| İsim | Kökeni | Cinsiyet | Anlamı |
|---|---|---|---|
| Ebecen : | Türkçe | Erkek | Akıllı çocuk. |
| Ebed : | Arapça | Erkek | bk. Ebet |
| Ebet : | Arapça | Erkek | Sonu olmayan zaman, sonsuzluk. |
| Ebrak : | Arapça | Erkek | Çok parlak olan. |
| Ebubekir : | Arapça | Erkek | Bekir'in babası. |
| Ece : | Türkçe | Erkek | 1. Başkan, ulu, ileri gelen. 2. Ak sakallı ihtiyar. 3. Arkadaş, dost. |
| Ecebay : | Türkçe | Erkek | İleri gelen, saygın, zengin kimse. |
| Ecebey : | Türkçe | Erkek | Saygın, ileri gelen bey. |
| Ecehan : | Türkçe | Erkek | Saygın hükümdar. |
| Ecekan : | Türkçe | Erkek | Saygın bir soydan gelen kimse. |
| Ecemiş : | Türkçe | Erkek | Çok bilmiş, olgun. |
| Ecer : | Türkçe | Erkek | Yeni, güzel, iyi. |
| Ecevit : | Türkçe | Erkek | 1. Çevik, çalışkan, açık fikirli. 2. Açıkgöz. 3. Sinirli. |
| Ecir : | Arapça | Erkek | 1. Bir iş veya emek karşılığı verilen şey. 2. Sevap. 3. Aziz, sevgili. |
| Ecmel : | Arapça | Erkek | Çok güzel, yakışıklı. |
| Ecvet : | Arapça | Erkek | En iyi olan. |
| Ede : | Türkçe | Erkek | 1. Ata, dede. 2. Büyük erkek kardeş. 3. Kendisine saygı gösterilen kimse. |
| Edgü : | Türkçe | Erkek | İyi. |
| Edgüalp : | Türkçe | Erkek | İyi yiğit. |
| Edgübay : | Türkçe | Erkek | İyi zengin. |
| Edgüer : | Türkçe | Erkek | İyi kimse. |
| Edgükan : | Türkçe | Erkek | İyi soydan gelen kimse. |
| Edhem : | Arapça | Erkek | Karayağız at. |
| Edip : | Arapça | Erkek | 1. Terbiyeli, saygılı, nazik kimse. 2. Edebiyatla uğraşan kimse. |
| Ediz : | Türkçe | Erkek | Ulu, yüce, değerli kimse. |
| Efdal : | Arapça | Erkek | 1. Çok erdemli, çok faziletli. 2. En iyi, üstün. |
| Efe : | Türkçe | Erkek | 1. Batı Anadolu köy yiğidi. 2. Ağabey. 3. Kabadayı. |
| Efekan : | Türkçe | Erkek | Efe soyundan gelen kimse. |
| Efendi : | Yun. | Erkek | 1. Buyruğu yürüyen, sözü geçen kimse. 2. Görgülü, nazik, kibar kimse. |
| Efgan : | Farsça | Erkek | Istırap ile haykırma, bağırıp çağırma. |
| Efgen : | Farsça | Erkek | Düşüren, yıkan, yıkıcı. |
| Efgende : | Farsça | Erkek | Yıkılmış, yıkık, düşürülmüş. |
| Efkâr : | Arapça | Erkek | 1. Düşünceler. 2. Tasa, kaygı, kuruntu, üzüntü. |
| Eflâtun : | Arapça | Erkek | Açık mor renk. |
| Efnan : | Arapça | Erkek | Türler, çeşitler. |
| Efrasiyap : | Farsça | Erkek | 1. İranlı olmayan yiğit. 2. Ünlü Türk büyüğü Alp Er Tunga’ya İranlılarca verilen ad. |
| Efruz : | Farsça | Erkek | Parlatan, tutuşturan. |
| Efser : | Farsça | Erkek | Taç. |
| Ege : | Türkçe | Erkek | 1. Bir çocuğu koruyan, işlerine bakan ve her hâlinden sorumlu olan kimse. 2. Yaşça büyük. 3. Sahip |
| Egemen : | Türkçe | Erkek | Buyruk ve hüküm sahibi, buyruğunu yürüten, bağımlı olmayan. |
| Egesel : | Türkçe | Erkek | Egeyle ilgili olan. |
| Eğilmez : | Türkçe | Erkek | Başkasının baskısını ve üstünlüğünü kabul etmeyen, baş eğmeyen |
| Eğrek : | Türkçe | Erkek | 1. Dede Korkut'ta Serek'in kardeşi. 2. Dinlenme yeri. |
| Ehed : | Arapça | Erkek | bk. Ahat |
| Ehlimen : | Arapça | Erkek | İnançlı, inanan kimse. |
| Ejder : | Farsça | Erkek | 1. Büyük yılan. 2. Türlü biçimlerde tasarlanan korkunç biçimli masal canavarı. 3. Hiddetli, korkusuz, acımasız. |
| Ejderhan : | Farsça +Türkçe | Erkek | Hiddetli, korkusuz, acımasız kimse. |
| Ekber : | Arapça | Erkek | En büyük, çok büyük. |
| Eke : | Türkçe | Erkek | 1. Bilgili, deneyli, olgun, yetişkin. 2. Kurnaz, açıkgöz kimse. 3. Bilmiş çocuk. 4. Dâhi. |
| Ekemen : | Türkçe | Erkek | 1. Bilgili, görgülü, olgun kimse. 2. Kibirli, kurumlu kimse. |
| Eken : | Türkçe | Erkek | Toprakla uğraşan kimse. |
| Ekim : | Türkçe | Erkek | 1. Toprağa ürün ekme işi. 2. Yılın onuncu ayı. |
