08 Aralık 2022
14 Cemaziye'l-Evvel 1444
MENÜ
SOHBETLER HAZRET-İ MUHAMMED'IN
(S.A.V) HAYATI
SEVGİLİ PEYGAMBERİM KUR'AN-I KERİM İLMİHAL İSLAM VE TOPLUM 40 HADİS HADİS-İ ŞERİFLER OSMANLICA SÖZLÜK RÜYA TABİRLERİ BEBEK İSİMLERİ POSTA KODLARI ABDÜLKADİR BİLGİLİ
(SEBATİ) DİVANI
NİYAZİ MISRİ DİVANI HİKMETLİ SÖZLER KUR'AN-I KERİM ÖĞRENİYORUM KUR'AN-I KERİM (SESLİ ve YAZILI) SESLİ ARŞİV İLAHİLER
İSLAM ve TASAVVUF
TASAVVUFUN TARİFLERİ TASAVVUFUN DOĞUŞU TASAVVUFUN ANADOLU'YA GİRİŞİ HALVETİLİĞİN TARİHİ HALVETİLİĞİN TARİHİ GELİŞİMİ HALVETİLİĞİN TÜRK TOPLUMUNDAKİ YERİ HALVETİYYE SİLSİLESİ PİRLERİMİZİN HAYATLARI MEHMET ALİ İŞTİP (VAHDETİ) ABDÜLKADİR BİLGİLİ (SEBATİ) İBRAHİM GÜLMEZ(KANÂATÎ)
EHLİ - BEYT
EHL-İ BEYT KİMDİR? EHL-İ BEYTİ SEVMEK
RESÛLULLAH'I SEVMEKTİR
EHL-İ BEYT EMANETİ RESÛLULLAH'TIR EHL-İ BEYTİN HALİ NUH'UN GEMİSİ GİBİDİR EHL-İ BEYT OLMAK HEM NESEBİ HEMDE MEZHEBİDİR
ONİKİ İMAMLAR
HZ. İMAM ALİ K.A.V RA HZ. İMAM HASAN-I (MÜCTEBA) HZ. İMAM HÜSEYİN-İ (KERBELA) HZ. İMAM ZEYNEL ABİDİN HZ. İMAM MUHAMMED BAKIR HZ. İMAM CAFER-İ SADIK HZ. İMAM MUSA-İ KAZIM HZ. İMAM ALİYYUL RIZA HZ. İMAM MUHAMMED CEVAD (TAKİ) HZ. İMAM ALİ HADİ (NAKİ) HZ. İMAM HASAN’UL ASKERİ HZ. İMAM MUHAMMED MEHDİ






G harfiyle başlayan erkek bebek isimleri


KIZ BEBEK İSİMLERİ ERKEK BEBEK İSİMLERİ

A B C D E F G H I J K L M N O P R S T U V Y Z

İsimKökeniCinsiyetAnlamı
Gafur :ArapçaErkek1. Bağışlayan, merhamet eden.
2. Allah’ın adlarındandır.
Gümeç :TürkçeErkek1. Bal peteği.
2. Külde pişirilen ekmek.
Gönder :TürkçeErkek1. Bayrak veya mızrağın sapı.
2. Kayık ve yelkenli gemilere yön vermeye yarayan, ucu madenî ağaç sopa.
Görgü :TürkçeErkek1. Bir toplum içinde uyulması gerekli saygı ve incelik kuralları.
2. Bir kimsenin anlayış, seziş ve bilgisini artıracak nitelikte etki yapan deneysel bilgi.
3. Göz tokluğu.
Gökdoğan :TürkçeErkek1. Bir tür doğan.
2. Çakır gözlü.
Gür :TürkçeErkek1. Bol, fazla, güçlü olarak çıkan.
2. Ormanlık, çalılık.
3. Kesilmiş ağacın sürgünü.
Gedik :TürkçeErkek1. Büyük çentik, yıkık yer.
2. Dağ geçidi.
3. Güçlük, güç durum.
4. Yüksek yer, tepe.
5. Ayrıcalık, verilmiş hak.
6. Görev, vazife.
Gayret :ArapçaErkek1. Çalışma, çabalama.
2. Koruma, esirgeme, kayırma duygusu.
Gaffar :ArapçaErkek1. Çok bağışlayıcı, bağışlayan.
2. Allah’ın sıfatlarındandır.
Gazel :ArapçaErkek1. Divan edebiyatında bir nazım biçimi.
2. Türk müziğinde belli bir kurala bağlı olmadan bir kişi tarafından sesle yapılan taksim.
3. Sonbaharda kuruyup dökülen ağaç yaprağı.
Gerçek :TürkçeErkek1. Doğru, dürüst.
2. Temel, başlıca, asıl doğayı yansıtan.
Güney :TürkçeErkek1. Dört ana yönden biri, Kuzey kutbuna karşı olan.
2. Her zaman güneş alan yer.
Görgüç :TürkçeErkek1. Dürbün.
2. Pencere.
Gerçeker :TürkçeErkek1. Dürüst kimse.
2. Ermiş, veli.
3. Kılavuz, yol gösteren.
Gazi :ArapçaErkek1. Düşmanla savaşan veya savaş yapmış kimse.
2. Savaştan sağ ve zafer kazanmış olarak dönen kimse.
Gençer :TürkçeErkek1. Genç-er.
2. Toplantı, eğlenti.
Gökşin :TürkçeErkek1. Gökkuşağı, alkım.
2. Mavi renkli.
Gökçül :TürkçeErkek1. Gökle ilgili, semavi.
2. Maviye çalan renk.
Göksu :TürkçeErkek1. Gökten inen su.
2. Türkiye'nin çeşitli yerlerinde bulunan akarsuların genel adı.
Görkem :TürkçeErkek1. Gösteriş, heybet.
2. İyi gelişmiş, gürbüz.
Güçlü :TürkçeErkek1. Gücü çok olan.
2. Etkili, önemli, nitelikli.
3. Şiddetli.
Gün :TürkçeErkek1. Güneş.
2. Gündüz.
3. İyi yaşanmış zaman.
Güvenç :TürkçeErkek1. Güvenme duygusu.
2. Sevinçli.
3. Dayanak, arka, yardım.
Gökçe :TürkçeErkek1. Güzel, gösterişli kimse.
2. Yiğit, cesur.
3. Mavi gözlü kimse.
Gökçek :TürkçeErkek1. Güzel, sevimli, hoş kimse.
2. Yiğit, cesur.
3. Taze, körpe.
Görk :TürkçeErkek1. Güzellik, gösteriş.
2. İyi huy.
3. Süs, ziynet.
Gediz :TürkçeErkek1. İçinde su birikmiş çukur.
2. Ege bölgesinde bir akarsu.
Gözem :TürkçeErkek1. İlgi çeken, sevimli, hoşa giden kimse.
2. Sulak yer.
3. Pınar.
Güman :FarsçaErkek1. İnanç.
2. Kanaat.
3. İstek, heves.
4. Neşe.
Gazanfer :ArapçaErkek1. İri aslan.
2. Yiğit, yürekli, kuvvetli adam.
Genez :TürkçeErkek1. Kolay.
2. Yaraşır, uygun.
Gürgân :FarsçaErkek1. Kurtlar.
2. Aksak Timur´un lakabı.
Gevheri :FarsçaErkek1. Mücevherle ilgili.
2. Kuyumcu.
Gündöndü :TürkçeErkek1. Öğleden sonraki zaman.
