29 Kasım 2022
5 Cemaziye'l-Evvel 1444
MENÜ
SOHBETLER HAZRET-İ MUHAMMED'IN
(S.A.V) HAYATI
SEVGİLİ PEYGAMBERİM KUR'AN-I KERİM İLMİHAL İSLAM VE TOPLUM 40 HADİS HADİS-İ ŞERİFLER OSMANLICA SÖZLÜK RÜYA TABİRLERİ BEBEK İSİMLERİ POSTA KODLARI ABDÜLKADİR BİLGİLİ
(SEBATİ) DİVANI
NİYAZİ MISRİ DİVANI HİKMETLİ SÖZLER KUR'AN-I KERİM ÖĞRENİYORUM KUR'AN-I KERİM (SESLİ ve YAZILI) SESLİ ARŞİV İLAHİLER
İSLAM ve TASAVVUF
TASAVVUFUN TARİFLERİ TASAVVUFUN DOĞUŞU TASAVVUFUN ANADOLU'YA GİRİŞİ HALVETİLİĞİN TARİHİ HALVETİLİĞİN TARİHİ GELİŞİMİ HALVETİLİĞİN TÜRK TOPLUMUNDAKİ YERİ HALVETİYYE SİLSİLESİ PİRLERİMİZİN HAYATLARI MEHMET ALİ İŞTİP (VAHDETİ) ABDÜLKADİR BİLGİLİ (SEBATİ) İBRAHİM GÜLMEZ(KANÂATÎ)
EHLİ - BEYT
EHL-İ BEYT KİMDİR? EHL-İ BEYTİ SEVMEK
RESÛLULLAH'I SEVMEKTİR
EHL-İ BEYT EMANETİ RESÛLULLAH'TIR EHL-İ BEYTİN HALİ NUH'UN GEMİSİ GİBİDİR EHL-İ BEYT OLMAK HEM NESEBİ HEMDE MEZHEBİDİR
ONİKİ İMAMLAR
HZ. İMAM ALİ K.A.V RA HZ. İMAM HASAN-I (MÜCTEBA) HZ. İMAM HÜSEYİN-İ (KERBELA) HZ. İMAM ZEYNEL ABİDİN HZ. İMAM MUHAMMED BAKIR HZ. İMAM CAFER-İ SADIK HZ. İMAM MUSA-İ KAZIM HZ. İMAM ALİYYUL RIZA HZ. İMAM MUHAMMED CEVAD (TAKİ) HZ. İMAM ALİ HADİ (NAKİ) HZ. İMAM HASAN’UL ASKERİ HZ. İMAM MUHAMMED MEHDİ






ERKEK BEBEK İSİMLERİ


KIZ BEBEK İSİMLERİ ERKEK BEBEK İSİMLERİ

A B C D E F G H I J K L M N O P R S T U V Y Z

İsimKökeniCinsiyetAnlamı
Alat :TürkçeErkek1. Acele, çabuk.
2. Bir tür çam ağacı.
Ağar :TürkçeErkek1. Ağır, yavaş.
2. Sadık, doğru sözlü.
3. Yükselir, yücelir.
Ağca :TürkçeErkek1. Ak renkte, beyaz, oldukça beyaz.
2. Temiz, lekesiz.
3. Alaca.
4. Pamuk ipliğinden dokunmuş çul.
Akça :TürkçeErkek1. Ak renkte, beyaz, oldukça beyaz.
2. Temiz, lekesiz.
3. Alaca.
4. Para.
Akçalı :TürkçeErkek1. Akçası olan, varlıklı, zengin.
2. Dalları yassı olan bir çeşit çalı.
Akal :TürkçeErkek1. Akmak ve almak fillerinin emir biçimlerinin yan yana gelmesiyle oluşmuş bir ad.
2. Beyaz anlamındaki ak ile kırmızı anlamındaki al sözlerinden oluşmuş bir ad.
Alaz :TürkçeErkek1. Alev.
2. Ağaçsız, açıklık yerler.
3. Gösteriş, haşmet.
Anıl :TürkçeErkek1. Amaç, erek.
2. Yavaş, ağır.
3. Bellek, hafıza.
4. “Adın her zaman anılsın” anlamında kullanılan bir ad.
Aca :TürkçeErkek1. Amca.
2. Abla.
3. Anneanne, nine.
4. Güçlü kuvvetli, başladığı işi bitiren.
5. Büyük.
6. Derelerin içinde yetişen, basit yapraklı, kırmızı çiçekli, güzel kokulu bir çalı.
Ayık :TürkçeErkek1. Anlayışlı, uyanık.
2. Sarhoşluğu ve baygınlığı geçmiş olan.
Arsal :TürkçeErkek1. Arı gibi temiz, çalışkan.
2. Kumral.
Ahi :ArapçaErkek1. Arkadaş, dost.
2. Erkek kardeş.
3. Ahilik ocağından olan kimse.
4. Cömert, eliaçık.
Andaç :TürkçeErkek1. Armağan.
2. Evlat, nesil.
3. Ün, şöhret.
4. Eş, denk.
Abbas :ArapçaErkek1. Aslan.
2. Sert, çatık kaşlı kimse.
Ataç :TürkçeErkek1. Atalardan gelen, atalarla ilgili olan.
2. Büyüklük gösteren çocuk.
Azer :FarsçaErkek1. Ateş.
2. Hz. İbrahim’in babasının adı.
Atlıhan :TürkçeErkek1. Atı olan hükümdar.
2. Ünlü hükümdar.
Atlı :TürkçeErkek1. Atı olan.
2. Ünlü, tanınmış.
Aytürk :TürkçeErkek1. Ay gibi güzel olan.
2. “Ey Türk!“ anlamında kullanılan bir ad.
Aybars :TürkçeErkek1. Ay gibi güzel ve temiz pars.
2. Hun İmparatoru Attila'nın amcası.
Aybek :TürkçeErkek1. Ay gibi güzel ve yakışıklı olan bey.
2. Hindistan’daki Türk Memlûkleri Devletinin kurucusu. (Ö. 1210).
Akşın :TürkçeErkek1. Az beyaz, beyazımsı.
2. Kıllarında ve gözlerinde bazen de derisinde doğuştan boya maddesi bulunmadığı için her yanı beyaz olan hayvan veya insan.
Azmi :ArapçaErkek1. Azimli, kararlı.
2. Sözünde duran.
Ata :TürkçeErkek1. Baba.
2. Dedelerden ve büyük babalardan her biri.
3. Kişinin geçmişte yaşamış olan büyükleri.
Aktar :ArapçaErkek1. Baharat veya güzel kokular satan kimse veya dükkân.
2. İğne, iplik, baharat, zarf, kâğıt, tütün vb. satılan dükkân.
3. Damlalar.
Alem :ArapçaErkek1. Bayrak, sancak.
2. Minare, kubbe, sancak direği vb. yüksek şeylerin tepesinde bulunan, madenden yapılmış ay yıldız veya lale biçiminde süs.
Abay :TürkçeErkek1. Beceri.
2. Seziş, anlayış.
3. Büyük erkek kardeş.
Aşkın :TürkçeErkek1. Belli bir süreyi aşmış, ötesine geçmiş.
2. Benzerlerinden üstün.
3. Çok, fazla.
Akkın :TürkçeErkek1. Beyaz kılıç kabı.
2. İstekli, gönüllü, tutkun.
3. Akan su.
4. Açık, düzgün, pürüzsüz.
5. Az eğimli, düzgün, engebesiz yol veya toprak.
6. Kolaylıkla yapılan, çabuk ilerleyen, akıcı iş.
7. Yolunda, yoluna girmiş, olurunda iş.
Akçal :TürkçeErkek1. Beyazımsı, beyaza çalan.
2. İhtiyar.
Akçıl :TürkçeErkek1. Beyazımsı.
2. Rengini atmış, ağarmış, soluk, solgun.
Aşir :ArapçaErkek1. Bir dinî tören sırasında veya cemaatle namaz kılınıp dua edildikten sonra okunan Kur'an ayetleri.
2. On sayısı.
3. On gün.
Aday :TürkçeErkek1. Bir görev, bir iş için kendini ileri süren veya başkaları tarafından ileri sürülen kimse.
2. Bir iş için yetiştirilmekte, eğitilmekte olan kimse, namzet.
Akan :TürkçeErkek1. Bir yerden bir yere doğru akan, giden.
2. Çeşme, pınar.
Aral :TürkçeErkek1. Birbirine yakın adaların oluşturduğu topluluk, takımada.
2. Sıradağlar.
Arkadaş :TürkçeErkek1. Birbirlerine karşı sevgi ve anlayış gösteren kimselerden her biri.
2. Bir ortamda birlikte bulunanlardan her biri.
Armağan :TürkçeErkek1. Birini sevindirmek, mutlu etmek için verilen şey, hediye.
2. Ödül.
3. Bağış, ihsan.
Alaca :TürkçeErkek1. Birkaç rengin karışımından oluşan renk.
2. Birkaç renkli iplikten yapılmış dokuma.
3. Ağaçta ilk olgunlaşan meyve.
Atom :Fr.Erkek1. Birkaç türü birleşince çeşitli kimyasal bileşikleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık.
2. Eski Yunan filozoflarına göre, gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri.
Akbulut :TürkçeErkek1. Bulutlu havalardaki bunaltıcı sıcaklık.
2. Pamuk bulutları.
Aka :TürkçeErkek1. Büyük kardeş, ağabey.
2. Baba.
3. Saygıdeğer kişi.
4. Kabadayı.
5. Akan dam.
Apa :TürkçeErkek1. Büyük.
2. San, unvan.
Atılgan :TürkçeErkek1. Çekinip korkmadan kendini tehlike veya güçlüklere atan kimse.
2. Girişken.
Arat :TürkçeErkek1. Cesaret, yüreklilik.
2. Halk.
Abraş :ArapçaErkek1. Çilli, çopur yüzlü, sarı saçlı, açık renkli gözlü adam.
2. Doru at.
3. Alaca bulaca, karışık renkli.
4. Tedirgin edici, obur.
5. Çarpık, eğri.
Âdem :ArapçaErkek1. Dinî inançlara göre ilk yaratılan insan ve ilk peygamber.
2. İnsan, insanoğlu.
3. İnsanda bulunması gereken olumlu özelliklere sahip olan kimse.
Avar :TürkçeErkek1. Direnen, karşı koyan.
2. VII.yüzyılın sonuna değin Orta Avrupa’da yaşamış bir Türk boyu.
Ataker :TürkçeErkek1. Dışa dönük, canlı, girişken kimse.
2. Eli açık, cömert kimse.
3. Atıcı, nişancı kimse.
Atak :TürkçeErkek1. Dışa dönük, canlı, girişken.
2. Eli açık, cömert.
3. Atıcı, nişancı.
Akel :TürkçeErkek1. Doğru, dürüst işler yapan kimse.
2. Eli uğurlu olan kimse.
Adil :ArapçaErkek1. Doğruluktan ayrılmayan kimse.
2. Adaletli.
3. Hakka uygun, haklı.
Acunalan :TürkçeErkek1. Dünya genişliğinde,dünyayı kapsayan.
2. Dünyayı eline geçiren.
Acun :TürkçeErkek1. Dünya.
2. Varlık.
Ayaz :TürkçeErkek1. Duru ve sakin havada çıkan kuru soğuk.
2. Açık, bulutsuz hava.
3. Aydınlık, ışık.
4. Mehtap.
Arman :TürkçeErkek1. Dürüst, doğru, güvenilir kimse.
2. İstek.
3. Özlem.
Akbek :TürkçeErkek1. Dürüst, namuslu bey.
2. Dürüst ve namuslu olan saygın, zengin kişi.
Akın :TürkçeErkek1. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul gibi amaçlarla toplu olarak yapılan baskın.
2. Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması.
Alan :TürkçeErkek1. Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha.
2. Orman içinde düz ve ağaçsız yer.
3. Ülke alan, fetheden, fatih.
Atıf :ArapçaErkek1. Eğilen, meyleden.
2. Bağlayan.
3. Şefkatli, sevecen
Arkış :TürkçeErkek1. Elçi, haberci.
2. Kervan.
Artam :TürkçeErkek1. Erdem, fazilet.
2. Değer, kıymet.
Artık :TürkçeErkek1. Erdemli, nitelikli, üstün.
2. Fazla, çok, daha çok.
Adar :TürkçeErkek1. Erginlik, olgunluk.
2. Süre, zaman.
3. Arkadaş, taraftar, omuzdaş, yandaş.
4. Mart ayı.
Aziz :ArapçaErkek1. Ermiş, eren.
2. Sevgide üstün tutulan.
Araz :TürkçeErkek1. Esenlik, mutluluk.
2. Sel, akıntılı su.
3. Bir tür ot.
4. Soğuk.
5. Belirti, işaret.
Aksungur :TürkçeErkek1. Eski Türk büyüklerine verilen san.
2. Kartalgillerden bir doğan türü, akdoğan.
Atik :ArapçaErkek1. Eski.
2. Özgür, hür.
3. Asil, soylu.
Abdal :ArapçaErkek1. Gezgin derviş.
2. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse.
Algın :TürkçeErkek1. Güçlü, iyi, güzel, sıcakkanlı, sevimli.
2. Sevdalı, âşık, vurgun.
3. Hızlı akan su.
4. Cılız, zayıf.
Asım :ArapçaErkek1. Günahtan, haramdan çekinen.