| Ekin : | Türkçe | Erkek | 1. Ekilmiş tahılın filiz vermiş biçimi, tarlada bitmiş tahıl. 2. Buğday. 3. Kültür. |
| Ekinci : | Türkçe | Erkek | Ekin ekip biçmekle uğraşan kimse, çiftçi. |
| Ekmel : | Arapça | Erkek | Eksiksiz, olgun, en uygun. |
| Ekrem : | Arapça | Erkek | 1. Çok cömert, eli çok açık. 2. Çok onurlu. |
| Elbek : | Türkçe | Erkek | Eli güçlü olan kimse. |
| Elbeyi : | Türkçe | Erkek | Memleketin beyi. |
| Elçi : | Türkçe | Erkek | 1. Bir devleti başka bir devlet katında temsil eden kimse. 2. Bir uzlaşma sağlamak için birinin yanına gönderilen kimse. 3. Peygamber. |
| Elçibey : | Türkçe | Erkek | Beyin elçiliğini yapan kimse. |
| Elçin : | Türkçe | Erkek | 1. Deste, tutam. 2. Daha çok yaz gecelerinde öten bir böcek türü, ağustos böceği. 3. Bulmaca, bilmece. |
| Eldem : | Türkçe | Erkek | 1. Yumuşak başlı, uyumlu. 2. Cana yakın. |
| Eldemir : | Türkçe | Erkek | Demir gibi güçlü eli olan kimse. |
| Elfaz : | Arapça | Erkek | Sözcükler, sözler. |
| Elgin : | Türkçe | Erkek | Garip, yabancı, gurbette yaşayan. |
| Elhan : | Arapça | Erkek | Nağmeler, ezgiler. |
| Eliaçık : | Türkçe | Erkek | Parasını ve malını esirgemeyen, cömert. |
| Elibol : | Türkçe | Erkek | Eliaçık, cömert. |
| Elitaş : | Türkçe | Erkek | Eli taş gibi ağır ve güçlü olan kimse. |
| Elitez : | Türkçe | Erkek | İşlerini acele ile yapan kimse. |
| Eliuz : | Türkçe | Erkek | Becerikli, mahir kimse. |
| Eliüstün : | Türkçe | Erkek | Başkalarından üstün olan kimse. |
| Elöve : | Türkçe | Erkek | Övülen, beğenilen kişi. |
| Elvan : | Arapça | Erkek | 1. Renkler, çeşitler. 2. Rengârenk. |
| Elver : | Türkçe | Erkek | “Yardımcı ol“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Elverdi : | Türkçe | Erkek | “Yardım etti, yardımcı oldu“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Elveren : | Türkçe | Erkek | Yardım eden, yardımcı olan. |
| Emanet : | Arapça | Erkek | 1. Korunmak için birine veya bir yere bırakılan kimse. 2. Can. |
| Emanullah : | Arapça | Erkek | Allah’ın güvendiği kişi. |
| Embiya : | Arapça | Erkek | bk. Enbiya |
| Emcet : | Arapça | Erkek | Çok şerefli, onurlu. |
| Emeç : | Türkçe | Erkek | 1. Hedef. 2. Yamaç. 3. Henüz memeden kesilmemiş buzağı. 4. Su ve kara yosunlarının kökü andıran tutunma organı. |
| Emek : | Türkçe | Erkek | 1. Uzun, yorucu ve özenli çalışma. 2. Bir işin yapılması için harcanan beden ve kafa gücü. |
| Emet : | Arapça | Erkek | Son, sonuç. |
| Emin : | Arapça | Erkek | 1. İnanılır, güvenilir. 2. Sakıncasız, tehlikesiz. 3. Kuşkusu olmayan. |
| Eminel : | Arapça +Türkçe | Erkek | Güvenilir kimse. |
| Emir : | Arapça | Erkek | 1. Buyruk, komut. 2. Bir kavim, aşiret veya ülkenin başı. 3. Prens, şehzade. |
| Emirhan : | Arapça +Türkçe | Erkek | Bey. |
| Emirşah : | Arapça +Farsça | Erkek | Bey ve şah. |
| Emrah : | Arapça | Erkek | 1. Saz çalıp oynayan. 2. Erzurum'da doğmuş ünlü bir halk ozanı. |
| Emran : | Arapça | Erkek | Kürkler, hayvan derileri. |
| Emre : | Türkçe | Erkek | 1. Âşık, tutkun. 2. Halk şairi. 3. Kardeş. 4. Arkadaş |
| Emri : | Arapça | Erkek | Emirle ilgili. |
| Emrullah : | Arapça | Erkek | Allah buyruğu |
| Emsal : | Arapça | Erkek | Benzer, eş, yaşıt. |
| Enbiya : | Arapça | Erkek | Peygamberler. |
| Enç : | Türkçe | Erkek | Rahat, huzur, erinç. |
| Ender : | Arapça | Erkek | Çok az, çok seyrek, az bulunan. |
| Eneç : | Türkçe | Erkek | 1. Sel yarıntısı. 2. Dağlarda kışın akıp, yazın kesilen kaynağın yatağı. 3. İki sırt arasındaki düz alan. 4. Ufak tepe. 5. Eğilim. |
| Ener : | Türkçe | Erkek | En yiğit, en kahraman kişi. |
| Eneren : | Türkçe | Erkek | Erenlerin en üstünü, değerlisi. |
| Energin : | Türkçe | Erkek | En olgun, çok olgun kimse. |
| Enes : | Arapça | Erkek | Soylu Arap atı, küheylan. |