2. Ayçiçeği.
Göcek :TürkçeErkek1. Taze, güzel.
2. Bir karış boyunda büyümüş ekin.
3. Köşe, kenar, kıyı.
Garip :ArapçaErkek1. Yabancı.
2. Kimsesiz, zavallı.
3. Şaşılacak, tuhaf.
4. Dokunaklı, hüzün veren.
Gavsi :ArapçaErkek1. Yardım, destekle ilgili.
2. Derine dalan kimse.
Gıyas :ArapçaErkek1. Yardım.
2. Yardımcı kimse.
Genç :TürkçeErkek1. Yaşı ilerlememiş olan.
2. Dinç, sağlıklı.
Göçer :TürkçeErkek1. Yer, yurt edinmeyen, göç etmekten hoşlanan.
2. Göçebe.
Göğem :TürkçeErkek1. Yeşile çalar mor renk.
2. Bir çeşit yabani ekşi erik.
3. Yapraklanmış ekin.
Göğen :TürkçeErkek1. Yeşillik.
2. Bir tür mantar.
Güder :TürkçeErkek1. Yöneten, idare eden.
2. Düşüncelerini, ilkelerini gerçekleştirmeye çalışan.
Güç :TürkçeErkek1. Yorucu, emekle yapılan.
2. Zor, çetin.
3. Şiddet.
4. İş, meşguliyet.
5. Kuvvet.
Gani :ArapçaErkek1. Zengin, varlıklı.
2. Bol.
3. Allah adlarındandır.
Gönç :TürkçeErkek1. Zengin, varlıklı.
2. Şen, neşeli.
3. Yiğit, kuvvetli.
Gönen :TürkçeErkek1. “Mutlu ol, refaha kavuş, rahat et, sevin“ anlamında kullanılan bir ad.
2. “Yavrum, kuzum“ anlamında sevgi belirten sözcük.
3. Bolluk, bereket.
Gözütok :TürkçeErkekAç gözlü olmayan kimse.
Güdek :TürkçeErkekAmaçlanan sonuç, güdülen amaç.
Gençaslan :TürkçeErkekAslan gibi güçlü olan genç.
Gürata :TürkçeErkekAtası güçlü ve kuvvetli olan.
Günalan :TürkçeErkekAydınlanan, aydın olan.
Gümberk :Türkçe +ArapçaErkekAydınlık gün.
Gülertan :TürkçeErkekAydınlık şafak.
Gönüldeş :TürkçeErkekAynı düşünceleri paylaşan, birbirini seven kimseler.
Gündeş :TürkçeErkekAYnı günde doğan.
Gedikbaş :TürkçeErkekAyrıcalıklı kimse.
Gediktaş :TürkçeErkekAyrıcalıklı, güçlü kimse.
Gafir :ArapçaErkekBağışlayan, merhamet eden.
Günergin :TürkçeErkekBatmak üzere olan güneş.
Gökbelen :TürkçeErkekbk. Belen
Gencalp :TürkçeErkekbk. Gençalp
Gencaslan :TürkçeErkekbk. Gençaslan
Gencay :TürkçeErkekbk. Gençay
Gencer :TürkçeErkekbk. Gençer
Geray :TürkçeErkekbk. Giray
Göken :TürkçeErkekbk. Göğen
Gökçer :TürkçeErkekbk. Gökçeer
Gökçün :TürkçeErkekbk. Gökçin
Gökçil :TürkçeErkekbk. Gökçül
Göksal :TürkçeErkekbk. Göksel
Gücal :TürkçeErkekbk. Güçal
Gücalp :TürkçeErkekbk. Güçalp
Gücel :TürkçeErkekbk. Güçel
Güçlükhan :TürkçeErkekbk. Güçlühan
Gülergün :Farsça +TürkçeErkekbk. Gülergin
Günbek :TürkçeErkekbk. Günbey
Güntimur :TürkçeErkekbk. Gündemir
Gündaş :TürkçeErkekbk. Gündeş
Gündoğar :TürkçeErkekbk. Gündoğan
German :FarsçaErkekbk. Kirman
Gürakan :TürkçeErkekBol, fazla akan.
Gürhan :TürkçeErkekBolluk içindeki güçlü han.
Gönenç :TürkçeErkekBolluk, rahatlık ve varlık içinde yaşama.
Gökbudak :TürkçeErkekBudak.
Gürsu :TürkçeErkekÇağlayan.
Gökdeniz :TürkçeErkekÇakır gözlü kimse.
Gürcan :Türkçe +FarsçaErkekCanlı, güçlü, kuvvetli kimse.
Gürkan :TürkçeErkekCanlı, kanlı kimse.
Gülşahin :FarsçaErkekCesur ve kuvvetli olan.
Gazal :ArapçaErkekCeylan.
Gürak :TürkçeErkekÇok beyaz, temiz.
Gayur :ArapçaErkekÇok çalışkan, gayretli.
Gezginer :TürkçeErkekÇok gezen kimse.
Gezgin :TürkçeErkekÇok gezen, çok gezi yapan kimse.
Gülmen :TürkçeErkekÇok gülen, her zaman gülen kimse.
Güleğen :TürkçeErkekÇok gülen, neşeli.
Güneç :TürkçeErkekÇok güneş alan yer.
Güçkan :TürkçeErkekDelikanlı kimse.
Gündeniz :TürkçeErkekDeniz gibi coşkun bir biçimde etrafına ışık ve aydınlık saçan
Gıyasettin :ArapçaErkekDinin yayılmasına yardımı dokunan kimse.
Gökhun :TürkçeErkekDoğu insanı.
Günyeli :TürkçeErkekDoğu rüzgârı.
Gümüştekin :TürkçeErkekDürüst, doğru ve değerli olan.
Güçel :TürkçeErkekEli güçlü olan kimse.
Gülel :Farsça +TürkçeErkekElinde gül olan.
Görkel :TürkçeErkekEline ayağına düzgün kimse.
Gökhan :TürkçeErkekEski Türklerde gök Tanrısı.
Giray :Moğ.ErkekEskiden Kırım hanlarının ve han ailesinden olan prenslerin kullandığı san.
Güray :TürkçeErkekEtrafa çokça ışık ve aydınlık saçan.
Güral :TürkçeErkekFazlaca kırmızı olan.
Gürakın :TürkçeErkekFazlaca yapılan akın.
Gökbora :TürkçeErkekFırtına.
Gelener :TürkçeErkekGelen kimse.
Gençsu :TürkçeErkekGenç bir soydan gelen kimse.
Gençel :TürkçeErkekGenç kimse.
Genco :TürkçeErkekGenç sözcüğünden yapılmış bir ad.
Gençtürk :TürkçeErkekGenç Türk.
Gençalp :TürkçeErkekGenç yiğit.
Gençağa :TürkçeErkekGenç, sağlıklı kimse.
Gence :TürkçeErkekGeniş, genişçe.
Güneş :TürkçeErkekGezegenlere ve yer yuvarlağına ışık ve ısı veren büyük gök cismi.
Göktaş :TürkçeErkekGezegenlerin arasında hareket eden, tümüyle gaz durumuna geçmeden yeryüzüne ulaşan katı cisim.
Gezenay :TürkçeErkekGezip dolaşan kimse.
Gizmen :TürkçeErkekGiz saklayan kimse.
Giz :TürkçeErkekGizli tutulan şey, sır.
Göçen :TürkçeErkekGöçmen, muhacir.
Gökel :TürkçeErkekGöğe açılan el.