2. Namuslu, iffetli.
Akhun :TürkçeErkek1. Güzel koku veren bir bitki, papatya.
2. Batı hunu.
Anık :TürkçeErkek1. Hazır.
2. Anı, hatıra.
3. Zayıf, cılız.
Alay :TürkçeErkek1. Herhangi bir törende veya gösteride yer alan topluluk.
2. Genellikle üç tabur ve bunlara bağlı birliklerden oluşan asker topluluğu.
Adıbelli :TürkçeErkek1. Herkesçe bilinen, tanınan kimse.
2. Soyu temiz, tanınmış soydan gelen.
Arda :TürkçeErkek1. Hükümdar veya kumandan asası.
2. İşaret olarak yere dikilen çubuk.
3. Sonra gelen.
4. Meriç ırmağının Edirne yöresindeki önemli bir kolu.
5. Uygur yazılarında geçen çok eski bir Türk adı.
Adam :ArapçaErkek1. İnsan.
2. Erkek kişi.
3. İyi yetişmiş, değerli kimse.
4. İyi huylu, güvenilir kimse.
5. Birinin yanında ve işinde bulunan kimse.
6. Birinin sözünü dinleyen, nazını çeken kimse, kayırıcı.
7. Bir alanda derin bilgisi olan veya bir alanı benimseyen.
8. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse.
Aydın :TürkçeErkek1. Işıklı, pırıltılı, aydınlık.
2. Açık, kolay anlaşılır.
3. Öğrenimi, bilgisi ve görgüsü olan, ileri düşünceli kimse.
4. Umut veren.
5. Mehtap.
Amil :ArapçaErkek1. İsteyen, emeli olan.
2. Etken, etmen, sebep, faktör.
Abuşka :TürkçeErkek1. Kadının kocası, eş.
2. Yaşlı, sözü dinlenen kimse.
Ala :TürkçeErkek1. Karışık renkli, çok renkli, alaca.
2. Açık kestane renginde olan, ela.
3. Kekliğin boynundaki siyah halka.
4. Benekli.
5. Tam olgunlaşmamış.
Annak :TürkçeErkek1. Karşı, ön taraf.
2. Doruk, gözetleme yeri, siper.
3. Duygu.
4. Hatıra.
5. Alan, meydan
Aksu :TürkçeErkek1. Kayalardan sızan tatlı ve berrak su.
2. Gözdeki billur cismin saydamlığını yitirerek ağarmasından ileri gelen körlük.
Aslan :TürkçeErkek1. Kedigillerden, Afrika'da ve Asya'da yaşayan, erkekleri yeleli, yırtıcı, uzunluğu 160 cm, kuyruğu 70 cm ve ucu püsküllü, çok koyu sarı renkli güçlü bir memeli türü.
2. Gürbüz, yiğit adam.
Aras :TürkçeErkek1. Kendisininmiş gibi sahip çıkılan, bulunmuş mal.
2. Doğu Anadolu’da bir ırmak.
Ağa :TürkçeErkek1. Kırlık kesimde geniş toprakları olan, sözü geçen, varlıklı kimse.
2. Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen san.
3. Ağabey, büyük kardeş.
4. Yardım eden, cömert kimse.
5. Okuryazar olmayan yaşlıca kişilerin adlarıyla birlikte kullanılan san.
6. Osmanlı İmparatorluğu´nda bazı kuruluşları başında bulunanlara verilen resmî san.
Altan :TürkçeErkek1. Kızıl tan.
2. Hakan, sultan, padişah.
Ayvaz :TürkçeErkek1. Koca, eş.
2. Güzel, yakışıklı.
3. Saçsız, kel.
4. Sağır.
5. Kaba.
6. Osmanlılar zamanında büyük konaklarda mutfak işlerini gören uşak.
Arış :TürkçeErkek1. Kolun dirsekle bilek arasındaki bölümü.
2. Araba, kağnı oku.
3. Asma.
Akarca :TürkçeErkek1. Küçük akarsu.
2. Kaplıca.
3. Sürekli işleyen çıban.
4. Kemik veremi.
Aşkan :TürkçeErkek1. Kula donlu at.
2. İşaret, im.
3. Renk, beniz.
Ayet :ArapçaErkek1. Kur'an surelerini oluşturan kısımlardan her biri.
2. Belirti, nişan.
Akşit :TürkçeErkek1. Kutlu, uğurlu.
2. Nur, aydınlık.
Acar :TürkçeErkek1. Kuvvetli, güçlü, dinç.
2. Çevik, atılgan, kabına sığmaz.
3. Gözü pek, yiğit, cesur, kabadayı, yılmaz,
4. Hoş, sevimli yüzlü (kimse).
5. Yeni.
6. Taze.
7. Şişman, etli, semiz.
8. Çalışkan, becerikli.
9. Açıkgöz, zeki. 10. Çapkın. 11. Bir çeşit zehirli ot.
Aran :TürkçeErkek1. Kuytu, sıcak yer.
2. Yayla.
3. Düzlük, ova, kışlak.
4. Ilımlı, uyumlu, uygun.
Abır :TürkçeErkek1. Namus, şeref, haysiyet.
2. Utanma, hicap, hayâ.
Afşar :TürkçeErkek1. Oğuz Türklerinin 24 boyundan biri.
2. Çabuk iş gören, çevik, atılgan.
3. Uyumlu, yumuşak başlı.
4. Bir şeyin zıddı, aksi.
Ari :ArapçaErkek1. Özgür.
2. Çıplak, yoksun.
3. Boş.
Altın :TürkçeErkek1. Parlak sarı renkte, kolay işlenen, değerli paslanmaz maden.
2. Üstün nitelikli, değerli kimse.
Aktı :TürkçeErkek1. Saf, masum.
2. El emeği.
Angı :TürkçeErkek1. Şan, şöhret, ün.
2. Hatıra, hediye, armağan.
Alkın :TürkçeErkek1. Sevdalı, âşık, vurgun.
2. Fakir, zayıf.
Algu :TürkçeErkek1. Silah.
2. Hep, bütün, hepsi.
3. Topluluk.
Akip :ArapçaErkek1. Son peygamber, Hazreti Muhammed.
2. Bir diğerinin arkasından gelen.
Aykaç :TürkçeErkek1. Söyleyen, konuşan.
2. Akıl veren.
3. Ozan, şair.
Asalet :ArapçaErkek1. Soyluluk.
2. Bir görevi yüklenmiş olma, o görevin sahibi olma.
Aklan :TürkçeErkek1. Sularını bir denize veya göle gönderen bölge.
2. Bir dağ sırasının yamaçlarından her biri.
Arafat :ArapçaErkek1. Tanışma, buluşma yeri.
2. Hacıların Kurban Bayramı'nın arife günü toplandıkları Mekke'nin doğusundaki tepe.
Ant :TürkçeErkek1. Tanrı'yı veya kutsal bilinen bir kişiyi, bir şeyi tanık göstererek bir olayı doğrulama, yemin.
2. Kendi kendine söz verme
Alpagu :TürkçeErkek1. Tek başına düşmana saldıran yiğit.
2. Eski Türklerde bir rütbe adı.
Akkan :TürkçeErkek1. Temiz soylu.
2. Bilen, bilgili.
Arkan :TürkçeErkek1. Temiz, arı kandan gelen.
2. Üstün, galip.
Arın :TürkçeErkek1. Temiz, arı, saf.
2. Alın.
3. Yüz, cephe, dağların, tepelerin yüzü.
Akman :TürkçeErkek1. Temiz, beyaz, güzel insan.
2. İhtiyar.
Arınç :TürkçeErkek1. Temiz, saf, arı.
2. Barış, huzur.
Arık :TürkçeErkek1. Temiz, saf, duru.
2. Zayıf, cılız.
3. Su yolu, ark.
4. Dere, çay.
5. Fidan dikilen yer.
Arca :TürkçeErkek1. Temiz.
2. Namuslu.
Arı :TürkçeErkek1. Temiz.
2. Yabancı şeylerden arınmış, katışıksız, saf.
3. Kutsal.
4. Günahsız.
5. Çiçeklerden bal yapan böcek.
6. Çalışkan.
Algur :TürkçeErkek1. Tümsek, tepe.
2. Sakin, sessiz.
3. (Far.) Kırmızı.
Atatürk :TürkçeErkek1. Türklerin atası.
2. Büyük kurtarıcı Gazi Mustafa Kemal Paşa'ya 1934 yılında yasayla verilmiş soyadı.
Alabaş :TürkçeErkek1. Turpgillerden, şalgama benzeyen bir bitki.
2. Baş tüyleri karışık renkli bir tür kuş.
Atlan :TürkçeErkek1. Ün, nam, şöhret.
2. Değer, önem.
Attilâ :TürkçeErkek1. Ünlü.
2. Babacık.
3. Büyük Hun İmparatorunun adı.
Altıntop :TürkçeErkek1. Üstün nitelikli, değerli kimse.
2. Greyfurt.
Avkan :TürkçeErkek1. Uzak.
2. Suyun toplandığı yer.
Alaçuk :TürkçeErkek1. Üzeri dal ve hasırla örtülmüş kulübe, çardak.
2. Keçeden yapılan çadır.
Asaf :ArapçaErkek1. Vezir.
2. Hazreti Süleyman’ın veziri.
Adın :TürkçeErkek1. Yabancı.
2. Başka, başkaca.
Ateş :FarsçaErkek1. Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık.
2. Coşkunluk.
Ası :TürkçeErkek1. Yarar, fayda, kazanç.
2. Yetişkin, olgun.
3. İri, gösterişli.
4. Çevik.
Artan :TürkçeErkek1. Yarar, fayda.
2. Üstünlük, meziyet, nitelik.
Arkın :TürkçeErkek1. Yavaş, ağır, sakin.
2. Zayıf.
3. Gelecek yıl.
Akbaş :TürkçeErkek1. Yazın kutup bölgelerinde yaşayan, kışın ılık kıyılara göçen, kısa ve ince gagalı, siyah bacaklı bir tür yabani kuş
2. Karnabahar.
3. Tane tutmamış ekin başağı.
4. Bir çeşit beyaz buğday.
5. Ekine tane tutturmayan bir bitki hastalığı.
Afak :ArapçaErkek1. Yer ile göğün birleşmiş gibi göründüğü yer.
2. Ufuklar.
Ay :TürkçeErkek1. Yer yuvarlağının uydusu olan gök cismi, kamer.
2. Yılın on iki bölümünden her biri.
3. Güzel, parlak, nurlu.
Ağan :TürkçeErkek1. Yerin hava yuvarına girince, sürtünmeden dolayı akkor duruma gelen ve ardından bir ışık çizgisi bırakarak geçen gök cismi, akan yıldız, ağma.
2. Göğe doğru yükselen, yukarı çıkan.
3. Akan yıldız, kayan yıldız.
Akarsu :TürkçeErkek1. Yeryüzünde, yer altında belirli bir yatak içinde, eğim boyunca sürekli veya zaman zaman akan su.
2. Tek sıra elmastan gerdanlık.
Akkaş :TürkçeErkek1. Yeşim taşının beyazı.
2. Şöhret, lakap.
3. Haşhaş, afyon.
Alparslan :TürkçeErkek1. Yiğit, cesur, yürekli kimse.
2. Büyük Selçuklu hükümdarı.
Alpertunga :TürkçeErkek1. Yiğit, cesur, yürekli kimse.
2. Türk destan kahramanı.
Alp :TürkçeErkek1. Yiğit, kahraman, cesur, bahadır kimse.
2. Eski Türklerde kullanılan bir unvan.
Aznavur :GürcüceErkek1. Yiğit, kahraman.
2. Ele avuca sığmayan.
3. Sinirli, sert, korku veren iri yarı kimse.
Ahter :FarsçaErkek1. Yıldız.
2. Talih, şans, uğur.
Atgun :TürkçeErkek1. Yorgun, bitkin.
2. Yavaş.
3. Gizli, saklı.
4. Yaban armudu.
5. Yırtıcı hayvan.
Ali :ArapçaErkek1. Yüce, ulu, yüksek.
2. Orun bakımından en üstün.
Ağın :TürkçeErkek1. Yükseliş, yüceliş.
2. İhtiyar, yaşlı.
3. Daha fazla.
4. Aşk, sevda.
Ablak :TürkçeErkek1. Yüzü güzel, parlak, yakışıklı.
2. Sevimli.
3. Yayvan ve toplu yüz.
4. Çok beyaz.
5. Siyahlı beyazlı.
6. Geniş, enli.
7. Ceviz ağacının mobilya yapmaya yarar iç kısmı.
8. Ağaçların dayanıklı kısmı.
9. Yaban armudu, ahlat. 10. İyice olgunlaşmamış üzüm.
Afşin :TürkçeErkek1. Zırh
2. Silah.
Anadolu :TürkçeErkek1. “Anne, doldu!“ anlamında kullanılan bir ad.
2. Türkiye’nin Asya kıtasında bulunan topraklarına verilen ad.
Abayhan :ErkekAbay+han.
Acabay :TürkçeErkekAca ve bay sözlerinden oluşan bir ad.
Acabey :TürkçeErkekAca ve bey sözlerinden oluşan bir ad.
Acahan :TürkçeErkekAca ve han sözlerinden oluşan bir ad.
Acatay :ErkekAca ve tay sözlerinden oluşan bir ad.
Açıkgün :TürkçeErkekAçık ve gün sözlerinden oluşan bir söz.
Aylan :TürkçeErkekAçıklık, alan, meydan.
