11 Şubat 2026
24 Şaban 1447
halveti
MENÜ
SOHBETLER HAZRET-İ MUHAMMED'IN
(S.A.V) HAYATI
SEVGİLİ PEYGAMBERİM KUR'AN-I KERİM İLMİHAL İSLAM VE TOPLUM 40 HADİS HADİS-İ ŞERİFLER OSMANLICA SÖZLÜK RÜYA TABİRLERİ BEBEK İSİMLERİ ABDÜLKADİR BİLGİLİ
(SEBATİ) DİVANI
NİYAZİ MISRİ DİVANI HİKMETLİ SÖZLER KUR'AN-I KERİM ÖĞRENİYORUM KUR'AN-I KERİM (SESLİ ve YAZILI) SESLİ ARŞİV İLAHİLER KVKK ve GİZLİLİK POLİTİKASI
İSLAM ve TASAVVUF
TASAVVUFUN TARİFLERİ TASAVVUFUN DOĞUŞU TASAVVUFUN ANADOLU'YA GİRİŞİ HALVETİLİĞİN TARİHİ HALVETİLİĞİN TARİHİ GELİŞİMİ HALVETİLİĞİN TÜRK TOPLUMUNDAKİ YERİ HALVETİYYE SİLSİLESİ PİRLERİMİZİN HAYATLARI MEHMET ALİ İŞTİP (VAHDETİ) ABDÜLKADİR BİLGİLİ (SEBATİ) İBRAHİM GÜLMEZ(KANÂATÎ)
EHLİ - BEYT
EHL-İ BEYT KİMDİR? EHL-İ BEYTİ SEVMEK
RESÛLULLAH'I SEVMEKTİR
EHL-İ BEYT EMANETİ RESÛLULLAH'TIR EHL-İ BEYTİN HALİ NUH'UN GEMİSİ GİBİDİR EHL-İ BEYT OLMAK HEM NESEBİ HEMDE MEZHEBİDİR
ONİKİ İMAMLAR
HZ. İMAM ALİ K.A.V RA HZ. İMAM HASAN-I (MÜCTEBA) HZ. İMAM HÜSEYİN-İ (KERBELA) HZ. İMAM ZEYNEL ABİDİN HZ. İMAM MUHAMMED BAKIR HZ. İMAM CAFER-İ SADIK HZ. İMAM MUSA-İ KAZIM HZ. İMAM ALİYYUL RIZA HZ. İMAM MUHAMMED CEVAD (TAKİ) HZ. İMAM ALİ HADİ (NAKİ) HZ. İMAM HASAN’UL ASKERİ HZ. İMAM MUHAMMED MEHDİ






S harfiyle başlayan erkek bebek isimleri


KIZ BEBEK İSİMLERİ ERKEK BEBEK İSİMLERİ

A B C D E F G H I J K L M N O P R S T U V Y Z

İsimKökeniCinsiyetAnlamı
Saadettin :ArapçaErkek1. Dinin mutluluğu.
2. Dini uğurlu, kutlu kılan.
Saba :ArapçaErkek1. Gün doğusundan esen hafif rüzgâr.
2. Musikide bir makam.
Sabah :ArapçaErkekGündüzün ilk saatleri, günün başlangıcı.
Sabahattin :ArapçaErkekDinin güzelliği.
Sabar :TürkçeErkek1. Döven, vuran.
2. Bir Türk boyu.
Sabbar :ArapçaErkekÇok sabırlı.
Sabih :ArapçaErkekGüzel, şirin.
Sabir :ArapçaErkekDayanan, sabreden.
Sabit :ArapçaErkek1. Değişmeyen, kımıldamayan.
2. Kanıtlanmış, anlaşılmış.
Sabri :ArapçaErkekSabırlı, sabreden.
Sabur :ArapçaErkek1. Çok sabırlı.
2. Tanrı adlarındandır.
Sabutay :Moğ.Erkekbk. Subutay
Sacit :ArapçaErkekSecde eden, alnını yere koyan.
Sada :ArapçaErkekbk. Seda
Sadak :TürkçeErkek1. Ok koymaya yarayan meşin torba.
2. Sabah yeli.
Sadakat :ArapçaErkekDostluk, içten bağlılık, doğruluk, vefalılık.
Sadettin :ArapçaErkekbk. Saadettin
Sadık :ArapçaErkekİçten bağlı, doğru, gerçek dost.
Sadi :ArapçaErkekMutlul, uğurlu.
Sadir :ArapçaErkekSadır olan, ortaya çıkan.
Sadrettin :ArapçaErkekDinin başı, önderi.
Sadri :ArapçaErkekGöğüsle ilgili, göğse ait.
Sadullah :ArapçaErkekTanrının kutlu, talihli kıldığı kimse.
Sadun :ArapçaErkekMübarek, kutlu, uğurlu.
Safa :ArapçaErkekbk. Sefa
Safder :Arapça +FarsçaErkekSaf yaran kimse.
Safer :Arapça +TürkçeErkekTemiz yürekli, dürüst kimse.
Saffet :ArapçaErkekSaflık, temizlik, arılık.
Safi :ArapçaErkekKatıksız, saf, arı.
Safiyüddin :ArapçaErkekDini temiz, dini pak olan kimse.
Safter :Arapça +FarsçaErkekbk. Safder
Sağan :TürkçeErkekHızlı uçan, uzun dar kanatlı küçük kuş.
Sağanak :TürkçeErkekŞiddetli ve kısa süreli yağmur.
Sağanalp :TürkçeErkekHerkese yararlı olan yiğit.
Sağbilge :TürkçeErkekHekim, doktor.
Sağbudun :TürkçeErkekİyi, temiz, sıcakkanlı halk.
Sağcan :Türkçe +FarsçaErkekSağlıklı kimse.
Sağdıç :TürkçeErkek1. Düğünde gelin veya güveye kılavuzluk eden kimse.
2. Dost, arkadaş.
Sağın :TürkçeErkek1. Serap.
2. Yanlışı, eksiği olmayan.
Sağınç :TürkçeErkekEmel, istek, amaç, düşünce.
Sağıt :TürkçeErkekSilah.
Sağlam :TürkçeErkek1. Sağlıklı.
2. Güvenilirlik.
3. Gerçek, inanılır.
Sağlamer :TürkçeErkek1. Sağlıklı kimse.
2. Güvenilir kimse.
Sağlar :TürkçeErkekSağ ve sağlıklı olanlar.
Sağlık :TürkçeErkek1. Hasta olmama durumu, esenlik.
2. Güvenilir, inanılır olma durumu.
Sağman :TürkçeErkek1. Sağlıklı kimse.
2. Eksiksiz, kusursuz, güvenilir kimse.
Sağun :TürkçeErkekSaygın, kutsal.
Sahabi :ArapçaErkekHz. Muhammed'i görmüş, birlikte bulunmuş kimse.
Sahil :ArapçaErkekDeniz, nehir, göl kıyısı.
Sahip :ArapçaErkek1. İye, sahip.
2. Koruyan gözeten.
3. Bir iş yapmış olan.
4. Herhangi bir niteliği olan.
Sahir :ArapçaErkek1. Geceleri uyumayan, uykusuz.
2. Büyücü
Saim :ArapçaErkekOruç tutan, oruçlu.
Saip :ArapçaErkek1. Yanlışlık yapmayan, yanlışsız, doğru.
2. Amaca, hedefe uygun.
3. Amaca ulaşan.
Sair :ArapçaErkekSeyreden, hareket eden, yürüyen.
Sait :ArapçaErkek1. Kutlu, uğurlu.
2. İbadet etmiş, Tanrıya karşı görevini yapmış kimse.
Sak :TürkçeErkekBilgili, akıllı, zeki, uyanık.
Saka :ArapçaErkek1. Evlere çeşmeden su taşıyan kimse.
