19 Aralık 2017
30 Rebiü'l-Evvel 1439
Ali Bektaş Yazar Ali Bektaş Ali Bektaş Sensin Ali Bektaş Kendi Gerçeğine Seyir Ali Bektaş Rağmen Ali Bektaş Aşkı Sübhan Ali Bektaş Sensin Ali Bektaş Derdimiz aşk olsun Ali Bektaş Selam olsun hidayete tabi olanlara Halveti Şeyh Mehmet Ali VAHDETİ Hz. Halveti Şeyh Abdulkadir Bilgili (SEBATİ) Hz. Halveti Şeyh İbrahim Gülmez (KANAATİ) Hz.

MENÜ
SOHBETLER HAZRET-İ MUHAMMED'IN
(S.A.V) HAYATI
SEVGİLİ PEYGAMBERİM KUR'AN-I KERİM İLMİHAL İSLAM VE TOPLUM 40 HADİS HADİS-İ ŞERİFLER OSMANLICA SÖZLÜK RÜYA TABİRLERİ BEBEK İSİMLERİ ABDÜLKADİR BİLGİLİ
(SEBATİ) DİVANI
NİYAZİ MISRİ DİVANI HİKMETLİ SÖZLER KUR'AN-I KERİM ÖĞRENİYORUM KUR'AN-I KERİM (SESLİ ve YAZILI) SESLİ ARŞİV İLAHİLER
İSLAM ve TASAVVUF
TASAVVUFUN TARİFLERİ TASAVVUFUN DOĞUŞU TASAVVUFUN ANADOLU'YA GİRİŞİ HALVETİLİĞİN TARİHİ HALVETİLİĞİN TARİHİ GELİŞİMİ HALVETİLİĞİN TÜRK TOPLUMUNDAKİ YERİ HALVETİYYE SİLSİLESİ PİRLERİMİZİN HAYATLARI MEHMET ALİ İŞTİP (VAHDETİ) ABDÜLKADİR BİLGİLİ (SEBATİ) İBRAHİM GÜLMEZ(KANÂATÎ)
EHLİ - BEYT
EHL-İ BEYT KİMDİR? EHL-İ BEYTİ SEVMEK
RESÛLULLAH'I SEVMEKTİR
EHL-İ BEYT EMANETİ RESÛLULLAH'TIR EHL-İ BEYTİN HALİ NUH'UN GEMİSİ GİBİDİR EHL-İ BEYT OLMAK HEM NESEBİ HEMDE MEZHEBİDİR
ONİKİ İMAMLAR
HZ. İMAM ALİ K.A.V RA HZ. İMAM HASAN-I (MÜCTEBA) HZ. İMAM HÜSEYİN-İ (KERBELA) HZ. İMAM ZEYNEL ABİDİN HZ. İMAM MUHAMMED BAKIR HZ. İMAM CAFER-İ SADIK HZ. İMAM MUSA-İ KAZIM HZ. İMAM ALİYYUL RIZA HZ. İMAM MUHAMMED CEVAD (TAKİ) HZ. İMAM ALİ HADİ (NAKİ) HZ. İMAM HASAN’UL ASKERİ HZ. İMAM MUHAMMED MEHDİ






TASAVVUF’UN TARİFLERİ


Bir çok mutasavvıf, tasavvufu ayrı ayrı, kendi görüşlerine göre tarif etmişlerdir. Bu tariflerin hepsi de tasavvufun tarifidir ve doğrudur.

Tasavvuf lügat anlamıyla sorulduğunda, ahlâk ve kalp ilmi, gönül ilmi, Allah ilmi gibi anlamlara gelmekle beraber, aşağıda zikredilen zatlar tasavvuf hakkında daha değişik tarifler yapmışlardır.