Gökdal :TürkçeErkekGöğe ulaşmış dal.
Gökşen :TürkçeErkekGök gibi şen olan kimse.
Gökçel :TürkçeErkekGök rengini andıran, mavimsi.
Göknel :TürkçeErkekGökle ilgili olan.
Göksel :TürkçeErkekGökle ilgili, semavi.
Gökbayrak :TürkçeErkekGökte dalgalanan bayrak.
Gökbaran :Türkçe +FarsçaErkekGökten inen yağmur.
Gökten :TürkçeErkekGökten, yüksekten.
Görgünay :TürkçeErkekGörgülü, bilgili kimse.
Görgün :TürkçeErkekGörgülü, bilgili.
Görker :TürkçeErkekGösterişli kimse.
Görklü :TürkçeErkekGösterişli, yakışıklı, güzel.
Görkemli :TürkçeErkekGösterişli, yakışıklı, iri yapılı, kuvvetli kimse.
Gözay :TürkçeErkekGözleri parlayan kimse.
Göymen :TürkçeErkekGözleyen, dikkatle bakan kimse.
Güçhan :TürkçeErkekGüçlü hükümdar.
Gücer :TürkçeErkekGüçlü kimse.
Güçmen :TürkçeErkekGüçlü kuvvetli kimse.
Güçlütürk :TürkçeErkekGüçlü Türk.
Gürboğa :TürkçeErkekGüçlü ve kuvvetli kimse.
Gürbay :TürkçeErkekGüçlü ve kuvvetli zengin.
Güçeren :TürkçeErkekGüçlü yiğit.
Gürbaşkan :TürkçeErkekGüçlü, kuvvetli başkan.
Güçsel :TürkçeErkekGüçlü, kuvvetli kimse.
Gürer :TürkçeErkekGüçlü, yiğit kimse.
Güçyener :TürkçeErkekGüçlükleri yenen kimse.
Güçalp :TürkçeErkekGüçlükleri yenen yiğit.
Güçyeter :TürkçeErkekGücü yeten kimse.
Güçsalan :TürkçeErkekGücünü, kuvvetini gösteren kimse.
Güçsan :TürkçeErkekGücüyle tanınan kimse.
Gülhan :Farsça +TürkçeErkekGül gibi güzel kimse.
Güldoğan :Farsça +TürkçeErkekGül gibi güzel.
Gülbeyi :Farsça +TürkçeErkekGül gibi güzelin kocası.
Gülsoy :Farsça +TürkçeErkekGül gibi saf ve temiz bir soydan gelen.
Gülbay :Farsça +TürkçeErkekGül-bay.
Gülener :TürkçeErkekGülen, gülümseyen kimse.
Gülerman :TürkçeErkekGüler yüzlü, güleç kimse.
Gülek :TürkçeErkekGüler yüzlü, güleç.
Gülbek :TürkçeErkekGülümseyen bey.
Gümüşkurt :TürkçeErkekGümüş gibi değerli olan.
Günvar :Türkçe +FarsçaErkekGün gibi parlak olan kimse.
Günsel :TürkçeErkekGün ışığı, ışık seli.
Günyaruk :TürkçeErkekGün ışığı.
Günyıl :TürkçeErkekGün ve yıl.
Gündüzbey :TürkçeErkekGündüz gibi aydınlık ve ışık saçan bey.
Gündüzhan :TürkçeErkekGündüz gibi aydınlık ve ışık saçan hükümdar.
Gündüzalp :TürkçeErkekGündüz gibi aydınlık ve ışık saçan yiğit.
Güntülü :Türkçe +ArapçaErkekGündüz rüyası.
Günkurt :TürkçeErkekGünei gibi aydın ve parlaklık saçan kimse.
Günkan :TürkçeErkekGüneş gibi aydınlık bir soydan gelen kimse.
Güniz :TürkçeErkekGüneş gibi aydınlık bırakan ize sahip kimse.
Gündal :TürkçeErkekGüneş gibi aydınlık ve ışık saçan genç.
Günaltan :TürkçeErkekGüneş gibi aydınlık ve ışık saçan hükümdar.
Güneren :TürkçeErkekGüneş gibi aydınlık ve ışık saçan yiğit.
Günel :TürkçeErkekGüneş gibi aydınlık ve ışık saçan.
Günkaya :TürkçeErkekGüneş gibi aydınlık ve parlak kimse.
Günalp :TürkçeErkekGüneş gibi aydınlım ve ışık saçan yiğit.
Günbey :TürkçeErkekGüneş gibi ışık ve aydınlık saçan bey.
Güneşhan :TürkçeErkekGüneş gibi ışık ve aydınlık saçan hükümdar.
Güntekin :TürkçeErkekGüneş gibi ışık ve aydınlık saçan kimse.
Güntürk :TürkçeErkekGüneş gibi ışık ve aydınlık saçan Türk.
Günnur :Türkçe +ArapçaErkekGüneş gibi ışık ve aydınlkı saçan.
Günyüz :TürkçeErkekGüneş gibi parlak yüz.
Günşıray :TürkçeErkekGüneş gibi parlak yüzü olan kimse.
Günaltay :TürkçeErkekGüneş gibi yükseklerde, yüksek makamlarda ışık ve aydınlık saçan.
Günışık :TürkçeErkekGüneş ışığı.
Günizi :TürkçeErkekGüneşin izini taşıyan kimse.
Günçe :TürkçeErkekGüneşli yer.
Günay :TürkçeErkekGüney, güneş gören yer.
Günkut :TürkçeErkekGünü kutlu ve mutlu geçen kimse.
Günkutlu :TürkçeErkekGünü kutlu ve mutlu olan.
Güneşen :TürkçeErkekGünü mutlu ve neşeli geçen.
Günşen :TürkçeErkekGünü mutlu ve şen olan.
Günmutlu :TürkçeErkekGünü neşeli ve mutlu olan.
Güneri :TürkçeErkekGünün adamı, günün kişisi.
Gündüz :TürkçeErkekGünün sabahtan akşama kadar süren aydınlık bölümü.
Günkutan :TürkçeErkekGününü neşeli ve mutlu geçiren.
Gövez :TürkçeErkekGururlu, mağrur kimse.
Gültekin :Farsça +TürkçeErkekGüvenilir kimse.
Gökçebey :TürkçeErkekGüzel, gösterişli, sevimli bey.
Gökçebala :TürkçeErkekGüzel, gösterişli, sevimli çocuk.
Gökçeer :TürkçeErkekGüzel, gösterişli, sevimli insan.
Gökçebel :TürkçeErkekGüzel, gösterişli, sevimli soydan geleen kimse.
Gökçen :TürkçeErkekGüzel, hoş kimse.
Gökcen :TürkçeErkekGüzel, taze, dinç, sağlıklı.
Görkey :TürkçeErkekGüzellik.
Gökbudun :TürkçeErkekHalk, ulus.
Güleçer :TürkçeErkekHer zaman gülen, gülümseyen, güler yüzlü kimse.
Güleç :TürkçeErkekHer zaman gülen, gülümseyen, güler yüzlü.
Girginer :TürkçeErkekHerkesle çok çabuk yakınlık kuran, her işe girişen, sokulgan kimse.
Girginalp :TürkçeErkekHerkesle çok çabuk yakınlık kuran, her işe girişen, sokulgan yiğit.
Girgin :TürkçeErkekHerkesle çok çabuk yakınlık kuran, her işe girişen, sokulgan.