| Enfal : | Arapça | Erkek | 1. Kur'an-ı Kerim'de bir surenin adı. 2. Düşmandan alınan mallar, ganimetler. |
| Engin : | Türkçe | Erkek | 1. Açık deniz. 2. Ucu bucağı görünmeyecek kadar çok geniş. 3. İyi, güzel, temiz, sağlam. |
| Enginalp : | Türkçe | Erkek | İyi, güzel, değerli, yiğit. |
| Enginay : | Türkçe | Erkek | İyi, güzel, temiz, sağlam kimse. |
| Enginiz : | Türkçe | Erkek | İz bırakacak kadar değerli insan. |
| Enginsoy : | Türkçe | Erkek | İyi, güzel, temiz, sağlam bir soydan gelen kimse. |
| Enginsu : | Türkçe | Erkek | Açık deniz. |
| Engintalay : | Türkçe | Erkek | Büyük deniz, okyanus. |
| Engiz : | Türkçe | Erkek | 1. Derelerde sık ağaçlardan oluşan karanlık. 2. Ağaç filizi. 3. Çukur ve karanlık yer. |
| Engür : | Türkçe | Erkek | Çok gür. |
| Enhar : | Arapça | Erkek | Irmaklar, çaylar. |
| Enis : | Arapça | Erkek | Dost, arkadaş. |
| Enmutlu : | Türkçe | Erkek | Çok mutlu. |
| Ensar : | Arapça | Erkek | Yardımcılar, koruyucular. |
| Ensari : | Arapça | Erkek | Yardımcılardan olan kimse. |
| Enver : | Arapça | Erkek | Nurlu, çok parlak, çok güzel. |
| Er : | Türkçe | Erkek | 1. Erkek. 2. Kahraman, yiğit. 3. Aşamasız asker. |
| Eracar : | Türkçe | Erkek | Becerikli erkek. |
| Erakalın : | Türkçe | Erkek | Alnı ak, dürüst erkek. |
| Erakıncı : | Türkçe | Erkek | Yiğit akıncı. |
| Eraksan : | Türkçe | Erkek | Temiz adlı yiğit. |
| Eral : | Türkçe | Erkek | “Erken davran“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Eralkan : | Türkçe | Erkek | Vatanı uğrunda canını feda edebilecek yiğit. |
| Eralp : | Türkçe | Erkek | Yiğit erkek. |
| Eraltay : | Türkçe | Erkek | Yüce, yüksek değerli kimse. |
| Erandaç : | Türkçe | Erkek | Ünlü, tanınmış kimse. |
| Eranıl : | Türkçe | Erkek | “Yiğitliğinle anıl, tanın“ anlamında kullanılan bi ad. |
| Eraslan : | Türkçe | Erkek | Aslan gibi güçlü erkek. |
| Eratlı : | Türkçe | Erkek | Yiğit olarak tanınmış kimse. |
| Eray : | Türkçe | Erkek | Ayın hilal durumu, yeni ay. |
| Eraydın : | Türkçe | Erkek | Aydın insan. |
| Erbaş : | Türkçe | Erkek | İhtiyaçları devletçe karşılanan onbaşı ve çavuş rütbesindeki asker. |
| Erbaşat : | Türkçe | Erkek | Sertlik, zorluk bakımından üstün olan kimse. |
| Erbatur : | Türkçe | Erkek | Kahraman, yiğit, cesur, bahadır kimse. |
| Erbay : | Türkçe | Erkek | Saygın, zengin kimse. |
| Erbelgin : | Türkçe | Erkek | Açık yürekli erkek. |
| Erben : | Türkçe | Erkek | “Ben yiğit ve cesurum“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Erberk : | Türkçe +Arapça | Erkek | Şimşek gibi yiğit. |
| Erbey : | Türkçe | Erkek | Yiğit, cesur hükümdar, bey. |
| Erbil : | Türkçe | Erkek | “Yürekli, cesur olarak kabullen“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Erbilek : | Türkçe | Erkek | Güçlü ve sağlam bilekleri olan kimse. |
| Erbilen : | Türkçe | Erkek | Yiğit ve yürekliyi tanıyan kimse. |
| Erbilir : | Türkçe | Erkek | Yiğt ve yürekli olanı tanıyan kimse. |
| Erboğa : | Türkçe | Erkek | Boğa gibi güçlü erkek. |
| Erboy : | Türkçe | Erkek | Yiğit soydan gelen kimse. |
| Ercan : | Türkçe +Farsça | Erkek | Yiğit, canlı, cesur kimse. |
| Erce : | Türkçe | Erkek | 1. Er gibi, ere yakışır biçimde. 2. Erken, erken olarak. |
| Ercihan : | Türkçe +Farsça | Erkek | Cihanın tanıdığı erkek. |
| Ercivan : | Türkçe +Farsça | Erkek | Genç yiğit. |
| Erciyes : | Yun. | Erkek | 1. Uzaktan parlayan. 2. Kayseri’de bulunan dağın adı. |
| Ercüment : | Farsça | Erkek | Onurlu, şerefli, saygın kimse. |
| Erçelik : | Türkçe | Erkek | Çelik gibi güçlü erkek. |
| Erçetin : | Türkçe | Erkek | Sert, güçlü erkek. |
| Erçevik : | Türkçe | Erkek | Çevik, hızlı erkek. |