2. Serçegillerden, başında ve boynunda kırmızı, sarı tüyler bulunan, güzel öttüğü için kafeste beslenen küçük bir kuş.
Sakın :TürkçeErkek“İhtiyatlı, temkinli ol, kendini koru“ anlamında kullanılan bir ad.
Sakıp :ArapçaErkek1. Parlak, ışıklı.
2. Delen, delik açan.
Saki :ArapçaErkek1. Su veren, su dağıtan.
2. Kadehle içki sunan.
Sakin :ArapçaErkek1. Durgun, dingin.
2. Sessiz, kendi hâlinde.
Sakman :TürkçeErkek1. Uyanık, akıllı kimse.
2. Sessiz, sakin kimse.
Sal :TürkçeErkek1. Bir tür ilkel ırmak veya deniz taşıtı.
2. Boy.
3. Yel, rüzgâr.
4. Büyük sarp kaya.
5. Kıyı, kenar.
Sala :TürkçeErkekSırayla ekimde, köyce ekime ayrılan yer.
Salâh :ArapçaErkek1. Düzelme, iyileşme, iyilik.
2. Barış.
3. Dine olan bağlılık.
Salâhattin :ArapçaErkekbk. Selâhattin
Salâhi :ArapçaErkekİyilikle, barışla ilgili.
Salan :TürkçeErkek1. Otlak, mera.
2. Dinlendirilen tarla, toprak.
Salâr :FarsçaErkekBaşkumandan, başbuğ, önder.
Salcan :Arapça +FarsçaErkekbk. Selcan
Saldam :TürkçeErkekCiddilik, ağırbaşlılık.
Salgur :TürkçeErkekSaldıran, saldırgan.
Salık :TürkçeErkek1. Haber, bilgi.
2. Tavsiye.
Salıkbey :TürkçeErkekTavsiye edilen bey.
Salih :ArapçaErkek1. Elverişli, iyi, uygun, yakışır.
2. Yetkisi, hakkı olan.
3. Dinin buyruklarına uygun harekette bulunan.
Salim :ArapçaErkek1. Sağ, salim, sağlıklı.
2. Eksiksiz, kusursuz.
3. Korkusuz, emin.
Salis :ArapçaErkekÜçüncü.
Salkın :TürkçeErkek1. Güneşsiz, serin.
2. Soğuk rüzgâr.
Salman :TürkçeErkekBaşıboş, serbest, özgür.
Saltan :TürkçeErkek1. Tek, yalnız.
2. Temiz, saf.
3. Yalnız başına giden.
Saltı :TürkçeErkekGezgin, yolculuk eden.
Saltık :TürkçeErkek1. Kendi başına var olan, bağımsız, koşulsuz, mutlak.
2. Salıverilmiş, bırakılmış, azat edilmiş, özgür.
Saltuk :TürkçeErkekbk. Saltık
Saltukalp :TürkçeErkekÖzgür yiğit.
Salur :TürkçeErkek1. Kılıç.
2. Oğuzların Üçok boyuna bağlı bir Türk kabilesi.
Salurbay :TürkçeErkekEli kılıç tutan bey.
Sâmân :FarsçaErkek1. Zenginlik.
2. Rahat, dinçlik.
3. Düzen.
Samet :ArapçaErkek1. Çok yüksek, ulu.
2. Kimseye ve hiçbir şeye muhtaç olmayan anlamında Tanrı adı.
Sami :ArapçaErkekYüksek, yüce.
Samih :ArapçaErkekCömert, eli açık.
Samim :ArapçaErkekÖz, asıl, iç, gönül.
Samimi :ArapçaErkekİçten, candan, gönülden.
Samin :ArapçaErkekSekizinci.
Samir :ArapçaErkekMeyve veren, meyveli.
Samur :ArapçaErkekDeğerli kürkü olan bir sansar türü.
Samuray :Arapça +TürkçeErkekSamur ve ay.
Samurtay :Arapça +TürkçeErkekSamur ve tay.
San :TürkçeErkek1. Dilek, istek, arzu.
2. Şöhret, ün.
3. Nişan, alamet, iz.
Sanaç :TürkçeErkekDağarcık.
Sanak :TürkçeErkek1. Kısa zaman, az süre.
2. Fikirsiz, düşüncesiz.
Sanal :TürkçeErkek“Adın duyulsun, ün kazan“ anlamında kullanılan bir ad.
Sanalp :TürkçeErkekÜnlü, meşhur yiğit.
Sanat :ArapçaErkek1. Bir duygunun, tasarının, güzelliğin anlatımında kullanılan yöntemlerin tümü veya bu anlatım sonucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılık.
2. Ustalık, hüner, beceri.
3. Yetenek.
Sanay :TürkçeErkekAy gibi güzel, ayı anımsatacak kadar güzel.
Sanbay :TürkçeErkekÜnlü, tanınmış, ün yapmış kimse.
Sanberk :TürkçeErkekGücüyle, kuvvetiyle tanınan kimse.
Sancak :TürkçeErkekAlay bayrağı.
Sancaktar :Türkçe +FarsçaErkekSancak taşıyan veya muhafaza eden kimse.
Sancar :TürkçeErkek1. Kısa kama.
2. Saplayan, batıran, yenen.
Sancarhan :TürkçeErkekYenen, üstün gelen hükümdar.
Sançar :TürkçeErkekbk. Sancar
Sanduç :TürkçeErkekBülbül.
Saner :TürkçeErkekÜnlü, tanınmış kimse.
Sani :ArapçaErkek1. Yapan, işleyen, meydana getiren.
2. Yaradan.
3. İkinci.
4. Tanrı adlarındandır.
Sanih :ArapçaErkekZihin ve düşüncede oluşup çıkan, fikre doğan.
Sanşın :TürkçeErkekErkek, yiğit.
Sanver :TürkçeErkek“Ünlendir, meşhur et, tanıt“ anlamında kullanılan bir ad.
Sar :ArapçaErkekSevindiren, sevinç veren.
Saraç :ArapçaErkekKoşum ve eyer takımları yapan, satan, işleyen veya süsleyen kimse.
Saral :TürkçeErkek“Çevresini kuşat“ anlamında kullanılan bir söz.
Saran :TürkçeErkek1. Kuşatan, çeviren.
2. Hasis, cimri.
Sarbek :TürkçeErkekSarışın bey.
Sargan :TürkçeErkek1. Çorak yerlerde biten bir ot.
2. Bir tür balık.
Sargın :TürkçeErkek1. Candan, içten, yürekten.
2. Çekici, cazibeli.
3. Kapalı, puslu hava.
4. İstekli, hevesli.
Sargınal :TürkçeErkek“Yürekten, candan al“ anlamında kullanılan bir ad.
Sargut :TürkçeErkekİhsan, bağış, ödül.
Sarıalp :TürkçeErkekSarışın yiğit.
Sarıbay :TürkçeErkekSarışın kimse.
Sarıca :TürkçeErkek1. Sarıyı andıran, sarıya yakın.
2. Yaban arısı.
Sarıçam :TürkçeErkekBir çam çeşidi.
Sarıhan :TürkçeErkekSarışın hükümdar.
Sarıkaya :TürkçeErkekGüçlü, kuvvetli sarışın kimse.
Sarim :ArapçaErkekKeskin, kesici.
Sarkan :TürkçeErkekKovan.
Sarp :TürkçeErkek1. Çetin, sert, şiddetli.
2. Dik, çıkılması ve geçilmesi güç.
Sarper :TürkçeErkekSert, güçlü erkek.
Sarphan :TürkçeErkekGüçlü, kuvvetli hükümdar.
Sarpkan :TürkçeErkekSert, güçlü soydan gelen.
Sarpkın :TürkçeErkekGüçlü, kuvvetli kimse.
Sart :TürkçeErkekTicaretle uğraşan, tüccar.
Sartık :TürkçeErkekAzat olunmuş, salıverilmiş, özgür.
Saru :TürkçeErkekSarışın.
