıkarsız beklentisiz sevmektir.
  • Dost olmak, dostun her türlü yüküne katlanmaktır.
  • Bizim için yaşamak bir gündür, o da bugündür.
  • Kulluk adına yapmamız gereken ne varsa sabırla ve ihlâsla yapmalıyız.
  • Hak katında gıdalanmanın birinci esası, âdab-ı Muhammediye ve hakıkati Mahmudiye ile kıyam durmaktır.
  • Biz eyvallah tacını, ‘sensin’ tacını başımızdan, hiçlik hırkasını da eğnimizden hiçbir zaman çıkartmayacağız.
  • Bir damlanın hiçliğe ulaşması, onun deryaya düşmesiyle olur.
  • Bize ulaşan her tecellinin, Mevlâ'dan olduğunun bilincinde olalım ve rıza gösterelim.
  • Sakın tecellilerden kahreden, kederlenen olmayalım.
  • Tecellilerden şikayetçi olmak, kulun Rabbine olan saygısızlığıdır.
  • İhvan, hangi tecelli içinde olursa olsun, mutlaka güzel düşünmeli ve güzel değerlendirmelidir.
  • Edep ve âdap dışında nefes almayalım.
  • Biz, Cenâb-ı Resûlullah’ın vitrini olmalıyız.
  • Bütün nimetler ve âliyetler, gayret ve hizmet iledir.
  • Biz hangi hali yaşıyorsak bizim için hayırdır ve hikmetlidir.
  • Hikmete tabi olanlar hikmet ehli olurlar.
  • "Senin için Ya Rabbi" zevkiyle hayatı yaşayalım.
  • Huzur, ancak tevhid ile aşk ile sevgi ile Allah’a ve Resûlun’e yönelmek iledir.
  • Güzel ahlâk ve sevgi insanlığın omurgasıdır.
  • Her gününü son gün, her namazını son namaz, her muhabbetini son muhabbet gibi kabul eden kişinin yaşantısı Ehl-i ihvanca olur.
  • Büyük laf etmemeye çalışalım.Tevazu sahibi olalım.
  • Ehl-i Beyt olmak, hem nesebi hem de mezhebidir.
  • Ehl-i Beyt, Kur’an’ın ete kemiğe bürünmüş halidir.
  • Yaptığımız her şey kulluğumuzu ispat edercesine olmalıdır.
  • Halkı memnun etmek için Hakk'ı incitmeyelim.
  • Kemalat, hissedilen ilk nefesten son nefese kadar sadece Allah ve Resûl’u için say ve gayret etmektir.
  • Tevhid-i Ef-al hakikatin zübdesi, tevhidin nüvesidir.
  • Kullukta edebi olmayanın Hak’ta izzet bulması mümkün olamaz.
  • Hikmetleri seyretmenin tek şartı, tecellilere karşı sabırlı olmaktır.
  • Kişi yaşamış olduğu imtihanları aşabildiği kadar tekâmül etmiş olur.
  • Aslında bize zor gelen tecelliler, bizim için ikramdır.
  • Kulluğun esasında yap denileni yapıp sonucuna da razı olmak vardır.
  • Bütün kâinat, kişinin kendi hakikatine misaldir.
  • Öncelediğimiz Allah ve Resûl’u olmalı. Ertelediğimiz ise nefsimizin arzu ve istekleri olmalıdır..
  • Dervişi tekâmül ettirecek olan iştiyakı, kendine olan telkini, ve gayretindeki kararlılığıdır.
  • Her günü yaşamak, her günü diğer günden farklı bir alana taşımak için biz bugünün talebesiyiz.
  • Hatasını kabul edip hatasından dönen kul hayırlı kuldur.
  • Hedefi olmayanın istikameti de olmaz.
  • İhvan ne dünle ne de yarınla zaman kaybedecek sadece anını ve gününü değerlendirecek.
  • İhvanlık, halde örnek olmaktır.
  • Aile yaşantımızla, tecellilere olan tepkilerimizle, kişilerle olan ünsiyetimizle, her halimizle hele hele de ibadete olan düşkünlüğümüzle fark edilmeliyiz.
  • Cenab-ı Resûlullah’ın tezahür etmediği hiçbir mekân, Hak katında şerefli olamaz.
  • İbadet etmenin hoşnutluğunu yaşarken bu hoşnutluğu, ibadet etmeyenlere karşı bir üstünlük saymadan fail Allah'tır zevkiyle yaşamalıyız.
  • Kıyas, şeytani sıfatlardandır.
  • Karşımızda gördüğümüz eksikliği önce kendimizde tetkik etmeliyiz.
  • Hiç kimse kendi gerçeğine olan seyrine mürşitsiz yol bulamaz.
  • Baki olabilmenin, sonsuzluğa ulaşabilmenin tek şartı; Hak ile Hak olmak Hak’ta ölüp Hak’ta dirilmektir.