| Erdağ : | Türkçe | Erkek | Yüce, saygın kimse. |
| Erdal : | Türkçe | Erkek | Genç kimse. |
| Erdem : | Türkçe | Erkek | Ahlakın övdüğü iyilikçilik, acıma, alçak gönüllülük, yiğitlik, doğruluk gibi niteliklerin genel adı, fazilet. |
| Erdemalp : | Türkçe | Erkek | Erdemli yiğit. |
| Erdemer : | Türkçe | Erkek | Erdemli kimse. |
| Erdemir : | Türkçe | Erkek | Demir gibi güçlü erkek. |
| Erdemli : | Türkçe | Erkek | Erdemli olan, faziletli. |
| Erden : | Türkçe | Erkek | İnsan eli değmemiş. |
| Erdenalp : | Türkçe | Erkek | Temiz, doğru yiğit. |
| Erdenay : | Türkçe | Erkek | Ay kadar temiz, el değmemiş. |
| Erdener : | Türkçe | Erkek | Temiz, dürüst kimse. |
| Erdeniz : | Türkçe | Erkek | Deniz gibi coşkulu kimse. |
| Erdeşir : | Farsça | Erkek | Cesur, kahraman, aslan yürekli kimse. |
| Erdi : | Türkçe | Erkek | 1. Amacına ulaşan, erişen. 2. Olgun. 3. Ermiş, veli. |
| Erdibay : | Türkçe | Erkek | Olgun, ermiş, saygın kimse. |
| Erdibek : | Türkçe | Erkek | Olgun, ermiş, saygın bey. |
| Erdil : | Türkçe +Farsça | Erkek | Yürekli, cesur kimse. |
| Erdilek : | Türkçe | Erkek | Erin dileği, isteği. |
| Erdin : | Türkçe | Erkek | 1. “Amacına ulaştın, kavuştun“ anlamında kullanılan bir ad. 2. “Olgunlaştın“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Erdinç : | Türkçe | Erkek | Dinç, güçlü kimse. |
| Erdoğ : | Türkçe | Erkek | Yiğit ve cesur kimse. |
| Erdoğan : | Türkçe | Erkek | 1. Yiğit olarak doğan kimse. 2. Erken doğan kimse. |
| Erdoğdu : | Türkçe | Erkek | “Yiğit olarak doğdu“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Erdoğmuş : | Türkçe | Erkek | Doğuştan yiğit olan kimse. |
| Erdölek : | Türkçe | Erkek | Güzel, iyi, akıllı kimse. |
| Erdönmez : | Türkçe | Erkek | Sözünden dönmeyen, doğru sözlü yiğit. |
| Erdur : | Türkçe | Erkek | Erkek çocuğun uzun ömürlü olmasını dilemek amacıyla kullanılan bir ad. |
| Erduru : | Türkçe | Erkek | Saf, temiz yürekli yiğit. |
| Erek : | Türkçe | Erkek | Gerçekleştirilmek için tasarlanan ve erişmek istenilen şey, amaç, gaye, hedef. |
| Ereken : | Türkçe | Erkek | Erkenden ekim yapan kimse. |
| Erel : | Türkçe | Erkek | Eli güçlü olan. |
| Erem : | Türkçe | Erkek | Bir işe gönüllü, istekli olma. |
| Eren : | Türkçe | Erkek | 1. Erkek. 2. Olağanüstü sezgileriyle birtakım gerçekleri gördüğüne inanılan kimse. 3. Deneyimli, akıllı kimseler. 4. Dost. 5. Hayırlı çocuk. |
| Erenalp : | Türkçe | Erkek | Deneyimli, akıllı kimse. |
| Erendemir : | Türkçe | Erkek | Deneyimli, akıllı, güçlü kimse. |
| Erendiz : | Türkçe | Erkek | Gezegenlerin en büyüğü ve güneşe yakınlık bakımından beşincisi, Jüpiter. |
| Erenel : | Türkçe | Erkek | Eli her şeye ulaşan kimse. |
| Erenkara : | Türkçe | Erkek | Deneyimli, akıllı, siyah tenli kimse. |
| Erenler : | Türkçe | Erkek | 1. Benliğinden sıyrılmış, öz varlığından geçmiş, kendini Allah'a adamış kimseler. 2. Gönül gözüyle birtakım gerçekleri gördüğüne inanılan kimseler. 3. Allah yolunda sırlara ermiş tarikat uluları. 4. Erkekler. |
| Erenöz : | Türkçe | Erkek | Özü ermiş kimse. |
| Erensoy : | Türkçe | Erkek | Ermişlerin soyundan gelen kimse. |
| Erensü : | Türkçe | Erkek | Amacına ulaşmış asker. |
| Erentürk : | Türkçe | Erkek | Amacına ulaşmış Türk. |
| Erenuluğ : | Türkçe | Erkek | Amacına ulaşmış yüce kimse. |
| Erer : | Türkçe | Erkek | “Ulaşır, kavuşur, amaçlarına erer anlamında kullanılan bir ad. |
| Ergalip : | Türkçe +Arapça | Erkek | Üstün, yenen kimse. |
| Ergazi : | Türkçe +Arapça | Erkek | Vatanı uğrunda savaırken gazi olmuş kimse. |
| Ergen : | Türkçe | Erkek | 1. Ergenlik çağında olan. 2. Henüz evlenmemiş. |
| Ergenç : | Türkçe | Erkek | Genç erkek. |
| Ergenekon : | Türkçe | Erkek | Dağın en yüksek noktası, doruğu. |