Saruca :TürkçeErkekbk. Sarıca
Saruhan :TürkçeErkekbk. Sarıhan
Sarvan :FarsçaErkekDeve süren, deveci.
Satı :TürkçeErkekUzun ömürlü olması için doğumundan önce ermişlere adanan çocuk.
Sâtı :ArapçaErkekYükselip ortaya çıkan, yükselen.
Satıbey :TürkçeErkekKendisini adamış bey.
Satuk :TürkçeErkekbk. Satılmış
Satvet :ArapçaErkekEzici kuvvet, zorluluk.
Sav :TürkçeErkek1. Söz, haber, dedikodu.
2. İleri sürülerek savunulan düşünce.
3. Sağlam.
4. Şöhret, ün.
Sava :TürkçeErkek1. Haber.
2. Müjde.
Savacı :TürkçeErkek1. Haberci.
2. Müjde getiren.
3. Peygamber.
Savak :TürkçeErkek1. Geçimsiz, aksi, ters kimse.
2. Aptal, şaşkın.
3. Silah kabı.
4. Arklardaki küçük bentler.
Savaş :TürkçeErkek1. Silahlı çatışma.
2. Uğraşma, kavga, mücadele.
Savaşan :TürkçeErkekSavaşçı kimse.
Savaşkan :TürkçeErkekİyi savaşan kimse.
Savat :TürkçeErkekGümüş üstüne yapılan çizgiler, süsler.
Saver :TürkçeErkekSağlam, zinde, güçlü erkek.
Savgat :TürkçeErkekHediye, armağan, bahşiş, ihsan.
Savlet :ArapçaErkekŞiddetli saldırı, hücum.
Savni :ArapçaErkekKoruma, gözetme ile ilgili.
Savran :TürkçeErkek1. Deveci, devecibaşı.
2. Altın benzeri.
3. Merdiven.
Savtekin :TürkçeErkekÜnlü hükümdar.
Savtunç :TürkçeErkekSözünde duran kimse.
Savtur :TürkçeErkek“Sağlıklı kal, hoşça kal“ anlamında kullanılan bir ad.
Savun :TürkçeErkek1. “Karşı koy, kendini koru, müdafaa et“ anlamında kullanılan bir ad.
2. Şölen, ziyafet.
Say :TürkçeErkek1. Düz, tabaka biçiminde, ince yassı taş.
2. İri, büyük kaya.
3. Arkadaş
4. Su kaynağı.
5. Elçi.
Saya :TürkçeErkek1. Kundura yüzü.
2. Ağıl, ahır.
3. Anadolu’da çeşitli giysilerin ortak adı.
Sayan :TürkçeErkekSayar, saygılı, hürmet eden.
Saybay :TürkçeErkekSayılan, hürmet edilen bey.
Saydam :TürkçeErkek1. İçinden ışığın geçmesine ve arkasındaki şeylerin görülmesine engel olmayan nesne.
2. Parlak, ışıklı.
Saygı :TürkçeErkekDeğeri, üstünlüğü, yaşlılığı dolayısıyla bir kimseye karşı dikkatli özenli, ölçülü davranmaya neden olan sevgi duygusu.
Saygılı :TürkçeErkekSaygı duyan, saygı gösteren.
Saygın :TürkçeErkekSaygı gören, sayılan, hatırlı.
Saygun :TürkçeErkekbk. Saygın
Sayhan :TürkçeErkekSayılan, değer verilen hükümdar.
Sayıl :TürkçeErkek“Saygı gör, sözün dinlensin değerin artsın anlamında kullanılan bir ad.
Sayılbay :TürkçeErkekDeğerli, saygın kimse.
Sayılgan :TürkçeErkekSayılan, saygı duyulan kimse.
Sayım :TürkçeErkekSaygı gösteren, değer veren.
Sayın :TürkçeErkek1. Kendisine saygı gösterilen, seçkin, değerli.
2. Saygı belirtisi olarak konuşma ve yazışmalarda kişi adlarının önüne getirilen san.
Sayınberk :TürkçeErkekSaygıdeğer güçlü, kuvvetli kimse.
Sayınbey :TürkçeErkekDeğerli, saygın bey.
Sayıner :TürkçeErkekDeğerli, saygı duyulan kimse.
Saykal :TürkçeErkek“Her zaman değer ver, saygı göster“ anlamında kullanılan bir ad.
Saykut :ErkekUğurlu, kutlu, saygıdeğer kimse.
Saylam :TürkçeErkekSayılan, seçkin kimse.
Saylan :TürkçeErkekUçurum, yar.
Saylav :TürkçeErkek1. Seçim, seçme.
2. Seçilmiş.
3. Milletvekili.
Saylu :TürkçeErkekDeğerli, saygıdeğer kimse.
Sayman :TürkçeErkekHesap işleriyle uğraşan kimse.
Saymaner :TürkçeErkekbk. Sayman
Sayraç :TürkçeErkekÖten, cıvıldayan, şakıyan.
Sayrı :TürkçeErkekHasta.
Sayru :TürkçeErkekbk. Sayrı
Sayvan :TürkçeErkek1. Gölge yapan siper, şemsiye.
2. Üzüm kurutmak için yapılan çardak.
Sayyat :ArapçaErkekAvcı.
Sazak :TürkçeErkek1. Kuvvetli ve soğuk esen yel.
2. Soğuk yelle birlikte yağan hafif kar.
3. Bataklık, sazlık.
4. Küçük pınar, kaynak.
Sebahattin :ArapçaErkekbk. Sabahattin
Sebat :ArapçaErkek1. Yerinde durma, kımıldamama.
2. Sözünden, kararından vazgeçmeme.
Sebati :ArapçaErkek1. Sebatlık, sözünde, kararında durma.
2. Sebatlı, sözünde duran.
Sebih :ArapçaErkekYüzme, yüzüş.
Sebil :ArapçaErkek1. Yol, büyük cadde.
2. Su dağıtılan yer.
3. Hayır için parasız dağıtılan su.
Sebük :FarsçaErkek1. Hafif, yeğni.
2. Çabuk, hızlı.
3. Ağırbaşlı olmayan.
4. Sevgili, aziz.
Sebükalp :Farsça +TürkçeErkekHızlı, atak yiğit.
Sebüktekin :Fat. +TürkçeErkekHızlı, atak hükümdar.
Secahat :ArapçaErkekYumuşak huyluluk.
Seçen :TürkçeErkekİyiyi kötüden, güzeli çirkinden ayıran kimse.
Seçim :TürkçeErkekSeçme işi.
Seçkin :TürkçeErkekBenzerleri arasında niteliklerinin yüksekliğiyle göze çarpan, üstün, seçilen.
Seçkiner :TürkçeErkekÜstün, seçilmiş, beğenilen kimse.
Seçme :TürkçeErkekSeçilmiş, üstün.
Seçmeer :TürkçeErkekSeçilmiş, üstün kişi.
Seçmen :TürkçeErkekSeçme işini yapan, seçen.
Seçmener :TürkçeErkekSeçen kimse.
Seda :ArapçaErkek1. Ses.
2. Yankı.
Sedat :ArapçaErkek1. Doğruluk, hatasızlık.
2. Doğru ve haklı şey.
Sedit :ArapçaErkekDoğru, hak.
Sefa :ArapçaErkek1. Gönül rahatlığı, rahatlık, kaygısız ve sakin olma.
2. Eğlence, zevk, neşe.
Sefer :ArapçaErkek1. Yolculuk.
2. Savaş.
Seferî :ArapçaErkek1. Yolcu olan.
2. Savaş durumu.
Seğmen :TürkçeErkekBayram günlerinde, düğünlerde, törene yerli giysilerle, atlı ve silahlı olarak katılan yiğit.
Seha :ArapçaErkekCömertlik, el açıklığı.
Sehhar :ArapçaErkekBüyü gibi bir kuvvetle çeken, büyüleyici.
Sehi :FarsçaErkek1. Düz, doğru.