Gençay :TürkçeErkekHilal, ayça.
Girayer :TürkçeErkekHükümdar olan kimse.
Girayalp :TürkçeErkekHükümdar yiğit.
Girayhan :TürkçeErkekHükümdar.
Göksav :TürkçeErkekİleri görüşlü kimse.
Gültan :Farsça +TürkçeErkekİnsanı şaşırtan nitelikte güzel olan.
Güngöze :TürkçeErkekIşıklı kaynak.
Günyol :TürkçeErkekIşıklı, aydınlık yol.
Göktürk :TürkçeErkekİslamlıktan önce Orta Asya da yaşamış bir Türk ulusu.
Günak :TürkçeErkekİyi, hayırlı, mutlu gün.
Göçmen :TürkçeErkekKendi ülkesinden ayrılarak yerleşmek için başka ülkeye giden kimse.
Gürarda :TürkçeErkekKendisinden sonra gelenleri çok olan.
Gülkan :Farsça +TürkçeErkekKırmızı renkli gül.
Güven :TürkçeErkekKorku, çekinme ve kuşku duymadan inanma ve bağlanma duygusu, sevinç, mutluluk.
Gücümen :TürkçeErkekKüçük.
Gökbörü :TürkçeErkekKurt.
Gökbulut :TürkçeErkekMavi bulut.
Göktalay :Türkçe +Moğ.ErkekMavi deniz.
Gökbey :TürkçeErkekMavi gözlü bey.
Gökmete :TürkçeErkekMavi gözlü hükümdar.
Gökay :TürkçeErkekMavi gözlü kimse.
Gökalp :TürkçeErkekMavi gözlü yiğit.
Gökdemir :TürkçeErkekMavi gözlü, güçlü kimse.
Göktuna :TürkçeErkekMavi suları olan Tuna.
Gökçin :TürkçeErkekMaviye çalan, mavimsi.
Güngörmüş :TürkçeErkekMutlu, güzel hayat sürmüş.
Gönener :TürkçeErkekMutlu, rahat kimse.
Gümüşkut :TürkçeErkekMutlu, şen.
Güngörbey :TürkçeErkekMutluluk, neşe içinde yaşayan bey.
Güngören :TürkçeErkekMutluluk, neşe içinde yaşayan.
Gülergin :Farsça +TürkçeErkekOlgun gül.
Göksaltuk :TürkçeErkekÖzgür kişi.
Göyünç :TürkçeErkekÖzlem, hasret.
Gümüş :TürkçeErkekParlak beyaz renkte, kolay işlenir, değerli bir maden.
Göknur :Türkçe +ArapçaErkekParlak olan gökyüzü.
Gündoğmuş :TürkçeErkekSabaha karşı doğan çocuklar için kullanılan bir ad.
Gündoğan :TürkçeErkekSabaha karşı doğan çocuklara verilen bir ad.
Güneralp :TürkçeErkekSabahın erkeninde kalkıp işe başlayan yiğit.
Güneray :TürkçeErkekSabahın ilk vakitleri gibi parlak ve saf olan.
Gençtan :TürkçeErkekSabahın ilk vakti.
Günaydın :TürkçeErkekSabahları söylenen esenleme sözü.
Göktan :TürkçeErkekŞafak vakti.
Göktunç :TürkçeErkekSağlam karakterli olan kimse.
Gündemir :TürkçeErkekSağlam ve kuvvetli ışık saçan.
Gürbüz :TürkçeErkekSağlam,güçlü ve iyi gelişmiş, iri.
Gençsoy :TürkçeErkekSağlıklı bir soydan gelen kimse.
Göğüş :TürkçeErkekSarı saçlı, mavi gözlü kimse.
Gökmen :TürkçeErkekSarışın, mavi gözlü kimse.
Gökmenalp :TürkçeErkekSarışın, mavi gözlü yiğit.
Göktulga :TürkçeErkekSavaşçı kimse.
Göktuğ :TürkçeErkekSavaşmayı seven kimse.
Göksan :TürkçeErkekSaygın kimse.
Gürsel :Türkçe +ArapçaErkekSel gibi çağlayan, hareketli kimse.
Gözaydın :TürkçeErkekSevinçli, mutlu bir olayı kutlama.
Gizay :TürkçeErkekSır saklayan kimse.
Gürdal :TürkçeErkekSoyu çok geniş olan kimse.
Göksoy :TürkçeErkekSoyu yüce olan kimse.
Gökgöl :TürkçeErkekSuları bulanık olmayan göl.
Gümüştan :TürkçeErkekTan vakti gibi temiz ve saf olan.
Güner :TürkçeErkekTan vakti.
Gökçesu :TürkçeErkekTatlı, güzel su.
Göktay :TürkçeErkekTek, biricik.
Gümüştay :TürkçeErkekTemiz ve dürüst olan.
Göktöre :TürkçeErkekTörelere bağlı kimse.
Galip :ArapçaErkekÜstün gelen, yenen.
Göndem :TürkçeErkekUyan, itaat eden, uysal.
Günden :TürkçeErkekUysal, yumuşak, her şeyi kabul eden kimse.
Görkmen :TürkçeErkekYakışıklı, gösterişli kimse.
Göyük :TürkçeErkekYanmış, yakılmış.
Gıyasi :ArapçaErkekYardımla ilgili, yardımcı.
Gençsav :TürkçeErkekYeni düşüncelere sahip kimse.
Gökbel :TürkçeErkekYeşil geçit.
Gökberk :Türkçe +FarsçaErkekYeşil yaprak.
Günerkan :TürkçeErkekYiğit soydan gelen aydın kimse.
Gökseven :TürkçeErkekYükselmeyi, yücelmeyi seven kimse.
Güleryüz :TürkçeErkekYüzü hep gülen, neşeli.
Günbay :TürkçeErkekZenginlik içinde geçen gün.
Günal :TürkçeErkek“Aydın ol, aydınlan“ anlamında kullanlıan bir ad.
Güntürkün :TürkçeErkek“Aydınlık ve ışık saçmak Türk'e yakışır“ anlamında kulanılan bir ad.
Günver :TürkçeErkek“Aydınlık ve ışık saç“ anlamında kullanılan bir ad.
Güran :TürkçeErkek“Çokça hatırla“ anlamında kullanılan nir ad.
Göksay :TürkçeErkek“Değerli olduğunu kabul et“ anlamında kullanılan bir ad.
Gözegir :TürkçeErkek“Dikkat çek“ anlamında kullanılan bir ad.
Gençkal :TürkçeErkek“Dinç ve sağlıklı kal anlamında kullanılan bir ad.
Gencal :TürkçeErkek“Genç birisiyle evlen“ anlamında kullanılan bir ad.
Gencel :TürkçeErkek“Gençleş, genç kal“ anlamında kullanılan bir ad.
Günder :TürkçeErkek“Gönder, yolla“ anlamında kullanılan bir ad.
Göral :TürkçeErkek“Görüp al“ anlamında kullanılan bir ad.
Görbil :TürkçeErkek“Görüp bil“ anlamında kullanılan bir ad.
Güçal :TürkçeErkek“Güçlen, kuvvetlen“ anlamında kullanılan bir ad.
Güçsal :TürkçeErkek“Gücünü, kuvvetini göster“ anlamında kullanılan bir ad.
Gültaş :TürkçeErkek“Gül, eğlen, coş“ anlamında kullanılan bir ad.
Günaç :TürkçeErkek“Gün gibi doğ, aydınlat“ anlamında kullanılan bir ad.