| Ergener : | Türkçe | Erkek | Genç, ergenlik çağında erkek. |
| Ergi : | Türkçe | Erkek | İyi, güzel bir şeye erişme. |
| Ergil : | Türkçe | Erkek | Er kişi, sözüne güvenilir kişi. |
| Ergin : | Türkçe | Erkek | Olgunlaşmış, yetişmiş kimse. |
| Erginal : | Türkçe | Erkek | “Olgunlaşmış, yetişmiş kimselerle arkadaşlık yap“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Erginalp : | Türkçe | Erkek | Olgun yiğit. |
| Erginbay : | Türkçe | Erkek | Olgun ve saygıdeğer kimse. |
| Ergincan : | Türkçe +Farsça | Erkek | Olgun ruhlu kimse. |
| Erginsoy : | Türkçe | Erkek | Olgun kişilerin soyundan gelen kimse. |
| Ergök : | Türkçe | Erkek | Mavi gözlü, sarışın kimse. |
| Ergönen : | Türkçe | Erkek | “Yiğit olarak mutlu ol, refaha kavuş, rahat et, sevin anlamında kullanılan bir ad. |
| Ergönül : | Türkçe | Erkek | Gönül eri, iyi insan. |
| Ergör : | Türkçe | Erkek | “Yiğit olarak benimse“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Ergun : | Moğ. | Erkek | 1. Hızlı, çevik. 2. İlhanlı padişahlarından birisinin adı. |
| Ergunalp : | Farsça +Türkçe | Erkek | Hızlı, çevik yiğit. |
| Erguner : | Farsça +Türkçe | Erkek | Hızlı, çevik erkek. |
| Ergüç : | Türkçe | Erkek | Erkek gücü. |
| Ergül : | Türkçe +Farsça | Erkek | Yeni açan gül. |
| Ergüleç : | Türkçe | Erkek | Güler yüzlü erkek. |
| Ergülen : | Türkçe | Erkek | Hep gülen, güler yüzlü kimse. |
| Ergümen : | Türkçe | Erkek | Amacına ulaşan, isteğine kavuşan kimse. |
| Ergün : | Türkçe | Erkek | Yumuşak, uysal kimse. |
| Ergüner : | Türkçe | Erkek | Yumuşak huylu, uysal erkek. |
| Ergüneş : | Türkçe | Erkek | Güneş gibi ışık saçan, yararlı olan kimse. |
| Ergüney : | Türkçe | Erkek | Güneyde bulunan kimse. |
| Ergüven : | Türkçe | Erkek | Kendine güveni olan kimse. |
| Ergüvenç : | Türkçe | Erkek | Güven duyulan kimse. |
| Erhan : | Türkçe | Erkek | Yiğit hükümdar. |
| Erhun : | Türkçe +Farsça | Erkek | Savaşmayı, kan dökmeyi seven kimse. |
| Erışık : | Türkçe | Erkek | Aydın, aydınlık kimse. |
| Erik : | Türkçe | Erkek | 1. Erkli, güçlü, kuvvetli, yürekli. 2. Olgun. |
| Eriker : | Türkçe | Erkek | Becerikli, yürekli adam. |
| Erim : | Türkçe | Erkek | 1. Bir şeyin erebileceği uzaklık. 2. İyi bir şeye işaret olan durum. 3. Sevgi. 4. Müjde. |
| Erimel : | Türkçe | Erkek | Amacına ulaşmış kimse. |
| Erimşah : | Türkçe +Farsça | Erkek | Amacına ulaşmış hükümdar. |
| Erin : | Türkçe | Erkek | Erginleşmiş kimse. |
| Erincek : | Türkçe | Erkek | Üşengeç, tembel kimse. |
| Erincik : | Türkçe | Erkek | Tembel, üşenen kimse. |
| Erinç : | Türkçe | Erkek | Dirlik, rahat, huzur. |
| Erinçer : | Türkçe | Erkek | Huzur veren kimse. |
| Erip : | Arapça | Erkek | Akıllı, zeki kimse. |
| Eriş : | Türkçe | Erkek | “Amacına ulaş, isteğin olsun“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Erişkin : | Türkçe | Erkek | Olgun, gelişmiş, büyümesi sona ermiş kimse. |
| Eriz : | Türkçe | Erkek | Yiğit bir soydan gelen kimse. |
| Erk : | Türkçe | Erkek | 1. Bir işi yapabilme gücü, kudret. 2. İstediğini yaptırabilme gücü, nüfuz. 3. Naz. 4. Sevgi. 5. İçtenlik. |
| Erkal : | Türkçe | Erkek | “Her zaman yiğit kal“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Erkan : | Türkçe | Erkek | Yiğit, erkek soydan gelen kimse. |
| Erkarslan : | Türkçe | Erkek | Arslan gibi güçlü, kuvvetli olan kimse. |
| Erkaş : | Türkçe | Erkek | Kaşları gür ve sık olan kimse. |
| Erkaya : | Türkçe | Erkek | Kaya gibi güçlü erkek. |
| Erke : | Türkçe | Erkek | 1. İş başarma gücü. 2. Nazlı, serbest büyütülmüş çocuk. |
| Erkel : | Türkçe | Erkek | Güçlü, kudretli el sahibi olan kimse. |
| Erker : | Türkçe | Erkek | Güçlü, kudretli erkek. |