Acıdaş :TürkçeErkekAcıya ortak olan, dost.
Adanır :TürkçeErkekAd alan, ünlenen kimse, şanlı, şöhretli.
Adsoy :TürkçeErkekAd ve soy sözlerinden oluşmuş bir ad.
Adasal :TürkçeErkekAda ile ilgili, adaya özgü, adalı.
Adahan :TürkçeErkekAda ve han sözlerinden oluşan bir ad.
Adarkan :TürkçeErkekAdak yapar“ anlamındaki adar ile kan sözlerinden oluşan ad.
Adamış :TürkçeErkekAdak yapmış olan kimse.
Arna :TürkçeErkekAdak, adanmış.
Adilhan :ArapçaErkekAdaletli hükümdar.
Adli :ArapçaErkekAdaletli.
Adıgün :TürkçeErkekAdı güneş gibi olan.
Adıgüzel :TürkçeErkekAdı güzel olan.
Adıyahşi :TürkçeErkekAdı güzel.
Adısönmez :ErkekAdı her zaman duracak olan.
Adıvar :TürkçeErkekAdı var, adı var olan.
Adaş :TürkçeErkekAdları aynı olanlardan her biri.
Ağaoğlu :TürkçeErkekAğanın oğlu.
Ağarantan :TürkçeErkekAğaran, ağarmaya başlayan tan vakti.
Ağırtaş :TürkçeErkekAğırbaşlı, olgun kişi.
Akbal :TürkçeErkekAk bal, beyaz bal, oğul balı.
Akkuyaş :TürkçeErkekAk ışıklı güneş.
Akdoğu :TürkçeErkekAk-doğu.
Akarçay :TürkçeErkekAkan çay, dere.
Akarsel :Türkçe +ArapçaErkekAkan sel.
Akartürk :TürkçeErkekAkan, ileriye hareket eden Türk.
Akil :ArapçaErkekAkıllı, zeki kimse.
Akıner :TürkçeErkekAkın yapan er.
Akınalp :TürkçeErkekAkın yapan yiğit.
Akıneri :TürkçeErkekAkıncı, savaşçı.
Aksal :TürkçeErkekAkla, beyazla ilgili.
Akılbek :ArapçaErkekAklı sağlam olan, aklına güvenilen kimse.
Akdur :TürkçeErkekAkmak ve durmak fiillerinin emir biçimleriyle yapılmış bir ad, “ak ve dur“.
Akkaya :TürkçeErkekAk“ ve “kaya“ sözlerinden oluşan bir ad.
Altemür :TürkçeErkekAl renkli demir.
Alçın :TürkçeErkekAl renkli, kırmızı.
Algan :TürkçeErkekAlan, fetheden, fatih.
Ayetullah :ArapçaErkekAllah'ın ayetleri.
Ataullah :ArapçaErkekAllah’ın bağışı, ihsanı.
Altunçağ :TürkçeErkekAltın çağ.
Alangu :TürkçeErkekAltın geyik.
Abuzer :Arapça +FarsçaErkekAltın suyu.
Altıntaç :Türkçe +FarsçaErkekAltın taç takınmış kadın.
Altav :TürkçeErkekAltın.
Angış :TürkçeErkekAnı, hatıra.
Abdüzzeki :ArapçaErkekAnlayışlı, zeki olan Tanrı'nın kulu.
Arısal :TürkçeErkekArı gibi çalışkan kimse.
Arpad :TürkçeErkekArpacık.
Aslanhan :TürkçeErkekAslan gibi yürekli ve cesaretli olan hükümdar.
Aslaner :TürkçeErkekAslan gibi yürekli ve cesaretli olan kimse.
Atalan :TürkçeErkekAt sahibi olan kimse.
Ataman :TürkçeErkekAta kişi, başkan, önder.
Ataün :TürkçeErkekAta-ün.
Atatöre :TürkçeErkekAtalardan gelen töre.
Atadan :TürkçeErkekAtalardan gelen.
Ataergin :TürkçeErkekAtalardan ulaşan.
Atasü :TürkçeErkekAtaları asker olan kimse.
Atasoy :TürkçeErkekAtaları gibi soylu olan kimse.
Atasan :TürkçeErkekAtaları gibi ünlü olan kimse.
Atakut :TürkçeErkekAtaları kutlu olan kimse.
Atagün :TürkçeErkekAtaların aydınlığı.
Atakul :TürkçeErkekAtalarını gerçekten seven kimse.
Ataseven :TürkçeErkekAtalarını seven kimse.
Atatuğ :TürkçeErkekAtalarının tuğunu takmış olan kimse.
Atanur :Türkçe +FarsçaErkekAtası aydın, bilge olan kimse.
Atabörü :TürkçeErkekAtası cesur ve yiğit olan kimse.
Ançıbay :TürkçeErkekAvcı bey.
Ancı :TürkçeErkekAvcı.
Avhan :TürkçeErkekAvı seven hükümdar.
Avcı :ErkekAvlanmayı seven, avı iş edinen kimse.
Avunç :TürkçeErkekAvunma, teselli.
Aytan :TürkçeErkekAy aydınlığı.
Aydinç :TürkçeErkekAy gibi dinç olan.
Aydoğan :TürkçeErkekAy gibi doğan.
Aydoğmuş :TürkçeErkekAy gibi doğmuş olan.
Aytuna :TürkçeErkekAy gibi gösterişli, görkemli olan.
Aybey :TürkçeErkekAy gibi güzel olan yakışıklı bey.
Aytigin :TürkçeErkekAy gibi güzel ve parlak olan.
Aypolat :TürkçeErkekAy gibi güzel, çelik gibi güçlü olan.
Aydeniz :TürkçeErkekAy gibi güzel, deniz gibi coşkulu olan.
Aygüner :TürkçeErkekAy gibi güzel, güneş gibi parlak olan kimse.
Aygün :TürkçeErkekAy gibi güzel, güneş gibi parlak olan.
Aydonat :TürkçeErkekAy gibi güzelliklerle donanmış olan.
Ayman :TürkçeErkekAy gibi ışıklı, güzel kimse.
Aydemir :TürkçeErkekAy gibi ışıklı, temiz, demir gibi güçlü kimse.
Aykutlu :TürkçeErkekAy gibi kutlu olan.
Aymutlu :TürkçeErkekAy gibi mutlu olan.
Aysunar :TürkçeErkekAy gibi olan güzelliğini gösteren.
Aytaç :Türkçe +ArapçaErkekAy gibi parlak taç takmış olan.
Ayyüce :TürkçeErkekAy gibi parlak ve ulu olan.
Aysan :TürkçeErkekAy gibi parlak, ışıklı, temiz tanınmış adı olan.
Aysu :TürkçeErkekAy gibi parlak, su gibi berrak olan.
Aytunç :TürkçeErkekAy gibi parlak, tunç gibi dayanıklı olan.
Aytemiz :TürkçeErkekAy gibi saf ve temiz olan.
Ayşan :Türkçe +ArapçaErkekAy gibi şanlı, görkemli, parlak olan.
Aytekin :TürkçeErkekAy gibi tek ve uğurlu olan.
Aytek :TürkçeErkekAy gibi tek, biricik, eşsiz.
Aysoy :TürkçeErkekAy gibi temiz soylu olan.
Aytuğ :TürkçeErkekAy gibi tuğ.
Aykutalp :TürkçeErkekAy gibi uğurlu olan yiğit.
Ayün :TürkçeErkekAy gibi ünlü olan.
Aysal :TürkçeErkekAy gibi, aya benzeyen.
Aycıl :TürkçeErkekAy gibi, ayla ilgili.
Ayaydın :TürkçeErkekAy ışığı, ay aydınlığı.
Ayyaruk :TürkçeErkekAy ışığı.
Ayalp :TürkçeErkekAy kadar parlak ve güzel yiğit.
Ayaltın :TürkçeErkekAy ve altın gibi parlak olan.
Aytün :TürkçeErkekAy ve gece.
Ayyarkın :TürkçeErkekAy ve güneş ışığı.
Aymete :TürkçeErkekAy ve mete.
Aytunca :TürkçeErkekAy ve tunca.
Ayyıldız :TürkçeErkekAy ve yıldız.
Akpay :Türkçe +FarsçaErkekAyağı düzgün, kötü yerlere gitmeyen kimse.
Aydınay :TürkçeErkekAydan daha güzel ve parlak olan.
Akgüner :TürkçeErkekAydınlanmış tan vakti.
Aktün :TürkçeErkekAydınlık, mehtaplı gece.
Azrak :TürkçeErkekAz bulunur, nadir.
Atâ :ArapçaErkekBağış, ihsan.
Abdüllâtif :ArapçaErkekBağışta bulunan Tanrı'nın kulu
Akburçak :TürkçeErkekBaklagillerden, burçağa yakın bir bitki cinsi
Arıç :TürkçeErkekBarış.
Abdüsselâm :ArapçaErkekBarışçı olan Tanrı'nın kulu.
Aydıntuğ :TürkçeErkekBaşına parlak bir tuğ takmış olan kimse.
Ağyar :ArapçaErkekBaşkaları, yabancılar, eller.
Asal :TürkçeErkekBaşlıca, esaslı, temel.
Alemdar :Arapça +FarsçaErkekBayrağı veya sancağı taşıyan kimse.
Alâmet :ArapçaErkekBelirti, iz.
Ayral :TürkçeErkekBenzerlerinden farklı olan.
Aşkıner :TürkçeErkekBenzerlerinden üstün olan kimse.
Aşkınay :TürkçeErkekBenzerlerinden üstün olan.
Arıpınar :TürkçeErkekBerrak akan pınar.
Arısu :TürkçeErkekBerrak akan su temiz ve dürüst olan kimse.
Akçasu :TürkçeErkekBerrak su gibi temiz olan.
Akpınar :TürkçeErkekBerrak ve saf suyu olan pınar.
Aslıbey :Arapça +TürkçeErkekBey soyundan gelen.
Akser :Türkçe +FarsçaErkekBeyaz başlı, namuslu, dürüst, güvenilir.
Akçakıl :TürkçeErkekBeyaz çakıl.
Ağçelik :TürkçeErkekBeyaz çelik.
Aktalay :TürkçeErkekBeyaz deniz, ak deniz.
Akduman :TürkçeErkekBeyaz duman.
Akçakaya :TürkçeErkekBeyaz kaya.
Akkılıç :TürkçeErkekBeyaz kılıç.
Akbörü :TürkçeErkekBeyaz kurt.
Aktaç :Türkçe +FarsçaErkekBeyaz taç.
Aktay :TürkçeErkekBeyaz tay.
Aktuğ :TürkçeErkekBeyaz tuğ.
Aktunç :TürkçeErkekBeyaz tunç.
Akcebe :Türkçe +Moğ.ErkekBeyaz zırh.
Akkerman :Türkçe +FarsçaErkekBeyaz, kalın duvarlı, yüksek burçlu kale.
Agâh :FarsçaErkekBilen, bilgili, haberli, uyanık.
Akıllı :Türkçe +ArapçaErkekBilgili, zeki kimse.
Alim :ArapçaErkekBilgin.
Atay :TürkçeErkekBilinen, tanınmış kimse.
Akçınar :Türkçe +FarsçaErkekBir çınar türü.
Adak :TürkçeErkekBir dileğin, bir isteğin yerine gelmesi amacıyla kutsal sayılan bir güce adanmış nesne.
Aldoğan :TürkçeErkekBir doğan türü.
Amir :ArapçaErkekBir işte emir verme yetkisi bulunan kimse.
Alpyürük :TürkçeErkekBir yerde duramayan, hareketli, cesur, yiğit kimse.
Akansu :TürkçeErkekBir yerden bir yere doğru akan, giden su.
Akanay :TürkçeErkekBir yerden bir yere doğru giden kimse.
Akaner :TürkçeErkekBir yerden bir yere giden kimse.
Adnan :ArapçaErkekBir yere yerleşip ikamet eden, mukim.
Akçığır :TürkçeErkekBir yolda dürüst ve namuslu olarak giden kimse.
Atuf :ArapçaErkekBirine sevgisi olan, sevgi duyan.
Ardıl :TürkçeErkekBirinin ardından gelip onun yerine geçen kimse.
Abdülcabbar :ArapçaErkekbk. Abdülcebbar
Abdülgaffur :ArapçaErkekbk. Abdülgafur
Abdürrahman :Erkekbk. Abdurrahman
Abid :ArapçaErkekbk. abit
Ajlan :ArapçaErkekbk. Aclan.
Avşar :TürkçeErkekbk. Afşar.
Ağakan :TürkçeErkekbk. Ağahan
Akbil :TürkçeErkekbk. Akbel.
Akçan :Türkçe +FarsçaErkekbk. Akcan.
Aktemür :TürkçeErkekbk. Akdemir
Akpulat :TürkçeErkekbk. Akpolat.
Akçit :TürkçeErkekbk. Akşit.
Altoğan :TürkçeErkekbk. Aldoğan.
Algun :TürkçeErkekbk. Algın.
Alkaş :TürkçeErkekbk. Alkış.
Alpaslan :TürkçeErkekbk. Alparslan.
Alptoğan :TürkçeErkekbk. Alpdoğan
Altun :TürkçeErkekbk. Altın
Altunay :TürkçeErkekbk. Altınay
Altunbaş :TürkçeErkekbk. Altınbaş
Altuner :TürkçeErkekbk. Altıner
Altuntaş :TürkçeErkekbk. Altıntaş
Altunhan :TürkçeErkekbk. Altunhan
Andıç :TürkçeErkekbk. Andaç.