Günol :TürkçeErkek“Güneş gibi aydınlık ve ışık saç“ anlamında kullanılan bir ad.
Günser :TürkçeErkek“Güneş gibi aydınlık, ışık saç“ anlamında kullanılan bir ad.
Günsar :TürkçeErkek“Güneş gibi her tarafı çevrele, herkese yararın olsun“ anlamında kullanılan bir ad.
Günsav :TürkçeErkek“Güneş gibi herkese etki et“ anlamında kullanılan bir ad.
Günçağ :TürkçeErkek“Güneş gibi ışık ve aydınlık saç“ anlamında kullanılan bir ad.
Gökçebalan :TürkçeErkek“Güzel, gösterişli, sevimli çocuğun“ anlamında kullanılan bir ad
Görksev :TürkçeErkek“Güzeli, güzelliği sev“ anlamında kullanılan bir ad.
Güngördü :TürkçeErkek“Her zaman neşe, mutluluk ,çinde yaşadı“ anlamında kullanılan bir ad.
Göksenin :TürkçeErkek“Her zaman yükselmeyi, ilerlemeyi amaçla“ anlamında kullanılan bir ad.
Günan :TürkçeErkek“Işığı ve aydınlığı her zaman hatırla“ anlamında kullanılan bir ad.
Gökyay :TürkçeErkek“Işık saç“ anlamında kullanılan bir ad.
Göksen :TürkçeErkek“Mavi gözlüsün“ anlamında kullanılan bir ad.
Güngör :TürkçeErkek“Mutluluk, neşe içinde yaşa” anlamında kullanılan bir ad.
Güneral :TürkçeErkek“Sabah erkenden al“ anlamında kullanılan bir ad.
Gündoğdu :TürkçeErkek“Sabaha karşı doğdu“ anlamında kullanılan bir ad.
Göksun :TürkçeErkek“Yüksel, yücel“ anlamında kullanılan bir ad.
Göksev :TürkçeErkek“Yükselmeyi yücelmeyi sev“ anlamında kullanılan bir ad.

SON EKLENENLER
GÜNÜN AYETİ
Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin ona verdiği vesveseyi de biz biliriz. Çünkü biz, ona şah damarından daha yakınız.
(KAF - 16 )
ÖZLÜ SÖZLER
  • Ezeli ervahta nur-u Muhammedi ile beraber olmaya halvetilik denir.
  • Adem "ben hata yaptım beni bağışla " dedi, İblis ise" beni sen azdırdın" dedi ya sen!... sen ne diyorsun?
  • Edep, söz dinlemek ve gönle sahip olmaktır.
  • Güzelliğin zekatı iffet ve edeptir. (Hz. Ali)
  • Zeynel Abidin oğlu Muhammed Bakır'a "Ey oğul, fasıklarla cimrilerle yalancılarla sıla-i rahimi terk edenlerle arkadaşlık etme." diye buyurmuştur.
  • Kemalatın bir ölçüsü de halden şikayet etmemektir.
  • En güzel keramet gönlü masivadan arındırmaktır.
  • Alem-i Berzah insanın kendisidir.
  • Zahir ve batının karşılığı aşk-ı sübhandır.
  • Mutaşabih ayetler ledünidir.
  • Ölüm ve cehennem korkusu Hak'ka dost olmayanlar içindir.
  • Şartlanmalardan ve önyargılardan arınmadan kimse masum olamaz.
  • Uzlaşmak için bahane arayan düşman zıtlaşmak için bahane arayan dosttan daha iyidir.
  • Baki hakikatler fani merkezli inşa edilemez.
  • Her zorluğun çözümü sevgidir.
  • Allah var gayrı yok sevgi var dert yok.
  • Allah de ötesini bırak.
  • Sorunları erteleyen ve örten değil çözüm üretip sorunları çözen olmalıyız.
  • Kişinin irfanı kemalatı nispetinde şeytanı da nefsinin şiddetinde olur.
  • Kötü huylardan kurtulmanın en keskin yolu ilahi aşka yanmaktır.
  • Mücevherden sarraf olan anlar, başkası bilemez. Ne fark eder kör için elmas da bir, cam da bir. Eğer sana bakan kör ise sakın sen kendini cam sanma.(Mevlana)
  • Kendini oldum ve doğru zannedenler kendileri gibi düşünmeyenlerden rahatsız olurlar.
  • Eflatun'a dediler ki "Ne kadar çok çalışıyorsun". O da dedi ki "hayır ben sevdiğim işi yapıyorum"
  • Allah kuluna sevdirdiği her işi kuluna kolaylaştırır.
  • Kurtuluş hidayete tabi olanlar içindir. Selam olsun hidayete tabi olanlara.
  • Tevhid-i Ef-al meratibi ihvanın kendi gerçeğine seyir haritasıdır.
  • Kişi ilk önce kendisinin arifi olacak ki Rabbinin arifi olabilsin.
  • İnanmak başka şey, teslim ve tabii olmak başka şeydir.
  • Kalıcı dostluklar edinin.
  • İhvan gibi yaşa, gerisine karışma.
  • Mutlu insan başkalarının mutluluğu için yaşayandır.
  • İslam dini istişare esaslıdır.
  • Allah için affet, Allah için paylaş.
  • İhvanlığını işine göre değil, işini ihvanlığına göre ayarlayacaksın.
  • Kul, iradesini Allah’a teslim edendir.
  • Hakk'ı hatırladığımız unuttuğumuzdan fazla olsun.
  • "Olacağım" diyene engel yok, "olmayacağım" diyene bahane çok.
  • Ben merkezli değil, biz merkezli olun.
  • Dervişçe yaşamak, tevhitçe yaşamaktır.
  • Yaptığınızı azimle yapın, hırs ile yapmayın.
  • Kullukta devamlılık esastır.
  • Önce emin insan olmalıyız.
  • Derviş, halinden belli olmalıdır.
  • Beşeriyet kemalâtın hammaddesidir.
  • Mükemmeliyet istikamette daim olmaktır.
  • İnsanın cismi arza, ruhaniyeti semaya mensuptur.
  • Yaradılış farziyetimiz hakkı bilmektir.
  • Hakk'ı tanımanın ön şartı Resulûllah’ı tanımaktır.
  • İnsanın sırrında Allah’ın sonsuzluğu vardır.
  • Kulluğa bahane yok değer üreteceksiniz.
  • Şikayet, Mevla’ya hürmetsizliktir.
  • Kulluk adına yapmadıklarımıza hiçbir bahane geçerli olmayacak.
  • Bu âleme kavga için gelmedik.
  • Telkin öncelikle bizim nefsimize olmalıdır.
  • İnsan, Allah’ın sırrı Allah da insanın sırrıdır.
  • Varlığımızın sebebi zuhuru, Cenab-ı Resulûllah’tır.
  • Kullukta teslimiyet “Rağmen” olmalıdır.
  • Kazası olmayan tek şey hayatımızdır.
  • Sevgi dışındaki bütün hallerde zorluk vardır.
  • Nefsinde mevsimi hazan olanın, gönül mevsimi bahar, Ahireti bayram olur.
  • Hayat yaşamak, yaşamaksa sevmektir.
  • En güzel keramet istikamet üzere olmaktır.
  • Kişinin Rabbini tanıması için kendini tanıması lazım.
  • Hakk’ı ancak Mirat-ı Muhammet’ten görebiliriz.
  • İnsanı Hakk’ta sonsuzlaştıran ve yaşatan, sevgidir.