  • Hayata ders veren değil de hayattan ders alan talip olmalıyız.
  • Anlayan ve öğrenen olmalıyız.
  • Anladığını genişleten, hayatına uyarlayan olmalıyız.
  • Tasavvuf önce şeriat-ı Muhammediye ile yaşanır.Sonra hakikat-ı Mahmûdiye ile hikmetler talim edilir.
  • Bir meselenin görevlisi olmak ayrı şeydir, gönüllüsü olmak ayrı şeydir.
  • Ehl-i ihvanla konuşularak halledilmeyecek hiçbir mesele olmamalıdır.
  • Hak dostları bir araya geldikleri zaman bakışmaları bile muhabbettir.
  • İhvanlığın dört ana esası vardır; ihlas, şecaat, cesaret ve cömertliktir.
  • Hayatın tamamında, her adımda, her bir nefeste; bir tuzak, bir imtihan vardır.
  • Gönül, Rahman ile coşarsa; kişi karşılaştığı her türlü tecelliye sabır ve tefekkür ile mukavemet gösterir.
  • İhvan, ne Dünya ne de ahiret beklentisi olmaksızın kulluğunu fi-sebilillah yaşamalıdır.
  • Kur’ân'ı öğrenmeye, okumaya, okutmaya, anlamaya ve yaşamaya çalışalım.
  • İslam, yap denileni yapmak; yapma denilenden uzak durmaktır.
  • Kulluğunu yarına erteleyenin Allah sevgisi yeterli değildir.
  • Tekâmül etmek için sürekli gayret halinde olmalıyız.
  • İnsana olan sevgisizlik Allah’a olan sevgisizliktir.
  • Allah’a vuslat ancak Aşk-ı sübhan ile olur.
  • Hak’ta bâki olabilmek için kayıtsız şartsız teslim olmalıyız.
  • Dilimizde zikrullah ile gönlümüzde her daim muhabbetullah ile inşa olmaya çalışmalıyız.
  • Şeriatın ihlâl olduğu yerde hakikat olmaz.
  • Her türlü tecelliden istifade edecek kadar arif,hiçbir zorluktan yılmayacak kadar da dirayetli olalım.
  • Arif olan baktığı her zerreden, karşılaştığı her tecelliden kendisine istikamet arar.
  • Ehl-i ihvan hatasında ve günahında ısrar etmeyen ve tövbesinde aceleci davranandır.
  • Âşık maşukundan gelen cefalardan haz duymazsa gerçek aşık olamaz.
  • Kendisindeki gayrilikten arınan insan için dışarıda ve içeride gayri olan hiçbir şey kalmaz.
  • Kişinin samimiyeti, sadakati ve sevgisi ona istikamet verir.
  • Bizden istenilen öncelikle safiyet, samimiyet ve sadakattir.
  • Ehl-i ihvan öyle bir kristalize olacak, safiyet kazanacak, kendi benliğinden öyle bir sıyrılıp latifleşecek, şeffaflaşacak, kendine ait bir renk zan düşünce ve duygu kalmayacak ki Allah’ın boyasıyla boyansın yani Resûlullah’ın haliyle hallenmiş olsun.
  • Gayret, kulluğun esasıdır.
  • Biz bildiklerimizle amel edelim. Bilmediklerimiz, bize bildirilecektir.
  • Her Ehl-i ihvan bulunduğu cemiyette fark edilmelidir.
  • Bizim sabrımıza, bize kötülük yapanların şahitlik etmesi lazım.
  • Asli maksadımız, nefsimizi ve Rabbimizi tanımaktır.
  • Gayret etmeyen kişiden kâmil insan olmaz.
  • İhvan, kendi hakikatine seyri sülük ederken hem dünyasını hem de ukbâsını saadete erdirmiş olur.
  • Muhabbetimiz Resûlullah’ın ve Ehl-i Beyt’in muhabbeti, davamız Hak davası olsun.
  • Eğer insan Rahman’ın aynası olacaksa yansıtıcılığının çok net,arı ve duru olması lazımdır.
  • Eğer bir olumsuzlukla, zorlukla karşılaşıyorsak, bu bizim olumsuzluluğumuzdandır.
  • Arz ve semada her ne olursa insan ile ilişkilidir.
  • Sözümüzün ilk müşterisi kendi kulağımız olmalıdır.
  • İslâm şahitlik ile başlar, şuhut ile yaşanır. Ve yine şahitlik ile kemal bulur.
  • Hangi başarı vardır ki uğraşsız gayretsiz ve gönülsüz zuhura gelsin.
  • Aşığın ölümü Hakk’ta vuslat, sonsuzluğa uyanmak ve sonsuzluğu yaşamak olur.