Argüder :TürkçeErkekbk. Argüden
Aru :TürkçeErkekbk. Arı
Arıkboğa :TürkçeErkekbk. Arıboğa
Arığ :TürkçeErkekbk. Arık
Arukan :TürkçeErkekbk. Arıkan
Arpınar :TürkçeErkekbk. Arıpınar
Arsoy :TürkçeErkekbk. Arısoy
Aryüz :TürkçeErkekbk. Arıyüz
Arkun :TürkçeErkekbk. Arkın
Artuk :TürkçeErkekbk. Artık
Aşır :ArapçaErkekbk. Aşir
Arslan :TürkçeErkekbk. Aslan
Arslaner :TürkçeErkekbk. Aslaner
Atabey :TürkçeErkekbk. Atabek.
Atılay :TürkçeErkekbk. Atalay
Atasever :TürkçeErkekbk. Ataseven
Atatüre :TürkçeErkekbk. Atatöre
Atila :TürkçeErkekbk. Attila
Ayas :TürkçeErkekbk. Ayaz
Aypar :TürkçeErkekbk. Aybar
Aypars :TürkçeErkekbk. Aybars
Aytemur :TürkçeErkekbk. Aydemir
Amanullah :ArapçaErkekbk. Emanullah
Arbay :TürkçeErkekbk. Erbay
Arbek :TürkçeErkekbk. Erbey
Ardemir :TürkçeErkekbk. Erdemir
Artunç :TürkçeErkekbk. Ertunç
Akbuğ :TürkçeErkekBuğu, buhar gibi temiz olan kimse.
Andelip :ArapçaErkekBülbül.
Azam :ArapçaErkekBüyük, çok büyük.
Abdülazim :ArapçaErkekBüyük, ulu olan Tanrı'nın kulu
Azim :ArapçaErkekBüyük, ulu.
Azamet :ArapçaErkekBüyüklük, ululuk.
Arik :TürkçeErkekÇabuk davranan, çevik kimse.
Asri :ArapçaErkekÇağcıl, çağdaş.
Arıboğa :TürkçeErkekÇalışkan kimse.
Akpolat :TürkçeErkekÇelik gibi kuvvetli ve sert olan.
Adni :ArapçaErkekCennete gitmeye hak kazanmış, cennetlik kişi.
Alpay :TürkçeErkekCesur, yiğit kimse.
Alpağan :TürkçeErkekCesur, yiğit, kahraman kimse.
Alcan :Türkçe +FarsçaErkekCesur, yürekli, atılgan kimse.
Alpyürek :TürkçeErkekCesur, yürekli, yiğit kimse.
Acarman :TürkçeErkekÇevik, becerikli, girişken insan.
Akyıldız :TürkçeErkekÇoban yıldızı.
Aydar :TürkçeErkekÇocuğun ensesindeki saçlar, perçem.
Arif :ArapçaErkekÇok anlayışlı ve sezgili kimse.
Apaydın :TürkçeErkekÇok aydınlık, çok ışıklı.
Afer :ArapçaErkekÇok beyaz, bembeyaz.
Ahsen :ArapçaErkekÇok güzel, en güzel.
Aykın :TürkçeErkekÇok konuşan.
Abdürrauf :ArapçaErkekÇok merhamet eden, esirgeyen Tanrı'nın kulu.
Alataş :TürkçeErkekÇok renkli taş.
Acuner :TürkçeErkekÇok ünlü, tanınmış kimse.
Açıkel :TürkçeErkekCömert insan.
Akı :TürkçeErkekCömert kişi.
Abdülcevat :ArapçaErkekCömert olan Tanrı'nın kulu.
Akıman :TürkçeErkekCömert, eli açık kimse.
Akıalp :TürkçeErkekCömert, eli açık yiğit.
Ağnak :TürkçeErkekCoşkulu, sevinçli.
Alpdemir :TürkçeErkekDemir yürekli, korkusuz yiğit.
Ahen :FarsçaErkekDemir.
Aldemir :TürkçeErkekDemirin kızdırılmış durumu.
Azmun :FarsçaErkekDeneme, sınama.
Andak :TürkçeErkekDerhâl, hemen.
Alatay :TürkçeErkekDerisinde benekler olan tay.
Alakoç :TürkçeErkekDerisinde türlü renkler olan koç.
Alakurt :TürkçeErkekDerisinde türlü renkler olan kurt.
Arzık :TürkçeErkekDindar, sofu
Adalettin :ArapçaErkekDinin adaleti.
Azamettin :ArapçaErkekDinin azameti, ululuğu.
Alâattin :ArapçaErkekDinin yücesi, ulusu, büyüğü.
Abdülhadi :ArapçaErkekDoğru yolu gösteren Tanrı'nın kulu.
Akyön :TürkçeErkekDoğru yön.
Alnıak :TürkçeErkekDoğru, güvenilir kimse.
Akalp :TürkçeErkekDoğruluğu ve dürüstlüğüyle tanınan kimse.
Akadlı :TürkçeErkekDoğruluğuyla ve dürüstlüğüyle ünlü kimse.
Akad :TürkçeErkekDoğruluğuyla, dürüstlüğüyle tanınmış kimse.
Açıkalın :TürkçeErkekDoğruluktan ve dürüstlükten ayrılmayan kimse.
Alpdoğan :TürkçeErkekDoğuştan yiğit, cesur, yürekli olan kimse.
Aytolun :TürkçeErkekDolunay, ayın on dördü.
Aydolun :TürkçeErkekDolunay, mehtap.
Akdora :TürkçeErkekDoruğu bulutlu dağ.
Akdemir :TürkçeErkekDövme demir.
Akasma :TürkçeErkekDüğün çiçeğigillerden, beyaz çiçek veren, bahçelerde süs çiçeği olarak yetiştirilen sarmaşık özelliği gösteren bir bitki.
Âlem :ArapçaErkekDünya, cihan.
Acunalp :TürkçeErkekDünyaca tanınmış yiğit.
Aycihan :Türkçe +FarsçaErkekDünyayı aydınlatan ay.
Acunseven :TürkçeErkekDünyayı seven.
Akgiray :TürkçeErkekDürüst han veya prens.
Akhan :TürkçeErkekDürüst han, güvenilir hükimdar.
Akcivan :Türkçe +FarsçaErkekDürüst ve namuslu genç delikanlı.
Akçael :TürkçeErkekDürüst ve namuslu kimse.
Akbayar :TürkçeErkekDürüst ve namuslu saygın kimse.
Akbay :TürkçeErkekDürüst zengin.
Arıhan :TürkçeErkekDürüst, çalışkan hükümdar.
Açıker :TürkçeErkekDürüst, doğru insan.
Akbey :TürkçeErkekDürüst, doğru kimse.
Akyol :TürkçeErkekDürüst, doğru ve iyi yol, hak yol.
Aker :TürkçeErkekDürüst, güvenilir erkek.
Arıbaş :TürkçeErkekDürüst, güvenilir kimse.
Akönder :TürkçeErkekDürüst, güvenilir lider.
Akaltan :TürkçeErkekDürüst, güvenilir sultan, padişah.
Aksuner :TürkçeErkekDürüst, güvenilir sunucu.
Akant :TürkçeErkekDürüst, güvenilir yemin.
Alpak :TürkçeErkekDürüst, kahraman, yiğit kimse.
Akerman :TürkçeErkekDürüst, soylu, temiz kişi.
Alnıaçık :TürkçeErkekDürüst, temiz, lekesiz kimse.
Akalın :TürkçeErkekDürüst, temiz, namuslu kişi.
Arıel :TürkçeErkekDürüst, temiz, namuslu.
Akün :TürkçeErkekDürüstlüğü ve iyiliğiyle ün yapmış kimse.
Akyiğit :TürkçeErkekDürüstlüğü ve temizliğiyle tanınmış yiğit.
Akalan :TürkçeErkekDürüstlüğüyle ünlenen kimse.
Akağan :TürkçeErkekDürüstlüğüyle yükselen, yukarı çıkan kimse.
Akıncıbay :TürkçeErkekDüşman ülkesine akın yapan savaşçı kimse.
Akıncı :TürkçeErkekDüşman ülkesine akın yapan savaşçı.
Alıcı :TürkçeErkekDuygulu, içli, alıngan.
Aydınel :TürkçeErkekEli açık, cömert olan kimse.
Abdülâlim :ArapçaErkekEn iyi bilen Tanrı'nın kulu.
Akdes :ArapçaErkekEn kutsal, en kutlu.
Abdülcelil :ArapçaErkekEn yüce olan Tanrı'nın kulu
Abdülaziz :ArapçaErkekEn yüce, en değerli olan Allah'ın kulu.
Amaç :TürkçeErkekErişilmek istenen sonuç, maksat, gaye, hedef.
Alhan :TürkçeErkekErkek deve kuşu.
Abdülmelik :ArapçaErkekEvrene hükümdar olan Tanrı'nın kulu
Abdülezel :ArapçaErkekEzelden beri var olan Tanrı'nın kulu.
Akbora :TürkçeErkekGenellikle arkasından yağmur getiren sert ve şiddetli fırtına gibi olan temiz ve dürüst kimse.
Abdülfettah :ArapçaErkekGizli şeyleri açığa çıkaran Tanrı'nın kulu.
Ağaner :TürkçeErkekGöğe doğru yükselen, değerli erkek.
Alkım :TürkçeErkekGökkuşağı.
Aktuna :TürkçeErkekGösterişli, görkemli dürüst kimse.
Aybar :TürkçeErkekGösterişli, heybetli, görkemli.
Agil :FarsçaErkekGöz ucuyla bakış.
Alçık :TürkçeErkekGözcü, kollayıcı.
Ayni :ArapçaErkekGözle ilgili olan.
Acarkan :TürkçeErkekGözü pek, atılgan, cesur, nitelikli kimse.
Adıyaman :TürkçeErkekGüçlü, becerikli, beğenilen kişi.
Acarer :TürkçeErkekGüçlü, becerikli, gözü pek kimse.
Acarbey :TürkçeErkekGüçlü, cesur, atılgan, becerikli kimse.
Acartürk :TürkçeErkekGüçlü, korkusuz, yiğit Türk.
Aşan :TürkçeErkekGüçlükleri ve engelleri yenen kimse.
Aşcır :TürkçeErkekGüçlükleri, engelleri yenen kimse.
Akgüç :TürkçeErkekGücünü doğru ve dürüst işlerde kullanan kimse.
Abdüssettar :ArapçaErkekGünahları örten, gizleyen Tanrı'nın kulu.
Ahfeş :ArapçaErkekGündüzleri zayıf, geceleri iyi görebilen kimse.
Alatan :TürkçeErkekGüneş doğmadan önce ufukta beliren karışık renkler.
Akgüneş :TürkçeErkekGüneş gibi parlak ve aydınlık olan kimse.
Akanyıldız :TürkçeErkekGüneş sistemi içinde hareket ederken dünya atmosferinin üst katmanlarına girip sürtünme sonucu ateş külçesi durumuna dönüşen küçük nesne.
Akyel :TürkçeErkekGüneyden esen rüzgâr, lodos.
Algün :TürkçeErkekGünün henüz kızıl olan durumu.
Ahıska :TürkçeErkekGürcistan topraklarında bir kale.
Arguç :TürkçeErkekGurur.
Artun :TürkçeErkekGururlu, kendine güveni olan kimse.
Akburç :Türkçe +ArapçaErkekGüvenilir kale gibi olan kimse.
Akyurt :TürkçeErkekGüvenilir yurt.
Aktekin :TürkçeErkekGüvenilir, dürüst prens, şehzade.
Akozan :TürkçeErkekGüvenilir, dürüst şair, halk şairi.
Abir :ArapçaErkekGüzel koku, misk.
Abdülcemal :ArapçaErkekGüzellikleri kendinde toplayan Tanrı'nın kulu.
Aytar :TürkçeErkekHaberci, haber veren.
Aslıhan :TürkçeErkekHan soyundan gelen.
Alkış :TürkçeErkekHayırlı dua.
Artut :TürkçeErkekHediye.
Atasagun :TürkçeErkekHekim, doktor.
Alacan :Türkçe +FarsçaErkekHenüz olgunlaşmamış dost.
Alahan :TürkçeErkekHenüz olgunlaşmamış hükümdar.
Alabay :TürkçeErkekHenüz olgunlaşmamış kimse.
Alkun :TürkçeErkekHep, bütün, herkes.
Aygutalp :TürkçeErkekHer şeye karşılık veren yiğit.
Abdülhakim :ArapçaErkekHer şeyi bilen Tanrı'nın kulu.
Abdüssami :ArapçaErkekHer şeyi duyan, yüce Tanrı'nın kulu.
Abdülbasir :ArapçaErkekHer şeyi görüp anlayan Tanrı'nın kulu.
Abdüssemi :ArapçaErkekHer şeyi işiten, duyan Tanrı'nın kulu.
Abdülbaki :ArapçaErkekHer zaman var olan Tanrı'nın kulu
Alışık :TürkçeErkekHerhangi bir duruma alışmış olan.
Alaybey :TürkçeErkekHerhangi bir törende veya gösteride yer alan topluluğun önderi.
Alişan :ArapçaErkekHerkes tarafından tanınan, ünlü.
Abdülhamit :ArapçaErkekHerkesçe övülen Tanrı'nın kulu.