  • Sevgi bütün yaratılanların varoluş mayasıdır.
  • Sevgisiz olan her mekân ve mahâl mundardır.
  • Sevgi Allah için yanmak ve olmaktır.
  • Allah’ın ve Resulullah’ın sevgisi ile yanmayan gönül hamdır, ahlâttır.
  • Hakikat ehlinin sermayesi aşk-ı sübhandır.
  • Talepte kararlılık, kararlılıkta da sabır esastır.
  • Sabır, sadrın genişliği kadardır. Sadır genişliği ise; kabulümüz, sevgimiz kadardır.
  • Kamil insan demek;Bütün duygularda,düşüncede ruhta olgunlaşmış insan demektir.,
  • Dervişân, Mürşidinin eşiğinde sadık olduğu sürece, farkında olsa da olmasa da tekamül halindedir.
  • Kim ki Allah’ı ciddiye almaz ise; Allah o kimseyi ciddiye almaz.
  • Hakkı görmeyen gözler amadır.
  • Gayret olmadan kişinin ulaşacağı hiçbir âliyet olamaz.
  • Kendi gerçeğimize yol bulmak için arz üzerinde var olan bütün mevcudiyetten istifade edeceğiz.
  • Bu fırsat âleminin bir tekrarı daha yoktur.
  • Hiçbir oluşum kendi halinde, kendi başına müstakil değildir.
  • İhvan isek bir iddianın sahibiyiz demektir.
  • İhvanın kemâlâtı, olgunluğu, karşılaşmış olduğu olumsuz tecellilere verdiği tepkilerle ölçülür.
  • Kişi muhatabı ve müdahili olmadığı hiçbir meselenin şahidi olamaz.
  • Herkes kazanımlarını kayıplarını tespit etsin ki şuurlu bir hayat yaşayabilsin.
  • Birebir uyarılar insanı daha çok uyandırır.
  • Bütün canlılara dostça yakın olmalıyız.
  • Tekâmül için her anı yeniden yaşamak , her anın yeniden talibi olmak zorundayız.
  • Gayret etmeyen kişiden Kâmil insan olmaz.
  • Ehl-i talip bu Kâinatın özelidir, özetidir.
  • Kul, hizmeti kadardır. Kul, sevgisi kadardır, Kul hoş görebildiği kadardır. Kul feragat edebildiği kadardır. Kul paylaşabildiği kadardır.
  • Ehl-i ihvan’ın sevgisi Rabbi’nin sevgisi, meşguliyeti Rabbi’nin meşguliyeti olmalıdır.
  • Her an Rabbi ile meşgul olanın, muhatabı Rabbi olur.
  • Güzel bakmalı, güzel konuşmalı, güzel dinlemeliyiz.
  • Hayırları geciktirdiğimiz zaman şerre dönüşür. Şerleri geciktirdiğimiz zaman hayra dönüşür.
  • İhvanın irşad olmasının ön şartı teslimiyattır.
  • İlmen yâkinlik; bilmek ve kabul etmektir.
  • İhvan telkin edileni yaşadıktan sonra Hakkel yâkina ulaşır.
  • Kul, Rabbini ne kadar ciddiye alırsa, Rabbi’de onu o kadar ciddiye alır.
  • Rahman’ın sevgilisi olmak gönlü cenab-ı Resulullah’a yönetmek ve tabi olmakla orantılıdır.
  • İhvan, kendi özünde kâmil duruşa ulaşırsa, onda bir değil de nice esmanın açılımı, nice sıfatın inkişaf ve izhariyeti yaşanacaktır.
  • Dünkü gibi konuşan, dünkü gibi anlayan, dünkü gibi yaşayanın anı ve akibeti hüsrandır.
  • Ehli gönül olan, ,Resulullah’a ve Ehli Beyt’egönül veren Ehl-i İhvan’ın seyr-i sülüğü nefis merkezli akıl ile değil gönül merkezli akıl iledir.
  • İhvan, hayırda ve şerde damlayı derya mesafesinde görecek kadar Rabbini önemseyen olmalıdır.
  • Hakka vuslat, ancak aşk- sübhân ile olur.
  • Aşığın, sevgisinin sancısıyla uykularının kaçması lazım ki, orada aşktan söz edilebilsin.
  • Hayatla zıtlaşan değil hayatla uzlaşan olmalıyız.
  • Eğer kişi yarışacaksa hayırda yarışsın selâmda, yarışsın, paylaşmada hoş görüde affetmede yarışsın.
  • Kişi tercihinin neticesini yaşar.
  • İnsan, sevebildiği kadar, değer üretebildiği kadar insandır.
  • İhvan, arif olmalı ve gönlünü bütün olumsuzluklardan arındırmalıdır.
  • Herkes yaptıklarının neticesini yaşayacak.
  • Biz kulluğumuzu her gün yeniden yenilemeliyiz.
  • Üstünlük ancak takva ile sevgi iledir.
  • Allah hiçbir zaman abes ile iştigal etmez.
  • Her işte bizim için hikmet ve hayır vardır.
  • Ehl-i ihvan hiçbir zaman olumsuzluk adına hesap yapmamalıdır.
  • Herkesin şeytanı, Cebrail’i, Mikail’i, İsrafil’i ve Azrail’i kendisiyle beraberdir.
  • Ehl-i ihvan demek arif olan, Hakk'a eren demektir.
  • Sevginin tezahürü ibadettir.
  • Eğer inanıyor, iman ediyor, seviyorsanız, yap denileni yapacak ve aksatmayacaksınız.
  • Sevenin ne gecesi ne gündüzü ne yorgunluğu ne bahanesi ne de mazereti olur.
  • Karşılaştığımız zorlukların tamamı tekâmül için ikrarımızı ispat içindir.
  • Bu âlem teşbih, tespit, tenzih, takdis ve şahadet âlemidir.
  • İnsanın Hak katında kadri, kıymeti sevgisi kadardır.
  • İnsan, yaşadığı zorluklar aşabildiği engeller kadar insandır.
  • Hiç zorluk, acı çekmeden, uğraş ve çaba sarf etmeden kimsenin başarıya ulaştığı görülmemiştir.
  • Hepimiz Allah’ın Resulûllah’ın ve Ehlibeyt’in aşkından muhabbetinden istifade edip Hakk’ta bakileşebilecek yetilere sahibiz.
  • İnsan, asliyeti kendisine unutturulmuş varlıktır.
  • Müsemmâ ehli olan için, isimler değişşe de asliyet değişmez.
  • Hiçbir güzelliği kendimize mal etmeden, bütün güzellikleri Rabbimizden bilmeliyiz.
  • Herkesin imtihanı iddiası kadar olur. Yani iddiası büyük olanın, imtihanı da büyük olur.
  • Kâinat, insan için, insana hizmet için halk edilmiştir.
  • Hayatın tamamı, kulluğun ve dostluğun talimidir.
  • Kişi bilgisinde değil yaşantısında kâmil insan olur.
  • Bizim yaşadıklarımız; tercihlerimizin, taleplerimizin ve dualarımızın neticesidir.
  • Mezheplerin farklı olması, dünya iklimlerinin, ırkların ve kültürlerin farklı olmasındandır.
  • İrfan mekteplerinin temelde aynı, detaylarda farklı farklı olması insanların, meşreplerinin farklı farklı olmasındandır.
  • Kimi takva ile kimi zikrullah ile, kimi hizmet ile, kimi de ibadet ile Hak rızasına ulaşmak ve kâmil insan olmak arzusundadır.