| Erkılıç : | Türkçe | Erkek | Kılıç gibi keskin, güçlü yiğit. |
| Erkın : | Türkçe | Erkek | Çalışkan kimse. |
| Erkınay : | Türkçe | Erkek | Çalışkan erkek. |
| Erkıral : | Türkçe | Erkek | “Çalışkan, gayretli ol“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Erkış : | Türkçe | Erkek | Erken gelen kış. |
| Erkin : | Türkçe | Erkek | Hiçbir koşula bağlı olmayan, istediği gibi davranabilen, özgür. |
| Erkinel : | Türkçe | Erkek | Bağımsız davranan kimse. |
| Erkiner : | Türkçe | Erkek | Bağımsız, özgür insan. |
| Erkman : | Türkçe | Erkek | Güçlü, etkili, sözü geçer kimse. |
| Erkmenol : | Türkçe | Erkek | “Güçlü, etkili ol“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Erkoç : | Türkçe | Erkek | Güçlü, iri yarı erkek. |
| Erkoçak : | Türkçe | Erkek | Yiğit, güçlü kimse. |
| Erkol : | Türkçe | Erkek | “Güçlü ol“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Erksal : | Türkçe | Erkek | “Güçlü, kuvvetli ol“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Erksan : | Türkçe | Erkek | Güçlü, etkili san, tanınmış ad. |
| Erksoy : | Türkçe | Erkek | Güçlü soydan gelen kimse. |
| Erksun : | Türkçe | Erkek | “Gücünü, kudretini göster anlamında kullanılan bir ad. |
| Erktin : | Türkçe | Erkek | Güçlü kuvvetli bir ruh yapısı olan kimse. |
| Erkul : | Türkçe | Erkek | Erkek kimse. |
| Erkunt : | Türkçe | Erkek | Güçlü, dayanıklı erkek. |
| Erkurt : | Türkçe | Erkek | Cesur ve yiğit kimse. |
| Erkuş : | Türkçe | Erkek | Gözü yükseklerde olan kimse. |
| Erkut : | Türkçe | Erkek | Kutlu, uğurlu erkek. |
| Erkutay : | Türkçe | Erkek | Uğurlu ayda doğan erkek. |
| Erkutlu : | Türkçe | Erkek | Kutlu, uğurlu insan. |
| Erlik : | Türkçe | Erkek | Yiğitlik, erkeklik. |
| Erman : | Türkçe | Erkek | Yiğit, kahraman, yürekli kimse. |
| Ermiş : | Türkçe | Erkek | 1. İsteğine erişmiş. 2. Olgunlaşmış. 3. Evliya, eren. |
| Ermutlu : | Türkçe | Erkek | Mutlu erkek. |
| Ernoyan : | Türkçe +Moğ. | Erkek | Yiğit başkomutan. |
| Ernur : | Türkçe +Arapça | Erkek | AYdınlık saçan, başkalarına yararlı olan kimse. |
| Eroğan : | Türkçe | Erkek | Güçlü erkek. |
| Eroğlu : | Türkçe | Erkek | Yiğit oğlu. |
| Eroğul : | Türkçe | Erkek | Erkek evlat. |
| Eroğuz : | Türkçe | Erkek | Güçlü, kuvvetli kimse. |
| Erokay : | Türkçe | Erkek | Seçkin, beğenilen erkek. |
| Erol : | Türkçe | Erkek | “Yiğit ol, doğru ol“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Eronat : | Türkçe | Erkek | Dürüst, güvenilir, iyi erkek. |
| Erozan : | Türkçe | Erkek | Erkek ozan, şair. |
| Eröge : | Türkçe | Erkek | “Erkekler övsünler“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Eröz : | Türkçe | Erkek | Özü erkek, yiğit olan kimse. |
| Ersagun : | Türkçe | Erkek | Erkek hekim. |
| Ersal : | Türkçe | Erkek | “Yiğitliğinle tanın“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Ersalmış : | Türkçe | Erkek | ErYiğitliğiyle tanınmış kimse. |
| Ersan : | Türkçe | Erkek | Yiğitliğiyle ad yapmış kimse. |
| Ersav : | Türkçe | Erkek | Sözüne güvenilir kimse. |
| Ersavaş : | Türkçe | Erkek | Savaşmayı seven kimse. |
| Ersay : | Türkçe | Erkek | “Yiğit olarak kabul et“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Ersayın : | Türkçe | Erkek | Saygıdeğer kimse. |
| Erseç : | Türkçe | Erkek | “Yiğit seç“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Ersel : | Türkçe | Erkek | Yiğitlikle ilgili olan. |
| Ersen : | Türkçe | Erkek | “Yiğitsin, erkeksin“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Erserim : | Türkçe | Erkek | Sabırılı kimse. |
| Ersev : | Türkçe | Erkek | “İnsanları sev“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Erseven : | Türkçe | Erkek | İnsanları seven kimse. |