Asutay :TürkçeErkekHırçın tay.
Aclan :ArapçaErkekHızlı, çabuk, telaşlı kimse.
Ağahan :TürkçeErkekHükümdar gibi yüce olan kimse.
Atahan :TürkçeErkekHükümdar olan ata.
Alişah :Arapça +FarsçaErkekHükümdarların en yücesi.
Akdiken :TürkçeErkekHünnapgillerden, kırlarda kendiliğinden yetişen, hekimlikte ve boyacılıkta kullanılan, sert odunlu bir ağaç.
Akburak :Türkçe +ArapçaErkekHz. Muhammed'in Miraç Gecesi'ndeki temiz biniti.
Akif :ArapçaErkekİbadet eden, ibadetle uğraşan kişi.
Abit :ArapçaErkekİbadet eden, tapan kul.
Abidin :ArapçaErkekİbadet eden, tapan kullar.
Akköz :TürkçeErkekİçinde küçük kor parçaları bulunan beyaz kül.
Abdülvahap :ArapçaErkekİhsanı bol olan Tanrı'nın kulu.
Argu :TürkçeErkekİki dağ arası, uçurum.
Atız :TürkçeErkekİki dere arasındaki su geçecek set.
Ayrıl :TürkçeErkekİki yolun ayrıldığı yer, yol kavşağı.
Aydınalp :TürkçeErkekİleri düşünceli yiğit.
Aydınbey :TürkçeErkekİleri görüşlü bey.
Aydınbay :TürkçeErkekİleri görüşlü kimse.
Alpçetin :TürkçeErkekİnatçı, sert tavırlı yiğit.
Akıl :ArapçaErkekİnsanın düşünme, anlama, kavrama yeteneği.
Affan :ArapçaErkekİradesiyle kötü şeylerden kaçınan kimse.
Aytöre :TürkçeErkekİyi töre, aydınlık getiren töre.
Abdülhalim :ArapçaErkekİyi ve yumuşak huylu Tanrı'nın kulu.
Akdil :TürkçeErkekİyi, doğru, güzel konuşan kişi.
Aksan :TürkçeErkekİyi, temiz olarak tanınmış kimse.
Abuzettin :ArapçaErkekİzzettin'in babası.
Abdülkahhar :ArapçaErkekKahredici, yok edici gücü olan Tanrı'nın kulu.
Âzim :ArapçaErkekKararlı, azmeden.
Aladoğan :TürkçeErkekKarışık renkli doğan kuşu.
Aygut :TürkçeErkekKarşılık, mükâfat.
Akdoğan :TürkçeErkekKartalgillerden bir doğan türü.
Akkuş :TürkçeErkekKartalgillerden, ava alıştırılabilen küçük bir yırtıcı kuş, atmaca.
Atmaca :TürkçeErkekKartalgillerden, ava alıştırılabilen küçük yırtıcı bir kuş.
Arıbal :TürkçeErkekKatışıksız, temiz bal.
Alpartun :TürkçeErkekKendine güveni olan yiğit.
Arıkiz :TürkçeErkekKendisinden sonra iyi bir ad bırakmış olan kimse.
Abdülkerim :ArapçaErkekKerem sahibi, cömert, ulu olan Tanrı'nın kulu.
Abdüssamet :ArapçaErkekKimseye ve hiçbir şeye ihtiyacı olmayan Tanrı'nın kulu.
Alkoç :TürkçeErkekKınalı koç.
Alkor :TürkçeErkekKırmızı ateş, köz.
Almıla :TürkçeErkekKırmızı elma.
Alkan :TürkçeErkekKırmızı kan.
Alnar :Türkçe +FarsçaErkekKırmızı nar.
Alçınsu :TürkçeErkekKırmızı renkli su.
Altaş :TürkçeErkekKırmızı taş.
Alten :Türkçe +FarsçaErkekKırmızı tenli kimse.
Altuğ :TürkçeErkekKırmızı tuğ.
Altunç :TürkçeErkekKırmızı tunç.
Altuna :TürkçeErkekKızıl akan Tuna nehri.
Asan :FarsçaErkekKolay.
Aytış :TürkçeErkekKonuşma, söyleyiş.
Abil :ArapçaErkekKoyun, at ve deve gibi hayvanlara iyi bakan kimse.
Abdülkadir :ArapçaErkekKudretli ve güçlü olan Tanrı'nın kulu.
Abdülgaffar :ArapçaErkekKullarının günahlarını bağışlayan Tanrı'nın kulu.
Abdi :ArapçaErkekKullukla, kölelikle ilgili.
Azat :FarsçaErkekKurtulmuş, serbest, özgür.
Aykut :TürkçeErkekKutlu, uğurlu ay.
Akçam :TürkçeErkekKuzey Amerika’da yetişen bir çam türü.
Akdeniz :TürkçeErkekKuzeyde Avrupa, doğuda Asya, güneyde Afrika ile kuşatılan deniz.
Aktaş :TürkçeErkekLüle taşı
Abdülmennan :ArapçaErkekLütuf ve ihsan sahibi olan Tanrı'nını kulu
Akdik :TürkçeErkekMartta ekilen yazlık buğday.
Abdürrahim :ArapçaErkekMerhametli, esirgeyen, koruyan Tanrı'nın kulu.
Akmeriç :TürkçeErkekMeriç nehri gibi saf ve temiz olan.
Arıkut :TürkçeErkekMutlu olmuş dürüst kimse.
Akgün :TürkçeErkekMutlu, sevinçli gün.
Akdal :TürkçeErkekNamuslu, dürüst kimse.
Akbilge :ErkekNamuslu, dürüst, bilgili, iyi ahlaklı, olgun ve örnek kimse.
Afif :ArapçaErkekNamuslu, iffetli, temiz, dürüst.
Akbet :TürkçeErkekNamuslu, şerefli, doğru kimse.
Akergin :TürkçeErkekOlgunlaşmış, yetişmiş dürüst kimse.
Açine :TürkçeErkekÖnder, lider, yol gösteren, erkek kurt.
Anıt :TürkçeErkekÖnemli bir olayın veya büyük bir kişinin gelecek kuşaklarca tarih boyunca anılması için yapılan, göze çarpacak büyüklükte, sembol niteliğinde yapı.
Adanan :TürkçeErkekÖnemli ve değerli olan bir kişi, olay vb.nin anısına yapılan.
Angıt :TürkçeErkekÖrdekgillerden, tüyleri kiremit renginde, evcilleştirilebilen bir yaban kuşu.
Ahmet :ArapçaErkekÖvülmeye layık, övülmüş.
Azadi :FarsçaErkekÖzgürlük, serbestlik
Arcan :Türkçe +FarsçaErkekÖzü saf, temiz kimse.
Aköz :TürkçeErkekÖzü temiz, doğru olan kimse.
Akcan :Türkçe +FarsçaErkekÖzü temiz, dürüst kimse.
Acaröz :TürkçeErkekÖzünde yiğitlik, cesaret, doğruluk, beceriklilik nitelikleri taşıyan kimse.
Akay :TürkçeErkekParıltılı ay, ışıklı ay.
Aykan :TürkçeErkekParlak soylu, soyu sopu temiz.
Aktan :TürkçeErkekParlak, aydınlık sabah.
Abdurrahman :ArapçaErkekRahmet sahibi olan Tanrı'nın kulu.
Alaçam :TürkçeErkekRengi kızıla yakın bir çam türü
Abdülbasit :ArapçaErkekRızkı yayıp bollaştıran Tanrı'nın kulu.
Aydıntan :TürkçeErkekSabahın aydınlığı gibi parlak olan.
Akçakoca :TürkçeErkekSaçı sakalı beyazlaşmış ihtiyar.
Abdülmecit :ArapçaErkekŞan ve şeref sahibi, ulu olan Tanrı'nın kulu.
Arbaş :TürkçeErkekSarışın, mavi gözlü kimse.
Aktolga :TürkçeErkekSavaşçıların başlarına giydikleri demir başlık.
Ayanç :TürkçeErkekSaygı.
Akabay :TürkçeErkekSaygıdeğer varlıklı kişi.
Akabey :TürkçeErkekSaygıdeğer, varlıklı bey.
Atfi :ArapçaErkekŞefkatle, iyilikseverlikle ilgili.
Akmaç :TürkçeErkekŞelale.
Atabek :TürkçeErkekSelçuklularda şehzadelerin eğitimiyle görevli kimse, lala.
Ardıç :TürkçeErkekServigillerden, güzel kokulu yapraklarını kışın da dökmeyen, yuvarlak kara yemişleri ilaç olarak kullanılan bir ağaççık.
Akses :TürkçeErkekSesi güzel olan.
Akasoy :TürkçeErkekSevilen, sayılan soydan gelen.
Asıf :ArapçaErkekŞiddetli rüzgâr, fırtına
Arpağ :TürkçeErkekSihir, büyü, üfürük.
Aksöğüt :TürkçeErkekSöğütgillerden, kabukları eczacılıkta kullanılan bir söğüt türü.
Akbaşak :TürkçeErkekSonbaharda ekilen, kabuğu beyaz, yumuşak, kışa dayanıklı bir çeşit buğday.
Ardahan :TürkçeErkekSonra gelen, sonraki hükümdar.
Abdülmetin :ArapçaErkekSonsuz sağlamlığa, dayanıklılığa, güce sahip olan Tanrı'nın kulu
Aktürk :TürkçeErkekSoylu, temiz, doğru ve dürüst Türk.
Akçakan :TürkçeErkekSoylu, temiz, dürüst.
Asil :ArapçaErkekSoylu.
Akkemik :TürkçeErkekSoyu temiz olan kimse.
Aksüyek :TürkçeErkekSoyu temiz olan.
Altınöz :TürkçeErkekSoyu üstün nitelikli, değerli olan kimse.
Abdülgafur :ArapçaErkekSuç bağışlayan, merhamet eden Tanrı'nın kulu.
Akbel :TürkçeErkekSuyu dürüst olan kimse.
Akıntan :TürkçeErkekTan yeri ağarırken yapılan akın.
Angın :TürkçeErkekTanınmış, ünlü.
Abdülhak :ArapçaErkekTanrı'nın kulu.
Abdullah :ArapçaErkekTanrı’nın kulu.
Alakuş :TürkçeErkekTavus kuşu.
Abdülvahit :ArapçaErkekTek ve eşsiz olan Tanrı'nın kulu.
Abdülferit :ArapçaErkekTek, eşsiz olan Tanrı'nın kulu.
Arsan :TürkçeErkekTemiz adlı, iyi tanınan kimse.
Akgöl :TürkçeErkekTemiz göl.
Arıyüz :TürkçeErkekTemiz görünüşlü kimse.
Akboy :TürkçeErkekTemiz soydan gelen kimse
Akdöl :TürkçeErkekTemiz soydan gelen kimse.
Akgil :TürkçeErkekTemiz soylu kimse.
Akgöze :TürkçeErkekTemiz su kaynağı.
Artaç :Türkçe +FarsçaErkekTemiz taç takınmış, güvenilir hükümdar.
Arıtaş :TürkçeErkekTemiz taş.
Akaydın :TürkçeErkekTemiz ve aydınlık.
Akçay :TürkçeErkekTemiz ve berrak akan dere gibi olan kimse.
Arısoy :TürkçeErkekTemiz ve dürüst bir soydan gelmiş olan kimse.
Akçabay :TürkçeErkekTemiz ve dürüst kimse.
Argüden :TürkçeErkekTemiz ve dürüst olmayı amaçlayan kimse.
Argün :TürkçeErkekTemiz, aydınlık gün.
Akören :TürkçeErkekTemiz, bakımlı şehir.
Akmanalp :TürkçeErkekTemiz, beyaz, yiğit insan.
Akmaner :TürkçeErkekTemiz, beyaz, yiğit kişi.
Ağer :TürkçeErkekTemiz, doğru kimse.
Arısan :TürkçeErkekTemiz, doğru tanınmış kimse.
Akata :TürkçeErkekTemiz, dürüst ataların soyundan gelen kişi.
Arıkhan :TürkçeErkekTemiz, dürüst hükümdar.
Arel :TürkçeErkekTemiz, dürüst kimse.
Akboğa :TürkçeErkekTemiz, dürüst ve yiğit kimse.
Arpak :TürkçeErkekTemiz, dürüst, güvenilir kimse.
Akyürek :TürkçeErkekTemiz, iyi niyetli kimse.
Akkaynak :TürkçeErkekTemiz, kirli olmayan kaynak.
Ağcabey :TürkçeErkekTemiz, namuslu, eline ayağına düzgün bey.
Arınık :TürkçeErkekTemiz, saf, berrak.
Arıman :TürkçeErkekTemiz, saf, dürüst kimse.
Akbudun :TürkçeErkekTemiz, tanınmış soydan gelen kimse.
Arkut :TürkçeErkekTemiz, uğurlu, kutlu.
Arıca :TürkçeErkekTemizce, arı gibi.
Arıtan :TürkçeErkekTemizleyen, arı duruma getiren.
Akdağ :TürkçeErkekTepeleri karla kaplı dağ.
Apak :TürkçeErkekTertemiz, bembeyaz.
Apakhan :TürkçeErkekTertemiz, dürüst hükümdar.
Âlemşah :Arapça +FarsçaErkekTüm dünyanın hükümdarı.
Abdürrezzak :ArapçaErkekTüm yaratıklara rızkını veren Tanrı'nın kulu.
Akartuna :TürkçeErkekTuna nehri gibi akan.