2. Fidan gibi boy.
Sehran :ArapçaErkekGeceleri uyanık duran.
Selâh :ArapçaErkekbk. Salâh
Selâhattin :ArapçaErkekDinine bağlı kimse.
Selâhi :ArapçaErkek1. Barış, rahatlık.
2. Sonu iyi ve hayırlı çıkma.
3. Esenleme.
Selâm :ArapçaErkek1. Barış, rahatlık.
2. Sonu iyi ve hayırlı çıkma.
Selâmet :ArapçaErkek1. Esenlik.
2.Her türlü korku, tasa ve tehlikeden uzak, güvenlik içinde olma.
3. Kurtulma, kurtuluş.
Selâmettin :ArapçaErkekDinin kurtuluşu.
Selâmi :ArapçaErkekİyilik, barış ve rahatlıkla ilgili.
Selâmullah :ArapçaErkekTanrı’nın selamı.
Selâtin :ArapçaErkekSultanlar.
Selcen :Arapça +FarsçaErkek1. Hareketli, coşkulu kimse.
2. İyi huylu ve maharetli.
Selçuk :TürkçeErkekGüzel konuşma yeteneği olan, uz dilli.
Selçuker :TürkçeErkekGüzel konuşan kimse.
Selçukkan :TürkçeErkekGüzel konuşanların soyundan gelen kimse..
Selek :TürkçeErkek1. Eli açık, cömert.
2. Düzensiz, savruk.
Selekman :TürkçeErkekCömert, eli açık kimse.
Selekmen :TürkçeErkekbk. Selekman
Selen :TürkçeErkek1. Müjde.
2. Varlık, bolluk.
Seler :Arapça +TürkçeErkekSel gibi coşkun, taşkın kimse.
Selgüç :Arapça +TürkçeErkekSel gibi güçlü kimse.
Selhan :Arapça +TürkçeErkekSel gibi coşkun, taşkın hükümdar.
Selışık :Arapça +TürkçeErkekIşık seli, aydınlık.
Selim :ArapçaErkekSağlam, kusursuz, doğru.
Selkan :Arapça +TürkçeErkekSel gibi coşkulu soydan gelen kimse.
Selman :ArapçaErkekBarış içinde bulunma, huzur, erinç.
Selmi :ArapçaErkekBarışla ilgili, barışçıl.
Selok :Arapça +TürkçeErkekSel gibi güçlü, ok gibi hızlı olan.
Selvi :FarsçaErkekbk. Servi
Selvihan :Farsça +TürkçeErkekSelvi gibi uzun boylu olan hükümdar.
Semahat :ArapçaErkekCömertlik, el açıklığı, iyilikseverlik.
Semai :ArapçaErkekbk. Semavi
Semavi :ArapçaErkek1. Gökle ilgili, göksel.
2. Tanrı'dan gelen, ilahî.
Semender :FarsçaErkek1. İran mitolojisine göre ateşten yaratılan ve ateşle yaşayan hayvan.
2. Uzun gövdeli dört bacaklı, kuyruklu kertenkeleye benzeyen bir hayvan.
Semir :ArapçaErkek1. Arkadaş.
2. Nitelikli.
3. Yamaç, dağ silsilesi.
Semiray :Arapça +TürkçeErkekNitelikli insan.
Semuh :ArapçaErkekÇok cömert, eli açık.
Sena :ArapçaErkek1. Övme, övüş.
2. Işık, şimşek parıltısı.
Senai :ArapçaErkek1. Övgü ile ilgili.
2. Işık, şimşek parıltısı ile ilgili.
Sencan :Türkçe +FarsçaErkek“Sen can kadar sevilensin“ anlamında kullanılan bir ad.
Sencer :TürkçeErkek1. Kale, istihkâm.
2. Büyük Selçuklu hükümdarı.
Sener :TürkçeErkek“Sen ersin, yiğit ve güçlüsün“ anlamında kullanılan bir ad..
Senger :FarsçaErkekSiper, istihkâm.
Senih :ArapçaErkekSüs, bezek.
Senol :TürkçeErkek“Her zaman değişmeden kal“ anlamında kullanılan bir ad.
Serad :Farsça +TürkçeErkek1. Adı başta olan.
2. Ünlü, meşhur.
Seralp :Farsça +TürkçeErkekBaş yiğit.
Serazat :FarsçaErkek1. Serbest, özgür.
2. Rahat, dertsiz.
Serbay :Farsça +TürkçeErkekÖnder, lider, başta gelen.
Serbülent :FarsçaErkekBaşı yüksek, yüce.
Sercan :FarsçaErkekSevgili, sevilen.
Sercihan :FarsçaErkekCihanın başı.
Serdal :Farsça +TürkçeErkekİleri gelen, önemli kişi.
Serdar :FarsçaErkekAskerin başı, kumandan, komutan.
Serdarhan :Farsça +TürkçeErkekKomutan olan hükümdar.
Serdengeçti :Farsça +TürkçeErkekFedai, akıncı yiğit.
Serdinç :Farsça +TürkçeErkekBaşı dinç, sakin, rahat, huzurlu.
Seren :TürkçeErkek1. Seren, yayan, döşeyen.
2. Yelkenli gemilerde üzerine dört köşe yelken açmak ve işaret kaldırmak için direğe yatay olarak bağlanan gönder.
Serener :TürkçeErkekSeren, yayan, döşeyen kimse.
Sergen :TürkçeErkek1. Raf.
2. Vitrin.
3. Tepelerdeki düzlük yerler.
4. Yorgun, perişan.
Sergin :TürkçeErkekbk. Sergen
Serhan :Farsça +TürkçeErkekBaş kağan, baş hükümdar.
Serhas :Far +ArapçaErkekSeçkin insanların önde geleni.
Serhat :Farsça +ArapçaErkekSınır, hudut.
Serhenk :FarsçaErkek1. Çavuş.
2. Türk müziğinde çok eski birleşik makam.
Serhun :FarsçaErkekAsil bir soydan gelen.
Serim :TürkçeErkek1. Serme işi.
2. Sabırlı.
3. Genellikle öykülerde başlangıç bölümüne verilen ad.
Serimer :TürkçeErkekSabırlı kimse.
Serin :TürkçeErkek1. Hafifçe soğuk.
2. Hoşgörülü, sabırlı.
Serkan :Farsça +TürkçeErkekAsil bir soydan gelen kimse.
Serkut :Farsça +TürkçeErkekMutlu, talihli, kutlu insan.
Sermet :ArapçaErkekSürekli ve sonsuz olma.
Serol :Farsça +TürkçeErkek“Önder ol, baş ol“ anlamında kullanılan bir ad.
Sertaç :Farsça +ArapçaErkekBaş tacı, çok sevilen, sayılan kimse.
Sertap :FarsçaErkekİnatçı, direngen, asi.
Sertel :TürkçeErkekKatı, sert, acımasız kimse.
Sertuğ :Farsça +TürkçeErkekPadişahların ve vezirlerin başlarına taktıkları başlıkların ön tarafında bulunan tüy veya püskül biçimindeki süs.
Server :FarsçaErkekBaş, başkan, reis, ulu.
Servet :ArapçaErkekZenginlik, varlık.
Servi :FarsçaErkek1. Akdeniz bölgesinde çok yetişen, yapraklarını dökmeyen, ince, uzun bir ağaç.
2. Uzun boylu.
Settar :ArapçaErkek1. Örten.
2. Ayıplan örten, bağışlayan anlamında Tanrı adı.
Sevan :TürkçeErkek“Severek hatırla“ anlamında kullanılan bir ad.
Sevay :TürkçeErkek“Güzel sev“ anlamında kullanılan bir ad.
Sevcan :Türkçe +FarsçaErkek“Gönülden sev“ anlamında kullanılan bir ad.
Seven :TürkçeErkekSevgi duyan, sevgi dolu kimse, tutkun, âşık.
Sevener :TürkçeErkekSevgi duyan kimse.