| Ersevin : | Türkçe | Erkek | “İnsanları sevin“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Ersevinç : | Türkçe | Erkek | Sevinen kimse. |
| Ersezen : | Türkçe | Erkek | Kavrayışı güçlü erkek. |
| Ersin : | Türkçe | Erkek | 1. “Amacına ulaşsın, kavuşsun“ anlamında kullanılan bir ad. 2. “Sen yiğitsin, kahramansın“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Erson : | Türkçe | Erkek | Sonuncu doğan erkek çocuk. |
| Ersöz : | Türkçe | Erkek | Sözüne güvenilir, dürüst sözlü kimse. |
| Ersu : | Türkçe | Erkek | Yiğitlerin soyundan gelen kimse. |
| Ersun : | Türkçe | Erkek | “Yiğitliğini göster“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Ersü : | Türkçe | Erkek | Yiğit asker, yiğit subay. |
| Erşahan : | Türkçe +Farsça | Erkek | Şahin gibi güçlü yiğit. |
| Erşan : | Türkçe +Arapça | Erkek | Yiğitliğiyle tanınmış, ünlenmiş erkek. |
| Erşat : | Türkçe +Farsça | Erkek | ESevinçli, mutlu erkek. |
| Erşen : | Türkçe | Erkek | Mutlu, neşeli erkek. |
| Erşet : | Arapça | Erkek | Doğru yolda olan kimse. |
| Ertaç : | Türkçe +Arapça | Erkek | Taç takınmış kimse. |
| Ertan : | Türkçe | Erkek | Tan vakti, sabahın ilk vakitleri. |
| Ertaylan : | Türkçe | Erkek | Uzun boylu, yakışıklı erkek. |
| Erte : | Türkçe | Erkek | 1. Gelecek şafak, şafak sökme zamanı. 2. Yarın. 3. Herhangi bir işte ilk başarı. |
| Ertek : | Türkçe | Erkek | Tek olan, eşsiz yiğit. |
| Erteke : | Türkçe | Erkek | Sözünün eri olan kimse. |
| Ertem : | Türkçe | Erkek | bk. Erdem |
| Erten : | Türkçe | Erkek | 1. Sabah, güneşin doğduğu zaman. 2. Gün. |
| Ertepınar : | Türkçe | Erkek | Pınar gibi saf ve temiz olan. |
| Ertim : | Türkçe | Erkek | Peçeneklerin üç asıl boyundan biri. |
| Ertin : | Türkçe | Erkek | Sağlam bir ruh yapısı olan kimse. |
| Ertingü : | Türkçe | Erkek | Olağanüstü, görülmemiş. |
| Ertok : | Türkçe | Erkek | Gözü gönlü tok yiğit. |
| Ertop : | Türkçe | Erkek | Sağlam ve güçlü kimse. |
| Ertöre : | Türkçe | Erkek | Töreleri olan yiğit. |
| Ertugay : | Türkçe | Erkek | Er-tugay. |
| Ertuğ : | Türkçe | Erkek | Savaşçı kimse. |
| Ertuğrul : | Türkçe | Erkek | Dürüst, doğru, yiğit kimse. |
| Ertuna : | Türkçe | Erkek | Gösterişli kimse. |
| Ertunca : | Türkçe | Erkek | Er ve tunca. |
| Ertuncay : | Türkçe | Erkek | Tunç renginde olan, şişman kimse. |
| Ertunç : | Türkçe | Erkek | Tunç gibi sağlam erkek. |
| Ertunga : | Türkçe | Erkek | 1. Yiğit hakan. 2. Uygur yazıtlarında geçen Türk adlarından. |
| Erturan : | Türkçe | Erkek | bk. Erduran |
| Ertün : | Türkçe | Erkek | Akşam, gecenin başlangıcı. |
| Ertüre : | Türkçe | Erkek | Törelere bağlı kimse. |
| Ertürk : | Türkçe | Erkek | Yiğit Türk. |
| Ertüze : | Türkçe | Erkek | Adaletli kimse. |
| Ertüzün : | Türkçe | Erkek | Yumuşak huylu sakin, soylu, asil kimse. |
| Erülgen : | Türkçe | Erkek | Yüce, yüksek, ulu kimse. |
| Erün : | Türkçe | Erkek | Ünlü, tanınmış yiğit. |
| Erünal : | Türkçe | Erkek | “Adın duyulsun, tanın, ün kazan“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Erüstün : | Türkçe | Erkek | Üstün erkek. |
| Eryalçın : | Türkçe | Erkek | Sert, güçlü, boyun eğmez yiğit |
| Eryaman : | Türkçe | Erkek | Güçlü becerikli yiğit. |
| Eryavuz : | Türkçe | Erkek | Yürekli, korkusuz yiğit. |
| Eryetiş : | Türkçe | Erkek | “Erken gel“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Eryıldız : | Türkçe | Erkek | Yıldız gibi parlak yiğit. |
| Eryılmaz : | Türkçe | Erkek | Yılmayan, cesur yiğit. |
| Eryiğit : | Türkçe | Erkek | Yiğit, korkusuz erkek. |
| Erzan : | Farsça | Erkek | 1. Uygun,layık, yerinde 2. Ucuz. |
| Erzi : | Türkçe | Erkek | Dinin buyruklarını yerine getiren kimse, veli |
| Esat : | Arapça | Erkek | Çok mesut, çok mutlu. |