Albayrak :TürkçeErkekTürk bayrağı.
Âşık :ArapçaErkekTutkun, vurgun, sevdalı.
Artuç :TürkçeErkekUcu sivri bir demirle donanmış, uzunca çubuk şeklinde, mızrak türünden eski bir silah.
Alanay :TürkçeErkekÜlke fetheden kimse.
Alaner :TürkçeErkekÜlke fetheden yiğit kimse.
Alanalp :TürkçeErkekÜlke fetheden yiğit.
Adalan :TürkçeErkekÜn kazanan, ünlü, tanınmış.
Alsoy :Türkçe +ArapçaErkekÜnlü bir soydan gelen kimse.
Atalay :TürkçeErkekÜnlü, namlı, şöhretli kimse.
Adısanlı :TürkçeErkekÜnlü, tanınmış kişi.
Alpkülük :TürkçeErkekÜnlü, tanınmış yiğit kimse.
Atlığ :TürkçeErkekÜnlü, tanınmış, adlı.
Anlı :TürkçeErkekÜnlü, tanınmış, namlı.
Angıl :TürkçeErkekÜnlü, tanınmış.
Adsız :TürkçeErkekÜnsüz, tanınmamış, adı duyulmamış kimse.
Altınhan :TürkçeErkekÜstün nitelikli, değerli hükümdar.
Altınay :TürkçeErkekÜstün nitelikli, değerli kimse.
Altınışık :TürkçeErkekÜstün nitelikli, değerli, aydın kimse.
Altınkılıç :TürkçeErkekÜstün nitelikli, değerli, savaşçı kimse.
Arhan :TürkçeErkekÜstün nitelikli, dürüst hükümdar.
Aysun :TürkçeErkekUysal.
Aracı :TürkçeErkekUzlaştırıcı, anlaşma sağlayan kimse.
Akdurmuş :TürkçeErkekUzun ömürlü olması, çok yaşaması ve dürüst olması istenen çocuklara verilen ad.
Abdülgani :ArapçaErkekVarlıklı, cömert olan Tanrı'nın kulu.
Akbaran :Türkçe +FarsçaErkekYağmur.
Ağacan :T +FarsçaErkekYakın dost.
Asu :TürkçeErkekYaramaz, haşarı çocuk.
Abdülbari :ArapçaErkekYaratan, yaratıcı olan Tanrı'nın kulu.
Abdülhalik :ArapçaErkekYaratan, yoktan var eden Tanrı'nın kulu.
Avni :ArapçaErkekYardım ve yardımcılıkla ilgili.
Abdülnasır :ArapçaErkekYardımcı olan, yardım eden Tanrı'nın kulu
Anı :TürkçeErkekYaşanmış olgulardan belleğin sakladığı her türlü iz, hatıra.
Alpsü :TürkçeErkekYiğit asker.
Akbatu :TürkçeErkekYiğit erkek.
Akersoy :TürkçeErkekYiğit soydan gelen dürüst kimse.
Alpsoy :TürkçeErkekYiğit soydan gelen kimse.
Alpkan :TürkçeErkekYiğit soydan gelen.
Acaralp :TürkçeErkekYiğit, becerikli, cesur kişi.
Altaner :TürkçeErkekYiğit, cesur hükümdar gibi olan kimse.
Alpman :TürkçeErkekYiğit, cesur, kahraman kişi.
Alpata :TürkçeErkekYiğit, cesur, yürekli ata.
Alpbilge :TürkçeErkekYiğit, cesur, yürekli bilge kişi.
Alpermiş :TürkçeErkekYiğit, cesur, yürekli ermiş kimse.
Alpgiray :TürkçeErkekYiğit, cesur, yürekli hükümdar.
Alpat :TürkçeErkekYiğit, cesur, yürekli kimse.
Alpoğan :TürkçeErkekYiğit, cesur, yürekli, etkili kimse.
Alpkutlu :TürkçeErkekYiğit, cesur, yürekli, kutlu kimse.
Alpergin :TürkçeErkekYiğit, cesur, yürekli, olgun kimse.
Alptuğ :TürkçeErkekYiğit, cesur, yürekli, savaşçı kimse.
Acarsoy :TürkçeErkekYiğit, güçlü bir soydan gelen kimse.
Alper :TürkçeErkekYiğit, kahraman erkek.
Alpar :TürkçeErkekYiğit, kahraman, cesur kimse.
Akçora :TürkçeErkekYiğit, kahraman.
Akersan :TürkçeErkekYiğitliğiyle ad yapmış dürüst kimse.
Aydınyol :TürkçeErkekYolu aydınlık olan kimse.
Argın :TürkçeErkekYorgun, bitkin, zayıf.
Aliyar :Arapça +FarsçaErkekYüce, ulu dost, sevgili.
Alican :ArapçaErkekYüce, ulu dost.
Alihan :Arapça +FarsçaErkekYüce, ulu hükümdar.
Altay :TürkçeErkekYüksek dağ.
Ağış :TürkçeErkekYükseliş, yükselme.
Akbatur :TürkçeErkekYürekli, yiğit erkek.
Afacan :TürkçeErkekZeki ve yaramaz çocuk.
Ağabay :TürkçeErkekZengin kimse.
Atabay :TürkçeErkekZengin, saygın kimse.
Abdülcebbar :ArapçaErkekZorlayıcı güce sahip olan Tanrı'nın kulu.
Adal :TürkçeErkek“Adın yayılsın, ün kazan” anlamında bir ad.
Adlan :TürkçeErkek“Adınla ün kazan, şöhret sahibi ol” anlamında bir ad.
Ağaverdi :TürkçeErkek“Ağa verdi, ağa bağışladı“ anlamında kullanılan bir ad.
Akınal :TürkçeErkek“Akın yap“ anlamında kullanılan bir söz.
Aliş :ArapçaErkek“Ali” adının halk dilinde değişmiş biçimi.
Allahverdi :Arapça +TürkçeErkek“Allah bağışladı“ anlamında kullanılan bir ad.
Andiç :TürkçeErkek“Ant iç, yemin et“ anlamında kullanılan bir ad.
Arol :TürkçeErkek“Arı, temiz, çalışkan ol” anlamında kullanılan bir ad.
Atasay :TürkçeErkek“Atalarına saygı göster“ anlamında kullanılan bir ad.
Ataan :TürkçeErkek“Atalarını an, hatırla“ anlamında kullanılan bir ad.
Ataöv :TürkçeErkek“Atalarını öv“ anlamında kullanılan bir ad.
Atasev :TürkçeErkek“Atalarını sev“ anlamında kullanılan bir ad.
Atasevin :TürkçeErkek“Atalarınını seviniz“ anlamında kullanılan bir ad.
Atambay :TürkçeErkek“Atam beydir“ anlamında kullanılan bir ad.
Atamtürk :TürkçeErkek“Atam Türk'tür“ analamında kullanılan bir ad.
Atamer :TürkçeErkek“Atam yiğittir“ anlamında kullanılan bir ad.
Ataner :TürkçeErkek“Atan yiğittir“ anlamında kullanılan bir ad.
Aysevin :TürkçeErkek“Ay gibi güzel olaları sevin“ anlamında kullanılan bir ad.
Aysever :TürkçeErkek“Ay gibi güzel ve parlak olanları seven“ anlamında kullanılan bir ad.
Aysev :TürkçeErkek“Ay gibi güzel ve parlak olanları sev“ anlamında kullanılan bir ad.
Aykal :TürkçeErkek“Ay gibi parlak ve ışıklı kal“ anlamında kullanılan bir ad.
Akgüngör :TürkçeErkek“Aydınlık, güzel günler gör“ anlamında bir ad.
Akdoru :TürkçeErkek“Beyaz“ anlamındaki ak ile “gövdesi kızıl, ayakları ve yelesi kara olan at“ anlamındaki doru sözlerinden oluşan bir ad.
Akdoruk :TürkçeErkek“Beyaz“ anlamındaki ak ile “tepe, en yüksek yer, uç, zirve; en üstün başarı düzeyi; kibirli“ anlamlarındaki doruk sözlerinden oluşan bir söz.
Açıl :TürkçeErkek“Büyü, serpil, geliş” anlamında bir söz.
Ayverdi :TürkçeErkek“Çevresine ışık saçtı, yararlı oldu“ anlamında kullanılan bir ad.
Acunal :TürkçeErkek“Dünyayı fethet; dünyaya yayıl“ anlamında kullanılan bir ad.
Akvarol :TürkçeErkek“Dürüst bir biçimde yaşa, uzun ve sağlıklı bir yaşamın olsun“ anlamında kullanılan bir ad.
Aksay :TürkçeErkek“Dürüst, temiz olarak kabullen“ anlamında kullanılan bir ad.
Akünal :TürkçeErkek“Dürüstlük ve iyilikle ün kazan“ anlamında kullanılan bir ad.
Aksunar :TürkçeErkek“Dürüstlük, doğruluk gösterir“ anlamında kullanılan bir ad.
Alkılıç :TürkçeErkek“Eline kılıç al“ anlamında kullanılan bir ad.
Ayçetin :TürkçeErkek“Ey anlaşılması güç kimse!“ anlamında kullanılan bir ad. kullanılan
Aysü :TürkçeErkek“Ey asker!“ anlamında kullanılan bir ad.
Ayata :TürkçeErkek“Ey baba!“ anlamında kullanılan bir ad.
Aybay :TürkçeErkek“Ey bey!“ anlamında kullanılan bir ad.
Ayataç :TürkçeErkek“Ey büyüklenen sevimliçocuk1“ anlamında kullanılan bir ad.
Aytok :TürkçeErkek“Ey doymuş!“ anlamında kullanılan bir ad.
Aybora :TürkçeErkek“Ey fırtına gibi olan!“ anlamında kullanılan bir ad.
Ayberk :TürkçeErkek“Ey güçlü kimse“ anlamında kullanılan bir ad.
Ayhan :TürkçeErkek“Ey hükümdar!“ anlamında kullanılan bir ad.
Aytunga :TürkçeErkek“Ey kahraman, yiğit!“ anlamında kullanılan bir ad.
Aykul :TürkçeErkek“Ey kul!“ anlamında kullanılan bir ad.
Aykurt :TürkçeErkek“Ey kurt gibi olan!“ anlamında kullanılan bir ad.
Aybaş :TürkçeErkek“Ey lider, önder!“ anlamında kullanılan bir ad.
Aycan :Türkçe +FarsçaErkek“Ey sevgili“ anlamında kullanılan bir ad.
Aysungur :TürkçeErkek“Ey soğukkanlı kimse!“ anlamında kullanılan bir ad.
Atıl :TürkçeErkek“Girişken ol, ilerlemek için çaba göster, hızla ilerle, atılgan ol” anlamlarında kullanılan bir ad.
Aydınol :TürkçeErkek“İleri görüşlü ol“ anlamında kullanılan bir ad.
Altop :TürkçeErkek“İşte al, tombul bir çocuk“ anlamında kullanılan bir ad.
Alburak :Türkçe +ArapçaErkek“İşte Burak“ anlamında kullanılan bir ad.
Albora :Türkçe +İt.Erkek“İşte fırtına çıktı“ anlamında kullanılan bir ad.
Aksun :TürkçeErkek“Kımılda ve sun“ anlamında kullanılan bir ad.
Akdoğdu :TürkçeErkek“Namuslu bir biçimde dünyaya geldi“ anlamında kullanılan bir ad.
Akdoğmuş :TürkçeErkek“Namuslu bir biçimde dünyaya gelmiş“ anlamında kullanılan bir ad.
Alsan :TürkçeErkek“San al, şanın, adın duyulsun” anlamında kullanılan bir ad.
Aksel :TürkçeErkek“Sel gibi ak“ anlamında kullanılan bir ad.
Aksın :TürkçeErkek“Sen aksın, temiz ve lekesizsin, doğru ve dürüstsün” anlamında kullanılan bir ad.
Aysın :TürkçeErkek“Sen aysın, ay kadar güzelsin” anlamında kullanılan bir ad.
Atacan :Türkçe +FarsçaErkek“Sevgili baba“ anlamında kullanılan bir ad.
Altaç :Türkçe +FarsçaErkek“Taç takın“ anlamında kullanılan bir ad.
Akdoğ :TürkçeErkek“Talihin, şansın iyi olsun” anlamında kullanılan bir ad.
Arıkol :TürkçeErkek“Temiz ve dürüst ol“ anlamında kullanılan bir ad.
Arıkal :TürkçeErkek“Temiz, doğru ve dürüst kal” anlamında kullanılan bir ad.
Arıl :TürkçeErkek“Temizlen, arın“ anlamında kullanlıan bir ad.
Arlan :TürkçeErkek“Utanç duy” anlamında kullanılan bir ad.
Ataol :TürkçeErkek“Yüce bir insan ol“ anlamında kullanılan bir ad.

SON EKLENENLER
GÜNÜN AYETİ
Ey iman edenler! Allah’tan korkun. O’na yaklaşmaya yol arayın ve yolunda cihad edin ki kurtuluşa eresiniz.
(MÂİDE - 35)
ÖZLÜ SÖZLER
  • Ezeli ervahta nur-u Muhammedi ile beraber olmaya halvetilik denir.
  • Adem "ben hata yaptım beni bağışla " dedi, İblis ise" beni sen azdırdın" dedi ya sen!... sen ne diyorsun?
  • Edep, söz dinlemek ve gönle sahip olmaktır.