Sever :TürkçeErkekSevgi duyar, seven.
Sevgen :TürkçeErkekSeven, sevgi dolu olan.
Sevgideğer :TürkçeErkekSevilen, değer verilen kimse.
Sevgün :TürkçeErkek“Aydınlığı, ışık saçmayı sev“ anlamında kullanılan bir ad.
Sevgür :TürkçeErkekÇok seven.
Seviğ :TürkçeErkekSevgide üstün tutulan kimse.
Sevik :TürkçeErkek1. Dost, arkadaş.
2. Unutkan, saf kimse.
Sevin :TürkçeErkek“Sevinç duy, hep neşeli ve sevinçli ol“ anlamında kullanılan bir ad.
Sevinç :TürkçeErkekİstenilen şeye ulaşmaktan doğan büyük coşku, hoşnutluk duygusu.
Sevindik :TürkçeErkekOğlan çocuğu doğduunda konulan bir ad.
Sevkal :TürkçeErkek“Her zaman sev“ anlamında kullanılan bir ad.
Sevkan :TürkçeErkek“Sevmeye doy“ anlamında kullanılan bir ad.
Sevüktekin :TürkçeErkekÇok sevilen, tek tutulan kimse.
Seyda :ArapçaErkekİleri gelen, seçkin.
Seydi :ArapçaErkekEfendiye yaraşır nitelikte olan kimse.
Seyfali :ArapçaErkekUlu kılıç.
Seyfettin :ArapçaErkekDinin kılıcı, dinin askeri.
Seyfi :ArapçaErkek1. Kılıçla ilgili, askerliğe ait.
2. Kılıç biçiminde.
3. Asker zümresi.
Seyfullah :ArapçaErkekAllah'ın kılıcı, askeri.
Seyhan :ArapçaErkekIrmaklar.
Seyhun :ArapçaErkekAkarsu.
Seyit :ArapçaErkek1. Bir topluluğun ileri gelen kişisi.
2. Hz. Muhammed´in soyundan olan kimse.
Seyithan :Arapça +TürkçeErkekİleri gelen hükümdar.
Seylân :ArapçaErkekAkma, akış.
Seymen :TürkçeErkekbk. Seğmen
Seyran :ArapçaErkekGezme, bakıp seyretme.
Sezai :FarsçaErkekUygun, yaraşır, münasip.
Sezal :TürkçeErkekSezgili kimse.
Sezek :TürkçeErkekDuygulu, hassas, anlayışlı.
Sezen :TürkçeErkekDuyan, hisseden, anlayan, sezgili.
Sezer :TürkçeErkekDuygulu, hisli, anlayışlı.
Sezgen :TürkçeErkekSezgili, hisseden, duyan.
Sezgi :TürkçeErkekSezme, anlama yeteneği, seziş.
Sezgin :TürkçeErkekSezme yeteneği olan, duygulu, anlayışlı.
Sezi :TürkçeErkekSezme yeteneği, sezgi.
Sezin :TürkçeErkekSezme, duyma, anlama.
Seziş :TürkçeErkekSezme işi, sezme yeteneği.
Sezmen :TürkçeErkekSezen, anlayan kimse.
Sıba :TürkçeErkek1. Düz.
2. Kaygan.
3. Kaynak.
4. Parlak.
5. Parlatılmış.
Sıdal :TürkçeErkek1. Güç, kuvvet, dayanıklılık.
2. Olgunlaşmaya, erginleşmeye başlayan.
3. Öfkeli, sinirli.
Sıdam :TürkçeErkekSade, yalın, düz, süssüz.
Sıdar :TürkçeErkekDayanıklı, metin.
Sıddık :ArapçaErkekHiç yalan söylemeyen, doğru konuşan, sözünün eri.
Sıdkı :ArapçaErkekİçi, yüreği temiz, doğru kimse.
Sığın :TürkçeErkek1. Bir tür geyik, karaca.
2. Kuş sürüsü.
3. Şehit düşülen yer.
4. Çok, bol.
5. Saldırı karşısında sinmiş kimse.
Sıla :ArapçaErkekDoğup büyüdüğü yere gidip ayrı kaldığı yakınlarına kavuşma.
Sılan :TürkçeErkekRahat, huzurlu.
Sılgın :TürkçeErkek1. Kırık dökük.
2. Dağınık.
3. Sıkıntılı, kederli.
4. Çekingen, gözü korkmuş.
Sıngın :TürkçeErkekÜrkek, çekinen.
Sıral :Arapça +TürkçeErkek“Sır olarak al, sır olarak sakla“ anlamında kullanılan bir ad.
Sıralp :Arapça +TürkçeErkekSır saklayan yiğit.
Sırat :ArapçaErkek1. Yol.
2. Cehennemin üzerinde kurulmuş olduğuna inanılan dar ve geçilmesi güç köprü.
Sırrı :ArapçaErkekSır saklamasını bilen kimse.
Sıtkı :ArapçaErkekbk. Sıdkı
Sıylı :TürkçeErkekSevimli.
Sıylıhan :TürkçeErkekSevimli, cana yakın hükümdar.
Simavi :FarsçaErkekYüz, çehre, beniz ile ilgili.
Sina :ArapçaErkek1. Arap Yarımadasının Mısır ile birleştiği yerde bir üçgen oluşturan yarımada.
2. Bu yarımadada bulunan ve Hz. Musa´ya Tanrı sözlerinin burada geldiğine inanılan dağ.
Sinan :ArapçaErkekMızrak, süngü.
Singin :TürkçeErkek1. Sıkılgan, mahcup
2. Saklanacak yer.
3. Kolayca sindirilebilen.
Sipahi :FarsçaErkekOsmanlı İmparatorluğu´nda tımar sahibi bir sınıf atlı asker.
Siper :FarsçaErkek1. Korunulacak, saklanılacak yer.
2. Kuytu yer.
3. Savaşta askerlerin girdiği, hedef olmadan ateş etmek için kazılan hendek.
Siracettin :ArapçaErkekDinin kandili, dinin verdiği aydınlık, ışık; ışıklandıran, aydınlatan.
Siraç :ArapçaErkekIşık, kandil, mum.
Sirer :Farsça +TürkçeErkekTok, doymuş kimse.
Siret :ArapçaErkek1. Bir kimsenin ahlakı, karakteri, kişiliği, davranışı.
2. Gidiş, tarz.
Sirmen :Farsça +TürkçeErkekGözü ve gönlü doymuş kimse.
Siyavuş :FarsçaErkekYağız atlı.
Siyret :ArapçaErkekbk. Siret
Som :Erkek1. İçi dolu olan, kaplama olmayan.
2. Katışıksız.
Somay :TürkçeErkekAy gibi kusursuz, eksiksiz olan kimse.
Somel :TürkçeErkekDoğru, katışıksız, güçlü eli olan kimse.
Somer :TürkçeErkekDoğru, güçlü kimse.
Sonad :TürkçeErkekSon çocuğa konulan bir ad.
Sonalp :TürkçeErkekSonuncu, son doğan yiğit.
Sonat :Fr.ErkekBir veya iki çalgı için yazılmış, üç veya dört bölümden oluşan müzik yapıtı.
Sonay :TürkçeErkekSon çocuk.
Sonbay :TürkçeErkekSonuncu, son doğan kimse.
Sondal :TürkçeErkekSon doğan çocuk.
Soner :TürkçeErkekSon doğan erkek çocuk.
Songun :TürkçeErkek1. Sonuncu, son olan.
2. Eğilim, yetenek.
Songur :TürkçeErkek1. Şahin.
2. Ağır, hantal.
Songurhan :TürkçeErkekŞahin gibi güçlü olan hükümdar.
Songurkan :TürkçeErkekŞahin gibi güçlü soydan gelen.
Sonsuz :TürkçeErkekSonu olmayan, sürecek olan, ebedî.
Sonuç :TürkçeErkek1. Bir olayın oluşturduğu başka bir olay veya durum.
2. Öz, özet.