  • Din adına zıtlaşmalar, taraflaşmalar ve tefrikalar çıkarmak Rahman’ın ve Kuran’ın reddettiği duruşlardır.
  • Elin eksiğiyle uğraşan, kendi eksiğini hiçbir zaman göremez.
  • Biz bu âleme eksik tespit zabıtalığına gönderilmedik.
  • Âşık; mâşûkunu hususiyetle geceleyin, en çok yalnızlık halindeyken düşünür.
  • Geceleri ve seher vakti çok özeldir.
  • Dostluğun ilk şartı sevmektir. Fakat çıkarsız beklentisiz sevmektir.
  • Dost olmak, dostun her türlü yüküne katlanmaktır.
  • Bizim için yaşamak bir gündür, o da bugündür.
  • Kulluk adına yapmamız gereken ne varsa sabırla ve ihlâsla yapmalıyız.
  • Hak katında gıdalanmanın birinci esası, âdab-ı Muhammediye ve hakıkati Mahmudiye ile kıyam durmaktır.
  • Biz eyvallah tacını, ‘sensin’ tacını başımızdan, hiçlik hırkasını da eğnimizden hiçbir zaman çıkartmayacağız.
  • Bir damlanın hiçliğe ulaşması, onun deryaya düşmesiyle olur.
  • Bize ulaşan her tecellinin, Mevlâ'dan olduğunun bilincinde olalım ve rıza gösterelim.
  • Sakın tecellilerden kahreden, kederlenen olmayalım.
  • Tecellilerden şikayetçi olmak, kulun Rabbine olan saygısızlığıdır.
  • İhvan, hangi tecelli içinde olursa olsun, mutlaka güzel düşünmeli ve güzel değerlendirmelidir.
  • Edep ve âdap dışında nefes almayalım.
  • Biz, Cenâb-ı Resûlullah’ın vitrini olmalıyız.
  • Bütün nimetler ve âliyetler, gayret ve hizmet iledir.
  • Biz hangi hali yaşıyorsak bizim için hayırdır ve hikmetlidir.
  • Hikmete tabi olanlar hikmet ehli olurlar.
  • "Senin için Ya Rabbi" zevkiyle hayatı yaşayalım.
  • Huzur, ancak tevhid ile aşk ile sevgi ile Allah’a ve Resûlun’e yönelmek iledir.
  • Güzel ahlâk ve sevgi insanlığın omurgasıdır.
  • Her gününü son gün, her namazını son namaz, her muhabbetini son muhabbet gibi kabul eden kişinin yaşantısı Ehl-i ihvanca olur.
  • Büyük laf etmemeye çalışalım.Tevazu sahibi olalım.
  • Ehl-i Beyt olmak, hem nesebi hem de mezhebidir.
  • Ehl-i Beyt, Kur’an’ın ete kemiğe bürünmüş halidir.
  • Yaptığımız her şey kulluğumuzu ispat edercesine olmalıdır.
  • Halkı memnun etmek için Hakk'ı incitmeyelim.
  • Kemalat, hissedilen ilk nefesten son nefese kadar sadece Allah ve Resûl’u için say ve gayret etmektir.
  • Tevhid-i Ef-al hakikatin zübdesi, tevhidin nüvesidir.
  • Kullukta edebi olmayanın Hak’ta izzet bulması mümkün olamaz.
  • Hikmetleri seyretmenin tek şartı, tecellilere karşı sabırlı olmaktır.
  • Kişi yaşamış olduğu imtihanları aşabildiği kadar tekâmül etmiş olur.
  • Aslında bize zor gelen tecelliler, bizim için ikramdır.
  • Kulluğun esasında yap denileni yapıp sonucuna da razı olmak vardır.
  • Bütün kâinat, kişinin kendi hakikatine misaldir.
  • Öncelediğimiz Allah ve Resûl’u olmalı. Ertelediğimiz ise nefsimizin arzu ve istekleri olmalıdır..
  • Dervişi tekâmül ettirecek olan iştiyakı, kendine olan telkini, ve gayretindeki kararlılığıdır.
  • Her günü yaşamak, her günü diğer günden farklı bir alana taşımak için biz bugünün talebesiyiz.
  • Hatasını kabul edip hatasından dönen kul hayırlı kuldur.
  • Hedefi olmayanın istikameti de olmaz.
  • İhvan ne dünle ne de yarınla zaman kaybedecek sadece anını ve gününü değerlendirecek.
  • İhvanlık, halde örnek olmaktır.
  • Aile yaşantımızla, tecellilere olan tepkilerimizle, kişilerle olan ünsiyetimizle, her halimizle hele hele de ibadete olan düşkünlüğümüzle fark edilmeliyiz.
  • Cenab-ı Resûlullah’ın tezahür etmediği hiçbir mekân, Hak katında şerefli olamaz.
  • İbadet etmenin hoşnutluğunu yaşarken bu hoşnutluğu, ibadet etmeyenlere karşı bir üstünlük saymadan fail Allah'tır zevkiyle yaşamalıyız.
  • Kıyas, şeytani sıfatlardandır.
  • Karşımızda gördüğümüz eksikliği önce kendimizde tetkik etmeliyiz.
  • Hiç kimse kendi gerçeğine olan seyrine mürşitsiz yol bulamaz.
  • Baki olabilmenin, sonsuzluğa ulaşabilmenin tek şartı; Hak ile Hak olmak Hak’ta ölüp Hak’ta dirilmektir.
  • Hayata ders veren değil de hayattan ders alan talip olmalıyız.
  • Anlayan ve öğrenen olmalıyız.
  • Anladığını genişleten, hayatına uyarlayan olmalıyız.
  • Tasavvuf önce şeriat-ı Muhammediye ile yaşanır.Sonra hakikat-ı Mahmûdiye ile hikmetler talim edilir.
  • Bir meselenin görevlisi olmak ayrı şeydir, gönüllüsü olmak ayrı şeydir.
  • Ehl-i ihvanla konuşularak halledilmeyecek hiçbir mesele olmamalıdır.
  • Hak dostları bir araya geldikleri zaman bakışmaları bile muhabbettir.
  • İhvanlığın dört ana esası vardır; ihlas, şecaat, cesaret ve cömertliktir.
  • Hayatın tamamında, her adımda, her bir nefeste; bir tuzak, bir imtihan vardır.
  • Gönül, Rahman ile coşarsa; kişi karşılaştığı her türlü tecelliye sabır ve tefekkür ile mukavemet gösterir.
  • İhvan, ne Dünya ne de ahiret beklentisi olmaksızın kulluğunu fi-sebilillah yaşamalıdır.
  • Kur’ân'ı öğrenmeye, okumaya, okutmaya, anlamaya ve yaşamaya çalışalım.
  • İslam, yap denileni yapmak; yapma denilenden uzak durmaktır.
  • Kulluğunu yarına erteleyenin Allah sevgisi yeterli değildir.
  • Tekâmül etmek için sürekli gayret halinde olmalıyız.
  • İnsana olan sevgisizlik Allah’a olan sevgisizliktir.
  • Allah’a vuslat ancak Aşk-ı sübhan ile olur.
  • Hak’ta bâki olabilmek için kayıtsız şartsız teslim olmalıyız.
  • Dilimizde zikrullah ile gönlümüzde her daim muhabbetullah ile inşa olmaya çalışmalıyız.
  • Şeriatın ihlâl olduğu yerde hakikat olmaz.