  • Güzelliğin zekatı iffet ve edeptir. (Hz. Ali)
  • Zeynel Abidin oğlu Muhammed Bakır'a "Ey oğul, fasıklarla cimrilerle yalancılarla sıla-i rahimi terk edenlerle arkadaşlık etme." diye buyurmuştur.
  • Kemalatın bir ölçüsü de halden şikayet etmemektir.
  • En güzel keramet gönlü masivadan arındırmaktır.
  • Alem-i Berzah insanın kendisidir.
  • Zahir ve batının karşılığı aşk-ı sübhandır.
  • Mutaşabih ayetler ledünidir.
  • Ölüm ve cehennem korkusu Hak'ka dost olmayanlar içindir.
  • Şartlanmalardan ve önyargılardan arınmadan kimse masum olamaz.
  • Uzlaşmak için bahane arayan düşman zıtlaşmak için bahane arayan dosttan daha iyidir.
  • Baki hakikatler fani merkezli inşa edilemez.
  • Her zorluğun çözümü sevgidir.
  • Allah var gayrı yok sevgi var dert yok.
  • Allah de ötesini bırak.
  • Sorunları erteleyen ve örten değil çözüm üretip sorunları çözen olmalıyız.
  • Kişinin irfanı kemalatı nispetinde şeytanı da nefsinin şiddetinde olur.
  • Kötü huylardan kurtulmanın en keskin yolu ilahi aşka yanmaktır.
  • Mücevherden sarraf olan anlar, başkası bilemez. Ne fark eder kör için elmas da bir, cam da bir. Eğer sana bakan kör ise sakın sen kendini cam sanma.(Mevlana)
  • Kendini oldum ve doğru zannedenler kendileri gibi düşünmeyenlerden rahatsız olurlar.
  • Eflatun'a dediler ki "Ne kadar çok çalışıyorsun". O da dedi ki "hayır ben sevdiğim işi yapıyorum"
  • Allah kuluna sevdirdiği her işi kuluna kolaylaştırır.
  • Kurtuluş hidayete tabi olanlar içindir. Selam olsun hidayete tabi olanlara.
  • Tevhid-i Ef-al meratibi ihvanın kendi gerçeğine seyir haritasıdır.
  • Kişi ilk önce kendisinin arifi olacak ki Rabbinin arifi olabilsin.
  • İnanmak başka şey, teslim ve tabii olmak başka şeydir.
  • Kalıcı dostluklar edinin.
  • İhvan gibi yaşa, gerisine karışma.
  • Mutlu insan başkalarının mutluluğu için yaşayandır.
  • İslam dini istişare esaslıdır.
  • Allah için affet, Allah için paylaş.
  • İhvanlığını işine göre değil, işini ihvanlığına göre ayarlayacaksın.
  • Kul, iradesini Allah’a teslim edendir.
  • Hakk'ı hatırladığımız unuttuğumuzdan fazla olsun.
  • "Olacağım" diyene engel yok, "olmayacağım" diyene bahane çok.
  • Ben merkezli değil, biz merkezli olun.
  • Dervişçe yaşamak, tevhitçe yaşamaktır.
  • Yaptığınızı azimle yapın, hırs ile yapmayın.
  • Kullukta devamlılık esastır.
  • Önce emin insan olmalıyız.
  • Derviş, halinden belli olmalıdır.
  • Beşeriyet kemalâtın hammaddesidir.
  • Mükemmeliyet istikamette daim olmaktır.
  • İnsanın cismi arza, ruhaniyeti semaya mensuptur.
  • Yaradılış farziyetimiz hakkı bilmektir.
  • Hakk'ı tanımanın ön şartı Resulûllah’ı tanımaktır.
  • İnsanın sırrında Allah’ın sonsuzluğu vardır.
  • Kulluğa bahane yok değer üreteceksiniz.
  • Şikayet, Mevla’ya hürmetsizliktir.
  • Kulluk adına yapmadıklarımıza hiçbir bahane geçerli olmayacak.
  • Bu âleme kavga için gelmedik.
  • Telkin öncelikle bizim nefsimize olmalıdır.
  • İnsan, Allah’ın sırrı Allah da insanın sırrıdır.
  • Varlığımızın sebebi zuhuru, Cenab-ı Resulûllah’tır.
  • Kullukta teslimiyet “Rağmen” olmalıdır.
  • Kazası olmayan tek şey hayatımızdır.
  • Sevgi dışındaki bütün hallerde zorluk vardır.
  • Nefsinde mevsimi hazan olanın, gönül mevsimi bahar, Ahireti bayram olur.
  • Hayat yaşamak, yaşamaksa sevmektir.
  • En güzel keramet istikamet üzere olmaktır.
  • Kişinin Rabbini tanıması için kendini tanıması lazım.
  • Hakk’ı ancak Mirat-ı Muhammet’ten görebiliriz.
  • İnsanı Hakk’ta sonsuzlaştıran ve yaşatan, sevgidir.
  • Sevgi bütün yaratılanların varoluş mayasıdır.
  • Sevgisiz olan her mekân ve mahâl mundardır.
  • Sevgi Allah için yanmak ve olmaktır.
  • Allah’ın ve Resulullah’ın sevgisi ile yanmayan gönül hamdır, ahlâttır.
  • Hakikat ehlinin sermayesi aşk-ı sübhandır.
  • Talepte kararlılık, kararlılıkta da sabır esastır.
  • Sabır, sadrın genişliği kadardır. Sadır genişliği ise; kabulümüz, sevgimiz kadardır.
  • Kamil insan demek;Bütün duygularda,düşüncede ruhta olgunlaşmış insan demektir.,
  • Dervişân, Mürşidinin eşiğinde sadık olduğu sürece, farkında olsa da olmasa da tekamül halindedir.
  • Kim ki Allah’ı ciddiye almaz ise; Allah o kimseyi ciddiye almaz.
  • Hakkı görmeyen gözler amadır.
  • Gayret olmadan kişinin ulaşacağı hiçbir âliyet olamaz.
  • Kendi gerçeğimize yol bulmak için arz üzerinde var olan bütün mevcudiyetten istifade edeceğiz.
  • Bu fırsat âleminin bir tekrarı daha yoktur.
  • Hiçbir oluşum kendi halinde, kendi başına müstakil değildir.
  • İhvan isek bir iddianın sahibiyiz demektir.
  • İhvanın kemâlâtı, olgunluğu, karşılaşmış olduğu olumsuz tecellilere verdiği tepkilerle ölçülür.
  • Kişi muhatabı ve müdahili olmadığı hiçbir meselenin şahidi olamaz.
  • Herkes kazanımlarını kayıplarını tespit etsin ki şuurlu bir hayat yaşayabilsin.
  • Birebir uyarılar insanı daha çok uyandırır.
  • Bütün canlılara dostça yakın olmalıyız.
  • Tekâmül için her anı yeniden yaşamak , her anın yeniden talibi olmak zorundayız.
  • Gayret etmeyen kişiden Kâmil insan olmaz.
  • Ehl-i talip bu Kâinatın özelidir, özetidir.
  • Kul, hizmeti kadardır. Kul, sevgisi kadardır, Kul hoş görebildiği kadardır. Kul feragat edebildiği kadardır. Kul paylaşabildiği kadardır.
  • Ehl-i ihvan’ın sevgisi Rabbi’nin sevgisi, meşguliyeti Rabbi’nin meşguliyeti olmalıdır.
  • Her an Rabbi ile meşgul olanın, muhatabı Rabbi olur.
  • Güzel bakmalı, güzel konuşmalı, güzel dinlemeliyiz.
  • Hayırları geciktirdiğimiz zaman şerre dönüşür. Şerleri geciktirdiğimiz zaman hayra dönüşür.
  • İhvanın irşad olmasının ön şartı teslimiyattır.
  • İlmen yâkinlik; bilmek ve kabul etmektir.
  • İhvan telkin edileni yaşadıktan sonra Hakkel yâkina ulaşır.
  • Kul, Rabbini ne kadar ciddiye alırsa, Rabbi’de onu o kadar ciddiye alır.
  • Rahman’ın sevgilisi olmak gönlü cenab-ı Resulullah’a yönetmek ve tabi olmakla orantılıdır.
  • İhvan, kendi özünde kâmil duruşa ulaşırsa, onda bir değil de nice esmanın açılımı, nice sıfatın inkişaf ve izhariyeti yaşanacaktır.
  • Dünkü gibi konuşan, dünkü gibi anlayan, dünkü gibi yaşayanın anı ve akibeti hüsrandır.
  • Ehli gönül olan, ,Resulullah’a ve Ehli Beyt’egönül veren Ehl-i İhvan’ın seyr-i sülüğü nefis merkezli akıl ile değil gönül merkezli akıl iledir.
  • İhvan, hayırda ve şerde damlayı derya mesafesinde görecek kadar Rabbini önemseyen olmalıdır.
  • Hakka vuslat, ancak aşk- sübhân ile olur.
  • Aşığın, sevgisinin sancısıyla uykularının kaçması lazım ki, orada aşktan söz edilebilsin.
  • Hayatla zıtlaşan değil hayatla uzlaşan olmalıyız.
  • Eğer kişi yarışacaksa hayırda yarışsın selâmda, yarışsın, paylaşmada hoş görüde affetmede yarışsın.
  • Kişi tercihinin neticesini yaşar.
  • İnsan, sevebildiği kadar, değer üretebildiği kadar insandır.
  • İhvan, arif olmalı ve gönlünü bütün olumsuzluklardan arındırmalıdır.
  • Herkes yaptıklarının neticesini yaşayacak.
  • Biz kulluğumuzu her gün yeniden yenilemeliyiz.
  • Üstünlük ancak takva ile sevgi iledir.
  • Allah hiçbir zaman abes ile iştigal etmez.
  • Her işte bizim için hikmet ve hayır vardır.
  • Ehl-i ihvan hiçbir zaman olumsuzluk adına hesap yapmamalıdır.
  • Herkesin şeytanı, Cebrail’i, Mikail’i, İsrafil’i ve Azrail’i kendisiyle beraberdir.
  • Ehl-i ihvan demek arif olan, Hakk'a eren demektir.
  • Sevginin tezahürü ibadettir.
  • Eğer inanıyor, iman ediyor, seviyorsanız, yap denileni yapacak ve aksatmayacaksınız.
  • Sevenin ne gecesi ne gündüzü ne yorgunluğu ne bahanesi ne de mazereti olur.
  • Karşılaştığımız zorlukların tamamı tekâmül için ikrarımızı ispat içindir.
  • Bu âlem teşbih, tespit, tenzih, takdis ve şahadet âlemidir.
  • İnsanın Hak katında kadri, kıymeti sevgisi kadardır.
  • İnsan, yaşadığı zorluklar aşabildiği engeller kadar insandır.
  • Hiç zorluk, acı çekmeden, uğraş ve çaba sarf etmeden kimsenin başarıya ulaştığı görülmemiştir.
  • Hepimiz Allah’ın Resulûllah’ın ve Ehlibeyt’in aşkından muhabbetinden istifade edip Hakk’ta bakileşebilecek yetilere sahibiz.
  • İnsan, asliyeti kendisine unutturulmuş varlıktır.
  • Müsemmâ ehli olan için, isimler değişşe de asliyet değişmez.
  • Hiçbir güzelliği kendimize mal etmeden, bütün güzellikleri Rabbimizden bilmeliyiz.
  • Herkesin imtihanı iddiası kadar olur. Yani iddiası büyük olanın, imtihanı da büyük olur.
  • Kâinat, insan için, insana hizmet için halk edilmiştir.
  • Hayatın tamamı, kulluğun ve dostluğun talimidir.
  • Kişi bilgisinde değil yaşantısında kâmil insan olur.
  • Bizim yaşadıklarımız; tercihlerimizin, taleplerimizin ve dualarımızın neticesidir.
  • Mezheplerin farklı olması, dünya iklimlerinin, ırkların ve kültürlerin farklı olmasındandır.
  • İrfan mekteplerinin temelde aynı, detaylarda farklı farklı olması insanların, meşreplerinin farklı farklı olmasındandır.
  • Kimi takva ile kimi zikrullah ile, kimi hizmet ile, kimi de ibadet ile Hak rızasına ulaşmak ve kâmil insan olmak arzusundadır.
  • Din adına zıtlaşmalar, taraflaşmalar ve tefrikalar çıkarmak Rahman’ın ve Kuran’ın reddettiği duruşlardır.
  • Elin eksiğiyle uğraşan, kendi eksiğini hiçbir zaman göremez.
  • Biz bu âleme eksik tespit zabıtalığına gönderilmedik.
  • Âşık; mâşûkunu hususiyetle geceleyin, en çok yalnızlık halindeyken düşünür.
  • Geceleri ve seher vakti çok özeldir.
  • Dostluğun ilk şartı sevmektir. Fakat çıkarsız beklentisiz sevmektir.
  • Dost olmak, dostun her türlü yüküne katlanmaktır.
  • Bizim için yaşamak bir gündür, o da bugündür.
  • Kulluk adına yapmamız gereken ne varsa sabırla ve ihlâsla yapmalıyız.
  • Hak katında gıdalanmanın birinci esası, âdab-ı Muhammediye ve hakıkati Mahmudiye ile kıyam durmaktır.
  • Biz eyvallah tacını, ‘sensin’ tacını başımızdan, hiçlik hırkasını da eğnimizden hiçbir zaman çıkartmayacağız.
  • Bir damlanın hiçliğe ulaşması, onun deryaya düşmesiyle olur.