Soral :TürkçeErkek“Sorup al“ anlamında kullanılan bir ad.
Sorguç :TürkçeErkek1. Kimi kuşların başlarında bulunan uzun tüylere verilen ad.
2. Tuğ.
3. Soru soran, sorgulayan.
Sorgun :TürkçeErkek1. Bir tür söğüt ağacı.
2. Sıkı, sert.
3. Çok uzun ve güzel saç.
Sorkun :TürkçeErkek1. Yüksek dağların sırt ve etekleri.
2. Dağlarda yetişen yabani söğüt.
Soyak :TürkçeErkekSoyu temiz, soylu.
Soyalp :TürkçeErkekYiğit soydan gelen kimse.
Soydan :TürkçeErkekSoylu bir aileden gelen, soylu.
Soydaner :TürkçeErkekSoylu kimse.
Soydaş :TürkçeErkekAynı soydan olan kimse.
Soydinç :TürkçeErkekDinç ve güçlü soydan gelen kimse.
Soydinçer :TürkçeErkekDinç bir soydan gelen kimse.
Soygüven :TürkçeErkekTanınmış soydan gelen kimse.
Soyhan :TürkçeErkekHan soyundan gelen kimse.
Soykal :TürkçeErkek“Her zaman soylu kal“ anlamında kullanılan bir ad..
Soykan :TürkçeErkekAsil, soylu kimse.
Soykurt :TürkçeErkekKurt gibi güçlü soydan gelen kimse.
Soykut :TürkçeErkekUğurlu, kutlu soydan gelen kimse.
Soylu :TürkçeErkekİyi tanınmış, köklü bir aileden gelen kimse.
Soylubey :TürkçeErkekİyi tanınmış, köklü bir aileden gelen bey.
Soyöz :TürkçeErkekÖzü soylu olan.
Soysal :TürkçeErkek“Soyun genişlesin, yayılsın“ anlamında kullanılan bir ad.
Soysaldı :TürkçeErkek“Soyu genişledi, tanındı“ anlamında kullanılan bir ad.
Soysaltürk :TürkçeErkekSoyu geniş olan Türk.
Soysan :TürkçeErkekTanınmış soydan olan kimse.
Soyselçuk :TürkçeErkekGüzel konuşma yeteneği olan, uz dilli bir soydan gelen kimse.
Soytekin :TürkçeErkekHükümdar soyundan gelen kimse.
Soyugür :TürkçeErkekGeniş, kalabalık soydan gelen kimse.
Soyupak :Türkçe +FarsçaErkekSoyu temiz, soylu kimse.
Soyurgal :TürkçeErkekİhsan, bağış, hediye, armağan.
Söğüt :TürkçeErkekSulak yerlerde yetişen bir ağaç.
Sökmen :TürkçeErkek1. Yiğitlere verilen san.
2. Selçuklulara bağlı Hasankeyf Artuklu Beyliği'nin kurucusunun adı.
Sökmener :TürkçeErkekYiğit kimse.
Sökmensü :TürkçeErkekYiğit asker, yiğit subay.
Sökmensüer :TürkçeErkekYiğit asker.
Sönmez :TürkçeErkekParlaklığını, ışığını hiç yitirmez, her zaman canlı.
Sönmezalp :TürkçeErkekParlaklığını, ışığını hiç yitirmez, her zaman canlı olan yiğit.
Sönmezay :TürkçeErkekParlaklığını, ışığını hiç yitirmez, her zaman canlı olan kimse.
Sözal :TürkçeErkek“Söz iste, konuş“ anlamında kullanılan bir ad.
Sözen :TürkçeErkekGüzel konuşan, söylev veren, hatip.
Sözmen :TürkçeErkekGüzel, etkili konuşan kimse.
Sözüsöz :ErkekSözünde duran.
Su :TürkçeErkekCanlıların yaşamında önemli bir yeri olan rengi, tadı, kokusu olmayan sıvı.
Sualp :TürkçeErkekDenizci yiğit.
Suat :ArapçaErkekMutlu.
Suavi :ArapçaErkekHerkesin işine koşan, yardım eden.
Suay :TürkçeErkekSu gibi saf ve temiz kimse.
Subaşı :Erkek1. Bir şehirde suyu dağıtımına ve şehrin su işlerine bakan kimse.
2. Çiftlik kâhyası.
Subay :TürkçeErkekSilahlı kuvvetlerde asteğmenden orgeneral veya oramirale kadar rütbedeki asker.
Subegi :TürkçeErkekAskerin başı, komutan.
Subhi :ArapçaErkekbk. Suphi
Subutay :Moğ.ErkekTarihte Cengiz Hanın ünlü Moğol generalinin adı.
Suca :TürkçeErkekUzun, düzgün boy.
Sudi :FarsçaErkekYararlı, faydalı, kazançlı.
Suhan :FarsçaErkekbk. Sühan
Suheyp :ArapçaErkekArkadaş, dost.
Suka :ArapçaErkekÇarşı adamı, esnaf.
Sukat :TürkçeErkekArmağan.
Sukuşu :TürkçeErkekSu kıyılarında yaşayan bir tür kuş.
Sulhi :ArapçaErkekBarışa özgü, barışla ilgili, barış.
Sultan :ArapçaErkek1. Padişah, hükümdar.
2. Hükümdar ailesinden olan kadınlara verilen ad.
3. Sevilen, beğenilen, baş tacı edilen.
Sumer :Erkekbk. Sümer
Sun :ArapçaErkek1. Yapma, yapış.
2. İş, yapıt.
3. Gün, etki.
4. T. Sunmak eyleminin emir biçimi.
Sunal :TürkçeErkekSunma, sunuş ile ilgili.
Sunalp :Arapça +TürkçeErkekGüçlü, etkili yiğit.
Sunar :TürkçeErkek“Saygılı bir biçimde verir, takdim eder“ anlamında kullanılan bir ad.
Sunay :Arapça +TürkçeErkekAy gibi parlak olan, parıltı veren.
Sunel :TürkçeErkek“El sun, ilgilen, yardım et“ anlamında kullanılan bir ad.
Suner :TürkçeErkekSunan, sunucu.
Sungu :TürkçeErkekArmağan, bağış, ihsan.
Sungur :TürkçeErkek1. Soğukkanlı, sakin kimse.
2. Akdoğan.
Sunguralp :TürkçeErkekSoğukkanlı ve doğan gibi güçlü yiğit.
Sungurbay :TürkçeErkekDoğan kuşu gibi güçlü kimse.
Sungurtekin :TürkçeErkekSoğukkanlı ve doğan gibi güçlü hükümdar.
Sunullah :ArapçaErkekTanrı'nın gücü, kudreti.
Suphi :ArapçaErkekSabah vaktiyle, şafak ile ilgili.
Suudi :ArapçaErkek1. Kutsal yıldızlarla ilgili.
2. Yükselme ile ilgili.
Suut :ArapçaErkek1. Kutsal sayılan yıldızlar.
2. Yukarı çıkma, yükselme.
Suyurgal :Moğ.Erkekbk. Soyurgal
Suyurgamış :TürkçeErkek1. Lütufta, ihsanda bulunan, bağış yapan kimse.
2. Acıyan, merhamet eden.
Suyurgan :Moğ.Erkek1. Bağışta, ihsanda bulunan.
2. Merhametli.
Suzi :FarsçaErkekYanan, tutuşan.
Sü :TürkçeErkek1. Asker, ordu.
2. Güç, kuvvet.
Süalp :TürkçeErkekGüçlü, yiğit asker.
Sübaş :TürkçeErkekbk. Sübaşı
Südaş :TürkçeErkekSilah arkadaşı.
Süel :TürkçeErkekEli güçlü olan kimse.
Süer :TürkçeErkekYiğit, güçlü kimse.
Süerdem :TürkçeErkekErdemli asker.
Süerden :TürkçeErkekTemiz, dürüst asker.