Bu hususta Aydınlı ÖMER DEDE, “Tasavvuf, kalbi Hakk’a bağlamaktır.”, SÜNBÜL SİNAN Hazretleri, “Tasavvuf; Hak rızasını aramaktır.” RAMAZAN-I MAHFİ Hazretleri, “Tasavvuf; kimsenin gönlünü yıkmamaktır, haram ve neyholana bakmamaktır.”, AZİZ MAHMUD HÜDAİ Hazretleri, “Tasavvuf nefsi pak eylemektir, fena ile anı Hak eylemektir.” demektedirler. HACI BAYRAM-I VELİ’ye göre ise; "Tasavvuf; insanın özünü bilmesidir." Nitekim Hacı Bayram-ı Veli bir beytinde;


Bayram özünü bildi
Bileni anda buldu
Bilen ol kendi oldu
Sen seni bil sen seni, buyurmuştur. Bu tarifleri biraz genişleterek izahatını yapalım.

Kalbi Hakk’a bağlamak:

Tıbbi yönden kalp, kan dolaşımını sağlayan bir organdır. Ancak Kur’an-ı Kerim ve Hadis-i Şerif’lerden anladığımız kalp ise, Allah’ın arşı, beyti, kürsü ve hazinesi olan ve iç âlemimize açılan bir kapıdır.

Hadis-i Şerif’te: “Kalbül mü’mini beytillahi ve kalbül mü’mini arşullahi ve kalbül mü’mini hazainullahi” buyrulmaktadır. Yani; mü’minin kalbi Allah’ın beytidir, mü’minin kalbi Allah’ın arşıdır, mü’minin kalbi Allah’ın hazineleridir, demektir.

Yine bir Hadis-i Şerif'te: “Ma veseaniy erdı vela semai ve veseaniy kalbü abdil mü’minin” buyrulmuştur. Yani; yerlerime ve göklerime sığamadım, mü’min kullarımın kalplerine sığdım, demektir. Bu hadisteki kelimesi Cenâb-ı Hakk’ın aczini değil, bilhassa mü’min kalbinin âlemlerden geniş olduğunu ifade eder. İlm-i Hakikat’te ise gerçek mü’min insan-ı kâmildir.

Madem ki kalp, Cenâb-ı Allah’ın insanda beyan ettiği bir makamıdır. O halde kalbi Hakk’a bağlamak demek, zaten onun olan bu makamda her an ona arif olmak demektir. Ancak bu hâli giymek için insanın manevi bir terbiye sisteminden geçmesi gerekir. Bu terbiye için Cenâb-ı Allah’ın Rab esmasına mazhar olarak kâinatın yegâne terbiyecisi olan Cenâb-ı Resûlullah’a, dolayısıyla onun terbiyesinden geçmiş olan manevi ilim sahibi kimselere bağlanmak gereklidir. Bu husus Kur’an-ı Kerim'deki (Fetih Suresi, ayet 10);

"Şüphe yok, sana biat edenler, muhakkak ki, Allah'a biat ederler. Allah'ın eli, onların ellerinin üstündedir. Artık kim -ahdini- bozarsa kendi aleyhine bozmuş olur ve her kim de Allah ile üzerine sözleşmede bulunduğu şeyi yerine getirirse ona da –Allah-ü Teâlâ- büyük bir mükâfat verecektir" ayet-i celilesi ile bildirilmiştir. Yine bu konuda ŞEMSİ Hazretleri şu beytinde;

Sür çıkar ağyarı dilden ta tecelli ede Hak
Padişah konmaz saraya hane mamur olmadan buyurmuştur.

Veliullahın bu beytinden anlaşılan şudur ki; ya Allah sevgisinden başka bütün sevgileri kalbimizden çıkaralım ya da sevdiğimiz her varlıkta Cenâb-ı Allah’ın tecellisini seyredelim ki kalbimiz tam anlamıyla Hakk’a bağlanmış olsun.

Sayfalar:
1 2 3

SON EKLENENLER
GÜNÜN AYETİ
Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah katında büyük bir nefretle karşılanır.
(SAFF - 3)


NAMAZ VAKİTLERİ