  • Bize ulaşan her tecellinin, Mevlâ'dan olduğunun bilincinde olalım ve rıza gösterelim.
  • Sakın tecellilerden kahreden, kederlenen olmayalım.
  • Tecellilerden şikayetçi olmak, kulun Rabbine olan saygısızlığıdır.
  • İhvan, hangi tecelli içinde olursa olsun, mutlaka güzel düşünmeli ve güzel değerlendirmelidir.
  • Edep ve âdap dışında nefes almayalım.
  • Biz, Cenâb-ı Resûlullah’ın vitrini olmalıyız.
  • Bütün nimetler ve âliyetler, gayret ve hizmet iledir.
  • Biz hangi hali yaşıyorsak bizim için hayırdır ve hikmetlidir.
  • Hikmete tabi olanlar hikmet ehli olurlar.
  • "Senin için Ya Rabbi" zevkiyle hayatı yaşayalım.
  • Huzur, ancak tevhid ile aşk ile sevgi ile Allah’a ve Resûlun’e yönelmek iledir.
  • Güzel ahlâk ve sevgi insanlığın omurgasıdır.
  • Her gününü son gün, her namazını son namaz, her muhabbetini son muhabbet gibi kabul eden kişinin yaşantısı Ehl-i ihvanca olur.
  • Büyük laf etmemeye çalışalım.Tevazu sahibi olalım.
  • Ehl-i Beyt olmak, hem nesebi hem de mezhebidir.
  • Ehl-i Beyt, Kur’an’ın ete kemiğe bürünmüş halidir.
  • Yaptığımız her şey kulluğumuzu ispat edercesine olmalıdır.
  • Halkı memnun etmek için Hakk'ı incitmeyelim.
  • Kemalat, hissedilen ilk nefesten son nefese kadar sadece Allah ve Resûl’u için say ve gayret etmektir.
  • Tevhid-i Ef-al hakikatin zübdesi, tevhidin nüvesidir.
  • Kullukta edebi olmayanın Hak’ta izzet bulması mümkün olamaz.
  • Hikmetleri seyretmenin tek şartı, tecellilere karşı sabırlı olmaktır.
  • Kişi yaşamış olduğu imtihanları aşabildiği kadar tekâmül etmiş olur.
  • Aslında bize zor gelen tecelliler, bizim için ikramdır.
  • Kulluğun esasında yap denileni yapıp sonucuna da razı olmak vardır.
  • Bütün kâinat, kişinin kendi hakikatine misaldir.
  • Öncelediğimiz Allah ve Resûl’u olmalı. Ertelediğimiz ise nefsimizin arzu ve istekleri olmalıdır..
  • Dervişi tekâmül ettirecek olan iştiyakı, kendine olan telkini, ve gayretindeki kararlılığıdır.
  • Her günü yaşamak, her günü diğer günden farklı bir alana taşımak için biz bugünün talebesiyiz.
  • Hatasını kabul edip hatasından dönen kul hayırlı kuldur.
  • Hedefi olmayanın istikameti de olmaz.
  • İhvan ne dünle ne de yarınla zaman kaybedecek sadece anını ve gününü değerlendirecek.
  • İhvanlık, halde örnek olmaktır.
  • Aile yaşantımızla, tecellilere olan tepkilerimizle, kişilerle olan ünsiyetimizle, her halimizle hele hele de ibadete olan düşkünlüğümüzle fark edilmeliyiz.
  • Cenab-ı Resûlullah’ın tezahür etmediği hiçbir mekân, Hak katında şerefli olamaz.
  • İbadet etmenin hoşnutluğunu yaşarken bu hoşnutluğu, ibadet etmeyenlere karşı bir üstünlük saymadan fail Allah'tır zevkiyle yaşamalıyız.
  • Kıyas, şeytani sıfatlardandır.
  • Karşımızda gördüğümüz eksikliği önce kendimizde tetkik etmeliyiz.
  • Hiç kimse kendi gerçeğine olan seyrine mürşitsiz yol bulamaz.
  • Baki olabilmenin, sonsuzluğa ulaşabilmenin tek şartı; Hak ile Hak olmak Hak’ta ölüp Hak’ta dirilmektir.
  • Hayata ders veren değil de hayattan ders alan talip olmalıyız.
  • Anlayan ve öğrenen olmalıyız.
  • Anladığını genişleten, hayatına uyarlayan olmalıyız.
  • Tasavvuf önce şeriat-ı Muhammediye ile yaşanır.Sonra hakikat-ı Mahmûdiye ile hikmetler talim edilir.
  • Bir meselenin görevlisi olmak ayrı şeydir, gönüllüsü olmak ayrı şeydir.
  • Ehl-i ihvanla konuşularak halledilmeyecek hiçbir mesele olmamalıdır.
  • Hak dostları bir araya geldikleri zaman bakışmaları bile muhabbettir.
  • İhvanlığın dört ana esası vardır; ihlas, şecaat, cesaret ve cömertliktir.
  • Hayatın tamamında, her adımda, her bir nefeste; bir tuzak, bir imtihan vardır.
  • Gönül, Rahman ile coşarsa; kişi karşılaştığı her türlü tecelliye sabır ve tefekkür ile mukavemet gösterir.
  • İhvan, ne Dünya ne de ahiret beklentisi olmaksızın kulluğunu fi-sebilillah yaşamalıdır.
  • Kur’ân'ı öğrenmeye, okumaya, okutmaya, anlamaya ve yaşamaya çalışalım.
  • İslam, yap denileni yapmak; yapma denilenden uzak durmaktır.
  • Kulluğunu yarına erteleyenin Allah sevgisi yeterli değildir.
  • Tekâmül etmek için sürekli gayret halinde olmalıyız.
  • İnsana olan sevgisizlik Allah’a olan sevgisizliktir.
  • Allah’a vuslat ancak Aşk-ı sübhan ile olur.
  • Hak’ta bâki olabilmek için kayıtsız şartsız teslim olmalıyız.
  • Dilimizde zikrullah ile gönlümüzde her daim muhabbetullah ile inşa olmaya çalışmalıyız.
  • Şeriatın ihlâl olduğu yerde hakikat olmaz.
  • Her türlü tecelliden istifade edecek kadar arif,hiçbir zorluktan yılmayacak kadar da dirayetli olalım.
  • Arif olan baktığı her zerreden, karşılaştığı her tecelliden kendisine istikamet arar.
  • Ehl-i ihvan hatasında ve günahında ısrar etmeyen ve tövbesinde aceleci davranandır.
  • Âşık maşukundan gelen cefalardan haz duymazsa gerçek aşık olamaz.
  • Kendisindeki gayrilikten arınan insan için dışarıda ve içeride gayri olan hiçbir şey kalmaz.
  • Kişinin samimiyeti, sadakati ve sevgisi ona istikamet verir.
  • Bizden istenilen öncelikle safiyet, samimiyet ve sadakattir.
  • Ehl-i ihvan öyle bir kristalize olacak, safiyet kazanacak, kendi benliğinden öyle bir sıyrılıp latifleşecek, şeffaflaşacak, kendine ait bir renk zan düşünce ve duygu kalmayacak ki Allah’ın boyasıyla boyansın yani Resûlullah’ın haliyle hallenmiş olsun.
  • Gayret, kulluğun esasıdır.
  • Biz bildiklerimizle amel edelim. Bilmediklerimiz, bize bildirilecektir.
  • Her Ehl-i ihvan bulunduğu cemiyette fark edilmelidir.
  • Bizim sabrımıza, bize kötülük yapanların şahitlik etmesi lazım.
  • Asli maksadımız, nefsimizi ve Rabbimizi tanımaktır.
  • Gayret etmeyen kişiden kâmil insan olmaz.
  • İhvan, kendi hakikatine seyri sülük ederken hem dünyasını hem de ukbâsını saadete erdirmiş olur.
  • Muhabbetimiz Resûlullah’ın ve Ehl-i Beyt’in muhabbeti, davamız Hak davası olsun.
  • Eğer insan Rahman’ın aynası olacaksa yansıtıcılığının çok net,arı ve duru olması lazımdır.
  • Eğer bir olumsuzlukla, zorlukla karşılaşıyorsak, bu bizim olumsuzluluğumuzdandır.
  • Arz ve semada her ne olursa insan ile ilişkilidir.
  • Sözümüzün ilk müşterisi kendi kulağımız olmalıdır.
  • İslâm şahitlik ile başlar, şuhut ile yaşanır. Ve yine şahitlik ile kemal bulur.
  • Hangi başarı vardır ki uğraşsız gayretsiz ve gönülsüz zuhura gelsin.
  • Aşığın ölümü Hakk’ta vuslat, sonsuzluğa uyanmak ve sonsuzluğu yaşamak olur.
  • Artık etrafımızla ve kendimizle olan kavgamızı bitirip, sevgiyle nefes almanın gayretinde olmalıyız.
  • Kişinin kararlılığı tecellilere gösterdiği mukavemeti kadardır.
  • Aşık hep maşukundan söz etsinler, hep ondan konuşsunlar ister; zaten gayrı şeyler aşığı rahatsız eder.
  • Kişi mutmain olmadıkça kulluğunda, dostluğunda hep hüsrandadır.
  • Cemal aşıkları için gayri olan her şey haramdır.
  • Zikrin esası namazdır, muhabbetullahdır.
  • İhvan, hayatın tamamında Rahman’ın iradesi altında yaşamaya dikkat ve özen göstermelidir.
  • Her şeye rağmen seveceğiz
  • Her şeye rağmen hizmette gayretli olacağız
  • Kulluk, içinde Rabbi'nden başkasını bulundurmayan, gayrilerden boşalmış hiçlik makamıdır.
  • Hayatın ve kulluğun emanetçisi olduğumuzu, bu emaneti taşımamız ve ehline teslim etmemiz gerektiğini hatırdan çıkartmamalıyız.
  • Hayatı hep Hakkça yaşamanın gayretinde olmalıyız.
  • Hayat, bizi kullukta belirli bir kıvama taşımak içindir.
  • Kendine gafil olan, Allah’a arif olamaz.
  • Her varlık Hakk'tandır ve Hak ile kaimdir.
  • Bütün masivalardan arınmak, “ölmezden önce ölmek” Hak’ta ebed olmak; olağanüstü bir azim ve gayret ister.
  • Kişinin kararlılığı, cesareti, azmi ve sevgisi bir arada tekmil olursa; kişinin önünde aşamayacağı engel ve mâni olmaz.
  • Talibin âli ve en yüce değerlere ulaşabilmesi, Allah ve Resûlu’ne olan muhabbeti, sevgisi ile orantılıdır.
  • Hedefimiz ve gayemiz, bugün tevhid noktasında Allah’ı Resulullah’ı ve Ehl-i Beyt’i dünden daha farklı idrak etmek ve yaşamaktır.
  • Tevhid adına bize yapılan teklifatın tamamını yaşamak, bizi kendimize döndürmek ve kendi hakikatimizle tanıştırmak içindir.
  • Tevhid meratiplerindeki yaşam talimlerinin tamamı, bizi kendi ruh derinliğimizdeki iç potansiyelimizden istifade ettirmek adınadır.
  • İhvanın bilip, yapmak isteyip de yapamamasının sebebi kendisinde yetersiz olan kararlılığı, gayreti ve talebidir.
  • Cenab-ı Resûlullah’ın tezahür etmediği hiçbir mekân, mükerrem ve münevver olamaz.
  • Hiç kimse kendi gerçeğine olan seyrinde mürşitsiz yol kat edemez.
  • Kulluk adına yaşanılacak ne kadar âli değerler varsa, bunların tamamı ancak mürşid-i kâmilin nezaretinde ve refakatinde yaşanılabilir.
  • Bâki olabilmenin, sonsuzluğa ulaşabilmenin tek şartı; Hak ile Hak olmak, Hakk’ta ölüp Hakk’ta dirilmektir.
  • Yaşadığımız ne tür olumsuzluk olursa olsun, bizim hedefimize olan iştiyâkımızı arttırmalıdır.
  • Her türlü olumluluk ve olumsuzluktan istifade eden olalım.
  • Ehl-i ihvan hiçbir zaman olumsuzluk adına hesap yapmamalıdır.
  • İhvan, kendisini yargılayan, kendisini öz eleştiriye açık tutan ve kendini kemâle taşıyan olmalıdır.
  • İhvan, ancak telkin edilen hikmetli sözleri, hadisleri ve ayetleri yaşantısına uyarlayarak gayretinde istikamet bulabilir.
  • Kim hidayeti dilerse hidayete ulaşacak; kim hidayete ulaşmak istemezse Rahmân da ona hidayet etmeyecek.
  • İnancı olmayanın istikameti olmaz.
  • İnsan-ı asli Allah’ın aynasıdır.
  • Nurun olduğu yerde zulüm, dinin olduğu yerde kin, sevginin olduğu yerde nefret olmaz.
  • Ehl-i ihvan demek arif olan gerçeklere eren demektir.
  • Herkes tercihinden yönelişinden meyil ve rızasından sorumludur.
  • Nimete ulaşmak için mutlaka hizmete talip olmalıyız.
  • İhvan düşünmekle, keşfetmekle ve gayret ile kemâlat bulur.
  • “Rabbim” diyen için zaten zorluk yoktur.
  • Hedefi olmayanın istikameti de olmaz.
  • İslam, aslen teslim olmak ve selamet bulmaktır.
NAMAZ VAKİTLERİ