Süeren :TürkçeErkekGüçlü, kuvvetli yiğit.
Süergin :TürkçeErkekOlgun asker.
Süerkan :TürkçeErkekSoylu kandan gelen asker.
Süersan :TürkçeErkekYiğitliğiyle ünlü asker.
Süha :ArapçaErkekBüyükayı yıldız kümesinden en küçük yıldız.
Sühan :FarsçaErkekSöz, lakırtı.
Süheyl :ArapçaErkekGüney yarımküresinde yer alan parlak yıldız.
Sükan :TürkçeErkekYiğit, güçlü bir soydan gelen kimse.
Sükûti :ArapçaErkekSusmayı seven, az konuşan kimse.
Sülemiş :TürkçeErkekDüşmana karşı asker gönderen, savaş yapan.
Süleyman :İbr.Erkek1. Huzur, sükûn.
2. Kur’an-ı Kerim'de adı geçen peygamberlerden biri.
Sülü :TürkçeErkekSüleyman adının bozulmuş biçimi.
Sümer :ErkekIV. bin yılın ikinci yarısında Aşağı Mezopotamya´da yaşamış olan kavim.
Sümerkan :TürkçeErkekSümer soyundan gelen kimse.
Süngür :TürkçeErkekbk. Sungur
Süngütay :TürkçeErkekSüngü takmış, savaşmaya hazır kimse.
Sünter :TürkçeErkekKırmızı renkli, çavdara benzer bir tür sert buğday.
Süphan :ArapçaErkekDoğu Anadolu´da Van Gölü´nün kuzey kıyısındaki sönmüş volkanik dağ.
Süreyya :ArapçaErkekÜlker yıldızı.
Sürsoy :TürkçeErkek“Soyun sürsün, genişlesin“ anlamında kullanılan bir ad.
Süruri :ArapçaErkekSevinen, neşelenen.
Süvari :FarsçaErkek1. Atlı.
2. Gemi kaptanı.
Süyek :TürkçeErkekKemik.
Süzen :TürkçeErkekTopluca yapılan av.
Şaban :ArapçaErkekArabi ayların sekizincisi, ramazandan önce gelen ay.
Şad :FarsçaErkekMutlu, sevinçli.
Şadan :FarsçaErkekSevinçli, keyifli, hoşnut.
Şader :Farsça +TürkçeErkekSevinçli kimse.
Şadıman :FarsçaErkekSevinçli, neşeli.
Şadi :FarsçaErkekMemnunluk, sevinç, gönül ferahlığı.
Şafak :ArapçaErkekGüneş doğmadan az önce beliren aydınlık.
Şafi :ArapçaErkek1. Suçlunun bağışlanması için aracı olan kimse.
2. İyileştiren, şifa veren.
Şah :FarsçaErkekHükümdar.
Şahabettin :ArapçaErkekDinin yıldızı.
Şahadet :ArapçaErkekbk. Şehadet
Şahadettin :ArapçaErkekbk. Şehadettin
Şahamet :ArapçaErkekbk. Şehamet
Şahan :FarsçaErkekbk. Şahin
Şahap :ArapçaErkek1. Kıvılcım.
2. Akan yıldız.
3. Cesur, yürekli kimse.
Şahat :Farsça +TürkçeErkekGüçlü, güzel cins at, atların şahı.
Şahbaz :FarsçaErkek1. Bir cins iri ve beyaz doğan.
2. Yiğit, cesur, kahraman kimse.
3. Atılgan, becerikli kimse.
Şahbey :Farsça +TürkçeErkekÜstün nitelikli, saygın, yüce kimse.
Şahdar :FarsçaErkekDallı, budaklı ağaç.
Şahin :FarsçaErkekOldukça büyük boylu, yırtıcı kuş.
Şahinalp :Farsça +TürkçeErkekŞahin gibi güçlü, yiğit, cesur kimse.
Şahinbay :Farsça +TürkçeErkekŞahin gibi güçlü, yiğit kimse.
Şahinhan :Farsça +TürkçeErkekŞahin gibi güçlü, yiğit hükümdar.
Şahinkan :Farsça +TürkçeErkekYiğit soydan gelen, güçlü, kahraman kimse.
Şahinter :FarsçaErkekÇok yiğit, kahraman, şahin gibi kimse.
Şahistan :FarsçaErkekŞah ülkesi.
Şahittin :Farsça +ArapçaErkekDinlerin şahı, dinlerin en iyisi.
Şahlan :TürkçeErkekŞaha kalk; coş, kükre; parla, ışılda“ anlamlarında kullanılan bir ad.
Şahruh :Farsça +ArapçaErkekYüce ruhlu, görkemli, üstün kişilikli kimse.
Şahsüvar :FarsçaErkekİyi ata binen, yiğit kimse.
Şahvelet :Farsça +ArapçaErkekHükümdar çocuğu.
Şahzade :FarsçaErkekŞah oğlu, hükümdar çocuğu.
Şahzat :Farsça +ArapçaErkekSaygıdeğer kimse.
Şaik :ArapçaErkekİstekli, hevesli kimse.
Şair :ArapçaErkekŞiir yazan kimse, ozan.
Şakar :TürkçeErkek1. Şen, neşeli, şakrak.
2. Yiğit, cesur.
Şakir :ArapçaErkekŞükreden, durumundan memnun olan kimse.
Şamih :ArapçaErkek1. Yüksek, gösterişli.
2. Kibirli.
Şamil :ArapçaErkekİçine alan, kapsayan.
Şan :ArapçaErkekÜn, nam, şöhret.
Şanal :Arapça +TürkçeErkek“Adın duyulsun, ünlü, şanlı bir insan ol” anlamında kullanılan bir ad.
Şanalp :Arapça +TürkçeErkekÜnlü, şanlı, tanınmış yiğit kimse.
Şaner :Arapça +TürkçeErkekÜnlü kimse.
Şanlıbay :TürkçeErkekTanınmış, ünlü kimse.
Şansal :Arapça +TürkçeErkek“İyi niteliklerinle ün kazan, şanın yayılsın“ anlamında kullanılan bir ad.
Şanver :Arapça +TürkçeErkek“İyi niteliklerinden başkasına da ver“ anlamında kullanılan bir ad.
Şar :FarsçaErkekKent, şehir.
Şarbay :Farsça +TürkçeErkekKentli, şehirli kimse.
Şarık :ArapçaErkekParlak, parlayan.
Şatır :ArapçaErkekNeşeli, şen.
Şayan :FarsçaErkekYakışır, yaraşır, uygun.
Şaylan :TürkçeErkek1. Çok övünen, gururlu kimse.
2. Sevinçli, neşeli.
Şazi :FarsçaErkekbk. Şadi
Şebap :ArapçaErkekGençlik, tazelik.
Şecaat :ArapçaErkekYiğitlik, yüreklilik. kahramanlık.
Şefaat :ArapçaErkekBirinin suçunun bağışlanması veya dileğinin yerine getirilmesi için o kimseyle Tanrı arasında peygamberin yaptığı aracılık.
Şefaattin :ArapçaErkekDinin, Allah ile kul arasındaki aracılığı, dinin şefaati.
Şefik :ArapçaErkekŞefkatli, acıması olan, esirgeyici.
Şefkat :ArapçaErkekSevecenlik, acıma ve sevgi duygusu.
Şeh :FarsçaErkekbk. Şah
Şehadet :ArapçaErkek1. Tanıklık, şahitlik.
2. Bir şeyin doğruluğuna inanma.
3. Yüce bir ülkü uğrunda ölme, şehitlik.
4. İşaret, iz.
Şehadettin :ArapçaErkek1. Dinin tanıklığı.
2. Dinin belirtisi, işareti.
Şehâlem :Farsça +ArapçaErkekEvrenin hükümdarı.
Şehamet :ArapçaErkek1. Mutluluk.
2. Basiret, geleceği görme.
Şehim :ArapçaErkekAkıllı ve kurnaz yiğit.
