17 Ekim 2017
26 Muharrem 1439
Ali Bektaş Yazar Ali Bektaş Ali Bektaş Sensin Ali Bektaş Kendi Gerçeğine Seyir Ali Bektaş Rağmen Ali Bektaş Aşkı Sübhan Ali Bektaş Sensin Ali Bektaş Derdimiz aşk olsun Ali Bektaş Selam olsun hidayete tabi olanlara Halveti Şeyh Mehmet Ali VAHDETİ Hz. Halveti Şeyh Abdulkadir Bilgili (SEBATİ) Hz. Halveti Şeyh İbrahim Gülmez (KANAATİ) Hz.

MENÜ
SOHBETLER HAZRET-İ MUHAMMED'IN
(S.A.V) HAYATI
SEVGİLİ PEYGAMBERİM KUR'AN-I KERİM İLMİHAL İSLAM VE TOPLUM 40 HADİS HADİS-İ ŞERİFLER OSMANLICA SÖZLÜK RÜYA TABİRLERİ BEBEK İSİMLERİ ABDÜLKADİR BİLGİLİ
(SEBATİ) DİVANI
NİYAZİ MISRİ DİVANI HİKMETLİ SÖZLER KUR'AN-I KERİM ÖĞRENİYORUM KUR'AN-I KERİM (SESLİ ve YAZILI) SESLİ ARŞİV İLAHİLER
İSLAM ve TASAVVUF
TASAVVUFUN TARİFLERİ TASAVVUFUN DOĞUŞU TASAVVUFUN ANADOLU'YA GİRİŞİ HALVETİLİĞİN TARİHİ HALVETİLİĞİN TARİHİ GELİŞİMİ HALVETİLİĞİN TÜRK TOPLUMUNDAKİ YERİ HALVETİYYE SİLSİLESİ PİRLERİMİZİN HAYATLARI MEHMET ALİ İŞTİP (VAHDETİ) ABDÜLKADİR BİLGİLİ (SEBATİ) İBRAHİM GÜLMEZ(KANÂATÎ)
EHLİ - BEYT
EHL-İ BEYT KİMDİR? EHL-İ BEYTİ SEVMEK
RESÛLULLAH'I SEVMEKTİR
EHL-İ BEYT EMANETİ RESÛLULLAH'TIR EHL-İ BEYTİN HALİ NUH'UN GEMİSİ GİBİDİR EHL-İ BEYT OLMAK HEM NESEBİ HEMDE MEZHEBİDİR
ONİKİ İMAMLAR
İMAM ALİ K.A.V RA İMAM HASANÜL MÜÇTEBA İMAM HÜSEYNİ KERBELA İMAM ZEYNEL ABİDİN İMAM MUHAMMED BAKIR İMAM CAFERİ SADIK İMAM MUSAİ KAZIM İMAM ALİYÜN RİZA İMAM MUHAMMED TAKİ İMAM ALİYÜN NAKİ İMAM HASANÜL ASKERİ İMAM MUHAMMED MEHDİ






HZ. İMAM MUHAMMED BAKIR


Ehl-i Beyt’tendir. Ünlü imam Cafer-i Sadık’ın babasıdır. Soyu, baba tarafından Hz. Hüseyin’e (r.a.), anne tarafından da Hz. Hasan’a (r.a.) dayanmaktadır. İmamet silsilesinin beşinci halkasını oluşturmuştur. Babası Ali’nin vefatından sonra İmamet makamına geçmiş ve yirmi yıla yakın insanlara doğru yolu göstermeye çalışarak, hidayetlerine vesile olmuştur. Hz. Ebu Bekir (r.a.) ve Hz. Ömer’e (r.a.) saygısızlık edilmesine müsaade etmemiş, bu iki büyük sahabeye daima sevgi ve hürmetini dile getirmiştir. Nakledenler arasında kendisinin de bulunduğu Peygamber Efendimizin (a.s.m.) bir bereket mucizesine yer verilmiştir. Künyesi Ebu Cafer Muhammedü’l-Bakır bin Ali bin Hüseyn bin Ali bin Ebu Talib şeklindedir.