| Ese : | Türkçe | Erkek | Rüzgâr. |
| Esedullah : | Arapça | Erkek | Allah´ın aslanı. (Hz. Ali´nin lakabı). |
| Esen : | Türkçe | Erkek | Sağlıklı, salim, rahat. |
| Esenbay : | Türkçe | Erkek | Sağlıklı, rahat kimse. |
| Esenboğa : | Türkçe | Erkek | Sağlıklı, salim, rahat, güçlü kimse. |
| Esendağ : | Türkçe | Erkek | Sağlıklı, salim, rahat kimse. |
| Esenkal : | Türkçe | Erkek | “Sağlıklı, salim, rahat olarak kal“ anlamında kullanılan bir ad. |
| Esentimur : | Türkçe | Erkek | bk. Esendemir |
| Esentürk : | Türkçe | Erkek | Güçlü kuvvetli, sağlıklı Türk. |
| Eser : | Türkçe | Erkek | 1. Soğuk. 2. Sert esen rüzgâr. 3. Belirti, iz. 4. Ar. Yapıt. |
| Esertaş : | Türkçe | Erkek | Sağlıklı, güçlü kimse. |
| Esim : | Türkçe | Erkek | Rüzgârın esişi. |
| Esin : | Türkçe | Erkek | 1. Esinti, rüzgâr, sabah rüzgârı. 2. Etkilenme, çağrışım veya içe doğma ile akla gelen yaratıcı duygu, ilham. |
| Esiner : | Türkçe | Erkek | Esinlenen kimse. |
| Eskin : | Türkçe | Erkek | 1. Rüzgâr. 2. Fırtına. 3. Karla dolan ve düz yerden ayırt edilemeyen çukur. |
| Eskinalp : | Türkçe | Erkek | Fırtına gibi yiğit. |
| Eslek : | Türkçe | Erkek | l. Çalışkan, gayretli. 2. Yumuşak başlı, uysal. |
| Esvet : | Arapça | Erkek | Siyah, kara. |
| Eşfak : | Arapça | Erkek | Çok şefkatli, çok sevecen kimse. |
| Eşit : | Türkçe | Erkek | 1. Niteliği, değeri, biçimi, görünüşü bir olan. 2. Aynı düzeyde olan. |
| Eşkin : | Türkçe | Erkek | 1. Filiz, sürgün. 2. Açık adımlarla, hızlı yürüyen at. |
| Eşmen : | Türkçe | Erkek | Eş, arkadaş, yaşıt. |
| Eşraf : | Arapça | Erkek | 1. Şerefli, saygın kimseler. 2. Bir yerin zenginleri, sözü geçenler. |
| Eşref : | Arapça | Erkek | Çok onurlu, çok şerefli kimse. |
| Ethem : | Arapça | Erkek | bk. Edhem |
| Eti : | Türkçe | Erkek | 1. Baba. 2. Küçük kardeş. |
| Evcan : | Türkçe | Erkek | Aceleci kimse. |
| Evcil : | Türkçe | Erkek | Evine düşkün kimse. |
| Evcimen : | Türkçe | Erkek | Evine, ailesine çok bağlı kimse, |
| Evgin : | Türkçe | Erkek | Aceleci, telaşlı. |
| Evhat : | Arapça | Erkek | Tek, yegâne, biricik. |
| Evirgen : | Türkçe | Erkek | İşini bilen, tedbirli kimse. |
| Evliya : | Arapça | Erkek | 1. Erenler, ermişler. 2. Koruyanlar, himaye edenler. 3. Allah’a yakın olanlar. |
| Evran : | Türkçe | Erkek | 1. Çok uzun boylu insan. 2. Kasırga, hortum. 3. Evren. |
| Evren : | Türkçe | Erkek | 1. Gök varlıklarının tümü, kâinat. 2. Ejder, ejderha. 3. Boylu boslu, yakışıklı. 4. Kahraman, yiğit. 5. Zaman. |
| Evrenata : | Türkçe | Erkek | Evrene nam salmış ata. |
| Evrensel : | Türkçe | Erkek | 1. Tüm insanlığı ilgilendiren. 2. Dünya ölçüsünde, dünya çapında. |
| Evrim : | Türkçe | Erkek | Ağır ağır ve kendiliğinden oluşan değişim. |
| Evrimer : | Türkçe | Erkek | Ağır ağır ve kendiliğinden oluşan değişen kimse. |
| Evsen : | Türkçe | Erkek | Hafif, az, yavaş. |
| Evşen : | Türkçe | Erkek | Eve mutluluk ve şenlik getiren kimse.. |
| Eylem : | Türkçe | Erkek | Bir durumu değiştirmek için gösterilen çaba. |
| Eylül : | Arapça | Erkek | Yılın dokuzuncu ayı. |
| Eymen : | Arapça | Erkek | 1. Daha uğurlu, daha bereketli. 2. Sağ tarafta olan. |
| Eyüp : | Arapça | Erkek | 1. Çok ıstırap çeken kimse. 2. Kuran’da adı geçen ve “sabırlı insan“ örneği olarak gösterilen peygamber. |
| Eyyam : | Arapça | Erkek | 1. Günler, gündüzler. 2. Zaman. 3. Sözü geçerlik, nüfuz. |
| Ezel : | Arapça | Erkek | Başlangıcı, öncesi olmayan geçmiş zaman, öncesizlik. |
| Ezelhan : | Arapça +Türkçe | Erkek | Başlangıcı, öncesi olmayan geçmiş zaman hükümdarı. |
| Ezgü : | Türkçe | Erkek | bk. Edgü |
| Ezgüer : | Türkçe | Erkek | bk. Edgüer |
| Ezgütekin : | Türkçe | Erkek | İyi hükümdar. |