Şehinşah :FarsçaErkekŞahların şahı, en büyük hükümdar.
Şehlevent :FarsçaErkekLeventlerin şahı, boylu boslu, canlı, yakışıklı erkek.
Şehmuz :FarsçaErkekHükümdar soyundan gelen.
Şehsüvar :FarsçaErkekbk. Şahsüvar
Şehzade :FarsçaErkekHükümdar oğlu.
Şehzat :Farsça +ArapçaErkekbk. Şahzat
Şekip :ArapçaErkekSabırlı, dayanıklı, tahammüllü.
Şekûr :ArapçaErkekÇok şükreden.
Şemail :ArapçaErkek1. Huylar, davranışlar, alışkılar.
2. Bir kimsenin dış görünüşünün özellikleri.
Şemdin :ArapçaErkekDinin mumu, aydınlığı.
Şemi :ArapçaErkek1. Mumla, ışıkla ilgili, ışıklı.
2. Mum yapan veya satan kimse.
Şemim :ArapçaErkekGüzel kokan, güzel kokulu.
Şems :ArapçaErkekGüneş.
Şemsettin :ArapçaErkekDinin güneşi, dinin insanlara verdiği aydınlık.
Şemsi :ArapçaErkekGüneşle ilgili, güneşe özgü.
Şen :TürkçeErkekNeşeli, sevinçli.
Şenal :TürkçeErkek“Mutlu, sevinçli ol“ anlamında kullanılan bir ad.
Şenalp :TürkçeErkekNeşeli, canlı yiğit.
Şenaltan :TürkçeErkekNeşeli, sevinçli hükümdar.
Şenay :TürkçeErkekCanlı, neşeli kimse.
Şenbay :TürkçeErkekSevinçli, mutlu, varlıklı kimse.
Şencan :Türkçe +FarsçaErkekCanlı, neşeli, hareketli yapısı olan kimse.
Şendoğan :TürkçeErkekSevinçli, neşeli olarak dünyaya gelen.
Şendur :TürkçeErkek“Neşeli kal, mutlu kal, mutluluğun kalıcı olsun“ anlamında kullanılan bir ad.
Şenel :TürkçeErkek“Şen ve mutlu ol“ anlamında kullanılan bir ad.
Şener :TürkçeErkekMutlu, neşeli kimse.
Şengeldi :TürkçeErkek“Güler yüzle, sevinçle geldi“ anlamında kullanılan bir ad.
Şengil :TürkçeErkekİyi yürekli, hoşsohbet kimse.
Şengül :Türkçe +FarsçaErkekGüler yüzlü, hoşsohbet kimse.
Şengün :TürkçeErkekNeşe ve mutluluk dolu gün.
Şeniz :TürkçeErkekMutlu, sevinçli bir iz bırakan kimse.
Şenkal :TürkçeErkek“Her zaman neşeli kal“ anlamında kullanılan bir ad.
Şenlen :TürkçeErkek“Neşelen, mutlu ol“ anlamında kullanılan bir ad.
Şenlik :TürkçeErkekSevinçli, coşkulu, mutlu olma durumu.
Şenol :TürkçeErkek“Her zaman neşeli mutlu ol“ anlamında kullanılan bir ad.
Şensal :TürkçeErkek“Neşeni, sevincini çevrene de yay, herkes şenlensin“ anlamında kullanılan bir ad.
Şensen :TürkçeErkek“Neşeli ve mutlu bir insansın“ anlamında kullanılan bir ad.
Şensoy :TürkçeErkekNeşeli soydan gelen kimse.
Şentürk :TürkçeErkekNeşeli, canlı, mutlu Türk.
Şenyaşar :TürkçeErkekYaşamı neşeli, mutlu geçen kimse.
Şenyurt :TürkçeErkekNeşeli, mutlu insanların yurdu.
Şerafet :ArapçaErkek1. Şerefli olma.
2. Soydanlık, asalet.
3. Hz. Muhammed´in soyundan gelme.
Şerafettin :ArapçaErkekDinlerin en şereflisi, en büyüğü.
Şeref :ArapçaErkekBüyüklük, ululuk, üstünlük.
Şerefhan :Arapça +TürkçeErkekBüyük, ulu, üstün hükümdar.
Şeren :TürkçeErkekÇevik, tez canlı.
Şerif :ArapçaErkek1. Şerefli, kutsal.
2. Soylu, temiz.
3. Hz. Hasan’ın soyundan gelenlere verilen unvan.
Şeşen :TürkçeErkekGüzel konuşan, hatip.
Şevket :ArapçaErkekBüyüklük, heybet.
Şevki :ArapçaErkekŞevkli, neşeli, istekli.
Şeyda :FarsçaErkekSevda nedeniyle aklını yitirmiş, çılgın.
Şeyyat :ArapçaErkek1. Kendini çok yoran, kendini helak eden.
2. Yüze gülücü, iki yüzlü.
Şınık :TürkçeErkekNazlı.
Şide :FarsçaErkekParlak, ışıklı, güneş.
Şimşad :FarsçaErkek1. Bir ağaç türü.
2. Uzun boylu.
Şimşek :TürkçeErkek1. Bir bulutun tabanı ile yer arasında, iki bulut arasında veya bir bulut içinde elektrik boşalırken oluşan kırık çizgi biçimindeki geçici ışık.
2. Canlı, hızlı, coşkulu, hareketli kimse.
Şimşeker :TürkçeErkekÇok hareketli, canlı, hızlı kimse.
Şimşekhan :TürkçeErkekÇok hareketli, canlı, hızlı hükümdar.
Şimşekkan :TürkçeErkekHareketli, canlı soydan gelen.
Şinasi :FarsçaErkekTanımaya, anlamaya özgü, tanımak, bilmekle ilgili.
Şinaver :FarsçaErkekSuda yüzen.
Şipal :TürkçeErkekYiğit, kahraman.
Şirvan :FarsçaErkekAslan barınağı.
Şirzat :FarsçaErkekAslan gibi güçlü, kişilikli kimse.
Şölen :Moğ.ErkekBir olayı kutlamak veya eğlenmek amacıyla yapılan yemekli toplantı.
Şuayp :ArapçaErkek1. Cemaat, kabile.
2. Kızıldeniz’den çıkarılan taşlar.
3. Medyen halkına Tanrı tarafından gönderilmiş bir peygamber.
Şükran :ArapçaErkekİyilik bilme, gönül borcu, minnettarlık.
Şükrettin :ArapçaErkekDinin şükrü.
Şükrü :ArapçaErkekİyilik bilen.

Derneğimiz
Mekke Canlı Yayın
Medine Canlı Yayın
Eserlerimiz
İlahiler
Sure ve Namaz
Namaz Kılmayı Öğreniyorum
Tecvid Dersleri
SON EKLENENLER
GÜNÜN AYETİ
Şu bir gerçek ki, biz her şeyi bir ölçüye göre/bir kaderle yarattık.
(KAMER - 49)
ÖZLÜ SÖZLER
  • Ezeli ervahta nur-u Muhammedi ile beraber olmaya halvetilik denir.
  • Adem "ben hata yaptım beni bağışla " dedi, İblis ise" beni sen azdırdın" dedi ya sen!... sen ne diyorsun?
  • Edep, söz dinlemek ve gönle sahip olmaktır.
  • Güzelliğin zekatı iffet ve edeptir. (Hz. Ali)
  • Zeynel Abidin oğlu Muhammed Bakır'a "Ey oğul, fasıklarla cimrilerle yalancılarla sıla-i rahimi terk edenlerle arkadaşlık etme." diye buyurmuştur.
  • Kemalatın bir ölçüsü de halden şikayet etmemektir.
  • En güzel keramet gönlü masivadan arındırmaktır.
  • Alem-i Berzah insanın kendisidir.
  • Zahir ve batının karşılığı aşk-ı sübhandır.
  • Mutaşabih ayetler ledünidir.
NAMAZ VAKİTLERİ