Muhammed, 676 yılında Medine’de doğdu. Aralarında Hz. Cabir ve Enes’in (r.a.) de bulunduğu bazı sahabelerin dönemine yetişme ve onları görme şansına sahip olduğu için tabiin arasına dâhil oldu. Özellikle fıkıh dalında olmak üzere İslami ilimlerde eğitim görerek önemli aşamalar kat etti. Peygamber Efendimize (a.s.m.) olan benzerliğinden ötürü sahabe Cabir bin Abdullah’ın ilgisini çekti. Peygamber Efendimizin selamlarını kendisine iletti. Eğitimi ve yetişmesine katkıda bulundu. Babası Ali’den de büyük ölçüde istifade etti.

Muhammed, Abdullah bin Ömer, Ebu Said el-Hudri, Cabir bin Abdullah’ın aralarında bulunduğu sahabelerden ders aldı. Ayrıca, Said bin Müseyyeb ve Muhammed bin Hanefiyye gibi zatların hadis ilminden istifade etti ve nakillerde bulundu. İlim ve irfan yönünden zamanında, Medine’nin en büyük fıkıh âlimleri arasına yükseldi.

Babasının vefatından sonra imamet görevini üstlendi ve yaklaşık on dokuz yıl sürdürdü. Bütün ilimlere olan vukufiyetinden dolayı, ‘ilim ve fazilette üstün’ anlamına gelen “bâkırü’l-ilm” unvanıyla anılmaya başlandı. Maddi ve manevi ilimlerde yükselmek isteyenler kendisinden büyük bir feyz aldılar. Bu unvan ve lakabının dışında “Şâkir (şükreden)”, “Emîn (güvenilir)”, “Hâdi (doğru yolu gösteren)”, “Şebîh (benzeyen, benzeyici)” lakaplarıyla da anılmıştır. Şebîh lakabı Peygamber Efendimize olan benzerliğinden ötürü verilmiştir.

Muhammed’in babası Ali, Emevilere karşı sükûnet siyasetini izlemiş ve yönetimle bir mücadele içine de girmemişti. Ayrıca, bu tür davranışlara dolaylı da olsa katılmamıştı. Kendisi de aynı yoldan giderek, mevcut idare ile mücadele içine girmedi. Daha çok ilim, irfan ve dini hizmetlerle ilgilendi. Diğer hususlarda aralarında samimi bir ilişki ve kardeşlik olduğu halde bu konuda, kardeşi Zeyd ile aynı fikirleri taşımamakta ve birbirine zıt görüşleri savunmaktaydılar. Yine, devlet yönetimi ile ilişkilerde ara sıra uyarılarda da bulundu.

Büyük bir ilim sahibi olan Muhammed Bakır, bir ara hac esnasında Emevi Halifesi Hişam bin Abdülmelik ile karşılaştı. Bu karşılaşmanın akabinde halifenin huzurunda, Abdullah bin Ömer’in azatlı kölesi ve aynı zamanda âlim olan Nafi ile ilmi tartışmada bulundu. Tartışma neticesinde Nafi’yi ilmen mağlup etti. Bunların dışında, aralarında İmam-ı Azam Ebu Hanife’nin de bulunduğu çok sayıdaki âlimle ilmi müzakere ve tartışmalarda bulundu.

Ebu İshak Sebîî, Ata bin Ebi Rebah, Amr bin Dinar, İbn Şihab ez-Zührî, Rebi ibn Heysem, Haccac bin Ertad, İmam Evâî, İmam Ameş, Kasım ibn Fadl, İbn Cüreyc, İmam Buhari ve İmam Müslim gibi tanınmış çok sayıdaki hadis âlimi Muhammed Bakır’dan hadis nakletti. Oğlu İmam Cafer-i Sadık’ın kendisinden, Muhammed’in de babası İmam Zeynelabidin’den ve bunun da dedesi İmam Ali (r.a)’dan silsileli bir şekilde naklettikleri Peygamber Efendimizin (a.s.m.) bir mucizesini aktarmıştır:


Sayfalar:
1 2



SON EKLENENLER
GÜNÜN AYETİ
Sana bîat edenler ancak Allah’a bîat etmiş olurlar. Allah’ın eli onların ellerinin üzerindedir. Verdiği sözden dönen kendi aleyhine dönmüş olur. Allah’a verdiği sözü yerine getirene, Allah büyük bir mükâfat verecektir.
(Bkz. Fetih, 10)


NAMAZ VAKİTLERİ