  • Her türlü tecelliden istifade edecek kadar arif,hiçbir zorluktan yılmayacak kadar da dirayetli olalım.
  • Arif olan baktığı her zerreden, karşılaştığı her tecelliden kendisine istikamet arar.
  • Ehl-i ihvan hatasında ve günahında ısrar etmeyen ve tövbesinde aceleci davranandır.
  • Âşık maşukundan gelen cefalardan haz duymazsa gerçek aşık olamaz.
  • Kendisindeki gayrilikten arınan insan için dışarıda ve içeride gayri olan hiçbir şey kalmaz.
  • Kişinin samimiyeti, sadakati ve sevgisi ona istikamet verir.
  • Bizden istenilen öncelikle safiyet, samimiyet ve sadakattir.
  • Ehl-i ihvan öyle bir kristalize olacak, safiyet kazanacak, kendi benliğinden öyle bir sıyrılıp latifleşecek, şeffaflaşacak, kendine ait bir renk zan düşünce ve duygu kalmayacak ki Allah’ın boyasıyla boyansın yani Resûlullah’ın haliyle hallenmiş olsun.
  • Gayret, kulluğun esasıdır.
  • Biz bildiklerimizle amel edelim. Bilmediklerimiz, bize bildirilecektir.
  • Her Ehl-i ihvan bulunduğu cemiyette fark edilmelidir.
  • Bizim sabrımıza, bize kötülük yapanların şahitlik etmesi lazım.
  • Asli maksadımız, nefsimizi ve Rabbimizi tanımaktır.
  • Gayret etmeyen kişiden kâmil insan olmaz.
  • İhvan, kendi hakikatine seyri sülük ederken hem dünyasını hem de ukbâsını saadete erdirmiş olur.
  • Muhabbetimiz Resûlullah’ın ve Ehl-i Beyt’in muhabbeti, davamız Hak davası olsun.
  • Eğer insan Rahman’ın aynası olacaksa yansıtıcılığının çok net,arı ve duru olması lazımdır.
  • Eğer bir olumsuzlukla, zorlukla karşılaşıyorsak, bu bizim olumsuzluluğumuzdandır.
  • Arz ve semada her ne olursa insan ile ilişkilidir.
  • Sözümüzün ilk müşterisi kendi kulağımız olmalıdır.
  • İslâm şahitlik ile başlar, şuhut ile yaşanır. Ve yine şahitlik ile kemal bulur.
  • Hangi başarı vardır ki uğraşsız gayretsiz ve gönülsüz zuhura gelsin.
  • Aşığın ölümü Hakk’ta vuslat, sonsuzluğa uyanmak ve sonsuzluğu yaşamak olur.
  • Artık etrafımızla ve kendimizle olan kavgamızı bitirip, sevgiyle nefes almanın gayretinde olmalıyız.
  • Kişinin kararlılığı tecellilere gösterdiği mukavemeti kadardır.
  • Aşık hep maşukundan söz etsinler, hep ondan konuşsunlar ister; zaten gayrı şeyler aşığı rahatsız eder.
  • Kişi mutmain olmadıkça kulluğunda, dostluğunda hep hüsrandadır.
  • Cemal aşıkları için gayri olan her şey haramdır.
  • Zikrin esası namazdır, muhabbetullahdır.
  • İhvan, hayatın tamamında Rahman’ın iradesi altında yaşamaya dikkat ve özen göstermelidir.
  • Her şeye rağmen seveceğiz
  • Her şeye rağmen hizmette gayretli olacağız
  • Kulluk, içinde Rabbi'nden başkasını bulundurmayan, gayrilerden boşalmış hiçlik makamıdır.
  • Hayatın ve kulluğun emanetçisi olduğumuzu, bu emaneti taşımamız ve ehline teslim etmemiz gerektiğini hatırdan çıkartmamalıyız.
  • Hayatı hep Hakkça yaşamanın gayretinde olmalıyız.
  • Hayat, bizi kullukta belirli bir kıvama taşımak içindir.
  • Kendine gafil olan, Allah’a arif olamaz.
  • Her varlık Hakk'tandır ve Hak ile kaimdir.
  • Bütün masivalardan arınmak, “ölmezden önce ölmek” Hak’ta ebed olmak; olağanüstü bir azim ve gayret ister.
  • Kişinin kararlılığı, cesareti, azmi ve sevgisi bir arada tekmil olursa; kişinin önünde aşamayacağı engel ve mâni olmaz.
  • Talibin âli ve en yüce değerlere ulaşabilmesi, Allah ve Resûlu’ne olan muhabbeti, sevgisi ile orantılıdır.
  • Hedefimiz ve gayemiz, bugün tevhid noktasında Allah’ı Resulullah’ı ve Ehl-i Beyt’i dünden daha farklı idrak etmek ve yaşamaktır.
  • Tevhid adına bize yapılan teklifatın tamamını yaşamak, bizi kendimize döndürmek ve kendi hakikatimizle tanıştırmak içindir.
  • Tevhid meratiplerindeki yaşam talimlerinin tamamı, bizi kendi ruh derinliğimizdeki iç potansiyelimizden istifade ettirmek adınadır.
  • İhvanın bilip, yapmak isteyip de yapamamasının sebebi kendisinde yetersiz olan kararlılığı, gayreti ve talebidir.
  • Cenab-ı Resûlullah’ın tezahür etmediği hiçbir mekân, mükerrem ve münevver olamaz.
  • Hiç kimse kendi gerçeğine olan seyrinde mürşitsiz yol kat edemez.
  • Kulluk adına yaşanılacak ne kadar âli değerler varsa, bunların tamamı ancak mürşid-i kâmilin nezaretinde ve refakatinde yaşanılabilir.
  • Bâki olabilmenin, sonsuzluğa ulaşabilmenin tek şartı; Hak ile Hak olmak, Hakk’ta ölüp Hakk’ta dirilmektir.
  • Yaşadığımız ne tür olumsuzluk olursa olsun, bizim hedefimize olan iştiyâkımızı arttırmalıdır.
  • Her türlü olumluluk ve olumsuzluktan istifade eden olalım.
  • Ehl-i ihvan hiçbir zaman olumsuzluk adına hesap yapmamalıdır.
  • İhvan, kendisini yargılayan, kendisini öz eleştiriye açık tutan ve kendini kemâle taşıyan olmalıdır.
  • İhvan, ancak telkin edilen hikmetli sözleri, hadisleri ve ayetleri yaşantısına uyarlayarak gayretinde istikamet bulabilir.
  • Kim hidayeti dilerse hidayete ulaşacak; kim hidayete ulaşmak istemezse Rahmân da ona hidayet etmeyecek.
  • İnancı olmayanın istikameti olmaz.
  • İnsan-ı asli Allah’ın aynasıdır.
  • Nurun olduğu yerde zulüm, dinin olduğu yerde kin, sevginin olduğu yerde nefret olmaz.
  • Ehl-i ihvan demek arif olan gerçeklere eren demektir.
  • Herkes tercihinden yönelişinden meyil ve rızasından sorumludur.
  • Nimete ulaşmak için mutlaka hizmete talip olmalıyız.
  • İhvan düşünmekle, keşfetmekle ve gayret ile kemâlat bulur.
  • “Rabbim” diyen için zaten zorluk yoktur.
  • Hedefi olmayanın istikameti de olmaz.
  • İslam, aslen teslim olmak ve selamet bulmaktır.
NAMAZ VAKİTLERİ