  • Artık etrafımızla ve kendimizle olan kavgamızı bitirip, sevgiyle nefes almanın gayretinde olmalıyız.
  • Kişinin kararlılığı tecellilere gösterdiği mukavemeti kadardır.
  • Aşık hep maşukundan söz etsinler, hep ondan konuşsunlar ister; zaten gayrı şeyler aşığı rahatsız eder.
  • Kişi mutmain olmadıkça kulluğunda, dostluğunda hep hüsrandadır.
  • Cemal aşıkları için gayri olan her şey haramdır.
  • Zikrin esası namazdır, muhabbetullahdır.
  • İhvan, hayatın tamamında Rahman’ın iradesi altında yaşamaya dikkat ve özen göstermelidir.
  • Her şeye rağmen seveceğiz
  • Her şeye rağmen hizmette gayretli olacağız
  • Kulluk, içinde Rabbi'nden başkasını bulundurmayan, gayrilerden boşalmış hiçlik makamıdır.
  • Hayatın ve kulluğun emanetçisi olduğumuzu, bu emaneti taşımamız ve ehline teslim etmemiz gerektiğini hatırdan çıkartmamalıyız.
  • Hayatı hep Hakkça yaşamanın gayretinde olmalıyız.
  • Hayat, bizi kullukta belirli bir kıvama taşımak içindir.
  • Kendine gafil olan, Allah’a arif olamaz.
  • Her varlık Hakk'tandır ve Hak ile kaimdir.
  • Bütün masivalardan arınmak, “ölmezden önce ölmek” Hak’ta ebed olmak; olağanüstü bir azim ve gayret ister.
  • Kişinin kararlılığı, cesareti, azmi ve sevgisi bir arada tekmil olursa; kişinin önünde aşamayacağı engel ve mâni olmaz.
  • Talibin âli ve en yüce değerlere ulaşabilmesi, Allah ve Resûlu’ne olan muhabbeti, sevgisi ile orantılıdır.
  • Hedefimiz ve gayemiz, bugün tevhid noktasında Allah’ı Resulullah’ı ve Ehl-i Beyt’i dünden daha farklı idrak etmek ve yaşamaktır.
  • Tevhid adına bize yapılan teklifatın tamamını yaşamak, bizi kendimize döndürmek ve kendi hakikatimizle tanıştırmak içindir.
  • Tevhid meratiplerindeki yaşam talimlerinin tamamı, bizi kendi ruh derinliğimizdeki iç potansiyelimizden istifade ettirmek adınadır.
  • İhvanın bilip, yapmak isteyip de yapamamasının sebebi kendisinde yetersiz olan kararlılığı, gayreti ve talebidir.
  • Cenab-ı Resûlullah’ın tezahür etmediği hiçbir mekân, mükerrem ve münevver olamaz.
  • Hiç kimse kendi gerçeğine olan seyrinde mürşitsiz yol kat edemez.
  • Kulluk adına yaşanılacak ne kadar âli değerler varsa, bunların tamamı ancak mürşid-i kâmilin nezaretinde ve refakatinde yaşanılabilir.
  • Bâki olabilmenin, sonsuzluğa ulaşabilmenin tek şartı; Hak ile Hak olmak, Hakk’ta ölüp Hakk’ta dirilmektir.
  • Yaşadığımız ne tür olumsuzluk olursa olsun, bizim hedefimize olan iştiyâkımızı arttırmalıdır.
  • Her türlü olumluluk ve olumsuzluktan istifade eden olalım.
  • Ehl-i ihvan hiçbir zaman olumsuzluk adına hesap yapmamalıdır.
  • İhvan, kendisini yargılayan, kendisini öz eleştiriye açık tutan ve kendini kemâle taşıyan olmalıdır.
  • İhvan, ancak telkin edilen hikmetli sözleri, hadisleri ve ayetleri yaşantısına uyarlayarak gayretinde istikamet bulabilir.
  • Kim hidayeti dilerse hidayete ulaşacak; kim hidayete ulaşmak istemezse Rahmân da ona hidayet etmeyecek.
  • İnancı olmayanın istikameti olmaz.
  • İnsan-ı asli Allah’ın aynasıdır.
  • Nurun olduğu yerde zulüm, dinin olduğu yerde kin, sevginin olduğu yerde nefret olmaz.
  • Ehl-i ihvan demek arif olan gerçeklere eren demektir.
  • Herkes tercihinden yönelişinden meyil ve rızasından sorumludur.
  • Nimete ulaşmak için mutlaka hizmete talip olmalıyız.
  • İhvan düşünmekle, keşfetmekle ve gayret ile kemâlat bulur.
  • “Rabbim” diyen için zaten zorluk yoktur.
  • Hedefi olmayanın istikameti de olmaz.
  • İslam, aslen teslim olmak ve selamet bulmaktır.
NAMAZ VAKİTLERİ